Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 13
Gelelim tanıtımlara bu ay iki kitap ve bir kasedimiz var. Bu kitaplardan birisi Stephen King'in Best-Seller'larından IT(O). Geçen yıl filme de aktarılan İT oldukça ilginç ve çarpıcı bir konuya sahip. Olaylar Amerika'nın Maine eyaletinin Derry kasabasında yaşayan 7 küçük çocuğun bir cinayetler zincirine tesadüfen karışmalarıyla başlıyor. Aslında normal cinayetler gibi gözüken bu olayların altında uzaydan gelen bir canavarın parmağı var. 7 küçük çocuk kendi yöntemleriyle onu yeniyorlar ama tekrar geri dönmesinden korktukları için birbirlerine bir söz veriyorlar ve yaratık 30 yıl sonra yine ortaya Gelelim diğer kitabımıza... Watchers (Nöbet), başka bir gerilim ustası Dean R. Koontz tarafından yazılmış ve yazarın en iyi kitaplarından biri. Bir genetik laboratuarda yapılan deneyler sonucu ortaya iki gelişmiş yaratık çıkar biri üstün zekalı, genetik şaheseri bir köpek ve diğeri savaş için yaratılmış ama deneylerde başarısız olunmuş bir yaratık... Bir gün bu iki yaratık laboratuardan kaçarlar, aralarında korkunç bir kovalamaca başlar. Derken köpek, yıllardır aradığı aşkı sonunda bulan Travis ve aşkı Nora'yla karşılaşır. Onlar da artık bu kovalamacanın bir parçası elimden kaptı...
olmuşlardır... Bu ay kaset tanıtımımızda Sepultura'nın son kaseti ARISE var. Aslında kaseti ben tanıtacaktım ama Sepultura'nın konser gazisi (konserde parasını çarptırmış) Ümit klavyeyi Sepultura bildiğiniz (yada bilmeniz gerektiği) gibi Brezilya'lı bir grup. Genelde Amerika ve İngiltere'nin elinde olan baba grup çıkartma tekelini bozmuştu. Önceki albümlerinden sonra böyle bir kasetin gelişi belli olmuştu. Metal Hammer "Trash öldü!" diye başlık atarken Sepultura Trash'i hayata döndürmeyi başarıyor. Arise kasetinde üstün bateri ve gitar ziyafeti var. Ben bu yazıyı yazarken Laneth'li bazı insanlar (Kerim ve Zarife) bana Sepultura'nın hala Türkiye'ye gelme ihtimali olduğunu söylüyorlar. Biletimi ayırtın, ben konser T-shirt'ümü giyip geliyorum.
Evet şimdi sıra mektuplarda: İzmir'den yazan Erol Bicioğlu adlı okuyucumuz, bize dergi yazarları hakkında bazı sorular sormuş, Murat özellikle Omay'ın ebatlarını merak etmiş. Evet Murat, biz dergi yazarları belki de senin düşündüğün kadar yaşlı ve ciddi insanlar değiliz, yaşlarımız 16-20 arasında değişiyor (Bizler 17'yiz), ciddilik konusuna gelince bizler otorite sayılmayız. Omay ise oldukça geniş ebatlara sahip bir insan. Öyle ki bizim üç kişi oturduğumuz koltuğa sığamıyor, diğer bir hobisi ise direktörün koltuklarını kırmak. Hep güler, kızdığı pek görülmez (Biz gördük(!!?), özellikle eşyaları saklandığı zaman çok kızıyor ve bizi üstümüze oturmakla tehdit ediyor haliyle biz bu riski göze alamıyoruz). Omay'ın anlatılabilecek belirgin özellikleri bunlar. Bandırma'dan yazan Çetin Şahan Akın ise dergi çıkarmanın zorluklarını soruyor. Tabii biz sadece derginin yükümlüyüz. Yayın kurulu toplantısında (Biz yayın kurulundayız!!?) Apo abi hepimizi topluyor ve herkese yazacağı oyunu veriyor. Oyunu oynuyor, bitiriyor, yazıyor ve (geç) getiriyoruz (Şahin Robocop hala yazmadın Apo abi seni gördüğü yerde oyacak), ondan sonrası dizgisi (Saddam'ın disketi bozması), resimleri, filmlerin alınması, montajı, kalıbının alınması, kağıdının temini, basılması ve ciltlenmesi Apo abinin omuzlarında, pek masraflı değil canım bir derginin çıkması 52.982.078 (* Masraflar!!?) liracığa patlıyor (üstü kalsın). Onun için dergi ilg bizim pek yükümüz olmuyor (Bi daa bööle şeyler sorupta moralimizi bozmayın, şurda unutmaya çalışıyoruz di mi ?). Biz yazımızı yazar teslim eder (Bu teslim işlemi genelde geç kalır, Apo abi kafayı yer, milleti haşlar) biz ense yapar ve ayın ikinci Cumartesi'sini bekleriz. (O gün para alırız da (PARRRAAA) Bu cumartesi'nin 13. Cuma'yla ilgisi yok yani Jason, Mason tanımayız biz). Geldik Tuluğ Ünlütürk'ün mektubuna arkadaşımız (Bizim arkadaşımız, yani bizim sadece bizim!!?) MAC'in tipini ve anlamını sormuş, Şimdi MAC'i normal kalıplarda anlatamıyoruz, biraz değişik Ama sen illede tipini görecem diyorsan zahmet edip buraya gelmen lazım. MAC'in anlamını çok az kişi biliyor (Biz : Biliyoruz Heheeehel!?), kendisi bunu bir eğlence haline getirip etrafındakileri meraktan kıvrandırmak için MAC'in anlamını açıklamıyor. Sabredin, azmedin belki bir gün sadistlikten vazgeçip kendiliğinden açıklar. bu sayılık bu kadar Yaşamamız için çoook mektuba ihtiyacımız var. Belki çok mektup gönderirseniz sayfa sayımız artabilir (Dimi apo abi) Gelecek ay görüşmek ümidiyle hoşçakalın. NOT: Mektuplarınıza adınız ve adresinizin yanı sıra hoşlandığınız müzik ve kitap türünü de yazarsanız ödül kazandığınızda, örneğin bir metalciye NSOTB (New Shits On...) kaseti gönderme gibi gereksiz hataları önlemiş oluruz. ÜMİT ÖNCEL & ORHAN CEVHER
