ULATOR

Önümüzde birkaç gösterge bulunmaktadır. - Sol tarafta radar tarayıcısı, altında radar ve sonarın çalıştığını gösteren sinyaller, ortada benzin, hız ve yön göstergesi, yanında derinlik ölçen aygıtın göstergesi, sağ tarafta motor devir göstergesi ve altında hasar olduğu zaman yanan bir sinyal lambası bulunmaktadır. Geminin yan taraflarında birer torpido bulunmaktadır. Torpidolar dört torpido birden ateşler ve sağ taraftaki dört sinyal lambası yeşil olmadan diğer atış gerçekleşmez. Sinyal lambalarının yeşil olması torpidoların ateşe hazır olduğunu haber verir. Aynı olay toplar içinde geçerlidir. Topların ve torpidoların yönlerini nümerik klavyeden ayarlayabilirsiniz. Görev esnasında dümen veya motorlar arızalanırsa mutlaka bir süre sonra tamir edilecek ve makine dairesi tamir olduğunu size bildirecektir. En büyük yardımcınız harita olacaktır. Haritayı sık sık kontrol etmeyi unutmayın. Görevi başarı ile bitirirseniz sizi tebrik eden ve terfi ettiğinizi bildiren bir yazı ile karşılaşırsınız. Advanced Destroyer A.D.S Simulator diğer simulasyonların arasında oynanabilirliği en fazla olan bir oyun. Simulasyondan hoşlanan yada hoşlanmayan herkese tavsiye ederim.

TUN TUNUN VE bir bütün olarak kullanıldığı bir dövüş tekniğidir. Full Contact'ta refleksler, hızlılık, dayanıklılık ve vuruşlar en yüksek seviyeye getirilirken ruh ile olan bütünlüğü asla unutulmaz. Kişi daima kendini geliştirme çabasındadır. Full Contact'ta asla VIZZZZ! Oda ne? Kahretsin bir sinekmiş. Boşver, zaten yazı az daha Full Contact eğitim yazısına benziyordu. Oyunumuz deminde bahsettiğim gibi Full Contact adındaki bir dövüş tekniğini içeriyor. Amacımız eğitim dönemimiz içinde yapacağımız tüm karşılaşmaları kazanarak iyi bir dövüşçü olduğumuzu

ERE

kanıtlamaktır. Oyunu ilk yüklediğimizde güzel bir manzara önünde

DÖVÜŞÇÜMÜZÜN ki hareketleri ile karşılaşıyoruz. Ateş tuşu ile bu ekranı geçtiğimizde iki seçenekli ufak bir menü ile karşılaşacaksınız. START GAME: Gerekli ayarlamalardan sonra oyunu başlatmanızı sağlar. OPTIONS: Bu seçenek sayesinde bir kaç ayarlama yapabileceğiniz bir menü ile karşılaşırsınız. Player 1 V Computer: Oyunu bilgisayar ile oynamanızı sağlar. 2 Player: Oyunu bir arkadaşınız ile beraber oynamanızı sağlar. Tournament: Bu seçenekle en az dört en çok onaltı kişilik bir turnuva düzenleyebilirsiniz. Turnuva tek kişi kalana kadar eleme usulü ile yapılır. Alttaki oyuncu tablosunda isimleri değiştirebilirsiniz. Oyuna başladığınızda ilk rakibi-

ONT

niz ile karşılaşmaya hazırlanıyorsunuz. Bu arada dövüşçümüzün joystick

Ateş — basılı, değil: Sağa çektiğinizde sağa, sola çektiğinizde sola ilerler. Yukarı çektiğinizde zıplar, aşağı çektiğinizde eğilir. Ateş basılı: Dövüşçünüzün yüzünün dönük olduğu tarafa (sağ-sol) çektiğinizde mideye tekme atar. Aksi yöne çekerseniz yumruk saydırmaya başlar. Yukarı ittiğinizde havada surata tekme, aşağı çaprazlara çektiğinizde dönerek surata tekme atar. Aşağı çektiğinizde ayağa tekme atar, yukarı çaprazlara çektiğinizde dizi ile mideye vurur. Sıra geldi eğitim süresince karşılaşacağınız rakiplerinize geldi.

TONG LO: İlk rakibiniz Tong Lo adında bir Çinlidir. Devamlı hareket halinde bulunursanız bu rakibinizi hiç zorlanmadan yenebilirsiniz. Tong Lo'yu yendikten sonra bir alıştırma yapmanız gerekiyor. Bu bölüm bonus level özelliğini taşıyor. Amacınız tahtanın etrafındaki sopalardan — atlayarak, zıplayarak korunarak mümkün — olduğunca dayanmaktır. CARRIGUN: İkinci rakibiniz olan bu şişko elindeki sopa ile bayağı tehlikelidir. Onu yenmek için daima hareket halinde bulunmalısınız. Arkadan veya alttan vuracağınız darbelerle çok geçmeden yere serilecektir. Daha sonra girmeniz gerekiyor. Bu seferki amacınız taşları elinizle tek vuruşta kırmaktır. Yukarıdaki kırmızı noktayı joystick'inizin kolunu devamlı sağ sol yaparak, alttaki nokta başlangıca varmadan en yüksek çizgiye ulaştırmalısınız. Vuruş yapıldığında bitime ne kadar çok yaklaşmışsanız o kadar çok taş kırılır. DOG: Bu seferki rakibiniz iri yarı bir köpek. Üzerinize atlayarak enerjinizin azalmasına sebep olan bu köpek ilk başta çok zor gelebilir. O köşeden bu köşeye koşarak sizin darbelerinizden genellikle etkilenmeyecektir. Tek yapacağınız ekranın tam ortasında durarak, üzerinize tam atladığı sırada yumruk atmaktır. Bu sayede köpeği rahatça alt edebilirsiniz. CARTER: Rakibimizin ağzından çıkan ilk sözler "sen köpeğimi öldürdün. İntikamımı alacağım" sözleridir. Evet sözlerinden de anlaşılacağı gibi az önce öldürdüğümüz köpek bu suratsızın köpeğiymiş. — Galiba köpeğini çok seviyormuş. Öyleyse onu da köpeğinin yanına gönderelim. Adam intikamın verdiği güçten midir nedir? Çok hızlı ve atak. Anında birkaç tekme savuruyor ve zıplayarak biraz ilerde çömeliyor. Sakın zıplamaya kalkmayın, sadece bekleyin tam size yaklaştığı anda dönerek suratına okkalı bir tekme yapıştırın. Bu taktik ile Carter'ı da köpeğinin yanına postalayabilirsiniz. İTALYAN CASTİLLE: Bu adam elindeki bıçak ile kendini çok üstün olduğunu sanıyor. Halbuki elindeki bıçak ile döner kesmekten başka bir şey yapamaz. Tek yapacağınız dönerek tekme ile yere devirip, kalkar kalkmaz bir tane daha vurmanız. Kısa bir süre sonra adam tarih sayfalarındaki yenikler kısmına yerleşecektir. Elindeki bıçakları devamlı üzerinize fırlatan Lewis'i ancak arkadan kolayca vurabilirsiniz. Adamı enerjiniz bitmeden yenmek epey zor olacaktır. Devamlı zıplayın ve yaklaştığınız anda yumrukları saydırın. NINJA: Eğer gerçekten zorlu bir rakip istiyorsanız tam adamına çattınız. Ninja'nın en büyük özelliği havada zıplayarak ekran boyunca tekme atabilmesidir. Daha birçok hareket yapabilen ninja gerçekten zorlu bir rakip. Sakın onun peşinden koşmayın, çünkü bu yolla bir fiske — dahi vuramazsınız. Sol köşeye gelin ve bekleyin. Ninja tam üzerinize zıpladığında dönerek tekme atın. Bakın o zaman ninja nasıl — yerde sürünüyor. Ninja'yı ancak bu yolla devirebilirsiniz. Son rakibiniz olan Ninja'yı da yendikten sonra eğitiminiz tamamlanıyor ve adamınızın sevinç naraları atan bir son ekranla oyun bitiyor. Full Contact ilginç bir dövüş oyunundan öteye gidemiyor. En büyük özelliği bir turnuva seçeneği olan nadir oyunlardan biri olmasıdır. Bu aralar canınız sıkılıyorsa Full alıp eğlenceli birkaç saat geçirebilirsiniz. SERKAN SÖZER oyunlar vardır... Oynadığınız — zaman güzelliğine hayran olursunuz. Bazı oyunlar vardır... Hem müthiştirler, hem de kendi alanlarında öncülük ederler. Bazı firmalar vardır ki onların çıkardıkları her oyun gözler kapalı alınır. Bahsettiğim oyun CINE-MAWARE'in WINGS'i. Bu oyun gerçekten kendi alanında konu ve oynanış bakımından bir İLK. Bu oyunla BLUE MAX'in ne ilgisi var diyenleri kınıyorum. Daha kötüsü sizleri dergimizin verdiği ve yataklarınızın baş uçlarında sakladığınız JELİBOM'ları yemekten men ediyorum. Blue Max zayıf kalan ve beklenen beğeniyi veremeyen bir uçak simülasyonu. Oyun gerçekten zor. Ayrıca bazı menüleri gerçekten çok iyi tasarlanmış. Fakat oyunda oynanabilirlik adına bir şey yok. Uçak simülasyonlarıyla stratejiyi karıştırmaya çalışıp annem evde yokken yaptığım Ezogelin Çorbasına benzer bir oyun çıkarmışlar ortaya. Neyse, herkesin fikri kendine. Ben yalnızca oyunu şöyle bir açıklayayım. Oyun yüklendikten az sonra karşınıza dijitize edilmiş güzel bir grafik çıkıyor. Burayı izlemek zorundasınız. Daha sonra ikinci disket isteniyor. Biraz daha dergide bulunan bu yazıya bakıyorsunuz ve derken Ana Menü ortaya çıkıveriyor. Burada bulunan seçenekler şöyle: REGİSTRATION...: Oyunda kendinizi pilot olarak girdiğiniz yer. Bu seçenekten — sonra karşınıza sırayla şunlar gelecektir. 1)One player, two players: Burada kaç oyuncunun oynayacağını ayarlarsınız. 2)New Pilot, Active Pilot: Bunlarla seçeceğiniz oyuncunun yeni birimi yoksa eskiden hazırladığınız ve ilerlediğiniz birimi olacağını ayarlıyorsunuz. Yeni biriyse karşınıza mı yoksa Axis mi olacağı, uçuş kontrol aletini ve mermi türünü ayarladığınız ekran çıkıyor. Yok eski birini seçerseniz çıkan ekrandan istediğiniz ismi seçmeniz mümkün. SELECT GAME MODE... Burada oyunun hangi türünü oynayacağınızı ayarlıyorsunuz. Bunlar sırayla şöyle: 1)PRACTICE FLIGHT: Oyunun alıştırma kısmı. Burada mutlaka ama mutlaka alıştırma yapmanız gerekiyor. 2)ACTION kısımda ise karşınızda — bulunan birkaç düşman ile çarpışıyorsunuz. 3)PRACTICE STRATEGY; Stratejik kısmın denenmesi.

4)CAMPAİGNS; Oyunda bulunan gerçek görevler. Bu görevler ve kısa bilgi şöyle: Bloody April-Wings'i oynayanların anlayabileceği gibi 1. Dünya Savaşı'nda en çok kayıp verilen ay. Hayatta kalmak çok zor. Battle of Amiens-Burada ise genelde saldırı ve bombalama mission'ları bulunmakta. Ludendof Offensive-Koruma görevlerinin toplandığı Campaign. SELECT AIRCRAFT...: Oyunda 4 Allied ve 4 Axis uçağı bulunmakta. Bu uçaklar ve en önemli özellikleri olan hızlarını aşağıda veriyorum. ALLIED Sopwith Camel 118 mph Nisuport 107 mph RAF S.E.S.a 127 mph Spad VII 120 mph AXIS Albatros Dili 120 mph Fokker DVII 135 mph Fokker DRI 122 mph Fokker Elli 83 mph

SET WEATHER CONDITIONS... Burada — hava şartlarını ayarlıyorsunuz. Üstte bulunanlar daima en iyilerdir. BEGİN FLIGHT... Ayarlamalardan sonra oyuna geçmek içindir. SET COMPUTER OPTİONS... Oyunda — bulunan grafiklerin özelliklerini ayarlamak içindir. ABOUT BLUE MAX... Oyun ve yapımcıları ile ilgili kısa bilgi. VİEW PİLOT LİST... Oyunun HIGH SCORES kısmı. EXİT TO AMIGA DOS... Oyunu bırakmak için. Bu yalnızca oyunun menüleriydi. Gelelim oyunun gerçek yerine. Oyunda bulunan kontrol tuşları şöyle: F1-Normal görüntü F2-Sol tarafın görüntüsü F3-Sağ tarafın görüntüsü F4-Arka tarafın görüntüsü F5-Genel görüntü. F9-Oyunda uçak hakkında bilgilerin olduğu ve bütün çevrenizi gördüğünüz ekran. Burada çeşitli bilgiler bulabilirsiniz F10-Pause

P-Pause B-Bomba bırakma. En azından 200 FEET'ten atılması gerek. Aksi takdirde — hedefi bulamazsınız. Bu yalnızca uçarken bulunan menüydü. Şimdi biraz da strateji kısmına değineyim. Burada uçağınız bir kutu içinde. Başta ayarlamış olduğunuz zaman dilimi içinde ona bazı emirler vermeniz ve diğer uçakları avlamanız gerekiyor. Burada çok iyi hazırlanmış menüler olmasına karşın gene de oyunun en zayıf ve en az oynanabilirliğe sahip kısmı. Komutlar ekranda yazılı olduğu için vermiyorum. Bu arada KONTROL DEVİCE'inizi eğer RİGHT ya da LEFT KEYS yaptıysanız o zaman kontroler şöyle oluyor. W- Yükselmek için A-Sola gitmek için S-Durumunuzu ilk haline getirmek için D-Sağa gitmek için X-Aşağı gitmek için. Oyunumuzun açıklaması bu kadar. Oyun o kadar güzel bir konuya sahip değil. Ayrıca oynanabilirlik gerçekten çok düşük. Uçağın burnu biraz kalkınca hemen STALL oluyor ve yere çakılıyorsunuz. Efektler nispeten güzel. Fakat oyunda bulunan atış türü yani FİRE gerçekten kötü. Nişangah'a değil de onun biraz üstüne atış yaptığınız için uçak düşürmek çok zor. Bütün saydıklarıma rağmen üç disketinize kıyıp alabilirsiniz. Zevkler ve renkler tartışılmaz. Fakat sonra bana gelir ve sitem ederseniz sizi mahkemelerde sürüm sürüm süründürürüm (dilim sürçtü) İMDAK İMDAK, deyimi ısıydı... CENK UNLU

Bu ay sizlere açıklayacağım oyun, CHIPS CHALLENGE adında bir beceri oyunu. Kalitesiz birçok oyunun arasından kolayca sıyrılan Chips Challenge, gerçekten oynanabilirliği iyi ayarlanmış bir oyun. Oyunu yüklediğinizde karşınıza oyuncu sayısını belirleyebileceğiniz bir ekran çıkıyor. Bu ekrandan sonra kod yazmanız gerekiyor. Eğer oyuna yeni başlıyorsanız level'dan başlayarak aldığınız her kodu bir kenara not edin. Oyunu tekrar açtığınızda elinizdeki kodu yazarak kaldığınız level'dan başlayabilirsiniz. Kodu yazdıktan sonra oyuna geçebiliriz.

Oyunda amacınız belirtilen miktarda chip toplayıp çıkışa ulaşmaktır. Oyun ekranı tüm ekranın üçte ikisini kaplamaktadır. Diğer yarısında devamlı göz atabileceğiniz birkaç gösterge bulunmaktadır. Kaçıncı level'da olduğunuzu, ne kadar zamanınız kaldığını, daha ne kadar chip toplamanız gerektiğini | ve elinizde neler bulunduğunu buradan öğrenebilirsiniz. Siz chipleri toplarken böcek, tank vs. gibi birçok yaratık size engel olmaya çalışacaktır. Bu arada alabileceğiniz objelerle birçok engeli aşabilirsiniz.

Soru işareti: Ne yapmanız gerektiğini tam olarak anlayamamışsanız, soru işaretinin üzerine gelerek o level hakkında bilgi alabilirsiniz. Kırmızı rozet: Oyun alanında ateş kümeleri ile karşılaşabilirsiniz. Bu ateş kümelerinden geçebilmeniz — için kırmızı rozeti mutlaka almalısınız. Ancak bu sayede ateşlerin üstünden hiç etkilenmeden geçebilirsiniz. Mavi rozet: Bazen de önünüze su birikintileri çıkabilir. Eğer su birikintisinin — üzerinden batmadan geçebilmek istiyorsanız bu rozeti kullanabilirsiniz. Paten: Önünüze su ve ateş çıkar da buz çıkamaz mı? Adamlar bunun çaresini bile düşünmüşler. Alacağınız paten ile buzun üzerinde kay-

madan ilerleyebilirsiniz.

