The Dark of

SSI'nin Champions of Krynn ve Death Knights of Krynn'dan oluşan Dragon Lance serisi büyük bir finalle sona eriyor: The Dark Queen of Krynn. Eğer SSI FRP'leri konusunda ancak "amatör" derecesini hak ediyorsanız bu oyundan uzak durmanız sizin sağlığınız, ailenizin de huzuru açısından iyi olur. Dark Queen su altı bölümleri (araştırma ve savaş) olan ilk FRP'lerden biri, bu yeni bölümler haliyle yepyeni düşmanlar getiriyor. Amfibik Dragonlar, su yılanları, öldürücü yosunlar kıymetli HP'lerinizi alıp götürmek için hazırlanan yeni canavarlardan sadece birkaçı. Tabii bu arada SSI sizi de düşünmüş, Dark Queen'de karakterleriniz 40. level'a kadar çıkabiliyor. Ben bunu hayal etmeyi bile zor buluyorum, 40. level bir mage'in kurtulmak oldukça zor olsa gerek.

Tanklar olur, sağa sola ateş ederler diyorsanız bu oyuna bakmayın bile. Campaign sadece tanklar ve tank savaşları stratejileri hakkında geniş bir bilgiye sahip insanların zevk alabileceği bir oyun ve II. Dünya Savaşı'nın sonlarına doğru (Normandiya'dan sonra) olan kara muharebelerinin bütün sorumluluğunu sizin omuzlarınıza yıkıyor. En önemli özelliği savaşın tümünü, evet hem de tümünü sizin yönetmenize izin veriyor. Alman mı, müttefik mi olduğunuza karar verdikten sonra bir general olarak ordunuzun genel hareketlerine karar veriyorsunuz, sonra bir bölük komutanı olarak sizin sorumluluğunuzdaki bölgenin güvenliğiyle ilgileniyorsunuz, ve en sonunda baktınız işler kızışıyor tankınıza atlayıp düşmanın üstüne yürüyorsunuz. Bu son kısım size pek yabancı gelmeyecek çünkü burada Conqueror'un (ben yazmıştım, hatırladınız mı?) geliştirilmiş bir hali kullanılmış. Campaign'de gerek strateji bölümleri (detaylı haritalar) gerekse simulasyon bölümleri (hızlı vektörler) uzun bir çalışmanın ürünü. Bütün bunlara uzun zamandır Amiga'da gördüğümüz en kaliteli intro bölümünü ekleyin sonra oturup bekleyin. (Sonunda ben de şair oldum.)

olur. Humans'ın programcılarına göre onların oyunu Lemmings'in bir taklidi değil, onun çok daha geliştirilmiş bir hali (sanırım bu da aynı kapıya çıkar ama neyse). Humans insanların evrimine Lemmings tipi gözlüklerle bakan bir oyun (tamam kabul ediyorum dağıttım). Amacınız mağara devrinde ele aldığınız insanlığı uzay çağına kadar getirebilmek. Her level'da insanlarınızın belirli bir yüzdesini kurtarmanız gerekiyor (yani Lemmings'deki gibi), ve level'lar ilerledikçe insanlarınız yeni şeyler icat ediyorlar ve bunları kullanabiliyorlar (yani Lemmings'de olmadığı gibi). Mesela tekerleğin icadından sonra bunu kullanarak daha hızlı gidebiliyorlar, ateşi bulunca yollarına çıkan ağaçları yakabiliyorlar (daha o zamandan başlamışlar), mızrağı icat edince düşmanlarıyla savaşabiliyorlar. En basit haliyle Lemmings'de olduğu gibi adamlarınızı ekranın bir ucundaki çıkışa götürebilmek ama Humans'ta grafikler yerine çizgi filmsi koca koca sprite'lar kullanılmış. Eğer Lemmings 2'yi bekleyemeyecekseniz Humans bir bakmaya değer ama Tetris'i geliştirmeye çalışanlara ne oldu unutmayın.

Bu kadar simülasyon çıkmaya devam ederse yakında bir hava trafik kontrolü bulmamız gerekecek. Körfez Savaşı ve Libya konu kaynağı olmaktan çıkınca bu günlerdeki moda II. Dünya Savaşı. Microprose'un B-17'sinin hemen ardından Electronic Arts'tan Heroes of the 357th geliyor. Benim anlayabildiğim kadarıyla bu 357th, Yankee'lerin 2. Dünya Savaşı sırasında çıkarlarını korusun diye Avrupa'ya gönderdiği bir grup 'kahraman' pilottan oluşan ve kendini bir anda Luftwaffe'nin önünde bulan bir filo. Sizin oyundaki amacınız, Luftwaffe'nin gökte adım attırmadığı günlerden uçak yapacak malzeme bulamadıkları zamana kadar kendinizi ve 357'yi canlı tutabilmek. İşin içinde Electronic Arts'ın parmağı olunca insan ister istemez standartların üstünde bir şeyler bekliyor. Görünüşe bakılırsa 357 bizi hayal kırıklığına uğratmayacak. Her şeyden önce grafikler zaten ilk bakışta insanı oyuna çekiyor. Electronic Arts modaya uyup bir kamera sistemi ve topografik haritalar eklemiş. Bunlara bir de görevlerin zenginliği eklenince 357 her Luftwaffe avcısının beklemesi gereken oyunlardan biri haline geliyor.

Tatatatam... Yeni bir dönem başlıyor! Commodore firması A-690'nın çok yakında piyasaya sürüleceğini açıkladı. Bilmeyenler için söylüyorum, A-690 Amiga 500'lere takılan ve CDTV Compact Disklerini kullanabilen bir drive. Bilmeyenler için CDTV'nin ne olduğunu söylemiyorum. (Bunu bilmeniz gerekiyor) Aslına bakarsanız A-690 şu anda bile son halini almış değil, hala üzerinde değişiklikler yapılıyor. Son haliyle A-690 sadece 1 Megabyte Chip hafızası olan Amiga'larla çalışabiliyor. Şimdi bakalım bu ne demek: eğer Amiga'nızın altındaki yuvaya bir 512K Extra hafıza taksanız bile bu chip hafıza sayılmaz. Amiga'nızın taktığınız parçayı chip hafıza olarak görmesi için devrelerde bazı değişiklikler yapmanız gerekir. Bu yine de o kadar zor ve pahalı bir iş değil ve A-690 için hayli hayli değecek bir çaba. Yapılması düşünülen bir değişiklikte A-690'a bir pass-through port eklemek. Şimdi bakalım bu ne demekmiş: A-500'ler sadece bir genişleme portuna sahip. Bu da aletin solunda bulunan kapağın altındaki port. Eğer bu port'a A-690'ı takarsanız bu sefer Hard Disk, Action Replay, Digitizer gibi aynı portları kullanan aletleri takacak yeriniz kalmaz. İşte bu pass-through port A-690'nın arkasına başka bir alet daha takmanıza izin veriyor. Tabii bunda bir dezavantaj var, 500'ünüze pass-through port'lu 3 alet taktığınızı düşünürseniz eminim yaklaşık 2 katına çıkacağını unutmamak gerek. Commodore firması A-690'nın fiyatını 300 sterlinin altında tutmaya çalışıyor. Yapılan ankete göre İngiltere'deki Amiga kullanıcılarının eğer fiyat bu seviyede olursa bir A-690 almayı düşünebileceklermiş söylüyorlar. Bildiğiniz (veya bilmeyip şimdi öğrendiğiniz) gibi bir Compact disk yaklaşık 500 MegaByte daha saklayabiliyor. Basit bir hesapla CD'deki oyunların normal tek disklik oyunlardan 500 kat daha kaliteli (daha iyi grafik, ses, daha fazla level) olması gerekiyor ama ne yazık ki ilk çıkan CD oyunları hiç de böyle değil. Bu oyunlar ya normal Amiga oyunlarının (mesela Lemmings) CD versionları ya da pek ahım şahım olmayan adventure'lar. Yine de eğer yakın bir zamanda programcılar CD'nin getirdiği extra kapasitenin sadece onda birini kullanmayı becerseler bile bu Amiga için yeni ufuklar demek.

2000'li yılların ana uyuşturucuları olacakmış. Yani en azından göre bundan 15-20 yıl sonra hükümetler bütün güçlerine rağmen uyuşturucu kaçakçılarıyla başa çıkamayacaklar ve "kötülerin korkulu rüyası" A.B.D.'den yardım isteyecekler. Amerika'lılar da her şeye burunlarını sokmayı sevdiklerinden ATAC'ı (Advanced Tactical Air Command) kuracaklar. ATAC F-22 kullanan usta pilotlar, gizli ajanlar ve bir odada oturup kimin ölüp kimin kalacağına karar veren komutanlardan oluşan elit bir ekip. Sizin göreviniz bu ekibin her derecesinde görev alıp uyuşturuculara karşı sürdürülen savaşı sona erdirmek. Bu pek kolay bir iş değil çünkü parası olan herkesin olduğu gibi uyuşturucu krallarının da hükümetler üzerinde büyük etkileri var. ATAC'ı alıştığımız Microprose oyunlarından ayıran en büyük özellik esnekliği. Yani bu uçağınıza atlayıp hedefinize uçtuğunuz simulasyonlardan biri değil. Korkmayın F-22'leri kullanarak yine uçabileceksiniz ama oyunda başarılı olmak için uyuşturucu savaşını stratejik ve politik yanlarıyla da uğraşmanız gerek. Hatta isterseniz bütün simulasyon bölümlerini kapatıp ATAC'ı bir strateji oyunu olarak bile oynayabilirsiniz. Ben genelde geleceğin uçaklarını veya hayali durumları konu alan simulasyonları pek sevmem ama Microprose damgasını taşıyan her şeyi en azından bir kere oynamaya hazırım.

Merhaba arkadaşlar...... Şimdi siz bu girişi okuyup da "Tüh be gene Omay'ın yazısı" diye düşünebilirsiniz. Yanıldınız,

: çünkü ne onun ne de bir başkasının bu sayfayla şimdilik bir alakaları yok, ama : bu demek değildir ki ilerde onlarla : uğraşılmayacak. Bu köşeye Yüce patronumuz Apo abi dahil herkes konuk olacak. Bu konuklar içinde siz de varsınız. Amacımız sohbet havasında size gerek dergide gerekse dış dünyada olan yeniliklerden ve kültürel olaylardan bahsetmek. Tabii bu arada siz de bize mektup yazacaksınız : bu mektuplarda size ilginç gelen konulardan bahsedeceksiniz. Biz her ay bu sayfalarda yayınlanan mektuplardan en iyisini seçeceğiz (Bu seçimde ilginç * esprili * güncel mektuplara kıyak geçmeye alışılacak), tabii bu seçim haybeye yapılmıyor, her ay mektup sayısına göre ilk birkaça ödülü verilecek (Bu ödül bizim o ayki mali durumumuza bağlı olarak seçilecek) ödüller o güncel (tabii dergilerden göndereceğiz). Minik çapta bilgisayar konulu, ödüllü (Di mi Apo Abi ?) yarışmalar da olacak. Ayrıca açıklanmayan bazı baba oyunlarla ilgili tadımlık açıklamalar burada yazılacak. Her ay gönderdiğiniz mektuplarda oyun dışında dergi içinde olan olaylar hakkında istediğinizi sorabilirsiniz. (Yani bize bilmemne oyununun bilmemneresindeki bilmemneyi nasıl geçeceğim diye soru soran mektuplar yazarsanız bunlar değerlendirmeye konulmayacak). Bize yazdığınız mektuplarda başınızdan geçen ilginç olayları (Özellikle komik) yazarsanız iyi olur. Ayrıca mektup yazarken ad ve adresinizi kağıda da yazın çünkü biz zarfları muhakkak kaybederiz (aslında mektupları da kaybederiz ama neyse...) , eğer adı yazılmayan bir mektup olursa ayın en iyi mektubu olsa bile değerlendirmeye alınmayacak. Bazen 3-5 soruluk minik anketlerimiz olacak.

"bize göre...), en ucuz zeka oyunu ve

: (tabii yine bize

“arasından seçilecek. Puanlar kaset, kitap, disket, poster gibi materyaller olacak.

“ solda bulabildiğimiz yazarlar tarafından

Yer sebebiyle mektupları yazmayacağız, yalnızca dereceye giren mektupları yayınlayacağız. Ayrıca artık sizlere gına getiren dizgi hatalarının dergide hiç olmamasına çalışıyoruz, bu operasyona kendi köşemizden başlayacağız (Daha başlamadık!) Siz 64'ler okuyucuları olarak senelerdir çeşitli sebeplerle dergimizde yer alan birçok köşeye mektuplar yazdınız, ama çoğunlukla yer darlığı sebebiyle bu mektupların büyük bir kısmı şu anda sağda solda sürünmekte, bu mektuplardan bazıları birtakım eleştiriler getirirken bir kısmı da çeşitli sorular sordular. Bizim "Kenar" adı altında açmış olduğumuz köşede bu yayınlanamamış mektuplara değineceğiz. Ayrıca kitap, müzik, film gibi kültür ve sanat ağırlıklı tanıtımlara yer vereceğiz. Bununla beraber o ayın ve geçen ayın güncel olaylarına bu konularda ann İlk haberimiz İstanbul Kültür ve Sanat Vakfının Kültür Bakanlığının katkılarıyla düzenlediği 4. Uluslararası Tiyatro Festivali 22 Mayıs günü başladı ve Hazirana dek sürecek. Festival boyunca dördü yabancı dokuzu yerli tiyatro toplulukları 13 oyun uğramanız gereken yerler şunlar; Atatürk Kültür Merkezi, Taksim Sahnesi, Harbiye Muhsin Ertuğrul Tiyatrosu, Yıldız Sarayı Tiyatrosu ve bu yıl ilk kez olmak üzere Boğaz vapurunda. Eğer öğrenciyseniz şenlik boyunca gösterileri %50 indirimli izleyebileceksiniz. Ayrıca İstanbul Şehir Tiyatrolarının düzenlediği GENÇLİK GÜNLERİ Mayıs ayının en etkili kültür olayları arasında idi. | Yine Haziran Ayı ile Temmuz ayı ULUSLARARASI İSTANBUL FESTİVALİ nedeniyle sanat dolu - Kültür etkinlikleriyle dolu günler yaşayacağız Mayıs ayında izlediğimiz sinema eserleri içinde de HOOK, PURE LUCK, THE LAST BOY SCOUT sevdiklerimiz arasında idiler. Siz de çevrenizde bu filmlere rastlarsanız mutlaka seyredin

Gelelim tanıtımlara bu ay iki kitap ve bir kasedimiz var. Bu kitaplardan birisi Stephen King'in Best-Seller'larından IT(O). Geçen yıl filme de aktarılan İT oldukça ilginç ve çarpıcı bir konuya sahip. Olaylar Amerika'nın Maine eyaletinin Derry kasabasında yaşayan 7 küçük çocuğun bir cinayetler zincirine tesadüfen karışmalarıyla başlıyor. Aslında normal cinayetler gibi gözüken bu olayların altında uzaydan gelen bir canavarın parmağı var. 7 küçük çocuk kendi yöntemleriyle onu yeniyorlar ama tekrar geri dönmesinden korktukları için birbirlerine bir söz veriyorlar ve yaratık 30 yıl sonra yine ortaya Gelelim diğer kitabımıza... Watchers (Nöbet), başka bir gerilim ustası Dean R. Koontz tarafından yazılmış ve yazarın en iyi kitaplarından biri. Bir genetik laboratuarda yapılan deneyler sonucu ortaya iki gelişmiş yaratık çıkar biri üstün zekalı, genetik şaheseri bir köpek ve diğeri savaş için yaratılmış ama deneylerde başarısız olunmuş bir yaratık... Bir gün bu iki yaratık laboratuardan kaçarlar, aralarında korkunç bir kovalamaca başlar. Derken köpek, yıllardır aradığı aşkı sonunda bulan Travis ve aşkı Nora'yla karşılaşır. Onlar da artık bu kovalamacanın bir parçası elimden kaptı...

olmuşlardır... Bu ay kaset tanıtımımızda Sepultura'nın son kaseti ARISE var. Aslında kaseti ben tanıtacaktım ama Sepultura'nın konser gazisi (konserde parasını çarptırmış) Ümit klavyeyi Sepultura bildiğiniz (yada bilmeniz gerektiği) gibi Brezilya'lı bir grup. Genelde Amerika ve İngiltere'nin elinde olan baba grup çıkartma tekelini bozmuştu. Önceki albümlerinden sonra böyle bir kasetin gelişi belli olmuştu. Metal Hammer "Trash öldü!" diye başlık atarken Sepultura Trash'i hayata döndürmeyi başarıyor. Arise kasetinde üstün bateri ve gitar ziyafeti var. Ben bu yazıyı yazarken Laneth'li bazı insanlar (Kerim ve Zarife) bana Sepultura'nın hala Türkiye'ye gelme ihtimali olduğunu söylüyorlar. Biletimi ayırtın, ben konser T-shirt'ümü giyip geliyorum.

Evet şimdi sıra mektuplarda: İzmir'den yazan Erol Bicioğlu adlı okuyucumuz, bize dergi yazarları hakkında bazı sorular sormuş, Murat özellikle Omay'ın ebatlarını merak etmiş. Evet Murat, biz dergi yazarları belki de senin düşündüğün kadar yaşlı ve ciddi insanlar değiliz, yaşlarımız 16-20 arasında değişiyor (Bizler 17'yiz), ciddilik konusuna gelince bizler otorite sayılmayız. Omay ise oldukça geniş ebatlara sahip bir insan. Öyle ki bizim üç kişi oturduğumuz koltuğa sığamıyor, diğer bir hobisi ise direktörün koltuklarını kırmak. Hep güler, kızdığı pek görülmez (Biz gördük(!!?), özellikle eşyaları saklandığı zaman çok kızıyor ve bizi üstümüze oturmakla tehdit ediyor haliyle biz bu riski göze alamıyoruz). Omay'ın anlatılabilecek belirgin özellikleri bunlar. Bandırma'dan yazan Çetin Şahan Akın ise dergi çıkarmanın zorluklarını soruyor. Tabii biz sadece derginin yükümlüyüz. Yayın kurulu toplantısında (Biz yayın kurulundayız!!?) Apo abi hepimizi topluyor ve herkese yazacağı oyunu veriyor. Oyunu oynuyor, bitiriyor, yazıyor ve (geç) getiriyoruz (Şahin Robocop hala yazmadın Apo abi seni gördüğü yerde oyacak), ondan sonrası dizgisi (Saddam'ın disketi bozması), resimleri, filmlerin alınması, montajı, kalıbının alınması, kağıdının temini, basılması ve ciltlenmesi Apo abinin omuzlarında, pek masraflı değil canım bir derginin çıkması 52.982.078 (* Masraflar!!?) liracığa patlıyor (üstü kalsın). Onun için dergi ilg bizim pek yükümüz olmuyor (Bi daa bööle şeyler sorupta moralimizi bozmayın, şurda unutmaya çalışıyoruz di mi ?). Biz yazımızı yazar teslim eder (Bu teslim işlemi genelde geç kalır, Apo abi kafayı yer, milleti haşlar) biz ense yapar ve ayın ikinci Cumartesi'sini bekleriz. (O gün para alırız da (PARRRAAA) Bu cumartesi'nin 13. Cuma'yla ilgisi yok yani Jason, Mason tanımayız biz). Geldik Tuluğ Ünlütürk'ün mektubuna arkadaşımız (Bizim arkadaşımız, yani bizim sadece bizim!!?) MAC'in tipini ve anlamını sormuş, Şimdi MAC'i normal kalıplarda anlatamıyoruz, biraz değişik Ama sen illede tipini görecem diyorsan zahmet edip buraya gelmen lazım. MAC'in anlamını çok az kişi biliyor (Biz : Biliyoruz Heheeehel!?), kendisi bunu bir eğlence haline getirip etrafındakileri meraktan kıvrandırmak için MAC'in anlamını açıklamıyor. Sabredin, azmedin belki bir gün sadistlikten vazgeçip kendiliğinden açıklar. bu sayılık bu kadar Yaşamamız için çoook mektuba ihtiyacımız var. Belki çok mektup gönderirseniz sayfa sayımız artabilir (Dimi apo abi) Gelecek ay görüşmek ümidiyle hoşçakalın. NOT: Mektuplarınıza adınız ve adresinizin yanı sıra hoşlandığınız müzik ve kitap türünü de yazarsanız ödül kazandığınızda, örneğin bir metalciye NSOTB (New Shits On...) kaseti gönderme gibi gereksiz hataları önlemiş oluruz. ÜMİT ÖNCEL & ORHAN CEVHER

MEKTUPLARINIZ İÇİN

Ne Dızzy ismini duyunca birden avallaştınız. Biliyorum Codemasters artık işin suyunu çıkartmaya başladı ama adamların hakkını yememek lazım. Baksanıza siz her ay en az iki oyun çıkaran başka kaç firma sayabilirsiniz. Ayrıca bana piyasadaki dizzylerin tam sayısını söyleyenin inanın elini öpeceğim. Neyse oyuna hemen geçelim. Bulunduğunuz ekrandan çıkmak için yerdeki çalıları kapının önüne bırakın kibritle bunları yakın ve kapıya sıçrayan ateşi söndürmek için suyu kullanın. Soldaki adam ile konuşun. Ama adamın size verdiği uçan halıyı almanıza hiç gerek yok, nedeni ise bir işinize yaramıyor. Solda bulunan kazmayı alın ve sağa doğru ilerleyin. Aslanın bulunduğu ekrandan bir ekran sağa ilerleyin ve aşağıda bulunan kayayı kazma ile kırın. Artık elinizdeki kazmayı bırakabilirsiniz. Çünkü bundan sonra sizin herhangi bir işinize yaramayacak. İçeri girip yukarıdaki altın kesesini alın. Sağ taraftaki kayığa binerek karşı tarafa geçin ve buradaki azrail kılıklı herife altın kesesini verin. (Kayığı kullanma parası) Size kayığın çok yavaş olduğunu ve bir motora sahip olsaydı çok iyi olacağını söylüyor. Neyse siz geri dönün ve aslanın oradan kafesi alın ve sağ taraftaki buluttan platform kutusunu alın. Tekrar karşı tarafa geçin. Farenin yanına kafesi bırakınız. Ne yazık ki fare kafese girmiyor. Yukarı çıkarken atlayamadığınız bir yerde takılacaksınız. Burada sarı platformu kullanınca otomatikman bir yol ortaya çıkıyor. Tekrar yukarı çıkın ve sağ tarafa atlayın. Bulutun üzerinde durmanız gerekiyor. Tekrar buradan sağa atlayın ve aşağıdaki altın arpı alın. Şimdi deminki yere bu sefer bir yukarıdan sola atlayın. Buradaki buluttan da sola atlayın. Bulutun üzerinde bulunan melek ile konuşunca size arpının kayıp olduğunu söylüyor. Neyseki bizde bir tane var. Arpı verince melek bize kutsal olduğunu iddia ettiği bir peynir veriyor. Bu peyniri farenin bulunduğu ekrandaki kafese bıraktığınızda fare kafese giriyor. Artık bir yukarıdaki şişeyi alın, kafes ile beraber kazmayı aldığınız ekrandaki canavarın yanına gidin. Sırası ile ilk önce şişeyi biraz sağına da kafesi bırakın. Böylece canavarın fareden korktuğunu öğrenmiş oluyoruz. Artık elinizdeki şişeyi de bırakabilirsiniz. Şimdi sol tarafta ve yukarıda bir motor göreceksiniz. Bu motoru kayığın sahibi olana verince adamın isteği gerçekleşmiş oluyor. Bunun karşılığı olarak adam bize tırpanını veriyor. Bu tırpanı arpı aldığımız yerdeki dikenleri kesmek için kullanınız. Şimdi yolumuz açıldı buradan en yukarıya kadar çıkın. Yol üzerindeki borazanı ve en yukarıdaki cımbızı alın. Şimdi ise aslanın bulunduğu ekrana geri dönün. Aslan ile konuşunca ayağına bir diken parçasının battığını ve çok acı verdiğini söylüyor. Elimizdeki cımbız ile aslanın ayağındaki dikeni çıkartıyor. Bu dikeni kalenin içinde bulunan Evil Dızzy'i öldürmek için kullanacağız. Bunu ise onun dikenin üzerine basmasını sağlayacağız. Bunu yaptığımızda İngiliz anahtarını alabiliyoruz. Bu İngiliz anahtarını en solda bulunan kalenin kapısını tamir için kullanın. Buradan girdiğimizde ağlayan bir prenses göreceğiz. Prensesi güldürmek için bize halı veren adama borazanı vererek ondan bir fıkra kitabı alın. Fıkra kitabını Prensese verince morali düzelecektir. Size verdiği bayrağı yukarıdaki bayrak direğinde kullanınca kale tekrar eski sahibine kavuşuyor. İlk önce kaleye kralın habercisi ve sonrada kral geliyor. Kral ile biraz konuşunca yaptıklarınızdan dolayı sizi kutluyor ve prens ilan ediyor. Sağ taraftaki anahtarı alın ve öbür kaledeki sevgilinizin yanına gidin. Eğer 20 adet kirazı topladıysanız sevgilinizi öpünce oyunun güzel bir son ekranı ile karşılaşıyorsunuz. Oyunumuz burada bitiyor ama oyunun Amiga Version'undan da bahsedelim. Ekranlar biraz daha değişik, kullanılan nesnelerin şekilleri ise değişik ama aynı görevi görüyorlar. Mesela ilk ekranda bulunan çalı çırpı yerine kuru yaprak var.

