ANİMASYON VE VİDEO TERMİNOLOJİSİ

Merhaba! Geçenlerde gittiğim bir video kayıt stüdyosunda konuşulanları anlamakta biraz zorlandım. Nedeni de burada çalışanların bilmediğimiz bir sürü yabancı kelime kullanmalarıydı. Kısa süren bir araştırmadan sonra tüm bu terimleri öğrenmeyi başardım. Sizin de ileride karşılaştığınızda bunları araştırmakla zaman kaybetmenizi önlemek için bütün terimleri aşağıda kısaca açıkladım. Bu terimler en amatör olandan, en profesyonel stüdyoya kadar her video ya da animasyon gereken yerde kullanılmakta. Animasyon ve Desktop Video yazı dizimizde de aşağıda tanıtılan terimleri bir hayli sık kullanacağız.

İki kaynak video kullanılarak film birleştirme işlemine A/B EDITING denilmekte. Genelde iki video'nun sinyalinde oluşabilecek kayıpları engellemek ve geçişlerin iyi yapılabilmesi için bir video mikser/editörü kullanmakta fayda var.

ADO (Ampex Digital Opticals); televizyonda naklen yayınlarda kullanılmak üzere hazırlanan ve üretilen video işletim cihazlarından biridir. İçinde gelişmiş ve çok hızlı bilgisayar birimleri bulunan cihaz sayesinde ekranda resim rotasyonu, hareket ettirme, mozaik ve büyültüp küçültme gibi bazı görsel efektler kolaylıkla ve hızlı bir şekilde yapılabilmekte.

Bilgisayar grafikleri video kaydında kullanıldığı zaman eğri çizgilerde oluşan kırılmalara ALIASING adı verilir. Bu kırılma, piksellerin ekrandaki boyutuna oranla azalır ya da çoğalır.

ANTI ALIASING; bilgisayar grafiklerinde eğri çizgilerde oluşan kırılmaları kaldırmak için kullanılan bir yönteme verilen isimdir. Bu yöntemde kırılmayı yaratan pikselin yanına bir piksel daha konur. Konan ikinci pikselin rengi zemine ve kırılmayı yaratan pikselin rengine bağlıdır. Beyaz bir zeminde siyah çizgilerde oluşabilecek kırılmayı azaltmak için her pikselin yanına açık gri renkte piksel koymak gereklidir. Bazı çizim programlarında bu iş otomatik olarak gerçekleştirilir.

* Bit mapping: Bir resmi piksellerle yaratma ve tanımlama.

* Cel: Yapılmış olan bir animasyonun karelerinin her birini tanımlamakta kullanılır.

CHARACTER GENERATOR (CG); video kayıt ortamlarında başlık hazırlamak (Video-titling) için kullanılan birimdir. Amiga'da bu iş için özel olarak hazırlanmış programlar mevcuttur. Bu tür programların karakter fazlalığı, tüm CG birimlerinde olanlardan fazladır. Piyasada bulunan CG birimleri 2-3 değişik karakter setine sahipken, Amiga bize sonsuz sayıda karakter setiyle büyük bir hizmet sağlamakta.

Composite (birleşik) video sinyalinin renk bilgisini taşıyan kısmına CHROMA adı verilir.

CHROMA KEYING veya BLUE-BOX adıyla daha çok bilinen yöntem de, bir obje ya da canlıyı normalden farklı bir zemin üzerine hatasız oturtmak için kullanılır. Obje ya da canlı ilk önce mavi ya da yeşil bir zemin üzerinde filme alınır. Daha sonra resimde mavi ya da yeşil olan böl-

