FELAKETLER İNSANLAR İÇİN
İnsan... Yaratanın yaratılanların en üstünü diye yarattığı, yaratılanların en iyisi... aynı zamanda en kötüsü..
EN İYİ...
Çünkü sevgi ile yoğrulmuş bir beyin insana en iyiyi, en doğruyu göstermekte zorluk çekmez.
Düşünen insan da aklına uvacağı için doğruyu zorlanmaz.
EN KÖTÜ
Çünkü sevgi yerini ihtirasa, kin ve nefrete terk ederse, insan yaratılanların en kötüsü olabiliyor. Doymuş aslanın saldırganlığı bıraktığı ortamda insan tokken bile saldırmayı ihtirasının ürünü olarak sürdürüyor.
Siz bilgisayar nesli çocukları olarak gelin doğruluktan ve sevgiden ayrılmayın. İYİ İNSAN olmayı kendinize prensip edinin. Toplum olarak, millet olarak felaketlerle yüz yüze olduğumuz bir ortamda yaşıyoruz. Bu ortamı felaket ve hüsran içinde yaşayan vatandaşlarımıza yapabildiğimiz yardımı esirgemeyelim.
Unutmayın FELAKETLER İNSANLAR İÇİNDİR. BUGÜN BAŞKASINA OLAN YARIN BİZİM BAŞIMIZA GELEBİLİR.
atalım.
Haydaa? Ne oluyoruz yaa? Irak'la müttefik devletler arasındaki sıcak savaş biteli bir yıldan fazla zaman geçmesine rağmen çoğu firma bu olayla uğraşmaktan... İşte Dynamix de bunlardan biri. Bu seferki oyunları A-10'un yeni versiyonu (versiyon 1.5). A-10'un ilk versiyonu ve Mission Disk'inin çok tutulduğunu görmüş olacaklar ki içinde hem ilk oyunun ve Mission Disk'in senaryoları bulunan hem de Körfez Savaşı'nın senaryolarını kapsayan üç disketlik bir oyunu piyasaya sürdüler. Şimdi bu oyunu hiç oynamamışlar için kısa bir hatırlatma yapalım. Adından da belli olduğu gibi oyunda sadece A-10'la uçuyorsunuz. Oyunun uçuş grafikleri dışında tüm grafikleri dijitize. (Kokpit bile dijitize abi yaaa) Oyun esnasındaki telsiz konuşmaları sayesinde etrafta neler döndüğünü anlayabiliyorsunuz. Oyunda kalkışlar çok basit. İnişler ise yok. Hatta Körfez
— savaşı senaryolarında oyuna hep havada başlıyorsunuz. Oyunun ana menüsü ilkiyle hemen hemen aynı. Tek fark "Select Mission Set" seçeneği. Menüdeki seçeneklere kısaca bir göz atalım: One Mission: Bu seçenekle seçtiğiniz bir görevi uçarsınız. Ama önce Select Mission Set seçeneğinden bir senaryo grubu yüklemeniz gerek. Start Campaign: Start yüklediğiniz senaryo grubunun tüm görevlerini sırayla uçarsınız. Continue: Bu seçenekle önceden yüklediğiniz bir senaryoya devam edersiniz. Best ve Best Missions'la high score tablolarını görebilirsiniz. Select Mission Set: Buradan üç
— senaryo grubundan birini seçiyorsunuz. Bunlar sırasıyla Central Europe 1, Central Europe 2 ve Desert Storm. Vehicle Preview'la oyundaki araçlar hakkında bilgi edinebilir, Preferences seçeneğiyle oyundaki ayarlamaları yapabilirsiniz. Quit ise DOS'a çıkmanızı sağlar. Şimdi gelelim oyundaki görevlere. Central Europe 1 ve 2 dergimizin 38. ve 45. sayılarında açıklandığı için sadece Desert Storm görevlerini açıklayacağız. The Dilemma: Burada görevimiz USS Roosevelt'ten kalkan ve bir Scud'u patlatmakla görevli olan bir A-6'nın önündeki SAM bataryalarını havaya uçurmak. Tabii ki oyunun başında A-6 hemen vuruluyor ve Scud'u yok etmek
kaybına uğramadan geri almak istemektedirler. Onun için buraya sizin gibi bir profesyoneli ve A-10'unuzu göndermeyi uygun bulmuşlar. Aynı görev haliyle size kalıyor. Burada size tavsiyem SAM üniteleriyle uğraşmadan direkt hedefe gidip Maverick'lerinizle halletmeniz olacak. Scud Hunt: İşte size zevkli bir görev. Bu sefer amacınız kötü hava şartları yüzünden uydulardan saklanabilen Scud'ları teker teker bulmak ve yok etmek. Scud'ların SAM ünitelerinin kuzeyinde saklandığı belirtiliyor. Bu işi hallettikten sonra ikinci hedef olarak Ar Rutbah şehrinde saklanan iki Hind helikopterini ortadan kaldırmak gerekiyor.
