var mı SERKAN BAYKAL / SAMSUN A) Larry serisi hiçbir şekilde 64'te çık- B) Yukarılarda bir yerde böyle bir soruyla karşılaşmıştım ama senin için birkaç ekleme yapalım. Gold & Glory, Wolfman, Federation C) Yapman gereken şey prezervatifi (rubber) göstermen olmalıdır. D) Katılıyorum. E) Mümkün. F) İkisi de kasette mevcut. (Creatures ara yüklemeli 1) Last Ninja 3, Gremlins 2, Shadow Dancer, Dragon's Lair 2, Ninja Remix, Beast gibi oyunları ne zaman açıklayacaksınız ? 2) Commodore'da kasette; kasetten kasete ara yüklemeli olan oyunları tam olarak çeken bir kopya programı var mı ? (Copy Board her oyunu çekmiyor da.) Sizden temin edebilir miyim ? 3) Freeze Machine ara yüklemeli oyunları kasetten kasete tam olarak çekebilir mi ? Sprite Killer özelliği bu kartuşta var mı ? 4) Neden derginiz artık poster türü ekler vermiyor ? 5) Spy vs. Spy, Robocop 2, Turrican 2, Over The Net, Supremacy, Eskimo Games, Plotting isimli oyunlar kasette var mı ? 6) Disk 64, 1541, 1541 II'nin farkı ne ? Disk 64 diğerleri ile %100 uyumlu mu ? 7) Last Ninja 3'te kağıtları alıyorum (8. Bölüm) ama çıkışı bilmiyorum ? 8) Multi Ice 6'nın Multi Ice 3'ten farklı özellikleri nelerdir ? 9) Herhalde övünmem gerekir, bende derginizin ilk sayı hariç bütün sayıları var ! Nisan 88'i hiçbir yerde bulamadım. Lütfen bu ilk sayıyı da nasıl temin edebileceğimi söyler misin ? 10) Nisan 91'de verdiğin joystick test programı 3 defa kontrol etmeme rağmen çalışmıyor ? — | FATİH FBC Göztepe / İSTANBUL A) Last Ninja 3 bu sayıda var. Shadow Dancer ve Beast geçen sayılarda açıklandı. Diğerleri için şimdilik bir tarih vermem mümkün değil B) Full Kaset Backup yapan programlar var ama tam bir randıman vereceğini zannetmiyorum. Ufak kart halinde yapılmış olan Copyboardlar gerçekten çok kötü. Bunların plastik bir muhafaza içinde sesli ve topraklı olanları mevcut. Fiyatları da pek fazla sayılmaz. Bu tip aletleri İstanbul'da bulman da mümkün. Bence hemen bunlardan al ve rahat et. C) Hayır çekemez. Sprite Killer özelliği mevcuttur. (Multi şaşmayacaksın.) D) Güzel bir soru ama inan ben de yanıtını bilmiyorum.

SERKAN BAYKAL / SAMSUN A) Larry serisi hiçbir şekilde 64'te çık- B) Yukarılarda bir yerde böyle bir soruyla karşılaşmıştım ama senin için birkaç ekleme yapalım. Gold & Glory, Wolfman, Federation C) Yapman gereken şey prezervatifi (rubber) göstermen olmalıdır. D) Katılıyorum. E) Mümkün. F) İkisi de kasette mevcut. (Creatures ara yüklemeli 1) Last Ninja 3, Gremlins 2, Shadow Dancer, Dragon's Lair 2, Ninja Remix, Beast gibi oyunları ne zaman açıklayacaksınız? 2) Commodore'da kasette; kasetten kasete ara yüklemeli olan oyunları tam olarak çeken bir kopya programı var mı? (Copy Board her oyunu çekmiyor da.) Sizden temin edebilir miyim?

olarak, tek parça halinde kasette mevcut. F) Farklı markaları, fiyatları, okuyucu kafaları. Bu farklar 1541 ile 1541-II arasında yok gibi ama Disk 64 kesinkes bu Driver'lar ile 99100 uyumlu değil. G) Bu çıkışı sana tarif etmem çok uzun sürer. Bu yüzden sen bu ay çıkan yazıyı oku. H) Farkı fiyatı, menüleri, etkin Fastload'ı (Multi Ice 6), Trainer Modu (6), Ekran ayarlaması (6). Yani kısaca Multi Ice 6, Multi Ice 3'den üstün. Bir de Action Replay 6 var ki onlarla Multi 6'nın farkları var. Onu hiç sorma. H) Ben bu dergide 1988 yılından beri çalışmaktayım. Dergiye ilk geldiğim günde o sayı yoktu, bugünde yok. Ben rastlantı eseri o sayıyı çok yeni olarak bir bilgisayarcıda görüp satın almıştım. I) Mümkündür. Bundan sonra programları çok sıkı kontrol edeceğim 1) No Mercy isimli komando oyununda sonsuz cana nasıl geçiliyor ? 2) Silent Service'de denizaltıda diğer gemileri avlamak için torpilleri nasıl kullanmalıyım ? 3) Benim gibi spor oyunlarından hoşlananlar için bir tavsiye ? 4) Gunship isimli oyun kasette var mı ? Varsa nereden temin edebilirim

5) Son 2'nin bir bölümü ama ikinci bölüme geçemedim. Neden ? Sorun benim kasetten mi yoksa yapmam gereken başka bir şeyler mi var ? SERDAR VAROL Melikgazi /KAYSERİ A) Maalesef keşke söyleyebilsem ! (Ah Action Replay neredesin B) Gemileri hedefleyip "T" tuşuna basarak.

C) Herhalde bütün olimpiyat oyunları vardır sende. Geçen aylarda yeni olarak Mark Set Go isimli çok bölümlü bir oyun geldi. D) Gunship kasette var. Hatta bu oyundan bir ara Beşiktaş Bilgisayarda bol bol mevcuttu. E) Benim bildiğim sıvıyı toplaman yeterli. 2

SAVAŞ AKYAVAŞ Gemlik /BURSA A) Textlerin kastettiğin textlerin değiştirilmesi ise bunu en basit olarak Modify Text seçeneği ile yapman mümkün. Burada ilk önce yeni ismi yazıp daha sonra araya — işareti koyarak eski yani orijinal ismi yazmalısın. Bundan başka bir yol daha var. Oyunu kartuş ile kırarak kopyala. Daha sonra fast load kısmından yükle. (Disk Drive sahibi isen işin çok kolay) Ama programı çalıştırma. Daha sonra F8 tuşu ile monitöre gir ve komutu ile hafızayı tara. Textleri değiştir ve RUN, B) Crack Versiyon bir oyunun orijinal olmaması yani piyasada satılan türden çekim halinde kopyalanan ve kutulu halde olmadan satılandır. Orijinal versiyonla en önemli farkı her zaman mutlaka çalışma ihtimalinin olmamasıdır. C) 4 Toplu bilardo oynamak istiyorsan bir de 3-D Billiard'ı dı Mirastiing'in üstüne çıkmaz de E) Hayır henüz çıkmadı. F) Basic köşesi geçen sayı başladı. Henüz vakit geçmiş değil. G) Ne kadar şanssızım. Hayatımın en büyük hatasını herhalde Ninja Turtles veya Gremlins 2 oynamayarak yaptım Her mektuptan bunlara ait sorular çıkıyor. H) Dergimize bu sayıların tutarı olan 6000 TL ve 3000 TL posta masrafı olmak üzere 9000 TL gönderirsen bu sayıları adresine postalarız. I) Alınma ama bu soruna dergice çok güldük. Nasıl olur da ana menüyü bulamazsın. Kesin senin oyunun bozuk. J) Super Famicom 16 Bitlik bir oyun makinesi. Derin bilgiler için haberin kaynağı depodaki canlıya mektup yaz da sevinsin garip. Evet günler ne çabuk geçiyor. Ne olduğunu anlamadan aydan aya atlıyoruz. Hayatın şartlarından biri de bu. Bakın bir çabuk geçti. Aranızdan biri bu yıl da geçmedi nihayet son aya geldik diye biliyor mu ? Düşünün özellikle bir yıldan fazla bir süre bilgisayar sahibi olanlar. Bir yıldan beri ne yaptınız pardon bilgilerinize ne kattınız ? Bu sorunun cevabını veremeyenler (olumsuz verenler) bence siz bu işi bilmiyorsunuz kasetin hatalı 1) Multi Ice III ile oyun textleri nasıl alınıyor ? 2) Crack versiyon ne demektir ? 3) C-64'de 4 toplu bilardo var mı ? En iyi oyunu hangisi ? 4) C-64'de en iyi Pankreas oyunu hangisi

5) Soccer Manager League C mi ? 6) Basic dili ve mantığını nereden öğretebilirim ? 7) Gremlins II'nin dördüncü bölümünde G harfini bulamadım. Nerede olduğunu biliyor musun ? 8) Ağustos, Eylül, Ekim 88 sayılarını tam olarak nasıl alabileceğimi açıklar mısın ? 9) Super Star Soccer'da ana menüyü bulamadım ne yapmalıyım ? 10) 40.sayıda son sayfada disk hakkında bilgi verebilir misin ?

ama işin doğrusu bu. Yani aylarca bir oyun makinesi olarak kullandınız onu. Bence bu ona yaptığınız en büyük suçtur. Bari yeni yıldan itibaren bir şeyler öğrenelim bilgilerimizi paylaşalım. Ancak ve ancak bu şekilde bir yerlere varabiliriz. Yetenekli arkadaşlar bana yazsın. Elinden bir şeyler gelmeyenler de en azından Basic köşesini takip etsin. Her neyse bu aylık da bu kadar. Unutmadan hepinize MUTLU YILLAR .1992'de görüşmek üzere hepinize iyi bir sene geçirmeniz dileğiyle Hoşça kalın: BARIŞ YALÇINKAYA PK 205 BEŞİKTAŞ /İSTANBUL

Evet arkadaşlar yeni bir Basic yazısı ile yine karşınızdayım. Geçen ay verdiğim problemi herhalde hepiniz kolaylıkla çözdü. Yalnız problemin sonunda aylık %5 faiz yazısını yıllık %6 faiz olarak değiştirmeliydik. Bilmem farkında mısınız ama eğer ayda %9 faiz koyarak hesapladığımızda yalnız geçen ay ki komutları kullanarak program gereğinden fazla uzar. Siz en iyisi onu yıllık %9.10 faiz ile hesaplayın. Yapamayanlar bir daha denesin. Geçen ay ki yazımın sonunda da belirttiğim gibi Arit-

matik işlem operatörlerini bilmeyen yeni kullanıcılar haklı olarak problemi zor buldu. Yeni Commodorcular için Aritmatik işlem operatörlerini bu yazımda anlattım. Geçen sayı yazıyı kapatırken size öyle bir program yapın ki kullanıcıya maaşını sorsun, yiyecek, yol ve diğer masraf-

ları ayrı ayrı sorarak kalan parayı yılda
9.10 faizden bankaya yatırıp bir yıl
sonra biriken parayı ekrana yansıtma-
nızı istemiştim. Şimdi programın yapı-
mına geçelim :
10 INPUT " MAASINIZ "; M
20 INPUT " YOL MASRAFLARINIZ ";
A
30 INPUT "YİYECEK MASRAFLARI-
40 INPUT " DİGER MASRAFLAR "; C
50 KzM-(A*B4C) :
PARAYI HESAPLAMA
60 T-K*12 : REM ARTAN PARANIN
BİR YIL SONRAKI TUTARI
70 F-T/10 :REM FAİZ TUTARI
80 T-T4F : REM ARTACAK PARA-
NİN FAİZ İLE TOPLANMASI
90 PRİNT " BİR YİL SONRA BİRİKEN

gibi aslında hiç de karışık değil. Kim bilir belki de hepiniz bu kadar basit sorular sorulur mu diye, bana, kızıyorsunuzdur. Programda hemen dikkatinizi çeken yeni bir komut var ve siz ne işe yaradığını bile anlamadınız belki de. Bu yönergemizin ismi REM. Rem'in kullanılışı çok basit. Bir komut olarak işlevi yok. Yalnızca program içine koymak istediğiniz mesajları buradan bu mesajları yalnızca programın listesini alan bir kişi okuyabilir. Rem komutundan sonra yazılanlar hiç bir şekilde ekrana yansımazlar. Şimdi gelelim bu ay ki dersimize.. İlk önce makinemize işlem yaptırmayı sağlayan aritmetik operatörler. Bizim şu aşamada kullanacaklarımız : + : Toplama işlemi - : Çıkarma işlemi / : Bölme işlemi * : Çarpma işlemi Bu semboller rakamlar arasında ve matematiksel değişkenler arasında kullanılır. İşlem demişken hemen konuyla bağlantılı olarak bir çok bilgisayarda temel komut görevi gören LET komutuna bir göz atalım.

Görevi komuttan sonra gelen işlemi hesaplamaktır. LET C=A*B gibi. Commodore 64 matematiksel işlemleri LET komutu kullanmadan da uygulayabildiğinden gereksiz gibi görülmektedir. Yukarıdaki ifadeyi C= şeklinde yazmamız 64'ün aynı işlemi yapmasına yol açar. Bu yüzden yapacağımız programlarda pek kullanmayacağız. GOTO: İşte BASIC'te çok sık kullandığımız bir komut daha. Bu komut aracılığıyla programın istediğimiz bölümünde istediğimiz satıra atlamasını sağlarız. Kullanımı GOTO 10, GOTO 1200 şeklindedir. Komuttan sonra gitmek istediğimiz satır numarasını yazarız. Örnekleri verelim. ÖRNEK 1-1: 10 PRINT "COMMODORE 64" 20 GOTO 10 ÖRNEK 1-2: 10 PRINT "COMMODORE 64"; 20 GOTO 10 Yukarıdaki iki örneği ayrı ayrı yazıp çalıştırın. Fark ekrana hemen yansıdı. Programlar arası bu farkı örnek 1-2'nin birinci satırının sonuna koyduğumuz ; işareti sağlıyor. Noktalı virgül işareti hemen sonra boşluk bırakmadan anlamı taşıyor. Yalnız PRINT komutu ile kullanılır diye bir şart yok. (INPUT'u hatırlayın.) Vakit kaybetmeden hemen bir sonraki komut. IF... THEN...: BASIC'te karşılaştırma olayını yapan komut. Karşılaştırılacak değer IF kelimesinden sonra, koşul sağlanmışsa yapılacak işlem THEN kelimesinden sonra yazılır. Bu komutta örnekler çok çeşitli olabilir. Sayılar, değişkenler, diziler ve karakterler karşılaştırılabilir. Komuta örnekler vermeden önce karşılaştırma ifadesinde kullanacağımız operatörler.

<<: Küçük veya Eşit
Büyük veya Eşit
<>: Eşit Değil
Yukarıdaki işaretleri zaten matematik-
ten biliyoruz. Şimdi bir sayısal örnek
yapalım.
ÖRNEK:
10 S-607 :REM SİFREMİZ
20 İNPUT" SİFREYİ GİRİN "; A
30 IF A<> 607 THEN GOTO 50
35 İF Az607 THEN 40
40 PRİNT "SİFREYİ BİLDİNİZ."
NIZ SAYI KUCUK GELDİ ": GOTO 10
60 IF A>607 THEN PRİNT " VERDİĞİ-
NİZ SAYI BUYUK GELDİ": GOTO 10
RUN
SİFREYİ GİRİN ? 1234
VERDİĞİNİZ SAYI BUYUK GELDİ
SİFREYİ GİRİN ? 345
VERDİĞİNİZ SAYI KUCUK GELDİ
SİFREYİ GİRİN ? 607
SİFREYİ BİLDİNİZ.
Yaptığımızbu örneği incelediğinizde
hiç birinizin bu komut hakkında bir so-
runu kalacağını zannetmiyorum. Şimdi
aynı programı rakam olarak değilde
isim olarak yapalım.
ÖRNEK:
10 X$z " ISTANBUL" : REM BU SE-
FERKİ SİFREMİZ
20 İNPUT "SİFRE İSMİ GİRİN "; A$
30 IF A$- " ISTANBUL "THEN GOTO
50
40 1F A$<> " ISTANBUL" THEN
PRİNT" OLMADI ": GOTO 20
50 PRİNT " BİLDİNİZ !!! "
RUN
SİFRE İSMİ GİRİN ? BARIS
OLMADI
SİFRE İSMİ GİRİN ? GİGFU
OLMADI
SİFRE İSMİ GİRİN ? İSTANBUL
BILDINİZ !!!
Ne kadar basit değil mi ? Basic'in ne
kadar yüksek seviyeli bir dil olduğu iş-
te bunun gibi kullanımı kolay ve çeşitli
komutlarla belli oluyor. Bu komuttan da
sonra başka bir Basic kahramanına
geçelim.
FOR ...TO...NEXT :
Bu komut değişkenleri sayaç olarak
kullanmanızı sağlayan kullanışlı bir ko-
muttur. FOR'dan sonra herhangi bir
değişken atanarak yapılması istenen
işler sırayla satır satır girilir.Girdiğiniz
emirlerin tekrar edilmesi gereken son
satırından sonra NEXT yönergesi ko-
nur. (Bu arada yapılması gereken işin
sayısı ve TO konarak
belirtilmelidir.)Biraz karışık gibi görülse-
de aslında basit sayılır. En iyisi siz alt-
taki örnekleri dikkatle inceleyin.
ÖRNEK :
10 FOR A-0 TO 16
20 POKE 53281,A
30 NEXT
Bu ufak programda A değişkeni sıra-
sıyla O'dan 16'ya kadar değer alıyor.-