Cem GENCER geler kaldırılır ve sadece obje/canlı görüntüsü elde edilir. En son olarak da değişik yöntemlerle film başka bir film üzerine monte edilir. Bu sayede obje ya da canlının filmi, son verilen arka zemin üzerinde çekilmiş gibi gösterilir. Bu teknik bütün dünyada çok sık olarak kullanılmakta. Video sinyalinde renk, parlaklık ve senkronizasyon bir hat aracılığıyla aktarılır. Amerika'da çıkartılan bu standarda COMPOSITE (birleşik) VİDEO SİNYALİ standardı adı verilmiş. Kamera, video ya da benzeri kaynak cihazlarından gelen Analog video sinyalini bilgisayarınızın anlayabileceği bir dile dönüştüren birimlere DIGITIZER adı verilir. Bu şekilde bir video görüntüsü bilgisayara aktarmak ve burada renk ya da resim ile oynamak mümkün.

Bir kaynak video sinyali birden fazla alıcı cihaza gidecekse bu sinyalde kayıplar oluşur. Bu kayıplar, görüntüyü kötü yönde etkileyeceğinden bunu ortadan kaldırmak gerekir. Fakat video sinyalinde hem ses, hem de görüntü bilgisi taşındığından bunlar ayrıştırılarak güçlendirilmeli ve daha sonra da tekrar birleştirilmelidirler. Bu işi de Distribution Amplifier (dağıtım kuvvetlendiricisi) adı verilen birim yapar. Bu cihaz sayesinde video sinyali hem düzeltilir, hem de güçlendirilir. Video kopyalamalarda bu cihaz kullanılırsa, kasedin 4. ve 5. kopyası da kaliteli görüntü verecektir.

Yan yana iki farklı renkte pikselin göz üzerindeki etkisi ayrı ayrı durdukları zamankine göre değişecektir. Bu sayede resimde var olmayan renkler de yaratılarak çok az renkle güzel resimler de hazırlanılabilir. Bilgisayarcılar arasında bu yönteme DITHERING denilir; ressamlar ve çizerler ise TRAM KULLANMA terimini kullanırlar.

Bilgisayar ekranında animasyonların daha akıcı gözükmesi için kullanılan yöntemlerden biri de, DOUBLE BUFFERING'dir. Hafızada iki ekran açılır. İlk ekran gösterilirken ikinci ekranda tüm gerekli eklemeler ve değiştirmeler yapılarak ikinci ekrana geçilir. Aynı anda da birinci ekrana eklemeler yapılacak ve hemen ardından da ilk ekran tekrar gösterilecektir. Bu sayede animasyondaki tüm çizim ve silme işlemleri gözükmeyen ekranda yapılacak ve sonuç görünür ekranda gözükecektir.

ENCODER ya da MODULATOR, bilgisayarınızın RGB sinyallerini alarak bunlardan composite video sinyali yaratan cihaza verilen isimdir. Monitör yerine televizyon kullanmak istediğinizde ya da ekrandaki görüntüyü videoya kaydetmek istiyorsanız, modulator kullanmanız gereklidir.

EXTRA HALF-BRITE, Amiga'nın 64 renk kullanımına izin veren çizim modu. Burada ilk 32 renkle son 32 renk temelde aynıdır. Fakat ikinci gruptaki renkler ilk gruptakilerin yarı parlaklıkta olanlarıdır. Bu yüzden bu modda çizim yaparken ilk gruptan olan bir rengi değiştirirseniz ikinci gruptaki karşılığı da değişecektir.

EXTRUSION, iki boyutlu bir resimden 3 boyutlu obje çıkarmak için kullanılan metoddur. Resmin köşeleri arkaya ya da öne doğru çekilerek yan ve arka yüzler yaratılır; bu sayede de objeye derinlik kazandırılır.

Videolarda ve bazı kameralarda silme ve kayıt işlemini birlikte yapan manyetik okuma/yazma kafasına FLYING ERASE HEAD denir.

Komple bir video resmine FRAME adı verilmekte. NTSC sistemde, bu resimdeki 525 satır saniyenin 1/30'luk süresinde oluşturulmakta.