MEKTUPLARINIZ İÇİN
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 12
Merhaba arkadaşlar...... Şimdi siz bu girişi okuyup da "Tüh be gene Omay'ın yazısı" diye düşünebilirsiniz. Yanıldınız,
: çünkü ne onun ne de bir başkasının bu sayfayla şimdilik bir alakaları yok, ama : bu demek değildir ki ilerde onlarla : uğraşılmayacak. Bu köşeye Yüce patronumuz Apo abi dahil herkes konuk olacak. Bu konuklar içinde siz de varsınız. Amacımız sohbet havasında size gerek dergide gerekse dış dünyada olan yeniliklerden ve kültürel olaylardan bahsetmek. Tabii bu arada siz de bize mektup yazacaksınız : bu mektuplarda size ilginç gelen konulardan bahsedeceksiniz. Biz her ay bu sayfalarda yayınlanan mektuplardan en iyisini seçeceğiz (Bu seçimde ilginç * esprili * güncel mektuplara kıyak geçmeye alışılacak), tabii bu seçim haybeye yapılmıyor, her ay mektup sayısına göre ilk birkaça ödülü verilecek (Bu ödül bizim o ayki mali durumumuza bağlı olarak seçilecek) ödüller o güncel (tabii dergilerden göndereceğiz). Minik çapta bilgisayar konulu, ödüllü (Di mi Apo Abi ?) yarışmalar da olacak. Ayrıca açıklanmayan bazı baba oyunlarla ilgili tadımlık açıklamalar burada yazılacak. Her ay gönderdiğiniz mektuplarda oyun dışında dergi içinde olan olaylar hakkında istediğinizi sorabilirsiniz. (Yani bize bilmemne oyununun bilmemneresindeki bilmemneyi nasıl geçeceğim diye soru soran mektuplar yazarsanız bunlar değerlendirmeye konulmayacak). Bize yazdığınız mektuplarda başınızdan geçen ilginç olayları (Özellikle komik) yazarsanız iyi olur. Ayrıca mektup yazarken ad ve adresinizi kağıda da yazın çünkü biz zarfları muhakkak kaybederiz (aslında mektupları da kaybederiz ama neyse...) , eğer adı yazılmayan bir mektup olursa ayın en iyi mektubu olsa bile değerlendirmeye alınmayacak. Bazen 3-5 soruluk minik anketlerimiz olacak.
"bize göre...), en ucuz zeka oyunu ve
: (tabii yine bize
“arasından seçilecek. Puanlar kaset, kitap, disket, poster gibi materyaller olacak.
“ solda bulabildiğimiz yazarlar tarafından
Yer sebebiyle mektupları yazmayacağız, yalnızca dereceye giren mektupları yayınlayacağız. Ayrıca artık sizlere gına getiren dizgi hatalarının dergide hiç olmamasına çalışıyoruz, bu operasyona kendi köşemizden başlayacağız (Daha başlamadık!) Siz 64'ler okuyucuları olarak senelerdir çeşitli sebeplerle dergimizde yer alan birçok köşeye mektuplar yazdınız, ama çoğunlukla yer darlığı sebebiyle bu mektupların büyük bir kısmı şu anda sağda solda sürünmekte, bu mektuplardan bazıları birtakım eleştiriler getirirken bir kısmı da çeşitli sorular sordular. Bizim "Kenar" adı altında açmış olduğumuz köşede bu yayınlanamamış mektuplara değineceğiz. Ayrıca kitap, müzik, film gibi kültür ve sanat ağırlıklı tanıtımlara yer vereceğiz. Bununla beraber o ayın ve geçen ayın güncel olaylarına bu konularda ann İlk haberimiz İstanbul Kültür ve Sanat Vakfının Kültür Bakanlığının katkılarıyla düzenlediği 4. Uluslararası Tiyatro Festivali 22 Mayıs günü başladı ve Hazirana dek sürecek. Festival boyunca dördü yabancı dokuzu yerli tiyatro toplulukları 13 oyun uğramanız gereken yerler şunlar; Atatürk Kültür Merkezi, Taksim Sahnesi, Harbiye Muhsin Ertuğrul Tiyatrosu, Yıldız Sarayı Tiyatrosu ve bu yıl ilk kez olmak üzere Boğaz vapurunda. Eğer öğrenciyseniz şenlik boyunca gösterileri %50 indirimli izleyebileceksiniz. Ayrıca İstanbul Şehir Tiyatrolarının düzenlediği GENÇLİK GÜNLERİ Mayıs ayının en etkili kültür olayları arasında idi. | Yine Haziran Ayı ile Temmuz ayı ULUSLARARASI İSTANBUL FESTİVALİ nedeniyle sanat dolu - Kültür etkinlikleriyle dolu günler yaşayacağız Mayıs ayında izlediğimiz sinema eserleri içinde de HOOK, PURE LUCK, THE LAST BOY SCOUT sevdiklerimiz arasında idiler. Siz de çevrenizde bu filmlere rastlarsanız mutlaka seyredin