MEKTUP
Retro bilgisayare-mektup kısmı başlıyor. Yine karşınızdayım işte. Bu ay yine mektup yağdı Overdose'a yani mail! Sadece 1 adet geldi. Bu durumda sanırım mail sistemi mektup yollamak için en kısa yol. O halde sizden ricam artık mektupları mail olarak yollamanız olacak. Şimdi buyurun:
işte en çabala
ISI
Selam, Umarım Overdose'a bu mail adresinden mektup atılıyordur. Bir yanlışlık yaptıysam özür dilerim. GameShow daha küçücükken, el kadarken, yeni yeni renkli olmaya başladığı zamanlarda 1. batma tehlikesini yaşadı; sonra büyüdü gelişti güzelleşti serpildi, ama (bence) nedensiz yere kapandı; şimdi öğreniyorum ki 3. batma tehlikenizi geçiriyorsunuz. Ne oluyor size kuzum? Beni baydı yani. Sizi baymıyor mu? 1. batma tehlikenizde gazeteciden alıp arkadaşlarıma sattığım GameShow'ların sayısını ben bile unuttum ama yeter artık. Neyse, bazı sorular da soracaktım bu eleştirimin yanında: Zeb: Demek bu derginin batma durumu seni baydı (batmıyoruz demeyi unutmayayım da). Ama böyle durumlar yaşamak bizi hasta ediyor. Çünkü bizim babalarımız zengin değil, zart zurt holdingler yok arkamızda, kağıdımızı, boyamızı kendimiz alıyoruz, matbaalarda sürünüp dergi taşıyoruz, hiçbir şey önümüze hazır olarak gelmiyor, üretiyoruz. Bir avuç genç olarak bir dergi çıkarmanın olabilecek tüm zorluklarını yaşıyoruz. Yabancı dergilerin piyasayı ele geçirdiği (yani siz okuyucuları) şu günlerde biz kendi kalemizi savunuyoruz. Senin de bizimle beraber savunma yapmanı beklerdik. Ayrıca zamanında arkadaşlarına sattırdığın dergileri bugün sitem edercesine söyleyip soktuğun için de teşekkürler (ne gergin bir başlangıç)
1. İnternetteki açık arttırmalar ne derecede güvenilir? Mesela demin Yahoo Auctions'ta 0.5$'a Quake 3 buldum. Zeb: Kesinlikle güvenilir. Özellikle Yahoo gibi şirketlere bu konuda güvenebilirsin. Çünkü işi sıkı tutuyorlar ve zaten riskli olan bir ortamda alınacak her türlü önlemi alıyorlar. Ben bir seferinde Yahoo Auctions'ı hack etmeye çalıştığımda karşıma 300 tane firewall çıktı :)). Yani bu tip siteleri hack etmek de zor. Yani güvenebilirsin (bu kadar uzadı bu cevap)
2. Bir de “shipment” problemi var tabi. “Shipment” fiyatlarını nereden öğreneceğim ben? — | Zeb: Kesinlikle güvenilir. Özellikle Yahoo gibi şirketlere ...ay pardon cevap bayağı uzamış farkında değilim:)). Shipment hiç problem değil. Fiyatları ise sitenin içinde yazıyor. Genelde uygulanan bir shipment fiyatı vardır ve alınan her “parça” başına bir miktar daha shipment ödersin. Bizim Serkan geçenlerde öyle piyano aldı Yahoo'dan. Yahoo'nun güvenilir olduğunu söylemiş miydim?
3. Türkiye'de Blizzard'ın yetkili distribütörü var mı? Kısaca söylemek gerekirse, Diablo 2'nin orijinalini nereden alacağım? Zeb: Kısaca cevaplamak gerekirse distribütörü yok. Orijinali almak için iki seçeneğin var: 1- Çıktığı tarihten itibaren bazı bilgisayarcılar orijinalini getirtirler (ne tüccardır onlar!). Onları takip edebilir ya da önceden ayırtabilirsin. 2- Blizzard'ın sitesinden ya da internette oyun satan diğer sitelerden çıkış tarihine yakın pre-order yaptırabilirsin. Fakat bu güvensiz bir yol tavsiye etmem ayrıca shipment fiyatları çok pahalı (komiğim di mi?)
4. Diablo 2 demişken, adamlar “Collector's Serie” içinde neler olacağını açıkladılar: çıkış tarihi yakın mı ne? Zeb: Hayır pek yakın değil: Oyunun ıcığı cıcığı ne varsa kakalamak istiyorlar. Hatta yakında programı yazan adamın üstündeki tişörtü çıkartıp satarlarsa hiç şaşırmam. Onlar da başka bir tüccar işte,
5. Son sorum yine bir eleştiri: çok yazım yanlışı yapıyorsunuz. Hiç değilse ayrı yazıları “-de” ile bitişik yazılan “-de”yi ayırt edin. :) Zeb: Anladım bu konuda diğer arkadaşları da uyaracağım (gıcığım di mi?)