Track Town: Düşman Khafji kentini ani bir baskında ele geçirmiştir. Müttefikler ise burayı fazla asker zamanında kenti tekrar ele geçirecek olan M1 Abrams'ları da düşman tanklarına karşı korumanız lazım. Bol bol Maverick alın derim. Teamwork: Düşmanın gizli hangarlarını haritadan silmek için Tag Team 1 adında özel bir kuvvet oluşturulmuştur. Siz de bu görevde Tag
Team 2 olarak yer alıyorsunuz. Burada sizin göreviniz MiG'ler yetişmeden Tag Team 1'e koruyuculuk etmek. Bu arada kimyasal silah fabrikasını terk etmiş olan kamyonları ne pahasına olursa olsun durdurmanız gerekiyor. Filo komutanınız bunun tam bir sürpriz saldırı olmasını istiyor. Sandstorm: Bu görevde eski arkadaşımız Capt. Strokes'la uçuyoruz. Birliklerimiz kara harekatını başlatacaklardır. Bizim görevimiz ilk başta düşmanın toplarını yok etmek olacak. Daha sonra ise saldırıya geçen dört tankçı kolunu korumanız gerekiyor. Ayrıca komutanlık bu kadar işimizin arasında Suudi dostlarımızın tanklarının, düşman tankları tarafından ezilmesini önlememizi istiyor. Royal Flush: Saddam Hüseyin'in en çok güvendiği Cumhuriyet Muhafızları Abrams'lara kolay av olmamak için tanklarını kulelerine kadar kuma gömmüşler. Wingman'imiz tanklarla ve hangarlarla uğraşırken bizim görevimiz onu vurmaya çalışan SAM ünitelerini havaya uçurmak. Burada göreve önce başlıyor ve önünden giderek ona yol açıyoruz.
Coup De Grace: Karşı yapılan savaş sonuna yaklaşmıştır. Hava kuvvetleri son olarak Kuveyt'le Bağdat arasındaki iletişim hattını ortadan kaldırmaya çalışmaktadır. Geri çekilen Irak kuvvetlerinin komuta merkezleriyle bağlantılarını kesmek için düşmanın komünikasyon binasını ve Radyo Televizyon İstasyonu'nu
ortadan kaldırmamız gerekli. Bunu düşmanın hava savunması toplanmadan yapmalısınız. Ayrıca önünüze çıkacak zırhlıları da ihmal etmeyip parçalara ayırmanız lazım.
A-10'un bu versiyonunda ilkinde olduğu gibi belli silah gruplarını seçmiyor, kendi istediğimiz silahları yükleyebiliyoruz. Silahlar her simülasyoncunun bildiği tipler. Onun için yazmaya gerek görmüyoruz. A-10 Version 1.5, bir Mission Disk özelliğinde. Ama şimdiye kadar çıkan bütün görevleri kapsıyor. Sonradan eklenen Körfez senaryoları gerçekten ilgi çekici. Eğer henüz ilk A-10'u almadıysanız, bir disket fazlasına A-10 Version 1.5'i alabilirsiniz. Kısacası
— simülasyoncuların kaçırmaması gereken bir oyun. Grafikler ve müzik gerçekten güzel. İlk A-10'u oynadıysanız bunu zaten kaçırmazsınız. Yok ilk A-10'u
İBRAHİM KÜÇÜKDEMİRAL oynamadım diyorsanız ilkini de aradan çıkarmak için size bir şans daha. Şimdiden hepinize iyi uçuşlar, iyi avlar. BUĞRA & METE AKBIYIK
NU
Wİ AG N
& ÇE
— —
İACK EH çin bu ay BATI VA kkü edi es İL OH Sİ de BATI
DELER
Çiğ Gin
BLACK BLACK SABBATH SABBATH
© ©
ABBATH SABBATH SABBATH BLACK BLACK BLACK SABBATH SABBATH SABBATH ÇE Gi BLACK BLACK SABBATH SABBATH SABBATH CER Gal BLACK BLACK, asyonu olan gerçekten zor bir ğe ek is T hepiniz bilirsiniz. Üçüncüsü çıktığı halde WXEDCRFVIGBYHNUUM yazıl sonra $' ye / ACCOLADE'in bu muhteşem oyunu ile il oynuyorsanız size bir püf noktamız var. Eğer arabanızı daha yani hareket ettirdiyseniz F hemen GAS yazın. Böylece bir sonraki bölüme yani bir sonraki benzin istasyonuna . ACR BLACK BLACK BLACK BLACK BATH SABBATH SABBATH SABBATH SABBATH ir hakk — Özü Rİ Gi iş 2 CR
YU atlarsın 2 se hayatı zehir etmesine rağmen hepimiz şöyle ya da böyle bu sisteme alıştık. Özellikle Workbench işlemlerinin her birinin sanki bir sadist tarafından hazırlanmışçasına karmaşık ve ilkel olmasına rağmen artık çoğumuz mızmızlanmayı bıraktık. (Yani ben en azından eskisi kadar delirmiyorum.) Yine de
) rpacak değişiklik açılış olacaktır. Alıştığınız disket yerini ufak bir drive'a giren disk animasyonu almış. Bunu gördüğünüz zaman Amiga'nızın artık yeni Kickstart Chip'ine (bir bakıma bilgisayarınıza kalk, uyan, çalışma zamanı diyen chip) sahip olduğunu anlayabilirsiniz. Bu ekranı beğenip beğenmemek size kalmış, bence madem bu kadar renk kullanacaklardı çok daha güzel bir ekran yapabilirlerdi. Her neyse madem bu chip'e sahipsiniz artık yeni Workbench kullanabilirsiniz. Yalnız fırsat varken sizi uyarmak isterim. Yeni Workbench'inizi alırken dikkat edin V2.0 yerine V2.04 olsun. Böylece en gelişmiş versiyona sahip olabilirsiniz. Yeni Workbench (WB) 4 diskten oluşuyor: Workbench, Extras, Fonts ve Install. Bu sonuncusu sadece Hard Disk sahiplerinin işine yarayacak. Workbench diskini takıp biraz bekleyince yepyeni bir sürprizle karşılaşıyorsunuz. Modern görünüşlü, kullanışlı yepyeni WB2.04!!! Pek çok programın yeni versiyonlarında olduğu gibi WB'de de ilk değişiklik görünüşte olmuş. Mavi beyaz palet gitmiş yerine gri, mavi, beyaz ve siyahtan oluşan bir palet gelmiş. Bütün ikonlar gölgeleme sayesinde 3 boyutlu bir görünüş almışlar.