Mıknatıs: Birçok alışveriş merkezinde yürüyen merdivenlerden bir iki tane vardır. Eğer ilk defa görmüşseniz mutlaka zevk için birkaç defa binersiniz. Fakat oyunda karşılaşacağınız yürüyen paletleri zevk için deneyeceğinizi hiç sanmıyorum. Çünkü birçok defa başınıza bela olacaktır. Eğer etrafta at nalı şeklinde bir mıknatısa rastlarsanız hemen alın, böylece paletlerin üzerinden istediğiniz yöne rahatça yürüyebilirsiniz. Anahtarlar: Anahtarlar renk renktir. Her renk anahtar kendi rengindeki bir kapıyı açabilir. Bu objelerin dışında yuvarlak şekiller de bulunmaktadır. Bu yuvarlak — şekiller elektronik düğmedir. Biri yerinden oynayabilen taşları oynattığı gibi, bir diğeri de — tankların — yerini değiştirebilmektedir. Bütün chipleri topladıktan sonra bir diğer level'a geçiyorsunuz. Leveller bazen o kadar karışık oluyor ki verilen sürede chiplerin hepsini

Chips Challenge birçok levelden oluşan güzel ve eğlenceli bir oyun. Bu aralar eğlenceli aynı zamanda sabır isteyen bir oyun arıyorsanız Chips Challenge tam size göre bir oyun.

toplayabilmek hayal oluyor. SERKAN SÖZER
21) UGRW 41) 81) SCWwD
22)WZİN  42)LMFU 62)TIGW LLIO
3)ECBO — 23)HVVE — 43)UJDP — 63)GOHX 83)OVPJ
4)YMCJ 24) UNİZ 44)TXHL —
5)TAKB — 25)POGV 45)OVPZ 65) UPUN
6) 26)YVYJ — 46)HDOJ —
— 67)
— 28)UJDD —
| 9)kcRE — 29)060L >. 89) VCZO
10) VUWS 30)BOZP | 5D)GBDH  70)GÖCG 90) OLLM
11)CNPE 31)RYMS 91)JPOG |
12) — 32)PEFS — 52)PPRT 72 |
 33)BOSN — 53)CGNX |
5â)ZMGJ — 74)MKNH 94)EWCS
| 35)VDIM — 55)SJES — 75)MJDV
56)FCJE  76)NMRH WVHY
37)VONK >
38)BIFA — S8)YBLT  78)GRMD
 59)BLDM
40)YWFEH  60)ZYVİ — 10

TV VV

VEHICLE

Silkworm adı size bir şeyler hatırlatıyor mu diye sorsam eminim cevabınız evet olur. Çünkü Silkworm bir süre önce oynadığımız en iyi shoot-em uplardan biriydi. Gerek grafikleri gerekse yüksek oynanabilirliği ile bizi saatlerce bilgisayar başına adeta çivilemişti. Geçenlerde dergiye oyunun dördüncüsü geldi. Yeni gelen birçok shoot-em up arasında ilk göze çarpan oyun Silkworm'du. Oyunu yüklediğimizde aynı birincisinde olduğu gibi yatay bir shoot-em up beklerken üstten görünüşlü — bir — oyun ile karşılaştık. Bu sefer grafikler daha detaylı ve büyüktü. SILKWORM IV ilkinden oldukça farklı olmasına rağmen oynanabilirliğinden hiçbir şey kaybetmemişti. Oyunu yüklediğimizde güzel bir grafiğin ardından oyunun programcılarını bir arada (daha doğrusu kellelerini) görüyoruz. Daha sonra kullanacağımız helikopter ve tankın özelliklerini bir tablo ve grafikle karşılaşıyoruz. Helikopter ve jeep ilk oyuna göre bir hayli gelişmişlerdi. Özellikle jeep tam bir tank haline gelmişti. Bu ekranı da geçtikten sonra ateşe basarak oyuna başlayabiliriz. Az önce de bahsettiğim gibi grafikler daha ayrıntılı çizilmişler. Bu oyuna ayrı bir çekicilik kazandırmış. Oyunun temposu ilk başta çok basit kalıyor. Fakat biraz ilerleyince temponun ne kadar yükseldiğini fark edeceksiniz. Daha ilerdeki dev sprite'lara hayran kalacaksınız. İlk oyundaki sizi bir süre düşman ateşinden koruyan manyetik alan da unutulmamış. Kırmızı bir daireyi vurarak bu alanın içine girebilirsiniz. Ayrıca manyetik alana çok fazla ateş ettiğinizde veya bir manyetik alan aldığınızda bir diğerine değdiğinizde ekrandaki bütün düşman robotları ve uzay gemileri patlar. Oyunda sık sık karşılaşacağınız bir robot daha var. Uçan bir ejderhayı andıran bu robotu uzun bir ateşten sonra veya benim yaptığım gibi bir zırh alarak içinden patlatabilirsiniz. Robot yok olduktan sonra geride üç obje bırakıyor. Bu objeler ilk bakışta sadece puan kazandıran dolar

şekilleri üzerine ateş ederek değiştirebilirsiniz. Bu objeler sayesinde silahınızı geliştirebilirsiniz. Bu objeler: Bitişik iki ok şeklindeki obje: Bu obje elinizdeki roketleri bitişik atmanızı sağlar. Aldığınız her obje roket sayınızı bir (beşe kadar) arttırır. Dört ok şeklindeki obje: Roketlerinizin biraz yavaş attığınızın farkındasınızdır herhalde. Roketleri birbiri ardına daha hızlı atmak istiyorsanız bu objeyi mutlaka almalısınız. V: Kırmızı bir V şeklindeki bu obje elinizdeki roketleri V şeklinde atmanızı sağlar. Bu objeyi üst üste dört defa aldığınızda anında beş roket atabilirsiniz. — Üstüne — bir de hızlandırıcı aldınız mı karşınıza çıkanın vay haline! İsterseniz helikopter yerine tankı da kullanabilirsiniz. İkisinin de avantajları ve dezavantajları aynıdır. Oyun içinde alabileceğiniz bu objelerin de sayesinde önünüze çıkanı par-

onlar da keriz değiller mutlaka sizi de parçalayacaklar. Belli olmaz bir bakarsınız karambolde bir iki hakkınız büyük büyükbabanızın yanına gitmiştir. İlk başlarda belli bir yere kadar dört beş hakla gelmeyi marifet sayarken, daha çok oynadığınızda bu sayıyı ikiye hatta bire düşürmeye çalışacaksınız. Bu yüzden oyunda her zaman bir sürükleyicilik söz konusu oluyor. Bütün haklarınızı kullanıp oyun sona erdiğinde bir değerlendirme tablosu ile karşılaşırsınız. Bu tablodan ne kadar roket kaç — düşman kaçabildiğini ve ne kadar ilerleyebildiğinizi yüzde olarak öğrenebilirsiniz. Eğer iyi bir sonuç aldıysanız şeref tablosuna adınızı yazdırabilirsiniz. SILKWORM IV için bu aralar gelen shoot-em uplar arasında en iyisi diyebiliriz. Sanırım bu

olacaktır. Bu şüpheden kurtulmanın en kolay yolu en yakın oyun satıcısından bir Silkworm IV almak ve oynamaktır. Bir başka — oyunda görüşmek üzere.... İYİ AVLAR SERKAN SÖZER

SES - MÜZİK 85 OYNANABİLİRLİK 87

GENEL 285

GRAFİK

Oh, hele şükür yani. Yedi aydır bekle bekle ne gelen vardı ne giden. Sonra bir gün bir de baktım ki UMS II gelivermiş, hemen en yakındaki AMIGA'ya koşarak yükledim ve müthiş bir şok geçirdim. UMS I'in en büyük hayranlarından olan ben, bu versiyon karşısında Rainbird'e küfretmekten kendimi alamadım. Adamların aylarca reklamlarını yaptığı iki oyun vardı: Betrayal ve UMS II. Doğrusu al birini vur ötekine demekten başka söyleyecek söz bulamıyorum. UMS niçin beni hayal kırıklığına uğrattı diyecek olursanız, Rainbird bu oyunda birçok şeyi birbirine karıştırıp geniş bir oyun yapmak istemiş ama bu taktik iflas noktasında. Politik simülasyon ile askeri simülasyonu karıştırmak bir oyun için intihar demektir. Zaten oyunun zırt pırt ara yükleme yapması, zoom için yıllarca bekletmesi ve rezalet grafiklerin oynanabilirliği sıfırın altına düşürdüğü de göz önüne alınırsa UMS'nin birincisi kadar sükse yapamayacağını söylemek zor olmaz. Rainbird'in bu iki rezaletten sonra eli yüzü düzgün bir oyun çıkartması farzoldu, bunu yapamazlarsa 'Masters' ünvanlarını tehlikeye atabilirler. Zaten ortalıkta strateji oyunu yapan pek çok firma varken.. UMS II üç disketten oluşuyor ve 1 MB'ta çalışıyor. Üç disketin biri program disketi ve ikisi data disketi. Eğer isterseniz data disklerinin sadece

| | yapın. Zaten topu topu iki senaryo disketi var. Şimdi biraz daha ara yükleme yapıyoruz (biraz!) ve iki adet drive'a sahip olmayan arkadaşlarımız disket değiştirme hastalığına tutuluyorlar (yaklaşık 10 kez) vee iki senaryodan biri yüklenmiş oluyor. Burada biraz durarak size seçebileceğiniz senaryoları tanıtmak istiyorum. EMPEROR ALEXANDER 1 GREAT AND , PERSİAN EM-PEROR Bu senaryoyu bir yerden hatırladınız mı? Evet UMS T'de de vardı. Ama şimdi oyunda daha fazla devlet, daha fazla asker ve politika da var. O çağdaki tüm devletler ve şehir devletleri senaryoya dahil edilmiş. Büyük İskender Makedonya krallığını babası Filip'ten devraldığında oldukça gençti. İyi bir öğrenim görmüştü ve oldukça da akıllıydı. Perslerin Ege üzerindeki emellerini iyi bilen İskender Perslerden önce davranarak Anadolu'yu ele geçirmeye karar verdi. İskender'in ilk işi ordularına eğitim vermek oldu. Perslerin çapulcu sürüsüne benzeyen kalabalık ordularını bu şekilde yenebileceğini biliyordu. Özellikle okçu birliklerine önem veren İskender subaylarını da istediği gibi yetiştirdikten sonra istilasına başladı. İlk önce Atina'ya giderek Yunan şehir devletleriyle anlaştı ve kendisini güvenceye

| İskender, II. Darius'un barış teklifini ve hazinesini reddederek doğuya yapacağı sefere zorlandı. Tabii Darius da boş durmuyordu. Afganistan, Bokhara ve Khiva'dan gelen piyadeleri, efsanevi Sikh savaşçılarıyla Baktriya süvarileri, savaş arabaları ve filleri ile Gavgamela ovasında İskender'i beklemeye başladı. 25 Eylül 331'de Makedonya ordusunun öncüleri Pers ordusunun durumunu İskender'e bildirdiler. İskender Gavgamela'ya Darius'un hiç beklemediği bir yönden yaklaşınca baskın imkanı doğmuştu. Ama İskender açık bir zafer kazanmak istediğini belirterek savaşı ertesi güne bıraktı. Savaş iki kanattan süvari saldırısıyla başladı. İskender Phalanx alaylarıyla bu hücumu karşıladı ve okçularıyla düşmana büyük kayıp verdirdi. Darius süvarilerini geri çekerek niteliksiz piyadelerini ve savaş arabalarını merkezden hücuma geçirdi. Fillerin desteğindeki bu kuvvetin akıllıca savaş taktikleriyle bertaraf edildi ve İskender karşı saldırıya geçti. Darius savaş alanından zorlukla kaçabildi. İskender artık Pers İmparatorluğu'nun da hakimiydi. Evet bu senaryoyu beğendiniz mi? Eh biraz karışık ama güzel. Senaryoda yer alan devletler: Makedonya, Korint Birliği, Pers İmparatorluğu, İllirya, Epirus, Crete, Pontus Krallığı, Cyrenaica, Labirini de çektirebilirsiniz. İleride Rainbird'in oyunun data disklerini çıkaracağından söz ediliyordu ama bu fiyaskodan sonra bu kararlarını herhalde yeniden gözden geçirirler. Eveet bu kadar lak lak yeter, artık UMS'ye geçebiliriz. Oyunu her ne kadar aşağıladımsa da iyi stratejiler arasına koymakta bir mahzur görmüyorum. Oyunumuz iğrenç bir intro ile başlıyor. Hiç olmazsa insan bu bölümü iyi yapar. Bu oyunu Cinemaware ya da Psygnosis yapsaydı kimbilir nasıl olurdu. Neyse tek bitplane'lik bir ekran üzerinde insanoğlunun geçirdiği aşamaları izliyoruz. Arka planda iğrenç bir müzik çalıyor. Sol butona basarak bu işkenceden kurtulduğumuzda asıl oyun yükleniyor. Burada yapılacak bir şey yok, file'ım an aldı. Ordusuyla yi geçerek Anadolu topraklarına girdi. İskender iki yıl içinde den Mısır'a kadar uzanan sahil şeridindeki tüm limanları ele geçirdi.

konya, Oxydracae, Mallie, Sogdae, Musicians krallığı, Songada, Sibi. Kuvvetli devletler: Makedonya, Pers İmparatorluğu. 2-NAPOLEON AGE Napoleon Fransız devriminden sonra birçok entrikalarla kendisini imparator seçtirdi. Fransa'daki muhaliflerini temizledikten sonra İspanya, İtalya ve Avusturya'yı istila etti. Sayısız zaferler kazandı. (Ki Napoleon'un en büyük savaşı sayılır) * de Rus ve Avusturya ordularını perişan etti. Ancak Rusya'yı istila tasarısı felaketle sonuçlandı. Moskova'yı aldıysa da kış yüzünden bozguna uğradı. Bundan sonra yle savaşa tutuştu. İngilizlerin sömürgelerini ve özellikle Hindistan ile Mısır'ı almaya çalıştı. Ancak devrimden sonra yozlaşan Fransız donanması Trafalgar'da Nelson komutasındaki İngiliz kuvvetlerine yenildi. Denizaşırı sömürgelerinden ler Avusturya, Rusya ve Prusya ile anlaşarak Fransa'ya saldırdı. Napoleon Prusyalıları ve Avusturyalıları ezdikten sonra hayatının son savaşı olacak olan Waterloo'da İngilizlerle karşı karşıya geldi. Wellington komutasındaki İngilizler Napoleon'u yenerek Fransa'yı teslime zorladılar. Napoleon sürgüne gönderildi. Bu senaryo günümüze daha yakın bir zamanda geçtiğinden daha cazip görünüyor. Devletler ve özellikleri: Fransa: Kara gücü olarak kuvvetli, donanması zayıf. Ekonomik gücü Prusya ve Avusturya'dan fazla ama zayıf. İngiltere: Karada zayıf kalan ancak denizlerde egemen olan İngilizler sömürgeleri sayesinde bitmez tükenmez bir servete sahipler. Prusya: O tarihlerde Prusya zayıf bir devlet. Avusturya: Ekonomisi zayıf, kara gücü normal olan Avusturya donanmaya sahip değil. Rusya: Rusya'nın ne ordusu, ne donanması, ne de ekonomisi güçlüyse de coğrafik koşullar onlara az da olsa avantaj sağlıyor. İspanya: Fazla kuvvetli olmayan, ama iyi bir müttefik sayılabilecek bir devlet. Amerika Birleşik Devletleri: Laf olsun diye senaryoya konmuş. Ordusu, donanması ve ekonomisi çok kuvvetli ama savaşa katılması uzun zaman alıyor. Artık oyunumuzun oynanışına geçebiliriz .. Haritanın çok kötü çizilmesi insanın zevkini kursağında bırakıyor, üstelik de çizim oldukça yavaş bir şekilde gerçekleşiyor. İlk olarak oyunun menülerini tanıyalım: 1-About Oyunu yapan firma ve programcı, grafiker falan filan hakkında bilgilerin bulunduğu bir pencere açılır ve siz bu alçakların adresini buradan alabilirsiniz. 2-File Open: Yeni bir senaryoya geçmek için kullanılır. Close: Yeni bir senaryoya geçmeden önce aktif olan senaryoyu bu seçenekle kapatmalısınız. Save: O andaki durumunuzu kaydetmeye yarar. Save as: Yeni bir isimle kayıt yapmaya yarar. Print ve Print reports: Yazıcısı olan mutlu azınlık için. Save config file: Preferences'ı diskete saklar. Ovit: Oyundan çıkış için. 3-Level Strategic: Ana harita. Ordular seviyesinde birlikleri buradan görebilirsiniz. Regional: Kolordu seviyesinde görüş için. Command: Tümen seviyesi. Unit level: Alay seviyesi. Orbital: Dünya haritası. Rename levels: Üstte yazdığım seviyelerin adlarını değiştirmekte kullanılır. 4-Map Dört yönde ekranı scroll ettirebilirsiniz. Goto: İstediğiniz bir koordinat ya da şehir ya da yol üzerine haritayı getirmekte kullanılır. Burada belirtilmiş olan derece ve saniyeye istediğiniz paralel ve meridyen numaralarını yazabilirsiniz. Ayrıca aşağıdaki kutucukları da kullanarak istediğiniz yol ya da şehri seçebilirsiniz. Legend Haritadaki yer şekillerini buradan öğrenebilirsiniz. Oyunda ova, dağ, çöl, buz gibi yer şekilleri mevcut. 5-Disnlav

Elevation: Yükseklikleri gösterir. Political: Sınırları gösterir. Coastline: Bölgesel sınırlar. Nothing: Düz harita. Grid: Ekrana bir ölçek gelir. Paths: Yollar. Units: Birlikleri adlarıyla ya da ikon halinde gösterebilirsiniz. Weather: Sıcaklık, basınç, rüzgar gibi verileri inceleyebilirsiniz. Places: Şehir ve kasabaları görmek için kullanılır. 6-Modify Master control: Savaşın sonucuna etki eden kimi faktörleri buradan değiştirebilirsiniz. Battle equation: Oyunun en sevdiğim yanlarından birisi de çok detaylı olması. Özellikle oyuncuya her türlü değişiklik imkanı vermesi mükemmel. Bu seçeneği kullanarak iki ordunun karşılaşması durumunda galibi belirleyecek olan seçimin neye göre yapıldığını belirliyoruz. Faktörler Ordunun gücü Teknoloji düzeyi %90 Emirler %90 Arazi durumu %90

Moral %90 Yönetim %70 Deneyim %90 Şans faktörü %90 Emirler: Kara birlikleri için Savunma komutları: Yerinde kalma Savunma Sıkı savunma Saldırı komutları: Yürüyüş Hızlı yürüyüş Saldırı Taarruz Deniz birlikleri için: Savunma Saldırı Takip Bombardıman

7-Phases

National orders: Ülkemizin yönetimini buradan yapıyoruz. Yukarı-aşağı ok tuşlarına click ederek ülke adını değiştirebilirsiniz. Select ile de o ülkeyi seçebilirsiniz. Bunu yaptığınızda karşınıza yeni bir menü gelir. Human Controlled: Bu seçenek o ülkenin insan oyuncu tarafından kontrol edilmesini sağlar. Computer controlled: Bilgisayar tarafından yönetilmesi