Teşekkürler ve başarılar. Metin Zeb: Biz de sana teşekkür ediyoruz düşüncelerini paylaştığın için ama şunu söyleyeyim görmediğiniz ve duymadığınız bir sürü moral bozucu faktörler var dergi ile ilgili. Onları bir bilseniz gözyaşlarınıza hakim olamazdınız, biz de dokunamazdık o gözyaşlarına (duygusalım di mi?). Neyse, Adamın biri bara girmiş ve “Garson! herkese benden bira, ama Overdose'a mail atarken, Wordpad'de Türkçe karakterle yazıp rtf kaydederek göndermeleri şartıyla. Yoksa zıkkım içsinler" demiş. Bende oradaymışım (sızmışım!)
Merhaba Zebani, Bir gün canım sıkıldı bir hikaye yazayım dedim (zaten onu yolladım). Senin beğendiğin gibi bilim kurgu değil ama biraz daha sıksam matematik kurgu bile olurdu. Şu aralar Rainbow Six'i okuyorum. Stratejiyi fazla sevmem ama Age of Kings'i alınca fikrimi değiştirdim. Şu .rtf olayı nasıl oluyor ya? Yazıyı yazdıktan sonra “save as” dedikten sonra aşağıdaki çubuktan rtf'yi seçip öyle kaydetmek değil mi? Ben bundan önceki mailimi öyle yolladım ama mektup mektup mektup mektup mektup mektup mektup mektup mektup keşke yollasaydın diye mail geldi senden (çok ciddi gidiyorum di mi ?). Havamda değilim ondandır. Birkaç soru sorayım dedim (şimdi sorularıma geçeyim deyip hiç soru sormayanlar var dikkat ettin mi bilmiyorum ben de biraz öyle yapacağım). Zeb: Zaten hikayelerin illa da bilim kurgu olmasına gerek yok. Yeterince sürükleyiciyse bi aşk hikayesi bile olabilir (iğrencim di mi:))J). Mesela Edgar A. Poe'nun “kuyu ve sarkaç” ya da Franz Kafka'nın “sömürge kolonisi” gibi hikayeleri de büyük bir zevkle okurum, hala okurum (ana fikir; sadece bilim kurgu hikayeleri okumuyorum), Rtf kaydetmek aynen dediğin gibi oluyor. Çok basit bir işlem. Madem havanda değilsin ben seni biraz havaya sokayım da yerin dibine:))) Bi de cevaplara geçeceğini hissettirip cevaplara geçmeyenler var. Biliyor musun kim bu? Bak sana hayat hikayemi anlatayım. Kayıp bölümleri buldum. Bir gün...
1- Ben www.adventuregamer.com diye bir siteye üyeyim bilmem biliyor musun? Oradan bana mail'ler geliyor. Bunlardan birinde Monkey Island 4'ün çıkacağı haberi vardı. Doğru mu? Zeb: Bilmez olur muyum? Rana Aydın adventuregamer'a üye olacak da ben bilmiyeceğim. Olur muymuş öyle şey :)). Şaka bir yana bu tip sitelerin verdiği hizmetler çok güzel. Oyun sever herkesin bu listelere üye olmasını talep ediyorum. Hatta bakın bana mail atanlar size söylüyorum eğer üye olmazsanız ben sizi zorla üye yaparım (böyle de tehdit mi olurmuş). Monkey Island 4'ün çıkacağı haberi dedikodu olabilir. Resmi olarak açıklanmadı daha ama o sitelerin sahiplerinin büyük kulakları vardır ve o kulaklar Lucas Arts'a kadar uzanıyor olabilir.
yerde keşfedilmeyi bekliyordu
HAZIR MISINIZ?
2- Bu arada o siteye sen de üye ol, çok güzel haberler yolluyorlar. İngilizce olduğundan dolayı copy paste yapamayacaksın ama olsun. Bu arada üye olurken zorluk çekenler var, tarif edeyim dedim, amaç millete hizmet (ve sana). Sağda bir çubuk var, altlara doğru orada boş bir satır var oraya mail adresini yazıp yollaman yeterli oluyor. Zeb: Nasıl teşekkür edebiliriz size bayan? Bi de biz çok meşgulüz (ben ve Overdose'cular), sen hepimizi üye yapar mısın oraya? Zaten birçok mail listeye üyeyim. Durmadan sanatsal ağırlıklı nude resim yollayıp duruyorlar lehe, öhöl yanlış anladınız! sanat diyorum lütfen :)).