Her değer alışında hemen bir sonraki satıra atlıyor ve oradaki komutu yerine getiriyor. NEXT komutu ile karşılaştığında yeniden değer almak için ilk satıra dönüyor. İkinci satırdaki POKE komutunu henüz işlemedik ama eğer bir POKE komutu olsaydı ekrana verir. NEW: Yeni bir program yapmak istediğimizde bu komutu vererek hafızayı boşaltırız. CONT: RUN/STOP tuşu ile durdurduğumuz çalışmayı hemen bu komutu ve yanındaki rakamların ifadesini anlamışsınızdır. Bir başka örnek. ÖRNEK: 10 FOR X=1 TO 40 20 PRINT "64'LER DERGİSİ"; 30 NEXT Bu programı da yazıp RUN'ladığınızda ekrana yan yana 64'LER DERGİSİ yazılarının geldiğini göreceksiniz. Zannedersem bu komutu da anlamış bulunmaktasınız. Şimdi FOR komutunun bir başka yönerge ile kullanımı: TO... STEP...: Bu komutun da yukarıdakinden pek bir farkı yoktur. Yalnızca STEP yönergesinden sonra artma sayısını vereceksiniz. STEP 1, birer birer artırır, STEP 2 ikişer, STEP -1 ise başında eksi olduğundan birer birer azaltır. Hemen basit bir örnek: ÖRNEK: 2-1 10 FOR X=0 TO 100 STEP 2 20 PRINT X 30 NEXT ÖRNEK: 2-2 10 FOR X=99 TO 0 STEP -1 20 PRINT X 30 NEXT 40 PRINT "BOOMMM" İki örnekte de açık açık kullanımlar ortada... Hayal gücünüzü çalıştırın. PRINT komutunu ve renkleri kullanarak FOR NEXT yönergesi ile basit demolar yapın. Bu ay programsal komutları burada bırakalım. Daha fazla yüklenirsem kafanız karışabilir. Bir ay içinde burada anlattıklarımı anlayıp önceki bilgilerle pekiştirirseniz garanti veriyorum ki birçok faydalı programı yapar hale gelirsiniz. Yazıyı bitirmeden bilgisayara direkt verdiğimiz bazı komutları size aktarayım. RUN: Hafızada bulunan programı çalıştırmaya yarar. LIST: Yaptığımız BASIC programın listesini programı bu komutu vererek kaldığı yerden işlemesini sağlarız. Ama program kesildikten sonra hiçbir komut vermemeniz gerekir. LOAD: Dışarıdan numarası belli olan cihazdan bilgi yükler. LOAD "ISIM" <TEYP> LOAD "ISIM",1,1 <TEYP> LOAD "ISIM",8,1 <DISK> SAVE: Hafızada bulunan programı kasete veya diskete kaydeder. SAVE "ISIM" <TEYP> SAVE "ISIM",8 <DISK> Bu aylık da bu kadar. Tabii geçen ay olduğu gibi bu ay da bir problemimiz var. PROBLEM: 42 kişilik bir sınıfta 28 kişi matematikten direkt geçmiş, 26 kişi fen grubu derslerden takıntısız geçmiş, geri kalanlar ise bütünlemeye kalmıştır. Ben sizden bu sınıfın başarı grafiğini iki ayrı ders ve genel olmak üzere yatay barlar halinde istiyorum. Kolay çözmeniz için iki ufak ipucu. Birincisi bar dediğim grafik karakteri Negative Space'den oluşacak. İkincisi belki bilmiyorsunuzdur. Bir satırda 80 kolon var, bu yüzden satırı yüze bölemezsiniz. Düşünün ve formülünü bulun. (Unutmayın her grafik tek satırdan oluşacak.) Hey sen niye babana soruyorsun onun zamanında bilgisayar mı vardı? Her türlü sorunlarınız için adres aşağıda serbestçe yazın... Ve derslerinizi çalışmadan gelmeyin karşıma. Ben şimdi AMOS BASIC öğrenmeye gidiyorum... Bir dahaki aya kadar BYE!!! BARIŞ YALÇINKAYA PK 205 BEŞİKTAŞ / İSTANBUL

'NTİ &/ NE GO WTTH EE

Oyunlardaki Başarınızın sırrı:

Tabii ki ??

1940'lı yıllar ve Avrupa'da hızla süren bir sömürge yarışı. Ve bunun pahalı ve acı dolu meyvesi II. Dünya Savaşı. Karada, denizde ve havada süren bir kıyım savaşı. Ve sonuç yüz binlerce ölü. Bir tarafta önderleri için canlarını feda etmeye hazır Almanlar, diğer tarafta yanan Avrupa'ya yardım elini uzatmış, bu diktatörlüğe son vermeyi ve en kısa zamanda okyanusun öbür tarafındaki evlerine dönmeyi hayal eden genç Amerikalılar. Tarihin en kanlı savaşı kurbanlarını karada, denizde ve havada yalnız bırakmamıştı. Bu oyunda siz de bu celladın havadaki kurbanısınız. Bu savaşta hava muharebeleri büyük ve önemli yer tutmuşlardı. Bitmeyen geceler süren bombardımanlar, saatlerce süren hava çatışmaları. Bunlar asla zamanımızdaki gibi kitlen ve yolla şeklinde savaşlar değildi. Tamamen pilotun cesaret ve kabiliyetine kalmış bu muharebeler gerçeğe çok yakın şekilde simülasyona çevrilmişler. Oyunumuzda zamanın ünlü uçakları Mustang'ler, uçan kaleler ve Almanların müthiş icatları Messerschmitt serisi jet uçakları. Bunun yanında Almanların V1 ve V2 bomba ve roketleri. Tam bir mücadele. Bildiğiniz anlamda tek füzeler Almanların icat ettikleri roketler ki bunlar asla güdümlü değil sadece sizin kabiliyetinize kalmış bir iş. Oyun baştaki ana menü ve arka plan resmi ile başlar. Alman birlikleri, Messerschmitt'lerine koşan pilotları gösteren bir grafik, Amerikan birliklerini ise bir B-17 önündeki askerler grafiği temsil etmektedir. Bu ana menüdeki seçenekler şöyle: Flight School: Uçakları tanıma. Bir avcı uçağı ile dakikalarca nasıl mücadele edilir, hangi uçak daha yüksek performansa sahip, F-14 ile bunlar arasındaki farklar ne, F-14 gibi uçarsam ne olur gibi soruları ve çözümlerini bu okulda zaman kabul edilmeksizin istediğiniz uçakla uçarak eğitim yapabilirsiniz. Bunu yapmadığınız takdirde çok zorlanırsınız. Çünkü bir düşman uçağıyla havada cebelleşmek, mücadele etmek sabır ve deneyim ister onun için biraz eğitim belki uzun süren bir eğitim göz çıkarmaz. En önemlisi rahatça bir B-17 kullanmak ve her makineli tüfeğinin yerini kavramak, ters takla, sert dönüşler gibi artistik hareketlerin zararlarını en iyi Flight School'da öğrenirsiniz. Burada kullanacağınız uçaklar, önce Almanlar olmak üzere şöyle: FW190 A'lar: Almanların piston motorlu ilk hafif avcı uçağı. Kısaca işin başında en çok muhatap olacağınız uçaklar. İnce yapılı ve hızlı olması onu zor fark edilen ve çabuk bir uçak yapmıştır. İki çeşidi FW190 A-5 ilk modeli daha az silah alabilen hızlı modelidir. FW190 A-8 ise daha çok silah alabilen buna nazaran dengesi biraz daha hassas ve ağır olan bir uçaktır. Sabit silahları, 20 mm'lik ve 7.9'luk topları vardır. Ekstra bir makineli ve bir bomba alabilir. A-8'lerin ise silahları daha etkili ve A-5'ten ekstra bir yakıt tankı veya bomba alabilirler. Bu da onlara uzun mesafe uçuş avantajı sağlar. BF109 G: Bu uçaklar FW'lere göre daha ağır ve sadece avcı değil bunun yanında bombardıman özelliğine de sahip. Makineli tüfekleri daha etkili (2x20 mm'lik) ayrıca üç boşluğu da tam kullanabilen bir uçak (Center rack gibi). Alman avcı uçaklarının en büyük avantajı 2 adet 21 mm'lik roket kullanabilmesidir. Bunlar güdümlü değil iyi hesaplama ile atılması gereken ve bir B-17'yi düşürmek için bir tanesinin yetmeyeceği kadar etkisi olan roketlerdir. Aerial bomb ise bir avcının veya B-17'nin üzerinden geçerken üzerine atılması gereken bir bombadır. Bunun için iyi bir hız ayarlaması ve deneyime ihtiyacınız vardır. BF109 G-6'nın G-10'dan farkı fazla silah ve sabit silahlarının 20 değil 30 mm olması-

ME262 JET: Ve Almanların pistonlu motorlardan vazgeçip jetlere adım attığı nokta ME-262'ler. Hızları maksimum 515 mph. Bu o zamanların jetleri arasında onu hız konusunun bir numarası yaptı. B-17'nin makineli tüfeklerinden saniyeler içinde kurtulup tekrar saldırı pozisyonuna geçebilmesi onu korkulan bir düşman yaptı. Bu hızla Amerikalıların hızlı uçağı P-51'lere 80 mil kadar fark atıyorlar. Sahip olduğu 30 mm'lik topları ve alabileceği 4 adet 51 mm'lik roketleri Almanların hava ateş gücüne güç katmıştı. Bu da ME-262'lerin sadece hızı olan bir uçak olmadığının kanıtıydı. ME-163 KOMET: Almanlar ME serisine hızla devam ettiler ve gayet ufak yapılı 163 Komet'leri icat ettiler. Uçakların ateş gücü büyük ölçüde roketlere dayanması ve havada fazla kalamaması onun dezavantajları. Tabii bunun yanında hızı ME-262'ler kadar var. Ve FW'ler veya BF'lerden dayanıklı. GO 229 Flying Wing: Ve en son Alman teknolojisi. Hızlı, saniyeler içerisinde yükselebilen ve sadece kanattan oluşmuş bir jet. Hızı ve uzun uçuş yapabilmesi onu Manş ötesi görevler için biçilmiş kaftan yapıyor. Sadece kanattan oluşan bu uçağın tek dezavantajı dönüşlerde zorlanması. Amerikan hava kuvvetlerine gelince ilk avcı uçakları olan P-47 ile başlarız. P-47 THUNDERBOLT: Savaşın başlarında en çok kullanılan avcı uçağıdır. Ağırlığı 7 tonu bulan ve güçlü bir motoru olan bu uçak pilotlar arasında pilotunu eve getiren uçak olarak bilinir. Avcı uçağı olması yanında fazla yük olarak bomba taşıyabilmesi onu etkili bir avcı-bombardıman uçağı yapar. P-51B MUSTANG: Mustang serisinin başı olan bu avcı uçakları üstün manevra kabiliyetleri ve etkili topları ile BF ve FW'lerle girdikleri mücadelelerinin çoğundan sağ çıkmışlardır. Görev serisini seçmiş olduğunuzu belirtir. Bir Focke Wulf birliği (FW'lerin daha Amerikalılar olaya yeni ısınırken görevler alırsınız. Ama bir Go229 Flying Wing'de ise Amerikan Kara Kuvvetlerinin Almanya'nın kalbine doğru ilerledikleri zamana rastlarsınız. Sırayla uçaklar ve görev serileri şöyle; BF109G'ler: Intercept raid on Schweinfurt, Alman endüstrisinde önemli bir şehir. Bel kemiklerinden biri. Bu yüzden Amerikalılar bu bölgeye saldırılarını daha fazla tutmuşlar. Bu seçenek diğer Alman uçaklarında da çıkaracağı için bir kere burada açıklamayı yeterli gördüm. Amerikan savaş uçakları Schweinfurt'a yaklaşmadan hızla önlerini kesmeniz, escort ve B-17 bir Thunderbolt'tan daha fazla hasar vereceği için, asıl amacınız uçan kaleler yani B-17'ler olacaktır. Üçlü uçuşta bulunan B-17'lerin arkasına geçip hızınızı ve yüksekliğinizi eşit tutmaya çalışırken ki bu zamanla öğrenecek-

FW 190'lar: Defend Me-262's Taking Off: Amerikalılar bir hava taktiği de bombardıman öncesi avcı uçakları yakın havaalanlarına önceden alçaktan uçup, uçaklar kalkmadan onları vurmaya asıl hedeflerine gitmelerini engelliyorlardır. Bu ileriki görevler "Scramble" adıyla belirtilecektir. Yani düşman saldırısı altında kalkmak ve peşinizde avcı uçakları ile hedefe yönelmek. Bu görevde ise siz değerli Me 262'leri bu tür saldırılarla koruyup onların sağ salim kalkmasını sağlayacaksınız. Diğer görevlerde bu Scramble from.... diye belirtilecektir. Öncelikle bu saldırıdan sıyrılıp (en kısa zamanda) belirtilen hedefinize yönelmeniz gerekecektir. İster peşinizdekileri haklamakla uğraşın, isterseniz takıntılarınızla birlikte hedefe ulaşın. Pilot sizsiniz. Defend Aircraft Factory: Elinizdeki uçak binlerce Alman'ın günlerce çalışması sonucunda yapılmış. Ve onun gibi yüzlercesi. Bunun değerini yani uçak fabrikalarının değerini en iyi Campaign daha çok avcı uçağı niteliğindedir. P-51D MUSTANG: Ve Messerschmitt'lerin hızına rağmen, iyi manevra kabiliyeti onu bu savaşın en iyisi yapmıştır. Bu uçaklar 4950 kadar Alman uçağının yok edilmesinde rol oynaması onun kalitesinin kanıtıdır. B-17: Ve oyunun tek bombardıman uçağı. Tam bir uçan kale. Uçağın dört bir yanında makineli tüfeği olan, sahip olduğu taşıma kapasitesi ile taşıdığı bombalar ile Almanya içlerine kadar girmiş ve çoğu imha olmuş binaya imzasını atmıştır. Çoğu kere eskortlarıyla göreve giden bu uçaklar tek başlarına tamamen savunmasız değillerdir. Kuyruktan buruna kadar dizilmiş makineli tüfekler onu kolay lokma olmaktan korur. Bunu en iyi kaza bir B-17'nin yanına fazla sokulmuş deneyimsiz bir Alman pilotu anlar. Flight School'da size kısaca uçakları ve özelliklerini anlattık. Diğer seçenek ise CUSTOM MISSIONS seçeneği. Bu seçenek oyundaki yüzü bulan senaryolarla sinirlerinizi B-17'lere çalışın. B-17'lerle yaklaşmaya başladığınızda gaza basıp yanlarından geçin bir sert dönüşle (açıktan alarak) tekrar arkalarına geçin. Bu tam bir sabır denemesidir. B-17'lerin her tarafında makineli tüfek olduğu için geçişlerinizi hızlı yapın ve mesafe yaklaştığı için atış (etkili) acentanızı kullanın. Onlar Schweinfurt'a varmadan ya yok edilmeli ya da maksimum hasarı almalıdırlar. Operation Boden Platte: Bu operasyonda Amerikan havaalanlarına ve topraklarına bir saldırı düzenleyeceksiniz. Amacınız mümkün olduğu kadar çok uçak düşürmek ve havaalanı vurmak. (Buna strate deniyor.) Veya havaalanında kalkmakta olan uçaklara saldırmak. Intercept Raid on Berlin: Bu görevde Schweinfurt saldırıyla aynı, tek fark he-

.....Airfield: Bu görevler havaalanlarınızı savunmak için. Almanya üzerinde ne kadar çok havaalanı olsa da bir savaşta uygun ve uzak yere düşmesi o ya da kendi yapmak isteyenler içindir. Historical Missions: II. Dünya Savaşı gerçekten geniş kapsamlı bir savaştı. Bu oyunda bizi ilgilendiren ise daha çok Almanya'nın hava savunması. Sürekli gelen Amerikan saldırılarını uzun bir süre tutabilmek ve savaşın kazanılmasına yardımcı olmak. Ya da bir Amerikalı olarak kısa zamanda Alman yakıt depolarını ve havaalanları gibi değerli noktaları vurup bu savaşı kısa zamanda bitirmek. Bu bölüm ise en çok senaryo kapsayan bölüm. Her uçak savaşın belli bir diliminde etkin olmuş ve o zaman içerisindeki etkisini sıfıra indirir. Bu yüzden havaalanlarına ulaşılmadan, varsa B-17'leri ve avcı uçaklarını tam bir cehenneme sokmanız lazım ki, başarılı olasınız. Kısaca her attığınızı vurmanız gerek. Havalanının yiyeceği her kurşun (top) onun etkinliğini azaltacaktır. Ve ge-

Hava kuvvetlerinize darbe indirmek isteyen Amerikan bombardıman birlikleri bu fabrikaları yok etmek için ilerliyorlar. ME-262's: Daha önce belirttiğimiz, B-17'lere saldırma, havaalanı savunma, ateş altında kalkma görevlerini, sadece farklı uçaklarla ve farklı zamanlarda yapacaksınız. Senaryo belki biraz daha zor. Me-262'de farklı olan senaryo, Patrol Near Osnabruck, Osnabruck yakınındaki devriye görevi. Burada sağlam gözlerle, tabii bu gözler yakıt tankını da kontrol edecek, ufku taramak ve tehlikeli, büyük, bol makineli tüfekli B-17'leri veya Mustang'leri arayacaksınız. Ayrıca Me-262'nin hızlı olması ve daha iyi yakıt ve silah alabilmesi sebebiyle, İngiltere üzerindeki Roye havaalanına bir saldırı düzenlemesini istiyorlar. Me 163 Komet: Bu ufak ve az yakıt alabilen fakat yüklü füzeleri bol olan uçak görevlerde fazla kullanılmamış. Görevleri pek farklı değil. Ateş gücü iyi olduğunda etkili bir silah olur. Go 229: Belki de II. Dünya Savaşı'nın stealth fighter'ı. Sadece kanattan oluşmuş ufak bir gövdeye sahip hızlı ve etkili bir uçak. Karşı saldırı görevleri çoğunlukta. Diğer uçaklarla aynı görevlere sahip. Defend a Research Site seçeneği dışında. Bu göreve dönecek yuva B-17's Attack V-2 Sites: Savaşın sonlarına doğru Almanlar V1 ve V2 roketlerini buldular ve İngiltere topraklarını bombaladılar. Bunun üzerine bu rampaları bombalamaya karar verdiler. Siz de bu rahatça zarar görebilecek rampaları korumalısınız.