Pencerelerin kenarlarındaki disklerin doluluk oranını gösteren turuncu sinir bozucu çubuk tamamen kaldırılmış, onun yerine oran artık pencerenin üst kısmında yazı ile belirtiliyor. Eski WB'de her pencerenin içeriği scroll etmeye yarayan oklar dört bir yana dağıtılmıştı, belirli bir yeri tutturmak istiyorsanız deliler gibi bir oktan öbürüne koşturmayı gerektiriyordu. Artık bütün oklar düzenli bir şekilde sağ alt köşeye yerleştirilmiş. Eğer düz gri fon sizi rahatsız ediyorsa herhangi bir pencerenin ya da bütün Workbench'in fonunu istediğiniz desenle doldurabilirsiniz. Sırf bu amaç için hazırlanmış olan WB Pattern Editor programı bir kaç hazırlanmış desen içeriyor ama yine de daha çılgın bir şeyler istiyorsanız istediğinizi hazırlayabilirsiniz.
| Yararlı başka bir program da Font
Preference. Bu program sayesinde her görev için ayrı bir font ayarlayabiliyorsunuz. Mesela disk isimleri başka fontla, dosyalar
Yıl 1985. Kaddafi Stealth Fighter'lardan habersiz, Amerikalıların sınırını geçmiş. İngiltere'den havalanan F-117'ler sessizce hedefe giderken Kaddafi çadırında uyuyor!!! Teknolojinin insanoğluna sunduğu en son harikalardan biri olan bu uçağın pilotu ise sizdiniz ve önünüzde tamamlanması gereken bir dizi görev vardı. İşte F-117 böyle başlıyor. Oyunun muhteşem demosu adeta sizi olayların içine itiyor. Eğer
VGA grafik kartınız ve bir Sound Blaster'ınız varsa siz de pilotlar gibi uçmak yerine bu oyunu oynamayı tercih edersiniz. Oyundaki vektör grafikler şu ana kadar yapılanların en iyisi. Her yapıt oyunda olduğu gibi MicroProse kendini yenilemiş ve oyundaki atmosferi yakalamak için bayağı uğraşmış. Motor yağ kokusu gelmese de, seslerinin mükemmelliği ve silah efektlerinin gerçekçiliği oyunun kıymetini bir kat daha artırıyor. Oyuna girdiğimizde bölüğümüzde bulunan pilotların ismi ve kod ismini belirten bir liste çıkıyor. İsimlerin herhangi birinin üzerine gidip, delete tuşuyla kendi isminizi girin. Karşınıza oyunun zorluk derecesini ayarlamak için bir tablo çıkacaktır. Bu tablonun Opponent Quality seçeneğinde düşmanın zorluk derecesini ayarlıyorsunuz. Bu ayarlar; Green: Çok Basit düşmanlar, Veteran: Orta kuvvette düşmanlar, Elite: En iyi pilotlara karşı savaş anlamına geliyor. Landing Skills seçeneği ise uçağın inme anındaki zorluk derecesini ayarlamak için kullanılır. Buradaki seçeneklerin anlamı: No Crashes: Ölümsüz uçuş, Easy Landings: Kolay inişler, Realistic Landings: Bütün zorlukların yürürlükte olduğu inişler. F-117A Realism seçeneğinde iki uçaktan biri ile uçuyorsunuz. Yeni başlayanlara tavsiyem Opponent Green'i, Landing Skills'de No Crashes'i, F-117A Realism'de MicroProse F-117A'yı seçmenizi. Bu kısmı da hallettikten sonra Form Complete kısmını işaretleyin ve exit tuşu ile Ready Room'a geçin. Ready Room'da 6 tane seçenekle karşı karşıyasınız.