Ayrıca Amiga'dakinde oyunun başında bir demo bulunmaktadır. Bu demo oyunun oynama şekli ile ilgili biraz bilgi verecektir. Ayrıca Amiga'daki ekran düzeni ve karakterler mükemmel olmuş. Prince of Yolkfolk, her iki alet kullanıcıları için ideal bir oyun. ŞIVAN OKÇUOĞLU & GÖKHAN TARCAN

Bir ay kadar önce Can bana gelip Ball Games'i oynamamı tavsiye etmişti. Birkaç resmini görünce "Ya bu oyun sıkar abi" gibi bir yanılgıya kapılmış, sonra oynayınca bunun tamamen yanlış olduğunu görmüştüm. Bu olaydan sonra uzun bir süre bu oyunu oynamıştım. Bu yüzden SYSTEM 4'ü de ilk gördüğümde bayağı umutlandım. Biraz hayal kırıklığına uğradımsa da oyunu oldukça eğlenceli buldum. Oyunda yapmanız gereken karelerden oluşan çeşitli platformlardaki tüm karelerin üstünde zıplayarak bunları beyaza döndürmek. Tüm kareler beyaza dönünce bir sonraki platforma geçersiniz. Yönettiğiniz şey bir yay üstünde zıplayan şirin bir robot. Robotunuz.

görevi tamamlamaya çalışırken onu engellemeye çalışan bazı yaratıklar var. Bunlardan kırmızı olanlara çarpınca sadece enerjiniz gider. Mavi olan ise beyaz kareleri tekrar siyah yapar. Bu yüzden bu yaratığı çarpmak zorundasınız.

Oyun sırasında çıkan çeşitli objeler size birçok yönden yardımcı olur. Bunlardan "L" harfi size bir extra hayat verir. Bunu kesinlikle kaçırmayın. Pasta dilimi ve meyva

- tabağı (ağzınızı şapırdatmayın kardeşim, ayıp denen bir şey var) extra enerji verir. Yalnız bu ikisi sadece robotunuzun renginde ise alınabilir. Yani mavi robot mavi, yeşil robot yeşil olanları alabilir. Ara sıra garip bir obje çıkar. (Size ne olduğunu anlatmak çok uzun olur, görünce hemen anlarsınız) Bu size bir bölüm geçireceği için kaçırmayın. (istersiniz kaçırın, sorumlu sizsiniz). Ufak bir sorun var bu da bu objenin çok kısa süre görünmesi. Bunlardan başka para kutusu, demir para ve buna benzer objeler size puan verir. Bir bölümü bitirince arta kalan süreniz puan hanenize yazılır.

Unutmamanız gereken bir şey zamanınızla beraber enerjinizin de sürekli azaldığıdır. Bölümü geçince de enerjiniz tekrar ilk durumuna dönmez, olduğu sayıda kalır. İşte bu enerji veren objeleri toplamayı zorunlu kılıyor. Eğer bir yaratıkla çarpışacaksanız ve kaçışınız yoksa o yaratığın üzerinden atlama şansınız vardır. Bunun için yaratık önünüzdeyken onun bulunduğu yöne çekip ateşe basın. Böylece robotunuzu iki kare atlatırsınız ve zamanlamanız iyiyse yaratığın arkasına inersiniz. Bu hareketi hızlı ilerlemek için de kullanabilirsiniz fakat her kullanışınız size on enerji birimine patlar. Bu yüzden harekete başlamadan önce bunun size sağlayacağı yarar ve zararı iyi hesaplayın. Oyun birbirinden zor otuz iki bölümden oluşuyor. Oyunun trainer modu var ama buna kullanırsanız zamanınız da sonsuz olur. Bölüm geçince de oyun size zamanı bonus yazmaya başlar. Bundan sonra oyun sonsuza kadar bonus yazar. (Yani takılır) Ben bu yüzden otuz iki bölümü geçene kadar ecel

terleri döktüm. (Yalan, bölüm sayısını disketten öğrendim) Oyunda her enerji birimine ihtiyacınız olduğunu unutmayın. Oyun bir veya iki kişi ile oynanabiliyor. Ayrıca bir de iki oyuncunun birbirine karşı oynadıkları bir "dual" modu var. Bu modda bütün zaman bonusunu bölümü ilk bitiren alıyor. SYSTEM 4 birçok yönden Ball Games'i andırıyor. Onun kadar güzel olmasa bile hayli eğlenceli bir oyun. Özellikle iki kişiyle oynanınca çok zevkli oluyor. Oyunun bazı yerlerinde bayağı düşünmek gerekiyor yani Erdem gibiler bu oyundan uzak dursunlar. İyi eğlenceler. EVRİM ÖNAL

Bu uzaylıların dünyamızdan ne istediklerini hala anlamış değilim. Anlamadığım bir başka şey de bu yazıyı niye yazdığım? Oyunumuz çok eskiden çıkan Phoenix adlı bir Shoot 'em Up'ın ikinci versiyonu böyleyse birinci

versionu görmek istemem. Oyunda Phonix adlı kuşlar dünyamızı ele geçirmek için bir teşebbüste bulunuyorlar. Tehlikeyi sezen dünya konfederasyonu bize ellerindeki en gelişmiş uzay gemisini veriyorlar ve bu tehlikeyi önlememizi istiyorlar. Ancak bir süre sonra oyunda ilerledikçe bu uzay gemisinin silahları bize yetmiyor ve silahlarımızı daha da geliştiriyoruz. Düşmanlarımız bize gayet ilginç bir şekilde saldırıyorlar. Mesela üzerimize balıklama dalan uzay gemilerinden tutun, bize kafamıza yumurtalarını fırlatan kuşlara kadar birçok düşmanımız var. Bu düşmanlar ise zamanla daha da güçlenip bize zorluk çıkarıyorlar. Bunları alt etmek için bölüm sonu canavarını öldürdükten sonra bize bıraktığı extraları almamız lazım. Bu extralar bazen bir silah, bazen de fazladan bir hak güçleniyor. Bu geminin hareketi çok harika yapılmış. Ayrıca düşmanlarımızın ateşlerinden kurtulmak için bir güç kalkanımız var. Bu güç kalkanımızı Joystick'i geri çektiğimizde aktif hale getirebiliriz. Güç enerjisi bittiğinde yavaş bir.

güç kalkanını kullandığı sırada tekrar normal hale geliyorsanız Joystick'i ileri ne kadar ilerlerseniz ilerleyin sonuca ulaşamadan aynı yerde dönüp duruyorsunuz. Değişen tek şey düşmanlarınızın gücü ve silahlarınızın çeşitleri. Bence bu oyuna fazla takılmayın ama illa ben bu tür oyunlardan çok hoşlanan bir oyun sapığıyım diyorsanız arşivinize bir bakın eminim bu türlü oyunlardan yüzlercesini bulabilirsiniz.

ŞİVAN OKÇUOĞLU

Nihayet Haziran geldi.. Hemen hemen hepiniz okulların kapanmasını iple çekmişsinizdir sanırım. Tabii bir kısmınız bu sıralar kurtarma yazılıları ile cebelleşiyorsunuz. Daha büyükleriniz ise ÖYS sınavı için çoktan paniğe kapıldılar. Evet yaz tatilinin müjdesi olan bu ay binbir huzursuzlukla karşımızda. Bu ay yine köşemizde mektuplarımız var. Sizler her nedense mektuplarınızı azalttığınızdan neler ile uğraştığınızı buradan tahmin edemiyorum. Bu ay dedikodu da yok.. Her neyse hemen mektuplar: İlk mektubumuz İstanbul Gültepe'den ÖZGÜR KARASU'dan: 1) Kasette Creatures'ın orijinalini veya sorunsuzca çalışanını nereden bulabilirim ? > Creatures isimli oyunun diskette veya kasette orijinalini Beşiktaş Bilgisayar'dan temin edebilirsin. 2) Midnight Resistance'da bölüm geçmek ya da oyunu sonsuz hak yapmak için bir tiyo var mı ? > Ben bir tiyo biliyorum. Ama zannedersem bu ufak yazı Amiga için geçerli ama Amiga'da ben bunu beceremedim sen bir de 64'de dene. Oyunun skor ekranında klavyeden Easy When You Know How cümlesini girmen lazım... 3) The Hobbit'te amaç nedir ? Bu oyunu açıkladınız mı ?

>Bildiğin gibi bu oyun bir Adventure ve bu oyunu başımıza saran MAC. Tabii bu arada oyunun açıklanmadığını da belirtmeliyim. Siz Hobbit hayranları (çünkü sayınız bir hayli fazla) bence Mac'i biraz sıkıştırın da oyunun açıklamasını yapmaya mecbur kalsın. 4) Kasette Turrican II çıktı mı ? > Evet Turrican 2 diskette geldikten bir süre sonra kasette ara yüklemeli olarak güzel ve hit oyunların ara yüklemeli kasetleri mutlaka çıkıyor. Kaset kullanıcılarının disket oyunlarına hayran kalmaları yersiz artık. 5) Bana kasette ara yüklemeli bir kaç tane platform oyunu tavsiye edebilir misin ? > Son çıkanlardan Rolling Ronny ve Rodland bence kaçırılmayacak iki platform oyunu, 6) Heroes of The Lance'de çıkan şifre nedir ? > Bu güzel FRP oyununda çıkan şifreler takdir edersin ki her seferinde değişiyor. Bu yüzden yardımcı olmam imkansız. 7) Sence 64'deki en iyi Shoot-em Up'lar hangileri ? > 64'de en iyi shoot-em up ve Katakis'dir. Bunlardan başka Phobia, Zynaps ve Dragon isimli oyunlar varki bunlarda en çok sevdiğim shoot-em up'lar. Bir de unutmadan Silk Worm 1. 8) Creatures 2'nin çıkacağı doğru mu ?

> Evet doğru. Hatta bende oyunun demosu bile var. Sırada yepyeni bir okuyucumuz İstanbul Küçükyalı'dan NACİ ALTAN var. 1) Commodore 64'ü alalı bir ay oluyor. Derginizin şimdilik iki sayısını alabildim. Almaya da devam edeceğim. Basic ile ilgili her şeyi bilmek istiyorum. Derginizdeki bilgilerin yanında bana tavsiye edebileceğin en iyi kılavuz kitap hangisidir ? >Commodore 64 Türkiye'ye ilk geldiğinde ve hızla yaygınlaşmaya başladığında bir çok kitap Teleteknik tarafından getirildi. Tabii ki bu kitapların hepsi İngilizce. Lafım yalnızca sana değil. Sen Basic ile ilgilendiğinden piyasada bulunan Türkçe Peek & Poke ve Programcının El Kitabını alarak Basic ve Commodore 64 hakkında çok derin bilgilerle karşılaşabilirsin. Ama kaymak bulmakta güçlük çeken bir çok 64 kullanıcısı beş, altı yıl önce getirilen, özellikle grafik, müzik, makine dili ve 1541 hakkında çok güzel bilgiler veren bu kitapları arayıp bulmaları lazım. 2) Bilgisayarın grafik ve efekt kabiliyetini en iyi yansıtan oyunlar hangileri ? (teyp kullanıcısıyım) (Last Ninja hariç) >Bu konu tartışılır Ama işte benim görüşlerim. Mükemmel bir hız ve scroll, programcılık harikası Turrican. Ve her zaman bana bir Arcade makinasında oyun oynuyormuşum hissi veren Super Scramble Simulator. 3) Disk Driver mutlaka gerekli bir alet mi ? Oyun disketi fiyatları ne kadar ? > Kaset bildiğin gibi problemli bir yan birim. Yani kafa ayarı ve uzun yükleyişleri gerçekten iki büyük problem. Bunun yanında en önemlisi bazı file'lara (program parçaları) hemen ulaşamaması en büyük dert. Disk Driver'da böyle bir sorun yok. Kaldı ki iyi bir programcı olman için driver alman şart. Eğer yalnızca oyunlar ile ilgileniyorsan bile bir çok oyuna anında sorunsuzca sahip olman mümkün. Fiyatlar ise kasete çekim fiyatları ile aynı. Yalnızca ekstradan bir disket parası ödeyeceksin o da ortalama 4000 veya 5000 Lira bir şey. Bir disketin bazen birden fazla oyun alabildiğini de unutma. 4) Teybimde sürekli kafa ayarı yapmak zorunda kalıyorum. Bu olayı sık sık tekrarlarsan teybime zarar vermiş olur muyum ? > Hayır kafa ayarının sık sık tekrarlanması teybe bir zarar vermez. Yeter ki yumuşak davran ve vidayı ne büyük ne de küçük tornavidalar ile zorlama. Bu arada mutlaka bir kafa ayar Led'i taktır.

5) İyi grafikli hızlı futbol oyunları söyler misin ? > 64'de kral Emlyn Hughes Soccer ve Microprose Soccer'dır. 6) Son olarak Multi Ice 6 ile tam olarak neler yapabilirim ? > Kaset kullanıcısı olarak sen bu kartuş ile oyun kopyalayabilir, oyunları trainer (sonsuz hak) yapabilir, programları inceleyerek sprite'lar ile oynayabilir ve resimleri çalabilirsin. Sırada İstanbul Bakırköy'den TURHAN TUNCEL (Megament) var. Turhan gitgide bir Running Wild hayranı olmaya başladı anlaşılan. Bu arada hemen şarkı sözleri ve kasetler için sana teşekkür ederim. 1) Running Wild bir Alman Grubu mu ? Diğer Albümlerinin isimleri nelerdir ? > Evet Running Wild bir Alman grubu. Bu arada mektubunda bu grubun diğer albümlerini bulmakta zorlandığını söylemişsin. Albümlerden yalnızca Death or Glory piyasa kaseti olarak var seninde bildiğin gibi. Diğer albümleri çekim olarak almalısın. Ortaköy veya Metal Shop'lardan bunları çektirmen mümkün. Running Wild'ın birçok albümü fırsatta çektirmen gerekenler Under Jolly Roger, Port Royal ve Blazon Stone.. 2) Knights of the Sky ve Red Baron kaç disket ? > Tabii bunların hemen Amiga oyunu olduklarını belirtiyorum. Knights Of The Sky iki, Red Baron üç disket. 3) Senin gözünde en iyi futbol oyunu hangisi ? > Tabiik herkes gibi benim favori iki futbol oyunum Amiga'da Kick Off, 64'de Emlyn Hughes Soccer. Şimdide REMZİ TEKİNCİ isimli okuyucumuzun sorularına cevap veriyorum. Bu arada Remzi daha önce yazdığın mektup elime geçmedi. Hemen belirteyim. 1) Mart 92 sayısında yayınlanan Volfied isimli oyun hangi bilgisayar için ? > Biz bu oyunun ayrı ayrı iki kez iki bilgisayar içinde açıkladık. Sanırsam senin dediğin (Ümit'in yazdığı) Amiga için. Ama oyun 64'de var ve gerçekten çok zevkli. 2) Kasetten diskete ara yüklemeli oyunları kopyalamak mümkün mü ? Bunu hangi kartuş ile başarabilirim ? > Yalnız Nova Load ile yüklenen bazı oyunları Multi Ice 3 ile diskete atman mümkün ama sebepten dolayı kartuş alman anlamsız zira kasette olan her oyun diskette var. 3) Micro Soccer 2 nasıl bir oyun ? (Futbol oyunu olduğunu biliyorum) > Microprose Soccer'ın bu ikinci versiyonunda hız mükemmel. Oyun salon futbolu yani taç yok, duvar pası var. Birincisinden daha zor ama zevkli. 4) 64'de en güzel araba yarışı hangisi ? (Driver kullanıcısıyım) > Evet işte benim en sevdiğim araba yarışı oyunları. Test Drive, Stunt Car Racer, Continental Circus, Pit Stop 2, Lotus, Power Drift. Evet sıra geldi yine İstanbul Üsküdar'dan KAAN KEKLİK isimli 64'cü arkadaşımıza. Kaan bana birçok Adventure sorusu sormuş. Mektubun için teşekkür ederim Kaan ama unutma ki ben iyi bir Adventure oynayıcısı sayılmam ve sen bu soruları Mac'e sormalısın. Uzunca bir bekleyişten sonra mutlaka cevaplandırır. Bu yüzden geri kalan tek sorununu aşağıda hallettim. 1) Bende simülasyon olarak F18 Interceptor var. O da çok basit gelmeye başladı. Yeni bir simülasyon önerir misin lütfen ? > Sen hala Fighter Bomber'ı almadın mı yoksa. Büyük kayıp. Bir de F16 Combat Pilot'ı denemeni isterim. Son olarak sana bir teklifim var. Eğer F18'i bitirdiysen veya oldukça başarılı isen oyunu çok kısa olmamak şartıyla yaz. Bütün tuşları ve görevleri belirt ve bana gönder. Bir şeyler düşünürüz. Şimdi de Bursa Gemlik'ten LEVENT BEYAZTAŞ soruyor: 1) Kasette yeni çıkan simülasyonlar hangileri ? > Şu sıralar yeni simülasyon fazla çıkmadı. Ama kaset için bulabilirsen Battle Command ve Snow Strike'ı denemeni isterim. 2) Yine kasette yeni çıkan ara yüklemeli oyunlardan tavsiye ettiğin birkaç isim ? > Rodland, Rolling Ronny, Thunder Jaws, Blues Brothers 3) Last Ninja 2 64'de var mı ? > Evet Last Ninja 2 64'de var. Yine mektuplarının yayınlanmadığından yakınan iki kardeş okuyucum OĞUZ & FEVZİ ALTUNCU kardeşler soruyor: 1) Ses Digitizer hakkında bilgi verir misin ? > Ses Digitizer dışarıdan sesleri alarak örnekleme yapan ve daha sonra bu sesleri kaset ya da diskete kayıt eden bir hardware bu devrenin bir de derleyici programı var. Ses Digitizer hakkında geniş açıklamaları ve kullanım örneklerini dergimizin 12 ve 13. sayılarında bulabilirsin. 2) Bu alet insan sesini ne kadar hassasiyetle taklit edebiliyor ve fiyatı ne kadar ? > Kısa sample'larda bile hafif parazit var yani tam yerini bulmamış bir radyo dalgasından alınan seslere benzetebilirsin. Fiyat konusunda tam olarak bir rakam söylemesem de 75 ile 80 bin lira arasında. 3) 320 KB'a yazılmış programlar var mı ? Yoksa bu ek hafıza ne işe yarıyor ? > Hayır özel bir program yok ama özellikle 64'de kelime işlem veya masa üstü yayıncılıkla uğraşmak istiyorsan bu kart işini oldukça kolaylaştırır. Sırada İstanbul Maltepe'den ŞEVKİ EKŞİOĞLU var. 1) Program kırmak ne demek açıklar mısın ? > Bir programı kırmak için ilk önce kırılacak bir program olması gerekir. Yani orijinal kopyalanamayan bir program. Bu program ilk önce incelenerek ne tür bir koruma yapıldığı bulunur ve buna göre önlemler alınarak kopyalanabilir şekle sokulur. Tabii bu aşamada her bölümün kusursuzca çalışıp çalışmadığına da bakılmalıdır. Daha sonra oyuna Trainer seçenekleri eklenir. Bu şekilde orijinal oyundan geriye Trainer olmuş bir Crack Versiyon kalır. 2) Amica Paint güzel mi ? Ben aldım pek bir şey yapamıyorum. Dergiye gelince açıklar mısın ? > Amica Paint gerçekten kullanışlı bir programa benziyor. Daha henüz tam içli dışlı olamadım. Programı iyi bir incelediğimde dergiye de yazacağım. Bunun için dergiye gelmene lüzum yok. 3) Bendeniz her ay başka dergi alıp başka yerlere mektup yazan biri değilim. Abone olmak istiyorum fakat biz devamlı şimdiki evimizde kalmıyoruz. Bu yüzden bana gelecek dergiler kaybolacak veya yok olacak. Abone olsam (1 Yıllık) bana gelecek dergileri benim adıma saklar mısın ? (Gelince alırım) > Konuyu bu şekilde halletmek istiyorsan dergiye telefon et ve bu durumunu anlat. Dergide abone işi ile ilgilenenler bu isteğini mutlaka yerine getireceklerdir. 4) Oyun yapabilmek için demo, müzik, çizim ve boyama gibi programları toplu halde birleştirip kullanarak aynı zamanda klavyeden herhangi bir programlama girmeden bir şeyler yapmak yeter mi ? Böyle programlar var mı ? Fiyatları ne kadar ? > Yukarıda bahsettiğin türden yani hiç programcılık bilmeden oyun yaptırabilen editör programlar mevcut. Bunları nereden temin edebilirsin bilemem. Fiyatları konusunda da bir fikrim yok. Ama bir zamanlar UFO bilgisayar bu konu hakkında geniş reklamlar veriyordu. Bulabilirsen oradan temin etmen mümkün. 5) En iyi kartuş hangisidir ? Fiyatı ne kadardır ? > Multi Ice 6 şu an piyasadaki en iyi yerli kartuş. Fiyatı 200 ile 250 bin lira arası. 6) Ben 64 sahibiyim ve bunu satmadan yeni bir bilgisayar almayı düşünüyorum. IBM türü bir PC almak istiyorum ve herkesin aldığı (286 mıdır nedir ?) PC'lerden daha iyi bir şey almak istiyorum. Bu konuda biraz bilgi ? > Geçen ay PC Market yazımızı okuduysan oldukça aydınlanmışsındır Yani şu an bütçeni çok az zorlayarak VGA grafik kartlı (renkli ekran) 386 micro işlemcili ve en az 60 MB Harddiskli bir PC senin her işini görür. 7) Dergide PC başlığı altında yazılan oyunlar IBM PC mi yoksa Commodore ? > Galiba sen bütün PC makinalarının birbirine uyumlu olduğunu bilmiyorsun. Yani PC PC'dir. Yeter ki yukarıda

