64'ler sayı 38, sayfa 63

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 63

A,

Lanet olsun bahar geliyor, şimdi ha valar ısınacak, insanların hormonlar çalışmaya başlayacak, Ortaköy cennet olacak. Dedim ya, Lanet Olsun! Ruhunuz ne kadar bezgin olur. sa olsun ayaklarınız yürümek, göz leriniz bakmak isteyecek. İster istemez monitörün karşısındaki artık alt kısmınızınşeklini almış sandalyeden kalmaya yelteneceksiniz ve.... anında kaderin sillesiyle yerinize yapıştı rılacaksınız. O kadar vize, yazılı bir. de aramızdaki bazı zavallılar için ÖYS giderek yaklaşırken yerimizden kalkmak bizim neyimize? Vücüdünuz istediğini söylesin, bugünler. de beyniniz ne yazık ki Yapı Malze mesinden Sosyolojiye kadar bilumum gerekli işler için rezerve edilmiş durumda. Hadi üniversiteliler neyse, biz alıştık ama ÖSS darbe sinden yeni çıkıp acı sona doğru giden arkadaşlara iyi şanslar. Biraz olsun kalmış olsaydı size şevkat bile gösterebilirdim ama üzgünüm, maalesef sizin de yakında göreceğiniz gibi bu fırtınayı atlatınca karşınızda çok daha yüksek dalgalar ve daha derin çukurlar bulacaksınız. Bayram da geliyor zaten, ben bayramları hiç sevmem, biryerlere gitmeye kalksanız bakarsınız herkes sizden önce oraya varmış, biryerlere gitmezsenizde bu sefer herkes sizin eve doluşmuş. Komşunun veleti beyninizde 'EXAMINE TABLE ne demek abi' diye ötüp duruyor. Çocuğum git başımdan, sana ne! Sonra parçala zavallıyı karakollarda sürün. Bu fırsatla bana bayram tebriği gönderip bayram olduğunu hatırlatan herkese kin ve nefret kusuyorum.Yok bayramda küsler barışırmış, yok bayramda aile büyükleri ziyaret edilirmiş, yok bayramda eve gitmezsem mommy çok kızacakmış, deli etmeyin beni! Bu ayın oyunu herhalde kesinlikle DAS BOOT.Silent Service'den beri periskobum yosun bağlamıştı, bu oyun sayesinde tekrar denizin derinliklerinin müthiş huzurunu (destroyerleri saymazsanız) tatma imkanı buldum. Oyunun getirdiği yenilikler arasında ilk kez kullanılan denizaltı savaşları (İki denizaltı karşı karşıya), su üstü ve su altı mayınları ve de geliştirilmiş depth charge'lar. Biliyorsunuz depth charge'lar destroyerlerden denize atılan ve belirli derinlikte patlamak üzere hazırlanmış içi patlayıcı dolu varillerdir. Sanırım bir denizaltı kaptanının karşılaşabileceği en kötü şey su altında sıkışıp üstüne düşen depth charge'ların gümbürtüsünü dinlemektir. O andaki çaresizlik ve denizin taa dibindeki biricik geminizin bir metal tabut halini alması... Bırrr, bu sahneyi kabuslarımda sık sık yaşarım. Bir diğer iyi taraf ise seçilen senaryo, yani denizaltı savaşlarının büyük bir bölümü Atlantik'te geçti. Beni asıl ilgilendiren bölüm Silent Service'de konu alınan Pasifik'teki Amerikan-Japon savaşı değilde U-Boat'lar ve konvoylar arasındaki amansız çekişme. Oyunda tam olarak bunu konu alıyor zaten. Oyunu yapan Three Sıxty firması bu alana yeni yeni adım atıyor. Son iki oyunları Blue Max ve Das Boot benim en çok ilgi duyduğum iki konuyu anlatan simulasyonlar ama nedense oyunları oynadıktan sonra bir eksiklik hissettim. Blue Max'te bu sanırım oyunda bir aşama olmamasından kaynaklanıyor. Yani oyunda görevi seçiyorsunuz, başarıyorsunuz veya paramparça oluyorsunuz, o kadar. Fighter Bomber daki gibi seçilemeyen görevler veya savaşın çeşitli bölümleriyle ilgili seçenekler sanırım oyunu bir adım öteye götürürdü. Buna kısaca atmosfer eksikliği de diyebilirsiniz. Das Boot'ta ise görevler biraz az olmuş. Oyunu oynamayı iyice kaptıktan sonra birkaç gün içinde bütün görevleri halledebiliyorsunuz. O zaman da size oturup periskopunuzu parlatmak düşüyor. Yani Three- Sıxty konu ve grafik olarak iyi bir firma ama MıicroProse gibi devlerle başa çıkabilmek istiyorlarsa oyunlarının sunuluş (presentatıon) biçimi konusunda biraz çalışmaları gerek. Yoksa bütün çabaları boşa gidecek gibi görünüyor. Her neyse Das Boot romanını okudunuz mu bilmiyorum ama oyundaki bazı görevlerle kitap arasında bir paralellik var. Bu arada bu kitabıda denizaltı savaşlarına (özellikle Nazilerin U-boat'larına) ilgi duyan herkese kesinlikle tavsiye ederim. Eğer

Das Boot sizi durdurmaya yetmezse Silent Service İl'nin İBM'de çıktığınıda müjdeleyeyim bari. Grafikleri bir görseniz Allahınız şaşar, destroyerler o kadar güzel ki insan vurmaya kıyamıyor. Artık hepiniz herhalde Magnetic Scrolls'un Magnetic denen yeni adventure sitemini duymuşsunuzdur. Hernekadar Wonderland daha ülkemize ulaşamamış olsa bile size iyi bir haberim var. Firma şimdiye kadar çıkan diğer oyunlarını da of Thieves, Corruption, Fish) bu sisteme uyarlayarak tekrar piyasaya sürecekmiş. Zaten favorilerimden biri olan Corruption böylesine güçlü bir sistemin yardımıyla tapılacak bir oyun haline gelir herhalde. Bu oyunlar hakkında yeni haberler için Mac Adventure'ı izlemeye devam edin, ama olur ya eğer bunlardan birini benden önce ele geçirmeyi başarırsanız mutlaka beni arayın. Nerden çıktı şimdi demeyin (sanki aklımdan çıkıyormuş gibi) Metallıca'nın yeni albümü baharın sonlarına doğru çıkacakmış. En azından Lars abimiz öyle diyor. Lars abimiz bir de çok garip bir açıklamada bulunarak yeni albümdeki daha optımistik olcağını da söylemiş. Eğer Metallıca'da iyimserliği seçerse biz kime ağlıyalım abi? Hayatından memnun olanlar Poison dinlesinler, ben Metallıca'dan Fade to Black gibi insanın ruhunu dağıtan şarkılar istiyorum! Bir adet mutlu haber: Escape from Colditz'in tam çalışanını buldum. Eğer sizde bu oyundan kitlenmesi yüzünden zevk alamıyorsanız başında SKID ROW ıntrosu olanı arayın. geçen ay oldukça fazla (sanırım çok çok fazla) oynadığım oyunlardan biri Coldıtz. Hatta bir ara harita çalışmalarına bile başlamıştım. Zaten oyunda bir yerlere gelebilmek istiyorsanız harita çizmek şart. Hatta firma olayı abartarak yapay zekaya sahip nazi devriyeleri bile hazırlamış. Bunlar sadece belirli zamanlarda belirli yerlerde dolaşıyorlar.

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.