ÖDROOM:
Cd yazılı kapıdan içeri girdiğimizde dünya haritası üzerinde, savaşacağınız dokuz ayrı bölgeye ait olan grafiği görüyorsunuz. Oku, görev bölgelerinin herhangi birine kliklediğiniz zaman o göreve ait küçük bir tarihi bilgi sol taraftaki defterde görünür. Yandaki formda bulunan Theater seçeneği, kabul ettiğiniz görevin hangi bölgede olduğunu gösterir. Tension Level ise savaş seçiminizi belirler. Bu seçenek bir nevi zorluk derecesi gibidir. Bu seçenekleri şöyle açıklayabiliriz: Cold War: Soğuk savaş durumudur. Bu seçeneği seçtiğiniz zaman göreviniz çoğu zaman fotoğraf çekmek ya da bir uçağı takip etmektir. Limited War: Biraz daha az ciddi görevlerle oynamanızı sağlar. Fotoğraf çekmenin yanında daha neşeli olaylarla da karşılaşıyorsunuz. Benim favori görevim Conventional War. Hareketi sevenler için de bu seçenek en uygun olanı, Mission Type seçeneği yapmak istediğimiz savaşın niteliğini belirler. Air to air mission, havadan havaya yapılan görevler için seçilir (Bu görevlerde sadece uçaklarla savaşıyorsunuz.) Auto air seçeneği alıştırma uçuşu yapmak içindir. Strike Mission her türlü görevi kapsar, Strike Training seçeneği her türlü görevleri kapsayan bir alıştırma uçuşu yapmanızı sağlar. Tavsiyem bir an önce Strike Mission seçeneğini seçerek en kapsamlı görevlerde oynamanız. Çünkü oyunun gerçek zevki bu kapsamlı görevlerde oynayarak çıkıyor. Bütün işleri bitirdikten sonra Transfer Approve By seçeneğine gelip, klikleyerek imzanızı atın ve Ready Room'a çıkın. Eğer daha önce Briefing'e girip de buraya geldiyseniz ve buradaki seçenekleri değiştirmek istiyorsanız, yeni seçiminizi girdiğinizde bir önceki Mission ayarlamalarınızın iptaline dair bir mesaj alırsınız. ROSTER: Odanın yukarısındaki panoya girdiğimizde oyuna giriş ekranı çıkar. Burada toplam puanınızı görebilir, isminizi değiştirebilir ve madalyalarınıza bakabilirsiniz. CD Room'da anlattığım gibi mission'u seçtikten sonra, isminizi değiştirmek isterseniz yine aynı mesajı alırsınız. (İsim değiştirmek için backspace tuşunu kullanarak evvelce yazılı olan isminizi silin.) BRIEFING: Bu odaya girdiğiniz anda bilgisayar size savaş tipi, savaş yeri ve savaş uçağına göre bir görev verecektir ve bu görevde yapacaklarınızı uzun uzun anlatacaktır. Oku herhangi bir seçeneğin üzerine getirdiğiniz anda hedefin özellikleri ve sizle dost olup olmadığını belirten bir mesaj çıkar. Sağdaki seçeneklerde bulunan Radar Range'e kliklerseniz harita üzerinde düşmana ait radar üslerini ve kendi radar üslerinizi görebilirsiniz. Missile Ranges'i kliklerseniz düşmanın ve müttefiklerin S.A.M menzillerini görürsünüz. Enemy troop seçeneği ile düşmanın sizin için hazırladığı sürprizleri harita üzerinden izleyebilirsiniz. Select All seçeneğine seçtiğiniz zaman Radar Range, Missile Range ve Enemy Troops seçeneklerinin menzillerini harita üzerinde görürsünüz. Clear All seçeneği ise Select All'un tam tersini yapar. Mission Briefing'e varmadan önce bir Way Point'e uğrayacağından tam hedefe varıyorum derken rotanız değişip diğer hedefe doğru yönelirsiniz. Bu durumda yapmanız gereken hedefe 10 km kala yönetimi ele almanız ve hızı yarıya düşürmeniz. Artık hedefi ekranda görmeniz gerek. Bunun için hedef hangi yöne doğru yöneliyorsa o yöne doğru olan kameranızı kullanarak onu takip edin. Eğer doğru hedefi yakalamışsanız ekranda Primary veya Secondary Target yazısını görürsünüz. Hedefe saldırmadan önce silah kapaklarını (Bay) açmayı unutmayın. Burada önemli bir noktayı açıklamalıyım: Kitleyeceğiniz hedefi kamerada