Diplomacy: Diğer ülkelerle olan ilişkilerinizi buradan ayarlamanız mümkündür. Yukarı - aşağı ok tuşları ile istediğimiz ülkeyi seçiyoruz. Sonra da o ülkeye tekliflerde bulunuyoruz. Enemy: Bu seçenekle o ülkeye savaş açarsınız. Neutral: O ülkeyle normal ilişkiler kurarsınız. Allied: O ülkeyle müttefik olursunuz. Seçtiğiniz ülke tekliflerinizi kabul edebilir de, etmeyebilir de. Budget & Production: Ülkemizin ekonomisi buradan ayarlanmaktadır. Vergi yüzdesi ve birçok şeyi bu ekranda görebilirsiniz. Move Units: Askeri birlikleri hareket ettirmek için kullanılır. Bunu yapmak için ekrandaki birliklerden birini seçerek üzerine çift klik yapın. Ekran değişecek ve o birliğin bulunduğu bölge zoom'lu olarak ekrana gelecektir. Birliğe şu emirleri verebilirsiniz: March: Yürüyüş. Birliğin kuvvetini azaltır. Forced march: Hızlı yürüyüş. Kuvveti daha fazla azaltır. Attack: Saldırı. Assault: Taarruz. Bu iki seçenek birliğin kuvveti ve morali yerindeyken kullanılırsa daha etkili olurlar. Resupply: Birliğe ikmal yapmak için. Transport: Nakliye. * Done: O turn'ü geçmek için. Execute orders phase: Turn devam ederken diğerine geçmek için kullanılır. 8-Preferences SHOW AI: Bilgisayarın nasıl düşündüğünü gösterir. Demo mode: Oyun kendi kendine oynamaya başlar. Free ram: Workbench ekranını kapatır. Fast map: Haritayı daha hızlı çizer. muhakkak açın. Oyuna başlar başlamaz hemen Diplomacy seçeneğiyle diğer ülkelerle dost olmaya çalışın. Ordularınızı dağınık değil bir arada bulundurmaya çalışın. Düşman bir birliğe dört - beş katı kuvvetle saldırın. Savaşırken tepelere yerleşin. Nehir kenarları ve bataklıklardan kaçının. İlk önce en güçlü rakibinize saldırın, sonra zayıfları halledin. Başarılar .. UMS II üç yıldan sonra bekleneni kesinlikle veremiyor. Eğer birincisini oynamadıysanız onu alın. Oyunun grafikleri rezalet, ses yok, atmosfer sıfır ve oynanabilirlik düşük olunca insan bu oyundan nefret ediyor.

eyer

DER â

A

be yi f ye “ ir e iy iş pim * > *

II. Dünya Savaşı... Bilgisayar endüstrisinin vazgeçilmez yapıtaşlarından biri... Birçok oyunda işlenen bu temadan dolayı gına geldiyse (DEĞERLİ Mutlu Abi değil) artık üzülmenize gerek yok. ESCAPE FROM COLDITZ ise bu savaşın farklı bir yönüne parmak basıyor... Savaş esirleri!!! Bilindiği gibi COLDITZ o yüzlerce esire mezar olan ünlü Alman kampı olmakta. Hatta sanıyorum bu konu PAUL NEWMAN'ın oynadığı bir filmde — de canlandırılmıştı. Oyunda aynı anda 4 ayrı savaş esirini kontrol etmektesiniz. Bu esirlere ayrı ayrı komutlar vererek bu cehennem kampından kurtulmaya çalışıyorsunuz. Oyunda amacınız her ne kadar çok belli olsa da ne yazık ki düşündüklerinizi uygulamak ne yazık ki çok zor. Zira oyunda bulunan o Alman gardiyanlar İNDİANA JONES'ta alıştığımız gibi maalesef salak değil. En ufak — bir dikkatsizlik — bir adamınızı birkaç saatliğine hücreye kapattırıp bütün araştırmalarınızı mahvedebilir. Oyunda daha — önce de belirttiğim gibi 4 ayrı ülkeye mensup mahkumu bir arada yönetiyorsunuz. Bunlar ve Fransız Oyun Joystick ve klavye ile oynanıyor. Klavyede bulunan görevleri şunlar: F1; TİSH yani İngiliz askerine geçiş için bu tuşa basmanız gerekiyor. | F2; FRENCH yani Fransız olan adamınızı kullanmak için bu tuşa basmanız gerek. F3; AMERİCAN olan adamı yönetmek için de bu tuş gerekli. F4; POLİSH Polonyalıya geçmek için bu tuşu kullanıyorsunuz. F5; Bütün adamlarınızı aynı anda nerede olduklarını görmek ve son durumlarını öğrenmek için bu tuşu kullanabilirsiniz. F9; Eğer yatağınıza yatmak istiyorsanız bu tuşu odanıza gelip kullanmanız gerek. Başka yerde bu geçerli değil. Ayrıca gün sonunda bunu kullanmanız gerek. Bu yüzden hem işinizin kolay olması hem de odanızı hemen bulmanız açısından bir harita kullanmanız daha doğrusu yapmanız gerek. ESC; Oyunda eğer çıkışı olmayan bir noktaya gelince bu tuşla oyunu bitirebilirsiniz. SPACE; Oyunda iki ayrı hareket şekli bulunmakta. Oyunda normalde yürüyorsunuz. Eğer kaçmanız gerekirse bunu koşmaya getirin. SAĞ SOL YÖN TUŞLARI; Bunla yerden almış olduğunuz bir nesneyi gözünüzün önünden geçiriyorsunuz. YUKARI AŞAĞI YÖN TUŞLARI; Yukarı tuşla ekranın sol alt köşesinde beliren bir nesneyi alabilir, diğeri ile de o altından eksilmeyecek aranıyor.

alanına bırakılmış. Bu arada aklınızda adamınızın — görüş bulunsun. Oyunda 4 şekilde yakalanabilirsiniz. Bunlar: 1..: Eğer altta çıkan yazılara dikkat etmeyip girilmemesi gereken bir odaya girerseniz anında ve hücreye atılıyorsunuz. 2.. Eğer açılmayan kapılarla fazla uğraşıp görülürseniz ya kaçmaya hazırlanırsınız ya da öyle durup kaderinize razı olursunuz. Oyunda dışarı çıkınca fazla oyalanmayın bu yüzden. 3..: Eğer geceleyin fazla oyalanırsanız yakalanır ve uzun süre hücrede kalırsınız. 4..: Eğer altta yazılan kurallara uymazsanız yakalanırsınız. Bu oyun hakkında gerçekten çok iyi fikirlerim var. Bunlar arasında oturup sabahlara ka-

Deginizin ciltli sayılarını cdinmek istiyorum.Bedeli olan 150.000 T1.yi Türkiye İş Bankası Ihlamur Şubesi nezdindeki 160965 nolu hesabınız yatırdım Gereğini rica ederim. İM dar oynamak ve bu herifleri 3587. kere kurtarmak geçiyor.Oyunda ne kadar oynarsanız oynayın asla sıkılmıyorsunuz.MURDER adlı

ZA gerektiği,ilginç fikirli. ve en önemlisi animasyonların ve her hareket eden şeyin bir mantığı olduğu bu oyunu almazsanız yazık edersiniz.Son sözüm çok dedektiflik oyunu gibi güzel açık: ALIN, ... Algrafikli,akıl ve mantık — mazsanız çok şeyler isteyen,her hareketinizi mutlaka — kaçıracağınızinancındayım. — | düşünerek yapmanız CENK ÜNLÜ Colditz, ve- ESCAPE FROM o adıyla | £ Oflag IVC, esir kampı arasında en korkutucu üne sahip olanıydı.Bu kamp özellikle diğer kamplardan kaçmaya çalışırken yakalanan 'azılı' esirlerin gönderildikleri bir ölüm | kalesiydi. Buna rağmen kurulduğu 1941'den 1945'e kadar 30 esir bu kaleden kaçmayı başardı.Tüneller, | maketler, sahte üniformalar,ilkel metodlarla imal edilmiş izin kağıtları, kısacası akla gelecek her türlü metodu ku- | Ilanan bu cesur askerlerin hikayesi Albay Pat Reid ta- | rafından 'The Coldıtz Story' adı altında kaleme alındı.

savaşı boyunca Almanların kurdukları sayısız

"Sierra". Herhalde bu söz oyunun geneli hakkında yeterli — açıklama yapmıştır. Colonels Beguest pek tipik bir sierra değilsede yine de çok güzel bir adventure. Umarım yeterince boş vaktiniz vardır Colonels Beguest'i oynayabilirsiniz çünkü benim hiç vaktim yok. Önüne gelen "Haftaya sınavsınız çocuklar “ diyor. Hangi sınava çalışsam bilmem ki? Şu fiziktende bıktım zaten altıdan yukarı not alamıyorum. Neyse lafı bırakıpoyuna bakalım. Söylediğim gibi Colonels Beguest pek sıradan bir sierra değil. Oyunu belki "Tiyatro" olarak tanımlayabilirim. Oyunun bir kitaptan alındığınıve tiyatro olarak da oynandığını duydum. Zaten oyun tiyatro gibi hazırlanmış. Esas yapmanız gereken doğru zamanda doğru sahneyi izlemek. Doğru yerdeyseniz zaman ilerliyor ve her saat başı diğer sahneye geçiyorsunuz. Her sahnede de birileri ölüyor. Sekizinci sahnenin sonunda oyun bitiyor ve perde kapanıyor. Oyunun başında kod soruluyor. Paniğe kapılmayın kod kitapçığı peşinde koşmanıza gerek yok. Size bir parmak izi gösteriliyor ve sahibi soruluyor.

Gördüğüm üç parmak izi var: Ethel Prune, Celie ve Clarence Sparrow. Ön celeri Ethel Prune'un üstüne klikleyin genellikle onunki çıkıyor. Kodu bilince oyunu daha — önce oynayıp oynamadığınız soruluyor. NO'derseniz oyunun demosunu seyrediyorsunuz. Ben olayları özetliyeyim: Parkta otururken üniversite arkadaşınız Lillian geliyor ve amcasının evinde bir aile toplantısı olduğunu , sizinde gelmenizi istediğini söylüyor. Önce mırın kırın etsenizde — evin — ve — amcasının garipliğinden bahsedince dayanamayıp kabul — ediyorsunuz. (Aklımdayken söyliyim, babanız bir dedektif ve sizde onun üniversitede okuyan ancak dedektifliğe meraklı kızısınız) Bataklıklardan geçerek eve ulaşıyorsunuz. Hava berbat ve evde tam perili ev tipi var. Kapıyı frankenştayn benzeri bir uşak açıyor ve sizi içeri alıyor. Yemekte emekli albay, yaşlı kurt, sinir bozucu ihtiyar (Yani Lillian'ın amcası) mirasını yemek - te bulunan kişilere (siz hariç) eşit olarak paylaştırılacağını ancak ondan önce ölen olursa payının diğerleri arasında paylaştırılacağını söylüyor. Odan za çekiliyor, babanızın öğütlerine hatırla yarak not defterinizi alıyor ve oyuna başlıyorsunuz. İşiniz milleti röntgenlemek.(Yanlış anlamayın sadece konuşuyorlar).Bir süre sonra cinayetler başlıyor ve gece yarısına doğru takip edilemez derecede hızlanıyor ve sonuçta üç kişi sağ kalıyor.(Kim olduklarını söylemiycem işte) Eveet oyuna odanızda başlıyorsunuz. Sola gidin ve hole çıkın. Yukarıdaki kapıdan girin ve Lillian'ın parfüm sürmesini izleyin. Banyoda yıkanabilirsiniz ama özellikle yıkanmanızı tavsiye etmem (Alfred Hitchcock'un "Sapık"ını hatırlayın). Herneyse banyodan çıkın sol taraftaki dolabın önüne gelin ve dolabı çekin.(Move Armoire) Bu koca ev köstebek yuvası gibi her taraf gizli geçitlerle dolu. Dolap açılıyor sizde içeri giriyorsunuz. Sola gidin ve ordaki nesnenin üstüne çıkın. Biraz yukarıya gidin ve ordaki delikten bakın.(Look Hole) içeride Colonel ve Fifi'yi görüyorsunuz.(tırınırınımmm) Böylece albayın Fifiyle ilişkisini öğreniyoruz ve saat 15 dakika ilerliyor. Bu geçitlerde kapı benzeri iki yer var bunları "Move Panel" diyerek açabilir ve içerdeki odaya girebilirsiniz. Eğer içerde birileri varsa bu kapıları kullanamıyorsunuz. Birde dikkatli olun bazen katil odanın kapalı ucunda oluyor eğer ön taraftaki kapıyı hareket ettirmeye kalkarsanız yada o tarafa fazla giderseniz karanlıklardan çıkan bir el sizi öteki tarafa yollayıveriyor. Neyse dışarı çıkın ve bu seferde sağdaki dolabın önüne gelin ve onu çekin.(Move Armoire) Çıkıntının üstüne gelin ve üst taraftaki odayı gözleyin.(Look Hole) İçerde Lillian ve annesini Gertrude ve çocuklarının mihaketmediklerini konuşurken görüyorsunuz. Geçitten çıkın bir ekran aşağı gidin ve merdivenlerden inin. Merdivenlerde korkuluklara fazla dayanmayın ve dikkat edin yukardaki o koca avize arada bir kafanıza iniyor. Bir ekran yukarı gidin ve sağdaki aynayı hareket ettirin.(Move Mirror) İçerde aşağıdaki odayı gözleyince Clarence'in Ethel'in topraklarının peşinde olduğunu öğreniyorsunuz.(Look Hole) Geçitten çıkın ve soldaki saati çekip bir gizli oda daha bulun.(Move Clock) Tabii "Look Clock" derseniz saati gerçek amacı için kullanabilirsiniz. Aşağıdaki odaya bakın ve Rudy ile Gloria'nın konuşmasını seyredin.(Artık Look Hole yazmaktan bıktım üstelik daha milleti röntgenleyerek geçireceğimiz bir sürü

BAŞROLDE...

Laura Bow: Oynadığınız karakter. Çalışkan, zeki, kuşkucu Vs vs vs... Babası bir dedektif Colonel Henri Dijon: Büyükbaba Dijon yalnızlıktan hoşlanan sinir bozucu aksi bir ihtiyar. Bir savaş kahramanı. Savaşta yaralandığı için tekerlekli iskemle kullanıyor. Lillian Prune: Laura'nın kız arkadaşı. Biraz kötü bir kız (içki sigara erkek arkadaşlar vs) ama garip yanlarıda var. Ethel Prune: Lily'nin annesi ve Colonel'in kızkardeşi. Alkolik ve bir kadın. Gertrude Dijon: Colonelin erkek kardeşinin dul eşi. Burnu havada ve nedense Orhanın dediği gibi kızılderilitipli biri. Gloria Swansong: Gerty'nin kızı ve Colonel'in yeğeni. Soğuk ve gösterişli bir sarışın aynı zamanda artist. Rudolph Dijon: Gerty'nin oğlu. Kumarbaz, yakışıklı ve kadın düşkünü bir adam Clarence Sparrow: Colonel'in iş ortağı. Güvenilmez biri ama çok işinize yarayacak. Dr. Wilbur C. Feels: Colonel Dijon'un doktoru doktorlukta neredeyse benim kadar ) Jeeves: Uşak Jeeves sinir ve soğuk bir tip. Neredeyse hiç bir işe yaramıyor ve bana kesinlikle frankeştayn'ı hatırlatıyor. Fifi: Konaktaki bütün erkekler bu fıstık hizmetçinin peşinde. Hizmetçiliğini bilmemde herhalde başka yetenekleri var. Celie: Ahçı Celie oyunun son ekranını görene kadar en sempati duyduğum kişiydi ama işler çok değişti.(Sebebini öğeneceksiniz)

sahne var. Kafanızı çalıştırın birini gözetlemek için Look Hole diyeceğinizi anlayın) Geçitten çıkın ve bir ekran aşağı inin. Sonra sağdaki kapıdan girin ve konyak şişesine bakın.(Look Bottle) Merdivenlerden üst kata çıkın. Sol taraftaki kapıdan (yüzü ekrana bakan değil o dolap kapısı) girin. İçerde Gertrude'un uyuduğunu görüyorsunuz. Bu arada bir saat geçmiş oluyor ve ikinci sahneye geçiyoruz. Dışarı çıkınca yerde bir mendil durduğunu farkediyorsunuz. Mendili alın ve inceleyin.(Take Hanky, Look Hanky) Tekrar içeri girin. İçerde bir çi-

TEN çek devrilmiş ve camlar açılmış. Dışarı çıkın yukarı gidin ve soldaki kapıya girin. Burası Colonel'in odası ama şimdi pek önemli bir olay yok. Bir ekran daha sola gidin. Burası doktorun odası ve çantası da burda. (Look Bag). Şimdi ne diye bu kadar yol tepipte bir çantaya baktık diyorsanız sebebi bu çanta bir süre sonra başka bir yerlerde ortaya çıkıveriyor ve siz bunun farkındadeğilseniz oyun sonunda notlarınızda eksiklikler çıkıyor. Aşağı kata inin ve soldaki ilk kapıdan girin. Aynen sola devam edin ve dışarı çıkın. Dışarda Gertrude'un cesedi var. Cesedi inceleyince camdan düştüğüne veya düşürüldüğüne karar veriyorsunuz. (Search Body) Valla bence ilk olarak Gertrude'un ölmesi çok isabetli bir karar ben koca bir oyun boyunca o kızılderiliyi çekemezdim. Neyse içeri girip Gloria'ya olayı anlatın.(Tell Gloria about Gertrude) Gloria telaşla dışarı çıkıyor ama geri dönüp ceset falan görmediğini söylüyor. Dışarı çıkın ve cesedin gerçekten orada olmadığını görün. Bir ekran yukarı gidin burda Wilbur ve Clarence'ın tartıştığını görüyorsunuz ama onlar sizi görünce içeri giriyorlar. Onları takip edip evin içine girin. Bu seferde yemek odasına geçiyorlar onları takip etmeden önce biraz Albayın silahlarına göz atın. Dolapları açıp İçlerine baktıktan sonra (Open Cabinet) sağa doğru gidin ve aynayı açıp (Open Mirror) üst taraftaki odaya bakın. Konuşmalarını dinleyince bu düzenbazların Albayın parasını yürütüp bir at satın aldıklarını ancak atın bacağının kırıldığını öğreniyorsunuz.