TEKNOLOJİ bahsettiğim özellikleri taşısın en azından. 8) İyi bir Icon Adventure ve iyi bir FRP öner lütfen ? > Icon Adventure olarak De JaVu, FRP olarak Pools Of Radiance. Adana'dan EREN ERALDEMİR soruyor: 1) Oyun nasıl kopyalanır ? (Biraz geniş olarak açıklayabilir misin ?) > Bir oyunu kopyalamak için ya bir kopya programına ya da bir kartuşa ihtiyaç vardır. Genelde kartuşlar programlardan pahalı olurlar ama özellikle kaset kullanıcıları için daha çok işe yararlar. Günümüzde kasete kayıt çok gelişmiş korumalı turbo programları ile kayıt edildiğinden bir takım Poke'lar ile programın Auto Run etmesini engellemek ve daha sonra hafızadaki (tabii hala duruyorsa) Turbo yeniden kopya yapmak gibi yöntemler kullanılamaz. 2) Terminator 1 ve 2 kasette var

> Terminator 1 isimli daha doğrusu filme sadık kalınarak hazırlanmış bir oyun görmedim 2 isimli Ocean'ın bu süper oyununu ara yüklemeli olarak kasette bulman mümkün. 3) Instant ARCADE Games For The BBC MICRO isimli kitap işime yarar mı ? > Bu kitap isminden de anlaşılacağı gibi BBC Mikro bilgisayarları için hazırlanmış bir kitap. Buradaki ileri Basic komutları 64'de çalışmayacağından bu kitaptan bir 64 sahibi olarak faydalanman mümkün değil. 4) 64 sahipleri bir simülasyon ismi sordukları zaman Fighter Bomber demenin sebebi nedir ? (64'de varsa Tamam !!) > Yazından da anlaşılacağı gibi galiba sen bu oyunun 64 için var olduğunu bilmiyordun. Olsun şimdi öğrendin. Üstelik bu oyun kasette bile sorunsuzca çalışıyor. 5) 64'de Tilt benzeri herhangi bir oyun var mı ? > Mechanicus ve Pinball Wizard 64'de eğlenceli iki tilt oyunu. 6) 64'de mouse kullanılıyor mu ? > Piyasada 64 için satılan birçok mouse var. Bunlar Amiga'da olduğu gibi her yerde tabii ki kullanılmıyor. Ancak Geos gibi sistemlerde ve bütün grafik programlarında kullanılması gereken bir yan birim mouse. 7) Ace Of Aces'da oyun yüklendiği zaman silah ve görev seçmeden direkt oyuna başlıyorum. Sence kazıklandım mı ? > Büyük ihtimal kazıklandın maalesef. Oyunu çekenler tek parça olarak kırıp atmışlar kasete. Bahsettiğin Golden Axe'de de aynı problem var sanırım. 8) Boulder Dash isimli bir oyun 64'de var mı ? Varsa sizden nasıl temin edebilirim ? > Boulder Dash 64'de var hem de yaklaşık yirmi değişik versiyonu ile. Temin konusunda ısrarlı isen dergimizin ilanlarından Beşiktaş Bilgisayarı bularak telefon edip konuş veyahut mektup yaz. Başka bir mektup OĞUZ OKAY'dan: 1) Street Rod, Final Fight, Turbo Charger ve Outrun Europa kasette var mı ? > Final Fight ve Outrun Europa isimli oyunları ara yüklemeli olarak kasette temin etmen mümkün. 2) Avrupa'da kasetlerin kaldırılmaya başlandığı doğru mu ? > Evet bu tip bir uygulama yalnızca Ocean firmasından geldi. Ama birkaç oyun için geçerli olan uygulama hemen kaldırıldı. Sözde Ocean bütün oyunlarını kartuşta çıkartmak istiyordu.. 3) Multi Ice 6 ile ara yüklemeli oyunları çekebilir miyim ? > Kasette bulunan ara yüklemeli oyunları hiçbir kartuş yine kasete çekemez. Bu yalnızca Copy Board denilen ve çift teyp gerektiren kart yardımı ile olur. Diskette bulunan oyunları ise çekmen mümkün. 4) Multi Ice 6 Led ile uyumsuzluk gösterir mi ? > Hayır Led devresi ile kartuşun hiçbir alakası yoktur. 5) De JaVu nasıl bir oyun ? Kasette var mı ? > De Javu bence 64'deki en iyi Icon Adventure'lardan biri. Ama kasette yok. 6) Disk Driver ile kaset arasında grafik farkı var mı ? > 64'de grafik modu hep aynıdır ve belli grafik standartlarının üzerine her zaman pek çıkılmaz. Ama gerek hafıza gerek hız bakımından biraz da karakter ve Multicolor resim farkı yüzünden driver daha avantajlı. 7) Star Printer Commodore 64'e takılabilir mi ? > Bir takım uygulamalardan sonra (ayrıca bir kartuş sayesinde) bununla çalışman mümkün ama Commodore 64 için teletekniğin piyasaya sürdüğü yeni printerlardan almak çok daha doğru bir hareket olur. Şimdide İstanbul Şehremini'den ALTUĞ ERBAŞI'nın bir mektubu var. Altuğ bu mektubu tarih dersinde yazmış ve anladığım kadarıyla derste de çok sıkılmış. İnşallah ben bu satırları yazarken belki de sen okurken kurtarma yazılısı veya geçme kalma davaları ile uğraşmıyorsundur. Şimdi sorulara geçmeden önce birkaç sorununa bir göz atalım. Birincisi 64 için bir hard disk olduğu doğru ama fiyatı, kaç diskete eşit olduğu gibi incelikleri inan bende bilmiyorum. Fighter Bomber'ın sağlamı bende var. Sende de Street Rod'un sağlamı varmış galiba. (Parça değiştirilebilen) Bunları takas etmemiz mümkün. Yirmi disket, on disket davası ise kalsın. Bilmem anlatabildim mi ? Son olarak Pelin Duru'ya olan aşkına da bir çare düşünürüz. 1) A590 (Amiga İçin olan) Hard disk'in tanıtımında Hd ile çalışmayan oyunlarda deniyor. Bu ne demek ? Bir oyun Hard Disk ile çalışmaz mı ? > Bu sorun Amiga'da görülebilen ender sorunlardan biri. Kullanılan program okumayı sürekli olarak Floppy'den yapıyorsa Hd içine atılan oyunda boşa gider. 2) Dergide yayınladığınız oyunları en erken nereden alabilirim ? > Bu oyunları Beşiktaş Bilgisayardan temin etmen mümkün. 3) Oil Imperium hariç güzel bir ticaret stratejisi ? > O oyunun bir eşi yok yani bu yüzden şimdi ismini vereceğim oyunlarla onu karşılaştırma ama bu oyunlar da aynı zevki veriyorlar, Tat Pan ve Wall Street. Şimdide Samsun'dan ERHAN TÜZGİRAY soruyor: 1) Pirates gibi bazı oyunlarda yükleme sırasında resim ve grafikler olmuyor. Böyle grafikler çizebileceğim ve oyunların başına koyabileceğim bir program var mı ? > Bu tip resimleri Art Studio veya Koala Painter gibi kasetede kayıt yapan programlar ile çizmen mümkün ama bir resmi oyun turbosunun içine veyahut oyunun başına rahatlıkla bir program aracılığı ile yerleştirmek için disk driver'a ihtiyacın var. 2) Pirates'ın başında sorulan soruların bir şifre olduğunu öğrendim. Bunların cevapları sizde var mı ? Nasıl temin edebilirim ? > Bu soruların cevapları dergimizin 3. sayısında verildi. Bu sayıyı dergide bulunan eksik sayılar kuponu ile temin etmen mümkün. 3) Pirates'ın açıklamasını ne zaman yapacaksınız ? > Bu oyunun tam açıklamasını ve haritasını 9. sayıda bulabilirsin. 4) 64'de 3.5'luk Driver ne işe yarar ? Driver fiyatları ne kadardır ? > 3.5'luk driver 5.25'lik driver ile aynı işi görür. Farkı fiyatı (daha pahalı) ve disketleri (onlarda pahalı).. 5.25 driver'ı 1.200.000 TL'sına alman mümkün. 5) Keloğlan'da 1. Kırmızı kapıya geldim. Kapıyı açınca bir asker çıkıyor. İlk hamleyi nasıl yapmalıyım ki Asker beni öldürmesin ? > Daha önceden miğfer ve baltayı almış olmalısın. Asker karşına çıktığında tek bir komut hakkın var. Burada vermen gereken komut: Askeri Öldür. Evet bu aylıkta bu kadar. Sizler iyice mektupları kestiniz.. Tembelliği bırakın da biraz mektup yazın.. adresi Hoşçakalın. BARIŞ YALÇINKAYA

YE

DİSNEY SOFTWARE

Keşke her oyun böyle olsa! Isles of Terra pek çok FRP'nin atladığı iki konuyu öylesine iyi değerlendiriyor ki ortaya sadece bunlar için almaya değer bir oyun çıkıyor. Bu konulardan birincisi: Eğlence! Çoğu

FRP "düşmanınız ne kadar korkunç olursa, oyun o kadar iyi olur" kuralına göre hazırlanıyor. Isles of Terra ise baştan aşağı esprili NPC'ler, uçuk düşmanlarla dolu. Oyunun en acımasız anında (yani birileri boynunuzu keserken bile) sizi eğlendirecek bir ilginçlik bulabilirsiniz. Diğer ikinci konu ise; Para! Herhalde herkes standart kabul ettiğinden olacak çoğu FRP'de para sadece belirli işlere yarar, yani silah alma, iyileştirme, hancılara verme falan. Isles of Terra'da tıpkı bir strateji oyununda olduğu gibi her kuruşunuzun hesabını yapmak zorundasınız. Çünkü oyunda pek çok işin başı para. Büyüklerden,

- NPC'lerle ilişkilerinize kadar her şeyde para size yardımcı olacaktır.

ortalığı kasıp kavururken ben tembelliğimden gidip bu filmi görememiştim ama anladığım kadarıyla Roger kendine bayağı sadık bir hayran grubu oluşturmuş. Roger'ın son bilgisayar macerası Hare Raising Havoc pek çok açıdan insanı sinir eden Bloth oyunlarına (Space Ace, Dragon's Lair) benziyor. Yani en basit haliyle Havoc birkaç joystick hareketiyle birbirine bağlanan bir dolu animasyondan oluşuyor. Peki o zaman bu köşede işi ne? İşte bu bir dolu animasyon Disney'deki usta ellerden çıkmışlar ve belki de bunlar bu güne kadar bilgisayarda görülmüş en iyi animasyonlar. Amacınız Mommy çarşıdan gelene kadar evden kaçan Baby Herman'ı geri getirmek. Bunu başarabilmek

Hala geçen ayki teknik konulu yazının verdiği derin uykudan kurtulamadıysanız artık uyanın. Bu ay yine en favori konumuzda yani oyunlarla ilgileniyoruz. PC'nin sıkıcı bir araçtan neredeyse bir numaralı oyun aleti haline geldiğini görmek çok güzel. Bu en azından hayatta eğlenmekten başka işleri olanların da (mesela yetişkinler) bilgisayarla oyun oynama zevkiyle tanışmaları demek. Belki o zaman bizimle uğraşmaktan vazgeçerler, ve 'Ne anlıyorsun bu oyunlardan, o gemiyi vurunca zevk mi?' gibi aptal soruların da arkası kesilir. Size "özel" bulduğum bazı oyunlar hakkında bilgi vermek istedim. Bunlar en yeni (gerçi çoğu yeni) veya en iyi oyunlar değiller sadece belirli özellikleri dolayısıyla PC Market'in değerli sayfalarını işgal etme şerefine erişmeyi hak ediyorlar. Özellikle Ultima Underworld hem PC hem de genel FRP piyasasını sarsabilecek bir oyun. Bu oyunda kullanılan grafik sistemi yepyeni kapılar açıyor, sadece Dungeon Master tipi oyunlar değil, pek çok tür bu sistemden oldukça yararlanabilir. Sistemin dezavantajı ise o kadar kapsamlı ki altından ancak gelişmiş PC'ler kalkabiliyor. Bu da bizi uzun zamandır kafamı kurcalayan bir konuya getiriyor: Origin firmasının acımasızlığı. Nedense Origin'in oyunları her zaman o an standart kabul edilen makinaların bir kademe üstündeki aletler için oluyor. Bu oyunlardan sadece en iyi ve en pahalı PC'lere sahip olanlar zevk alabiliyorlar. Bazılarınız bunun kalitenin bedeli olduğunu düşünebilirsiniz ama bana biraz sömürü gibi geliyor. Bunca yıl herkes her türlü çabasını yeteneğini Amstrad için, 64 için, Amiga için harcamaktan çekinmezken Origin'deki dahiler kendi oyunlarını oynayabilmek için sizden yeni parçalar almanızı isteyecek kadar yüzsüzler. Tamam oyunlarının üstün kalitede olduğunu kabul ediyorum ama yine de bu yaptıkları bana PC kullanıcılarına saygısızlık gibi geliyor. Ben genelde Origin oyunlarını çok beğenirim (özellikle Ultima serisini, bu seri hakkında kapsamlı bir yazı yakında PC Market'te) ama sırf aletimiz yetersiz olduğu için oynayamadığımız, ya da oynayıp da zevk alamadığımız oyunlarına da bir o kadar gıcık olurum. Bu konudaki görüşlerinizi PC Market'e yazabilirsiniz. Hem böylece PC Market'te neler görmek istediğinizi ve bu köşe hakkında ne düşündüğünüzü de yazabilirsiniz. PC MARKET PK. 205 BEŞİKTAŞ/İSTANBUL için Roger'in yedi odayı geçmesi gerekiyor. Her odada kullanabileceğiniz bir çok eşya var ve her hareketiniz mükemmel bir animasyonla sonuçlanıyor. Hare Raising Havoc kısa sürede bitirebileceğiniz ama seyretmekten bıkmayacağınız bir oyun. Zaten belki de en zayıf yönü. NOT: Oyunun sadece Hard Disk'te çalışan bir Amiga versionunun da yakında çıkacağı söyleniyor.

ELECTRONIC ARTS

T.V. Sports Basketball'dan beri şöyle dişime göre bir basketbol oyunu bulamamıştım. Nedense pek az oyun basketbolun hızlı, heyecanlı temposunu yansıtabiliyor. Electronic Arts'ın (son zamanlarda spor oyunlarının kalitesiyle dikkati çekiyorlar) yeni oyunu bu tempoyu grafiklerden fedakarlık etmeden yakalayabildiğini iddia ediyor. Gerçekten ilk gözünüze batacak özelliği mükemmel grafikler. Her oyuncunun (Jordan dahil) hareketleri sabırla digitize edilmiş. Alıştığımız sabit sahaların aksine Flight'taki saha oyuncunun hareketine göre dönüyor (Ben bu özellik sadece Super Nintendo'da var sanıyordum). Tabii bütün bunların bir fiyatı var (para olarak değil), Michael Jordan's Flight'ta maksimum 3'er kişilik takımlarla oynayabiliyorsunuz ve oyun alanının her yeri (mesela seyircilerin olması gereken yerler) sanki karanlığa gömülmüş gibi. İnsan uzayda basketball oynuyormuş hissine kapılıyor. Bu da oyunun gerçekçiliğini (digitize grafiklere rağmen) büyük ölçüde

# 5 dakika önce Origin'e taş attıktan sonra oyunlarından birini övmek garip olabilir ama Underworld'un güzelliğiyle çarpılmamak hemen hemen imkansız. Daha kaç tane Dungeon Master taklidi oyun çıkabilecek diye düşünebiliyor olabilirsiniz ama Underworld'u görünce keşke her oyun böyle olsa diyeceksiniz. Underworld çok yeni bir grafik sisteminin ilk kez tam manada kullanıldığı oyun. Bu sistemde bütün duvarlar, güller, cisimler, köprüler yani kısacası oyunda karşılaşacağınız her grafik önce polygon olarak çiziliyor (tıpkı bir simulasyonda olduğu gibi) daha sonra bu polygonlar cismin cinsine göre bitmap grafiklerden oluşan bir örtüye kaplanıyor. (Bu simulasyonlarda yok.) Duvarlar taş desenli, göller su gibi.... Peki bu uzun ve yorucu işlem bize ne kazandırıyor? Her şeyden önce artık Dungeon Master ya da Eye of the Beholder'da olduğu gibi bir yere giderken büyük adımlarla ilerlemek zorunda değilsiniz. Bir adım attığınızda bütün grafikler kayarak (ve hızınıza göre sallanarak) size gerçekten yürüyormuşsunuz hissini veriyor. Eğer suda ilerliyorsanız ekran sanki gerçekten yüzüyormuşçasına dalgalanıyor. (Umarım sizi deniz tutmuyordur). Tabi bu tip her oyunda olduğu gibi zaman zaman (hatta sık sık) güzellikle halledemediğiniz işleri kılıcınızı çekip halletmek durumunda kalacaksınız. Underworld'un savaş bölümlerine getirdiği yenilik silahlarınızı (ya da silah tutan elinizi) ekranda görebilmeniz, (Bu Elvira 1'de vardı) böylece düşmanınıza verdiğiniz rakibi ekrandaki bir satır text'den anlayacağınıza gerçekten görebiliyorsunuz. Bütün bunlara, ustaca hazırlanmış bir savaş sistemi (keşke Elvira 2'de de olsaydı), toplam 50 küsür kilometre gelen dev bir labirent ve iğrenç düşmanlar (anlatmak uzun iş, zaten Ultima serisinden herhangi birini oynayanlar ne demek istediğimi anlarlar herhalde değil mi?) eklenince Underworld şu anda piyasadaki en harbi oyunlardan biri haline geliyor.

Geçen gün dergide, yazarların dergi personeline karşı halı sahada yapacakları maçı konuşuyorduk. Ben ille de ortasahada oynayayım diye tuttururken, Apo abi, Ümit ve Şahin beni kaleci yapmakta ısrar ettiler. Apo abi benim kalenin üst direği olarak kullanılsam kaç saniye orada kalabileceğim konusunda bir tartışma bile başlattı. Uzun ve hararetli bir konuşmadan sonra anlaşmaya varamadan ben yeni bir oyuna başladım (bir gelen oyunlara bak, yandanda içimden Murat'a da bir şeyler olurup lop karşıma bir menajer yeni yaptığımız maç kendimi toplayamadığım için istemedim ama Şahin yumruğuyla kendime gelerek menejerlik oyunları sevdiğimi hatırladım ve hemen oyuna geçtim. Şimdi sizlere açıklamaya çalışacağım Graeme Souness Soccer Manager orta kalite bir menejerlik oyunu, Ne vasat, ne de süper kalitede. Bana sorarsanız süper kalitede olmamasının ilk sebebi oyunun taktiksel yönünün zayıf olması, ikinci sebebi ise maç grafiklerinin oyunun geri kalanında gösterilen özenle çizilmemesi. Neyse biz artık ufak ufak oyuna geçelim. Oyunu yüklediğinizde ilk önce karşınıza yöneteceğiniz takımı seçmeniz için bir ekran çıkıyor. Burada oklar yardımıyla istediğiniz takımı seçebilir ve Start ile oyuna geçebilirsiniz. Oyuna geçtiğinizde karşınıza ana menü gelir. Burada birçok animasyonlu ikon var. Şimdi size bunları anlatmak istiyorum. SAVE & LOAD Ekranın sol üst köşesinde bulunan bu ikonu seçtiğiniz zaman karşınıza üç seçeneklik başka bir ekran çıkar, Burada Save ikonuyla oyunu kaydedebilir, Load ikonuyla kaydettiğiniz oyunu yükleyebilir ve Exit seçeneğiyle de ana menüye dönebilirsiniz. BUY & SELL Ekranın sol tarafında ortada bulunan bu ikonu seçince ilk önce alma (Buy) veya satma (Sell) şeklinde iki seçenek çıkacak. Bu seçenekler oyuncu almanızı veya bir oyuncunuzu satmanızı sağlar. Eğer almayı seçerseniz oyuncu alma bölümüne geçersiniz (gayet mantıklı bir olay). Bu bölümde yukarda oyuncuların isimleri, yaşları, hangi mevkide oynadıkları, kaçıncı ligde bulundukları ve istedikleri transfer ücreti bulunur. Bir oyuncunun üzerine pointer'i götürürseniz aşağı tarafta onun becerisini (Ability) ve dayanıklılığını (Fitness) öğrenebilirsiniz. Oyuncuyu almak için üzerine basmanız yeterlidir. Oyuncu satma kısmında ise satmak istediğiniz oyuncuları transfer listesine çıkarabilirsiniz. Bunun için ise oyuncunun üzerine basmanız gereklidir. Eğer oyuncunuzu transfer listesine çıkardıysanız onun isminin solunda bir ok belirir. Oyuncunuzu satmak için bundan sonraki işlemleri Sold ikonunda yapacaksınız. Ekranın üstünde soldan ikinci sırada bulunan bu ikon ile para ve oyuncu durumunuza İlk seçtiğinizde karşınıza mali durumunuz gelir. Burada Balance C/F kısmında, geçen haftaki paranızı görebilirsiniz. Gate Money, maçlarda topladığınız hasılattır. Wages ise oyuncularınıza ödediğiniz maaştır (sanki çok ihtiyaçları var). Expenditure kısmından yaptığınız transferlerde ödediğiniz parayı ve

- diğer harcamalarınızıöğrenebilirsiniz.

Player Sale sattığınız oyuncularınızdan

- elinize geçen paradır. Son olarak Interest, diğer kazançlarınızı, Balance ise o hafta elinizde olan parayı gösterir. Bu ekranda

Oklar yardımıyla defans, ortasaha ve atak oyuncularınızı sırayla ekrana getirip onları inceleyebilirsiniz. Bu bölümden onların maaşlarına da bakabilirsiniz.