görmek isterseniz hedefin konumunu da ayarlamak zorundasınız. Hava hedefleri için ekranın üst, yer hedefleri için 'Grd', taramalı hücumu için 'Nav' seçeneklerini seçmeniz gerekir. Bunları E2 tuşu ile değiştirebilirsiniz. Hedefe iyice yaklaşınca panelde bulunan Lock ışığı yanıp sönmeye başlar, bu olunca hemen ona kilitlenin ve Lock ışığı yanıp sönmeyi kesip devamlı yanınca işini bitirin. Bombayı bıraktıktan sonra hedefinizin nasıl yok olduğunu görmek isterseniz Shift-F6'ya basın. Böylece hedefin yok olup olmadığından emin olursunuz. Kamera, silah kapakları, hız düşürme, hepsi tamamsa ve atacağınız bombayı hedefe göre doğru seçmişseniz vuramamanız için hiçbir sebep yok. Daha sonraki bölümlerde her bombanın nasıl kilitlendiğini ve bir şekilde açıklayacağım. Şimdi biraz hedeflere nasıl kitlenir onu anlatayım. Hava hedeflerine ya makineli ya da füzelerinizden biri ile saldırabilirsiniz. Uçağı kitlemek için onu karşınıza aldığınızda daire halindeki hedef bölümünün içine ortalamanız gerekir. Bu kısma geldiğinizde uçağı çevreleyen karenin bir altıgene dönüştüğünü görürsünüz. Bu sırada Lock ışığı da yanıp sönmeye başlar. Işık sabitleşince çevreleyen altıgen de kırmızı olur. Aynı anda kameranızda hedefin ortasına doğru zoom yapmaya başlar. Bu durumda füzeyi yollamakla geç kalmayın çünkü hedef her an yön değiştirip çıkabilir. Aynı olay makineli için de geçerli, yalnız onun kilitlenme mesafesi füzelere nazaran çok daha yakın. Deniz hedefleri de hava hedeflerine benzer, bu füzelerin tek farkı çok uzak mesafelerden 7-100 isabet kaydetmeleridir. İNİŞ: Göreviniz bitti, sağ salim eve kadar döndünüz ama hemen sevinmeyin çünkü henüz tekerlekleriniz yere değmedi. Eğer oyunun başında 'No Crash' seçeneğini seçmediyseniz inmek gibi bir probleminiz var ki bence bu oyunun güzel yönlerinden biri. Özellikle uçak gemilerine inmek adamı bir hayli zorluyor. Önce hava alanlarından bahsedelim çünkü onlarda işi kapıp uçak gemisine inmek daha rahat kolay oluyor. Haritada hava alanını gördüğünüz anda (Tactical Haritada) konumunuzu ona göre ayarlayın. Hava alanını boyuna tutturduğunuzda onu kestiğinde bombayı bırakın. Normal Bombalar: Bu tip silahları seçtiğinizde ekranın üst kısmında kırmızı bir çizgi göreceksiniz. Hedefe yaklaştıkça bu kırmızı çizgi küçülecektir. Yok olmadan biraz önce bombayı bırakırsanız ve hedefle aynı hizada bulunuyorsanız turnayı gözünden vurursunuz. FOTOĞRAF GÖREVLERİ: Bu tip görevler genelde Cold War savaş durumunda rastlanır. Hedefe yaklaştığınızda kamerayı seçip silah kapakçıklarını açın. Hedefi görebileceğiniz mesafede fotoğraf çekmeye başlayın. Hedefin iyi bir fotoğrafını çektiğinizde Target Photographed mesajını alırsınız ve böylece görevinizin bu kısmı sona erer. SAVUNMA: Görevlerimiz boyunca düşman bizi çeşitli şekillerde rahatsız eder. Onların füzelerinden kurtulmak için çeşitli yollar var. Isı füzelerine (IR Guided) karşı Flares'i kullanarak, Radar güdümlü füzelere (R Guided) karşıysa Chaff kullanarak onları şaşırtabilirsiniz. Decoy ise her iki füze tipini de şaşırtır. Bunların dışında da ECM sistemi radar, IWR sistemi ısı füzelerine karşı kullanılır. Eğer attığınız yanıltıcılar bittiyse ekranda Stores Exhausted uyarısını alırsınız. Füzelerin gelişini Taktik haritasından görebilir, sesli uyarıyı duyunca kurtulabilirsiniz. HASAR RAPORU: Ekranın sol kısmında bulunan ışıklı göstergeler uçağınızın hasar durumunu gösterir. Bu hasarların önemlileri: Doors: Silah kapakları hasar görmüş demektir. Fuel: Benzin deponuz eleğe dönmüş demektir.
