Sayfanın metni
Sayfa 59
Bomboş bir dünya düşünün, yardımcı olacaksa bizim dünyamızın ilk zamanlarını düşünün. İlkel milkel birkaç canlı türü daha el bakir dünyalarının üstünde kendi sıradan düşünce bu. Bu kırmızı dünya (nedense hep kırmızıdır) beni inanılmaz derecede çeker. Monoton olabilir, belki de çoğunuzu kusturacak kadar ilkeldir ama benim aradığım utopia bu gelir. Bu dünyanın yorlar. Şimdi bu tabloya bir de daha evriminin en başındaki insanoğlunu ekleyin. Herkesin tek derdi karnını doyurmak ve kendi soyunu devam ettirmek. İşte karanlık gecelerde özlemini çı bir an için gözümün önünde görünüp kaybolan döngüleri kendi çapında gider durur ta ki o ağzından yağ damlayan insan denen yaratık en büyük silahının, yani biçimsiz kafatasının içindeki beyninin güçlerinin farkına varana dek. O noktadan sonra her şey bir anda değişir, bütün dengeler gider, kaos gelir, utopia gelir, cehennem gelir. Benim ufak oyuncağımın sonu gelmiştir artık, deyim yerindeyse 'maymunun gözü açılmıştır'. İnsan, insanlığını gösterir, ve her şey yıkılır. İlk işi sağına soluna sataşmak olur. Çünkü insanlar aç gözlüdür. Diğer yaratıklar ihtiyaçları olanı alırlar ve etraflarını rahat bırakırlar. İnsan ise hepsine ve de her şeye sahip olana kadar rahat etmez. Yaratıcı olduğunu sanır, başka şeylere kullansın diye verilen zekasını kullanarak kendine yeni evler, yeni araçlar yapar. Herkes de bunun insanın yaratıcılığından kaynaklandığını sanar, bana sorarsanız insanın icat ettiği ve yaptığı her şeyin altında kalbini kemirip duran açgözlülüğü yatar. Gerekirse kendi soyundakilere zarar verir, onları öldürür çünkü o agresiftir ve bana sorarsanız herhangi bir hayvandan çok daha vahşidir. Bırakın çıkarı zevk için bile öldürebilir. Mağarasının köşesinde dolu midesini başkalarının rahatını bozmak için icat ettiği ateşin köşesinde ısıtan insanın aklı bu sefer çok daha çarpık şeylere kayar. Hayalleri geliştikçe etrafına verdiği zarar da artar. Zevkli bulduğu her şeyi, sonuçlarını veya kötü yanlarını hiç düşünmeden anında yapar, çünkü insan iradesizdir. Belki de etrafınızda gördüğünüz her kötülüğün, her çarpıklığın, her bozukluğun en dibinde bu yatar. Zekası veya mantığı onu ne kadar durdurmaya çalışırsa çalışsın insan asla ve ihtiraslarının peşini bırakmaz. Burda bahsettiğim problem sabah saatiniz çalınca yataktan kalkabilmek değil, hayatta istediğiniz şeyleri elde etmeye çalışırken onların kölesi olmak. İnsan paranın kölesidir. Onu kendi icat etmiş olsa bile yaptığı her şeyi sırf parayı elde edebilmek için yapar. Yalan söyler, çalar, çırpar köpekler gibi çabalar ve hatta Tür. İnsan zevkin kölesidir, kendini öldüreceğini bile bile hiçbir zevkinden kolay kolay vazgeçmez. İçki içer, sigara içer, geberene kadar tıkınır her zaman daha büyük zevklerin peşinde koşar. İnsan toplumun kölesidir, etrafındakilerin gözüne biraz olsun girebilmek için kendinden uzaklaşır, onları memnun edecek şeyleri
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.