MEDİC

Üst taraftaki soldan üçüncü ikon olan Medic, oyuncularınızın durumunu gösterir. Bu ekrandan sakat olan oyuncunuzun ismini, yaşını, hangi mevkide oynadığını, sakatlığının nedenini ve kaç hafta oynayamayacağını öğrenebilirsiniz. CHOOSE TEAM İşte oyun boyunca teknik olarak yapabildiğiniz tek seçenek, hangi oyuncuların hangi mevkilerde oynayacağını belirlemek. Bu ekranda alt taraftaki oklar yardımıyla sırayla defans, ortasaha, atak ve ilk 11 oyuncularını ekrana getirebilirsiniz. Herhangi bir mevkide oynayan oyuncular grubunu ekrana getirdikten sonra yukardan onların isimlerini, yaşlarını, hangi mevkide oynadıklarını, futbol hayatlarına başladıktan sonra golleri ve o sezon kaç gol attıklarını öğrenebilirsiniz. Burada mevki isimlerinden kalecinin (GK) dışında ilk harfi L olanlar sol kanat, R olanlar sağ kanat, C olanlar ise ortada bulunan oyuncuları belirtirken ikinci harfi B ve D olanlar defans, M olan ortasaha, F ve W olanlar ise atak oyuncuları olduğunu gösterir. Oyuncularınızı takıma almanız için onların isimlerinin solunda bulunan F sütununa basarak buraya ok işareti koymanız gerekir. Eğer bir oyuncunuzu yedek olarak seçecekseniz onun S sütununa ok işareti koyun. Burada pointer'ınızla oyuncuların isimlerinin üzerine gelerek onlar hakkında bilgi alabilirsiniz. Ekranın aşağısında kaç oyuncunuzun takıma seçildiğini gösteren bir yazı bulunur. Bu bölümde dikkat etmeniz gereken şey oyuncuları uzun süre takımda oynatırsanız düşeceğidir. BANK Ekranın sağ ortasında bulunan bu yararlı ikon bankadan kredi almanızı sağlar. Bu ikonu seçtiğinizde, eğer kredi limitiniz dolmamışsa, çıkan kredi miktarınızı değiştirecek misiniz sorusunda OK'e basın. Bunu yapınca ekrana bir hesap makinası çıkacaktır. Bu hesap makinasına kredi almak istediğiniz miktarı yazdıktan sonra eşittir işaretine basmanız yeterlidir. LEAGUE & FIXTURE Ekranın sağ alt köşesinde kendi halinde duran bu ikon puan tablosuna ve bundan önce oynadığınız veya sonra oynayacağınız maçlarınıza bakmanız için gereklidir. İkonu seçip League seçeneğine basarak puan tablosunu, Fixtures seçeneğine basarak maçlarınızı öğrenebilirsiniz. Exit bu menüden çıkmak içindir. SOLD Bu seçenek normal olarak ana menüde çıkmayıp, bir oyuncunuzu transfer listesine koyduktan sonra onu almaya istekli bir takım varsa ortaya çıkar. Bastığınızda satış listesine koyduğunuz oyuncunuzun adını, almak isteyen takımı, bu takımın verdiği ücreti ve oyuncunuzun gerçek ücretini ekranda görebilirsiniz. Bu ekranda ayrıca Accept seçeneği ile oyuncunuzu satabilir, Reject ile teklifi reddedebilir, Haggle'la ise onlardan teklifi arttırmalarını bekleyebilirsiniz. Dikkat edin karşı takım en fazla üç arttırıştan sonra oyuncunuzu almaktan vazgeçiyor. PLAY MATCH Ekranın sol altında bulunan bu seçenek yardımıyla maç oynama bölümün

- dakika yazılıdır. Dakikalar hızla geçerken

982, alet Commodore 64 oyun Soccer. E ahnelerin 1992'de bu oyununda ne işi var yoksa program girersiniz. Bu bölümde ilk önce karşılaşacağınız takımın ismini, defans, ortasaha ve atak gücünü, sahanın durumunu ve ne tür bir maç olduğunu (lig, kupa) görebilirsiniz. Bu ekranda altta 3 ikon bulunur. Bunlardan ilki olan Play, maçı oynamanızı sağlar. İkinci seçenek Exit, ana menüye dönmenize yararken son seçenek ile maç sırasında gol pozisyonlarının gösterilip gösterilmemesini ayarlarsınız (bence bunu kesinlikle açın yoksa oyun çok zevksizleşir). Bu bölümde Play ile maça girersiniz. Maç bölümünde ekranda bir skor tablosu belirir. Bu skor tablosunda üstte takım isimleri, attıkları goller ve altta da eğer Highlights On demişseniz size gol pozisyonları gösterilir. Devre arasında oyuncu değiştirme hakkınız doğar. Burada oyundan almak istediğiniz oyuncunun F sütunundaki okunun üzerine basıp onu S sütununa, oyuna girmesini istediğiniz oyuncunun da S sütunundan okunu alıp F sütununa koyarsanız oyuncu değiştirmiş olursunuz. Burada işiniz bitince Exit ile tekrar maça dönersiniz. Maç bitince mouse'un button'ına basmazsanız diğer maçların sonuçlarını da görebilirsiniz. Maçtan sonra eğer sakatlanmış oyuncular varsa onlar ekranda gösterilir. Yoksa yine ana menüye dönülür ve oyun bu şekilde devam eder. Son olarak oyunun birkaç özelliğini söylemek istiyorum. Oyunda seçebileceğiniz bir şeyin üzerine geldiğinizde Pointer'ınızın içi kırmızı oluyor. Ayrıca oyun sırasında yukarı ve aşağı ok tuşlarıyla ekranı bu yönlere doğru kaydırabilir, H tuşuyla ekranı Hi-Res, L tuşuyla ise Low-Res yapabilirsiniz. Soccer Manager zevkle oynanabilecek bir oyun. Eğer bir menejerlik oyunundan karışık taktikler vermek, adam adama markaj yapmak gibi şeyler değil de göze hitap eden güzel şeyler bekliyorsanız size bu oyunu tavsiye edebilirim. MURAD OMAY gösterebiliyor. Animasyon alanında ise blitter yardımıyla tartışmasız lider. Bugün pek çok stüdyoda profesyonel kullanımlar için Amiga tercih ediliyor. Yardımcı çipler burada da etkisini gösteriyor. Bir Agony, Bir Shadow of the Beast gibi oyunları aynı hızda aynı kalitede PC'de görmek bugün olası değil. SES PC sahiplerinin kabusu. Beep-beep türü sesler her zaman insanları PC'den soğutmuştur. Bu derdin çaresi ise yine kartlar ve kartlar. (Yani para) Amiga'da gene kart mart yok. 4 kanal stereo sesiniz emrinize amade. Özellikle ses kablonuzu monitöre değil de müzik setine bağlarsanız bu kaliteyi daha iyi anlarsınız. Çünkü monitörün hoparlörü kifayetsiz kalabiliyor. İnanmazsanız bu bağlantıyı yapıp The Killing Game Show oynayın. PROGRAM Bir bilgisayar için ne kadar çok program o kadar iyidir diye bir laf vardır. Ama burada programdan kastedilen oyun değil. Bu konuda PC ile Amiga arasında bir denge var. Burada firmaların Amerikalı mı Avrupalı mı olduklarına bakmalısınız. Avrupalı bir firmanın programı 100 Amiga için de yazılır Ama bazı Amerikan firmaları sadece PC'e çalışıyorlar O sebeple Amiga'da bugün Wing Commander oynayamıyoruz. (Hain Origin). Bazı programlar ise önce PC'de sonra Amiga'da çıkıyorlar. (SSI'ın ve Microprose'un oyunları). Bazıları ise önce Amiga'da. (Fuzzball, Terminator 2). Gene bazıları hiç bir zaman PC'de görülemiyor. (Psygnosis oyunları) Ama bir makinadaki program 99 diğeri için de yazılıyor. Tabii burada amaç bilgisayar sahiplerini sevindirmek değil, para kazanmak. YAN BİRİMLER Her iki makineyi de güçlendirmek için sayısız yan birim mevcut. Türkiye'de ise bilgisayar satıcıları bu işi çamaşır makinesi satmakla aynı kefeye koyuyorlar. Yani ben bilgisayarı satarım, biter anlayışı güdüyorlar. O yüzden özellikle Amiga için yan birimler daha yeni yeni piyasamıza giriyor. Geçen ay ideale yakın PC'i tanımlamıştık. Bu ay da Amiga'yı verimli kullanmak için gereken aletlerden bahsedelim. 2.5 MB Hafızalı, 105 MB Harddiskli, 3 Drive ve Adspeed takılmış bir Amiga muhteşem bir makina olur. Bunun yanında 68040 çipi, daha fazla hız kazandıran bir accelerator takarsanız (ütopya) evinizde bir canavar beslemiş olursunuz.

SONUÇ PC'ler küplere binecekler ama gerçekten de Amiga, PC'den daha iyi bir makine. Çıplak bir Amiga bile kartları tam bir PC'e tercih edilebilir. Üstelik aradaki korkunç fiyat farkını da göz önünde bulundurursanız, Amiga öldü diyenler daha çok bekleyecekler gibi. BAHADIR AKCAN

Pasifik Adaları... Kanlı bir Sovyet saldırısından sonra acı içinde danalar gibi böğürerek ölen Amerikan askerleri korku içinde bekleşiyorlar. Başlarında ise Albay John Suckerman var. Doğu cephesi komutanı olan Amerikalı general savaşta (Team Yankee 1) büyük başarılar elde eden bir tankçının (ben) onlara yardıma geleceğini söyler. Albay ve adamları bu işten dolayı sevindirik olurlar. Oyunumuz bir tank savaşı stratejisi. Team Yankee'nin 2. versiyonu. Daha önce 1.Y.'yi de ben yazmış idüm. Oyunun konusunu bilmeyenler için bunu bir anlatıp, 1. yi bilenler için karşılaştırma yapmak suretiyle bir fikir uyandırıp, oyunun açıklamasına öyle bir zırhlı pis yanki bölüğünü yönetip, artık öldürüle öldürüle canları çıkmış olan Ruslara saldırıyoruz (Bilmeyenler için: Bir bölük 4 müfrezeden, bir müfreze ise genelde 4 araçtan oluşur). Oyunda 16 araçlık bir grubu yönetiyoruz. Fakat bu yönetme M-1 TANK PLATOON'daki gibi tankları tek tek yönetmiyor, müfreze müfreze yönetiyoruz. Şöyle ki: Diyelim bir müfrezenizde 3 M1, 1'de M901A1 var. İçerden yönetirken bir ekran görüyoruz fakat o ekrandan o müfrezedeki bütün silahları aynı anda kullanabiliyoruz. Burada ekran değiştirmeden hem M1 lerin hem de M901A1 in silahlarını aynı anda kullanabiliyoruz, orada vereceğimiz bir emire araçlar aynı anda uyuyorlar. Bunu oynarken daha iyi anlayacaksınız. Birinciyle en büyük farkı kapitalist unsurlar. Oyunda parasız tuvalete bile gidemiyoruz. Tank parayla, cephane parayla, tamir parayla, gece hayatı parayla. Oyunun birinciden farkı birincide her müfrezedeki silahların size her görev sonunda otomatikman verilmesi, burada ise paranızın yettiğince çeşitli silahlar alabilirsiniz. Oyunun bence gelişmiş olan yeri tüm zarar verebilmeniz. Burada para kazanmak şöyle oluyor. Görevde size genel olarak şu binayı yok et diye bir emir veriliyor. Tabii ki yolunuzdaki ormanlarda sürüsüne bereket tank size görev verilen (görevleri daha sonra açıklayacağım) binayı vurunca para alıyoruz. — Aman dikkat. Binayı genellikle tek vuruşta yok edemiyoruz. Mesela 5. görevde bir radar istasyonu var, düşman başına. Önce yarım ton cephane harcayıp duvarları yıkıyoruz, sonra yıkıntılar arasında yükselen radar ünitesini yıkıyoruz. — Diğer binalara da genelde 4-5 isabet gerekiyor. Ayrıca her görev sonunda size bir miktar para veriliyor. Fakat vurduğunuz düşman ünitelerinden (tank, IFV (infantry fighting vehicle, yani piyade aracı), vb.) para için mümkün olduğu kadar bela aramadan görevi bitirmeye bakın. Size önce şu en başta çıkan menüyü tanıtmak istiyorum. Karşınızda bazı dosyalar ve 3 ikon var. DOSYA: Burada bir dosyaya klikledikten kendi isminizi yazarak kendi dosyanızı oluşturabilirsiniz. Eğer daha önceden hazırladığınız dosyaya kliklerseniz o dosyadan (yani o kariyerden) devam edebilirsiniz. Bir dosyaya klikleyince 3 seçenek çıkacak. 1. si o kariyere devam etmek, 2. si tekrar ana menüye, 3. sü ise o dosyayı silmek. ALTTAKİ 3 İKON: 1. si oyundan oyunu yapanlar hakkında bilgi, 3. sü ise training, yani eğitim bölümü. Oyunun savaş bölümüne girmek için önce dosyaya isminizi yazmak suretiyle çıkan haritada savaşa geçmek. Karşınızdaki haritada kareler görüyorsunuz. Burada yanıp sönen beyaz karede siz varsınız. Yeşil kareler pis yanki topraklarını, Rus topraklarını, bir savaşı kazandıktan sonra oluşan sarı kare ise zaferle bitirdiğiniz yerleri gösteriyor. Burada yapmanız gereken adamlarınızı komşu kareye yürütmek (bulunduğunuz karenin yanındaki kareye kliklemek suretiyle). Kırmızı toprakların yanındaki kareye gelip o kareye klikleyince o bölgedeki savaşa girersiniz. İşte her savaş öncesinde bir ordu oluşturma ekranı var. ORDU OLUŞTURMA: Burada size önce menüleri, sonra silahları (uzmanlık alanım) en son da orduyu oluştururken yapacaklarınızı açıklayacağım. Buraya ilk geldiğinizde size bir soru soracak. Buna yes derseniz bilgisayar orduyu kendisi hazırlar (asla seçmeyin), no derseniz kendiniz hazırlarsınız. Şincik no yu seçip Overkill'in sesini biraz kısıyorsunuz. Karşınızdaki menüde en sol üstteki ikonu kurmayı tamamladıktan sonra seçip, savaşa gireceğiz. Üstteki Unit 1, 2, 3, 4 sırayla 1., 2., 3. ve 4. müfrezeleri seçmekte kullanılıyor. Tabii ki bir müfrezeyi hazırlamak için önce onu seçmek gerekiyor. Onun yanındaki ikon sayesinde takvimi ve zamanını görebiliriz. Zamanın önemi şu: Gece savaşları yararınıza. Şöyle ki, gece infra-red'siz görülmüyor. Bizim tanklarda termal alıcılar yıldız ışığı pasif görüş cihazları gibi yüksek teknolojili gece görüş cihazları var. Bu naneler Sovyet Tanklarında da var. Fakat genelde IFV ve APC'lerde (BMP 1, BMP 2, BTR 50PK, BTR 80PB, BTR 120, BTR 150, OT 62B gibi piyade araçlarında) bunlar genelde yok. Olsa bile çok zayıf bir görüş imkanı sağlıyor. Yani siz onları kolayca görüyorsunuz, onlar sizi zor görüyor. Orada bir tank resmi ikonu (saatin altında) var. Bu ikon araç seçme ve alma ikonu (cephanesiz olarak). Burada ok tuşlarıyla aracı seçip, ortadaki ikon ile ondan bir taneyi az önce seçtiğiniz müfrezeye koyabilirsiniz. İşte oradaki araçların sırayla özellikleri: M1 Abrams: Amerikanın 2 numaralı en iyi tankı (en iyisi M1A1 istihbarat doğruysa M1A2 yolda). Bu tank sizin en güçlü silahınız olacak. Bu bebeğin yivsiz setsiz 105 mm. lik US1 topu, bu namluya uyarlanabilen HEAT orta menzilli tel güdümlü füzesi, 1 adet 12.7 mm, 2 adet 7.62 mm makinelisi var. 4 mürettebatı var ve 55 ton (OMAY kadar) ağırlıkta. 1500 beygir güçlük gaz türbin motoru olan bu şaheser 72 km/h'la gidebiliyor. Gerçek hayatta 55 tane istediği mermiden taşıyabilen bu bebek oyunda en fazla 30 HEAT, 25 tane de APF-SDS Sabot (yani top mermisi) taşıyabiliyor. HEAT toptan çok daha bir silah. Bu tankın fakirleştirilmiş uranyum zırhını çok az silah delebiliyor. M3 Bradley CFV: Cavalry Fighting Vehicle Türkçe anlamıyla süvari savaş aracı. Bu aletler neredeyse bir tank kadar hızlı gider. Orduda kullanılış amaçları keşif içindir. Genelde tek başlarına veya piyade taşıyıcı M2'lerle 30 mm seri atışlı top, 7.62 makineliler ve 7 ila 13 adet TOW uzun menzilli, güdümlü anti tank füzesi taşır. Zırhı M1 kadar olmasa bile sağlamdır. Oyunda 7 tane TOW taşıyabiliyor Maalesef ana silah olan 30 mm lik top oyunda yok. M-113 APC: Oyunun en zavallı liler dışında tek silahı 4 tanecik TOW. Zırhı kağıt hiç işinize yaramaz. M901A1 TOW Launcher: Uzun menzilli tank killer olarak kullanılan bir araç. Özellikleri M3'e benzemekle beraber başlıca farklar 7 yerine 12 TOW taşıması, daha yavaş isabette tanrısına kavuşması ve profilinin daha yüksek olmasıdır. Yani düşman mermilerine daha çabuk kavuşur. Tavsiyem bunun yerine M3 alın. Çünkü bu aletlerin savaştan sağ çıkması çok zor. KIRMIZI TARETLİ ALETLER: Bunlar kısaca defolu mallardır. Tamir görürlerse eskisi kadar iyi olurlar. Eğer bu aletlerden alıp, tamir ederseniz Size daha ucuza mal olur. Yani tavsiyem bunlardan alıp, tamir edin. Peki hangilerinden alalım? derseniz işte tavsiyem: Her müfrezeye 3 M1 ve 1 M3 alıp (defolulardan) tamir edip, donatırsanız 1200$ kadar paranız artar, savaşta Vuruş gücü mükemmel müfrezelere sahip olursunuz. Bu ikonun altında silah ikonu var. Silahı oklarla seçip, ortadaki işaretle aktif olan müfrezeye 1 tane alabiliyoruz. Silahlar PAYLAŞILIR. Yani diyelim 2 var. 1 tane HEAT aldığınızda bu 1. ye verilir. Bir daha alınca 2. ye, bir daha alırsanız yine 1.'ye verilir, yani bir bu, bir o (bilmem anlatabildim mi?). Ve işte sırasıyla silahların kısaca özellikleri: APF-SDS Sabot: Bildiğimiz top mermisi Oyundaki en aciz ten onunla hiçbir şey öldürülmüyor. Ancak düşmanın Tankları öldürmek için 2 ila 4 isabet gerekiyor. Eğer paranız azsa bunun yerine HEAT alın. HEAT: M1 lerin ana silahı ve en iyi silah. Gerçi menzili TOW'dan az ve büyük binaları tek atışta parçalayamıyor fakat çabuk dolduruluyor. Silahın aslı şu: Füze korkunç bir hızla uçup, aracın zırhını tepeden deliyor. Silah, araca saplanıyor ve 1 saniye içinde füzenin içinden mürettebata akkor parçalar fışkırıyor araç Duman Bombası: M1, M3, M113'te bulunan duman bombası lançerlerine cephane. Düşmanların görüşünü için kullanılır. ALTTAKİ İNGİLİZ ANAHTARI: Bu ikon sayesinde hasar görmüş olan araçları ve adamların morallerini düzeltebiliyoruz. İngiliz anahtarı sayesinde o müfrezedeki araçlar SIRAYLA tamir tuşlarıyla içki şişeleri ikonuna (adamların moralini yükseltmek için kullanılır) ve saat ikonuna (zaman (saat) geçirmek için kullanılır. Yapacağınız bütün tamirat ve eğlenceler zaman alır. Burası yardımıyla zaman geçirerek (saat saat) görevi gece veya gündüz nun önemini anlatmıştım) gelip ortadaki işaretle onu seçebilirsiniz. ÖNEMLİ: Orduyu kurarken parayı göz önünde tutun. ASLA bütün paranızı sadece araçlara yatırmayın. Ordunuzun 16 araç olması zorunlu DEĞİL. Her müfrezede 1 araçla bile savaşa katılabilirsiniz. cephanesiz aracı tekrar SATAMAZSINIZ. Aldığınız araçlara dikkat edin. Genelde defolu malları tercih edin. Az bir tamir masrafıyla yeni gibi olurlar. GÖREVLER: Burası sadece tanklarınıza alışmanız, binaları nasıl yok edeceğinizi öğrenmeniz için konmuş bir bölüm. Gelin bu yaşlı tankçı size silahları nasıl kullanacağınızı göstersin. En başta karşınıza haritamız çıkacak. Burada üst tarafta 4 ikon var. Bunlar soldan sağa: 1-Göreve hakkında bilgi binaların, vb. yerleri hakkında bilgi almak (Bu ikisinde önce ilk sayfayı yanda görürsünüz. Altındaki ve üstündeki oklarla bir önceki ve bir sonraki sayfaları okuyabilirsiniz), 4- Topçuyu ayarlamak (eğer topçunuz varsa onu şöyle ayarlıyorsunuz: Ateş edeceği yeri haritaya klikleyerek belirliyoruz. Yandaki saatin yanındaki oklarla saati yani topçunun ateşe başlayacağı saati ayarlayabiliyoruz). Sol üstteki ikon ve sonra play ile oyuna geçiyoruz. Şimdi karşınızda 4lü savaş ekranı var. Yani 4 müfrezenizin 4'ünü de buradan yönetebiliyoruz. Fakat pek sağlıklı değil. Şimdi sol üstteki ikona klikleyip, tekli ekrana geçelim. Eğer yine dörtlüye dönmek isterseniz aynı ikona kliklemeniz yeterli, İşte tekli ekranın ikonları: — ÜSTTEKİLER. Ünit 1, 2, 3, 4: Yöneteceğiniz üniteyi seçmek Bir ünitenizin topçusunu kullanmak, onu haritadan yürütmek gibi işleri yapmak için önce o üniteyi seçmelisiniz. Kağıt İkonu (harita): Üniteleri yöneteceğiniz harita. Buradaki ikonlar: HARİTA: Saat İkonu: Waypointe müfrezenin tahmini gidiş saati (kim takar saati). Şimdi waypoint ne diyeceksiniz. Müfrezenize bir waypoint seçerseniz oraya gider. Waypointi ise haritaya kliklemekle ayarlayabilirsiniz. Dikkat: Müfrezeler waypointlerine DÜMDÜZ gider. Diyelim ki onları bir ormanın etrafından dolaştırmak istiyorsunuz. Bunun için onları epey waypoint kullanarak götürmeniz gerekecek. Fakat bir müfrezenin sadece silah (en acizi makineli tüfek. Zabir waypointi olabilir. Onun için önce ilk waypointine ulaşmasını bekleyecek, sonra yenisini belirlemelisiniz (Eğer müfreze bir waypointe doğru ilerlerken onun waypointini başka bir yere klikleyerek değiştirirseniz müfreze ilk waypointi bırakıp, 2. ye gitmeye başlar). Kare Ve Çevresindeki 4 Üçgen (daha doğrusu altında): Ortadaki kare o an içinde olduğunuz müfrezeyi haritanın merkezi yapacak şekilde haritayı yürütür. Oklar ise haritayı Ok yöyürütmeye

Büyüteçler: Bunlar haritanın merkezi olan yere zoom (büyüteçin içindeki Çarpı) ve unzoom (büyütecin içindeki nokta) yapmaya yarıyor. Çizgiye Doğru Ok (en altta): Hızı 4 Ve - Arasındaki Derecelendirme: Motor — seviyesi. Tabii ki bu ne kadar yüksek olursa müfreze o kadar hızlı gider fakat topçuyla ateş etmek o kadar zorlaşır.Çünkü tank sarsılır,nişan almak zorlaşır. Yan Taraftaki (hız göstergesinin sütununun bir yanındaki) Sütundaki İkonlar (yukarıdan aşağıya): Bir müfrezenin 4 araçtan oluştuğunu öğrenmiştik. Tabii ki bu araçlar it sürüsü gibi kafalarına göre dizilmiyorlar.Bunların dizildikleri düzene FORMASYON (formatlon) denir.İşte bu ikonlarla bu formasyonu iki ikon formasyonun genişliğini yani formasyondaki araçların dağıldığı bölgenin genişliğini büyültüp, küçültmek. Alttaki diğer ikonlar ise formasyondaki diziliş düzenini belirlemek içindir. Dürbün: İlk baştaki topçu ekranına geçmek içindir. İngiliz Anahtarı: Araçlarınızınhasar seviyesini görmek için kullanılır. Şimdi topçu ekranını yani ana savaş ekranını tanıtacağım: POU: Yandaki İkonlar: Para İkonu: Üzerinde $ ol an yeşil kağıtlar size ne hatırlatıyor? Beyaz Bayrak: Gult, oyundan çıkış. Saati Kıran Çekiç: Pause. İki Bayrak Ve Altındaki Sütunlar: Her iki tarafın araç sayılarının oranı. Alttaki Acaip İşaret: Rütbeniz. Bir adayı bitirdikten sonra rütbeniz artar. Alttaki İkonlar: Duman İçinde Tank: Tanrklarınızınduman püskürtücülerini harekete geçirmek. Bunun iki yararı var. Hem duman sayesinde bazı Ruslar sizi iyi göremiyor (güvenmeyin buna agalar) hem de kendi araçlarınızıdüşmandan ayırtedebiliyorsunuz.Bu çok gerekli çünkü Ruslarında araçları sizin gibi yeşil. Fakat Siz de çıplak gözle dışarıyı göremiyorsunuz. Anca infrared'le dumanın bittiği bir sınır yok,onun için oyunun başından sonuna kadar açık dursun.