Engines: Motorunuz durmak üzere demektir. Buda önemli bir hız probleminizin olacağını gösterir. F-117 herkesin oynayabileceği kadar zevkli ve fazla kompleks olmayan bir simülasyon. Bu türe başlamak isteyip de çekinenler için F-117 ideal bir oyun. Sonuç olarak MicroProse yine döktürmüş. Bir daha ki aya başka bir oyunda görüşmek üzere... melekleri sizinle olsun. — METİN SOREF iz Otomatik Pilot Öz Silah Kapakları Frenler > Motor Gücünü Azaltma kaçırmamaya çalışın ve hızı azaltır. Hafif bir açı ile alçalmaya başlayın bu sırada flapları açmayı unutmayın. Piste teması trenlere asılın ve hızı Paraşütünüz otomatik olarak açılıp da uçak tamamen durunca “Safe Landing” mesajını alırsınız ve bu işi başardınız demektir. Uçak gemisinde de aynı olaylar geçerli fakat alan daha dar olduğundan işiniz yere inmekten daha zor. SİLAHLAR: Silahları iki ana bölüme ayırabiliriz. Füze ve lazer güdümlü bombaların yanısıra normal bombalar. Füze ve Lazer Güdümlü Bombalar: Lazer güdümlü bombalarda, silah seçiminde de olduğu gibi, yükseklik önemli rol oynamaz. Bu tür saldırılarda füzelerde de olduğu gibi aynı mesajını alırsınız. Bombaların hangi yükseklikten atılacakları silah bölümünde belirtilir. Genelde bu yükseklik bin ila binbeşyüz feet arasında değişir. Lock Işığı yanmayı
KL AVYE ÖRTÜ
Fts Cacpite Dönüş — Fiz Hara Degiştirme 50 Ekran Dijitize Modu
Kalıplaşmış sistemler eşşekler içindir. Başkalarının koyduğu kuralları, birilerinin sakalını oğuşturup pipolarınıtüttürürken uydurdukları ideolojileri benimseyenler, herşeyi olduğu gibi kabul edenler dünyada kapladıkları hacmi, soludukları pis havayı hak etmeyenlerdir. Soyunup aynanın karşısına geçin, ayaklarınızdan başlayarak kendinize barın. Biraz yukarı çıkın, cinsel bölgelerinizi, besin öğütme merkezinizi, göğsünüzü, hiç susmayan ağzınızı,sansürlenmiş gözlerinizi de geçin. Nereye geldiniz? Saçlarıma diyenlerin Allah belasını versin, eğer bu dünya bu kadar pohtan bir yerse sorumluluğun çoğu sizin gibilere ait.Evet beyler, karşınızda beyniniz duruyor, tuzlu bir sıvınıniçinde yüzen birkaç milyar hücre. Kimilerinin hayvanlardan deşip rakı mezesi yaptıklarıbu zımbırtısizi bu kalıplaşmış sistemden, çarpık ideolojilerden kurtarabilecek tek şey. Ne o, hayal kırıklığınamı uğradınız? Yoksa siz beyazlar giymiş ak sakallı bir dede veya fıstık gibi bir kurtarıcı melek mi bekliyordunuz? Ne yazıkki eğer birşeyler yapmak İstiyorsanız beyninizi kullanmak zorundasınız.Biraz düşünün, kıpırdanın, birilerini rahatsız edin, baş kaldırın, hafif anarşi takılın (terorist olun demiyorum), taksitle de olsa utopyanızı isteyin. Her önünüze gelene inanmayın, her koyulan kurala boyun eğmeyin. Eğer şu veya bu sebeple (aslında buna bahane denir ama neyse) ben çizgiden belaya sokamam, beni yaralamadıkça kurallara uyarım diyorsanız o zaman bana bir kıyak yapın, bari kendi pasifliğinize beyninizi alet etmeyin. Bırakın o düşünsün, eğer kolunuz bacağınız onu dinlemeyecekse bile bari birşeyleri sorgulasın, bir yerlere gelsin. Düşünen koyun olmak bile otlayan koyun olmaktan iyidir. Bu ayın başlarında başımda bir Willy Beamish belası vardı ki sormayın. Oyun ilk geldiğinde çocuklar bayağı tutmuşlardı, ben pas geçmiştim. Şimdi sayfası yapmak ve resimlerini hazırlamak için baştan sonra oynamak zorunda kaldım. Önce bir drive'la başladım sonra iki en sonunda baktım olmuyor 3 drive'a kadar çıktım. Her ne kadar oynaması eziyet olsa bile Willy