Dışarı çıkın ve sağa iki ekran gidin. İçerde Celie ve Lillian'ı konuşurken buluyorsunuz. Konuşmaları bitince Lily'nin yanına gidin ve ona mendili gösterin. (Show Hanky to Lillian, Ask About Lillian) Sonra sağ üst köşedeki buzluktan kemiği alın.(Open İcebox) Sağa gidip evin dığına çıkın. Burada köpeğin kulubesi var. Kemiği köpeğe verip kulubesinden çıkmasını sağlayın (Throw Bone to Dog) O kemiğini yerken — sizde — — içini arayın.(Search Doghouse) İçerde bir kolye buluyorsunuz. Sola gidin ve saati açıp (Move Clock) üst taraftaki odaya bakıp Wilbur'u görün.(O da kaybolacak nesneler arasında da) Aşağıdaki odayı gözleyin. İçerde Gloria'nın Clarence'la arasındaki ilişkiyi bitirmek istediğini öğreniyorsunuz. (Gloria'nın Clarence'da ne bulduğunu anlamadıysanız cevap para) Bu arada bir sahne daha bitti. Hemen sağ taraftaki paneli açıp (Move Panel) kütüphaneye girin. Kütüphanede bir durum olduğu anlaşılıyor. Yerden demiri alın (Take Poker) ve tüyleri inceleyin (Look Feather) bu arada doktorun okuduğu dergiye de bir göz atın (Look Magazine) Hole çıkın ve sağ üstteki odadan girip sağa doğru gidin. Burda birde bodrum kapısı var onu açıp içeri girin (Open Cellardoor) burası Jeeves'in odası. Yatağının yanından krakerleri alın (Take crackers) ve sağa gidin. Yukarı gidince Celie'nin kulubesini önündesiniz. Kapıyı çalın ve Celie'ye kolyesini verin (Give Necklace) Celie sizi İçeri davet edince girin ve oturun.(Sit) Celie'yle konuşun (Talk Celie-Bir kaç kez) Size bu evin eski sahipleriyle ilgili bir hikaye anlatıyor: Evin eski sahipleri kızlarının bulması için bir hazine saklamışlar ve kızın ruhuda hala hazineyi — arıyormuş. Celie oyunda güvenilebilecek tek kişi onun için onunla konuşabildiğiniz kadar konuşun ve ona herkes hakkındaki görüşlerini sorun.(Ask — About)

Sonra masanın üstündeki — havucu alın.(Stand,Take Carrot) Dışarı çıkın sola gidin sonra mezarlığın oradan aşağı inin karşınızda ahır. İçeri girin (yerinde durunca kapı kendiliğinden açılır) İçerde Wilbur'un cesedi duruyor. Kafasına vurulan sert bir şeyle öldürüldüğü kesin. Cesedi arayınca (Search Body) Wilbur'un monocle'ını buluyorsunuz ve belki gerekir diye alıyorsunuz. Monocle'ı büyüteç gibi kulanabiliyorsunuz. Elinizdeki demiri ve mendili monocle'i kullanarak inceleyin.(Look Hanky with monocle, Look Poker with Monocle) Hazır gelmişken atın işini de halledelim, havucu ata verip (Give Carrot to Horse) atın size zarar vermesini engelleyin. Kapıyı açıp içeri girin ve lambayı alın. (Open Gate, Take Lantern) Sonra ahırdan çıkın. Ağacın hemen üstünden sağa gidip oyunevini bulun (Yanında salıncak bulunan küçük bir ev) ve içeri Door) İçerde Liilian'ı bebeklerine kitap okurken buluyoruz ama koca kızın bebeklerine kitap okuması ve üstelik bunu yaparken sizin farkınıza bile varmaması ilginç. Sonra sağa gidip evin içine girin ve hole çıkın. Yuthe estate a bit?"

“Laura, dear. Please excuse me. Vm to g0 freshen up in the bathroom. Why don't yon explore

karı kata çıkın ve sol taraftaki dolabı açın (Move Armoire) Albayın odasını (Üst taraf) izleyin. İçerde ilginç bir görüntü var, Albay yürüyor! Sandalyesinden kalkıyor ve ateşi karıştırıp yerine oturuyor. aşağı inin ve her iki gizli odaya da girip yerde bir baston olup olmadığına bakın (Take Cane) ha bu arada saati açıp girdiğiniz. odada aşağıdaki odayı izleyip Gloria'yı yalnız otururken görün. Tekrar yukarı çıkın ve colonelin odasına ordan sola gidin ve dönün.(Doktorun çantası yok olmuş) Şöminenin üstündeki topun içine bakınca (Look into Cannon) pirinç bir anahtar buluyorsunuz.(Take Key) Asansöre binin ve anahtarı deliğe sokun.(Put Key into Hole) Asansörün kilidi açıldığına — yukarı çıkabilirsiniz.(Up) Tavanarasında gazeteleri inceleyin (Look Papers) Ve soldan aşağı inip ordaki sandığa bakın (Look into Trunk, Look Boots, Look Insıgnia) Sonra sağa gidin ve kapıyı açın (Unlock Door, Open Door) Şu anda Fifinin odasının hemen dışındayız. İçeri girip Fifi'yle Rudy'nin döğüşmesini seyredin. Sahne dört. Bir kat aşağı inin ve gizli geçitlerden birinde puroyu bulun.(Take Butt) Aşağı kata inin sağdaki kapıdan girin ve papağana bir kraker verin(Give Cracker to Parrot) Söylediklerini dinleyin sonra bu odadan çıkıp sağ üst odadan girip hiç durmadan yeşil duvarlara kadar sağa gidin burda da Clarence'ı görüyoruz. Sağ taraftan aşağı inin ve

Gloria'nın cesedini bulun. (Search Body) Aynı yoldan geri dönüp bir ekran aşağı inin soldaki odaya girin. Plağı alın ve çamurla | tüyleri inceleyin. (Take Record, Look re: cord — with monocle, Look Mud, Look Feathers) Dışarı çıkın ve bir ekran daha sola gidin burda Rudy bir yere gidiyor. Evin içine girin ve — Lillianı — Albayın silahlarını karıştırırken görüyoruz. Sola doğru iki ekran gidip hole gelin ve yukarı iki ekran çıkın. Burda sarhoş halde Ethel'i görüyoruz.(Eğer Ethel burada değilse adanın sol tarafında biraz dolaşın) ve böylece beşinci sahneye geçiyoruz. Eve hiç girmeden çitlere kadar aşağı gidin sonra adanın sol alt köşesine gelene kadar sola gidin. Burda yere bakınca (Look Floor) bir oklava görüyoruz bu arada bir de ayak izi görüyoruz. Ayak izini inceleyince (Look Footprint with monocle) bir kartal şekli görüyoruz bu tavanarasındaki botlardaki iz gibi duruyor. Sağ köşeden yukarı çıkın ve burdaki binaya girin. İçerde Ethel'in cesedi duruyor cesedi inceleyin (Search Body) sonra Masanın üstünden yağdanlığı alın.(Take Oilcan) Eski arabanın içine — bakınca (Look into Carriage) içinde bir manivela buluyorsunuz.(Crowbar) Sola ve yukarı gidip Chapel'ı bulun.(Mezarlığın orda) İçeri girip kürsünün önünde yerdeki tahtalardan gevşek olan birini çıkarın.(Break Floorboard with Crowbar) Küçük bir boşluk buldunuz içinde de eski bir belge var. Evin eski sahiplerinin ölüm tarihleri ve Sarah'a küçük bir not olan belgeyi okuduktan sonra (Loon into — Niche, Take Bible)

chapel'dan çıkın ve eve gidin. Evin içine girip üst kata çıkın, oradan en üste Fifi'nin odasına çıkın. Siz içeri girince Fifi koltuktan kalkıyor ve elbise dolabına gidip üstünü değiştiriyor.(Hişt — öyle — bakmayın bakiyim) Aşağı inin ve soldaki dolabı açıp Albayın odasını (Üst taraf) gözleyin. Albay Lily'ye hiç bir zaman değer vermediğini söylüyor. Dışarı çıkıp diğer geçide girin geçitlerden birinde bir parfüm kokusu olmalı. Merdivenlerden aşağı inin parfüm kokusu üst tarafta yoksa saati açıp şansınızı birde burada deneyin. Burdan çıkıp aynayı açın ve önce üstteki odayı sonra alttaki odayı gözleyin. Geçitten çıkınca sağ alttaki odaya girip papağana bir kraker daha verin. (Give Cracker to Parrot) Tekrar yukarı çıkıp Albayın odasına girin Albay yok ama tekerlekli sandalyesi orda. İlginç bir durum değil mı? Eveet oyunun sonuna yaklaşırken sağ kalanlar giderek azalıyor. Albayın odasından çıkıp banyoya girin ve çöpün içine bakın (Look into Basket) ve şişeyi inceleyin.(Look Bottle with monocle) Sağdaki odaya girin ve Liliy'nin çantasına birşeyler koyduğunu görün. Yukarı çıkıp Fifi'nin odasına girin ve evet katil bu sefer bir taşla iki kuş vurmuş, hem Fifi hem Jeeves. Cesetlerini arayın (Search body) ama hiç bir iz bulamıyorsunuz. Aslında aklınıza ilk gelen içki şişesi olmalı.(Biraz dedektiflik dizisi seyredin) Şişeyi inceleyin.(Look Bottle with Monocle) Şişede garip bir toz var bu banyodaki şişeye ait olmalı. Sağ alttaki odaya girin içerde Clarence bir şeyler yazıyor. Sağdaki geçidi açıp üstteki odada Lillian'ı seyredin. Aşağı inin ve sağdaki odada papağana yine kraker verin. Sonra sol üstteki odaya girin ve soldan dışarı çıkın. Burda köpekle Rudy oturuyor. Evin dışından sağa Celie'nin evine gidin ve kapıyı çalın.(Knock — Door) Celie — birşeylerden çok korkuyor olmalı. Sola gidip evin içine girin ve çalışma odasına gidin. Albayın tabancası alınmış ve kabıda kırılmış. Tekrar hole çıkın ve papağana bir kraker verin. Yukarı çıkın, sağdaki ilk odaya girip Clarence'ın yazdıklarını okuyun. Clarence bu adadan çıkmak için bir yol bulamadığına göre bizim de bu şekilde kurtulmamız imkansız. Sağ üstteki odaya girin ve Rudy'yi Lillian'ın odasını ararken görün. Rudy »çıkınca Lil'nin çantasını açın (Open Case) ve günlüğünü alın.(Take Diary, Read Diary, Look Diary with Monocle) Sola bir kaç ekran gidince doktorun odasında Clarence'ın cesedini buluyorsunuz. Cesedi inceleyince Clarence'ın üstünde kibrit buluyorsunuz. Kibritlerle lambayı yakın (Light Lantern) Aşağı inin ve zırhı yağlayın. Önce "Oil Armor" yazın yakından gösteren bir ekran çıkıyor. Sonra zırhiın başını yağlayın (Oil Head) Şimdi başı açabilirsiniz.(Open Head) Başın içinde bir anahtar ve bir not var. Anahtarı alın (Take Valve Handle) ve notu okuyun.(Read Note) Not Sarah'a (Evin eski sahibinin kızı) yazılmış. Sağ üst odadan girip yeşil duvarların olduğu yere gelin ve içeri girin. İçerde artık çalışmayan bir havuz bir de heykel var. Heykelin önüne gelip zırhın içinde bulduğunuz anahtarı burdaki deliğe sokun (Put Valve handle into Hole) ve onu çevirin. (Turn Valve Handle) Fıskiye birden çalışmaya başlıyor. Şimdi heykeli hareket ettirin.(Move Statue) Yerden bir bölüm açılıyor ve ortaya bir merdiven çıkıyor. Merdiveden aşağı inin. Dinazor iskeletlerinin ve farelerin arasından sola gidin. Kendinizi eski bir çamaşırhanede buluyorsunuz yerde de garip bir yığın var. Yığının yanına yaklaşınca bunun şimdiye kadar öldürülenlerin yığıldığıbir yığın. Aslında korkulacak bir şey değil ama ben gecenin ikisi falan gibi gördüğüm için arkamda birilerinin beni öldürmeye çalıştığından epey şüphelenmiştim. Yukarı çıkıp sola gidin evin sol üst köşesinden aşağı dönün ve oyunevini bulun. İçeri girin (Open Door) ve Lillian'ın garip davranışlarına bir kez daha şahit olun. Sola gidin ve yukarı çıkıp Chapel'a girin. İçerde Celie dua ediyor siz de ona katılın. (Pray. with celie) İşte sıra son sahnede. Tüm hızınızla havuzun olduğu yere gidin. Karşınızda asker giysileri içinde Lillian'ın cesedi. Cesedi arayınca (Search Body) iskeletten bir anahtar buluyorsunuz. — Botlarına baktıktan (Look Boots, Look İnsignia with Monocle) sonra silahı ve kurşunu alın ve silahı doldurun.(Take Gun, Take

Bullet, Load Gun) Doğruca eve girin, Fifinin odasının katına çıkın, kapıyı açın (Unlock Door, Open Door) ve Albayla dövüşen Rudy'yi vurun.(Shoot Rudy) Eveet bu oyun böylece biter. Albay size Lillian'ın kendisiyle onun arasına girdikleri için herkesi öldürdüğünü, ama Rudy'yi öldüremediğini, ve Rudy'nin de hazır herkes temizlenmişken Albayı da halledip mirasa konmayı düşündüğünü anlatıyor. Rudy doktorun ilaçlarından biri ile Albayı öldürüp — herkesi Lillian'ın öldürdüğünü Albayın da olanlara dayanamayıp kalp krizinden öldüğünü söylemeyi düşünüyormuş.(Eğer Rudy Albayı öldürdükten sonra gelirseniz Size katilin Albay olduğunu söyleyip kendini temize çıkarıyor) Rudy tutuklanıp götürülürken Albayda tüm mirasını Celie'ye bırakıyor.(Sen o kadar herifi ölümden kurtar, adam sana zırnık bile bırakmMasın iyi mi. Keşke biri arada şu Celie'yi de öldürseydi be) Oyunun sonunda dedektiflik derecenizi ve notlarınızı görüyorsunuz. Ayrıca ipuçlarını da görebiliyorsunuz. Bu arada yeri gelmişken söyleyeyim notlarınız eksik. Oyundaki çan kulesinden bir nesne almanız gerekiyor. (Crank) Bu nesneyle cesetleri toplu olarak bulduğumuz yerdeki kapıyı açıp (Orda metal bir plaka var, crank'i ordaki deliğe sokacaksınız) ve crowbar sayesinde yakutun kabını açacaksınız. Ama çanın içinde crank'i bir türlü bulamıyorum. İpe baston sayesinde yetişilebiliyor ama çanı yağlamazsanız pastan çalışmıyor, yağlarsanız kafanıza düşüyor beni sinir ediyor. Sierra gerçekten iyi bir iş yapmış.

Merhaba arkadaşlar. Bu ay da birlikte olmanın verdiği mutluluk içinde yazı dizimize devam ediyoruz. Öncelikle sizi bazı yeni olaylardan haberdar etmek istiyorum. Mandarin Software AMOS u çıkardıktan sonra bu program o kadar tutuldu ki artık bir AMOS kulübü bile kuruldu. Bu kulüpte AMOS kullanıcıları bir araya gelerek yaptıklarını gösteriyor ve program değiş tokuşu yapıyorlar. Tabii internasyonal alanda kurulmuş olan bu kulübe yazarak siz de bu olanaklardan faydalanabilirşiniz. Amos Club adresi : AMOS CLUB 1 Lower Moor Whiddon Valley Barnstaple / North Devon EX 32 England Ayrıca ek bir müjde olarak Mandarin Software yakın- Ja AMOS 'un 1. 3 versiyonunu ve bazı yeni data disklerini çıkaracağını açıkladı. Umarım grafik ve müzik eksikliğinden yakınan arkadaşlarımıza faydalı olur. Yazımızın ilk iki bölümünde AMOS hakkında bazı bilgiler vermiş, AMOS disklerini tanımıştık. AMOS * un yeteneklerini zannederim herkes biliyordur. Yüksek hızda animasyon ve müzik, kullanım kolaylığı ve bunun gibi bir çok özellik AMOS ” un başarısını oluşturan önemli faktörler. AMOS 'u size en yakın bilgisayar mağazasından temin ettiğinizi varsayarak AMOS kullanımına geçiyoruz. Öncelikle her hangi bir kazaya karşı AMOS disklerinizin bir kopyasını çıkartın ve orijinal disklerinizi emin bir yerçıkacaktır. Yukarı - aşağı ok tuşlarına click ederek listeyi aşağı yukarı kaydırabilir, istediğiniz programa mouse” un sol tuşuyla iki kez üst üste click ederek o programı yükleyebilirsiniz. Program yüklendiğinde artık çalışmaya hazırdır. Run komutunu mouse ile seçerek ya da FI tuşuna basarak programı çalıştırabilirsiniz. Bir süre baktıktan sonra programı durdurmak isteyeceksiniz. O zaman da CTRL - C tuşlarına basarak break etmeniz mümkündür. CTRL - C genelde bütün AMOS programlarında çalışır. Ancak siz kendi yaptığınız programlarda isterseniz programı kesilemez hale getirebilirsiniz. Hafızadaki programı temizleme Bir programdan başka bir programa geçeceğiniz zaman hafızayı temizlemeniz gerekir. Bunu yapmak için mouse un sağ tuşuna basın ve menüden sol tuş ile New komutunu seçin. Aynı işi Shift4-f9 ile de yapabiliriz. Bunu yaptığımızda karşımıza programı gerçekten silmek isteyip istemediğimizi soran bir mesaj çıkar. Y tuşuna basark programı sileriz. Eğer bu komutu yanlışlıkla seçmişsek N tuşuna basarak geri dönmemiz mümkündür. Eğer Y tuşuna basarak silmek istersek ve daha önceden programımızı kaydetmemişsek bize programı diskete kaydedip kaydetmeyeceğimiz sorulur. Gene Y ve N tuşlarından birine basarak seçiminizi yapabilirsiniz. DİREK MOD Direk modda program modundan bağımsız olarak komutlar verebilirsiniz. İkinci ekran olarak da düşünebilirsiniz. Program ekranından tamamen bağımsız olarak de saklayın. BAŞLANGIÇ AMOS 'u yüklediniz. Ekranda üst tarafta bir menü ve altta da editör çalışmaktadır. Şimdi AMOS 'un üstünlüğünü belirleyen bazı özellikleri denemeye ne dersiniz ekranı var. Şimdi ne yapabiliriz ? Öncelikle AMOS ta program yüklemesinin nasıl yapıldığına bir göz atalım. AMOS disklerinden birinde bulunan bir programı yüklemek için üstteki menüden mouse yardımı ile Load ” 1 seçebilir ya da AMIGA *L tuşlarına basabilirsiniz.Bunu yaptığınızda karşınıza size disketteki programların listesini gösteren bir pencere