Girişe verilen video sinyalinden Sync sinyalini kesip yerine bilgisayarın Sync sinyalini koyan cihaza GENLOCK adı verilir. Bu sayede girişteki video sinyali ile bilgisayarın video sinyali birleştirilerek bilgisayar resminin video görüntüsü üzerine ya da altına eklenmesi sağlanır. Filmler için başlık hazırlamada kullanılmaktadır.

GOURAUD SHADING; Henri Gouraud tarafından hazırlanan bir algoritmaya verilen addır. Bu algoritma sayesinde bir objeyi oluşturan yüzeylerin yansıttığı ışık güçleri ortalanarak poligonların arasındaki kenar çizgilerinin görüntüde yuvarlaklaştırılması sağlanmıştır.

HAM modu, Amiga'nın 4096 rengi aynı anda görüntülenmesini sağlayan grafik modudur.

HIDDEN-LINE REMOVAL ve HIDDEN-SURFACE REMOVAL işlemleri, kamera pozisyonuna göre objenin görünmeyen çizgi ve yüzeylerinin hesaplamalardan çıkarılmasıdır.

HIERARCHICAL MOTION animasyonlarda kullanılan bir yöntemdir. Objeler isimlendirilerek ana obje (1. derece), alt objeler (2. derece) ve daha alt objeler (3, 4, 5.

ve 6. dereceler) arasındaki bağlar tanımlanır. Animasyon yapılacağı zaman sırf ana obje hareket ettirildiğinde, bu objenin tüm alt objeleri de aynı yön ve miktarda hareket edeceklerdir. Bu sayede birçok objeden oluşan büyük ve karışık objeleri hazırlamak ve bunları hareket ettirmek kolaylaşır. Bu yöntemde kullanılabilecek en basit örnek, insan vücududur. Gövde ana obje olarak tanımlanır. Daha sonra kollar, ayaklar ve kafa objeleri hazırlanınca bunlar 2. derece alt obje olarak belirtilir. Eller, ayaklar, kafadaki organlar 3. derece; parmaklar da 4. derece alt obje olacaktır. Bütün bu alt objeler artık ana obje olan gövdeye bağlıdır. Herhangi bir alt objeye verilen hareket, ana objeye bağlı olmadan gerçekleştirilir. Fakat bir objeye başka objeler bağlıysa (alt objeleri varsa), bunlar da hareket edecektir.

IFF (INTERCHANGE FILE FORMAT), Amiga'da grafik ve ses bilgi dosyalarının değişik programlar tarafından kullanılmasını sağlayan bir standarttır. Resimde IFF/ILBM (Interleaved Bitmap), ses bilgilerinde ise IFF/SMUS kullanılır.

IN-BETWEENING ya da TWEENING, bir animasyon ya da çizgi filmde hareketi tamamlayan ve ana frame’ler arasında kalan karelere verilen isimdir. Fantavision gibi bazı programlar bu işi otomatik olarak gerçekleştirebilmekte.

Tarama ışınının hızının yarılanması ile satır sayısının iki katına çıkarılmasına INTERLACING denmekte.

KEY FRAME, bir animasyon ya da çizgi filmde referans olarak kullanılan karelerdir. Bu kareler sayesinde animasyonun sonucunu anlamak mümkündür.

Video stüdyolarında resimde bir 'delik' açmaya yarayan siyah-beyaz sinyale KEY SIGNAL adı verilir. Açılan bu deliğe karakter jeneratörü kullanılarak yazı yazmak ya da başka bir video sinyali girmek mümkündür.

Bir video sinyalini başka bir video sinyali üzerine bindiren birime KEYER adı verilir. Bu birim Genlock'ların içinde mevcuttur.

3 boyutlu ray-trace programlarında objenin görünmesini sağlamak için görüntüye ışık kaynakları (LIGHT SOURCE) eklemek gereklidir. Program, bu kaynakların şiddet ve rengine göre obje üzerindeki ışık kırılmalarını ve yansımalarını hesaplayacaktır.