Beamish aslında bayağı kaliteli bir oyun. Animasyonları neredeyse mükemmele ulaşıyor ama oyunun üzerindeki kontrolünüz gayet minumum. Genelde bir demo seyrediyorsunuz (10 kere disket değiştirerek) sonra doğru yerde doğru hareketi yapıyorsunuz sonra bir demo daha seyrediyorsunuz. (Yani 10 kere daha disket değiştiriyorsunuz.) Ben oyunu dergideki çözüme göre oynadım ve İnanın çözen çocukların sabrına hayran oldum. Hayatta pek çok şeyde olduğu gibi Willy Beamish'ten ne kadar zevk alacağınız direkt olarak babanızın ne kadar para kazandığınabağlı. Eğer peder bey paraya para demiyorsa size hızlandırılmışbir Amiga'yla birde Hard Disk alır, siz de o zaman Willy Beamish'e hayran olursunuz. Eğer babanız ancak bir external drive alacak kadar hayatta "İlerlemişse" o zaman orta dereceli sancılarla bayağı kaliteli bir oyun oynarsınız. Yok eğer çıplak Amiga'yla oynayacaksanız Allah size sabır versin. Bu ayın kayda değer bir diğer oyunu Storm Master. Nedendir bilinmez Fransız oyunları genelde süslü püslü ama biraz piyasa standardlarından uzak şeyler olurlar. Storm Master ise hem hayran olunacak kadar güzel hem de insanı bir anda saran bir oyun. Storm Master'ın geçtiği dünya, Eolin, alıştığınızşeylerin çok ötesinde bir yer. Burada insanlar rüzgara tapıyorlar ve Eolin'deki her medeniyet kırıntısınınkaynağı yine rüzgar. Savaş gemileri (uçan tipte) yeldeğirmenleri, tarım, kısacası herşey rüzgara bağlı. Aslında Storm Master'ın en beğendiğim yönü oyunun ayrı bölümlerini kontrol ediş biçiminiz. Eolin'nın hükümdarı sizsiniz ama her işe siz koşamıyacağınızdankrallığınızıyedi kişilik bir konseyin yardımıyla yönetiyorsunuz. Bu konseydeki her şahıs ayrı bir işe bakıyor. Mesela Leanardo yeni gemiler dizayn etmek ve halkınızı eğitmekten sorumlu. İngusitor ise gizli polisinizin şefi (Eolia'da bile peşimizi bırakmadılar), her türlü işkence, cinayet
PESSIMISTS'i Biri beni bu dünyadan kurtarsın yoksa ben kendimi kurtarmayı bilirim. Can BAYDAR, İstanbul
ve pis işleri o hallediyor. İşte böyle uçuk karakterlerden oluşan konsey sayesinde Storm Master pek çok strateji oyununu kurban eden "yalnızlık" hissinden kurtulmuş. En azından oturup yedi saat oynadıktan sonra kendinizi sarayında tek başına oturup görünmez köleleri yöneten bir kek gibi hissetmiyorsunuz. Bir de EPIC var ki herhalde Tanrı'nın bize bu ayki lütfü. Uzun zamandır (Civilization hariç) hiçbir oyun beni bu kadar heyecanlandırmamıştı. Taa F-29 çıktığında vektörlerinin (özellikle yere yakın uçarken) umut vaat ettiğini fark etmiştim ama doğrusu böylesine bir gelişme beklemiyordum. EPIC F-29'u yaratanların (Ocean değil, onları pazarlayan firma) yeni ürünü ve bir seneden fazladır herkesin (en başta Omay) beklediği oyun. Konusu kelimesi kelimesine Galactica'dan araklama ama ben şahsen buna itiraz etmiyorum. (Hatta hoşuma bile gitti.) İşte, kendi dünyalarının yakında yok olacağını anlayan insanoğulları (hele şükür anladılar) yaşamlarını sürdürebilmek için pıllarını pırtılarını toplarlar ve uzay gemilerine doluşup yola düşerler. Sonu meçhul bir yolculuk sırasında hafif vahşi sahasını ihlal ederler ve bir anlama sonucu amansız bir savaş başlar. İşte bu maksimum klişe konunun altında mükemmel vektörlü, hızlı ve öldürücü bir oyun yatıyor. EPIC'te görevler genelde iki türlü oluyor, ya filonuzu korumak için saldıran gemilere karşı ya da düşman gezegenlerindeki yer hedeflerini yok etmeye çalışıyorsunuz. İşte bu yer görevleri EPIC'in güzelliğini tam olarak ortaya koyuyor. Genelde simülasyonlarda karşınıza çıkan cisimlerin boyutları sizin aracınıza göre fazla büyük değildir. Bırakın uçak gemilerini, dağlar bile pek çok oyundan bayağı ufaktır. EPIC oynarken insan ilk kez doğru boyutlarda hazırlanmış bir dünyaya daldığını hissediyor. EPIC yılın oyunu olabilir mi? Olabilir (zor ama yine de olabilir). Peki mükemmel mi? Valla ben içimde kalan birkaç şeyi söylemeden edemeyeceğim. (Sürpriz olmadı galiba) Birincisi görevlere getirilen gereksiz sınırlamalar. (Zaman, yakıt.) Madem oturup mükemmel bir vektörel bir dünya yarattınız, bırakın istediğim gibi uçayım. Aptalca bir zaman yüzünden anca görevi bitirecek kadar vaktiniz oluyor, zaten gemiye dönme diye bir şey de yok. Bu
“zaman limiti oyuna gereğinden fazla bir--
