64'ler sayı 51, sayfa 47

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 47

(düşman uzay gemisini düşürdü. Hedefine vardığında karşısına çıkan MCP binasını

o tuttu. Binanın tamamı patlayınca görevi tamamlamış oluyordu. Cockpitinin ortasında bulunan gezegen yüzey haritasına baktı. Gezegenin tam ortasında önemli hedefler bulunan kırmızı noktayla işaretlenmiş bir yer vardı.

Hemen oraya doğru yöneldi. Oradaki MCP binalarını ve içinden duman çıkan yuvarlak yapıları vurmaya başladı. Her patlatışında daha çok hırslanıyordu. Son binanın da patlamasıyla görevi 100 başardığını belirten sayı kırmızı olarak yandı. İçinden işte bu kadar dedi. Bunu birkaç kere tekrarladı, üsden geri dön çağrısı gelene kadar. Artık mahcup olarak değil başı dik olarak dönebilirdi.

Üsse geri döndüğü anda Alarm sesini duydu. Geminin Computer'i, Battleaxe'in hücuma uğradığını ve tüm savaşçıların havalanmaları gerektiğini söylüyordu. Computer şimdiden hasar almıştı bile. Gemisine koştu ve son hızla ana gemiden dışarı fırladı. Uçuş okulunda bir söz öğretmişlerdi. "Bir savaşçı Rexxon'luların korkunç yüzünü görmedikçe savaşçı değildir". Bunu ona söyleyen öğretmenini anımsadı. Ona her zaman insanlığı düşün oğlum derdi. Düşün çünkü onu ilerde sen koruyacaksın. İşte şimdi insanlığı koruma zamanı tipi gemisi uzayı yırtarcasına ilerledi...

Her boyda her çeşitte, büyük veya küçük yüzlerce Rexxon gemisi onlara doğru geliyordu. İlk çarpışma sağında başlamıştı. Patlamaların içinden gemiler çıkıyordu. Bir anda bu sahne onu heyecanlandırdı ama bir Rexxon savaşçısını gemisinin arkasında hissedince kendine geldi. - Çok geç kaldım dedi kendi kendine. Sonum geldi mi acaba diye düşündü. Rexxon gemisi tam arkasındaydı ve isabet ettirememesine olanak yoktu. O sırada solunda bir Mk10 savaşçı gemisi gördü. Gemi solundan geçerek arkasındaki Rexxon'a lazer yağdırdı. Patlayan Rexxon gemisi uzayda hurdalar arasına katılırken patlatan kişi ona tamam işareti yaptı. O da ona eliyle tamam işareti gönderdi. Artık şaşırmak yok dedi içinden. O Rexxon'lıları şaşırtacağım.

ünkü o doğuştan

Bir süre sonra sesler dindi. Savaşta elinden geldiği kadar çarpışmış ve birçok düşman öldürmüştü. Savaşçı olduğunu kendine kanıtlamıştı. Üsden gelen çağrıya uyarak ana gemiye döndü. Rexxon atağı püskürtülmüştü ama bunun faturası ağırdı. Redstorm yok olmuştu. Bütün savaşçı gemiler ise Battleaxe'e aktarılmıştı. Kayıplar bir zafer için oldukça fazlaydı. Bir an Redstorm'da ölen insanları düşündü ama düşlerini toplantı salonuna gelin çağrısı bozdu. Toplantı salonunda komutan savaşçılara, filonun Magma topunun bulunduğu gezegenin önünden geçmek zorunda olduğunu ve durdurulmazsa Magma topunun bütün filoyu yok edeceğini anlatıyordu. Bütün pilotlar yerlerine geçmişti. O da gemisine binip herkesten önce Magma topunun bulunduğu gezegene gitmek için ayrılmıştı. Filodan çıkarken arkasını dönüp baktı ve içinden filo yoluna devam etmeli dedi. İnsanlar yaşamalı! (Ne yazık ki sen öldün. Bu yazıdan sonra ben seni yaşatmam-MAC)

Gezegene geldiğinde artık otomatik olarak parmağı Help'e gitti ve gideceği koordinatı öğrendi. Son hızla o koordinata doğru ilerleyince Magma topuyla karşılaştı. Bir süre şaşkın bir şekilde baktı. Şimdiye kadar hiç bu kadar büyük bir top görmemişti. Bu top gerçekten filoyu yok edebilirdi. Hayır buna izin vermeyecekti. Hayatı pahasına bile olsa onu durdumalıydı. Bütün silahlarıyla atış yapmaya başladı. Bir süre sonra gözleri kör edecek bir patlamayla beraber Magma topu yok olmuştu.

|

Sevinecek vakit değildi. En az bir düzine düşman gemisi peşindeyken hızla yükselerek gezegenin atmosferinden çıkıp üsse döndü. Magma topu artık yoktu. Bu başarıyla birlikte filo gezegenin yanından rahatlıkla geçti. Eğer Magma topunu yok etmeseydi olacakları düşünmek bile istemiyordu. O zaman 8000 gemi tek tek bu korkunç topla vurulacaktı. Odasına gidip bir hafta uyumak istiyordu ama o sırada Rexxon'luların filoya saldırdığı haberi geldi.

Bir süre sonra suratı asık ama inançlı olarak tekrar uzaydaydı. Uzun bir süre savaştı ve birçok Rexxon'u yok etti. Üsse döndüğünde komutanı onu bizzat kutladı. Filo zor durumdan onun büyük başarısıyla kurtulmuştu. Sürpriz Rexxon saldırısı tamamen önlenmişti. Filoda kutlamalar olurken bir Rexxon'lu İmparatorluğa Magma topunun yok olduğunu ve komutan Zolten'in Lizar'ı koruyamadığını söylüyordu. Üsse döndüğünde herkesin şaşkın bakışlarla komutanlık odasına gittiğini gördü. Komutanlık odasına gittiğinde birçok şey öğrendi. Yıldızları olan Maginellic patlayarak bir SuperNova olmuştu. Bu olayda oluşan Elektromanyetik dalgalar uzaya yayılmaya başlamıştı. Alan çok hızlı ilerliyordu ve bir süre sonra onları da mahvedebilirdi. Komutan bunun dışında Rexxon'luların ana gezegenindeki yerleşim birimi Lizar'ın korunmasız kaldığını da söyledi. Bundan sonraki amaç Rexxon'luları yok etmekti. Bu bir savaştı ve 60 milyon için kazanılmalıydı. Rexxon'luların gezegenini yok etmek için Lizar yok edilmeliydi ama Lizar'ın zırhı uzaydan ateşe karşı korunmalıydı. Tek çare ona yakından saldırmaktı. Hemen gönüllü oldu ve Rexxon'luların ana gezegenine gitmek için yola çıktı.

Yapması gerekeni biliyordu. Tüm insanoğlunun gördüğü en korkunç yaratıkları yokedeceklti. Uçuş okulundaki öğretmeninin söylediklerini anımsadı. "Onlarda bir canlı oğlum ama bizi yoketmek istiyorlar. Hayatta kalmamız için onları öldürmemiz gerekliyse bunu yapmalıyız". Evet yapmalıydı. Gezegene indi ve koordinatını öğrenerek oraya gitti. Karşısında Lizar vardı. Elveda iğrenç yaratıklar dedi kendi kendine, insanlık herzaman varolacak. Lizar'ın kendi kendini yoketme mekanizması çalıştı ve kısa bir süre sonra Rexxon'luların ana gezegeninin yüzeyi yerle bir olmuştu. O da kılpayı kurtularak uzaya çıktı.

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.