? İşte size bir kaç örnek. ESCAPE tuşuna basarak direk moda geçin ve aşağıdaki adımları takip edin. Öncelikle AMOS DATA DISK adlı disketinizi disket sürücüye takın. DIR "AMOS DATA:Sprites/" komutunu verin ve Return tuşuna basın. Büyük ya da küçük harf ayrımı yapmadan komutu yazabilirsiniz.

u komutu verdiğiniz zaman disketteki sprite ların bir listesi ekrana gelir. Burada biraz durarak sprite * lar hakkında bilgi vermek istiyorum. SPRITE Hep duymuşuzdur bu lafı, şu oyunun sprite ları çok hızlı, berikinin çok büyük , falan filan. (Tabii bir de Sprite gazoz olarak tanınıyor - Börgh. ) Sprite lar ana görüntü ekranından bağımsız olarak ekranda dolaşabilen grafik parçalarıdır. AMIGA ' nız aynı anda dört renkli sekiz sprite 1 birbirinden bağımsız olarak kontrol edebilir.Size sekiz tane yetmiyorsa arada bir raster ışını kalmak üzere her bir sprite * 1 yeniden pozisyonlayıp kullanabilirsiniz. Sprite * ları birleştirebilirsiniz. Bazı ilginç hilelerle ekrandaki tüm renkleri sprite içinde kullanabilir ve daha bir çok eğlenceli olay yaratabilirsiniz ama sizi uyarmalıyım ki sprite ” lar ile ilgili rutinlerin çoğunda ASSEM-BLER (Yo!) diline ihtiyacımız olacaktır. Ayrıca sprite "lar istediğimiz boyutlarda olamıyorlar ne yazık ki. Genişlikleri 16 pikseli aşamamasına rağmen uzunlukları istenen ölçüde olabilir. Sprite ' ların bir de AMIGA ya mahsus olan BOB (Blitter objects) dur.Sprite tersine istenilen boyutta olabilirler. Hatta ekrandan bile büyük olabilirler , boyutları sadece hafıza ile sınırlıdır. Daha fazla renge sahiptirler ve kullanımları daha kolaydır ama biraz yavaş çalışırlar. Bunun için de ASSEM-BLER dili haricinde BOB rutinleri yazmak akıllıca olmamaktadır. Bob yaparken önemli olan nokta Bobların sayısıdır. İçinde yüzlerce bob olan intro ve dee e mea yon

molarla karşılaştıysanız bunun nası

ti verdiğini hepiniz görmüşsünüzdür. AMOS ta sprite kontrolü AMOS burada imdadımıza yetişiyor ve AMAL denilen (Amos Animation Language) adındaki bir komut zincirini emrimize veriyor. 60 * tan fazla komut bize oldukça büyük olan bir kullanım kolaylığı sağlıyor. Assembler kadar olmasa da AMAL yeteri kadar hızlı. Saniyede 50 kez interrupt rutini kullanarak sprite * larımızın gezintisini sağlıyor. Kendi yapacağımız programlarda kendi sprite * larımızı kulanmayı isteyebiliriz. Peki bunu nasıl yapacağız ? AMOS bu noktada da imdadımıza yetişiyor. AMOS disklerinde Sprite Maker AMOS adlı bir program bulunuyor. Bu program bize AMOS formatında sprite hazırlamak için basit fakat kaliteli bir yol sunuyor. Bu programcık hakkında ileride daha geniş bilgi vereceğiz. Şimdi ekrandaki listeden herhangi bir sprite 1 yükleyelim. Load "Amos data:sprites/frog sprites.abk" komutunu vererek return tuşuna bastığımızda bu isimdeki sprite hafızaya yüklenir. Aynı yöntemle hafızaya müzik de yükleyebiliriz. Load "Amos data:music/funkey.abk " komutunu verdiğimizde de müziği yüklemiş oluruz. Müzik ve grafiklerin hafızaya başarı ile yüklenip yüklenmediğini kontrol etmek için LISTBANK komutunu kullanmalısınız. Bu size o andaki bankların adreslerini , numaralarını , ve ne tür data taşıdıklarını gösterir. Sprite renklerini ayarlamak için bir çok yol vardır ama bunun en basit yolu disketteki sprite * ın kendi renklerini almaktır. Bunu yapmak için : GET SPRITE PALETTE komutunu vermelisiniz. Disketten sprite ın renkleri alınacağı için AMOS renklerinde değişmeler olabilir. Bu komut bizi renkleri tek tek ayarlamaktan kurtarıyor. Bu yardımı nedeniyle François Lionnet ” e ne kadar teşekkür etsek azdır. Sprite * ları ekranda konuşlandırabilmek için Sprite a,b,c,d türünde dört parametreli bir komuta ihtiyacımız olacaktır. Bu parametrelerin anlamı şudur görüntü efek-

A : Sprite numarası. B : Sprite'ın X koordinatı C : Sprite'ın Y koordinatı D : Sprite'ın bulunduğu bank numarası. Evet şimdi bir örnek : Sprite 8,129,150,62 Music 1 Eh fena değil,siz ne dersiniz ? Bir dahaki sayıya temel komutlarla birlikte bazı eğlenceli örnekleri de göreceğiz. AMOS hakkındaki her türlü soru , görüş ve önerilerinizi bana bildirin. Mektuplarınız 90100 cevaplandırılacaktır. Kuponsuz , kurasız olarak hem de. BAHADIR AKCAN

KARŞI

Bilgisayar pazarının güçlü makinalarından AMİGA, bu pazarın standardı olmuş IBM ve uyumluları güç bakımından karşılaştırmayı düşündünüz mü? Eğer bu konuyu merak ediyorsanız yazının geri kalanınıda okuyunuz. IBM ve uyumluları kısaca PCler piyasada PC/XT/AT modelleri bulunmaktadır. PC ve XT modelleri 8/16 bitlik mimariye sahip yavaş yavaş tarih olmaya başlayan makinalardır. Haliyle bunları AMİGA ile kıyaslamayacağım. AMİGA üzerinde TRANSFORMER adlı program bu modellerin emülasyonunu başarılı bir biçimde yapmaktadır. IBM ve uyumlularının AT modeli İNTELin en popüler mikroişlemcilerine sahip yüksek performanslı kişisel bilgisayarlardır. AT modelleri 16/32 bitlik 80286, 32 bitlik 80386 ve 80486 mikroişlemcilerine sahiptirler. AMİGA 500/2000 güç olarak 80286 mikroişlemci taşıyan bilgisayar sınıfınagirmektedir. AMİGA 500/2000 16/32 bitlik 7.1 MHZ hızda çalışan MOTOROLA firmasının 68000 mikroişlemcisine sahiptir. Bu işlemci 80286 ile aynı performanstadır. Fakat çoğu ATde çalışma hızı 12-16 MHZ arası olduğundan AMİGAdan 950-280 daha iyi performasa sahiptirler. Buna karşılık 68000 multi-tasking adı verilen çok görevlilik için üretilmiş ve bu işi mükemmel yapan bir çiptir. AMİGAnın işletim sistemi gerçek bir multitasking işletim sistemidir. 80286 ise tek görevli modda çok iyiken, üretimdeki bir hata yüzünden çok görevli modda başarılı olamamaktadır. DOS ortamında çalışırken adres sınırlaması 1 MBdır. AMİGA DOS ise 16 MBa kadar adreslemeyi desteklemekte ve bunun 8.5 MBnı kullanıcı hafızası olabilmektedir. Sevinilecek bir haberde 68000 mikroişlemcisinin 16 MHZ hızda çalışan versiyonları Avrupa ve Amerikada satışa sunulmuştur. Bu versiyon AMİGA 500/2000nin gücünü arttıracaktır. Eğer bu hızda yetmezse piyasada ki Turbo kartları ile bir performans patlaması yaratabilirsiniz. Aslında AMİGAyı AMİGA yapan özel işlem çiplerdir. AMİGA grafik, ses, giriş-çıkış işlemlerini mikroişlemciye yıkmak yerine bu işleri daha verimli yapan çipleri görevlendirir. Örneğin ünlü Blitter çipi 68000den 2 kat hızlıdır Saniyede 4 MB bilgiyi hafızanın bir bölümünden diğer bir bölümüne kopya edebilir veya saniyede bir milyon piksel hızda çizgiler çizebilir. Bu çipler görevlerini yaparken mikroişlemciyi rahatsız etmezler (özellikle ek hafızanız varsa). Paula çipi ses ve giriş-çıkış işlemleriyle görevlidir. Bu çip insan sesi dahil kulağınızın duyabileceği her sesi hem de stereo olarak çıkarabilir. Böyle bir ses kartının PClerde $700-$1900 fiyata alabilirsiniz. Diğer bir özel işlemci Denise adı verilen grafik çipidir. Bu çip standart VGA görüntüsü olan 640*480 olan çözünürlükten biraz daha fazla olan 640*512 çözünürlüğü sağlamaktadır. VGA kartının aksine görüntüyü almak için standart bir TV bile kullanabilirsiniz. Süper VGA kartları 800*600 ve 1024*768 gibi çok iyi çözünürlükler sağlamaktadır. Denise çipi bu çözünürlüklere ulaşamasa da AMİ-GA 3000 üzerinde bulunan Super Denise çipi 1280*512 ve 640*960 gibi mükemmel çözünürlükler sağlamaktadır. VGA kartları piyasada $500- $900 arasında fiyata sahiptirler. Denise çipinin verdiği renk sayısıda çok ilginçtir. HAM adı verilen bir modda 320*256 veya 320*512 çözünürlükte 4096 renk aynı anda sunulmaktadır. Hatta son bulunan bir yöntemle en yüksek çözünürlükte (640*512) 4096 renk kullanılmaktadır. VGA kartı ise 320*200de 256, 640*480 çözünürlükte 16 renk kullanıcıya sunulmaktadır. Yukarda bahsedilenler AMİGA 500/2000 ile ilgiliydi. AMİGA 3000 ise MOTOROLA firmasının AT kadardır. Bu yazıda daha çok teknik olarak PC en güçlü mikroişlemcilerinden 68030u kullanır. Bu — ve AMİGA karşılaştırması yapmaya çalıştım. Soişlemci İNTEL 80386ya rakip olarak yapıldığıhal- — nuç olarak AMİGAnızın değerini bilin. Eğer de İNTELin en güçlü işlemcisi olan 80486nın per- — AMİGAnız yoksa bu makinaya sahip olmanızı tavformansına sahiptir. AMİGA 3000nin ederim: Bol AMİGAlı günler. iş! EMCİ : Bilgisayarda yapılan tüm erilmektedir. — i ol eden devre elemanı. AMİGA yapan özel işlem çiple a dal M İOTOROLA : Mikroişlemci üreticisi is: ÇEP : Yarı iletken bir malzemeden yapılan temi AMİGA DOS 2.0 bu makinanır caz aa —V&E üzerinde bir çok devre elemanını tümleşik halarttırmıştır Si induran çok küçük bir parça. AMİGANın bilgisayar en çe | * Ekrandaki en küçük görüntü

Gündeki hatta ötesindeki ön Ka â masyon dalında liderdir. Masa üstü ya! inci ze kendine azımsanmayacak bir yer edinmiştir. Multi — Media;görüntü, ses, animasyon ortamlarının bir pp | makina üzerinde toplanmasıdır. Bu terimin ortaya atılmadığı günlerden beri bu terimi en iyi ifade eden makina AMİGAdır. Geleceğin makinaları Multi-Media olacaktır. Şimdiden geleceğin makinasına sahip olmanın ; gururunun duyabilirsiniz. AMİGA bunların hepsinin ötesinde sahip olabileceğiniz en iyi hobi bilgisayarıdır. Fiyat olarak AMİGA 500 monitörüyle birlikte, Üzerinde bir adet sürücü, mono monitör ve 80286 işlemci bulunduran

A,

Lanet olsun bahar geliyor, şimdi ha valar ısınacak, insanların hormonlar çalışmaya başlayacak, Ortaköy cennet olacak. Dedim ya, Lanet Olsun! Ruhunuz ne kadar bezgin olur. sa olsun ayaklarınız yürümek, göz leriniz bakmak isteyecek. İster istemez monitörün karşısındaki artık alt kısmınızınşeklini almış sandalyeden kalmaya yelteneceksiniz ve.... anında kaderin sillesiyle yerinize yapıştı rılacaksınız. O kadar vize, yazılı bir. de aramızdaki bazı zavallılar için ÖYS giderek yaklaşırken yerimizden kalkmak bizim neyimize? Vücüdünuz istediğini söylesin, bugünler. de beyniniz ne yazık ki Yapı Malze mesinden Sosyolojiye kadar bilumum gerekli işler için rezerve edilmiş durumda. Hadi üniversiteliler neyse, biz alıştık ama ÖSS darbe sinden yeni çıkıp acı sona doğru giden arkadaşlara iyi şanslar. Biraz olsun kalmış olsaydı size şevkat bile gösterebilirdim ama üzgünüm, maalesef sizin de yakında göreceğiniz gibi bu fırtınayı atlatınca karşınızda çok daha yüksek dalgalar ve daha derin çukurlar bulacaksınız. Bayram da geliyor zaten, ben bayramları hiç sevmem, biryerlere gitmeye kalksanız bakarsınız herkes sizden önce oraya varmış, biryerlere gitmezsenizde bu sefer herkes sizin eve doluşmuş. Komşunun veleti beyninizde 'EXAMINE TABLE ne demek abi' diye ötüp duruyor. Çocuğum git başımdan, sana ne! Sonra parçala zavallıyı karakollarda sürün. Bu fırsatla bana bayram tebriği gönderip bayram olduğunu hatırlatan herkese kin ve nefret kusuyorum.Yok bayramda küsler barışırmış, yok bayramda aile büyükleri ziyaret edilirmiş, yok bayramda eve gitmezsem mommy çok kızacakmış, deli etmeyin beni! Bu ayın oyunu herhalde kesinlikle DAS BOOT.Silent Service'den beri periskobum yosun bağlamıştı, bu oyun sayesinde tekrar denizin derinliklerinin müthiş huzurunu (destroyerleri saymazsanız) tatma imkanı buldum. Oyunun getirdiği yenilikler arasında ilk kez kullanılan denizaltı savaşları (İki denizaltı karşı karşıya), su üstü ve su altı mayınları ve de geliştirilmiş depth charge'lar. Biliyorsunuz depth charge'lar destroyerlerden denize atılan ve belirli derinlikte patlamak üzere hazırlanmış içi patlayıcı dolu varillerdir. Sanırım bir denizaltı kaptanının karşılaşabileceği en kötü şey su altında sıkışıp üstüne düşen depth charge'ların gümbürtüsünü dinlemektir. O andaki çaresizlik ve denizin taa dibindeki biricik geminizin bir metal tabut halini alması... Bırrr, bu sahneyi kabuslarımda sık sık yaşarım. Bir diğer iyi taraf ise seçilen senaryo, yani denizaltı savaşlarının büyük bir bölümü Atlantik'te geçti. Beni asıl ilgilendiren bölüm Silent Service'de konu alınan Pasifik'teki Amerikan-Japon savaşı değilde U-Boat'lar ve konvoylar arasındaki amansız çekişme. Oyunda tam olarak bunu konu alıyor zaten. Oyunu yapan Three Sıxty firması bu alana yeni yeni adım atıyor. Son iki oyunları Blue Max ve Das Boot benim en çok ilgi duyduğum iki konuyu anlatan simulasyonlar ama nedense oyunları oynadıktan sonra bir eksiklik hissettim. Blue Max'te bu sanırım oyunda bir aşama olmamasından kaynaklanıyor. Yani oyunda görevi seçiyorsunuz, başarıyorsunuz veya paramparça oluyorsunuz, o kadar. Fighter Bomber daki gibi seçilemeyen görevler veya savaşın çeşitli bölümleriyle ilgili seçenekler sanırım oyunu bir adım öteye götürürdü. Buna kısaca atmosfer eksikliği de diyebilirsiniz. Das Boot'ta ise görevler biraz az olmuş. Oyunu oynamayı iyice kaptıktan sonra birkaç gün içinde bütün görevleri halledebiliyorsunuz. O zaman da size oturup periskopunuzu parlatmak düşüyor. Yani Three- Sıxty konu ve grafik olarak iyi bir firma ama MıicroProse gibi devlerle başa çıkabilmek istiyorlarsa oyunlarının sunuluş (presentatıon) biçimi konusunda biraz çalışmaları gerek. Yoksa bütün çabaları boşa gidecek gibi görünüyor. Her neyse Das Boot romanını okudunuz mu bilmiyorum ama oyundaki bazı görevlerle kitap arasında bir paralellik var. Bu arada bu kitabıda denizaltı savaşlarına (özellikle Nazilerin U-boat'larına) ilgi duyan herkese kesinlikle tavsiye ederim. Eğer

Das Boot sizi durdurmaya yetmezse Silent Service İl'nin İBM'de çıktığınıda müjdeleyeyim bari. Grafikleri bir görseniz Allahınız şaşar, destroyerler o kadar güzel ki insan vurmaya kıyamıyor. Artık hepiniz herhalde Magnetic Scrolls'un Magnetic denen yeni adventure sitemini duymuşsunuzdur. Hernekadar Wonderland daha ülkemize ulaşamamış olsa bile size iyi bir haberim var. Firma şimdiye kadar çıkan diğer oyunlarını da of Thieves, Corruption, Fish) bu sisteme uyarlayarak tekrar piyasaya sürecekmiş. Zaten favorilerimden biri olan Corruption böylesine güçlü bir sistemin yardımıyla tapılacak bir oyun haline gelir herhalde. Bu oyunlar hakkında yeni haberler için Mac Adventure'ı izlemeye devam edin, ama olur ya eğer bunlardan birini benden önce ele geçirmeyi başarırsanız mutlaka beni arayın. Nerden çıktı şimdi demeyin (sanki aklımdan çıkıyormuş gibi) Metallıca'nın yeni albümü baharın sonlarına doğru çıkacakmış. En azından Lars abimiz öyle diyor. Lars abimiz bir de çok garip bir açıklamada bulunarak yeni albümdeki daha optımistik olcağını da söylemiş. Eğer Metallıca'da iyimserliği seçerse biz kime ağlıyalım abi? Hayatından memnun olanlar Poison dinlesinler, ben Metallıca'dan Fade to Black gibi insanın ruhunu dağıtan şarkılar istiyorum! Bir adet mutlu haber: Escape from Colditz'in tam çalışanını buldum. Eğer sizde bu oyundan kitlenmesi yüzünden zevk alamıyorsanız başında SKID ROW ıntrosu olanı arayın. geçen ay oldukça fazla (sanırım çok çok fazla) oynadığım oyunlardan biri Coldıtz. Hatta bir ara harita çalışmalarına bile başlamıştım. Zaten oyunda bir yerlere gelebilmek istiyorsanız harita çizmek şart. Hatta firma olayı abartarak yapay zekaya sahip nazi devriyeleri bile hazırlamış. Bunlar sadece belirli zamanlarda belirli yerlerde dolaşıyorlar.