"arcade" oyunu havası katıyor (hatta oyunu tamamen arcade yapıyor). Bir başka şikayetim de yüzde doldurma işi. Oyunda görevinizin başarılı olması için göstergeniz 100 olana kadar düşman vurmanız lazım. Ben bazı görevlerdeki gibi belirli hedefleri vurmayı tercih ederdim. Aslına bakarsanız oyunun benim şikayetçi olduğum bütün yönleri sanırım bilerek (bana gıcıkları var) eklenmiş. Yani programcılar ellerindeki vektör rutinleriyle bir simulasyon hazırlamış olsalardı EPİC ağzına kadar dolu simulasyon piyasasında kaybolup giderdi.(Tıpkı F-29'da olduğu gibi) Onlar bunun yerine hazır Wing Commander ve Hyperspeed gibi oyunlar bir uzay shoot'em up furyası başlatmışken tam bu potansiyelden yararlanacak bir oyun yapmışlar. oynamıyacaksanız bile en azından bir görün. Aslında oynamayın, çünkü ağzınızınsuları yeni yeni akmaya başlarken oyun aniden bitiyor ve sizi bir boşlukta bırakıyor. Yolun sonunda kendinizi aldatılmış hissediyorsunuz. Belki Epic 2 bunları düzeltir ama hangimizde 3 sene daha bekleyecek sabır var ki? Bu arada mektuplara dalmadan önce, Elvira İl ve Gateway to the Savage Frontier yazıları (tam çözüm) hazırlar ama olur da feleğin sillesini yiyip bu sayıya yetişmezlerse sorularınız için bana yazabilirsiniz.Size hepsii birden sunmak isterdik ama bir sürü sınırlama (zaman, yer, insan çmrü falan filan) yüzünden bu aylık SpaceOuest IV ve Willy'le idare etmeye çalışın. (Eğer sorunuz olursa sabahın köründe telefon edip Rengin Abla'yı delirtmeyin, ben genelde akşama doğru dergide oluyorum.) EDGE OF THE WORLD Sevgili MAC, Sizin dergiyi asırlardır okumama rağmen bu sana yazdığım ilk mektup. Hevesimi kırmada şu mektubu yayınla. (Bu arada clericlerim oldukça tecrübelidir, inanmayacaksın ama bir tanesinin ismini "MAC" koydum ve adaşlarından nefret etmesini öğrettim, hani bilmiyorum birde bakarsın birgün ansızın bir tarafına felç melç iner yazık olur, harcanırsın.) 1) Söyle o embesil Bahtır'a Delayed Blast Fireball saatli bomba değil, Fireball'ın biraz daha fazla zarar veren bir çeşidi.(Secret O.S.B.) 2) Kullanılmış bir G-Loc kaç kafadır? (Simulator kullanamıyoruz bari o atmosferi yaşayalım.) 3) C.O. Krynn'da knight'ların girdiği testte (tapınağımsı bir mezarlıkta) bir türlü testi tam olarak başaramıyorum, specteral minionlarda üstüme saldırıyorlar. Skeletal knightları yenerken sadece knightların savaşması falan mı lazım? 4) Death Knights'ı ben de sizin bitirdiğiniz yoldan bitirdim ama Journallerine bir göz attımda galiba dergide yazdığınızdan başka olaylarda oluyor, bunu bir araştırın. 5) Epic 2'nin proglanmasına başlanmış biz daha birincisini göremedik ne iş? Herşey için şimdiden teşekkürler. Taner KAYA, Istanbul MAC:Valla benim karakterlerim yıllardır aynı İsimleri taşırlar (Mustaine, Einstein, Darwın, Sam, Krayara, Maya ve bazen Sauron'la Saruman) ama senin partine ufak bir katkım olduysa mutlu oldum. Bu ay Son Sayfa'da bu konuyla ilgili birşeyler var(mış), istersen bir göz at. 1) Şimdi o embesil Bahdır'da bunu biliyor ama siz ayrı oyunlardan bahsediyorsunuz.Delayed Blast Fireball İlk ortalığı yakmaya başladığında gerçekten öyle birşeydi ama sonradan baktık gerçekten güçlü Fireball haline gelmiş. Dark of Krynn'de de (PC'de geldi) öyle kalmış. Bu arada embesil Bahdır ona embesil Bahtır demene kızdı. 2) Benim anladığım kadarıyla çoğu salon bu oyunları (ya da daha doğrusu kabinleri) kiralıyor, yeni oyun gelince içerdeki parçaları değiştiriyor. Apo Abi'ye sordum (ona aldıracam sandı) ve bana "Şansını zorlama!" dedi. Gerçekten niyetliysen Kompi'yi arayabilirsin. Telefonları gazetedeki ilanlarında var. Ben aramak İsterdim ama saat sabahın üçü. 3) Skeletal dostlarımızabüyü sökmüyor, onun İçin iş başa düştüğünden onları her lazım. 4) Karşına çıkmamış Journal Entry'leri okumayı sana hiç yakıştıramadım. Bu FRP'ciliğe pek yakışmıyor (aslında sana kalmış birşey ama yine de yapmaman gerekiyor). Bir de bugünlerde farkına varman gereken birşeyler var, her Journal Entry doğru olacak veya oyunda çıkacak diye birşey yok. Bazen sırf oturup kitap gibi Journal Entry'leri okuyanları kafalamak için yalan yanlış şeyler de ekleyebiliyorlar. 5) Ona bakarsan bende F29 |l'nin hemen hemen hazır olduğunu söyleyen bir basın bülteni var. Yani firmaların verdiği çıkış tarihine asla güvenmicen.
tülü silah kullanan adamlarınla haklaman Bu arada Epic'i görmemen için artık bir