görevle meselelerini, V serisi füzeleri ve kendini yani Go 229'u icat eden bilim adamlarını korumaya gidecek. Ve sırada Amerikan Hava Kuvvetleri ve ilk avcı uçağı P47 Thunderbolt'un görevleri; Alman Hava Kuvvetlerinin savunmaya dayalı görevlerine karşılık, daha çok saldırıya yönelik. Bunlar Attack'la başlayan ve füze rampaları (V1-V2 site), havaalanları, şehirler, rafineriler (oil dumps), araştırma bölgeleri (research-site) olabilir. Avcı uçakları ise daha çok havaalanlarını ve daha ufak bölgeleri nadiren bombalamaya, çoğunlukla strate (tarama, topla) yapmaya giderler. Escort görevleri çoğunluktadır. Mesela bir B-17 filosunu koruma, hep bu seçenek çıkar. Koruyacak başka bombardıman uçağı kalmazsa Amerikalılar bu bölgelere ulaşmadan vurmalı, Amerikalı iseniz buraları vurup geri dönmelisiniz. Görevde iseniz B-17'lerin yanından fazla ayrılmayın ve saldıran Alman uçaklarını püskürtmeye çalışın. Veya tamamlar sonra inmeniz gereken havaalanına sağ salim inmediğiniz sürece puanı alamazsınız. Ayrıca, tavsiyem oyuna renk katma açısından, Roster ile, Create seçeneğiyle pilotlar yapıp onları istediğiniz uçaklara yerleştirirsiniz. Mavi renkte yazılan uçağa da kendinizi yerleştirirsiniz. Böylece

Bir de ünlü pilot; R. Johnson vardır. Onun gibi iyi pilot olup olmadığınızı öğrenmek için onun yerine geçersiniz veya onunla uçarsınız. P51-B Mustang: İlk Mustang, hızlı ve ateş gücü. P-47'ye göre daha yüksek. Ve görevlerinin çoğu escort yani B-17 koru-

P51-D Mustang: Ve II. Dünya Savaşı'nın en iyi uçaklarından, karada ve havada en etkin silahlara sahip, avlama, bombalama ve koruma. Çok yönlü. Görevleri, kalkan Me 262'lere saldırı, B-17'lere escort. Ve operasyon Charlon. Böyle bir operasyona D'leri ortak etmeleri gayet doğal. Amaçları ise Alman Ulaşım Sisteminin imhası, tren yolları, yollar ve muhtelif cins ve ebatta kara hedefi (köprüler). Bu operasyon yanında İngiliz sahillerinde, güzel bir sabah devriyesi. Ne olur, ne olur. Belki bir Me yada Go-229 saldırma cüretini gösterir! Acil bir radyo mesajı ve gerçek! 8000 feet üstünde! Daha önce gördüğünüz hiçbir şeye benzemiyor. Ama uçuyor. Yani tehlikeli. B-17, B52'lerin ataları. Bir numaralı bombardıman uçağı. Bir kale, yavaş, hantal ama ateş gücü yüksek. Almanya'nın düşmesinden bir numaralı sorumlu. Amacı bombalamak, bombalamak ve yakınına sokulan avcı uçağına elveda demek. Tours Of Duty: Bu sefer savaşta görevli bir pilotsunuz. Size emir verirler, kalkarsınız ve yerine getirirsiniz ya sonuçta atlarsınız geri dönersiniz ya da toprakla, denizle bir bütün olursunuz. Görev mantıkları basit. Alman olarak daha çok yapılan saldırıları durdurur. Amerikalı olarak ise bu saldırıları yaparsınız. Ve gidebildiğiniz kadar gidersiniz. Belki 30 belki 50 görev. Ama sonuçta göğsünüzde madalya alır veya almaz, emekli olur, torunlarınıza maceralarınızı anlatırsınız. Görevinizi haritadan anlarsınız. Kırmızı olan yerler Amerikalıların ilk olarak bombalamayı, yeşiller ise Amerikalıların ikinci olarak vurmayı amaçladığı bölgeler. Daire (sarı) içindeki uçak sizin, ayrı renk olan diğer uçaklar ise düşmanın uçakları. Zaten cursor'u uçağın üzerine getirip hakkında bilgi alabilirsiniz. Alpilot takımında puan alacaktır. Haritada daire şekli ile uzaklıkları her daire arasında ki uzaklıktan anlayabilirsiniz. Daire içinde uzaklık birimi yazacaktır. Haritayı küçültüp, büyütmeniz, birbirine girmiş hava savaşlarında kimin kim olduğunu anlamanızda yardımcı olacaktır. Ve en önemli seçenek Campaign Battles: II. Dünya Savaşı ve siz hava kuvvetleri komutanısınız. Tüm uçuşları, saldırıları, araştırma yönleri ve uçak üretimleri, her şey elinizde. Summary'de durumunuzu, ulaşmanız gereken hedefleri ve altına düşmememiz gereken değerleri görebilirsiniz. Bir Alman olarak belirtilen gün kadar elinizdeki yakıtı, pilotları ve diğer değerleri düşürmemeniz gerekiyor. Elinizde bulunan 4 araştırma bölgesini neyi araştıracaklarına karar vermeniz gerekecek. İster 4'ünü bir anda bir V2 füzesine, ister 3-1 ama asla ayrı ayrı değil. Bu şekilde çok günde hiçbir şey yapamazsınız. Başarınız, sizin havada yaptığınız değerli engelleme çalışmalarınıza bağlı. Saldırılardan alabileceğiniz minimum hasara bağlı. Haritada üzerinde uçak fabrikalarına gidip imal edilen uçak cinsini değiştirebilirsiniz. Aynı şey yakıt ve araştırma içinde geçerli. Elinizdeki rezervleri ve uçak takımlarını (Bunlar çoğunlukla uçak değil, o uçakla ilgili birliklerin transferidir.) istediğiniz havaalanına yerleştirebilirsiniz. Gerektiğinde uçak takımı olan bir havaalanından o uçak birliğini kaldırabilirsiniz. İster bir büyük uçuş grubu, isterseniz ufak parçalara ayrılmış çok sayıda uçak birliği. Bu şekilde düşman birlikleri ile çatışmaya girebilirsiniz. Ayrıca siz bu birliklerle çarpışırken diğer bir grup ikinci bir saldırı yapabilir veya ikinci bir saldırıya karşı diğer hedefleri korur. Bu arada sarı renkle çevrelenmiş havaalanları sarı alarmda demektir. Amerikalı olarak, hazırlayacağınız pilot takımında, pilotlar ya bombardıman ya da avcı pilotu olabiliyorlar. Uçakların Manş'ı geçme sorunu olduğu için yakıt durumlarına dikkat edin, avcıyı sert kaçının ve kısa zamanda hangi makineli tüfek nerede. Düşman nereden geliyor, gibi soruların cevaplarını öğrenin. Eğer korumanız yoksa, yaklaşan uçakları vurmamanız, yakıtınız bol dahi olsa yeri kucaklayacağınız anlamına gelecektir. Hedefi iyi ayarlayın. Yaklaşınca bomba bölümünden hedefin siyah şeklini görün ve yollayın. Bu arada makineli tüfekleri otomatik yapma olasılığınızı da unutmayın. Sonuç ya zafer ya da hüsran olacaktır. Ama yine de her şey sizin kabiliyetinize bağlı. Tek başına kahraman bir pilot bile bir savaşta çok şey ifade eder. Savaşırken videoyu açıp olanları kaydedip daha sonra seyretme şansınız olduğunu da unutmayın. İYİ AVLAR. MERT BURAK GÖKKAYA Tuşlar: J: Paraşütle atlama 400 milden hızlıyken atlama T: Yakıt tankı değiştirme Alt T: Zamanı hızlandırma Alt W: İçinde bulunduğunuz bölge R: Füzeleri hazırlama W: Bombaları hazırlama Enter: Ateşleme 1-2...6: Bakış açıları Alt D: Pause S: 360 derece bakış açısı 4: Hızlanma Yavaşlama Aralık tuşu: Ateş M: Harita Z: Zoom X: Expand Space: Bilgi alma D: Drop tankı bırakma (ağırlığını azaltacaktır) F: Flaplar L: İniş takımları B-17'de; B: Bombaya geçiş S: Otomatik zaman ayarlama Enter: Bombayı yollama Önce G ve sayılar değişik yerlerdeki makineli tüfekler

Code Masters'ı çoğunuz tanır. Neredeyse her elimizi attığımız oyundan çıkan firma orta kalitedeki oyunlarıyla bizi birkaç saat oyalar. Şimdi tanıtacağım Mean Machine adlı oyunda bu firmanın, bir-iki saatte bitirilebilecek bir yarış oyunu. Oyun dört bölümden oluşuyor. Her bölümde arabanızla diğer arabalara karşı mücadele ediyorsunuz. Yol üzerinde alabileceğiniz iki tip madde var. Bunlar füzeler ve yağ varilleri. Füzeleri alınca ateş ile atarak önünüzdeki arabaları patlatabiliyorsunuz. Yağ varillerini alırsanız ateşe basılı tutarak joystick'i aşağı çekip yola yağ bırakabiliyorsunuz. Bu arkadaki arabaların patlamasına yol açıyor. Şimdi sizlere dört bölümü açıklayarak onları geçmeniz için ipucu vereceğim. 1. Bölüm: Bu bölüm oldukça tehlikeli bir caddede geçiyor. Yol üzerinde yararlı maddelerin bulunabileceği gibi çok zararlı parçalanmış arabalar da var. Bu bölümde dikkat etmeniz gereken bu parçalanmış arabalar ve keskin kavisler. Dikkatli olun ve füze, yağ gibi maddeleri toplamayı ihmal etmeyin. Parçalanmış arabaların bulunduğu yerdeki rampalardan mutlaka geçin. 2. Bölüm: Yine bir caddede yol alıyorsunuz ama bu sefer her şey daha zor. Kavisler çok keskin ve yol durmadan ikiye ayrılarak sizi şaşırtıyor. Bu bölümde de rampalardan geçmeyi unutmayın. Yolun ikiye ayrıldığı durumlarda diğer arabalarla çarpışmamaya özen gösterin. 3. Bölüm: Şimdide karlı bir yolda gidiyorsunuz. Bu bölüm sizi bayağı zorlayacak. Yol üzerinde çoğu yerde ağaç kütükleri bulunuyor. Bunlara dikkat edin. Ayrıca yolu çok iyi takip etmelisiniz. Bir anda kendinizi ağaçların üstünde bulabilirsiniz. Bu bölümdeki rampalardan mutlaka hız alarak atlamalısınız. Çünkü rampadan sonra geçemeyeceğiniz yerler geliyor. 4. Bölüm: Çoğu gitti azı kaldı daha doğrusu sadece bu bölüm kaldı. Tabi en zor bölüm bu. Bu sefer toprak bir yolda ilerliyorsunuz. Yol sık sık ayrılıyor ve bunlardan sadece bir tanesi gidebileceğiniz yol. Bunun için yol ayrımına geldiğinizde yavaşlayın ve tercihinizi yapın. Bu bölümde ağaç kütükleri de bayağı fazla. Denizi gördüğünüzde ya sağa ya da sola giderek köprüden geçin. Son olarak rampalara hızlı girin ve onlardan sonra gelen engelleri bu şekilde aşın. Son bölümü de bitirince oyun hiçbir şey söylemeden birinci bölüme dönüyor ve böyle devam ediyor. Zaten hiçbir güzelliği olmayan bir oyunu, bir son ekran yazısı, grafiği veya animasyonu olmadan bitirmekle Code Masters bence en büyük hatayı yapmış. Bence kesinlikle bir disketi doldurmayacak bir oyun.

(kendimi kandırıyorum). Code Masters ısrarla vasat firma olmaya devam edecek. Bence biraz sabırlı olup, ince eleyip sık dokumalılar. Öyle bir iki ayda hemen süper oyun yapılmaz. Bu oyunu oynamamanız asla bir kayıp değil. Başka bir yazıda görüşmek dileğiyle. MURAD OMAY

Pek çok insan Amerikan futbolu ile rugby'i karıştırır (Tamam olabilir ama sanırım birileri 'Merhaba' demeyi unuttu. Başımıza taş yağacak. -MAC) İkisi birbirine benzese de bunlar ayrı sporlardır. Rugby ülkemizde pek tanınmasa da diğer ülkelerde seviliyor. Domark firması da bu yüzden bu sporun oyununu çıkartmış. Oyun yüklenirken size joystick kontrollerini veriyor, bunları maç sırasında anlatacağım. Burayı ateşe basarak geçince karşınıza oyunun ana menüsü geliyor. Ana menüde dört seçenek var. Demo seçeneğiyle bilgisayarın kendi kendine oynadığı maçı izleyerek oyun hakkında fikir sahibi olabilirsiniz. Match Length seçeneği maçın süresini ayarlamanız içindir. Bu süreler 10, 20 veya 40 dakika olabiliyor. Single Game'i seçerseniz tek oyun oynarsınız. Burada ilk önce bir veya iki oynayacağınızı belirttikten sonra kendinize ve bir, iki oyuncu ayarlamanıza göre bilgisayara veya arkadaşınıza takım seçeceksiniz. Bunları belirledikten sonra kurayı kazanırsanız, başlangıç vuruşu veya topu almanızdan birini seçer ve maça geçersiniz. Maç kısmını sonra anlatacağımdan burayı geçiyoruz. Ana menüden turnuva seçeneğini seçerseniz karşınızda dört ayrı takımın bulunduğu dört ayrı grup gelir. Burada istediğiniz kişi sayısına göre ateşe basarak takımların kontrollerini alabilirsiniz. Bunları yanındaki bilgisayar resimleri joystick olunca anlarsınız. Burada istediğiniz ayarlamayı yaptıktan sonra sağ aşağıdaki Exit'e gelerek ateşe basın. Şimdi karşınıza gruplardaki puan durumu gelecektir. Bu ekrandan sonra sıradaki karşılaşma belirlenecektir. Bu karşılaşma iki bilgisayar arasında oynanıyorsa size seyredip seyretmeyeceğiniz sorulur. Kendi maçınıza geldiğinizde, herhalde kendi maçınızı oynayacak mısınız diye sorulmaz. Yukarıda anlattığım gibi kura atışı yapılır ve seçiminizden sonra maça geçilir. Geldik maç kısmına. İlk önce size bu oyundaki rugby kurallarını vereyim. Rugby iki takımından da bol oyuncuyla oynanır.

Oyunda amaç rakibin H harfi şeklinde olan kalesinin üzerinden topu geçirmektir. Bu iş iki yolla yapılabilir. Birinci yol rakibin kalesinin önlerine gidip topu üzerinden atmaktır. Bu size üç puan getirir. İkinci yol ise rakibin kalesini geçip topu yere bıraktıktan sonra uzaktan ayakla kaleye vuruş yapmaktır. Başarılı atışınız size altı puan getirir. Oyunda bir kişi düşürüldüğünde iki takımın da oyuncuları kendi taraflarında toplanırlar ve birbirlerini iterek ortadaki topu kendi arkalarında bulunan oyuncuya vermeye çalışırlar. Kurallar bu değilken yönler koşmanıza yardım eder. Ateşe basılıyken sol ve sağa çekerseniz arkadaşlarınıza pas atarsınız. Bir vuruş yapıldığında üst sol ve sağ çaprazlar vuruş yapmak, yukarı itmek de vuruşu bırakmak içindir. Vuruş bunlar ileri şut çekmek için kullanılır. Oyun sırasında Esc tuşu ile maçtan çıkabilir, X ile scanner'ı büyültüp küçültebilir, P tuşu ile de oyunu durdurabilirsiniz. Domark bence güzel bir oyun yapmış.

Aslında oyunun birçok eksiği var. Bunlardan en önemli olanı topla uzun süre oynayamamanız. Hemen bir tomar kişi gelip sizi yıkıyor. Yinede başarılı bir çalışma. Bir süre zevk almanız için tavsiye edebilirim. MURAD OMAY

PSYGNOSIS bir süre önce Amnios bir shoot'em up'ını yapmıştı. Hayranları süper bir oyun olarak bekledikleri Amnios'a sonunda kavuştular. Oyun ilk bakışta bende antipati yarattıysa da MAC'le birlikte

Oyunda biyolojik bir dünyada biyolojik bir görevi tamamlamaya çalışan bir modülü kontrol ediyorsunuz. Modülünüzün kontrolü biraz zor olsa da insan yine ilginç bir logo'suyla karşılaşacaksınız. Daha sonra iki seçenekli bir ekran karşınızda çıkıyor. Bu ekranda ateşe basarak ilk levele başlayabilir veya oyunun tuşlarını ayarlayabilirsiniz. WWE

Dört hakkınızı devamlı kollayın. Aldığınız her k başlayabilirsiniz. Bu ekranda işiniz bittiğinde ateşe basarak oyuna. Oyuna bahsettiğim gibi biyolojik bir çok canlı ve organla dolu bir,

P tuşuna girebileceğiniz bir ekrana geçersiniz. Her level sonunda on binde bir hi Sağ alt köşede ise oyun alanındaki ları ve nesneleri göster hiç de kolay bir oyun değil. İşte size kullanabileceğiniz bir kaç level kodu

cinsine göre bir renkle simgelenmiş. Sağ üst köşede dört obje var. Bu objeleri oyun içinde kullanabiliyorsunuz. Ama ilk önce almak gerekiyor. Burada yapmanız gereken şey yılan şeklindeki kromozomları toplamak. Bu kromozomlar turuncu rengindeki bir balonun içinde bulunuyor. Balonlara değerek içindeki kromozomu alabilirsiniz. Kromozomu aldıktan sonra onu bir yere bırakmanız gerekiyor. Bırakacağınız yer kare şeklinde bej renginde bir nesne. Bu radarda sarı renkte gösteriliyor. Kromozomlar ise koyu yeşil renkte simgelenmiş. Bu açık mavi rengi nesnenin tam ortasına geldiğinizde enerjinizin tekrar dolduğunu göreceksiniz. Bu şekilde enerjinizi tamamen

“Hayatta pek az şey insana bir PSYGNOSIS intro'su kadar zevk verebilir. Firma her oyunlarının başına yerleştirdikleri ve neredeyse tüm bir diski kaplayan bu intro'lara ayrı bir özen gösteriyor, ama ne yazık ki yıllardır oyunlarının zorluk derecesini ayarlamayı öğrenemediler, Amnios da diğerleri gibi zor bir oyun. Acemiler uzak dursun.

