Sayfanın metni
Sayfa 52
Fİ
Her zamanki gibi arcade salonlarında makinalarla boğuşurken Final Fight adlı bir oyuna rastlamıştım. Trendeki dövüş sahnesi ilgimi çekmiş ve bayağı jeton takılı Joy.'e basarsanız da çift kişilik Final Fight'ın 64'e uyarlanmış şekli ülkemize geldi. Hemen belirteyim oyunda U.S. Gold'un imzası var. Final Fight adından da anlaşılacağı gibi bir dövüş oyunu. Bence Double Dragon II'ye aşırı benziyor. Oyunda amaç Belger adlı silahlı ve tehlikeli birini etkisiz hale getirmek. Bunun için değişik dövüş tekniklerine sahip 3 karakterden birini seçerek yola koyuluyorsunuz. Tabii yollar öyle el, kol sallanarak yürünecek boş sokaklar değil. Belger'in sayısız adamlarıyla dolu. Önce onları ortadan kaldırın, sıra Belger'e de gelecektir. Oyunun "Final Fight" yazan açılış ekranında Port 1'e takılı Joy.'in fire'ına basarsanız tek kişi, Port 2'ye
. İki kişilik de olabilmesi oyunun zevkini arttırıyor. Kaç kişi oynayacağınızı belirledikten sonra adamlarınızı seçiyorsunuz. Bunlardan Guy ve Cody aynı hareketleri yapıyor yani fire'a basınca yumruk, fire'a basılıyken Joy.'i yukarı itince yerinde tekme, sağa çekince uçan tekme, geri çekince de kendi etraflarında 360 derece dönerek tekme atıyorlar. Bu dönerek tekmeyi iki taraftan kuşatılmışken atarsanız etrafınızdaki tipler yerlerde sürünecektir. Ayrıca bir adamın üzerine yürürseniz onu tutup kaldırırsınız. Havada tutarken fire'a basıp sırtınızın dönük olduğu aşağı çapraza çekerseniz adamı başınızın üzerinden geriye atarsınız. Oldukça power götürücü bir harekettir. Yönettiğiniz adamlardan olan Haggar ise farklı bir dövüş stiline sahip. Aslında O'da fire'a basınca yumruk, fire'a basılıyken yukarı ve sağa-sola itince tekme atıyor ama fire'a aşağı çaprazlarla rakibin üzerine atlıyor ve onu eziyor. Ayrıca birisini havaya kaldırmışken fire'a yukarı çaprazlarla dönüştüğü tipin kafasını bacaklarının arasına alıyor ve bu pozisyonda üstüne biniyor. Amaç adamcağızın boyun kemiğini kırmak. Biraz da düşmanlardan bahsetmek lazım. Oyunun ilerleyen bölümlerinde çeşitli tiplerle karşılaşacaksınız. Bunlardan Bred, Dug ve Axl kolay; Jake, Two P, Simons, Damd ve Slash zor ölüyor. Hollywood bıçak attığı için sevmediğim zorlu bir rakip. Andore: İşte benim belalım. Bu adamı hiç sevmiyorum. O kadar vurdum, banamısın demedi. Roxy ve Rolson güçlü ama fazla uğraştırmıyorlar. J: Niye yaratılmış ki? Hemen ölsün diye mi? Bu adamlardan ve Slash'e bir türlü vuramadım. Gittiğim psikolog günlerce uğraşıp onların Guns N' Roses üyeleri olmadığına beni ikna etti. Ancak o zaman onlara el kaldırabildim. Her neyse, tipler kısaca böyle. Ekran düzeninde ise sağ ve sol üst köşede Guy, Cody veya Haggar'ın yani sizin, onların altında dövüşen kişinin ismi ve power'ı gösterilmiş. Ortada, üstte time var. Burada geriye sayan sayı bitmeden bölümü geçmelisiniz. Credit ise hak. 5 life ile oyuna başlıyorsunuz. Bunlar biterse adamınız ekrandan yok olur ve Press Fire yazısı belirir. Fire'a basarsanız Credit 1 tane eksilir ve oyuna devam edebilirsiniz. Tüm credit'leriniz biterse oyunun da sonu gelmiş demektir. Ayrıca oyun sırasında varil, kasa gibi bazı şeyleri kırabiliyorsunuz. İçlerinden yararlı objeler çıkıyor. Bunlardan kalp enerjinizi yükseltir, bıçak ve boru ise dövüşmenize yardımcı olur. Fire'a basarak bıçağı fırlatabilir, boruyla rakibinize vurabilirsiniz. Diğer objeler ise puan verir. Oyuna ilk başladığınız yer serserilerin bulunduğu yıkık, dökük bir kenar mahallesi. Burası hiç de tekin değil. Her an tetikte olmanız lazım. Çünkü aniden bir kapı kırılıp serseriler üzerinize saldırabilir. Dikkat etmezseniz ringdeki kuru kafaya benzersiniz. Fakat Sodom'a vurunca elindeki kılıcı düşürür. Bunu o doğramaya çalışıyor. Dikkat etmezseniz ringdeki kuru kafaya benzersiniz. Fakat Sodom'a vurunca elindeki kılıcı düşürür. Bunu o rinize saldırabilir. Etraftaki telefon kulübeleri ve çöp kutularını kırabilirsiniz. Biraz ilerleyince önünüze çıkan kapıdan içeri girin. Burası bir ambar. Fıçıları ve sandıkları parçalayabilirsiniz. Sonunda bir kapıya ulaşacaksınız. Buradan çıkınca tekrar dışarıdasınız. Arkada araba mezarlığı var. Bu mezarlıktan alınıp etrafa koyulmuş eski araba lastiklerine vurarak onları dağıtırsanız yararlı şeyler bulabilirsiniz. Bu bölümde de dikkatli olun. Yine kapıları kırıp aniden saldırabilirler. Herkesi döverek ilerleyince sonunda birinci bölüm bitiyor. 