Composite video sinyalinde parlaklık değerlerini taşıyan sinyale LUMINANCE denmekte. Herhangi bir animasyon programı ile yaratılan sahnede kamera, çok büyük hızla hareket ettirilirse, objeler üzerinde bir görüntü bozulması oluşacaktır. Bu bozulmaya MOTION BLURRING adı verilir. NTSC (National Television Standards Committee), başlıca Amerika ve Japonya'da kullanılan video sistemidir.

OVERSCAN, Amiga'nın çözünürlüğünü, kenar boşlukları kalkacak şekilde artıran grafik modudur. Şimdiye kadar en yüksek Overscan çözünürlüğü Deluxe-Paint 3.25 ile elde edilmiş durumda. Overscan açıldığında normal bir Lo-res ekran 384*290 piksellik çözünürlüğe ulaşmakta.

Mouse ya da grafik tablet kullanılarak videoda kullanılabilecek grafikler hazırlamaya yarayan cihaza PAINT BOX denmekte. Bu cihazı almak yerine Amiga'da herhangi bir çizim programını da kullanabilirsiniz.

PAL, çoğu Avrupa ve dünya ülkelerinde yaygın olarak kullanılan görüntü standardıdır.

PHONG SHADING, Phong Bui-Tuong'un bulduğu bir raytrace formülüdür. Bunun sayesinde objeye çarpan ışıklar ve ortamda bulunan ışıkların yansımaları hesaplanarak objenin köşeli görüntüsü minimum'a indirilir. Böylece ray-tracing yöntemi ile yuvarlak objeleri hesaplattırmanız da mümkündür.

PIXEL, bilgisayar ekranında görüntü sağlamaya yarayan ve değişik renklerde ışık yayabilen her noktacığa verilen isimdir.

RAY TRACING, belli formüllerle bir resim hesaplamaya verilen genel isimdir. Bu formüller ışık, obje yansımaları, yüzey materyali gibi konuları da kapsadığından ray-trace yöntemi kullanılarak yaratılan görüntü, gerçek hayattaki görüntüye çok yakındır. Bu yöntemin tek kötü yanı, sahnedeki ışık kaynaklarından çıkan her ışının teker teker hesaplanmasıdır. Bu da çok uzun bir zaman alabilmekte (3-48 saat).

Animasyonların hiçbir aksaklık olmadan gösterilmesine REAL-TIME PLAY-BACK denmektedir.

Sahnedeki objelerin her obje yüzeyinde oluşacak görüntü yansımalarının gerçekçi olarak hesaplanmasına ve yüzeyin herhangi bir maddeyle kaplı olduğunu belirtmek için kullanılan hesaplara genel olarak REFLECTANCE MAPPING adı verilmekte.

Ekrandaki dikey ve yatay çözünürlüğü (piksel adedini) belirtmek için RESOLUTION terimi kullanılmaktadır.

Bilgisayar ekranında, istenen renkleri oluşturmak için kullanılan üç temel renk vardır. Bunlar istenilen oranlarda karıştırılarak 4096 renkten birini elde etmeniz gayet kolay. Bu üç renk kırmızı (R), yeşil (G) ve mavidir (B). Bir rengi oluşturan temel renk oranları bilgisayara R-G-B sırasıyla girilir. Bu yüzden de bu üç rengin kısaca adları RGB olarak yerleşmiştir.

Video ve bilgisayarda görüntü sinyalinin tam olarak senkronizasyonunu sağlamak için kullanılan standarda RS-170A kodu verilmiştir. Bu standart sayesinde görüntü sinyali kaynakları arasında fazladan birime gerek olmadan alışveriş yapmak mümkün.

Video stüdyolarında filmi kare kare hareket ettirmek ve bunun üzerinde değişiklikler yapmak için VCR cihazına bir bağlantı yuvasıyla bağlanan bir cihaza gereksinim vardır. Bu işi SINGLE FRAME ANIMATION CONTROLLER adı verilen cihaz yapmakta. Belli zaman süreçlerindeki görüntüleri hafızasına alarak bunları silmeniz, değiştirmeniz ya da yerine başka kareler kaydetmeniz mümkün.