doldurabilirsiniz. Bir kaç mu bıraktıktan sonra nesnenin içinde bir obje bulabilirsiniz. Bu gene sağ üst köşede gösterilen dört objeden biri oluyor. Aldığınız objeyi SPACE (eğer tuşları daha önceden ayarladıysanız ayarladığınız tuş ile) tuşuna basarak kullanabilirsiniz. Kromozomları toplarken karşınıza bir sürü yaratıkla mücadele etmeniz gerekiyor. Bunlar genellikle acayip, garip mahluklar ve devamlı etrafınızdalar. Bunların çoğunu ateş ederek yok edebilirsiniz. Bu arada etrafınızdaki bir çok organ ilginizi çekecektir, bunların çoğu biyoloji kitabından fırlamış gibiler. Karşınıza arada bir insanlar çıkıyor asıl amacınız zaten bunları kurtarmak. İnsanlar radarda açık mor renginde gösteriliyor. Açık mavi nesnelere bir insan ve koymalısınız. Bölüm sonunda kaç insan kurtardığınız belirtiliyor. Bölüm sonuna doğru etraf birden kararıyor ve koyu kırmızı bir ışık her tarafı kaplıyor. Böyle bir şey olduğunda mutlaka bölüm sonu canavarı geliyor demektir. Mutlaka devamlı ateş edin ve devamlı hareket edin. Çünkü yerinizi buluyor ve hep bulunduğunuz tarafa ateş ediyor.

nu canavarlarında çok

Değişmeyen tek şey göreviniz ve modülünüz. Aldığınız objeleri kullanarak ateşinizi epey geliştirebilirsiniz. Oyun boyunca sizi bekleyen tehlikelerle dolu level'ların isimleri ise: Foliage, Epidermis Fores, Hider, Lizzon, Braceten, Tegumor, Serpon, Repttos, Plantoss ve Membron. Oyun ilerledikçe oyun çok zorlaşıyor. Özellikle bölüm sonunda zorlanacaksınız. Amnios oldukça ilginç bir oyun. Özellikle bir PSYGNOSIS ürünü olması Amnios'un hemen ilgi çekmesini sağlıyor. İlginç ve değişik bir oyun arıyorsanız bu oyunu oynamanızda hiçbir sakınca yok. Ama ben bir daha oynayacağımı sanmıyorum. Oyunun başındaki logo gerçekten çok ilginç. Bir defa görmenizi tavsiye ederim. Zaten yazımın başına konacağı için hep bir zafer turu atıyor ve diğer level için yola rilen kodu mutlaka birinizin ilgisini Bu sayfadaki her grafik Şahin'le verdiğimiz uzun bir mücadele sonunda elde edilmiştir. Bu yüzden biz yazarların nelerle uğraştığımıza dikkatinizi çekerim. Bu arada Şahin İPUCU

Level'ı tek başına uçmuş ve bir tek kişi olarak oynamak hiç cazip gelmiyor. Level'ları geçtikçe yaratıklar ve mekan değişiyor.

O yüzden köşeyi okurken dikkat edin zararlıdır, ısırabilir. SERKAN SÖZER

Silmaris bir türlü piyasadaki devamlılığını tutturamayan bir firma. Bir:

bakıyorsunuz Colorado gibi süper bir oyunla karşınıza çıkmış. Sonra bakıyorsunuz uzun süre yok. Sonra tekrar başka bir oyunla görünüyor. Şimdi açıklayacağım oyun sanırım onların ilk zeka oyunu denemeleri. Bence oldukça da başarılı olmuşlar. Oyunumuz komik bir demoyla başlıyor. Sonra karşınıza oyunun seçim ekranı çıkıyor. Buradaki resimlerden çoğu seçenek. Arka planda tavanda asılı duran ve üzerinde Hall of Fame yazan tabelaya kliklerseniz karşınızda bu oyundaki en iyi 10 kişinin adı çıkar. Bu tabelanın altındaki kız resmine klikleyerek oyunu yapanlar hakkında bilgi alabilirsiniz. Bomb Club yazısında, kelimesinin o harfinde bulunan bombaya basarsanız oyunun zorluk derecesini ayarlayabilirsiniz. Oyuna geçmek için yukarıdaki adamlardan birini seçmelisiniz. Soldan oynadığımızı ve o bölümün adını gösteriyor. Gelelim oyunun oynanışını anlatmaya. Amacınız, bir yerden fırlatılan bombayı veya bombaları yollardan geçirerek hedef işaretinin üzerine götürmek. Bunu yapmak için dönen yolların ve engellerin yönünü değiştireceksiniz. Mouse'un sol butonu

ile engellere kliklediğinizde yönünü değiştirecektir. Bombanın yolunun üstünde olduğundan,

— bunlarla oynayarak bombaya bir yol çizebileceksiniz. Tabi ilk başlarda sadece engellerle uğraşırken sonradan karşınıza dönen yollar ve çiftli engeller gibi birçok şey gelecek. Bunlara da sol butonla klik ederek yönlerini değiştirebilirsiniz. Bu işler ilk başlarda kolay görünmesine rağmen sonraki bölümlerde oldukça zorlaşacak. İleride işinize karışan adamlar, robotlar, bebekler ve daha bir çok şey durumu olduğundan daha zor hale getirecek. Bu yüzden sakın ilk bölüme bakıp oyunu basit ve sade olarak görmeyin. Bunların aksine oyunun bayağı zor olduğu da bir gerçek. Pause yapınca bile tahtayı göstermeyip size düşünme imkanı vermiyor. Bir an içinde düşünüp olanca sağa doğru daha yüksek başladığınız için ilk önce en soldaki adamla başlamanızı tavsiye ederim. Bu kişilerden birini seçince güzel bir kız bir tabelayla kaçıncı bölümde olduğunuzu gösterir. Oyun, küplerle karelerle beynimizi şaşkına çeviren zeka oyunlarına yeni bir boyut getiriyor. Yok hemen kızmayın, Tetris'i bende severek oynuyordum ama bu iş sadece Tetris'le bitmedi ki. Onun benzeri birçok oyun türedi. Bence artık bir değişikliğe ihtiyaç vardı ve Silmaris bu kapıyı biraz araladı. Artık güzel grafik, ses ve müziğin olduğu bir zeka oyunu oynayabiliyoruz. Dediğim gibi Silmaris gerçekten çok iyi bir oyun yapmış. Bu firma gelecek vadediyor ama bu ne zaman gelecek o belli değil. Bir de bir süreklilik tutturabilseler, o zaman en çok sevinen insanlar olacağız. Hepinize bol oyunlu günler dilerim. MURAD OMAY

Hanna-Barbera'nın çizgi filmleri ülkemizde de gösteriliyor ve tüm dünyada olduğu gibi bizde de ilgi topluyor. Belki bazılarınız hatırlarlar bir zamanlar bu firmanın bir çizgi filmi vardı. Adını hatırlayamıyorum ama birçok tanınmış çizgi film kahramanı arabalarla bir yarışa katılıyorlardı. İşte Enigma Variations'un yaptığı ve Hi-Tec Software'in piyasaya sürdüğü Wacky Races'in de konusu bu çizgi filmden alınmış. Siz kötü Dick'i yöneterek yarışı birinci bitirmeye çalışıyorsunuz. Oyun bir yarış bir tuzak bölümü olarak gidiyor. Yarış bölümünde gerekli dereceye girdikten sonra diğer yarışmacılara tuzak hazırlayacağınız bölüme geçiyorsunuz. Bu bölümlerde tuzağı yapmak için gerekli dört maddeyi 300 saniye içinde toplamalısınız. Şimdi gelelim bölümlerin açıklamalarına. 1. Bölüm: İlk bölümünüzde açık havada yarışacaksınız. Bu yarışta ilk beşe girmeniz yeterli. Joystick'inizi sağa iterek arabanızı hızlandırır sola iterek yavaşlatırsınız. Yukarı ve yukarı çaprazlar arabanızı o yönlere doğru zıplatır. Ateşe basarak da otomobilinizin ucunda bulunan oku çıkartarak karşınıza gelecek engellerden kurtulabilirsiniz. Bu bölümde size geçersiniz. Burada sol altta gösterilen maddeyi platforma çıkarak bulup çamura (köpeğinizin adı) ateş tuşu ile vermelisiniz. Sağ üstte süreniz yer alır. Eğer süre bitmeden tüm cisimleri getirebilirseniz tuzağı yapar ve bölümü geçersiniz. Bu bölümün ucunda bir taş olan kaldıraç. 2. Bölüm: Açık havada yarışımızı başarıyla geçtikten sonra şimdi dam tepelerindeyiz. Bu bölümde de ilk dörde girmeniz lazım. Karşınıza yarasalar, köpekler, size elektrik akımı atan antenler ve bomba atan kuşlar çıkacak. Tüm bunlar yetmiyormuş gibi uzak mesafeli damlardan atlamanız gerekecek. Bu bölümün sonunda kuracağınız tuzak kutu içinde dinamitler. 3. Bölüm: Yarışa son hızımızla devam ediyoruz. İlk dörde girmemiz gereken bir yarış daha. Dam tepelerinden inip ormanları aşmamız lazım. Balık, kurbağa ve köpekler arabanızı engellerken elmalar da önünüze düşüp yolunuzu kapayacak. Bol atlamalı zıplamalı bölümün sonunda tuzak olarak bir giyotin yapmanız lazım. 4. Bölüm: Ormanı geçip yine şehre geldik ve işimiz daha da zorlaştı. Artık ilk üçe girmemiz şart. Tabi bizi engellemekte kararlı azgın köpekler ve yarasaların dışında antenlerle, yuvarlanan variller de zorlu engeller. Daha çok zıplamanız ve uğraşmanız gerekecek. Sonunda ilk üç sıradan birine yerleşip yarışı bitirince yine diğer sürücülere tuzak kuruyorsunuz. Bu sefer yere tutkal bırakmanız gerekli. 5. Bölüm: Doğa hayatı, şehirler derken geldik kanalizasyona. İlk ikiye girmeniz şart ve bitirememeniz için gerekli her şey var. Fareler, zıplayan kaplumbağalar, damlayan çamurlar, yerde olan çamurlar ve variller. Yerde olan çamurlarla hızınızın yavaşladığı yetmiyormuş gibi zıplayan kaplumbağalar başınızı epey ağrıtacak. Gerçeği söylemek gerekirse ben burayı geçemedim. Umarım siz üstün yeteneklerinizle burayı da geçeceksiniz. Wacky Races çok güzel ve eğlenceli bir yarış oyunu. Grafiklerinin, müziğinin ve atmosferinin yanısıra ses efektleri de çok güzel yapılmış. Bölümleri geçmek için hırslanırsanız bütün

O: Ses-Efekt aç-kapa W: Yer tekerlek freni aç-kapa E: Motoru aç-kapa O: Dış görüntü A: Autopilot S: Detaylı grafik aç-kapa L: Tekerlek aç-kapa C: Chaff at 2: Radar menzilini değiştirmek. 1: Waypoint değiştir. CTRL+K: Klavye ile uçağı yönetmek CTRL+A, CTRL+S: Kontrol hassasiyetini ayarlamak DEL: Makineli tüfek ateşi F: Flare at B: Hava freni aç-kapa Sağa ve sola düz dönüş 1: Radar değiştirin. Paraşütle atlamak Mouse ile uçağı yönetmek BACKSPACE: Silah değiştirmek RETURN: Kilitlenme 3-0 (Normal Klavye): Motor gücü Motor gücünü ayarlama Numerik Klavyede: 8- Ön, 2- Arka 4- Sol 5- Sağ 7- Sol ön 9- Sağ ön 1- Sol arka 3- Sağ arka görüntü.

ise tekerleklerin açık olup olmadığını gösterir. (Kırmızı: Kapalı, Yeşil: Açık) Bu uçak göstergesinin yanındaki kırmızı sayı kaç numaralı waypoint'inizde olduğunuzu gösterir. Ekranın sol altındaki sol sütundaki sayılar sırayla: 1- Makineli tüfeğinizin mermi sayısı. 2- Güdümsüz, FFAR benzeri roketlerinizin sayısı. (2'şer 2'şer azalır) 3- Havadan havaya AA-8 Aphid füzelerinizin sayınız. 4- Havadan yere AS-7 Kerry füzelerinizin sayısı. 5- Flare sayınız. 6- Chaff sayınız. Radardaki sarı noktalar yer, yeşil noktalar hava hedefidir. Radar yazan son sayı ise radarınızın menzilidir. Kalan son önemli gösterge de motor gücünüz. Yanyana 3 göstergeden ikisi (soldakiler) motor gücünüzü gösterir, sağdaki sütun ise (yeşil ve dolu) benzin miktarınızdır. Hedefleri tam isabet gittiğinizi gösterir. Büyük radar ekranının yanına (ama dost havaalanına. Zaten topu topu 2 tanecikler.) kapağı atın. Bunun için havaalanını iyice ortalayın. 5 tuşu ile motoru düşürün. 400'e filan gelince tekerlekleri açın ve yavaşça piste inin. Burnunuz yukarıda olsun. Piste değince önce B ve W ile her iki freni de açın. E ile motoru durdurun. (Eğer oyun bitmezse paraşütle atlayın. Evet, tabii ki indikten sonra)

oynanabilirlik ise bayağı kazandıran tek şey beolmaması. Kafanıza göre takılın. Tabii ki oyunda simulasyoncuların alması gerektiğine inandığım bir program. Eğer birçok oyun alacaksanız almanızı tavsiye ediyorum. Eğer tek simulasyon alacaksanız Intruder'i alın. Sakın unutmayın, yarılayın. (Numerik klavye 5 ile değil.) İyice yaklaşınca eğer hızınız çok fazlaysa (hiç sanmam) brakes ile hızı biraz

"Siz Sovyet şerefli kal. Bol simulasyonlu asırlar dileğiyle. ERDEM TÜRSEN

Manyak yor. Bi n adi.