Eğer mutlaka gitmek istediğiniz bir yerdeki devriyeleri atlatamıyorsanız onların orada bulundukları süreleri not edin. Böylece devriye başka bir yere gittiğinde sizde istediğinizi yapabilirsiniz. Tabii bir süre sonra göreceksinizki notlarınız ve haritalarınız birbirine girmiş (bana oldu da) ve siz birşey anlayamıyorsunuz! Biliyorum bunca aydan beri artık alışmış olmam lazım ama nerdeee, Yardım edin bana, kurtarın beni İşte mektuplarınız... NİYE ANKARA? Yukarıda bir çocuk var, kendini müzisyen zannediyor, uzmanlık alanı org! (org'dan nefret ederim) Adi eve geliş saatlerimi de biliyor. Eve gelir gelmez org çalmaya başlıyor. Aman Allahım elektrikler kesildi, neyse org sesi de kesildiğine göre problem yok. Umarım Malmsteen'i duymuşsundur, Türkiye'de bir iyi bir de kötü albümü var. Ben sana iyi olanı yolluyorum. 1) Wings'de ilk balon görevini bir türlü geçemedim. Uçaksavarlar beni kuş gibi avlıyor. 2) Wing Commander'ın Amıga version'u var mi? 3) Okuyucularla dalga geçmek hoşuna mı gidiyor? Lemmıngs'deki kodlar çalışmıyor. 4) Police Cuest'te hava korsanlarını öldüremiyorum, uzlaşmaya mı gitsem acaba? 5) Hiyaa olamaz yine org çalmaya başladı, evinde jeneratör var galiba, olamaaaaz. Safa YALAZ, Istanbul MAC: O çocuğa org denen taverna aletiyle ne yapması gerektiğini anlatmanın zamanı geldi sanırım Safa. Baktın iaftan anlamıyor tak Kreator'u (Scorpions yeterli olmaz be abi), o ve orgunun kaçışını seyret. Gönderdiğin kaset için sağol, şimdiye kadar Malmsteen konusuna pek bir ilgim olmamıştı, sayende bu kasetini de dinlemiş oldum. 1) Uçaksavar zımbırtıları sadece belirli bir alana etki edebiliyorlar, onun için eğer önünde duman görürsen hemen yön değiştir ve başka bir yönden yaklaşmayı dene. Baktın hiç olmuyor, iyice yüksel ve dik bir dalışla balonun tepesine in. (Yani onu vur). Pek o kadar zor bir iş değil, biraz denemeyle başarabilirsin. 2) Wing Commander PC'de ortalığı karıştırmaya devam ediyor. Denilene göre şimdiye kadar çıkan en iyi PC oyunuymuş. Amıga version'unu ise adı ar kendi pek ortalarda değil. Duyduğuma göre bütün reklamlara göre hazırlanması için daha biraz zaman gerekliymiş. 3) Bu lemmings kodları işini pek anlayamadım, zaten işin asıl sorumlusu Bahadır (onu Amıgados köşesinde sıkıştırabilirsiniz). Kodlar bazen çalışıyor, bazen çalışmıyor Ama şuna emin olabilirsinizki o kodlar uydurma değil ve hepsi kan emekleriyle geçilmiş level'lara ait. 4) Hayır hayır! Uzlaşma yolu pek uygun değil, sana verebileceğim tek ipucu uçağa binmeden önce karakolda silahını iyice ayarlaman. İlk kez ayarladığında bunu başardığını belirten bir mesaj alıyorsun ama ikinci defada iş göz kararına kalıyor. YOUNG GENIUS Sevgili MAC, Seni bilemem ama ben şu anda IBM'in karşısındayım. IBM olduğunu söyledim çünkü sorularım IBM adventure'lar hakkında. 1) Larry İll'te Locker kodları nelerdir, bunları yazarmısınız? 2) Yaşım biraz şaşırtıcı olsa bile nn. 3) C64'te castle of Terror'u bitirdim. Yalnız benden Master Tape diye birşey istiyor. Bunu nerede bulabilirim? 4) Metal, Metal, Metal, Metal! 5) Size bir ipucu: Police OCuest il'de ilk günde Baıns denen herifin arabasını bulduktan sonra karşıya geçip bimaya girin. Kadın bilet memurunun yanına gidip SHOW 1D, SHOW MUGSHOT, TA-KE LİST deyin ve Houston'a bir bilet alın, TICKET TO HOUSTON. Hemen heyecanlanmayın, uçağa binince uçakta olmadığını öğreniyorsunuz. Turgay The Adventurer. ANKARA MAC: Çanlar kimin için çalıyor bilemiyorum ama dergide faxlar MAC Adventure için çalıyor bu günlerde. Hergün faxımız mektup saldırısına uğruyor. Sorularını bu yolla gönderen arkadaşlardan ricam mektubun başına bana olduğuna dair bir mesaj koymaları. Böylece benim almam kolaylaşır. 1) Larry İll'te locker kodu diye birşey yok aslında. Avukatlık bürosundan aldığın kağıtların arasına sıkışan GYM CARD'ın arkasını çevirirsen İlocker'ı açman için gereken, kombinasyonun burada yazılı olduğunu göreceksin. Ama Cherry'in olduğu yere girmek için gereken kodları yoğun istek üzerine yayınlamaya çalışacağım. (Eğer unutmazsam.) 2) 11 ha, 11 mi? Eminmisin? yani ben bu yaşa geldim (birazda yaş landım galiba değil mi Mary Ann?) hala IBM'in Dos ekranına bakıp bakıp birşey anlamıyorum, sen oturmuş IBM oyunları çözüyorsun. Peki, 3) Gönderdiğin tam çözümdende anlaşılacağı gibi bu konuda biraz kafan karışmış (Tecrübesizlik işte, 11 senede bu kadar oluyor). Senin bitirdiğin bölüm sadece kaleye gir me bölümü, yani oyunun ilk kısmı. Doğal olarak bilgisayar oyunun geri kalanını yüklemek için senden Master Tape'i istiyor. Ne yazık ki oyunu Türkiye'ye getiren özürlü cracker kardeşimiz geri kalan kısmı kasete eklememiş, bu durumda oyunun gerisini sadece Dısk Drive'ı olan burjivatik azınlık oynayabiliyor, üzgünüm. 5) Sağol, sağol. Her zamanki gibi Sierra oyunlarında atladığım bölümler hakkında mektuplar yağmaya devam ediyor. Ufak not: Evet dergide bir IBM var, hernekadar oyunları başkasına yükletmek zorunda kalsam bile (DOS SUCKS!) zaman zaman kullanıyorum, onun için bah-

Kİ 2 > 5 e Ki e

“ settiğin oyunları bütün masraflar bana (yani Apo Abi'ye demek istiyorum, ben kim masraf yapmak kim) ait olmak üzere gönderirsen sevinirim. BENİM SUÇUM DEĞİLDİ Geçen ay 64'ler okurken İzmir'den hiç mektup olmaması dikkatimi çekti; bunun üzerine yarınki Kimya sınavıma çalışmayı bırakıp yazmaya başladım. Biz seninle kardeş sayılırız, ben de İstediğin şarkı sözlerini postalayabilirim, bende çoğu speed ve thrash gurubunun diski var. 1) Cuma günleri EPT2'de bilgisayar oyunları tanıtan bir program var, İzmir'lilere duyurulur. 2) Escape from Colditz konu olarak hayatımın oyunu, siz de orijinal'i var mı? 3) Beach Volley'de Daddy Bracey ekrana sığmıyor 4) Beast İl'yi sonsuz hak olmadan

bitiren var mı?

5) Nıght Breed (adventure)'ı bitirdim, soruları bana yazabilirsiniz. Mert EREN,İzmir MAC: Hoşgeldin kardeşim! Her ne kadar TAC günlerim geride kalsa bile bir kere ruhumuza işlemiş. Umarım okulunuzun Drama Club şenlikleri sürüyordur (those were the days!).Bu arada bana şarkı sözü listesi gönderip istediklerini bana yollayabilirim diyen arkadaşlar, siz beni deli mi etmeye çalışıyorsunuz? Ne olur liste yerine sözlerin kendilerini gönderseniz. Açıkçası benim bunların arasından bir seçim — yapıp bunu size bildirme şansım pek yok, onun için eğer zahmet olmazsa (lütfen, lütfen, lütfen!) elinizdeki şarkı sözlerinin hepsini birden yolla- 1) Bu arada Cumartesi akşamları RTL*'da da bayağı iyi programlar oluyor. 2) Bunu da ha önce belirtmiştim ama yeri gelmişken söyleyeyim, eğer Il Dünya Savaşı esir kampları konusu ilginizi çekiyorsa Shogun'u yazan adamın (adını şu anda hatırlayamadım) KING RAT adlı romanı bu konuda okuduğum en iyi kitap,hepinize tavsiye ederim. 3) Konumuzla pek alakalı değil ama zaten bunu ekrana yazman gerekmiyor. Oyun devam ederken sen klavyeden bu harfleri giriyorsun ve F1'e basıyorsun. Genelde bütün Cheat'ler bu işe yarıyor. 4) İnsanoğlu tembel bir yaratık, bir kere işin kolayını bulunca zahmet edip zor yolu denemiyor. Lemmings'de de böyle oldu zaten, herkes taktı trainer'a, işin tadı kaçtı (ben mazoist olma pahasına kullanmadım). Her neyse benim bildiğim kadarıyla bunu başaran yok. 5) Eğer yayınlamadağımız ve sizin bitirdiğiniz oyunlar varsa bunları açıklayın ve bize gönderin. Böylece hem 64'ler ailesi'ne katılmış olursunuz hem de telif ücreti sayesinde biraz olsun enflasyon'a göğüs gerersiniz. FINALLY AHOME Sevgili Murat Adanç, Bundan böyle her ayın ilk beş günü içerisinde size bir mektup yazacağım. Nasılsınız? Sana kolaylıklar diler, bol Megadeth'li ve adventure'lı günler dilerim. 1) Sizi çok merak ediyorum, dergide bir resminizi yayınlayabilirmisiniz? 2) Önceki mektubumda belirttiğim kaset değişimi için bir liste gönderiyorum. İstediklerinizin numaralarını lütfen belirtin. 3) Bana DıskMaster ile bir oyunun içindeki grafiklere nasıl bakabileceğimi söylermisiniz? 4) Bana Player Menager'da kesin çözüm sağlayacak bir taktiği yazar veya kısaca anlatırmısınız. 5) Bundan sonra Metal Poster vermeye devam edecekmisiniz? 6) Uçaklara meraklımısınız?

7) Hangi spor dalından hoşlanıyorsunuz? 8) Topladığınız şarkı sözlerini ne yapıyorsunuz veya yapacaksınız? Özgür ERDEM, Balıkesir MAC: Her ayın ilk beş gününde bana mektup göndermen güzel de o mektuptan onbeş tane göndermen biraz kafamı karıştırdı doğrusu. Merak ettim, bu kadar zarfı yalamak zor olmuyor mu? Yorulmuyormusun? Her neyse teşekkürler! Bu arada eğer mektubunuz o sayıda çıkmasını istiyorsanız (garanti veremiyorum ama olsun) ayın ilk 10 günü içinde göndermeniz çok iyi olacaktır, çünkü kırbaç veya silah zoruyla yazımı ayın 15'ine doğru yazmış oluyorum. 1) Ne sen sor, ne ben söyleyeyim. Pekte öyle şirin bir yaratık olduğumu söyleyemem, şimdilik Rattlehead'in posteriyle idare et. 2) Cennet bu olsa gerek, bu ne müthiş liste böyle abi. İsteyip de bulamadıklarım 20-33-44-45-48-52-55. Bunların karşılığında ben sana ne göndermeliyim? Remasters olur mu? (Volkan ölsen bile sana Remasters kasetimi vermem!!) 3) Bu her oyunda çalışır diye bir kural yok ama bazılarında disketi taktıktan sonra directory'deki isimleri işaretleyip SHOWPIC seçeneğini seçersen resimleri görebilirsin. 4) Beni şampiyonluğa taşıyan ve Ca

road Tycoon Amiga'da Pass Number geldi mi? 2 2) Çok küçük bir dil so- 3 00741 runu yüzünden oynaya- 4 la Nonte t Tonight Par cak doğru dürüst adventure bulamıyorum, acaba 8 bildiğin fransızca bir ad- 10 25695 Island Computer Center venture varmı? Bippi's Island Liguors " Tart Casino Showroom | ŞU Uçak simulasyon- 32841 Dining Out larından zevk almanın Firat sırrını bana 13 na Island and Voodoo Supply öğretebilirmisin? Pan ye Month Club İl Ö e Ti Seçkin SÖKMEN, İstan. 15 09170 na bul h RE and Howe MAC: Bu konuda asla an- 18 Piggi's Coffee Shop laşamayız ama tartışmaya He NanlaonytHeclanihe Advisory Board da gerek (yer de yok zabin 62503 Fat City ten) yok. Seninle bir oyun 24 va için 4 saat uğraşan zavallı mw salik Va Aphrodesince bilgisayarcıya da Allah'tan

Force isimli taktiğim biraz garip bir şeydi, sanırım bütün futbol kurallarını yıkmıştım. Bu taktikte benim adamlarım top karşı sahadayken hemen kanatlara koşuyorlardı. Ortada sadece en iyi iki adamım kalıyordu. Bunların biri ceza sahasının hemen içinde diğeri ise kalenin tam önünde duruyordu. Defansa gelince klasik 'top geçer adam geçmez' taktiği sanırım en iyisi. En sonda bir adamı sabit bırakarak diğerlerini topun olduğu kareye koşturursan büyük bir ihtimalle topu alırsın. (En azından o kalabalıkta adamlarından biri faul yapar) 5) Şu anda öyle bir plan yok (en azından dergidekiler öyle zannediyor), bu büyük ölçüde sizin vereceğiniz desteğe bağlı. Bir kartpostala B. P. V. D. K. S. B. D. D. Y. yazın ve bana gönderin. (Manası: Apo Abi, Apo Abi, Geçen Metal Posterin Tadı Damağımızda Kaldı, Yine Böyle Bir Poster Verseniz de Duvarımızda Kalan Son Boşluğu da Doldursak Diyorduk Yani) 6) Oldukça, özellikle Spitfire ve Me 109 favori uçaklarımdır. 7) Hayatım boyunca aktif olarak yaptığım tek spor güreş, Bülent'e sorun o size anlatır. 8) Bunları Prowrite'ımsı bir programla diziyorum. Yeterince toplayınca bunları bir disket haline getirmeyi düşünüyorum. 64'çülerin de yararlanması için bunları kağıda basmayı da düşünüyorum. YETER Sevgili MAC, Mektubuma başlarken bir konuda anlaşmaya varalım, en büyük Beşiktaş. Bu benim sana ilk mektubum ama kesinlikle sonuncusu değil çünkü benim bilgisayar konusunda bitmez tükenmez sorularım var (işte bu yüzdendir ki bir oyun almak için bilgisayarcıda 4 saat harcıyorum.) 1) of the Raj ve Railsabır dilerim. 1) Henüz ikisi de gelmedi, of the Raj hakkında hemen hemen hiç bilgi yok ama Railroad Tycoon'un Amiga version'unun hazır (ve mükemmel) olduğunu duydum. 2) Geçenlerde GEISHA diye Fransızca bir icon-adventure (biraz erotik) geldi. Her ne kadar manyaklar gibi ilgimizi çekse bile konuya Fransız kaldığımızdan pek bir şey yapamadık. Eğer yaşın tutuyorsa denemeye değer. 3) Bunu nasıl yapabileceğimi bilmiyorum, yani bu insanın içinden gelen bir şey. Ben 64'te solo-flight oynadığım günlerden beri bu işin hastasıyım. Eğer zevk alamıyorsan benim yapabileceğim pek bir şey yok, bir psikolog dene. Bu arada simulasyon sıkıntısı çeken 64'çüler için eğer barışçıl (uçaklar silahsız) ama maksimum eğlenceli simulasyon arıyorsanız Solo-Flight ve Acro Jet'i kesinlikle tavsiye ederim. Özellikle Acro Jet bugün bile en sevdiğim oyunlardan biridir. Aslında her iki oyunun da eleştirilebilecek ortak bir noktaları var, her ikisinde de uçaklar ekranda sprite olarak görülebiliyor. Bu da kuşkusuz gerçekçilik açısından bir eksi puan, ama 64'ün vektör grafiklerden oluşan bir dünyayı yeterince inandırıcı bir biçimde canlandırma ihtimalinin az olduğunu düşünürseniz buna şükür. Bu oyunları bulmanız biraz güç olabilir (her ikisi de yaklaşık 5- 6 yıllık oyunlar) ama oynayınca değdiğini göreceksiniz.