- İçi Kırmızı Tank: İnfra-red cihazını çalıştırmak.

Tavsiyem gündüz de olsa açık dursun çünkü tankları ormandan ayırdetmek çok çok zor. Oysa bu cihazla çıkarltıkları ısıdan düşmanları anında ayırtedebiliyoruz. Pusula Ve İki Yanındaki döndür-

- menin iki yolu var. 1.si bu oklarla sağa sola döndürmek, 2. si ise ana (dışardaki ob) eleri gördüğünüz ekrana) bu raya mouse yi götürüp, görüntünün namlunun dönmesini istediğiniz tarafındaki ucuna sağ tuş ile klikleyerek götürmek. Oklarla döndürerek hızlı, diğer şekilde yavaş döndürürüz. Çizgiye İnen Ok: Fren yapmak. Waypointe giderken buna bir defa basarsanız frenler çalışır tank durur (tank durunca daha rahat nişan alırsınız, aksi halde isabet ettirmeniz imkansız gibi bir şey. Hele bir de hedef uzaksa durmanız zorunlu olur) işiniz bitince bir daha basarsanız tank yine aynı hıza dönüp yoluna gider. İki Tank İkonu (yeşil olan): Dürbünü çalıştırmak. Dürbünsüz düşmanları (ve de komşu kızın yatak odasını) göremezsiniz (benden söylemesi). Silahlar: Kullanacağınız silahları buradan seçip pointeri düşmanın üzerine getirip sola (bir defa) basarsanız ateş edersiniz. Fakat şuna dikkat edin. Ateş edince top teper. İkinci defa ateş etmek İçin 0.4951 saniye bekleyin. — İki Tank İkonu (kırmızı): Bu ikonu açarsanız pointerle bir hedefe TAM OLARAK nişan aldığınızda yuvarlak olan karenin kare olmasını sağlarsınız.

ÖNEMLİ NOT: Tavsiyem savaşa başladığınız anda bunu, duman çıkartıcıyı, Infra-red'i, dürbünü çalıştırın. Çok yararı olur. İkonlar bu kadarcık. Şimdi de ana savaş görevleri geliyor: ALOHA ADASI: Bu adada görevleri 1'den 5'e kadar sıraladım. Karelerden ilk geldiğiniz 1., alttaki 2., onun sağındaki 3., 2. nin altındaki 4., onun sağındaki sonuncu yani 5. görev. 1. GÖREV: Burada amaç kahverengi bir nokta halinde haritada görülen yerdeki sandıkları ve gördüğümüz havaalanının kuzeyindeki etrafı Sovyet kaynayan dev radarı yok etmek. larınızdan HE (heavy explosive) mermiler atanı tam havaalanının ortasına yöneltin. Oyuna girdikten hemen sonra güney ve güneydoğudaki düşmanları vurup, bütün her şeyinizle sağdaki 2 ağaçlığın arasından geçip (arkayı ve çevreyi kollayarak); (asla köprüden geçmeyin, mayınlı) mümkün olduğu kadar uzaktan radarı görüp, önce yanındaki 8-10 tanecik aracı vurup, sonra uzaktan radarı vuruyor, en son olarak ta 1 üniteyle alttaki kahverengi yerin içindekilere vurabilecek kadar yaklaşıp, onları uçurup, görevi bitiriyoruz. 2. GÖREV: Burada konu düşman tank fabrikasını (!), bunun çevresindeki ikmal araçlarını vurup, oradaki 20-30 düşmana postu deldirmeden (siz onlarınkini delin) o civardaki radarı vurmaktan ibaret. Size biraz araziyi tanıtayım. Orada 2 tek ev, 2'de ev topluluğu sembolü var. tek olanlar dost, onlara dokunmayın. soldakisinin içinde tank fabrikası var. Radar ise diğerinin yakınında, ormanın biraz içinde. Sovyet birlikleri genel olarak o 2 topluluğunun içinde ve arasında. topçuları iki topluluğun arasındaki yola çevirin. Burada oraya gidebileceğiniz en sağlıklı (pususuz) yol şu: Haritanın solunda aşağı doğru inen bir ormansız düz alan var. Her şeyinizle bu alandan inip, sol alt köşedeki ormana ulaşın. Ormanın içinden giderek haritanın en altındaki (fabrika topluluğunun güneyindeki yola) yola vurun, sonra fabrikayı (diğerlerinden biraz sağda) patlatıp, sağa doğru (ağaçların içinde ince uzun bir garabet) görünce (sağdan soldan fışkıran Kızılordu tanklarına dikkat ederek) ona doğru (menzile girene dek) yaklaşın, patlatıp görevi bitirin. | 3. GÖREV: Burada amaç haritanın sağ üst kesimindeki topçuları ve şehirdeki içinde 10 Sovyet T-72si olan binayı ve içindekileri vurmak. Öncelikle çevrede gördüğünüz tankları (kendi tanklarınızı değil!!) vurup, ormanın ve tabii ki şehrin uzağından dolaşarak topçulara gidin. Oraya varınca orada gördüğünüz 3 tankı vurup, üniteyle ormanın diğer tarafına geçip, oradaki düşmanları temizleyip, oradaki kule gibi yapıyı patlatıyor ve 2 topu vuruyoruz (toplar patlamıyor, sadece yamuluyor). Sonra güneydeki ormanın içinden giderek şehri tamamen görüp, vurabilecek bir konuma gelene kadar bu şekilde ilerleyip, gelince 1 ünite ile ormandan çıkıp, baca gibi küçük bir kulesi olan yapıyı görüp, vuruyoruz. Patladıktan sonra içinden lerin çıkmasını bekleyip onları kahrolası sivil binalara zarar vermeden vuruyoruz. Kuzeyden gelen (şehrin kuzeyinden, sizin kuzeyiniz değil) 3 aracı da vurup, görevi bitiriyoruz. Burada ise amaç ortadaki büyük şehri düşman saldırısından koruyup, haritanın sol alt köşesindeki dev istasyonu ve bunun içindeki radarı patlatmak. Bunun için 2 güçlü ünitenizi şehrin iki yanına (ormana yakın olmasınlar, ayrıca Üniteleri şehrin içine yerleştirmeyin çünkü Ruslar sizi vurayım derken binaları vuruyor, savaşı kaybediyoruz) dört açın. Diğer 2'sini soldaki açıklıktan (ağaçsız yer) güneye yollayın, süratle içinde düşman radarının olduğu açıklığa yaklaştırın. Sakın radara çok içinde ve binanın çevresinde Ruslar var. Diğer çocuklar şehri korurken (pek kolay bir iş değil) binayı ve içindeki radarı (40 dakika içinde) patlatıp, görevi bitirin. 5. GÖREV: Burada ise başlıca amaç yol kavşağında olan şehri düşmandan koruyup, sağ altta sıkışmış olan aptalları kolay yapması zor bir görev. O aptalların

position hear the cehtre di Map.

- geçeceği yer ağzına kadar Sovyet dolu bir orman ve tamamen düşman kaynayan ormanların kenarları. O araçların çoğu M-113, M-901A1 aşırı hafif zırhlı. Gidecekleri yer ise koruyacağınız şehir. Saçmalığa bak, herifleri de şehri de biz koruyoruz. Sonra o aptallar şehri kurtarmış oluyor!? Her neyse, yapmanız gereken en güçlü 2 ünitenizi şehre yollamak, diğer 2 üniteyle ise haritanın ortasındaki ormanın güneyindeki yapılara saldırıp, sonra diğer zevzeklere yardıma gitmek. Burası çok önemli: Biraz önce düşmana saldırdığımız müfrezelerle korumamız gereken araçların önünü kapatan ormanlardan soldakine gitmek. Bunlardan biriyle iki ormanın arasındaki boğaza gidip orayı TAMAMEN temizleyin. Diğer müfrezeyle haritanın en altından koruyacağımız araçlara doğru yaklaşıp, o açıklığa yerleşin (bizimkilerin sıkıştığı yere). Şimdi gözlerinizi beş açın (dört az) zira Ruslar 2 ormandan fışkıracak ve eğer onları çabuk vurmazsanız bizim keklikleri onları o boğazdan çıkarlabiliseniz şehre kadar eşlik kaçmasına "İzin vermeyin. Eğer sağ salim ulaştırabilirseniz (bizimkileri) ilk adayı bitirmiş olacaksınız. NOT: Eğer buraya kadar gelebilmişseniz mutlaka belirli bir yeteneğe ulaşmışsınız demektir. Bundan sonraki görevleri bu kadar ayrıntılı anlatmayacak, sadece amacı söyleyip, 1-2 taktik vermekle yetineceğim. Şehirlerin, düşmanların yerleri gibi bazı bilgileri oyunun brifing bölümünden öğrenebilirsiniz (oraları mutlaka okuyun). Eğer kalan 16 görevi de böyle yazarsam 8 sayfa falan tutardı herhalde. BANABA ADASI: 1. GÖREV: Burada amaç gerideki araçlara eskortluk (evrenin en iğğğrenç görevi) yapmak.

zenin taretinden çevreyi araştırın. Zaten size bizim aptallara eşlik etmeliyiz. Ayrıca 25 dakika söylediğim şekilde dikkatli davranırsanız bu ko-

Bunlar da M-113 benzeri taşıtlar ve sağ ve sol- içinde kuzeybatıya gidip, orada çıkartma yapandaki ormanlar düşman KAYNIYOR. Çok ama çok ları NEĞRÜ daki 1. görevdeki gibi ses- lay kolay TOW füzesiyle sadikkatli bir şekilde onlara en alttaki şehre kadar sizce vurmalısınız. dece durarak atış atış yapabilirsiniz. Ayrıca her eşlik etmelisiniz. Ayrıca soldaki orman çizgisinin 2. GÖREV: Amaç koca bir tank deposunu ve cephanenin bir yükleniş süresi vardır. Bu süre — solundaki Rus komünikasyon (haberleşme) mer- içindekileri yok etmek. Aman çok dikkat edin her TOW'da ve Sabot'ta kısadır. Bu tavsikezini ve çevresindekileri vurmalısınız. taraf mayınlı. Ayrıca 2 tanktan fazla kaybederse- ye ise eskort görevleriyle ilgili: Koruyacağınız 2. GÖREV: Burada yapacağımız kuzeydoğudaki niz görev başarısızlıkla sonuçlanır. acizler harekete geçmeden önce yolu temizleçok iyi korunan havaalanını ve çevresindeki ara- 3. GÖREV: Burada amaç yine bir radar istasyo- meye konvoydaki araçları korumak çları vurmak, haritanın ortasındaki şehri nunu ve gözlem evini vurmak, 40 dakika içinde çok zor oluyor. Hele konvoydan uzaksanız, kim düşmandan korumalısınız. Bence şehre 1-2 mü- şehirde diğerleriyle buluşmak. Dikkat: Şehirden kimdir anlayana kadar görev gidiyor. Ayrıca göfreze gönderip, kalanlarla havaalanını (uzaktan) atılan işaretler kırmız ise buluşmayacaksınız, ma- — revlerde aynı görevi kaç defa oynarsanız oynayın ve üstündekileri vurun. Vi ise buluşacaksınız. oradaki düşmanların yeri her seferinde aynı. Gö- 3. GÖREV: İşte bir kazık görev (hangisi değil ki. 4. GÖREV: Burada ise 2 şehri (güneyde ve revi oynarken kim nereden çıkıyor aklınızda tu- Bir de M-1 TANK PLATOON 'a zor derler) daha. batıda) birden ele geçirip, koruyacaksınız. Görev- tarsanız bir dahaki oynayışta O tuzağa Amaç oradaki 2 köprüyü koruyup, o büyük or- de HİÇBİR sivil bina vurulmamalı. Yoksa... adadan sonraki adalar için. Gömanın içini düşmandan temizlemek. Bir de bunlar EUREKA: rev öncesi haritada göz ikonu ile nerenin ne yetmezmiş gibi güneybatıdaki yakıt deposuyla Burası son görev (eyoooo..). Tabii ki en kazığı olduğunu öğrenip. taktiği oyun öncesinden haberleşme merkezini vurmak. (bizim coğrafyacının sorularından bile). Amaç tam — göre ayarlayın. 4 GÖREV: Burada ise amaç dolaşarak mümkün — 6 dakika 20 saniyede köprüye ulaşıp, tam Evet arkadaşlar. Oyunumuz genel olarak iyi olduğu kadar düşman avlayıp, gidip haberleşme karşıdan gelen ve köprüyü moleküllerine ayırmak — düşünülmüş bir oyun. Görevlerin biraz kazık olmerkezini (yine 0) vurmak. Aman dikkat isteyen kaka adamları uzak tutmak. Eğer bunların ması ve bitirilemeyecek bir oyun (126 görevde düşmanlar her kovuktan her delikten çıkabilir. hepsini bitirebilirseniz (kafayı yemeden) bir rütbe ömrümü yemeye niyetim yok) olması dışında İşinizi 40 dakika İçinde bitirip, şehre dönmelisiniz. atlıyorsunuz ve sil baştan ilk görevden başlıyoruz. — pek bir problemi yok. Team Yankee 1 biraz fazla 5. ise amaç batıdaki kasabayı (NOT: 6 rütbe var. kazık görev sonra kısa ve ise biraz fazla uzun ve zor. ve nehrin üzerindeki köprüyü korumak ve oyun Başarılamayan görevler bir müddet sonra sıkmadoğudaki kasabayı ele geçirmek. Amman dikkat En son olarak bu yaşlı tankçı size savaş taktikleri — ya başlıyor. Tanıdığım 3 tank simulasyonu arasınorada çok iyi mayınlanmış yerler var. verecek: da sıralama yapmam TANK 6. GÖREV: Haritanın kuzeybatısındaki radar is- Bu oyunda ilk 1-2 görev dışındakileri 1 oynayışta PLATOON (yaşasın Microprose), 2-Pasific tasyonunu ve büyük gözlem binasını yok etmek. bitirmek imkansız gibi bir şey. Size bir tiyo. İslands, 3-Team Yankee 1 (Sherman M-4'ü simu-

Ağaçların arasındaki düşmanlar görülmüyor, bu lasyondan saymıyorum. Vektör grafikli doğru. Fakat ağaçların arasında ilerleyen bir veya - Ağırbaşlı (ve mükemmel) bir tank savaşı isteyen birkaç nokta (taretten, infra-red ile bakarken) sulandırılmış sevenler Pasific görürseniz, bir de hızlı hareket ediyorsa kesin İslands'ı 1. GÖREV: Başlıca amaç yine eskort (damned orada düşman vardır. Çıkmasını bekleyip, mission). İki şehir arasında mal taşımakta olan uçurun. Ayrıca göreve başladığınız anda infra- malzeme kamyonlarını koruyup, saldıranları red ile her tarafa göz atın. Birini görürseniz biraz püskürtmelisiniz. Ayrıca doğudan gelen ve çıkari- - uzakta ise TOW ile (varsa), değil ise HEAT'la

Bu kadarla kalsa iyi, bir de oradaki köprüyü tutup, kaçan Rusları vurmalıyız. Bunu becerebilirsek 2. ada bitiyor. NEGRU ADASI:

ma yapan Kore 1-72'lerini püskürtmeliyiz. Aman vurun. Tavsiyem mecbur kalmadıkça Sabot (top dikkat. Onlar çıkartma yapmadan ASLA mermisi) kullanmayın, HEAT çok daha uzun men- GÖRÜNMEYİN, kaçarlar. Onlar gelsin, menzile zilli ve güçlüdür. Bence oyunun bayağı kötü olan girsin, yağdırın mermileri. Onlara görünmemek yanı biraz arcade ye benzemesi. Dergide oyunu için gizlenin. 3 tank grubu çıkacak, Hepsi çıkma- oynarken Omay gelip 20 saniye baktı, bu zaman dan harekete geçmeyin. Aman dikkat Kaçıp, içinde 10-15 araç yok ettiğimi görüp sırıttı ve Oyubaşka şehre saldırmasınlar. Son bir şey: Ameri- nun shoot em-up'a benzediğini söyledi (biraz kan gözlemevi tam çalışmadığı için düşmanların — abarttı). Genel olarak silahlarınız onlardan daha çoğunu haritada göremeyeceksiniz. Gözlerinize iyi. Düşmanın tek avantajı aynı anda bütün üniteher zaman güvenin. leri yönetebilmesi, aynı anda her tarafı 2. GÖREV: Buradada şehirdeki araçları TAM 25 görebilmesi, ormanları çok iyi kullanması, ne zadakika man nerden çıkacağı belli olmamasıdır. Sizin 3. GÖREV: Burada amaç kahrolası bir malzeme yapmanız gereken ormanlardan uzak durmak deposunu kahrolası düşmanlardan tam 30 daki- (içine girerseniz onlar sizi bulamaz, ama SİZ de ka (bu kadar zamanda dünyanın öbür ucundaki onları bulamazsınız), kısa kısa waypointler tank bile size gelebilir) korumak. Aman menzile kullanıp, her waypointe varınca her tarafa dikkatli - kimseyi sokmayın. ce bakmak, MÜMKÜNSE bütün müfrezelerinizi 4. GÖREV: Bir görev daha. Güneyden gelecek topluca kullanmak olmalıdır. Genellikle infra-red düşmanlara karşı havaalanını, Üstündeki araçları, ile bakın ki araçları ormanla karıştırmayasınız.

şehri korumak. Zor dostum Zor. Her müfrezenin dumanı açık olsun. Eğer müfre- 5. eskortluk. Bir konvoya yolunun zelerinizi dağıtmışsanız onları bu duman sayesonuna kadar eşlik edeceğiz. Ayrıca düşmanın sinde tanıyacaksınız. Tabii ki dumanı görebilmek komünikasyon binasını patlatmalıyız. için infra-red'i kapatmanız gerekiyor. Ateş eder- DİFFERDANGE: ken de DURARAK atış giderken çok 1. GÖREV: Öncekiler yeterince değilmiş gibi. sarsılıyor. Binalara nişan alırken pointer kare işler daha da zorlaşıyor. Amaç yine eskortluk. On- — olmaz. Göz kararıyla nişan almalısınız. Eğer oyun- da ateş altına düşerseniz asla paniklemeyin. Saçları patlatıp, yolu güvenli duruma getirmeli, sonra kin fakat hızlı bir şekilde ateş altında olan müfre-

Bazı kişiler vardır. Kim oldukları hiçbir zaman bilinmez, adları duyulmaz, daha doğrusu duyulmaması gerekir. Onlar, kendileri dışında kimsenin kendilerine kahraman demeyeceğini bildikleri halde birçok özel eğitimden geçerler ve onlara özel sıfatını veren şeylerde ustalaşırlar. Bu kişiler görevleri seçmeden alırlar, ayrım yapmazlar. Onlar ülkelerini kurtarırlar ama ülkeleri onlara sadece işlenmiş, madalya adındaki demir bir parça verir. Onlar güçlerini kendilerinden alırlar. SPECIAL FORCES işte bu kişilerin hikayesidir... Evet yukarıdaki yazıyı okuduktan sonra hemen Joystick ve mouse'larınıza sarılmış olabilirsiniz ama biraz sakin olun ve tuttuğunuz kontrol aletlerini hafifçe yerlerine bırakın. Daha oyuna başlamadan önce okuyacağınız uzunca bir yazı var, Evet yukarıda da belirtmeye çalıştığım gibi oyunumuz devletlerin pis işlerine bakan özel timlerle ilgili. Şimdi pis iş deyince aklınıza kanalizasyon temizlemek gelmesin. Hani devletler bazen olaylara adlarının karışmasını istemeden bazı yerleri imha etmek, önemli kişileri kurtarmak veya 20 füzeyi patlatmak gibi basit şeyler yapmak isterler ya. İşte bizim timde bulunan komandalarda bu işleri yapmakla görevliler. Hepsi birer eğitilmiş asker. Yazının sonunda sizde harika birer komando olabilirsiniz. Evet gelelim oyuna. Başta hemen şunu söyleyeyim, oyun biri Demo, biri Roster olmak üzere 4 disketten oluşuyor ve oyuna demoyu izlemeden direk olarak başlayabiliyorsunuz. Oyunu yükleyince karşınıza birçok isimlerin olduğu bir tablo çıkıyor. Oyuna buradan takımınızın ismini vererek başlamalısınız. Görevlerin sonundaki başarılarınız veya başarısızlıklarınız bu listeye kayıt edileceğinden ilk önce disketin (Roster disketinin) protect'ini yazılabilir hale getirin. Sonra silmek istediğiniz bir yere gelip Esc tuşuna bastıktan sonra takımınızın ismini yazıp return'e basın. Bu sayede listeye sizin takımınız kaydedilmiş oldu. Oyun sırasında bu listeden takımınızın aldığı toplam puanı, kaç görev yaptığını ve durumunu öğrenebilirsiniz. Ayrıca bu listenin sağında bulunan Dir ikonuna basarak başka bir roster diskinin içindeki takımları ekrana getirebilirsiniz. Bu ekranla işiniz takımınızı seçtikten sonra biter ve karşınıza ana menü gelir. Ana menüde ilk başta sadece Diff. Level seçeneği açıkken seçimler yaptıkça sırayla diğerleri de açılacaktır.