olma gışının nassı! Ş YA & BAHADIR AKCAN

ipla MAC

Powermonger müthiş bir oyundu ama karışık ikonları ve yenmenizi imkansız kılan zorluğu sizi oyundan kopardı. Nuclear Wars çok güzel ve eğlenceli idi ama monoton oluşu sizi bu oyundan çok çabuk kaçırttı... Evet eğer bu şartları taşıyan bir vatandaşsanız hemen 4000mph hızında giden bir Kawasaki'ye binip en yakın satıcınıza gidin (Kerim bizi kendinle karıştırma, biz İETT kullanıyoruz-MAC). Satıcı size eski oyununuzdan iki kutu vermeye kalkarsa sakın kazıklanmayın ve alın. Biraz düşünürseniz aklınıza onları Şahin gibi keriz bir arkadaşınıza kazıklayıp Mega lo Mania'yı bedavaya çıkartacağınız gelir. Bilmem oyunun güzelliği hakkında başka bir şeyler eklemem gerekir mi? Açık konusundan söz edelim. Uzayda dev cam bir küre vardır. Bunun içinde her gün hayata yaşayan bir canlı gelir. Küre dolunca bütün bu canlıları yeni yaratılan bir dünyaya boşaltır. O zaman bu yeni dünyanın etrafına bir sürü tanrı toplanır. Bunların amacı dünyada yaşayan canlıları kendi egemenlikleri altına almaktır. İçinde zaman içinde bir savaşla öbür tanrılara inanan insanları öldürmeleri gerekiyor. Oyunda size sunulan 4 tanrı var. Bunlar: Scarlette: Kırmızı insanların lideri ve bir kadın! Onun karakteri hakkındaki bilgiler pek işe yaramıyor. Adını unuttuğum başında taç taşıyan adam: Sarı insanları yönetiyor ve ününü yaptığı adi antlaşmalarla yapmış bir adam. Barış yaparken çok dikkatli olun. Caesar: Trapezonlum kabilesinin şefi ve yeşil insanların amansız allahı. Valla oyunda sürekli yenilen tek tipti yani pek tavsiye edemiyeceğim. Madcap: Andromeda galaksisinin lideri ve mavi insanların yenilmez kralı. Ayrıca benim favorim olan bu adam düşman olarak çok tehlikeli.. Oyun ayrıca 9-10 bölümden oluşuyor. Her bölüm oyunda EPOCH diye adlandırılıyor. Bunlardaki adaların hepsini ele geçirince bir EPOCH atlıyorsunuz. Level'lara dikkat ettiyseniz 8. devirden sonra 3, 2 ve 1 zaman birimi bulunuyor. Bunun sebebi oyunun maximum zamanının 2001 yılı olduğudur. 9. bölümde çıkan ASAP level'ine ulaşmak çok zor. Belki daha fazla olabilir ama bu son yıllarda 2-3 tane yapılacak araç olduğundan atlanmıyor. Evet zamanları öğrendik şimdi nasıl zaman savaşıldığını, nasıl inşa edildiğini ve nasıl madencilik yapılacağını öğrenmeliyiz. Oyuna ilk başladığınızda ekranda 3 ada, yanda adanın ismi, devir, options seçeneği ve adaya saldırma seçeneği vardır. Her devirde 3 ada var. Bilgisayar adaları zorluk derecesine göre ayarlamış. İlk defa oynuyorsanız bilgisayarın size takdim ettiği şekilde oynayın. OPTIONS seçeneği size save/load yapmanızı, music/fx seçeneklerini içerir. PLAY LAND seçeneğini seçtikten sonra karşınıza çıkan ekranda toplam adam sayınızı adam grafiğinin altında belirtmiş. Toplam 100 adamınız var bunları üç adaya da dağıtacaksınız. Birinci adaya 22, 2. adaya 28, 3. adaya da 50 adam koymanızı tavsiye ederim. Adam sayınızı belirleyince adanın hangi bölümüne de koymak istediğiniz soruluyor. Oyun başladığında bulunduğunuz bölgenin coğrafi şekli ve dan oluşan yeni topraklar elde etmiş olacaksınız. BARIŞ-İHANET-SADAKAT MESELELERİ Ekranın sol üst köşesinde bulunan haritayı ve yanındaki kalkanları görmüşsünüzdür herhalde. İşte oradaki her kalkan içinde siz dahil olmak suretiyle kaç liderin adada olduğunu bildiriyor. Bu en az 3 en fazla 4 olunca kendi renginiz hariç güçlü bulduğunuz ve birleşmek istediğiniz bir kralın kalkanına klikleyerek onun barış çağrısına verdiği cevabı duyun. Eğer kabul ederse iki kalkanın rengi birbirine karışacaktır. İkinizden biri siyah kalkana klikleyip antlaşmayı bozuncaya kadar ve sırf siz ikiniz kalıncaya kadar birbirinize saldıramayacaksınız. Genelde sizin çağrılarınıza hayır deyip size çağrıda bulunanlara hayır demenizi tavsiye ederim. Bunlar sizden korkup güçleninceye kadar yanınızda bulunmak isteyen ve aklına esince saldıran alçaklardır. ZAMAN HIZI: Zaman hızı kalkanların üstünde bulunan adam grafiğidir size bir baba tavsiyem varsa buna dokunmamaktır. Eğer nedenini bilmek isteyen meraklılar varsa ikonuna getirip birkaç defa sağ butona bassınlar. Artık zaman daha hızlı gelişecektir ve sizin elinizde sapan varken onlarda mancınık görürseniz hiç şaşırmayın. DEVİRLERE GÖRE TAVSİYELER 1. DEVİR: Yukarıda belirttiğim hususlarla zaten bu bölüm size pasta gibi gelecektir. 2. DEVİR: 900 ad tarihine kadar 1. devir taktiklerini uygulayın. Bazı silahların üstünde bulunan W harfine fazla takmayın. Ama 1400 ad tarihine kadar bu silahları kullanamazsınız. 1400 tarihinde adam ikonunun yanında fabrika belirecektir. Fabrikayı yaptıktan sonra yaptığınız W harfini taşıyan mallardan birini seçin (en güçlü olanını tavsiye ederim). Aynı icat etmedeki gibi silah kaç tane silahın üretilmesini istediğinizi ayarlayın. Vakti gelince yeni silahlar elinize geçecektir bunlar: KALE: Ok tabancası, ORDU: Mancınık Ok tabancası ve mancınık mutlaka gerekli ordunuzda iki mancınık varsa ve karşıdakinde hiç yoksa siz kazanırsınız. 3. DEVİR: 1850 ad tarihine kadar 2. devir taktiklerini uygulayın sonra bilgi araştırma merkezini inşa edin. İkonu duvar üstünde bir şişe. Şu an fazla işinize yaramasa da ilerde gerekli olacak bir yapıt. Yeni silahları fabrikada ürettikten sonra gerekli yerlere yerleştirin. Yeni silahlar: Kale: Top Top mancınığından daha gelişmiş ve 3 kişi tarafından kullanılan cinsi. Kale yıkmada mükemmel çarpışmalarda zafer simgeleyen araçtır. Tüfek kale koruması için bir olay. 1915 senesine kadar 3. devir taktiklerini kullanın ama mancınığı yapmamanızı tavsiye ederim. Çünkü artık mancınık ve diğerleri zayıf silahlardır bu devirin yeni silahları: Kale: Taramalı Ordu: Pervaneli uçaktır. Kaleye sadece taramalı ve tüfek koyun. Ordularınız da uçak ve toptan oluşsun. Uçaklar başka adalara uçabilirler ama toplar gidemezler. Eğer düşmanın kale adamın yanında. Kaç kişinin fabrikada çalışacağını kararlaştırın ve alttaki kutu ikonuna da yoksa uç: hiçbir şey yapamaz. 5. DEVİR: 1945! bu kanlı seneye kadar daha evvelki teknikleri uygulayın ve buraya gelince kalenize bu devrin silahı olan bazooka koyun ve pervaneli uçak ve yeni silahınız JET uçaklarından olsun. 6. DEVİR: 1980 senesine kadar idare edip nükleer silahlara önem verin. İlk nükleer silahı siz yapmazsanız hayatınız tehlikeye girer. NUCLEAR DEFENCE tam anlamıyla bir garanti olmasa da nükleer silahlara karşı %50'lik bir şansınız olur. Eğer şans eseri SDI silahı elde ederseniz o zaman Kalenin her yerini bunlarla donatın belki birkaç yere Bazukacı koyarsanız yerden gelen saldırılara karşı da bir önlem almış olursunuz. SDI ile donatılmış bir kalenin Nükleer silahlara karşı %100 bir koruma altında olduğu söylenebilir. 7. DEVİR: 2001 senesine varıncaya kadar SDI, uçan daire, Nuclear Defense ve Nuke yaratırsanız çok şanslı olursunuz. Bulunduğunuz bölgede ALİEN madeni çıkıyorsa Uçan daire ve SDI yapabilme şansınız çok yüksek olur. BU ve bundan sonraki devir için tek taktik Nuke yapıp atmak. Eğer nuke'iniz yoksa uçan dairelerini çabuk geliştirip barış antlaşmaları imzalayın. 8-9. DEVİR: Nuke, Nuke, Nuke kim nükleer silahlarını çabuk geliştirin çünkü eğer düşmanınızınki arka bahçenize inerse her şeye elveda diyebilirsiniz. MOTHER OF BATTLES: Valla burası için pek taktik yoktur. 2 tane yol var ya besmele çekip ALLAH ALLAH çığlıklarıyla savaşırsınız ya da bilgisayarın kendi kendini yok etmesini beklersiniz. Mother of Battles'a katılmak için 9. bölümden adam getirmelisiniz o yüzden sakın bütün adamlarınızı son adaya yığma gafilliğine düşmeyin. KERİM KAMHİ

For some unfortunate planets there is a final twist to this embryonic evolution.

Zalim Shogun rak Japonya'da gözükür ki halka yaptığı baskılar sonunda ülkede hayatta kalan tek ninja olan veren Shogun, BÜYÜSÜ Ku - Hanarak görülmemiş derecede yüksek. Sadece oyunun

İç açıcı bir fikir veriyor. The Last Ninja'daki karakter her zaman aynı kalır ve kontrol'ü Kunitoki'nin Armakuni gene zonu başarıp kristal bir küreye uzun bir zaman sonra küre kırılır ve ruh BERBESE kalır. Kunitoki bu nen yok etme üzere gücünün saklı olduğu Gizemler Sarayı'nı ele geçirir. Bunun üzerine Zamanda Seyahat ederek ezeli düşmanını 12. yüzyıl Tibet'inde bulunan sarayda son bir kez daha İÇİN yola koyulur..."| Yukarıda zincir şimdiye kala Ber oyunu seçilen The Last Ninja serisinin İlk Last 1986'da geniş çaplı bir reklam kampanyasının gelen uzun bekleyişler sonunda piyasaya çıkmıştı. Oyun kapış kapış Last Ninja hem yılın en çok satan hem de en iyi oyunu seçildi ve dillerden düşmedi. Şimdi ise üçü de üssüyle listelere yeniden giren OY ve kalitesi ra oyununda

'önetilmiştir da öyle, Bunun için bu işin Oyunda F1 açıp kapamaya yarar. F3 silahlar dışında aldığınız öğeleri kullanmanızı sağlar. F7 dönder Space tuşu her değiştirmek içindir. Durduk yerde ölmek top tuşuna basabilir. Ninja 3'ün birinci ve farklı bazı özellikleri var. Biri Bushido gücü diye ve ekranın alt kısmında miyle gösterilen gücünüz ne kadar artarsa karşınızdaki düşmanı o buk yenersiniz. Çünkü bu yesinde her bir vuruşunuzun zarar miktarı artıyor. Bushido gücü yükseldikçe ejder yeşile dönecektir. Yükseltmek için rakibiniz hangi silahı kullanıyorsa siz de onu kullanarak dövüşmelisiniz. Ama onun silahı yoksa ya da Bushido gücünü çabuk yükseltmek isterse- BİZ ve tekmeleri kullanın. şındaki bir diğer önemli SEV de Wheel denilen alet. köşesinde Bu alet oyun boyunca Size yakınızda olan eşyaları gösterecek Ve aynı da düşmanınızın hangi silahı Eğer yakınınızda bir yerde bir obje bulunuyorsa Prayer Wheel açılıp size bu objenin resmini gösterecektir. Earth Level Oyuna başladığınızda önce kulübeden eldiveni alın. Bunu yapmak için durup eşya alma hareketini yapmanız sonra, kulübeyi arkanıza aldığınızda sağda kalan yoldan gidin. Bir sonraki ekranda, yolların kesiştiği alanda duran ufak heykelin kırmızı flamaya doğru bakan Yy alın ve geldiğiniz ekrana geri dönüp dümdüz yukarı çıkın. Buradaki yolu da kuzeye doğru, ne sağa ne de sola sapmadan takip edin. Dağlarla çevrili alana geldiğinizde tam karşınızdaki kayalıkların arasında oluşmuş oyuğun içinde bir heykeli göreceksiniz. aldıktan sonra sağa giderek yukarı giderek YETE gelin yolun bakan kısmında, yerlerde kırılmış ağaç dalları var. Vakit kaybetmeden bunların bulunan tahta parçasını alın ve biraz önce geldiğiniz ekrana, sonra da yere dönün. Shogun heykelinin ere gelince Soldan yukarı gelin. Şimdide kulübe

Şeklindeki içine girip en duran kırmızı saksıyı tutan alın. Ninjamız zincir ile birleştirerek otomatikman Kendine nunçaku yapıyor. Çiçeklikten çıkıp dümdüz sağa ilerleyin ( ekrandaki Büyük binanın ken gözüktüğü Oyuna yere çıkıp

Barutu alın bu deli geri inmeyi, aldığınız | Külükenin sağından. ) e - lincede kuzeydoğuya ve bir sonraki ekranda ilk durduğunuz yolun hemen sağa gidin. Geldiğiniz ekranda köpek kulübelerine benzer iki yapı olmalı. takacağınız çivileri almalısınız. Daha sonra sağdaki yoldan ilerleyip, iksirinin bulunduğu İksir mavi evin istediğiniz alabilirsiniz. YeNne getireceği aldıktan sonra en sağına ilerleyin. dörtyol giden Yere gelince hiç sapmadan Yür Karı gidin. Bu sefer de diğer ağzında sağdaki barutların Men eldi İl sonra tekrar k oKayanın olduğu yere gidin. Kayanın tam arkasına geçip barut dolu (amı Bıraktığınızda| bir şey alı gibi yapın ) ninjamız bombayı kendiliğinden ateşleyip kayanın aşağıdaki iki uçurumunu arasına köprü gibi düşmesini sağlıyor. Geri dönüp aşağı inin ve deponun solundaki yoldan giderek tekrar tapınağın oraya; oradan da dümdüz karşıya, yani batıya gidin ve derin aşağı düşen kayanın üstünde duran kayaların içindeki oyuktan alır Art ağa dikip bu bölümü ve SEroll'u fleki nunça- Bill sonraki bölüm sonu Wind Bu ne geçirip karşılamamak Önce yukarı Giden yolu Ne sağa ne GE en sağındaki güz (size Sada doğru ilerlediği kayanın ekranı Uça giderek sağdaki Binaya asılı lamalin Bunü'bDomba yapmakta kullanacağız Simdi geldiğiniz 4ibi geri dönerek depoya gidin ve iy kenarına Burada göreceğiniz Suya tam gibi yapın. Yaprak hareket GİSİNa evden yolunuza devam BİL SONRAKİ Ekran epey ilginç ve ekrana sürekli kKÖŞMEİNMe yolun gelince olaf | yaprağın ve dakarşı kıyıya sıçramalısınız. Daha edebilirsiniz. Butradaki &Kran az evvel gördüğünüzün hemen hemen aynısı Evden güç iksirini alabilirsiniz. Evden iksiri alınca yola devam edip labirente benzer yol la dolu bölgeye girin. Burada önce soldaki yoldan gidin. Balkona benzeyen yerden scroll'u aldıktan sonra geldiğiniz yolun solundaki yola gidin. Solda duran ağacı halatı sonra geldiğiniz yo; geri Bulunduğu dokunun. Karşıya yarak ma gidim. Uçurumun Sağa BA kan tarafına arkanızı kullanarak; Sağdaki daf aşağı inin ve sağa gidin maden& gli diyanı öldürüp ü geçin Water Level Başlar başlamaz sağa | Küzeydoğudaki yol ) gidip bikapısının alın aşağı inin ( güneydeğliya Uzanan Yol ) ve oradanda ja giderek şelalenin bulunduğu ekrandaki köprüden geçin. Buradan sonrada sola doğru giden yolu takip edin. Güç şişesini içinde bulabilirsiniz. sonra kuzeye ( yıldızınız bittiyse) Buradan temin edebilirsiniz) oradanda doğuya gidip iskelenin bulunduğu ekrana gelin Süya düşmeden iskeleye atlayıp ekrandaki taraflm ucundan alın. Sonrada iskelenin geldiğiniz tarafınan tekrar Kafaya geçip önce kuzeye, sonral küzeydoğuya, kuzeybatıya ve yine küzeydoğuya gidip ekranın güneydoğusundaki kür

Bük yeşii sazlıklar Miğinden sopa Bunun ardından gidek yolu izleyip girdab Melüştüğü ekrana gelin. Ekranın üst ki yanı girdabın bulunduğu yakın deliğinin tam solunda" deliği kapayın ( tıpayı kullanarak alır gibi yapın. ) Bünü yapınca Rkuzeydoğuya, oradan tekrar giderek bulündüğu ekrana gelin. suyun göredEksiniz. ku lanarak, açılan'gecitten içeri gardiyanı Fire İlk ekrandâkl adamla hiç uğraşmadân sağa döğrü ilerleyin. Soldaki merdivenin eksik parçasi giden yolü, takip (solda, altlaki | güç iksirini Sonra bü ekra na dönüp en sağda üst taraftaki ) yola gitim. Burada karsiya atlamanız gerekiyen Ancak başta zor gelebilir. Soldan atlarken yolun en gelin ve bir adım geriden sağdan gelirkene ise uçtaki kalelerin sağdan ikincisinin atladıktan sonra yola duvardaki merdivenlerin bi merdiven parini kullanarak ve kenarlardan ilerleyerek en kapıdan girin. Geldiğiniz balkon gibi yerden aşağı ini maden külçesini alın. Sonra'erkanız dönük olarak aşağı inip yola devam edin Bir sonraki ekranda göreteğiniz odaya girip içeriden gaz alın ve dümdüz devam kaz zanın içinden scroll'u alıp dümdüz ilerleyin. Varillerin oradan kalıbınıda aldıktan sonra tüm yollardan geri dönüp lavların bulunduğu yani karşıya atlamanız gereken ekrana gelin. Fakat sefer karşıya değil ortadaki platforma atgaz maskesini takın ve sola ilerleyin. Lavların ortasındaki bu alanın solunda duran varillerin eriyik kabını alın. Şimdi yeniyolları geri teperek taa Ocağın Oraya gidin ( gaz maskesini aldiğiniz yarin solundaki oda. ) Ocağın yaninda durup körüğü ku-

llanarak bir şey yapın ve

Hani bazı oyun üstlerine hiç bir.

seriside böyle bir yapıyı piyasaya sür. The Last Ninja © yılla a üstün olan Commodore 64 oyunları arasında gelişmiş grafik, müzik, Tik gibi özellikleriyle sivrilerek. Listelerde birden bire yük. selip yılın oyunu seçilmişti. Bunun üzerine Last Nın maklıkların bulunduğu ekrana gelin. girince, iki yıl sonra Kapıyı anahtarla açıp ( F3 ile anahiki bölümü grafik açısından üstün olsada Last tarı çıkardıktan sonra kapının dibin- heyi bunu farkeden prode joy.ateş * sol üst çapraz ) mer- oyunu C64 ve Amıga'da ayrı senaryolar halinve gard, Ta anlardı 3 Shogun yanı gebertin yine ortaya gin Kundak e tiyor. Bunun gizli güçlerini 12 gede tosun! gidip hem

Of Dir ekran yukarı ve bir ekran sağa gidip demir parm oluşan bir demo ak şatoya e tüm bölümlerdeki örde durup "joystick ateş * sol üst köşe” yapın. Bu harı kette sabit durup scroll'u

Blikilerin oradan aşağı inmek için ipi deneyin, Karşı kullanın.

Bu kez Scroll'u epeyce aramanız gerekiyor, pa ve tiki Tiyolar: Tıkaç background gibi görünen küçük iskelenin öbür ucunda, sopayı duvardaki bir delikte bulabilirsiniz, biraz arayın bakalım, kapı nerede acaba? yoksa tıkaçla bir yerlerimi gerekiyor (Alınma Oğuz), sopa bu adama etki eder umarım. 4:

rasıyla

LEVİ

Demir atölyelerindeyiz bu kez, sırasıyla merdiven ayağı, külçe, maske, küçük kazan, anahtar kalıbı. Tiyolar Kötüklerden atlamak oldukça sinir bozucu bir iş değil mi?, basamağı eksik ne yapas acep, bir köşe birleşiminde sizi bekliyor zehirle indiğiniz yerde maskeyi kullanın, bu kısmi bölüm sonu kapısını açmak bunun için bir anahtara ihtiyacımız var eğer çevrede anahtar bulamadıysanız neden kendiniz yapmıyorsunuz?, canavarı Shuriken'le vurun. LEVEL 5:

Uzay dayıztoamanız

sik bi kala, mürekkep ak bir şey verir, canavarı çıpla ak elle dövün,

LEVEL 6

ip bir boyuttayız burası kısırbir döngü re gelyorsunuz. toplamanız olduğu için ona sıkışan kapıyı kırın. amadınızmıkeh kah keh mürekkebiniz var iniz vat kağıdınız(ık bölümde işinizi kendiniz. yazıklar olsun için özel kılıcınızı hareket var,ne bekliyorsunuz ize, yerdeki mührü ge leyi kullanın, kullanarak özel bir oyundaki hareke size gönderdiği garip şeyi diyorsunuz ve enerjisi bitince ortaya çıkıyor, onuda özel kılıçla dövünce ran, şımdi size burada son ekranı ama (Şimdi Terminator 2'de varya adam yapıyo dini lan Şahin, Murad BACK VOCAL" Omay: Ya susu iy gür inüme r.

in ya Bu açıkla: suçlamayın ekran ekran anlatan bir 'in C64 yazısı uzun olduğu azılması istendi (Bunu kimin nız adi Aile .) böyle olunca iki Oyu- Unu istedim ama im kader böyleymiş.