BIKTIM ARTIK

. Sevgili MAC,

Şimdi yüz kadar Kobold'u katlettim. Belli bir amaç için değil, öldürmekten zevk aldığım için öldürüyorum. Sayfanda cirit atan büyücü bozuntularının alayını düelloya davet ediyorum. Onları Phlan'da bekliyorum. 1) Pool of Radiance'da mezarlıktaki vampir nerede? Acil yardım, yoksa ölüm. 2) Tarantraxus'un tam yeri nerede? Oradaki bitki labirentinden hiç sağ olarak çıkamadım. 3) Derginizde bir açamazmısınız?

FRP köşesi

Evrim the Great, İstanbul

MAC: Büyücü dediğin yazısından belli olur abi, sen büyülerini nasıl scroll'lara yazıyorsun, hadi yazıyorsundur da sonra nasıl okuyorsun? Hiç düşündün mü MAC benim 3 ve 4 nolu sorularıma niye cevap vermemiş diye. Okuyamadım da ondan! 1) Mezarlıkta çeşitli yerlere dağılmış 4 kulenin içindeki 4 simyageri öldürmelisin. Bunlar Undead'leri yaratmaktadırlar. Bu çoğalmayı engellemelisin. Bunu başarırsan mezarlığın en kuzeydoğu ucunda bir merdiven bulacaksın. Bundan inince vampirin sığınağını göreceksin. Tabi vampiri öldürmek o kadar kolay değil, önce lanetli kurtlarını öldürmek daha akıllıca. Eğer şu Phlan göklerine veda etmek istemiyorsan vampire yaklaşma, onu Bow'larla hallet. 2) Önce şuna karar ver, sen gerçekten o labirente girmek istiyor musun? Bence girme, çünkü orası Tarantraxus'un sığınağı. Yok illa gireceğim diyorsan yakında sana bir haritayla yardımcı olmaya çalışırım. (Yakında dedimse o kadar da yakında değil) 3) Ben elimden geldiği kadar FRP'cilere de yardımcı olmaya çalışıyorum ama Özellikle yeni FRP manyağımız Fırat'ın da aramıza katılmasıyla dergide ayrı bir köşe olarak olmasa bile daha fazla FRP açıklaması bulacaksınız. — | ZEBAHIN KÖRÜ Sevgili MAC, Sana Mersin'den yazıyorum, anlayacağın hemşeriyiz. Hatta ben senin küçüklüğünü bilirim. RE-TAB günlerinde The Hobbit oynadığın zamanları da hatırlıyorum. Her neyse sana bazı sorularım var, umarım yanıtlarsın. 1) Das Boot'ta periskopla kumanda odası arasında bir kopukluk var galiba, ben denizaltıyı çevirene kadar düşmanlar uçup gidiyor. 2) Myth'te ortasında garip kesilmiş taş olan odada ne yapmalıyım? Bir sonraki odada da hiç bir şey yapamıyorum. 3) Corruption'da avukatın odasına nasıl girebilirim? Ömer ÇUHACI, Mersin MAC: Retab mı, Hobbit mi? Gençliğim, gençliğim nerde benim? Zaten her şey bizim evin karşısına RETAB diye bir bilgisayarcı açılmasıyla başlamıştı (Mustafa abi bak ben büyüdüm, hala disklere kola döküyorum ama olsun, yine de büyüdüm). Yani Ömer ne gerek vardı bu saatte hatıralarımı depreştirmeye. Bayramda Mersin'deyim seni Moby Dick'te bekliyorum, intikamım acı olacak! 1) Aslında kopukluk sende be abi, eğer denizaltıyı periskobun baktığı yöne döndürmek istersen Alt ve F tuşlarına basman yeterli. Sana bir diğer kıyak, Alt ve |'ya basarsan karşındaki hedefin ne tür bir gemi olduğunu görebilirsin. 2) Bulacağın aynayı tam bu taşın üzerindeki yarığa yerleştirirsen ışığı yansıtırsın, böylece bir sonraki odayı da aydınlatmış olursun. Buraya girdin, ama tekrar çıkabiliyor musun? Eğer çıkabiliyorsan (sen yaparsın, Mersin'lisin) bana da haber ver. 3) Klasik hırsız numaralarından birini kullanman gerekiyor, yani kilidin arasına kredi kartını sokacaksın Bu 'ayki soru muhabbeti bu kadar, yalnız değinmeden geçemeyeceğim birkaç mektup var. Mesela Yaşar Yılmaz gayet güzel bir şekilde köşemizin gidişatından duyduğu memnunsuzluğu dile getirmiş. Yaşar'a göre muhabbet azaltılarak daha fazla adventure'a yer verilebilirmiş Evet bu mümkün, ama abi bu Nazi sorgulaması veya tarih sözlüsü değil ki! Yani siz sırayla soru soracaksınız, bende uslu uslu cevap vereceğim Nedense bu fikir hiç hoşuma gitmedi. Zaten etrafına (meaning diğer dergilere veya bizim eski adventure köşelerine) bir bak, bu tür köşeler insanın ruhunu sıkar, beni daraltır. Bu MAC ADVENTURE, bence mühim olan adventure yardımı kadar iyi bir diyalog sağlayabilmek, yoksa bu ayın ipuçları diye bir başlık atıp 5 sayfa açıklama vermek kolay. Hatta inan bana öyle bir köşeyi yazmak daha bile kolay olabilir. Sonuç olarak eleştirini okudum, belki de haklısın, ama ben katılmıyorum. Herkesi memnun etmek mümkün değil, ama diğer okuyuculardan gelen ilgi ve destek bana doğru yolda olduğum hissini veriyor (yanılıyorsam söyleyin). Eğer senin özellikle takıldığın ve muhabbete karışmadan cevaplanmasını istediğin soruların olursa onu ayrı bir yerde hallederiz. Bu arada büyük ilgi gösterdiğin 'Sizin Gönderdikleriniz' köşesinde yayınlananları seçenin ben olduğumu da belirteyim Yok bir şeyler demeye çalışmıyorum, — aklında bulunsun diye söyledim. Bir diğer eleştiri ise Gürhan Küçük'ten gelmiş. Gürhan köşeyi ve dergiyi beğendiğini ama Metal'e gösterdiğim ilgiden rahatsız olduğunu söylemiş. Belki sen de haklısın Gürhan (Bırakın beni, kendimi savunacağım) ama köşe ve dergide benim yazdığım diğer yerler sonuç olarak beni yansıtıyor. Bende Metalci olduğuma göre ister istemez bazen o alanlara kayıyorum. Yani neysem onu yazıyorum abi. Pek çoğunuz beni hiç görmediniz ama en az en iyi arkadaşım kadar tanıyorsunuz Eğer oturup ciddi, uslu, düzgün yazılar yazsam yalan ve yapmacık olurdu. Bir de okuyucuların olumlu tepkisi var tabii, yani anket sonuçları ve gelen mektuplar okuyucularımızın çoğunun da metalci olduğunu gösteriyor. Alan memnun, yazan maksimum. Kalkıp gezmeye falan da çıkmayın, nasıl olsa polisler yolunuzu keser. Kalkıp Ortaköy'e falan da gitmeyin, orası çok soğuk, ben gittim hastalıktan geberiyorum. Kalkıp bayram ziyaretine falan da gitmeyin, nasıl olsa enflasyon yüzünden harçlıklarda iş kalmadı. Kalkıp maça falan da gitmeyin, nasıl olsa Fener yenilip duruyor. Kalkıp aşık falan da olmayın, nasıl olsa sonu hep acıyla bitiyor. Kalkıp ev falan da aramayın, nasıl olsa kiralar oyuyor. Kalkıp isyan etmeye falan da çalışmayın, nasıl olsa beyninizi eziyorlar. Kalkıp barış falan diye de bağırmayın, nasıl olsa yine kendi bildiklerini yapıyorlar. Kalkıp kaçmaya falan da çalışmayın, nasıl olsa yorulan sonunda siz oluyorsunuz. Kalkıp intihar falan da etmeyin, nasıl olsa siz ölünce onlar kurtuluyor. Siz ne yapın en iyisi biliyor musunuz, alın bir kalem, doldurun kanınızla, bana mektup yazın. Nasıl olsa ben dağılmışım, Bitti. (-mi acaba) MURAT ADANÇ Maşuklar Yokuşu 2/2

80690 Beşiktaş, İstanbul memnun. İstesem de pas geçemeyeceğim bir (yani 22) mektupta Osman Kazdal'dan geliyor. Evet tam 22 tane. Kısacası dağıldım. Zarf açma fobisi başladı bende. Bir de sadistliğine mektuplardan birine Elvira kodları ücreti koyman alçaklıktı bence. Nedense açtığım 21. zarfta bulabildim parayı ancak ve manevi tazminat olarak el koydum. Kodların yolda. Sorularını cevaplayacaktım ama mektubu kaybettim (yalana bak), hatta 22'sini birden kaybettim. Kimsin bilemiyorum ama diskette mektup gönderen okuyucum, abi bu disket software veriyor, mektup falan okunmuyor. Beni delirtmeye mi çalışıyorsunuz siz ya! Gıcığına — virüslü — disket — mi yolluyorsunuz? Kulağımı kesip 47 zarfa koyup size postalamazsam. Kola döktüğüm disketleri kafanıza atmazsam. Görürsünüz siz!. Vizeler geliyor, ona göre kendinize dikkat edin. Oturup fantezi falan kurmayın nasıl olsa birileri fantezilerinizin içine eder. Oturup ders falan da çalışmayın, nasıl olsa sınavlarda her türlü oyuluyoruz. Oturup oyun falan da oynamayın, nasıl olsa hep son disketler hata veriyor. Oturup eski günleri anmaya falan da kalkmayın, nasıl olsa o zaman da mutsuzdunuz. Oturup televizyon falan da seyretmeyin, nasıl olsa hep aynı şeyleri gösteriyorlar. Oturup müzik de — dinlemeyin, Metallica'nın yeni albümü optimist olacakmış. Oturup nefes falan da almayın, nasıl olsa hava kirliliği

BY THE LAST BREATH OF FOURTH WİNDS BLOW
BETTER RAISE YOUR EARS
THE SOUND OF HOOVES KNOCK AT YOUR DOOR
LOCK UP YOUR WIFE AND CHİLDREN NOW
TIME TO WİELD THE BLADE
FOR NOW YOU HAVE GOT SOME COMPANY
TKü HORSEMEN ARE NEARER
ON THE LEATHER STEEDS THEY RİDE
THEY HAVE COME TO TAKE YOUR LIFE
ON THROUGH THE DEAD OF NİGHT
WITH THE FOUR HORSEMEN RİDE
OR CHOOSE YOUR FATE AND DIE
YOU HAVE BEEN DYING SİNCE THE DAY YOU WE-
RE BORN
YOU KNOW IT HAS ALL BEEN PLANNED
THE GUARTET OF DELİVERENCE RIDES
A SİNNER ONCE A SİNNER TWİCE
NO NEED FOR CONFESSİON NOW
CAUSE NOW YOU HAVE GOT THE FİGHT OF
YOUR
THE HORSEMEN ARE NEARER
ON THE LEATHER STEEDS THEY RİDE
THEY HAVE COME TO TAKE YOUR LIFE
ON THROUGH THE DEAD OF NİGHT
WİTH THE FOUR HORSEMEN RIDE
OR CHOOSE YOUR FATE AND DIE
TİME
HAS TAKEN IT'S TOLL ON YOU
THE LİNES THAT CRACK YOUR FACE
FAMİNE
YOUR BODY IT HAS TORN THROUGH
WiTHERED IN EVERY PLACE
PESTİLENCE
FOR WHAT YOU HAVE HAD TO ENDURE
AND WHAT YOU HAVE PUT OTHERS THROUGH
DEATH
DELİVERANCE FOR YOU FOR SURE
THERE IS NOTHİNG YOU CAN DO
SO GATHER ROUND YOUNG WARRİORS NOW
AND SADDLE UP YOUR STEEDS
SCORES WİTH DEMON SWORDS
NOW 1S THE DEATH DOERS OF WRONG
SWING THE JUDGEMENT HAMMER DOWN
SAFELY INSIDE ARMOR BLOOD GUÜTS AND
SWEAT
THE HORSEMAN ARE DRAWING NEARER
ON THE LEATHER STEEDS THEY RİDE
THEY HAVE COME TO TAKE YOUR LIFE
ON THROUGH THE DEAD OF NİGHT
WİTH THE FOUR HORSEMEN RIDE
OR CHOOSE YOUR FATE AND DIE

Hepinize merhabalar diyerek bu ayki yazımıza giriyoruz. Bu ay yanıtlayacak bir iki mektubum olmasına sevindim. Lafı fazla uzatmadan hemen konumuza girelim. Mektup #1: Sayın Bahadır Akcan Size resmi hitap ettiğim için özür dilerim ama hakkınızda bilgi edinmek için son sayfayı aramak istemedim. Benim size sormak istediğim şeyler şunlar : 1 - Yazınızın ikinci bölümünde klavyeyi (belki de not defterini , printer ' i) özellikle çince , fransızca , almanca , ingilizce gibi dillere dönüştürebileceğimizi söylediniz. Özellikle Türkçe ve fransızca klavyeyi nasıl kullanabileceğimizi açık açık yazabilir misiniz 2 2-Yazılarınızı daha anlaşılabilir şekilde yazabilir misiniz ? Örneğin yazınızın üçüncü bölümünde ED komutuyla bir menü hazırlayın diyorsunuz ama nasıl yapılacağınızı göstermiyorsunuz. Yardımlarınız için teşekkür ederim. Süha Koçhisarlıoğlu/ Ankara Not : Lütfen hangi tür müziği sevdiğinizi yazar mısınız ?

Öhöm, öncelikle bana resmi ya da samimi hitap etmenizin fark etmediğini ve her halükarda mektuplarınıza cevap vereceğimi belirtmek istiyorum. Bu arada sayfada hakkımda çıkan sözler tamamen provokasyondan ibaret olup asılsızdır. 1 - Yabancı dillerde klavye kullanmak oldukça basit bir yolla gerçekleştiriliyor. Burada bize yardımcı olan komut Workbench disketinizin System directory'sinde yer alan SET-MAP komutudur. SETMAP komutu kendisi izleyen parametreye göre klavyeyi değiştirir. Klavyeler Extras disketinde yer almaktadır. Şu örneğe bir göz atın: Setmap f Klavyeyi fransızca klavye haline getirir. Ancak accent'ların yerini bulmak için bilgisayarınla birlikte almış olman gereken AMIGA DOS kullanım kılavuzunun arkasındaki eklere bakman gerekiyor. Her klavyeye özgü işaretler değişik yerlerde yer aldıkları için bu iş biraz karışık oluyor. Türkçe klavyeye gelince işler karışıyor. AMIGA hazırlanırken Türkçe klavye orijinal olarak hazırlanmıyor ve bu Türkiye'de özel olarak yapılıyor. Bu yüzden size şu şekilde Türkçe klavye kullanılır diyemiyorum ama bu sistemi dergimizden alabilirsiniz. 2 - Ed komutunu bir önceki sayıda detaylı olarak açıklamış olduğum için tekrar yazmaya gerek görmemiştim, ama tekrarlıyorum: ED dosyaadı komutuyla dosyaadı yerine istediğiniz bir isim yazarak bir text oluşturabilir ve bu text'i TYPE ile ekrana basabilirsiniz. İlla de ED ile yapmak zorunda değilsiniz tabii, NOTEPAD, MEMACS veya CYGNUS ED ne güne duruyor? Şimdi sıkı durun: Rap, Acid, Jazz, Hip Hop, Pop, Rock, Hard Rock, Metal (Speed & Thrash only) ve hafif müzik. Yerli - yabancı fark etmez. Sanırım yeteri kadar olmuştur. Bu arada bir not: Bence müzik insanın karakterini ve yaşam biçimini değiştirmez. Onun için ben Metalciyim abi yeeee diye ortalıkta gezen sabit fikirli tiplerden hiç ama hiç hoşlanmıyorum. Adam ömründe acid dinlememiş ama F**K acid demeden bir dakikası geçmiyor. Pöh! MEKTUP #2: Ben 1.5 yıldır AMIGA kullanıyorum. Ben Crackerler hakkında geniş bilgi almak isteyen bir okurunuzum. Ayrıca size bazı sorular sormak istiyorum. 1 - Çeşitli dergilerin Assembler bölümlerinde hep Source ve Resource gibi kelimeler görüyorum. Bu kelimeler ne anlama geliyor? 2 - Bazı yabancı cracker'lar bazen tembellik edip oyunları trainer yapmadan kırıyorlar. Acaba siz bu oyunları trainer yaparak dağıtsanız nasıl olur? Hem kullanıcıların beğenisini de kazanırsınız. 3 - Elinizde bulunan oyun-, utility ve data disklerini nasıl temin edebilirim? İlginiz için teşekkür eder, iyi çalışmalar dilerim. BURAK Yanıtlar 1-Source, assembler dilinde yazılmış olan programın listing'ine verilen addır. Resource ise compile edilmiş bir programın tekrar source haline getirilmesine denir. 2-??1! Bence bunu yaparsak kullanıcıların beğenisini değil nefretini kazanırız, çünkü para verip de oyun alan bir kullanıcı o oyundan parasını son kuruşuna kadar hak ettirmesini ister. Trainer bir oyunu 10-12 dakikada bitirerek ne zevk alınabilir? Lemmings ya da Powermonger'i trainer oynandığını düşünemiyorum bile. Zaten Türkiye'de orijinal oyun satılmadığı ya da Avrupa'dan daha geç geldiği için Avrupalı meslektaşlarımız bizden önce davranarak bu oyunları kırıyorlar. 3-Dergiye yazarak her türlü program ve yan birimi temin edebilirsiniz. Evet şimdi de bu ayki konularımız.. Geçen ay açıklamasını bitirdiğimiz ME-MACS'tan sonra sırada ilginç bir program var: Fonted. Extras disketimizde yer alan bu kullanışlı program bize kendi fontlarımızı yapmamızı sağlıyor. Eh az laf çok iş diyerek programımızın açıklamasına geçiyoruz. Programı yüklediğinizde karşınıza fontları çizdiğimiz çizim penceresi ve bunun sağında ayarlamaları yaptığımız bölüm bulunan bir ekran gelecektir. Kare şeklinde olan bölüm çizim penceresidir. Alttaki Grid ve Lo-res seçeneklerine mouse ile click ederek aktif / pasif hale getirebilirsiniz. Grid seçeneğini açarsanız daha rahat olarak çalışabilirsiniz. Zoom seçeneği adından da anlaşıldığı gibi çizim alanını büyütmeye yarıyor. Scroll ile zoom ettiğiniz zaman çizim penceresi ekrana sığmıyorsa de hareket edebiliriz. Bunun sağında yer alan seçenekler ise şöyle: Lo: Karakter setimizde en küçük değere sahip karakterin numarası. Hi: karakter setimizde en büyük değere sahip karakterin numarası. X size: karakterin X yönünde genişliği. Y size: karakterin Y yönünde genişliği. Menüler ise oldukça basit oldukları için açıklamaya gerek görmüyorum. Bir sorunla karşılaşırsanız bana yazabilirsiniz. Bu arada güzel bir font yaptığınıza inanıyor ve bunu herkesin görmesini arzu ediyorsanız bunu save edin ve bana gönderin. Aynı olay sadece font değil, grafik, müzik ve code için de geçerlidir. Extras disketimizdeki bir yararlı program da Palette. Ekran renklerini değiştirmemize imkan sağlıyor. Key Toy ise o anki klavye ve fonta göre hangi tuşa basıldığında ne çıkacağını gösteren yararlı bir program. Evet bu ayki yazımız da burada sona eriyor. Gelecek ay CYGNUSED'i açıklamayı düşünüyorum. Ama sizin daha iyi bir fikriniz varsa bana yazın. (Not: İlginç fikir sahibi herkese birer utility-disk)