Şimdi sizlere Diff. level, Select Mission, Select Squad, Select Weapons ve Enter Warzone adındaki 5 seçeneği ayrıntılarıyla anlatmak istiyorum. DİFF. LEVEL

Görevinizin zorluk derecesini ayarlamanız için konulmuş bir ikondur. Seçince karşınıza 4 değişik zorluk seçeneği Çıkar. Conscript : Bu zorlukta adamlarınızın gelişmiş silahları vardır. Ayrıca görevlerde hedefler yuvarlak içine alınarak gösterilir. Düşman ise kötü idmanlı, yavaş ve bozuk silahlarla karşınıza çıkar. Yani anlayacağınız oyuna ilk başladığınızda seçmeniz gereken zorluk derecesidir. Regular : Adamlarınızın modern silahları vardır ve hedefler haritada grid sistemi ile gösterilirler. Yani savaş alanında haritanızı grid sistemine aldığınızda (tuşlar bölümüne bakın) hedef size örneğin A4 diye söylenir. Sizde A4 karesinin içinde hedefi ararsınız. Bu zorluk derecesinde düşmanların Hem eski silahları dir hi idmanda iyiyken savaşta kötüdürler. Yani düşman askerlerinin tecrübesi yoktur (hadi gene iyisiniz). Veteran : Adamlarınızda gelişmiş silahlar vardır ama artık hedefler haritada gösterilmezler. Ayrıca düşmanda tecrübeli, yetenekli ve modern silahlarını iyi kullanan kişilerdir. Elite : Gelişmiş silahlarınız yine var ama bu kez işiniz çok zor. Hedefler haritada görünmediği gibi bir de zaman sınırı var. Tüm bunların yanında düşmanda diğer görevlerde savaşmış çok tecrübeli askerlerden oluşuyor ve ateş etmekte tereddüt etmiyorlar. SELECT MISSION Ana menüdeki bu ikon Tropics, Desert, Arctic ve Temperate olmak üzere 4 ayrı bölgede bulunan toplam 16 görevden istediğiniz birini seçmeniz içindir. Görevler aynı bölgelerde birbirlerine bağlı olarak ilerliyorlar. Görevi almak için istediğiniz çekmeceyi açmanız, dört dosyadan istediğinizin üzerine basıp, görev ismi çıktığında ismin üzerine bir daha basmanız gerekli. Bunu yapınca karşınıza görevle ilgili bilgiler çıkacaktır. Her görev için iki sayfa açıklama, bir sayfada savaş alanının havadan görüntüsü bulunur ama bir önceki görevde başarılı olmuşsanız düşmanın o andaki durumunu belirten dördüncü bir açıklama sayfasını da okuyabiliyorsunuz. Şimdi isterseniz görevleri inceleyelim. TROPICS Rescue P.O.W : Başkanınız uyuşturucu pazarını elinde tutan bir milis güç tarafından kaçırılmış. Göreviniz (biraz klasikte olsa) başkanı kurtarmak, Başkanın evlerle çevrili bir avluda olduğu sanılıyor. Acil olduğu için görevi gün ışığında yapmanız gerekiyor. Bu gizli bir görev ve savaş bölgesine iniş noktalarınız önceden belirlenmiş. Crop Fire : Merkez düşmanın haşhaş tarlalarını yok etmek için bir saldırı düzenlemeyi düşünüyor ama bu saldırının başarılı olabilmesi için bu tarlaların yerleri kesin olarak belirlenmeli. Bunun için tarlaların ortasına 2 tane lazer sinyal vericisi (L.T1.D) koymalısınız. Hükümet olaya adının görev gizli olarak. yerine getirilmeli. Bu bir gece görevi, adamlarınızın gece görüş gözlükleri var ve iniş noktaları önceden belirlenmiş. Diary 1991 : Mr.Dvorak adında multimilyoner bir iş adamı uyuşturucu pazarını elinde tutmakta. Amacınız onun güçlü korumada olan evine girerek günlüğünü çalmak. Elinizden geldiğince hızlı olun. Görev gündüz ve sınırlı. İniş noktaları ise sizin seçiminize bağlı. Assasination : Dvorak dedikodulara göre bir kişiyle malikanesinde görüşme yapacakmış. Merkez bu görüşmede Dvorak'ı öldürme görevini size verdi. Yalnız görevi çok gizli yürütmelisiniz. Eğer çok yer tahrip edip gürültü çıkarırsanız ve de düşman askerleri ortadan kaybolmaya başlarsa Dvorak kaçmaya hazırlanıyor demektir. Gizli görev ve gündüz yapılacak. İniş noktalarınız ise kendiniz ayarlıyorsunuz. DESERT Egg Nests : Güçlü bir ülke küçük bir ülkeyi işgal etmiş. Bu durumda dost olan küçük ülkede bizden yardım istemiş (ben bunu bir yerden hatırlıyorum gibi geliyor). Amacınız düşmanın Makinalı tüfek yuvalarını yok etmek. Bunu yaparken düşmana dikkat etmelisiniz. Çünkü işgalci ülkenin askerleri güçlü bir savunma kurmuşlar ve de talimliler. Göreviniz gece olacak. Her gece görevinde olduğu gibi özel gece görüş gözlükleriniz bulunuyor. Düşman sizi beklediğinden sıcak çatışma olacak. İneceğiniz yerleri de kendiniz ayarlıyorsunuz. Tank Busting : Düşman tankları çok fazla sayıda. Bunlar büyük bir unsuru oluşturuyorlar. Küçük ülkenin işgalini engellemek için düşmanın tanklarını yok etmelisiniz. Bu sefer gündüz görevi Ve sıcak çalışma olacak. İniş bölgeleriniz ise isteğinize bağlı. Supply Lines : Savaş iyice kızışmış durumda. Merkeziniz düşmanın destek keserek ona büyük bir darbe vurmayı planlıyor. Bunu yapmak için düşmanın önemli yapılarına lazer sinyal göndericisi koymalısınız. Eğer bu işi başarabilirseniz bu sinyalleri alan büyük bir hava gücü gelip düşmanın önemli güçlerini yok edecek. Sıcak çatışmanın olacağı bir gündüz görevi. iniş noktaları ise size kalmış. Black Box : Düşmana yaptığınız büyük bir hava saldırısı başarılı oldu ama bir helikopteriniz güneydoğudan kuzeybatıya doğru giderken yolun yarısında bir yerde açılan ateş sonucu düşürüldü. Göreviniz onun kara kutusunu bulup merkeze getirmek. Görev gündüz ama gizli olarak gerçekleşecek. İnişler ise önceden belirlenmiş. ARCTIC Sabotage : Bir terörist birliği kuzey kutbunda üstlenmiş durumda. Bu birliğin silah desteğini ortadan kaldırmak için köprüleri uçurup, kamyonlarını yok etmelisiniz. Teröristler saldırı beklemiyorlar ve devriyeleri temkinsiz. Yalnız köprüler iyi korunuyor dikkat edin. Görev gündüz ve gizli olarak gerçekleşecek. İniş noktaları ise önceden merkez tarafından belirlenmiş. Alpha Docs ; Teröristler bir nükleer denizaltı kaçırmışlar ve bu denizaltıda da nükleer füzeler bulunuyormuş. Göreviniz denizaltıyı ne yapacaklarını öğrenmek için Alpha adındaki gizli görev belgelerini ele geçirmek. Ayrıca denizaltıyı kullanmamaları için denizaltı kaptanını da öldürmelisiniz (kaptan onlardan). Bu bir gece görevi, sınırlı saldırı ve iniş belirlenmiş durumda.

NG PISTOL

alır. Kalibre ve ısı bakımından avantajlı, en alabilmesi konusunda da RİFLE 1 olan bu tüfeğin 3 iç kurşun olan 5 tane şarjör; 2 ağın lazer sinyal göndericilerden olan REMOTE EXPLOSIVE — Oyun boyunca en çok işinize yarayacak olan uzaktan kumandalı patlayıcıların her biri 2 Kg ve en fazla 9 tane taşıyabilirsiniz. olacağına eminim. Yalnız onları patlatırken yanlarında durmanız pek hayırlı değildir. MACHİNE RİFLE bu makinalı tüfek 4 Kg şarjörlerinin her birinde 30 atışlık bulunmaktadır.

Sub Attack: Teröristler nükleer füzeleri denizaltılara yükleyip ayrılmaya hazırlanıyorlar. Onların bu planını engellemek için 2 denizaltının üzerine 2 lazer sinyal gönderici koymalısınız. Bunların dışında denizaltıların hareketlerini engellemek için köprüleri de yok etmeniz gerekli. Gündüz görevi ve sıcak çatışma olacak. İniş yerleri ise belli. Wipe Out: Artık teröristler tehdit unsuru olmaktan çıkmış durumdalar. Bu yüzden onlara ölümcül bir son saldırı yapmayı planlıyorsunuz. Göreviniz düşmanın cephane depolarına lazer sinyal göndericisi koymak. Dikkatli olmanız gerek çünkü teröristler son bir çabayla buraları koruyorlar. Sınır hbir gündüz görevi, iniş yerleri ise belli. TEMPERATE Fuel Dump: Bir savaş cuntası ülkesindeki kumandayı ele geçirmiş durumda. Ülke başkanını ellerinde tutuyorlar. Göreviniz ülke yönetiminin düzelmesi için ilk etapta düşmanın füze taşıyıcıları ve Scud füzesi atıcıları gibi savaş araçlarında kullandığı benzinleri yok etmek. Benzinler büyük metal depolarda muhafaza ediliyorlar. Bu bir gece görevi ve sıcak savaş şeklinde olacak. İniş yerleriniz ise önceden merkez tarafından belirlenmiş. Scud Busting: Düşmanın Scud füzesi atıcılarının beklendiği gibi hareket etmemeleri sizin lehinize oldu. Göreviniz onlar harekete geçmeden önce bu füzeleri yok etmek. Bunlar kalabalık bir grup halindeler ve çevrelerinde birçok askeri bulunuyor. Düşman ayrıca bazı araçların içinde ve her an dışarı çıkıp savaşmaya hazır. Gündüz görevi ve sınırlı saldırı. İniş noktaları ise belirlenmiş. The Complex: Düşman komutanları binada saklanıyorlar. Saklandıkları binada nükleer başlıklı füzeleri kontrol edebilen bir

bilgisayar var. Göreviniz bu bilgisayarı ve makinalı tüfek yuvalarını yok etmek, sınırlı bir gündüz görevi. İniş noktaları ise belli. Power Cut: Hava gücünüzün düşmanın güç kaynaklarını yok etmesi için güç kaynaklarına, jeneratörün olduğu yere ve kuzeydeki yola lazer sinyal göndericileri koymalısınız. Sınırlı saldırı, gündüz görevi ve iniş noktaları önceden belirlenmiş durumda. SELECT SQUAD Bu ikonu seçtiğinizde karşınıza 16 görevi bitirmeniz için kullanabileceğiniz özel olarak yetiştirilmiş her biri kendi konularında uzman 8 adam çıkacaktır. Bu adamların üstlerine basarak alt taraftan onlar hakkında bilgi alabiliyorsunuz. Bu bilgi alma kısmının sol tarafında yukarıdan aşağıya sırasıyla adamın ismi, dayanıklılığı, taşıyabileceği maximum ağırlık, rütbesi ve özel yetenekleri yazılıdır. Sağ tarafta ise seçtiğiniz adamın yüzü ve onun sağında da varsa madalyaları gösterilir. Görevlerde en fazla 4 adam kullanabiliyorsunuz. Bu dört adamı da kod adlarıyla belirliyoruz: Shark, Tiger, Cobra ve Eagle. Görevde kullanmak istediğiniz adamı seçmek için üzerine basmalı ve sağ alttan ona bir kod adı belirlemelisiniz. Bu ekrandan adamlarınızı seçtikten sonra Exit seçeneğine basarak çıkabilirsiniz. SELECT WEAPONS Görev fana İşte geldik en önemli seçeneklerden biri olan yeni silah seçme kısmına. Bu ekranın sol üstünde adamlarınızın kod adlarının resimleri bulunur. Onların hemen altında adamınızın taşıyabileceği maximum yük ve onun da altında da o anda taşıdığı yük bulunur. Options kısmında birçok yararlı seçenek vardır. Burada üst tarafta duran 1, 2, 3 ikonları, seçtiğiniz adamın çantasına otomatik olarak üç farklı düzene göre silah koyar. Alt tarafta duran 1, 2, 3 ikonları ise tüm adamlarınızın çantasına otomatik olarak üç farklı düzene göre silah koyar. Bu bölümde bulunan Copy Bag seçeneğinin de size çok yararlı olacağını sanıyorum. Birinci adamınız olan Shark'ın çantasını isteğinize bağlı olarak doldurduktan sonra başka bir adamınızı seçip Copy Bag derseniz 1. adamınızın çantası seçtiğiniz adama kopyalanır. Copy Bag seçeneği her zaman 1. adamın çantasını başkasına kopyalar. Copy Bag'in altında Del seçeneği bulunur. Bu da seçtiğiniz kişinin çantasını tamamen boşaltmaya yarar. Del ikonunun yanında sola ve sağa doğru oklar vardır. Bunlar yardımıyla istediğiniz silah miktarını arttırıp azaltabilirsiniz. Bu miktar el bombası, uzaktan kumandalı bomba ve L.T.D'de onlardan kaç tane alacağınızı belirtirken, diğer atışlı silahlarda şarjör sayısını belirtir. Çantanıza istediğiniz bir silahı almak için yukarıda bulunan kısımdan onun üzerine basmak, magazines yazan yerden kaç tane alacağınızı belirlemek ve onu çantanızdaki boş bir bölmeye koymak yeterlidir. Bir silahın üzerine bastığınızda sol altta onun hakkında birçok bilgi çıkar. Bu bilgileri öğrenmek istiyorsanız bu sayfalarda bulunan silah kutusuna bakın. MAC unutmamışsa mutlaka buralarda bir yerde olması gerek. (Neyi unutmıyacağımı unutmuşum, pardon-MAC) Çantanızı istediğiniz şekilde doldurduktan sonra Exit ile bu ekrandan çıkabilirsiniz. ENTER WARZONE Tüm hazırlıklarınızı bitirip bu ikonu seçtikten sonra artık savaşa girdiniz demektir. Eğer görevinizde inişleri kendiniz ayarlıyorsunuz deniliyorsa ilk önce karşınıza büyük harita çıkacaktır. Bu haritada dört adamınızı istediğiniz bölgelere paraşütle indirmelisiniz. Joystick'i haritada gezdirdikçe (ateşe basarak joystick'i yönetirseniz daha hızlı gider) hedef işaretinizin yerlerde kırmızı noktalar göreceksiniz. Bunlar oralarda olan düşman askerleridir.

Adamlarınızı mümkün olduğunca hedeflere yakın ama düşman askerlerine uzak yerlere indirin. Bu nasıl oluyor demeyin, bazen düşman askerlerinin hedefin yakınında korumayı unuttukları yerler oluyor. İyice düşündükten sonra iniş yerinizi 1. adam olan Shark için belirleyip space'e basın. Aynı işlemi diğer adamlar içinde uyguladıktan sonra Esc tuşuna basıp görevi yapacağınız ekrana geçebilirsiniz. Evet karşınızda görevi yapacağınız ekran. Ekranın yukarısında oyunu oynayacağınız ana kısım bulunuyor. Alt tarafta ise çeşitli bilgiler var. Bu kısmın en solunda o anda seçmiş olduğunuz adamınızın kod adı bulunur. Onun sağında bıçak ve tabanca olarak değiştirebileceğiniz gizlilik modu vardır. Bu modun da yanında silah kutusu bulunur. Bu kutuda o anda altta solda kaç tane kullanabileceğinizi (veya şarjör sayısını) ve onun sağında da mermi sayısını görebilirsiniz. Ekranın orta bölümünde radar bulunur. Radarın yan tarafında üstte seçtiğiniz yürüme modu bulunur. Oyunda 1, 2 veya 4 adamınızı yürütme modları var. Eğer tek adamı yönetirseniz direk siz oynuyorsunuz ama iki veya dört kişilik yürüme modunda sizin yönettiğiniz adamın dışındakileri bilgisayar yönetiyor. Yürüme modunun altında uzaktan kumandalı bombanızı bir yere koyup koymadığınızı anlamanıza yarayan noktalar var. Bu noktalardan kaçının üzerinde kırmızı bir çarpı varsa o kadar uzaktan kumandalı bombayı bir yerlere yerleştirmişsiniz demektir. Bu kutunun da sağında gücünüz bulunur. Bu güç düşman sizi vurduğunda azalırken kamuflaj yaparken artar. Son olarak gücünüzün de sağında görev saatiniz ve oyundaki kontrol biriminiz (joystick, klavye) gösterilir. Görev saatiniz Elite zorluk derecesinde geriye doğru azalarak kalan zamanınızı gösteriyor. Görevinizi bitirdiğiniz zaman karşınıza adamlarınızın görev puanlarını, toplam görev puanını ve görevde başarılı olup olmadığınızı belirten bir ekran çıkacaktır. Bu ekranda adamlarınızın üzerinde olabilecek MİA yazısı onların esir, yazısı ise öldüğünü gösterir. Eğer esir alınmış adamlarınız varsa seçtiğiniz görevin yerinde onları kurtarmak için başka bir görev çıkacaktır. İsterseniz bu görevi oynayarak onları bir kereye mahsus kurtarmayı deneyebilirsiniz. Görevi başarıp başaramadığınızı belirten ekrandan sonra adamlarınıza madalya veya rütbe verebileceğiniz başka bir ekrana geçilir. Eğer görevde başarılı olmuşsanız, başarı durumunuza göre size adamlarınıza madalya veya rütbe verme hakkı verilir. Buradan adamlarınızdan birini seçip Promotion ile rütbe, Decoration ile madalya verebilirsiniz. Bu ekrandan Exit ile çıktıktan sonra yine roster diskinden birliğinizi seçerek oyuna devam edeceksiniz. Geldik tavsiyelere. İlk tavsiyem bence siz bu oyunu oynamayın. Tabii sabaha kadar oturup gözlerinizi yormak, beyninizi patlatmak ve kaslarınızı devamlı gergin tutmak hoşunuza gidiyorsa bir şey diyemem. Eğer bu tavsiyeme uymazsanız sizin için oyunla ilgili tavsiyelerim var. Görevlerde kamufle olmuş düşman askerlerine dikkat edin. Onlar görünmediklerini sansalar bile dikkatli hareket ederseniz onları rahatlıkla görüp vurabilirsiniz. Ayrıca düşman askerlerini yanıltmak için bir adamınızla hedeften uzak bir yere bomba, roket falan atabilirsiniz. Bu sayede askerler gürültünün olduğu yere doğru toplanırken siz de diğer taraftan hedefinize ulaşabilirsiniz. Ayrıca görevinize başlarken kaç kişiyle beraber hareket etmeyi düşünmeyi unutmayın. Dört kişiyle dolaşmak avantajlı olabilir ama gizli görevlerde dört tane komandonun bir kampa koşa koşa dalmasına kamp sakinleri pek iyi gözle bakmazlar. Bütün bunlar iyi de eğer hırsınıza kapılıp Elite zorluğunda oynuyorsanız size şans dilemekten başka bir yardımım olamaz. Special Forces, Microprose'un gittikçe ilerleyen kalitesinin bir ürünü. Oyunun oynanabilirliği bir Airborne Ranger kadar olmasa da atmosferi ona eşit derecede. Ayrıca görevlerde değişen çok güzel grafikler oyuna ayrı bir hava katmış. Yalnız Microprose grafiklere dalarak sesleri ihmal etmiş. Yine de bunun için fazla üzülmeyin. Eğer savaşla, kahramanlıkla, gizli görevlerle ve harika bir oyunla ilgileniyorsanız Special Forces size

MURAD OMAY special tavsiyemdir.

Sarlen Encounter, Vohaul's Revenge ve Pirates of Pestulon.... Eğer Sierra'yla ufak bir tanışıklığınız varsa neden söz ettiğimi hemen anlamışsınızdır. Omay anlayamadığı için burada ufak bir açıklama yapmam gerekiyor. Yukarıda bahsettiklerim aptal kahraman Roger Wilco'nun maceralarını anlatan Space serisinin alt başlıklarıdır. Omay gene anlamadı. Her neyse Sierra yeni grafikli ikon sistemine geçtiğinden beri bütün seri oyunlarının birer devam versiyonlarını yaptı, ayrıca bir kaç eski oyunu da bu sisteme uyarlayarak yeniden piyasaya sürdü.

Space Quest IV'de bunlardan biri. Her neyse gelelim Space Quest IV'ün konusuna: Roger Wilco olarak kendimizi bir barda bir takım karanlık kişilerle konuşurken buluyoruz, bunlar pek önemli değil az sonra nazi kılıklı iki asker gelip sizi götürmek isteyecekler, siz karşı koyunca da silah çekip zorlayacaklar. Buraya kadar normal, ama şimdi ortaya çıkan bir adam sizi kurtarıp zaman tüneline atacak ve biz de kendimizi gelecekte Space Quest XII's Revenge II'de bulacağız. Yeri gelmişken oyun devamlı gelecekte ve geçmişte geçiyor ve asla

Space IV'te bulunamıyoruz. Neyse sizin de göreceğiniz gibi Xenon gelecekte harabeye dönmüş bunun sebebini henüz bilmiyoruz ama Space Quest II'de öldüğünü sandığımız Vohaul'la bir ilgisi olduğu kesin. İlk olarak sola gidin, burada Star Wars I'den hatırladığımız tekerleksiz taşıma araçlarından birine rastlayacağız. Göz ikonuyla ona bakın, el ikonuyla torpidoyu açarak yine el ikonuyla içinden PocketPal bilgisayarını alın. Sonra aşağıya inin, burada bir tank var el ikonuyla klikleyerek kapağını açın ve içinden bombayı el ikonuyla alın. Sonra sürekli sağa giderek kalorifer kazanına benzer aletin yanına gelin. Aşağıdaki çöplerin arasında sarı renkli bir ip var onu el ikonuyla alın bu aralarda ortalıkta bir zombi geziyor ona yakalanmayın, sonra üst taraftaki yola aralığına girin inventory'den ipi seçerek yola klikleyin ve bir tuzak kurun az sonra pembe tavşan gelecek, onun üstüne el ikonuyla basınca yakalıyorsunuz. Sonra inventory'deki göz ikonuyla tavşana bakın ve arkasından el ikonuyla pili alın. Sonra biraz araştırma yaparak lağım kapağını bulun ve el ikonuyla açarak içeri girin. Düşünce patladınız mı? Üzülmeyin... Baştan oynadığınızda az önce tankın içinden aldığınız bombayı alır almaz inventory'den seçerek geri koyun.... Sağlam olarak yere basınca masanın üstünden kavanozu el ikonuyla alın. Sonra el ikonuyla yeşil dosyayı klikleyin altındaki düğmeye otomatik olarak basınca karşıda bir hologram çıkıp size bu olayların sebebini açıklıyor. Olaylar kısaca şöyle gelişmiş: Bilim adamları Xenon üzerinde her şeye hükmeden bir bilgisayar yapmışlar, bu bilgisayar hava durumundan, sokakta hareket eden arabalara kadar her şeye hükmediyor. Bu arada geçmişten gelen Vohaul bu bilgisayarı eline geçirince Xenon'un efendisi olmuş. Şimdi sizin onu muhakkak durdurmanız lazım. Hologram kaybolunca sol taraftaki kapıya el ikonuyla klikleyin, birazdan kendinizi lağımlarda bulacaksınız.