Video kaynaklarından çıkan sinyalin sadece renk bilgisini ayarlamaya yarayan kontrole SUBCARRIER PHASE denir ve ayar 0 ile 360 derece arasında yapılabilmektedir.

Video kaynak ve almaçlarını birbirleriyle senkronize edebilmek ve bu sayede genlock'un temel işlevini yapmayı sağlayan birime SYNC GENERATOR adı verilir.

Video sinyalinde resim ve satır başlangıçlarını belirleyen sinyallere SYNC SIGNAL (senkronizasyon sinyali) adı verilir. Ekran tarama ışını, bu sinyale göre ekranı taramaktadır.

Video kayıt cihazlarında belli noktaları işaretlemeye yarayan sinyale TIME CODE (zaman kodu) adı verilmiştir. Bu kod sayesinde filmin istediğiniz bir karesine çok kısa sürede ulaşmanız mümkün. Eski cihazlarda bu sinyaller boş bir ses kanalına ses olarak kaydedilirdi. Bu sisteme SMPTE TIME CODE denmekte. Fakat teknoloji geliştikçe yeni cihazlar ve yeni yöntemler yaratıldı. VITC TIME CODE (Vertical Interval Time Code) artık bütün dünyada kullanılan standart bir sistem haline gelmiştir. Bu yöntemde markalama sinyalleri görüntünün üzerine kaydedilir.

Bilgisayarda hızlı ve akıcı bir animasyon yapmak için kullanılan yöntemlerden biri de, VEKTÖR GRAFİKLER'dir. Bu yöntemde objeler temel noktaları kullanılarak üç boyutlu olarak görüntülenir. Tabii ekranda gözüken gerçek üç boyut değildir. Noktaların koordinatları bazı formüllerden geçirilerek üç boyutun iki boyuta yansıması bulunur ve bu yeni koordinatlar kullanılır. Vektör grafiklerde yüzeyler ve ışık hesaplanmadığı için sadece temsili bir resim elde edilir. Vektör grafikler de iki gruba ayrılır. Bunlardan ilki herkesin görmüş olduğu TEL VEKTÖR GRAFİKLERİ'dir (Wire-frame vector graphics). Burada sadece kenarlar ve noktalar çizilecektir. Yüzeylerin arkasında kalan çizgiler de gözükecektir. İkinci tip vektör grafikleri ise YÜZEY KAPLAMALI VEKTÖR GRAFİKLERİ'dir (solid vector graphics). Buralarda yüzeylerin derinlik değerleri göz önüne alınarak bir sıralama yapılır. Bakış noktasına göre en uzakta kalan yüzeyden en yakın yüzeye kadar sırayla tüm yüzeyler, önceden belirlenen renklerle boyanır.

Avrupa'da bir sürü korsan grubu, demolarında her iki tür vektör grafikli animasyonlar kullanmaktadırlar. Bunlarda, normal animasyon programlarına göre bir fark vardır. Animasyon karelerinin tüm hareketleri daha önceden hesaplanarak kaydedilir. Daha sonra ufak bir gösterici programla yapılan animasyon kullanılır.

Animasyonlarda objeyi oluşturan noktalara da isim verilmekte: POINT ya da VERTEX (çoğulu vertices) olarak tanımlanan noktaların arasındaki çizgilere de EDGE denmekte.

Bazı animasyonlarda bir objenin parçalanarak başka bir objeye dönüştüğünü görmüşsünüzdür. Bu işleme METAMORPHOSE veya METAMORPH adı verilmekte.