“ORHAN CEVHER

Accolade belki adventure dünyasında pek deneyimli olmayabilir ama yaptığı önünde karşılaştığı şirin çocuğu Daltere'i yiyenler kesinlikle acemice değil. Altered Destiny'den önceki ilk adventure denemeleri olan SEARCH FOR THE KING bizim epey hoşumuza gitmişti. Son hazırladıkları hit ise Altered Destiny. Accolade oyunlarına gerçekten uçuk konular buluyor. Hatırlarsanız Search For The King'de Elvis Presley'in peşine düşmüştük. En sonunda ise Kral'ı cenneteyken görmüştük. Altered Destiny kesinlikle uçukluk bakımından aşağı kalmıyor, aksine bu oyunda programcılar hayal güçlerini epey zorlamışlar ve böylece bizi birçok acayip yaratığın bulunduğu fantazi bir dünyaya; Daltere'e götürüyorlar. Daltere belli başlı 7 bölümden oluşuyor. Bunlardan ikisi gökyüzündeki adalar. Adalara çıkmak ve inmek için Floater'ları kullanacağız, bunlardan sonra karşılaşacağınız ilk yer ise Crossroads. Bu dörtyol ağzından oyun boyunca çok yararlanacağız. Kuzeyde kanyon, batıda Wooded Area, doğuda orman var. Güneyden ise gizli geçide ulaşabilirsiniz. Oyun daha önce de söylediğim gibi çok uçuk bir konuya sahip. Oyunun konusu şöyle: P.J. Barrett (yada kısaca P.J.) mesleğinde çok başarılı genç bir iş adamıdır. Yeterince parası, bir villası, güzel bir kız arkadaşı, bir BMW'si kısacası hayattan isteyebileceği her şeyi vardır. Bir gün ofisinde boş boş otururken o gün kız arkadaşı Trudy'yle randevusu olduğunu hatırlar. Telefonla Trudy'yi arar. Trudy ona bu akşam saat yedide evine geleceğini ve ona bir sürprizi olduğunu söyler. P.J. işyerinden çıkar. Yoldayken televizyonunun tamircide olduğunu hatırlar. Trudy de televizyon seyretmeyi çok sever (her ne kadar akşam televizyondaki gece jimnastiğini seyretmekten yapacakları daha iyi şeyler olsa da!!!). Televizyon tamircisine girerken P.J. kapıda Conan kılıklı bir insan azmanıyla karşılaşır. İçeri girince televizyonunu ister fakat televizyon tamircisi Bob, yanlışlıkla P.J.'nin televizyonunu demin kapıdan çıkan ufaklığa vermiştir. Binbir özür dileyerek P.J.'ye onun televizyonunu verir. P.J. de mecburen televizyonu alır ve evine döner. Eve gelince televizyonunu yerine yerleştirir. Daha sonra içeri yatak odasından Trudy'nin en sevdiği pijamalarını giyer. Bu sırada Trudy gelir. O da sürprizini giymek (!) için içeri geçer ve P.J.'ye televizyonu açmasını söyler. Televizyonu açınca güç P.J.'yi içeri yani televizyonun içindeki başka bir boyuta çeker. P.J. elindeki patlamış mısırlarla birlikte o boyuta geçer. Gördüğü ilk şey inanılmaz büyüklükteki uzay boşluğudur. Biraz sonra karşısında adının JonOuah olduğunu söyleyen garip bir yaratık belirir. P.J. gibi yaratık da şaşırır çünkü o P.J.'nin tamircinin için Yapacak başka bir şey olmadığı gören JonOuah bu meseleyi halletmesi için P.J.'den yardım ister. Yapması gereken şu anda Daltere'i elinde bulunduran ve kendisini hapseden kötü kalpli kardeşi Helmar'ı yok etmektir. P.J. başka bir seçeneği olmadığını anlar ve kabul etmek zorunda kalır. JonOuah buna çok sevinir ve hiç vakit kaybetmeden P.J.'yi görevine başlayacağı yere bırakır. İşte bundan sonra P.J.'nin kontrolünü siz ele alıyorsunuz. İlk olarak sağ tarafa ilerleyin. Orada gördüğünüz kulübeye girin. Alnar arkasından kılıcı ve baltayı alın (TAKE SWORD, TAKE AXE). Burada şimdilik yapacak bir şey kalmadı (EXIT). Çıkınca sola ilerleyin, oyuna başladığınız yere gelince yukarıdaki kayalardan oluşmuş geçidin altından geçin. Sol üstte göreceğiniz merdivenlerden aşağı inin. Karşınıza çıkan mesajda ev sahibinin evde olmadığı, karşı adada divination yaptığı yazılı. Buradan çıkın (EXIT) ve sola ilerleyin merdivenlerden inip, karşınıza çıkan kulübeye girin. Burası Tentro adlı bir yaratığın dükkanı. Burada işinize yarayacak birçok şey var. İlk önce tezgahın üstündekileri alın (TAKE SPHERE, TAKE GOLDEN TUBE). Şimdi raftaki şişeyi alın (TAKE BOTTLE OF PIGMENT). Masadaki fragları almak isteyince taşıyamadığınızı göreceksiniz, öyleyse taşımak için Tube'ü kullanalım (POINT TUBE AT FRAGS). Artık bu dükkanda da yapacak bir şey kalmadı. Ekranın arkasındaki merdivenlere doğru yürüyüp buradan ayrılın. Dükkandan çıkınca merdivenlere ilerleyin, sonrada sağdaki ekrana geçin. Burada taşıdığınız eşyalar arasından en ağır olanını yani baltayı bırakın (DROP AXE). Dikkatlice soldaki kayadan oluşmuş çıkıntıya gelin ve durun. Biraz sonra bir yaratığın (kendisi Transporter'dır) geldiğini göreceksiniz. Yaratık kayanın sağ yanındaki çıkıntıya gelip durduğunda mouse ile yaratığın üstüne klikleyin. Bir dizi animasyondan sonra nihayet (nihayet diyorum çünkü bu bir dizi animasyon, uzun yüklemeleri nedeniyle sizi birkaç dakika sıkıntıdan patlatacak) sağdaki adaya vardık. Sağ taraftaki ufak kulübeye girin ve Vindah'la konuşmaya başlayın. (ASK ABOUT DIVINATION, ASK ABOUT BIRD, ASK ABOUT PIGMENT). Öğrendiğimize göre divination yapmak için bir kuşa ihtiyacı varmış ve bu kuş sadece Wooded Area'da bulunuyormuş. Ayrıca elinizdeki pigment'a deli oluyormuş. Öyleyse ilk önce kuşu içine koymak için kendimize bir kafes bulmalıyız. Şimdilik buradan ayrılabiliriz (EXIT). Sola ilerleyip transporter'a binin. Transporter sizi soldaki adaya getirince ilk iş olarak baltayı alın (TAKE AXE). Şimdi iki ekran sola ilerleyin ve aşağı inin, sola ilerleyip Alnar'ın dükkanına girin. Kendinize bir kafes yapmasını isteyin (MAKE CAGE). Kafesi yapana kadar bekleyin, alın ve ayrılın (TAKE CAGE, EXIT). Sola, yukarı ve iki ekran sağa ilerleyip transporter'a bindiğiniz ekrana gelin. Dikkatlice sağ tarafa yaklaşın ve uçan yaratıklardan küçük olanına tutunun (TAKE SMALL FLOATER). Sizi aşağıya, bir dört yol ağzına bırakacak. İlk önce elinizdeki gereksiz eşyaları bırakın (DROP SPHERE, DROP SWORD). Sonra sola ilerleyin. Şu anda ormanın girişindesiniz, sırasıyla sol, aşağı, iki kere sağ, aşağı ve sola ilerleyin (şu anda Bottom Of Hill adlı ekranda olmanız gerekiyor). Yerdeki büyük yaprağı alın (TAKE LEAF). Sağ, yukarı ve sola ilerleyip By A Cliff Edge ekranına gelin. Ekranın ortasındaki hamağa ilerleyin ve uyuyun (SLEEP). Hazır uyuyorken biraz rüya da görün (DREAM). (Rüyanızda abuk sabuk şeyler göreceksiniz ama bun-

TAKE MİRROR , CLİMB UP ).

Tırmandığınızda P.J.'yi hala aynı yerde yatarken bulacaksınız. En iyisi siz ormana geri dönün (SLEEP). Şimdi tekrar ormandaki ama artık kalma vakti... (WAların hiçbir önemi yok sadece P.J. öğleyin yediği yemekler yüzünden kabus görüyor). Ekran değiştiğinde kendinizi başka bir yerde bulacaksınız. Vakit kaybetmeden kalkın (WAKE UP). vücudu.

KE UP). Şimdi sırasıyla sol; yukarı, sağ, şimdide soldaki yoldan dört yol ağzına geri dönün. Buradan sola ilerleyin. Sonra yukarı ve sola gidin. Burada göreceğiniz ilerleyin ve tırmanın (CLIMB) yerde yatmayı sürdürecek ama kalkacak (!) . Şimdi önünüzde gi Üz kayaları itin (PUSH ROCKS). Aşağıya doğru oluşan merdivenden inin (CLIMB DOWN). Burada sevgilisinden ayrılmış üzgün bir yaratık var. Sevgilisinin tek hatırası olan resme ulaşamıyor, en iyisi biz ona yardım edelim. O resme ulaşabilmek için ufak çapta bir köprü yapmamız gerekiyor, onun için sırasıyla sol ve sağdaki ağaçları kesin (CUT LEFT TREE WITH AXE, CUT RIGHT TREE WITH AXE). Mouse'u bu iki ağacın birleştiği yerdeki resme klikleyin. P.J. oraya ulaşınca resmi alın (TAKE PICTURE). Sonra mouse'u bu sefer Kaylef'e klikleyin. Yanına varınca resmi ona verin (GIVE PICTURE TO KAYLEF). Size teşekkür etmek için bir ayna verecek. Aynayı alın ve geldiğiniz yoldan geri dönün (

İşte şimdi Vindah'ın istediği kuşun bulunduğu yere geldik. Aşağı ilerleyin. Artık kuş karşınızda, şimdi yapacağınız tek şey kuşu kafese sokmak | İşte bizi deli eden yer, bunu bulana kadar kafayı yedik ). Kafesi bırakın ve içine (

DROP CAGE, SET TRAP, CAGE WITH BOTTLE OF PIGMENT) kuşun kafese girmesini bekleyin ve kafesi alın (TAKE CAGE). Buradan sağa gidin, suyun kenarındaki deniz kabuğunu alın (TAKE SHELL) ve sola ilerleyin. Yukarı çıkın ve deniz kabuğunu suyla doldurun (FILL SHELL WITH WATER). Wooded Area'da işimiz bittiğine göre artık aşağı inebiliriz (CLIMB DOWN). Sol ve iki ekran aşağı gidince tekrar dört yol ağzına varın. P.J.'yi iki tube plant'ın arasına getirip bekletin, biraz sonra birinden bir large floater çıkacak

, ona tutunup yukarı çıkın (TAKE LARGE FLOATER). Large floater sizi oyuna başladığınız yere bırakacak. Kayalardan oluşan geçidin altından geçin ve iki ekran sola ilerleyin. Baltayı bırakın (DROP AXE). Adanın solundaki çıkıntıya gelin ve transporter'a binin. Yaratık sizi soldaki adaya getirince inin ve Vindah'ın kulübesine girin. Kuşu ve yaprağı Vindah'a verin (GIVE BIRD TO VINDAH, GIVE LEAF TO VINDAH). Vindah elindeki asasıyla divination yapacak. Bundan sonra da kuş gelip yaprağın üzerine birtakım işaretler çizecek. Bütün bunlar bittikten sonra yaprağı alın ve bakın (TAKE LEAF, LOOK AT LEAF). Artık Vindah'ın yanından ayrılabilirsiniz (EXIT). Adadan ayrılmak için tekrar transporter'a binin. Adaya gelince baltanızı alın ve bir small floater'a tutunun (TAKE SMALL FLOATER). Small floater sizi dört yol ağzına getirdiğinde yaprağı bırakın (DROP LEAF), sonrada aşağıdaki yola girin. Şimdi ekranda sadece yere çakılı bir tabak var. Bu aslında gizli bir geçidi meydana çıkartacak olan mekanizma. Bu mekanizmayı çalıştırmak için fragları bu tabağın üzerine koymalısınız (POINT TUBE AT PLATE). İşte ekranın üst kısmında bir geçit oraya gitmeden önce fragları geri alın (POINT TUBE AT FRAGS). girebilirsiniz. Girdiğiniz mağaranın tepesinde bir yaratık var, yanlış bir hareketinizde sizi hemen küle çeviriyor onun için içeri girince hiç hareket etmeden yerdeki tabağa fragları koyun (POINT TUBE AT PLATE). Bundan sonra ona ihtiyacımız olmadığından tübü bırakabilirsiniz (DROP TUBE). Soldaki yoldan ilerleyince karşınıza bir bahçe çıkacak. Fakat bu alışmış olduğunuz bahçelerden epey farklı. Örneğin bahçedeki çiçekler kristallerden oluşuyor ayrıca bahçıvan da birçok kolu ve iki anteni bulunan bir yaratık. Bu yaratık (yani Lantra) kristallerini çocuğu gibi seviyor. Onları büyütmek hayattaki tek zevki. Her ne kadar Lantra onlara çocuklarım dese de eninde sonunda o kristaller bahçedeki birer bitki ve bitkiler de suyla büyür öyleyse Lantra'ya içi su dolu deniz kabuğunu verirsek sevinir de belki bize bu acayip gezegende işimize yarayacak bir şeyler verir (GIVE SHELL TO). Ben size demedim mi? İşte bize iki torba dolusu kristal tohumu verdi, vazgeçmeden hemen onları alın (TAKE SMALL POUCH, TAKE LARGE POUCH). Ayrıca bunları verirken onları yetiştirip büyütebileceğimizi de söyledi, öyleyse küçük torbadaki kristalleri ekin bakalım (DROP SMALL POUCH). Biraz sonra yerden kristaller çıkmaya başlayacak, onları Lantra göz dikmeden alsak iyi olur (TAKE ROUND CRYSTAL). Bundan sonra aşağıya doğru ilerleyin. Şimdi birçok kapının ve merdivenlerin bulunduğu bir yere geldiniz. Merdivenlerden inince de Daltere'in kütüphanesinin olduğu kısma bekleyin, sonrada en sol taraftan yukarı çıkın. Aynı yoldan ilerlemeye devam edin. Az sonra karşınıza bir bitki çıkacak. Bitkiyi alın (TAKE PLANT). Geldiğiniz yoldan dört yol ağzına kadar geri dönün. Buradan soldaki yoldan ilerleyin. Tekrar sola, yukarı ve iki ekran sağa ilerleyin. Şimdide Hoppa üzerinize bir bitkinin polenlerini püskürtünceye kadar yukarı ilerleyin sonra iki ekran sola ve bir ekran yukarı gidin. Geldiğiniz yerdeki yaratıktan sakın korkmayın. Söylediklerimizi yapınca onu kolayca alt edeceksiniz. İlk önce baltanızı elinize alın (WIELD AXE), sonra yere kazınmış mesajı okuyun (READ MESSAGE). P.J.'yi aRRaRRa'ya (O sevimli yaratığın adı. Bu isim babasının aklına tıraş olurken gelmiş herhalde) doğru, platform hareket edene kadar ilerletin. Mouse'u aRRaRRa'nın altına klikleyin ve yaratık düşene geçiyorsunuz. Burada Master Towhee ve onun yardımcısı Otto var. Şöyle bir etrafa baktığınızda birçok scroll olduğunu göreceksiniz. Bu kadar scroll'un arasında elbet bizim de işimize yarayan bir tane çıkar. Scroll'u isteyin (TOWHEE, GIVE ME SCROLL). Biraz bekleyince Otto scroll'u getirecek ve Towhee size verecek. Scroll'a bakın (LOOK AT THE SCROLL). Demin yetiştirdiğiniz kristalleri verin (GIVE ROUND CRYSTAL TO TOWHEE). Şimdide elinizdeki diğer bakın (LOOK AT THE PICTURE SCROLL). Buradan da ayrılabiliriz (EXIT). Bundan sonra işimize yaramayacağı için scroll'ları bırakın (DROP SCROLL, DROP SCROLL). Merdivenlerden çıkın ve sol tarafa ilerleyin. Şimdi buraya ilk girdiğiniz yerdesiniz. Uyuyan yaratık size dokunmadan yukarıya ilerleyerek buradan ayrılın. Dışarı çıkınca sola ilerleyin ve dört yol ağzına geri dönün. Yukarıdaki yola girin. Bir ekran daha yukarı çıkın. Şimdi yaratık çamurun içine girene kadar kıpırdamayın ve tekrar kuzeye ilerleyin. Gene yaratığın çamurun içine girmesini kadar P.J.'yi sağa doğru ilerletin. Bundan sonra da platformdan ayırın. Şimdiki ekranda daha önce aldığınız bitkiyi yiyin (EAT PLANT). Sonrada kayadaki yazıyı okuyun (READ MOUND OF STONES). Şimdi en soldaki basamağa gelin ve yeni bir yol ortaya çıkana kadar bekleyin. Çıkacak yoldan ilerleyin. Bu ekranda ilerlemeniz imkansız olduğundan kendinize bir köprü yapmalısınız. Hayır tahtadan değil, siz sevgili 64'ler okuyucularına kristalden bir köprü lazım. Onun için Lantra'dan torbayı fırlatın (THROW LARGE POUCH). İşte şimdi tam bir 64'ler okuyucusuna layık bir kristal köprü karşınızda duruyor. Üzerine çıkın ve platforma ilerleyin (Yalnız lütfen kristal köprünün üzerindeyken, köprüyü ayakkabınızla filan çizmeyin. Canı sıkılınca bizim direktör oraya çıkıp etrafa bağırarak egosunu tatmin ediyor da...). Burada kazınmış işaretleri okuyun (READ MARKINGS). Şimdi üzerine gelin ve şimdiki ekranda P.J. havuza düşene kadar ilerletin. Şimdide sırasıyla sol, iki kere sağ ve üç kere yukarı doğru ilerletin. Şimdi iki ekran boyunca dikkatlice ortadan yukarı doğru ilerletin. Üç ekran boyunca aynı yoldan ilerlemeye devam edin. Şimdi sola ilerleyin. Bu ekranda elinizdeki her şeyi bırakın ve sadece kabı alın (DROP ALL, TAKE BOWL). Sağa ilerleyip kabı bırakın (DROP BOWL) ve iskeletin üzerine tırmanın (CLIMB UP). Sola ilerleyin, ekranın ortasındaki iskelete yaklaşın ve oku alın (TAKE ARROW). Sağa ilerleyin, tırmandığınız yerden aşağı inin (CLIMB DOWN), kleeg'i alın (TAKE KLEEG), daha önce bıraktığınız kabı da unutmayın (TAKE BOWL). Sonrada sola ilerleyin. Burada bulacağınız Silencer'ı ve aynayı alın (TAKE SILENCER, TAKE MIRROR). Şimdi CANYON FORK ekranına geri dönün. Burada yerde göreceğiniz çamuru elinizdeki kaba doldurun (FILL BOWL WITH). Bunu yaptıktan sonra da üç ekran boyunca aşağı doğru ilerleyin. İşte yine dört yol ağzındayız. Şimdi sırasıyla sağ, sol, aşağı, iki ekran sağa, aşağı ve sola ilerleyin. Böylece Bottom Of Hill ekranına vardık. Bundan sonra kötü kalpli Helmar'ın bizi duymaması için çok sessiz olmamız gerekiyor. Bunun için de daha önce çalıştırmalısınız (TURN ON SILENCER). Bunu yaptıktan sonra da aşağı ilerleyin. Kim demiş Daltere sıkıcı bir gezegen diye işte şimdi bir göl kıyısındayız ve biraz sonra bir tekneyle geziye çıkacağız. Ama bunlardan önce aynayla işaret vermelisiniz (WAVE MIRROR). Artık göl sefanızı sürebilirsiniz (RIDE BOATMAN). Şimdi elinizdeki Kleeg'i sıkın (SQUEEZE KLEEG), sonrada sağa doğru ilerleyin. Sol üstteki yolu takip edin, sonraki ekranda sola ilerleyin. P.J.'ye bir çamur banyosu yaptırın (POUR SLIME ON PJ). Bunu yaptıktan sonra sola gidin. Aşağıya inin ve soldaki yolu kullanarak yukarı çıkın. Buradan tekrar yukarı ilerleyin. Eveeeet... artık oyunun sonlarına geldik, işte karşınızda oyunun kaka adamı Helmar'ın şatosu. Tahmin edebileceğiniz gibi kapı kilitli ve anahtar da paspasın altında değil. Bu durumda kapıyı eski bir filmde görmüş olduğum gibi okla açacağız (Amma da attım ha!!!). Neyse şaka maka kapıyı gerçekten okla açıyoruz (Sanırım daha önce oyunun programcılarının hayal gücüyle ilgili fikrimi belirtmiştim...). Kapıyı açmak için kapıya iyice yaklaşmalısınız (UNLOCK DOOR WITH JEWELED ARROW). İçeri girin ve bu ekranda göreceğiniz ipi çekin (PULL ROPE). Şimdide P.J. kapısı olan odaya gelene kadar hiçbir şey yapmayın. Bu kapıya gelince de hemen insan oynarken bir acayip oluyor. Önceki adventure'leri olan Search For The King beni sirklerden soğutmuştu. Uyuya kalınca birinin gelip rüyanızı çalması ya da güç denemesi bahanesiyle birilerinin sizi taa Las Vegas'a göndermesi bence pek öyle istenilen bir şey değil. Yeni oyunları Altered Destiny'de beni televizyondan soğuttu. Artık her televizyonu açışımda bir şey beni içeri çekecek mi? korkusuyla yaşıyorum. Hatta cuma zıplayın (JUMP). Bundan sonra üç ekran sağa ve bir ekran yukarı ilerleyince işte karşınızda kötülerin kötüsü, Daltere'in zalim hükümdarı, dehşet saçan HELMAR! (Televizyonla ilgili bir oyunda reklamların olması tabii ki kaçınılmazdı...). Son olarak size sorulan soruda (yani Helmar'a karşı hangi silahla dövüşeceğiniz sorusunda) aynayı seçin. Artık Daltere halkı rahat bir nefes alabilir, çünkü siz gezegeni ve gerçek hükümdarını kurtardınız. Bu Accolade çok acayip bir firma abi yaaa, öyle acayip konular buluyorlar ki akşamı olan filmleri ve gece jimnastiğini bile huzurla seyredemez oldum. Yine de Altered Destiny bizce son zamanların en iyi oyunlarından biri. Müthiş bir sürükleyiciliği var. Grafikleri ise mükemmel. Her bir yaratık geniş bir hayal gücünün eseri. Her biri titizlikle ve karakterine göre dizayn edilmiş. Sürükleyiciliğin en önemli özelliklerinden biri de bu zaten. Özenle hazırlanmış diyaloglarda zaman zaman güzel esprilerle karşılaşıyorsunuz. Her bir karakter kendine has şekilde konuşuyor (Örneğin Alnar'ın aksanı oldukça garip.). Bundan başka espriler sadece diyaloglarda değil, bazı yaratıklarda bizi epey güldürdü (Mesela zutterby'lar). Şimdiye kadar oyunun hep güzel yanlarından bahsettik ama en bıktırıcısını sona bıraktık; uzuuuun yüklemeler... Gerçekten bu yüklemeler insanı deli ediyor. Ama bir süre sonra artık bu uzuuuun yüklemelere aldırmamaya başlıyorsunuz. Sonuç olarak adventure meraklılarının kesinlikle ilgisini çekecek bu oyunu alın. Ömrünüz yeterse bitirebilirsiniz bile (Tamam biraz abartıyorum, ama ne yapayım yüklemeler gerçekten o kadar uzun ki...). NOT: Oyunda karşılaştığınız bir yaratıkla konuşmak ya da bir şey alıp vermek istiyor ama yaratığın adını bilmiyorsanız L CREATURE yazın, böylece yaratığın adını öğrenebilirsiniz. Ayrıca bu açıklama ile oyunu en yüksek puan olan 350 puanda bitirebilirsiniz ama eğer popcorn'u yer veya kafesi popcornla doldurmaya çalışırsanız puanınız azalacaktır.