Aşağıya doğru ilerleyin birden arkanızdaki havalandırma boşluklarından birinin içinden yeşil bir slime çıkacak ve sizi takip etmeye başlayacak hızla aşağı inin ve soldaki boşluğa girin.

sonra kavanozu kullanıma geçirin ve bu yolun diğer yolla birleştiği noktada durup slime'ın gelmesini bekleyin tam hizanıza gelince kavanoz ile üstüne klikleyin ve ondan bir parçayı kavanoza hapsedin. Sonra sola gidip dörtyola gelin.

Buradan kafanıza göre dolaşarak çıkış merdivenini bulun el ikonuyla merdivene basın ve tırmanın. Kafanızı lağımdan çıkarınca bir uzay gemisinin yere inmekte olduğunu görüyorsunuz.

Az sonra otomatik olarak dışarı çıkacaksınız. Devamlı sağa giderek meydana gelin ve az önce yere inen gemiyi görün.

El ikonuyla klikleyerek gemiye binin ve az sonra kendinizi zaman araçlarının olduğu kulede buluyorsunuz. Bir ekran sola gidin. Biraz bekleyin ama hareket etmeyin az sonra bir zaman gemisi buraya gelecek ve içinden bir asker çıkacak ve bilgisayarın başındaki diğer askerle sohbete dalacaklar. Hemen deminki adamın indiği zaman aracına binin. Araca binince oyun kod soruyor. Bunları orijinal kitaptan yazdıktan sonra. Karşınıza geminin kokpiti çıkıyor. Sağ taraftaki dijital ekranda acayip bir takım kodlar var bunları bir kağıda çizin sonra altındaki panelden sol üstteki soru işaretlerinden altı tane seçin(?). Birazdan zamanda yolculuk yaparak Space Quest X Latex Babes Of Estros'a geleceksiniz. Ama geldiğinize de bin pişman olacaksınız. El ikonuyla camın altındaki düğmeye basın ve dışarı çıkın. Burası dağlık bir alan. Sola gidin doğal merdivenlerden aşağı inerken dev bir kuşun gölgesi yere vuracak. Birazdan da sizi yakalayacak. Kuşun yuvasında bir asker leşi var onu el ikonuyla klikleyin ceplerinden buruşuk bir kağıt çıkacak, inventory'deki el ikonunun yardımıyla bu kağıdı açın. Kağıtta bir zaman kodunun yarısı yazılı diğer yarısı ise yok. Bunu bir yerlere not edin sonra da yürüme ikonuyla yuvanın sağ alt köşesini seçerek buradan kurtulun. İndiğiniz yerde iki tane kadın size silah çekecekler.

Birazdan sudan bir denizaltı çıkacak, denizaltının içinden de sarışın bir afet, bu kadın size silahını doğrultuyor. Bu anda ne? kim? gibi bir takım sorulara saplanabilirsiniz. Kadın size bayağı kızgın sebebi ise onun bizim eski sevgilimiz olması, onu bazı yalanlarla kandırıp kaçıp gitmişiz o da bu yüzden bize bayağı kızgın. Aslında bunlar Space Quest X'da olmuş ama bizim Roger Wilco Space Quest IV'ten geldiği için bunları henüz yaşamamış. Umarım bu hatadan ders alır ve zamanı gelince bu kadına iyi davranır.

Kadınlar sizi denizaltıya atıp bir yerlere götürmeye başlıyorlar. Uzun ve sıkıcı bir yolculuktan sonra kendimizi bir su altı mağarasının içindeki üste buluyoruz. Bizi silah

* zoruyla bir odaya götürüyorlar, ani bir hareket yapmadan onlara itaat edin. Sizi dişçi koltuğu gibi bir yere oturtup, elinizi kolunuzu bağlıyorlar ve az sonra size yapacakları şeyin vereceği utancı anlatıyorlar. Birazdan ayı gibi bir kadın geliyor. Sonra lazer kullanarak pantolonuzu şorta çeviriyorlar. Ve bir de bu iri kadının elinde acayip bir şey beliriyor. Bununla bacaklarınızdaki kılları alacaklarını ve sizi utanç içinde bırakacaklarını söylüyorlar. O sırada siz ecel terleri dökerken arkadan bir kükreme sesi geliyor ve kadınlar korkup kaçıyorlar. Bu denizden gelen ve bu kadınları tehdit eden bir sürüngen. Kontrol size geçince el ikonuyla oradaki düğmelere basarak az önce pantolonuzu yok eden makinenin yardımıyla sizi tutsak eden bağlardan kurtulun ve hemen orada duran oksijen tüplerinden birini el ikonuyla alıp kullanıma geçirin ve canavar tam sizi yutacakken ağzından içeri bırakıp ondan kurtulun. Birazdan kadınlar gelip sevinç içinde sizi affettiklerini söyleyecekler ve Space Galleria Mall'a alışverişe gitmeyi teklif edecekler. Siz de kendinize pantolon almak için bu teklifi kabul ediyorsunuz. Galleria'ya gelince kadınlar alışveriş yapmak için dağılıyorlar. Bu sırada birisi banka kartını düşürüyor el ikonuyla bu kartı alın sonra sol taraftaki yürüyen yollardan üstte olanına girin. Sola yürümeye devam edin. Burada size bir ipucu eğer bu yolda gittiğiniz yöne doğru yürüme ikonuyla basarsanız çok daha hızlı ilerlersiniz. Birazdan erkek giyim eşyaları satan bir dükkana geliyorsunuz. Buradan içeri girin. Satıcı robotla konuşun ve size giymek için verdiği pantolonu denemek için kabine girin, pantolon size tam uyuyor. Dışarı çıkın ve Inventory'den parayı seçerek robota verin. Sonra dışarı çıkın, yine sola giderek Monolith Burger'e gelin.

İçeri girin buradaki domuz size iş verecek. Burada iki seçim yapmalısınız. Eğer iş yapmak istiyorsanız işi seçin ve çalışın, eğer iş istemiyorsanız ona sizi hemen kovmasını söyleyin. Eğer kovulmayı seçerseniz adam size prim olarak 40 Buckazoid (Space Quest para birimi) verip öyle kovuyor zaten ihtiyacımız olan para 40 buckazoid'di böylece kolay yoldan bu parayı kazanmış olduk. Ama siz iş yaparak daha para kazanabilirsiniz. Gelelim bu işin ne olduğuna: Burada siz paketleme bölümünde çalışıyorsunuz. Amacınız fırından pişmiş olarak çıkan hamburgerleri içine garnitürlerini koyarak paketlemek. Gerekli malzemeler masanın arkasında duruyor. Onları duruş sırasına göre soldan sağa doğru köftenin üstüne sırayı hatırlamıyorum ama sanırım mayonez, ketçap, yeşil salata ve ekmekti, burası başlangıçta bayağı yavaş ama ilerleyince deliler gibi hızlanıyor. Eğer yeteri kadar para kazandıysanız bırakın hamburgerleri kendi haline, az sonra şef gelip sizi kovar nasıl olsa. Her iki seçenekte de kovulduktan sonra domuz suratlı herif arkanızdan purosunu fırlatıyor, bu puroyu takip edin Galleria Mall'a girdiğiniz ekranda yerde duruyor olması lazım. Onu el ikonuyla alın. Sonra kadın giyinme bölümüne girip robotla konuşun ve kız arkadaşınıza elbise almak istediğinizi söyleyin, robot kız arkadaşınızın ölçülerini soruyor, kendinizle aynı olduğunu söyleyin. Ardından da kıza sürpriz yapmak için bu elbiseyi giyip ona öyle görünmek istediğiniz gibi bir yalan fırlatarak kabinde üstünüzü değişin. Sonra bilgisayar oyunları satan mağazanın yanındaki para çekme makinesine az önce takın.

, kimlik kontrolünden sonra hesaptaki tüm parayı yani 2000 çekin. Tekrar kadın elbisesi satan dükkana gidip kendi elbiselerinizi dükkana gelin. Elektronik katalogdaki elektrik bölümünden menüsüne girin, buradan Pocket Pal Connector'ü satın alın karşınıza iki sütun şeklinde fiş çeşitleri çıkıyor sol sütunda üstten dördüncü fişi alın. Sonra buradan çıkıp bilgisayar oyun mağazasına gidin kuyruğun dağılmış olması lazım, içeri girip kasadaki adamla konuşma ikonu yardımıyla konuşun, adam size Sierra'nın tüm oyunlarının satıldığını yalnızca sol taraftaki kutu içinde birkaç eski oyunun kaldığını ve oradan bir seçim yapmanız gerektiğini söylüyor. Göz ikonuyla soldaki kutuya bakın. Burada dalga geçilmiş bir çok oyun var: BOOM(LOOM), IT CAME FOR DESSERT (IT CAME FROM DESERT), WHERE IN THE WORLD IS ?2?? AND WHO REALLY CARES? (CARMEN SANDIEGO), EGGERS (CHUCK YEAGERS), KING'S QUEST 4&5 bunların hepsine göz ikonuyla bakıp konularını öğrenin, sonra orada altlarda bir yerde duran SPACE IV HINT BOOK'u satın alın. Ama korkmayın oyunla pek alakası yok. Inventory'den bu kitabı açın ve soruların altında boş bulunan cevap kutucuklarının yanındaki yuvarlaklara kalemle basıp cevapların görünmesini sağlayın. Buradaki tırışka soru ve cevapları geçin size sadece burada yarısı bulunan zaman koduyla rakam şeklinde olan bilgisayar kodu lazım. Onları bir kağıda not edin sonra dışarı çıkıp arcade salonuna girin ve elinizdeki bozuk paralarla sol altta duran Astro oynayın. Oyunda amaç yumurtladığınız 10 yumurtayı ortalıkta gezinen meraklıların kafasına indirmek. Oyundan sıkılınca salonun sağ üst tarafına gidin bu anda bir zaman gemisi buraya iniyor ve içinden sizi aramak üzere iki asker çıkıyor. Biri dışarıyı biri de bu salonu aramaya başlıyor. Kontrolü alınca hızla aşağı inip salondan çıkın. Ve Galleria Mall'a ilk başladığınız ekrana gelin oyunun buraları oldukça zor. Adamlar sizi görünce hareket halinde olun ve durumunuzu hiç bozmayın sonra alttan kaçarak sağa doğru yürüyen yola gelin az sonra Radio Shock'a geleceksiniz. Burada hemen dükkana girin az sonra adamlar buraya gelecek ama siz saklandığınız için görünmeyeceksiniz. Aralarında birinin dükkanları birinin de yolları aramasına karar veriyorlar adamlar gidince otomatik olarak dükkandan çıkıyorsunuz. Hemen alttaki merdivenlerden geçerek yerçekimsiz paten yapılan bölgeye gelin kendinizi boşluğa bırakıp biraz oyalanın birazdan adamlar gelip çıkışları tutacaklar ve size aniden ateş etmeye başlayacaklar.

Burada çok dikkatli olmalı ve devamlı yukarı aşağı sağa sola hareket etmelisiniz. Vurulmadan bir ekran sola gidin burada da dikkatli olarak yukarıyı klikleyin ve binanın tavanına çıkın. Oyalanmadan sağa gidin ve bekleyin birazdan adamlarda sizin peşinizden buraya gelecekler onları görür görmez hızla aşağıyı klikleyip alt kata inin. Ve merdivenlerden çıkıp durmadan arcade salonuna gidin ve zaman aracına binin. Önce HintBook'ta yazan ilk üç kodu sonrada asker cesedinin üstünden aldığınız diğer üç kodu yazarak zaman kodunu oluşturun, az sonra yola çıkıyorsunuz, ve bir daha o kadınlarla

- karşılaşmamaya dua edin çünkü yine onları atlattık. Neyse az sonra kendinizi Space Quest I Sarlen Encounter'da bulacaksınız. El ikonuyla pencerenin altındaki düğmeye basın ve kapağı açın dışarı çıkın az sonra oldukça şaşıracaksınız, çünkü buradaki grafikler ilk Space Quest'in kötü grafikleri. Ama siz 32 renkli grafikler halinde burada sırıtıyorsunuz. Neyse eski anıları tazelemek için bir ekran aşağı gidin ve bar'a gelin. Barın önünde 32 renkli üç motosiklet var. Demek ki başka birileri daha gelecekten gelmişler. İçeri girin ve bu eski barı yine ziyaret edin.

Masada bir kibrit var onu el ikonuyla almaya çalışınca oradaki motosiklet sahipleri dönüp size sataşıyorlar ve tekme tokat sizi dışarı atıyorlar. Siz de buna karşılık el ikonuyla onların motosikletlerini klikleyip devirin (Ben bu sahneyi hatırlıyorum). Sonra kaçmaya başlıyorsunuz. Onlar da peşinize düşüp sizi aramaya başlıyorlar. Adamlar gidince Used Spaceships adlı dükkandan çıkıyorsunuz hızla bara gidin ve masadan kibriti alın barmenle konuşursanız bir zamanlar onun kumar makinesini bozduğumuzu hatırlayabilir o yüzden boşverin. Dışarı çıkın ve binaların duvarlarının dibinden ilerleyerek gemiyi bıraktığınız yere dönün eğer ortalıktan yürürseniz az önceki serseriler sizi motosikletleriyle ezerler.

Neyse zaman aracına binince ilk başta aldığımız kodu yazarak Space XXII Vohaul's Revenge II'ye dönün. Gemiden çıkın ve açarak başta tavşandan aldığımız pili bilgisayara takın sonra da Galleria Mall'dan aldığımız adaptörü. İki ekran sağa gidin yuvarlak kapının yanına gelin ve içinde slime olan kavanozu kullanıma geçirerek bu kilide klikleyerek eritin, sonra el ikonuyla kapıya klik yapın ve içeri girin. Burası bir çeşit güvenlik sistemi önce inventory'i açın ve kibritle az önce aldığımız puroyu yakın. Oyuna dönünce adam otomatik olarak puroyu tüttürüyor ve ortalık duman oluyor ama böylece biz de yolu tıkayan lazerleri görebiliyoruz. El ikonuyla duvardaki bilgisayara klikleyin. Burada amacınız çeşitli açılar vererek lazerleri çevirmek ve yerle 90 derecelik bir açı yapmasını sağlamak. Vereceğiniz açı 0 - 360 arası olmalıdır. Yere 90 derece açı yapması için göz kararı bir sayı düşünürseniz daha başarılı olursunuz. Hepsini düzelttikten sonra yukarı ilerleyip acayip labirentlerin olduğu yere gelin. Korkulukların üstünde duran siyah kutular terminallerdir. Pocket Pal'i buraya bağlayın. Karşınıza buranın bir planı çıkıyor. Önce hangi katta olduğunuzu anlayın sonra da parlayan noktalara bakın bu noktalar o katta bulunan nöbetçi robotları temsil eder. Amacınız tüm nöbetçi robotları 3. kata çıkarmak. Bunun için soldaki asansörü kullanın, bunun için önce kendinizi bir robota gösterin ve hızla asansöre kaçıp yukarı çıkın. Oradan sağa sapın ve peşinizdeki robottan kurtulun. Tüm robotları bu yolla ektikten sonra en alt kata inin ilk başladığınız yerden sola gidip şu ünlü bilgisayarı bulun ve ona da bağlanın, buradaki Larry 4 dosyasıyla Droid dosyasını Trashcan'a atıp geri çıkın ve haritanın ortasındaki hapis odasına gelin. Bu arada daha önce belirtmeyi unuttum oyunu oynarken arada bir yerlerde bir demo çıkıyor ve Vohaul'un başta bizi kurtaran adamı yakaladığını görüyoruz. Ama asıl ilginç olan bu adamın bizim oğlumuz olması bizi bulmak için gelecekten gelmiş neyse. Bu hapis ekranına gelince ortadaki platforma geçmeniz için bir yol olacak. Buradan geçip soldaki bilgisayarı karıştırın. Az sonra oğlunuz serbest kalacak. Ama gerçekte o aslında Vohaul'muş ve size oğlunuzun yukarıda olduğunu söyleyip onu kurtarmak için gerekli olan disketi aşağı atıyor. Sonra da size saldırıyor. Burada başarılı olmak için kavganın durmasını bekleyin. Durunca Vohaul'un üstüne klik yapın bunu üç kez yapınca Vohaul'u yeniyorsunuz ve inip disketi alıyorsunuz. Sonra disketi bilgisayara takınca oğlunuz kurtuluyor ve sizinle konuşmaya başlıyor ve tüm hikayeyi anlatıyor. Biz bir kadınla evlenmişiz ve bu çocuk doğmuş, daha sonra ölmüşüz ve Xenon'un tüm kurtulma ümitleri sönmüş. Çareyi geçmişten Roger Wilco'yu getirmekte bulmuşlar. Bir hologram makinesinde eşimizin şekli çıkıyor ama ona ne olduğunu falan anlatmıyor ve oyun bitiyor. Eğer 7 disketiniz varsa ve ne yapacağınızı bilmiyorsanız gidip Space Quest IV'ü alın ama ayrıca en az bir External drive'ınız olması lazım yoksa çıldırırsınız, ayrıca kodları bulmak için orijinal kitapçığa da ihtiyacınız var. Ama yine de Space Quest IV çok iyi bir oyun, oldukça eğlenceli bir oyun oynamak istiyorsanız..............

ORHAN CEVHER &

ÜMİT ÖNCEL

Yıllar önce dedelerim bana bir efsane anlatmışlardı. Bu insanlığı yok olmaktan kurtaran bir adamın hikayesiydi. Bütün insan ırkı ona kainatı kurtaran adam ünvanını vermişti. Bu sonsuzluğa ulaşan efsaneye EPİC deniyordu... Ulysses 7 gezegenindeki anıtta onun için yapılmıştır. Anıtın altında "Bu anıt Evrenimizi kurtaran adama adanmıştır. Onun sonsuz savaşma azmi olmasaydı biz yaşıyor olamazdık" yazar. Bu yazı kurtarıcının hikayesidir.

isi

Yıldız gemisinin camından uzaya bakarken düşünüyordu. Bu kocaman filonun oluşmasının sebebi neydi? Bu apar topar kaçış, bu korku nedendi? Federasyonun kurulmasının sebebi uzayda barışın sağlanması, kargaşanın ve korkunun olmaması değil miydi? Ama Federasyonun bile karşı koyamayacağı, önleyemeyeceği şeyler vardı. Uzaydaki doğal olayları kimse önleyemezdi. Karşı konulmaz son gelmişti. Gezegenin yaşam kaynağı olan yıldızları Maginellic ölmek

Ya, te, üzereydi. Her yıldız gibi onun da eninde sonunda öleceğini biliyorlardı ama bu kadar çabuk tahmin etmiyorlardı.

Bu haberi duyunca Federasyon hiç vakit geçirmeden gezegeni terk etme kararı almıştı.

- Uzun tartışmalar yapılmıştı gidilecek gezegen konusunda. Sonunda Federasyon yıldız patladığında oluşacak SuperNova'dan kaçmak için en kısa ama en tehlikeli yolu seçmiş ve Ulysses 7'ye gitme kararı almıştı. Onun için 8000 gemi gezegenden havalanmıştı. Bir an korktu, gidecekleri yerde Rexxon'lar vardı. Küçüklüğünden beri annesinin ona anlattığı yaratıklar olan Rexxon'lar.

Korkusundan hemen kurtularak düşüncelerine devam etti. Yıldızları patlayıp SuperNova olduğunda onlar Ulysses 7'ye varmış olmalıydılar. En küçük bir vakit kaybı bütün filonun ve 60 milyon insanın ölümü demekti. Bir an 60 milyon

İnsan diye düşündü. Yapacakları belki bir ölüm yolculuğuydu, belki de bir kurtuluş. Bunu zaman gösterecekti.

bölge geçti. Federasyon'la Rexxon İmparatorluğunun sınırları arasında kalan bu yer artık tehlike doluydu. Son duydukları haberlere göre Rexxon'lular onlardan dört kat daha fazla birliğe sahiptiler. Bana dört Rexxon'lu düşüyor diye geçirdi birden ve hafif bir tebessüm etti.

Tüm filonun ümidi son zamanlarda yapımı biten savaş gemileri Redstorm ve Battleaxe'deydi. Federasyonun en iyi bilim adamlarının uzun yıllar boyunca uğraştıkları bu savaş gemileri tek ümitti. Bu gemilerin içindeki savaşçı arkadaşları ile o da halkın umuduydu. Sorumluluk ne kötü bir şey diye düşündü. En ufak bir hatasında insanlar onu tek hedef gösterebilirlerdi. Bu sırada bir ses onu düşüncelerinden ayırdı. (Bendim. Omay, muzlu süt sana yaramıyor, içmeni yasaklamış bulunuyorum-MAC)

Parasız kalan her Epic pilotu gibi belediyede gecekondu yıkım işlerinde çalışabilirsiniz. Yani ben resimlere yazı uyduracağım diye sonunda tozuttum

Bilgisayar tarafsız bölgeye girmeleri için 17 dakikaları olduğunu söylüyordu. Belki son bir kez gezegenimin olduğu yere doğru bakabilirim dedi ama o sırada bir anons tüm savaşçıların hazır olmaları gerektiğini duyurdu. Belki bu odaya son kez bakıyorum diye geçirdi içinden sonra yavaş yavaş uzay gemisinin olduğu yere doğru hareket etti. Yürürken bir uyarı daha geldi. Filo artık Federasyon çıkıyordu. Tahmini olarak da 1 saate kalmadan Rexxon bölgesine gireceklerdi. Yıldız gemisi Redstorm filonun önündeki atak pozisyonunu almıştı.

Eğer İstanbul'da araba kullandıysanız uzaydaki mayınların arasından geçmek sizin için oyuncak olacaktır. En azından onlar size küfretmiyorlar.

O sırada tüm savaşçıların toplantı odasına gelmeleri gerektiğini duydu. Gittiğinde Amiral'in görevi açıkladığını gördü. Filonun Rexxon bölgesinden geçiş tehlikesini azaltmak için Rexxon İmparatorluğunun bir sömürge gezegenindeki çok uzun menzilli radar yok edilmeliydi. Eğer bu radar yok edilirse Rexxon'lular uzun bir süre filonun kendi bölgelerinden geçtiğini anlamayacaklardı. Gezegene gitmeleri lazımdı ama Rexxon'lular sınırı uzay mayınlarıyla kaplamışlardı. Hem filonun sınırdan geçebilmesi için hem de savaşçıların gezegene gidebilmeleri için bu mayınlar temizlenmeliydi. Komutan bu lafları söyledikten sonra kararlı bir şekilde "Tüm savaşçılar görev yerlerine" dedi.