Bazı animasyon programlarında daha kolay ölçü alabilmek için ekran kare kare bölünür. Bunlara GRID denmektedir. OBSERVER terimi ise bazen kamerayı tanımlamakta kullanılmakta. Bir kareyi görüntülemek için kullanılan süre PAL sistemlerde 1/50 sn, NTSC'de ise 1/60 saniyedir. Bu süreye JIFFY adı verilmekte.

Belli görüntü karelerinin devamlı olarak ardarda gösterilmesine LOOP (döngü) modu adı verilmektedir.

Bilgisayarlarda yaratılan animasyonlar, disketlere kaydedilirken animasyonun her karesi teker teker kaydedilecektir. Fakat bu çok fazla yer tutacağından, genelde DELTA COMPRESSING adı verilen yöntem kullanılır ve animasyonun disketteki uzunluğu bir hayli düşürülür. Bunun için resimler sırayla birbiriyle EXOR işleminden geçirilerek fark resimleri (DELTA DATA) elde edilir. Daha sonra da bu fark resimleri sıkıştırılarak kaydedilir. Animasyon oynatıldığında, her kare tekrar EXOR'lanarak eski haline getirilir ve gösterilir.

Animasyon hazırlarken çok obje kullanılıyorsa, istenmeyen bir karmaşa ortaya çıkacak ve bu da animasyonu etkileyecektir. Bu karmaşayı önlemek için yaratılan objelere ve bunların parçaları olan altobjelere isim vermek mümkün. Bu sayede hangi objenin hangisine bağlı olduğu da tanımlanabilir. Bu yönteme HIERARCHY denmekte.

Profesyonel video stüdyolarında renk değerlerinin açısal ve elektriksel olarak görülmesini sağlayan cihaza VECTORSCOPE adı verilir.

Video kayıt cihazlarına, stüdyolarda kısaca VTR (Video Tape Recorder) veya VCR (Video Cassette Recorder) adı verilmekte. Üstünde kayıt için kaset bulunduran el kameralarına ise CAMCORDER adı verilir. Bunların çoğunda kaydı izlemek için de bir siyah-beyaz ufak bir ekran vardır.

Video kayıt ortamlarında çoğu zaman elde olmadan görüntü netliği bozulabilir. Bu iyi kullanıldığında bazen gayet güzel efektler yaratmak mümkün. Fakat animasyonlarda görüntü gayet net olmaktadır. Görüntüyü video filmlerine benzetmek için kullanılan tekniğe MOTION BLUR denmekte.

OSCILLOSCOPE (Osiloskop) adı verilen cihaz sayesinde bütün elektriksel akımlar görüntüye çevrilir. Bu cihazlar daha çok profesyonel stüdyolarla elektronikçilerde bulunur. Stüdyolarda kullanılan modeller kolaylıkla video sinyal parçalarını (chroma, luminance, Sync sinyalleri) gösterebilecek şekilde modife edilmiş ve WAVEFORM MONITOR adı verilmiştir.

Video cihazlarında kasede kaydedilen sinyaller sabit değildir. Daha iyi kayıt ve okuma sağlamak için bu sinyalleri sabitlemek gerekmekte. Bu işlemi de TIME BASE CORRECTOR (kısaca TBC) adı verilen cihazlar yapmakta.

Video efekt cihazlarında geçen bazı efektlere de kısa adlar verilmiştir. Bunlardan en basitlerini aşağıda kısaca belirtmekte fayda görüyorum.

Sabit bir görüntüyü küçültüp hareketli bir video sinyal üzerine bindirildiği tekniğe PIP (Picture-in-picture) denmekte. Ekranda 3*3'lük bir matris şeklinde 9 kare resmi görüntülemek için NINE PICTURE STROBE adı verilen yöntem kullanılır. Sabit bir görüntünün parça parça kaybolarak aynı anda ekranda başka bir görüntünün oluşturulmasına DIGITAL DISSOLVE denmekte. Ekranın iki yarıya bölünerek bir kısımda sabit görüntü gösterilirken diğer tarafta da hareketli film gösterilmesine SPLIT SCREEN denmekte.