Block halinde kullılan IF - THEN - ELSE grubunun avantajı şudur : Tek satır yerine bir çok satıra yayılabilirler. Örnek mi istersiniz 2

10 IF A$ - "SHİT MEDAL"
THEN
20 YEAH"
30 ELSE
40 PRINT" DA YA WANNA TO
TRYAGAIN ? "
50 END IF

Evet sizi duyar gibi oluyorum. Haydaa, bu END IF de nerden çıktı diyorsunuz. Oldukça basit. END IF, IF ile başlatılan bloğu (10. satır) sona erdirir. Yani program şart doğru ya da yanlış olsun, belirtilen komutu yerine getirdikten sonra END IF komutuna atlar. Tabii bir kaç Block halinde IF - THEN - ELSE - ENDIF komutunu da kullanabilirsiniz. Örnek #2: INPUT a,b THEN PRINT"aveb- ii" ELSE PRINT."as1,be>1" END IF ELSE IF a >0 THEN IF b>0 THEN PRINT" Both a and b>0" PRINT "a > 0" ELSE PRINT"a<- 0" END IF Şimdi bu örneğimizi satır satır açıklayalım. Satır # 1: A ve B değişkenlerine INPUT komutu yardımıyla kullanıcının değer atamasını bekliyor-

TUZ. Satır #2: A değişkeninin 1'e eşit olup olmadığı kontrol ediliyor. Satır # 3: B değişkeninin 1'e eşit olup olmadığı kontrol ediliyor. Satır # 4: Eğer her iki değişken de 1 ise a=1, b=1 mesajı basılıyor ve satır atlanıyor. Satır # 5: Else komutu ikinci koşulun başlangıcını belirtiyor. sajı basılıyor. Satır # 7: Eğer a 1 değilse o zaman a değişkeninin pozitif olup olmadığı kontrol ediliyor.

Satır # 8 : Eğer a pozitifse b de-

değişkeninin pozitif olup olmadığı

kontrol ediliyor. Satır # 9: Sadece a pozitifse mesaj veriliyor. Satır # 10: Son koşul. Satır # 11: Eğer ne 1 ne de pozitifse a zaman a negatif mesajı verilerek programcık sona eriyor. Bu program parçasında iki IF-THEN-ELSE-ENDIF bloğu var. Birincisi 2. satır ve 7-11 arası satırlarda, ikincisi 3-6 arası satırlarda yer alıyor. Umarım size bu komutu anlatmakta başarılı olmuşumdur. Şimdi yeni komutlarımız: BEEP Basitlik bakımından birinciliği kimseye kaptırmayan komuttur. Tek yaptığı bip sesi çıkartıp ekranı flash etmektir. Bu komutu alarm mekanizması olarak kullanabilirsiniz. Grafik komutları

Grafik komutları oldukça çeşitli ve biraz karışık ama inanıyorum ki pratik yaparak zamanla alışacaksınız. CIRCLE komutu Circle komutu daire ya da elips çizmeye yarar ve bir çok parametre gerektirir. Komutun kullanımı şu şekildedir: Circle X,y,r,r2,r3,r4,r5 Buradaki parametrelerin kullanımı şu şekildedir: X: Dairenin merkezinin X koordinatı Y: Dairenin merkezinin Y koordinatı r: Dairenin çapı r2: Hangi renkle çizim yapılacağı. Daha önceden tanımlamış olduğumuz bir renk numarasına göre çizim yapılır. r3 ve r4: Bu parametreler dairenin kaçta kaçının çizileceğini belirler ama bunu anlamak için trigonometrik daire olayını matematik dersinde görmüş olmanız gerekiyor. (Bu vesile ile matematik hocama teşekkür ederim.) Neyse, trigonometrik dairede radyan cinsinden açılarla sinus-kosinus-tanjant bulmasını biliyoruz. Açıları da radyan cinsinden yazabiliyoruz. Örneğin pi/2 doksan derece, pi 180 derece vs. Burada r3 ve r4 radyan cinsinden verilmesi gereken parametreler. Birincisi dairenin başlangıç açısını gösteren (merkeze göre) radyan, ikincisi de bitiş parametredir r5: Elips ile daire arasındaki seçimi buradan yapıyoruz. Bu seçenek bize x/y oranları arasındaki farkı belirlememizi sağlıyor. Bu olay çok karışık, iyisi mi siz vereceğim örneklere bakın. Bu arada şunu da söylemek istiyorum: x,y ve r dışındaki parametreler isteğe göre verilmeyebilir. Circle 150, 100, 70 150, 100 koordinatlarını merkez alan 70 pixel çapında bir daire çizer. Circle 150, 100, 70, 2

Yukarıdaki ile aynı işlevi görür ama 2 nolu renkle çizim yapar. Circle 150, 100, 70, 3, 2*(0), 2*3.14 3 nolu rengi kullanarak sadece üst yarısı gözüken bir daire çizer. Circle 150, 100, 70, 1, 0 Alt yarısı gözüken bir daire çizer. Circle 150, 100, 70, 1, 3.14/2, 3*3.14/2 Sol yarısı gözüken bir daire çizer. Circle 200, 100, 60, 1, -3.14/2, 3.14/2 Sağ yarısı gözüken bir daire çizer. İşinize yarayabilecek bazı açılar

-3.14,

45 : pi/4 90 : pi/2 120 : pi/3 135 : 3pi/4 180 : pi 225 : 5pi/4 270 : 3pi/2 315 : 7pi/8 CLS Cls komutu ekranı siler. COLOR Color komutu yazı ve arka plan renklerini belirlemekte kullanılır. Şu şekilde bir syntax'ı vardır: Color yazırengi, arkaplanrengi Bu iki parametre yerine renk numaralarını kullanacaksınız. Orijinal AMIGADOS ekranında dört renk vardır. (0-3) Ama siz kendiniz ayrı ve daha fazla renkli bir ekran açabilirsiniz. LINE Line komutuyla kolaylıkla çizgiler, kare ve dikdörtgenler çizebilir, bunların içlerini doldurabilirsiniz. Line komutunun kullanımı şu şekildedir: LINE x, y, x2, y2, r, b(f) Parametreler şu şekilde verilir: x: Çizgi (ya da dörtgenin) ilk ucunun x koordinatı ya da dörtgenin sol üst köşesinin x koordinatı. y: Çizgi ilk ucunun ya da dörtgenin sol üst köşesinin y koordinatı. x2: Çizginin ikinci ucunun ya da dörtgenin sağ alt köşesinin x koordinatı. y2: Çizginin ikinci ucunun ya da dörtgenin sağ alt köşesinin y koordinatı. r: Renk. b: Eğer çizgi çizmek isterseniz, b yerine hiçbir şey yazmazsınız. B yazarsanız bir dörtgen çizilir. Bf yazarsanız Dörtgen çizilir ve içi doldurulur. PAINT Paint komutu belli bir bölgeyi verilen renkle doldurmaya yarar. Oldukça kolay ve kullanışlı olan bir komuttur. Kullanımı şu şekildedir: Paint x, y, a, b Parametreler: x: Doldurulacak alanın x koordinatı y: Doldurulacak alanın y koordinatı a: Kullanılan renk b: Çerçeve rengi PALETTE Ekranın renklerini tanımlamaya yarar. En fazla 32 renk tanımlayabilirsiniz. Zaten AMIGA'nız en fazla 32 renk kullanabilmektedir. Tabii half-brite adı verilen extra bir mod mevcuttur ve 64 renk kullanmaya imkan vermektedir, ayrıca 4096 renklik HAM (Hold and Modify) modu da mevcuttur ama bu modların makine dilinde kullanılması tavsiye olunur. Palette ile renkleri tanımlamak için renklerin nasıl oluştuğunu bilmemiz gerekiyor. AMIGA'da en fazla 4096 (Wow!) ayrı renk kullanabilirsiniz. Bu da üç rengin (kırmızı, mavi, yeşil) kombinasyonlarından meydana gelmiştir. Her renk için 16 ayrı ton mevcuttur ve böylece 16 * 16 * 16 = 4096 olarak bir sürü renge sahip olma imkanımız doğuyor ama bu AMIGABASIC'te ne yazık ki yapılamıyor. Birinci neden HAM modunun aşırı hafıza kullanması, ikincisi de BASIC'in böyle bir iş için çok yavaş kalmasıdır. Palette komutu şu şekilde kullanılır: Palette renkno, kırmızı, yeşil, mavi renk no: Tanımlanacak rengin numarası. Ayrı ekran açmamışsanız 0 - 3 arasında olmalıdır. kırmızı: Kırmızı rengin yoğunluğu. 0 - 1 arası bir ondalık sayı olmalıdır. Yeşil: Yeşil rengin yoğunluğu. Mavi: Mavi rengin yoğunluğu. Şimdi de size kolaylık olsun diye bazı renklerin kodlarını veriyorum: BEYAZ: 1 1 1 SARI: 1 1 0

VİOLET :1:0.13 0/93 ATEŞ KIRMIZISI : 0.93 0.20 O

KİRAZ KIRMIZISI: 1.00 0.60 0.67 TURUNCU: 0.8 0 0.93 PORTAKALRENGİ: 1.00 0.73

YEŞİL: 0.33 0.87 0 GRİ: 0.73 0.73 0.73

KAHVERENGİ: 0.8 0.6

0.53 MAVİ: 0.47 0.87 1 SİYAH: 0 0 0

Evet, bu ayki yazı da burada sona ererken hepinize mutlu bir ay dilerim. Hoşçakalın. Her türlü sorunuzu bana yazabilirsiniz. BAHADIR AKCAN Maşuklar Yokuşu 2/2 Beşiktaş/İstanbul oyuncunuzun özelliklerini belirlemenize yardımcı olur. | Bu özellikler şunlardır: & — Forehand, Volley f, Volley b, Smash, Service, Condition. Eh herkes az çok tenis bildiğine göre bu seçenekleri | açıklamaya gerek yok. Bu seçeneklerin yanında yazan rakamlar oyuncunun o alandaki yeteneğini belirler. | Joystick ile bu değerleri arttırıp azaltmanız mümkün. © Pts seçeneği kaç puanınızın kaldığını gösterir.

ülkemizde fazla tutulmayan bir olay. Sadece elit kesime hitap etmesi nedeniyle oynamakta zorluk çektiğiniz bu sporu şimdi AMIGA'nızda oynayabilir, Steffi Graf ya da Boris Becker'le yarışabilirsiniz. Great Courts II her şeyiyle mükemmel bir program. Bence bugüne kadar çıkmış en iyi tenis programı. Blue Byte yazılım firması tarafından programlanıp UBI SOFT tarafından pazarlanmış. Oyunumuzu yüklediğinizde karşınıza altı seçenekli bir menü ve en altta Load-Save-Exit seçenekleri çıkar. Şimdi bu seçenekleri sırasıyla inceleyelim: 1 - Kort: Direk olarak maça girer. Practice yapmak için kullanılır. Oyunu ilk kez oynuyorsanız bu seçeneği kullanın. 2 - Bilgisayar: Oyunun en önemli ayarlamalarının yapıldığı bölümdür. Great Courts II'nin en iyi özelliklerinden biri de aynı anda dört oyuncu tarafından oynanabilmesidir, ama bunun için joystick adaptörü gerekiyor. Yukarıda üç adet saha tipinden birini (toprak, beton, vs.), aşağıdan ise maçın tipini belirliyorsunuz. Teke tek, ikiye tek ya da çiftler maçları yapabilirsiniz. En alttan da set sayısını (1-3) seçiyoruz.

TENNIS TOUR

TENNIS TOUR

PRO

Çiftler maçları korkunç zevkli ve heyecanlı geçiyor. İkinci ekranda oyuncularımızın özelliklerini seçiyoruz. Birinci oyuncudan başlayarak dört oyuncu için ayarladığımız seçenekler şunlar: Port 1-2-3-4: Oyuncunun hangi porttaki joystickle oynadığı. Computer: Oyuncuyu bilgisayarın yönetmesini sağlar. Junior: Kolay zorluk derecesi Average: Orta zorluk derecesi Character: Karakter seçeneği

Name yazan seçeneğe klik ederek oyuncunuzun adını değiştirebilir, Load ve Save seçenekleri ile karakterinizi

3 - Info: Bu bölümden oyuncularımızın yeteneklerini görüyoruz. Taateşi bırakın. Biraz alıştırma ile ustalaşabilirsiniz. Joystick kontrolleri ise şöyle:

bir yıldız olabilmeniz için detaylıca hazırlanmış bir yarışmalar bölümü de mevcut. Burada Avustralya Açık Tenis Ateş: Topa dümdüz vurmak için. turnuvasından tutun da Davis - Ateş + sağa: Sağa doğru vurmak kupasına kadar her şey var. - için.

Kort seçeneği ile maça geçe- Ateş 4 sola: Sola doğru vurmak bilir, takvim seçeneği ile de için. yapacağınız maçları belirleyebilirsiniz. Takvimin üst kısımlarına klik ederek ayları ileri ya da

Ateş 4 aşağı: Aşırtma vuruş için. Ateş 4 yukarı: pike çekmek için. lents başlığı altında oyuncunun belli Tabii bu kontroller ekranın altında bir alandaki yeteneği, Strikes ve Success başlıkları al; tında o alanda kaç deneme yapıp kaç başarılı sonuç dığı yazar. Rating ise yetinizi gösterir. Maç tıkça bu kabiliyetler artar. Örneğin Freehand'inizde 100 başarılı vuruş varsa rating'iniz yüzde onaltı olur. 4 - Blue byte: Oyunu yapanlar hakkında bilgi. 5 - Antreman: Burası oldukça ilginç bir bölüm. Bir makine size top atıyor, siz de topu karşılamaya çalışıyorsunuz. Burada biraz çalışırsanız maçlarda başarılı olursunuz. Ekranda makinenin hızı, topun hızı ve makinenin yerini ayarlamanız mümkün. 6 - Kupa: Oyunda dünya çapında bulunduğunuz varsayılarak landı. Ekranın üst tarafına geçtiğinizde kontroller tersine döner. Bu ekrandaki ses efektleri de oldukça iyi. Oyunda tenis kurallarına harfiyen uyulmuş. En ufak detayları geri alabilirsiniz. Turnuvalarda tek ya da çift kişi oynayabilirsiniz. Info seçeneği ile de kaç turnuvaya katılıp ne kadar başarılı olduğunuzu, ne kadar para kazandığınızı öğrene-

MASTER bilirsiniz. Ayrıca bulabilirsiniz.

maça geçtiğinizde — Great Courts şu anda piyasadaki rakibinizin en iyi oyunlardan biri, başından özellikleri ve rating'i veriliyor. Bu verilere dayanarak maçta vuruşlarınızı dikkatlice yapın. Maç ekranı ise oldukça güzel hazırlanmış. Servis atmak için (sıra sizdeyse tabii) Ateşe basarken çıkan daireyi servis atılacak bölgeye getirin ve kalkmadan saatlerce oturabilirsiniz. Almanızı şiddetle tavsiye ederim. BAHADIR AKCAN

GRAFİK — SES - MÜZİK

980

OYNANABİLİRLİK 99

GENEL “085

Selamlar, bu ayki

Bitmap denilen bir forma yazımıza köşemize gösterilen — ilgiye — köşe olduğumuzu belirterek başlıyorum. Bu arada ankette çıkan Seka ASSEMBLER arttırılsın diyen okurlarımıza da kocca bir teşekkür gönderiyorum. Bu ayki konumuzun temelini masterseka 1.70