Tüm çocukları dev gibi gemilerle gezerken size ufacık Epic'in içinde toz yutmak kalıyor. Uzayda toz olup olmadığını başka bir resmin altında tartışırız.

İşte ilk görevine çıkıyordu. Heyecanlıydı. Yeni Epic sınıfı gemisinin içine oturdu. Federasyon savaşçı pilot birliğine yeni kayıtlı olmuştu. Çok büyük bir savaş olmasaydı sadece tecrübeli pilotlarla uçarlardı, bizim gibi çaylakları bu hazırladı sonra Return tuşuyla istediği silahını mavi gezegenine gitmek ve orada bulunan ayarlayıp gezegene doğru giderken çevresindeki Minehead'ler, Amtrax'ler ve fabrikaları mayınları yok etmeye başladı. Bir yandan da yok etmekti. Gözü görevin yüzde kaçını tamamladığındaydı. Görevlere çıkarmazlardı diye düşündü. Gemisinin içine yaslandı. Görevi başardığını sağdaki şöyle bir baktı. Pek zor olmasa gerek dedi kendi göstergeden görüyordu. Bu arada rotasının kendine. Uçuş okulunda birçok kere gezegene doğru olmadığını fark etti ve hemen burnunu gezegene doğru döndürüp hızını arttırdı. Biraz sonra görevin başarıldığı yazısı ekranında belirdi.

simülatörlerle uçmuştu. Kaskını taktı ve uçuşa hazır hale geçti.

Gezegenin yüzeyine gelip Help'e bastı. Koordinatlarını ayarladıktan sonra bir süre gitti ve karşısına bir yapılar topluluğu geldi. Bundan sonra başarısız olmayacağım diye kendi kendine söz verdi. Yapı topluluğuna doğru yaklaştı. Çevresinden lazerler uçuşuyordu ama o hiç durmadan yaklaştı ve lazerlerini, füzelerini, plasma toplarını hedeflerinin üzerine doğru

Tam gemisini inceleyecekken acele kalkış Şimdi hiç durmadan ikinci görevine geçmeliydi. yolladı. İlk Minehead'i, onun karşısındaki anonsu duyuldu ve birden kendini korkunç bir Gezegene inip burda olduklarını söyleyecek fabrika'yı ve fabrikanın hemen ilersindeki süratle ana gemiden çıkarken buldu. Bu sürat radarı yok etmesi gerekiyordu. Gezegenin Amtrax'i vurduktan sonra kara yolundan Onu koltuğuna yapıştırmıştı.Hiçbir tarafını yüzeyine yaklaştı. Uçuş okulunda söylendiği gibi ilerlemeye başladı. kımıldatamıyordu. Sadece gözleri ilerde uzaya hemen Help'e basarak hedefinin yerini öğrendi açılan çıkış kapısını görüyordu. (Son kez ve gemisini o koordinata göre ayarladı. Bir süre söylüyorum, muzlu süt yok!-MAC)Kalkışı : gittikten sonra radar görünmüştü. Hemen ateşe otomatik pilot yapmıştı. Çıkışı yaptıktan sonra başladı. Vakti sürekli azalıyordu. Bütün silahlarını gemi biraz yavaşladı. Uzaya vardığında uzun denedi ama hepsi faydasızdı. Vakit bitmişti.

zaman bu mükemmel manzara karşısında Olamaz başaramadım diye ellerini başına şaşkınlığınıgizleyemedi. Tuşları kontrol etti ve S koyarak büyük bir üzüntüye kapıldı. Gerçektende tuşunun kalkanlarını açıp kapamaya ve F radara saldırı başarısız olmuştu ve radarda tuşunun en yakın Fuel gemisinin koordinatını bulunanlar filoyu tespit edip Rexxon vermeye yaradığını gördü. Fonksiyon tuşları ise İmparatorluğuna bildirmişlerdi. gemisinin çevresindeki kameralarla ona her | yönden görüş sağlıyorlardı. Diğer tuşları daha Yoldan birsüre gittikten sonra karşısına birçok sonra öğrenirim dedi ve mayınlara doğru ilerledi. — £ yolun kesiştiği bir yer çıktı. Bundan sonra amacı | bir yoldan gidip, © yolun sonundaki hedefleri vurmak ve diğer yollara gitmekti taa ki görev bitene kadar. Son hedefide vururken gözlerinden yaşlar boşalıyordu. Artık asla kaybetmeyeceğim dedi kendi kendine. Son hedefin korkunç gürültüyle patlamasıyla birlikten görev tamamlanmıştı.

Ö sırada bu haberi duyan bir Rexxon'lu İmparatorluğa Amragans'ın insanlar tarafından saldırıya uğradığını haber veriyordu. MAyınlara doğru ilerlerken birde cockpitine İmparatorluktan gelen cevap kesin ve netti... gözattı. Sol tarafta kalkan, fuel ve hız İnsan ırkını yokedin, filolarını parçalayın. Bunun göstergeleri vardı. Onların altında puanı yazılıydı. — üzerine bütün Rexxon savaşçıları Savaş Ortada verilecek mesajların, üç boyutlu radarın gemilerinden çıkıp filoya doğru gelmeye ve haritaların gösterileceği bölüm bulunuyordu. başladılar. Korkunç bir güç Federasyon filosuna Cöckpitin sağ tarafında üstte görevleri başarması — doğru İlerliyordu. için kalan zamanı vardı.Onun altında filonun ana — | merkezinin ona, görevin yüzde kaçını başardığını belirtmek için gönderdiği bir sayı vardı. Tüm bunların altında da iki boyutlu radarı bulunuyordu. Geminin ön camında üstte gittiği koordinat vardı. Bu sayının hemen altında hedef işareti görünüyordu. En alt tarafta ise o anda kullandığı silahın yazılı olduğu kısım bulunuyordu.

Üsse döneceğini sanarken bir mesajla başka bir gezegene gidip oradaki birimleri yok etmesi isteniyordu. Artık gemisine alışmıştı. Kontrolleri ve silah kullanımı tamamen onun kontrolündeydi. O görevi de başaracağım dedi ve diğer gezegene gitmek üzere yola çıktı. Uzayın o sonsuz boşluğunu yararak giderken artık asla kaybetmeyeceğini tekrarlıyordu.

O da olayın üzüntüsü içinde odasındaydı. Neden başaramadım niye düşünürken Computer'de bir yazı belirdi ve görevin başarısızlıkla kez daha yineledi. Radar istasyonu hala çalışıyordu. Düşman uyarılmıştı ve saldırı bekleniyordu. İçinden, düşman şimdi yoldadır diye geçirdi. Belki bir hatası bütün Evet artık görev beni bekliyor diye düşündü. insanların hayatına malolacakdı. Bir süre sonra Hızını arttırıp biraz ilerledi. Mayınları gördü. komutanlıktan gelen emirle tekrar Amacı onlardan mümkün olduğu kadar yok gemisiyle uzaya Çıktı. etmekti. İlk önce Enter tuşuna basarak silahlarını — Amacı düşmanın

Diğer gezegene varınca Help'e basarak gideceği koordinatı öğrendi. Hedefe doğru ilerlerken

(düşman uzay gemisini düşürdü. Hedefine vardığında karşısına çıkan MCP binasını

o tuttu. Binanın tamamı patlayınca görevi tamamlamış oluyordu. Cockpitinin ortasında bulunan gezegen yüzey haritasına baktı. Gezegenin tam ortasında önemli hedefler bulunan kırmızı noktayla işaretlenmiş bir yer vardı.

Hemen oraya doğru yöneldi. Oradaki MCP binalarını ve içinden duman çıkan yuvarlak yapıları vurmaya başladı. Her patlatışında daha çok hırslanıyordu. Son binanın da patlamasıyla görevi 100 başardığını belirten sayı kırmızı olarak yandı. İçinden işte bu kadar dedi. Bunu birkaç kere tekrarladı, üsden geri dön çağrısı gelene kadar. Artık mahcup olarak değil başı dik olarak dönebilirdi.

Üsse geri döndüğü anda Alarm sesini duydu. Geminin Computer'i, Battleaxe'in hücuma uğradığını ve tüm savaşçıların havalanmaları gerektiğini söylüyordu. Computer şimdiden hasar almıştı bile. Gemisine koştu ve son hızla ana gemiden dışarı fırladı. Uçuş okulunda bir söz öğretmişlerdi. "Bir savaşçı Rexxon'luların korkunç yüzünü görmedikçe savaşçı değildir". Bunu ona söyleyen öğretmenini anımsadı. Ona her zaman insanlığı düşün oğlum derdi. Düşün çünkü onu ilerde sen koruyacaksın. İşte şimdi insanlığı koruma zamanı tipi gemisi uzayı yırtarcasına ilerledi...

Her boyda her çeşitte, büyük veya küçük yüzlerce Rexxon gemisi onlara doğru geliyordu. İlk çarpışma sağında başlamıştı. Patlamaların içinden gemiler çıkıyordu. Bir anda bu sahne onu heyecanlandırdı ama bir Rexxon savaşçısını gemisinin arkasında hissedince kendine geldi. - Çok geç kaldım dedi kendi kendine. Sonum geldi mi acaba diye düşündü. Rexxon gemisi tam arkasındaydı ve isabet ettirememesine olanak yoktu. O sırada solunda bir Mk10 savaşçı gemisi gördü. Gemi solundan geçerek arkasındaki Rexxon'a lazer yağdırdı. Patlayan Rexxon gemisi uzayda hurdalar arasına katılırken patlatan kişi ona tamam işareti yaptı. O da ona eliyle tamam işareti gönderdi. Artık şaşırmak yok dedi içinden. O Rexxon'lıları şaşırtacağım.

ünkü o doğuştan

Bir süre sonra sesler dindi. Savaşta elinden geldiği kadar çarpışmış ve birçok düşman öldürmüştü. Savaşçı olduğunu kendine kanıtlamıştı. Üsden gelen çağrıya uyarak ana gemiye döndü. Rexxon atağı püskürtülmüştü ama bunun faturası ağırdı. Redstorm yok olmuştu. Bütün savaşçı gemiler ise Battleaxe'e aktarılmıştı. Kayıplar bir zafer için oldukça fazlaydı. Bir an Redstorm'da ölen insanları düşündü ama düşlerini toplantı salonuna gelin çağrısı bozdu. Toplantı salonunda komutan savaşçılara, filonun Magma topunun bulunduğu gezegenin önünden geçmek zorunda olduğunu ve durdurulmazsa Magma topunun bütün filoyu yok edeceğini anlatıyordu. Bütün pilotlar yerlerine geçmişti. O da gemisine binip herkesten önce Magma topunun bulunduğu gezegene gitmek için ayrılmıştı. Filodan çıkarken arkasını dönüp baktı ve içinden filo yoluna devam etmeli dedi. İnsanlar yaşamalı! (Ne yazık ki sen öldün. Bu yazıdan sonra ben seni yaşatmam-MAC)

Gezegene geldiğinde artık otomatik olarak parmağı Help'e gitti ve gideceği koordinatı öğrendi. Son hızla o koordinata doğru ilerleyince Magma topuyla karşılaştı. Bir süre şaşkın bir şekilde baktı. Şimdiye kadar hiç bu kadar büyük bir top görmemişti. Bu top gerçekten filoyu yok edebilirdi. Hayır buna izin vermeyecekti. Hayatı pahasına bile olsa onu durdumalıydı. Bütün silahlarıyla atış yapmaya başladı. Bir süre sonra gözleri kör edecek bir patlamayla beraber Magma topu yok olmuştu.

|

Sevinecek vakit değildi. En az bir düzine düşman gemisi peşindeyken hızla yükselerek gezegenin atmosferinden çıkıp üsse döndü. Magma topu artık yoktu. Bu başarıyla birlikte filo gezegenin yanından rahatlıkla geçti. Eğer Magma topunu yok etmeseydi olacakları düşünmek bile istemiyordu. O zaman 8000 gemi tek tek bu korkunç topla vurulacaktı. Odasına gidip bir hafta uyumak istiyordu ama o sırada Rexxon'luların filoya saldırdığı haberi geldi.

Bir süre sonra suratı asık ama inançlı olarak tekrar uzaydaydı. Uzun bir süre savaştı ve birçok Rexxon'u yok etti. Üsse döndüğünde komutanı onu bizzat kutladı. Filo zor durumdan onun büyük başarısıyla kurtulmuştu. Sürpriz Rexxon saldırısı tamamen önlenmişti. Filoda kutlamalar olurken bir Rexxon'lu İmparatorluğa Magma topunun yok olduğunu ve komutan Zolten'in Lizar'ı koruyamadığını söylüyordu. Üsse döndüğünde herkesin şaşkın bakışlarla komutanlık odasına gittiğini gördü. Komutanlık odasına gittiğinde birçok şey öğrendi. Yıldızları olan Maginellic patlayarak bir SuperNova olmuştu. Bu olayda oluşan Elektromanyetik dalgalar uzaya yayılmaya başlamıştı. Alan çok hızlı ilerliyordu ve bir süre sonra onları da mahvedebilirdi. Komutan bunun dışında Rexxon'luların ana gezegenindeki yerleşim birimi Lizar'ın korunmasız kaldığını da söyledi. Bundan sonraki amaç Rexxon'luları yok etmekti. Bu bir savaştı ve 60 milyon için kazanılmalıydı. Rexxon'luların gezegenini yok etmek için Lizar yok edilmeliydi ama Lizar'ın zırhı uzaydan ateşe karşı korunmalıydı. Tek çare ona yakından saldırmaktı. Hemen gönüllü oldu ve Rexxon'luların ana gezegenine gitmek için yola çıktı.

Yapması gerekeni biliyordu. Tüm insanoğlunun gördüğü en korkunç yaratıkları yokedeceklti. Uçuş okulundaki öğretmeninin söylediklerini anımsadı. "Onlarda bir canlı oğlum ama bizi yoketmek istiyorlar. Hayatta kalmamız için onları öldürmemiz gerekliyse bunu yapmalıyız". Evet yapmalıydı. Gezegene indi ve koordinatını öğrenerek oraya gitti. Karşısında Lizar vardı. Elveda iğrenç yaratıklar dedi kendi kendine, insanlık herzaman varolacak. Lizar'ın kendi kendini yoketme mekanizması çalıştı ve kısa bir süre sonra Rexxon'luların ana gezegeninin yüzeyi yerle bir olmuştu. O da kılpayı kurtularak uzaya çıktı.

Uzun bir savaşla koruma gemilerini yokettikten sonra ana gemiye yaklaştı. Geminin üst tarafında bir boşluk vardı. Buradan gireceğim diye düşündü çünkü hissediyorum. Boşluktan içeri doğru girerken ilerde sarı, parlayan bir yer gördü. İşte düşman gemisinin kalbi dedi kendi kendine. Deliğe doğru yaklaştı. Eli tetikteydi. Cobalt silahını ayarladı ve deliğin içine doğru attı... Gemi korkunç bir şekilde titriyordu. Kaçmam gerekli diye mırıldandı. Düşmanın ana gemisi patlamak

Üsse dönerken arkasında bir parıltı gördü. Usle - Üzerine Yıldızgemisi Battleaxe hemen yardıma üzereydi. Gemiyi arkasına aldı ve son hızla ileri haberleşme kurduğunda Rexxon komutanlarının için yola çıktı.Oda Battleaxe'in içindeydi. Uzun fırladı. Bir süre sonra arkasında korkunç bir ısı ve bir gemiyle uzayın derinliklerine kaçtığını süren bir yolculuktan sonra geminin camından ışık hissetdi. Bir an için kendinden geçti. öğrendi. Bir an onları takip etmeyi düşündü ama ilerdeki çarpışmaları gördü. Uzakta ise çok (Omayın yazısınınsebep olduğu zararlardan komutanın emri Geri dön. Usse isteksiz büyük bir gemi göze çarpıyordu. Bu görevdeki dergimiz veya Safa Tanıtım A.Ş sorumlu bir şekilde döndü. Bir kahraman gibi karşılandı. amacı düşmanın ana gemisini yoketmekti. tutulamaz, bu doğrultuda tazminat veya benzeri İnsan ırkının kurtuluşu kutlanıyordu. Bu sırada Bunun için onun gemisine yeni Cobalt silahı davalar açılamaz. Yazıyı okumadan Omay'ı hiçbir insan Rexxon'luların nefretinin korkunç takılmıştı. Uzaya çıktı, direk olarak düşmanın ana tanıyordunuz, artık mızmızlanmak için çok geç.

boyutlara ulaştığını bilmiyordu. Birden gemi gemisine doğru yol almaya başladı. Karşısına Cümlemize geçmiş olsun-MAC) sallanmaya başladı. Filo Hydaradan ayı EU civarında Rexxon'ların korkunç filosunun ala Bank saldırısınauğramıştı. Tüm savaşçılar hızla görev yerlerine koştular. Tüm filo korkunç bir saldırıya uğruyordu. Savaşçılar zafer sarhoşluğu içindeyken o gayet sakin bir biçimde gemisine atlayıp uzaya fırladı. Uzun ve zorlu bir savaş oldu. Sonucunda onun muhteşem savaşı ve karşı koyması Rexxon püskürtmüştü.

Ana üsse döner dönmez Computer'da bir yazı gördü. Federasyon Acil Haberleşme Kanalı olan 240'dan bir haber gelmişti ama mesaj karıştırılıyordu. Uzun mesafe moduna geçince mesaj anlaşıldı. Yıldızgemisi Apollo Rexxon'lar tarafından saldırıya uğramıştı. Saldırıyı İmparator Komutasındaki donanma yapmıştı. Bunun

Gözlerini açtığında ana gemide, yatağındaydı. Her tarafı ağrıyordu. Acaba başardımmı diye düşündü. Evet evlat başardın diye bir ses duydu Hepimiz için, insanoğlu için başardın. Komutanının sözleriydi bunlar. Düşmanın ana gemisi yokolmuştu. Rexxon'lulardan kurtulmuş ve Ulysses 7'ye varmışlardı. 8000 gemideki 60 milyon insan bu gezegende kolonize olmuştu. Bu onun başarısıydı, insanlık ondan hep kurtarıcı olarak bahsedecekti... Epic efsanesi, bu evrende iyilik ve kötülük varolduğu sürece devam edecek. İnsanlık herzaman kötülere karşı savaş verecek ama bu savaş sadece hayatta kalabilmek için olacak. Kötülerle savaşta herzaman böyle kahraman pilotlar çıkacak. Evrenin heryerinde böyle binlerce kurtarıcı var.O kurtarıcılardan biri belkide

SİZSİNİZ. MURAD OMAY

Şu sıralarda piyasada bulunan Amerikan güreşi içerikli oyunlara bir yenisi daha eklendi. TOP WRESTLING.... Oyunumuzun konusu belli. Söylememe gerek var mı? Gelelim oyuna: Oyuna başladığınızda karşınıza bir menu ekranı çıkıyor. Bu ekran "options" ile oyunu ilk oynama imkanına kavuşursunuz. Oyunu bilgisayara karşı oynama imkanınız da var. O anda bu ekranda ki ve rakibinizi seçiyorsunuz. Options'dan çıkıp single game'e giderseniz öylesine bir maç yaparsınız. Kemer resmi şeklindeki ikon ise şampiyonaya katılmanızı sağlar. Burada > gösterdiği ve direkt olarak bu ekranda bir de ikon var. Bu ikonu kliklerseniz oyunu save edebilirsiniz. Ana yani ilk çıkan ekranda bulunan disket şeklindeki ikonu kliklerseniz save ettiğiniz oyunu yükleyebilirsiniz. Gelelim turnuva maçlarına: Dediğim gibi burada bilgisayarın seçtiği kişi ile maç yapmak zorundasınız. Karşınıza ilk çıkanlar resmen kek. Ne yapsanız dövüyorsunuz. Bu yüzden bu heriflerle maç yaparken onları iyice dövün ve bunun zevkini çıkarın. Çünkü ileride karşınıza çıkacak olanlar sıkı dövüşçüler ve açık verirseniz sizi bir güzel elelim oyundaki ekran düzenine: Ekranın alt tarafında sizin ve rakibinizin power'ı birer yeşil çizgi şeklinde görünüyor. Power düştükçe yeşil yerini kırmızının tonlarına bırakıyor. Joystick hareketleri ise şöyle: Yukarı itip ateşe basarsanız rakibinizi tutup havaya kaldırarak fırlatabilirsiniz.

Yakın mesafeden (Başka nereden olabilir ki) yapılır ve etkilidir. Rakibinizi yere sermenizi sağlar. Yukarı çapraza itip ateşe basarsanız zıplayarak iki elinizle rakibinizin kafasına vurabilirsiniz. Onu yere seremezsiniz ama enerjisini düşürebilirsiniz. Ateşe basıp joystick'i sağa veya sola çekerseniz yumruk atabilirsiniz. Yumruk atmak rakibinize pek zarar vermez. Bu yüzden dolayı kullanmanız pek yarar getirmez. Sağa veya sola çekip ateşe basarsanız adamınızın koşmasını ve iplerden destek alarak ileri atılmasını sağlar. Koşarken herhangi bir çapraza iterek adamınızın en etkili hareketi yapmasını sağlar. Ateşe basıp Joystick'i yüzünüzün dönük olduğu tarafın aksi yönüne çekerseniz rakibinizi kafasından tutup kafasına dizinizle vurabilirsiniz. Bu hareket hem enerji götürür hem de rakibinizi yere serer. Joystick'i geri çekip ateşe basarsanız rakibinize sadece dizinizle vurursunuz. Bu pek etkili olmayan bir harekettir. Joystick'i aşağı çapraza itip ateşe basarsanız uzaktan da etkili olan bir hareketi Bu hareket gerçekten çok etkili. Rakibiniz yere düştüğünde yanına gelip joystick'i geri çekerek üzerine

4 yatabiliyorsunuz. Bu hareketi yapınca ekranda üçten geriye doğru sayan bir rakam çıkıyor. Bu durumda sayı sıfır olursa maçı kazanırsınız. Turnuva sırasında bilgisayarın karşınıza çıkardığı kişilerle dövüşmek zorunda olduğunuzu söylemiştim. Bu dövüşler sırasında ilk rakipleriniz yere düştüklerinde kolay kolay yerden kalkamıyorlar. Fakat maçlar ilerledikçe karşınıza çıkanlar güçleniyor ve power'ları neredeyse bitiyor bile olsa yine de yerden kolayca kalkabiliyorlar. Eğer siz yere

— düşmüşseniz bazen rakipleriniz ringin köşelerine çıkarak üzerinize zıplıyorlar ve power'ınızı mahvediyorlar. Turnuvada şampiyon olursanız tabii ki altın kemeri alıyorsunuz. TOP WRESTLING orta kararda bir oyun, Oynamazsanız bir şey kaybetmezsiniz. OĞUZ & CELAL ÖZTÜRK