ÜMİT ÖNCE & ŞAHİN DERYA

- za

SERKAN SÖZER

Fİ

Her zamanki gibi arcade salonlarında makinalarla boğuşurken Final Fight adlı bir oyuna rastlamıştım. Trendeki dövüş sahnesi ilgimi çekmiş ve bayağı jeton takılı Joy.'e basarsanız da çift kişilik Final Fight'ın 64'e uyarlanmış şekli ülkemize geldi. Hemen belirteyim oyunda U.S. Gold'un imzası var. Final Fight adından da anlaşılacağı gibi bir dövüş oyunu. Bence Double Dragon II'ye aşırı benziyor. Oyunda amaç Belger adlı silahlı ve tehlikeli birini etkisiz hale getirmek. Bunun için değişik dövüş tekniklerine sahip 3 karakterden birini seçerek yola koyuluyorsunuz. Tabii yollar öyle el, kol sallanarak yürünecek boş sokaklar değil. Belger'in sayısız adamlarıyla dolu. Önce onları ortadan kaldırın, sıra Belger'e de gelecektir. Oyunun "Final Fight" yazan açılış ekranında Port 1'e takılı Joy.'in fire'ına basarsanız tek kişi, Port 2'ye

. İki kişilik de olabilmesi oyunun zevkini arttırıyor. Kaç kişi oynayacağınızı belirledikten sonra adamlarınızı seçiyorsunuz. Bunlardan Guy ve Cody aynı hareketleri yapıyor yani fire'a basınca yumruk, fire'a basılıyken Joy.'i yukarı itince yerinde tekme, sağa çekince uçan tekme, geri çekince de kendi etraflarında 360 derece dönerek tekme atıyorlar. Bu dönerek tekmeyi iki taraftan kuşatılmışken atarsanız etrafınızdaki tipler yerlerde sürünecektir. Ayrıca bir adamın üzerine yürürseniz onu tutup kaldırırsınız. Havada tutarken fire'a basıp sırtınızın dönük olduğu aşağı çapraza çekerseniz adamı başınızın üzerinden geriye atarsınız. Oldukça power götürücü bir harekettir. Yönettiğiniz adamlardan olan Haggar ise farklı bir dövüş stiline sahip. Aslında O'da fire'a basınca yumruk, fire'a basılıyken yukarı ve sağa-sola itince tekme atıyor ama fire'a aşağı çaprazlarla rakibin üzerine atlıyor ve onu eziyor. Ayrıca birisini havaya kaldırmışken fire'a yukarı çaprazlarla dönüştüğü tipin kafasını bacaklarının arasına alıyor ve bu pozisyonda üstüne biniyor. Amaç adamcağızın boyun kemiğini kırmak. Biraz da düşmanlardan bahsetmek lazım. Oyunun ilerleyen bölümlerinde çeşitli tiplerle karşılaşacaksınız. Bunlardan Bred, Dug ve Axl kolay; Jake, Two P, Simons, Damd ve Slash zor ölüyor. Hollywood bıçak attığı için sevmediğim zorlu bir rakip. Andore: İşte benim belalım. Bu adamı hiç sevmiyorum. O kadar vurdum, banamısın demedi. Roxy ve Rolson güçlü ama fazla uğraştırmıyorlar. J: Niye yaratılmış ki? Hemen ölsün diye mi? Bu adamlardan ve Slash'e bir türlü vuramadım. Gittiğim psikolog günlerce uğraşıp onların Guns N' Roses üyeleri olmadığına beni ikna etti. Ancak o zaman onlara el kaldırabildim. Her neyse, tipler kısaca böyle. Ekran düzeninde ise sağ ve sol üst köşede Guy, Cody veya Haggar'ın yani sizin, onların altında dövüşen kişinin ismi ve power'ı gösterilmiş. Ortada, üstte time var. Burada geriye sayan sayı bitmeden bölümü geçmelisiniz. Credit ise hak. 5 life ile oyuna başlıyorsunuz. Bunlar biterse adamınız ekrandan yok olur ve Press Fire yazısı belirir. Fire'a basarsanız Credit 1 tane eksilir ve oyuna devam edebilirsiniz. Tüm credit'leriniz biterse oyunun da sonu gelmiş demektir. Ayrıca oyun sırasında varil, kasa gibi bazı şeyleri kırabiliyorsunuz. İçlerinden yararlı objeler çıkıyor. Bunlardan kalp enerjinizi yükseltir, bıçak ve boru ise dövüşmenize yardımcı olur. Fire'a basarak bıçağı fırlatabilir, boruyla rakibinize vurabilirsiniz. Diğer objeler ise puan verir. Oyuna ilk başladığınız yer serserilerin bulunduğu yıkık, dökük bir kenar mahallesi. Burası hiç de tekin değil. Her an tetikte olmanız lazım. Çünkü aniden bir kapı kırılıp serseriler üzerinize saldırabilir. Dikkat etmezseniz ringdeki kuru kafaya benzersiniz. Fakat Sodom'a vurunca elindeki kılıcı düşürür. Bunu o doğramaya çalışıyor. Dikkat etmezseniz ringdeki kuru kafaya benzersiniz. Fakat Sodom'a vurunca elindeki kılıcı düşürür. Bunu o rinize saldırabilir. Etraftaki telefon kulübeleri ve çöp kutularını kırabilirsiniz. Biraz ilerleyince önünüze çıkan kapıdan içeri girin. Burası bir ambar. Fıçıları ve sandıkları parçalayabilirsiniz. Sonunda bir kapıya ulaşacaksınız. Buradan çıkınca tekrar dışarıdasınız. Arkada araba mezarlığı var. Bu mezarlıktan alınıp etrafa koyulmuş eski araba lastiklerine vurarak onları dağıtırsanız yararlı şeyler bulabilirsiniz. Bu bölümde de dikkatli olun. Yine kapıları kırıp aniden saldırabilirler. Herkesi döverek ilerleyince sonunda birinci bölüm bitiyor. 2. Bölüm bir metroda geçiyor. Siz ürken metro treni istasyona geliyor ve kapıları açılıyor. (Bunlar çok güzel yapılmış.) Kısa bir süre dövüşerek ilerledikten sonra metroya biniyorsunuz. Fakat kurtuluş yok. Dövüş içerde de devam ediyor. Sağa doğru ilerleyince trenin kontrol bölümüne ulaşıyorsunuz ve ikinci level sona eriyor. 3. Bölümde trenden iniyor ve yolunuza raylarda devam ediyorsunuz. Burada sandıklar ve bidonlardan yararlı şeyler toplayabilirsiniz. (Şapka sadece puan verir.) Yolun sonundaki çitten girince kendinizi ölümün kol gezdiği ve çılgın seyircilerin çevrelediği bir ringde buluyorsunuz. Çok hızlı ve güçlü çevrelediği bir ringde buluyorsunuz. Çok hızlı ve güçlü bir rakibiniz var. Adı Sodom. (Metalcilere özel not: Bu bizim bildiğimiz Sodom değil) Elindeki kılıçla bizi soğan doğrar gibi

yerle çevrili bir yer. Bu bölüm sadece bonus için 30 saniye süresince içinizdeki tüm nefreti ve vahşi duyguları önünüzde duran arabaya kusabilirsiniz. Ayrıca yerdeki boru amacınızda size yardımcı olabilir. Ben bu bölümü çok sevdim. Çünkü babamın arabasına en ufak zarar verince azar işitiyorum. Oysa bu arabada ufacık sağlam yer bırakmadım, kimse kızmadı.

* Her neyse, daha sonra bir bara geliyorsunuz. Burada yine sürüyle adam var. Bar grafikleri çok güzel çizilmiş. Gerek bara gelene kadar gerekse barın içinde kırılacak bir sürü bidon var. İlerleye, ilerleye bu bölüm de sona eriyor. 5. Bölümde barın dışındaki sokaklarda, park etmiş

Burası ağaçlar arasında garip bir yer. Ardı arkası kesilmeyen bir J ve Two P saldırısına uğruyorsunuz. Torila bıçaklı adamla da uğraştıktan sonra önünüze çıkan kapıdan balıklama dalın. Bu 10. ve son bölüm. Nihayet Belger'in garip sanat harikalarıyla dolu, güzel evine ulaştınız. Koridorlar oyuna 3 boyutluluk katmış. Yine çok sayıda adamla uğraştıktan sonra evin balkon kapısından dışarı yani balkona çıkıyorsunuz. Arkadaki gökdelenler eşliğinde uzun süre ilerledikten sonra merdivenlere ulaşıyorsunuz. Burada da bir sürü gereksiz tiple dövüştükten sonra nihayet ev sahibi Belger misafirini karşılıyor ve konukseverliğini göstererek kurşun ikram ediyor. Tabii siz de teşekkür edip almıyorsunuz. Kurşunlardan kaçıp ona tekrar vurun. Doğal olarak oyunda en zor ölen kişi Belger. Uzun bir süre sonra power'ı bitecek ve binadan düşüp ölecektir. Buralar ufak da olsa demo. Final Fight için şunları önünde. Sizi seyreden birçok kişi de var. Burada asker kılıklı Edi adında bir tiple Fazla zor değil. 6. Bölümde bir süre çelik levhalardan yapılmış köprü ve koridorlarda ilerledikten sonra asansöre biniyorsunuz. Tipleri döve döve en yukarı çıkınca bu bölümde sona eriyor. 7. Bölüm yine bonus bölümü. Arabaya yaptığınızı önünüzdeki camlara da yapın. 8. Bölüm bankaların bulunduğu çitdivenlerin dan boru ve enerji alabilirsiniz. Park abartılmış, git git bitmiyor. Sabrı olan kapılara ulaşır. Daha sonra arkada park edilmiş milyon tane motorsiklet olan, parkın başka bir tarafında dövüşüyorsunuz. Motorsikletler büyük ihtimalle serseri çetelerine ait. Ama Harley Davidson'a hiç benzemiyorlar. Bana daha çok P.T.T.'nin veya Pizza Hut'un kıro motosikletlerini hatırlattı. Parkta devamlı Hollywood denen bıçaklı tipler saldırıyor. Way Out yazısına ulaştığınızda bu bela parktan kurtulabilirsiniz. 9. Bölüm sürüyle reklam panolarının olduğu bir sokakta başlıyor. Birkaç beyinsizle uğraştıktan sonra bir asansöre ulaşıyorsunuz. Bu sayede yukarı kata çıkabilirsiniz.

Aslında konusu çok basit ve klasik. Bir ü vardır, siz de onu yok edip kötülüklerine son verirsiniz. Evet, bu açıdan bakılınca oyunun değeri düşüyor ama Final Fight bence zevkli bir oyun.