2. Bölüm bir metroda geçiyor. Siz ürken metro treni istasyona geliyor ve kapıları açılıyor. (Bunlar çok güzel yapılmış.) Kısa bir süre dövüşerek ilerledikten sonra metroya biniyorsunuz. Fakat kurtuluş yok. Dövüş içerde de devam ediyor. Sağa doğru ilerleyince trenin kontrol bölümüne ulaşıyorsunuz ve ikinci level sona eriyor. 3. Bölümde trenden iniyor ve yolunuza raylarda devam ediyorsunuz. Burada sandıklar ve bidonlardan yararlı şeyler toplayabilirsiniz. (Şapka sadece puan verir.) Yolun sonundaki çitten girince kendinizi ölümün kol gezdiği ve çılgın seyircilerin çevrelediği bir ringde buluyorsunuz. Çok hızlı ve güçlü çevrelediği bir ringde buluyorsunuz. Çok hızlı ve güçlü bir rakibiniz var. Adı Sodom. (Metalcilere özel not: Bu bizim bildiğimiz Sodom değil) Elindeki kılıçla bizi soğan doğrar gibi
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 53
yerle çevrili bir yer. Bu bölüm sadece bonus için 30 saniye süresince içinizdeki tüm nefreti ve vahşi duyguları önünüzde duran arabaya kusabilirsiniz. Ayrıca yerdeki boru amacınızda size yardımcı olabilir. Ben bu bölümü çok sevdim. Çünkü babamın arabasına en ufak zarar verince azar işitiyorum. Oysa bu arabada ufacık sağlam yer bırakmadım, kimse kızmadı.
* Her neyse, daha sonra bir bara geliyorsunuz. Burada yine sürüyle adam var. Bar grafikleri çok güzel çizilmiş. Gerek bara gelene kadar gerekse barın içinde kırılacak bir sürü bidon var. İlerleye, ilerleye bu bölüm de sona eriyor. 5. Bölümde barın dışındaki sokaklarda, park etmiş
Burası ağaçlar arasında garip bir yer. Ardı arkası kesilmeyen bir J ve Two P saldırısına uğruyorsunuz. Torila bıçaklı adamla da uğraştıktan sonra önünüze çıkan kapıdan balıklama dalın. Bu 10. ve son bölüm. Nihayet Belger'in garip sanat harikalarıyla dolu, güzel evine ulaştınız. Koridorlar oyuna 3 boyutluluk katmış. Yine çok sayıda adamla uğraştıktan sonra evin balkon kapısından dışarı yani balkona çıkıyorsunuz. Arkadaki gökdelenler eşliğinde uzun süre ilerledikten sonra merdivenlere ulaşıyorsunuz. Burada da bir sürü gereksiz tiple dövüştükten sonra nihayet ev sahibi Belger misafirini karşılıyor ve konukseverliğini göstererek kurşun ikram ediyor. Tabii siz de teşekkür edip almıyorsunuz. Kurşunlardan kaçıp ona tekrar vurun. Doğal olarak oyunda en zor ölen kişi Belger. Uzun bir süre sonra power'ı bitecek ve binadan düşüp ölecektir. Buralar ufak da olsa demo. Final Fight için şunları önünde. Sizi seyreden birçok kişi de var. Burada asker kılıklı Edi adında bir tiple Fazla zor değil. 6. Bölümde bir süre çelik levhalardan yapılmış köprü ve koridorlarda ilerledikten sonra asansöre biniyorsunuz. Tipleri döve döve en yukarı çıkınca bu bölümde sona eriyor. 7. Bölüm yine bonus bölümü. Arabaya yaptığınızı önünüzdeki camlara da yapın. 8. Bölüm bankaların bulunduğu çitdivenlerin dan boru ve enerji alabilirsiniz. Park abartılmış, git git bitmiyor. Sabrı olan kapılara ulaşır. Daha sonra arkada park edilmiş milyon tane motorsiklet olan, parkın başka bir tarafında dövüşüyorsunuz. Motorsikletler büyük ihtimalle serseri çetelerine ait. Ama Harley Davidson'a hiç benzemiyorlar. Bana daha çok P.T.T.'nin veya Pizza Hut'un kıro motosikletlerini hatırlattı. Parkta devamlı Hollywood denen bıçaklı tipler saldırıyor. Way Out yazısına ulaştığınızda bu bela parktan kurtulabilirsiniz. 9. Bölüm sürüyle reklam panolarının olduğu bir sokakta başlıyor. Birkaç beyinsizle uğraştıktan sonra bir asansöre ulaşıyorsunuz. Bu sayede yukarı kata çıkabilirsiniz.
Aslında konusu çok basit ve klasik. Bir ü vardır, siz de onu yok edip kötülüklerine son verirsiniz. Evet, bu açıdan bakılınca oyunun değeri düşüyor ama Final Fight bence zevkli bir oyun.
-Ayrıca ekrandaki diğer oyuncuyu da dövebiliyorsunuz. Emir'le (kendisi kardeşim olur) oynarken arada bir her şeyi unutup birbirimizi dövdüğümüz anlar oldu. Ne diyeyim ki? Bence çok iyi ve zevkli. Yani tavsiye ederim. Yine de "Eninde sonunda bir dövüş oyunu" derseniz karar sizin. UMUR AKAYDIN