-Ayrıca ekrandaki diğer oyuncuyu da dövebiliyorsunuz. Emir'le (kendisi kardeşim olur) oynarken arada bir her şeyi unutup birbirimizi dövdüğümüz anlar oldu. Ne diyeyim ki? Bence çok iyi ve zevkli. Yani tavsiye ederim. Yine de "Eninde sonunda bir dövüş oyunu" derseniz karar sizin. UMUR AKAYDIN

FROM

a 1 Fe | | BY SRİD Rİ ve | önü PEY 004590) > zl

"5 ki

Yo

GENEL ll

GRAPHICS BY C. CAMPBELL ES

el EO TR

kr

1990

er

. Ürkan . e NT AT >

Yaklaşık bir yıl kadar önce ülkemize A-10 Tank Killer adlı bir simulasyon geldi. Fakat geldiği zaman itibariyle birkaç iyi simulasyonun arasında gözden kaçtı. Bu diske bakan bir iki kişiden de "kötü grafik" damgası yiyip rafa kaldırıldı. Fakat zaman içinde A-10 bana ve gerçek uçuş simulasyonu sevenlere iyi bir arkadaş oldu. Şimdi bu oyunu ilk geldiğinde oynamamışlar ve oyunu unutanlar için biraz hatırlatma yapacağım çünkü birazdan anlatacağım görevler bu oyunun ülkemize yeni gelen Mission Disk'inden. Oyunda uçuş grafikleri dışında tüm grafikler dijitize. Uçuş sırasındaki telsiz konuşmaları ile oyunda bir sıcaklık sağlanmış. Kalkışlar çok basit, inişler ise yok. Fakat A-10 yine de tam bir simulasyon. Mission Disk'teki görevler orijinal görevlere göre çok zevkli. Oyunu daha önceden oynayanlar için söyleyeyim: Hepsi en az Wing Man kadar zevkli. Görevlerin ikisinde oyunda yaratılmış karakterlerden biri olan Capt. Stokes ile uçuyorsunuz. Genelde tüm görevler hava korumasına yönelik. Tabi canavar çağında bastırılan güdülerinden dolayı oluşan kişilik bozukluklarını size yansıtıyor. İşte A-10 TANK KILLER MISSION DISK: HOG HEAVEN: Bu görev A-10'lar için tam bir cennet. Üssün batısında hava korumasız çok büyük bir düşman zırhlı tugayı bulunmakta. Bunlar hızla doğuya kendilerini karşılamaya gelen SAM araçlarına doğru çekilmekteler. Yapmanız gereken tüm zırhlı araçları düşman hava korumasına girmeden önce yok etmek. Görevinizin can alıcı noktası ise düşman komuta zırhlısını yok etmek. SAM üniteleriyle boşuna uğraşmayın. Onlar görevinize dahil değil. WOLFBURG: Düşman Wolfburg kentinde kıstırılmış durumda. Şehirde önemli çarpışmalar olmuş ve düşman bayağı kayıp vermiş. Fakat doğu bloğunun vefalı evlatları 1944'te Stalingrad'ı Almanlar'a karşı nasıl savunduysa şehri de öyle savunuyor. Şehrin üç yanına SAM koruması koymuşlar. Şehrin içerisi de savunma amacıyla tank dolu. Fakat bunlar şehir meydanında beklemiyorlar tabii ki. Aksine şehrin her dar sokağında bir tank bekliyor. Çok mükemmel pilotaj ile sokaklarda dolaşıp bunları şişlemeniz gerekiyor. Fakat önce şehrin üç SAM savunmasına doğru ilerleyen zırhlı dost birliklerine hedefe ulaşana kadar hava desteği sağlamalısınız. Şehri hemen temizleyemezseniz kuzey doğudan MIG rüzgarları esiyor ona göre. CRIPPLED BIRD: A-10'un ilk versiyonunda "Wing Man" görevindeki vefalı arkadaşınız Capt. Stokes'un A-10'u bozuk durumda ve bir pistte tamir görüyor. Fakat düşman bu üsse büyük bir saldırı düzenlemekte. Üssün savunmasının imkansız olduğunu kestiren Amerikan ordusu üssü boşaltmış ve orada sadece Stokes, onun emektar A-10'u ve de cesur tamir ekibi kalmış. Düşman iki üç dakika sonra üssün top menziline girmiş olacak. Yapmanız gereken zaman kaybetmeden üsse gidip civardaki tüm düşmanları temizlemek. Eğer başarırsanız Stokes kurtulur. AIR SUPPORT: Son görev en iyisi olur diye düşünmüştüm ama yanılmışım. Klasik A-10 görevi. Komutanınız elindeki tüm ateş gücünü kullanarak düşman üssüne son bir saldırı yöneltmiştir. Tesadüf bu ya, aynı parlak fikir Rus kumandanının aklına da gelivermiş. Neticede bölgenin en büyük iki ateş gücü birbirine doğru hızla yol almakta. Göreviniz düşmana gözü kapalı saldırıp müttefik kayıplarını minimumda tutmak. Gördüğünüz gibi bu görevler sizi zorlamaktan uzak. Artık belli bir seviyeye geldiğinizi kabul ederek silahları hiç tanıtmıyorum. İyi uçuşlar; iyi avlar. KEMAL DENİZ AKSOY

Bomboş bir dünya düşünün, yardımcı olacaksa bizim dünyamızın ilk zamanlarını düşünün. İlkel milkel birkaç canlı türü daha el bakir dünyalarının üstünde kendi sıradan düşünce bu. Bu kırmızı dünya (nedense hep kırmızıdır) beni inanılmaz derecede çeker. Monoton olabilir, belki de çoğunuzu kusturacak kadar ilkeldir ama benim aradığım utopia bu gelir. Bu dünyanın yorlar. Şimdi bu tabloya bir de daha evriminin en başındaki insanoğlunu ekleyin. Herkesin tek derdi karnını doyurmak ve kendi soyunu devam ettirmek. İşte karanlık gecelerde özlemini çı bir an için gözümün önünde görünüp kaybolan döngüleri kendi çapında gider durur ta ki o ağzından yağ damlayan insan denen yaratık en büyük silahının, yani biçimsiz kafatasının içindeki beyninin güçlerinin farkına varana dek. O noktadan sonra her şey bir anda değişir, bütün dengeler gider, kaos gelir, utopia gelir, cehennem gelir. Benim ufak oyuncağımın sonu gelmiştir artık, deyim yerindeyse 'maymunun gözü açılmıştır'. İnsan, insanlığını gösterir, ve her şey yıkılır. İlk işi sağına soluna sataşmak olur. Çünkü insanlar aç gözlüdür. Diğer yaratıklar ihtiyaçları olanı alırlar ve etraflarını rahat bırakırlar. İnsan ise hepsine ve de her şeye sahip olana kadar rahat etmez. Yaratıcı olduğunu sanır, başka şeylere kullansın diye verilen zekasını kullanarak kendine yeni evler, yeni araçlar yapar. Herkes de bunun insanın yaratıcılığından kaynaklandığını sanar, bana sorarsanız insanın icat ettiği ve yaptığı her şeyin altında kalbini kemirip duran açgözlülüğü yatar. Gerekirse kendi soyundakilere zarar verir, onları öldürür çünkü o agresiftir ve bana sorarsanız herhangi bir hayvandan çok daha vahşidir. Bırakın çıkarı zevk için bile öldürebilir. Mağarasının köşesinde dolu midesini başkalarının rahatını bozmak için icat ettiği ateşin köşesinde ısıtan insanın aklı bu sefer çok daha çarpık şeylere kayar. Hayalleri geliştikçe etrafına verdiği zarar da artar. Zevkli bulduğu her şeyi, sonuçlarını veya kötü yanlarını hiç düşünmeden anında yapar, çünkü insan iradesizdir. Belki de etrafınızda gördüğünüz her kötülüğün, her çarpıklığın, her bozukluğun en dibinde bu yatar. Zekası veya mantığı onu ne kadar durdurmaya çalışırsa çalışsın insan asla ve ihtiraslarının peşini bırakmaz. Burda bahsettiğim problem sabah saatiniz çalınca yataktan kalkabilmek değil, hayatta istediğiniz şeyleri elde etmeye çalışırken onların kölesi olmak. İnsan paranın kölesidir. Onu kendi icat etmiş olsa bile yaptığı her şeyi sırf parayı elde edebilmek için yapar. Yalan söyler, çalar, çırpar köpekler gibi çabalar ve hatta Tür. İnsan zevkin kölesidir, kendini öldüreceğini bile bile hiçbir zevkinden kolay kolay vazgeçmez. İçki içer, sigara içer, geberene kadar tıkınır her zaman daha büyük zevklerin peşinde koşar. İnsan toplumun kölesidir, etrafındakilerin gözüne biraz olsun girebilmek için kendinden uzaklaşır, onları memnun edecek şeyleri

AYIN PESSIMIST'i

Sanırım beynim olmasaydı hayat bu kadar karanlık görünmezdi ama beynim olduğu için mutluyum çünkü benim Pessimist olmamı sağlıyor. Mahmut GENCER, Mersin par, onların istediği gibi giyinir, konuşur, yaşar. İnsan fazlalığın kölesidir, sade olanla yetinmez, her zaman d.

sunulan doğayı acımasız bir şekilde kullanır, harap eder sonra da doğa diye zırlar. Bir de bebiri, san ölümün kölesidir, nan korkar, gizli gizli ona özlem duyar ama ondan kurtulmak için gerekirse ruhunu bile satar. İşte böyle, insan kendi yeteneklerinin farkına vardığından beri bitmek bilmez bir açgözlülük içinde icat eder, üretir ve sonra kendi yaptıklarının kölesi olur. Zararı sadece kendine olsa iyi, insan kendinin en insan insanı etkilemeye çalışır. Kendi haline bırakılsa belki de kendinden iyi ve üstün olacak bir bebeği kendi kalıpları kabil hayır diyemez, ve her zaman kafasına göre yapar. Peki ben kim oluyorum da konuşuyorum? Ben de bir insanım, hepimiz insanız. Hepimiz aynı yapıdayız ve aynı sahibiz. Benim görebildiğim tek umut en azından bir şeylerin he olduğunu hissedebiliyoruz ama elinden bir şey gelmiyor, biz kendi irademizin cehennem ateşinde kavrulmaya mahkum birer ruhuz. Daha açıkçası, durum pohtur! Bu ay irademin izin verdiği oranda oynayabildiğim oyunların başında 4D Boxing geliyor. Şimdiye kadar spor oyunlarına polygon (vektör) grafikleri karıştırma çabaları yarış oyunları hariç genelde rezalet sonuçlar vermişti. 3D International Tennis'i hatırlıyor musunuz? 2 çöp, iki genden oluşan adamların bir sahada koşup durmasından ibaret olan bu oyun sık sık kabuslarıma girer. Açıkçası 4D ediyorum, yanıldım. 4D Boxing şimdiye kadar oynadığım en güzel spor oyunlarından biri. Grafiklerini bir yana bırakırsanız oyun öylesine ustaca hazırlanmış ister istemez insanı kendine bağlıyor. Önce kendinize bir Tr yaratıyorsunuz ve mek için gerekirse döver, kendine göre eğitir, ve o zavallı bebek aynen kendi gibi olana kadar rahat etmez. Bütün bunların altında insanın iradesizliği yatar, iyiyle kötüyü ayıracak kadar beyni olsa bile insan asla len başlıyorsunuz. En tepeye çıkana kadar oyunu bırakmanıza imkan yok. Açıkçası bunda yıllardır beynimize işlenen ROCKY dolduruşlarının da bunda etkisi büyük. Oyunda ilerledikçe boksörünüzün özellikleri de gelişiyor, hatta siz hangi özelliği geliştirmek istediğinize karar verebiliyorsunuz ama tabi bu arada de zorlaşıyor. Yine oyun en başta karşınızda bir azman sürerek sizi çaresizliğe itmiyor, rakiplerin güçlerine göre rakipler bulabiliyor. Tabi bu özellikleri herhangi bir boks oyununda da bulabilirsiniz, 4D Boxing'i 4D Boxing yapan kullanılan polygon grafikler. Boksörler ilk başta size bayağı komik gelebilir hareket etmeye başladıkları anda sizi kendilerine hayran edecekler. Birkaç üçgen ve kutudan oluşan cisimlerin bu kadar inandırıcı bir şekilde hareket edebilecekleri hiç aklıma gelmezdi. Yüzleri biraz çirkin olsa bile boksör animasyonları aynen gerçek insan hareketlerine göre yapılmış. Grafiklerin polygon olması programcılara bir sürü kamera açısı verme imkanını sağlamış. Oyunda herbirini kafanıza göre ayarlayabileceğiniz 10 kamera açısı var. Bu da basit bir hesapla, yaklaşık olarak sonsuz

Yediğiniz dayağı kaydedip 1001 türlü açıdan seyredebilmek hayatın büyük zevklerinden biri. Bu oyuna sıradan bir spor oyunu olarak bakmak yanlış olur, 4D Boxing tam manasıyla bir boks simulasyonu! Bir diğer mesele de LOTUS 2. İnsan hızına, efektlerine, grafiklerine, level'larına, Şahin'i yenince verdiği zevke hayran oluyor ama zorlu yarışın sonunda oturup düşününce nedense biraz hayal kırıklığına uğruyor. Ben bu OUTRUN'dan araklama checkpoint sistemini hiç tutmadım. İlk Lotus'da aynı pistlerin etrafında dönüp duruyordunuz ama en azından yarıştığınız hissine kapılıyordunuz. Sıralama olduğundan diğer arabalar sadece birer engel değildiler, onları geçince zafer nağraları atabiliyordunuz. Yeni sistemle oyun pek çok şey kaybetmiş, artık yarış bitene kadar değil sadece zaman bitene kadar yarışabiliyorsunuz, diğer player'a karşı değil de zamana karşı koşuşturuyorsunuz. Lanet kafam bu işlerden biraz anlasa ben LOTUS 1'i 2'yi birleştirir, II.'nin efektleri ekler şahsi LOTUS 2.5'umu yaratırdım. Böylece dünya çok daha mutlu bir yer olurdu. gelişmiş ama eski zevkinden bayağı şey kaybetmiş. Bence bir geri adım.! Sonracığıma Shadow Sorcerer. FRP'ye taa 64'teki ilk Ultima'lardan beri gönül vermediyseniz kendinizi bu alanı biraz dışarıdan gözlüyor bulabilirsiniz. Yeni başlayan biri için bu günün karmaşık oyunları biraz fazla 'karışık' olabilir. Ve hatta bir de utanmadan gerçek derinliğini anlayamadığınız bu oyunların grafiklerini basit ve sıkıcı bulabilirsiniz. SS sizin bu şikayetlerinizi gidermek için gönderilmiş bir hediye sanki. Oyun yine SSI'ye ait ama izometrik grafiklere ve herkesin ilgisini çekebilecek bir konuya sahip. Görevler Krynn serisinde olduğu gibi sadece ustalara hitap etmiyor, yeni başlayan birinin de anlayabileceği derecede başlıyor, iyi ayarlanmış bir sistemle giderek zorlaşıyor. Bence FRP'lerden kaçıyorsanız bu oyun bütün bahanelerinizi silebilir. Omay sırıtarak sandalyemi kırmaktan vazgeçip haritayı bitirebilirse yakında yayınlayabiliriz sanırım, Ben bitmişim, ölmüşüm, köşeye sıkışmışım ve giderek batıyorum ama varlığımın son kalan parçasıyla birkaç problemli dosta yardım etmek boynumun borcu: BOMBOŞ Selam MAC, İki yıldır 64'ler dergisi okurum. Doğrusu Metal takıldığın köşen bir kaç ay öncesine kadar pek ilgimi çekmemişti. Fakat bir gün vapurda Kadıköy'e doğru yol alırken can sıkıntısından verdiği alaka boşluğu, elimdeki 64'ler dergisini okuyarak kapatmaya çalışırken larına takıldı ve ben bir anda bütün benliğimi saran bir girdabın içinde kaldım. Kendime geldiğimde önümde daktilo sana yazıyordum. Doğrusu köşende ne bulduğumu hala anla-

afiş

Doğrusu hayat felsefen dünyada hala saygı duymadığım düşünceler arasında. Ama bundan böyle köşene sık sık yazıp seni durmadan rahatsız etmeyi düşünüyorum. Beni beyninin 980'lik bir kısmını kaplayan kin, nefret, ölüm kokan düşüncelerin değil geriye kalan bilgisayarla dolu kısım ilgilendiriyor. Ayrıca bunu itiraf etmek beni üzüyor ama köşendeki o espri dolu yazı stilin gerçekten hoşuma gitti. Hazır bu ilk mektubu yazmışken bir iki sorumu cevaplaman beni mutlu edecektir. Şimdiden beyninin 220'lik kısmına teşekkürler! 1) Fighter Bomber'da Covert görev tipindeki Sleeper görev tipini bitirip üsse döndüğümde piste hangi yönden ineceğimi nasıl anlayacağım? İniyorum ama pistte salak bir füze arkamdan gelip beni uçuruyor. (BOOM) 2) Dungeon Masters'de tuzaklardan kurtulmak için gerekli büyüyü bir türlü yapamıyorum. Bir tuzakta üzerime gelen iki alev topundan nasıl kurtulacağım! 3) Powermonger hakkında bilgi! (Biliyorum kızıyorsun ama lütfen) 4) Beyninin 9680'lik kısmının 9.20'lik kısma dönüşmesi için Allah'tan acil şifa diliyorum. Böylece benim gibi birçok bilgisayar hastasının mutlu olmasını sağlarsın. 5) Her müziğe saygım sonsuz. (Başlangıçta biraz fazla metal'e yüklendiysemle) KUBAŞ, İSTANBUL MAC: Kendinle gurur duy Arif, ve son duanı et. Gurur duy çünkü bu tembelliğimle bile beni kinlendirmeyi başardın. Son duanı et çünkü beni biraz 'fazla' kinlendirdin. Sa- biraz fazla sert davranırsam kusura bakma. Bilir) 64'ler Dergisi veya MAC Adventure vapurda sıkıntı gidermek için değildir, bilgisayarlarına kendilerini kaptırmış ama kurtulmak istemeyen insanların tabancalarındaki son mermidir (ister ekrana sıkın, isterseniz kendi beyninize). İkilii) Hayat felsefeme saygı duymak zorunda değilsin, ama eğer sen insan olarak başka bir insanın düşüncelerine saygı duymaktan acizsen asıl gözden geçirmen gereken şey kendi hayat felsefendir. Düşüncelere saygıda istisna olmaz, olsaydı faşistlerle ırkçılar adam olurdu. Üçççç) Ben bana yazılan hiçbir şeyden rahatsız olmam. Ne okuduğumda gülmekten beynimi duvara yapıştıran mektuplar beni rahatsız eder, ne de beni aşağılaya aşağılaya biçmeye çalışan mektuplar. Döööört) Hafif biraz önyargılısın galiba. - yazı stilimi beğendiğini itiraf etmek bile seni üzüyorsa benim hakkımda pek sağlıklı düşüncelere sahip olduğun söylenemez, ama ben buna da saygı duyarım. Beceeş) Benim beynim öyle kafana göre parçalara ayırabileceğin bir şey değildir. Matematik formülleriyle beni sınıflandırmaya çalışmışsın ama beynim ne yazık ki böyle aciz metodların üstündedir. Altını) Sorularını cevaplıyorum ve diğer mektuplarını bekliyorum. 1) Zahmet olacak ama pistin üstüne bakarsan aradığın şeyin orada dev harflerle yazılı olduğunu göreceksin. Yok bu zor geliyorsa uçağın burnunu kuzeye (Heading:000) çevirerek inersen 36 no'lu piste inmiş olursun. Eğer uçağın burnunu