Ben de geçenlerde uzaylı gördüm :P
3- Ben geçen gün bir cd'den virüs girince (sizin ki değil sizin hijyen cd'nizden virüs girmez) babamdan azar işittim. Bütün demo cd'lerimi çöpe attım, ama sizinkileri değil. Ama babam demo cd'leri kullanmama izin vermiyor (her ne kadar kendisi kullanıyor olsa da). Geçen gün aklıma geldi size yollayayım bir isteyen olur verir diye ama yanlış anlarsınız diye yollamadım. Ben açıklamayı yapayım da sonra gönül rahatlığıyla yollarım. Zeb: Şöyle bi taktik izle; Bilgisayara virüs sok ve sonra baban kullandığı zaman “Baba, baba! aman tanrım bilgisayara virüsler girmiş, Sanırım senin kullandığın demo CD'lerinden bulaşmış. Bakma öyle baba!” de (arkada gerilimli bişeyler çalsın, ışıkları da hafif söndür ve kafanın arkasına güçlü bi ışık koy ki yüzünü Bu babalar var ya, her şeyin en iyisinin kendi bildikleri gibi olduğuna inanıp sonra da tersini yaparlar ya... bişeyler yazmak lazım cümlenin ama cevap uzadı). Walla bize yollama çünkü bizde kullanmıyoruz demo CD'leri, hatta bizimkileri bile bizim yaramız var!)
4- Bu Amen'den vazgeçilmişmiş! Oyunun yapımcıları (isimlerini ağzıma almaya bile tahammül edemiyorum) TA: Kingdom için çıkartacakları ek görev paketine kendilerini vermişlermiş. Ya bu adamlar o ucube oyunun tutmadığını anlamadılar da mı, Amen gibi kırdığın camın parçasını bile silah olarak kullanabildiğin bir oyundan vazgeçtiler. Zeb: Bu TA Kingdom bizim ülkede pek tutmadı ama gavuristan da oldukça meşhur. Yoksa uğraşmazlar, ne tüccardır onlar ben tüccarlara)
Neyse bu kadar yeter. Çok yazdım zaten, hem hikayeyi yaz hem mektubu elimde yorulmuştu. Bu arada eklemeyi unutmadığım bir not var OVERDOSE'A MEKTUP YAZMAYANIN BİLGİSAYARINA VİRÜS GİRSİN BİR DAHA DA ÇIKMASIN İNŞALLAH. Rana Aydın Zeb: Aman hanımefendinin eli mi yoruldu? ay ay! Yazık. Zaten siz hanımefendiler bir elinizin yağda diğerinin de balda olmasını istersiniz (gider ayak sataşalım di mi?). Neyse geçenlerde cosmopolitan okurken bir hanımefendi sevgilisinden şu yüzden ayrılmış: “Overdose mail yazmasını söyledim kaç defa, hem de Türkçe karakterlerle yazıp rtf kaydederek göndermesini söyledim. Beni hiç dinlemedi. Ben de
Çek ayrıldım”. Böyleleri de var! Sevgili Zebani ve bütün Gameshow. Nasıl başlayacağımı bilemiyorum ama bir yerlerden başlamak lazım. Altı aydır derginin gidişatını izliyorum ve her ay biraz daha umutsuzluğa düşüyorum. Bunun derginin kalitesi ile bir alakası yok, dergiyi yüz üstü bırakıp giden kişiler ve derginin şu anda bulunduğu kötü noktaya gelmesiyle ilgili. Mart ayına kadar herhangi bir şey söylemeye niyetli değildim ama artık dayanılmaz derecede canımı sıkmaya başladı bu konu. Amatör ruh kelimesini kendilerine göre yorumlayıp size sitem dolu mektuplar göndererek, dergimizi değiştirmeye kalkışmaları, üstelik kötü olan şeyleri değil de bize yarayan bizim için özenilerek yapılmış eklere karşı çıkmaları sabrımı taşırdı. CD vermenin ya da başka bir ek vermenin neresi amatör ruha ters onu da anlamadım ya, Aylardır bu tür mail'leri görüp sinirim bozuluyordu ve en sonunda bu kişilere bizim de karşı çıkmamız gerektiğine karar verdim ve bu mail'i yazdım. Amatör ruhu diğer dergilerden farklı olmak sayan, onların bize sunduğu hizmeti dergimiz Gameshow'un vermesinin yanlış olduğunu düşünen bir avuç insan yüzünden derginin bu kadar çıkmaza
UYUZ OLURUM
Bu ay sizden..
1- Minibüslerde bangır bangır arabesk çalan şoför bozuntularına 2- Reha Muhtar'a 3- Tüm magazin programlarına. 4- Taksi şoförlerine (napiyim şoförlere uyuz oluyorum) 5- Hocalara o 6- Kısa süren teneffüslere 7- Kızlara özellikle uyuz oluyorum. Bi tanesine şiir yazdım, bakmadı bile 8- Arkadaşım da her ne gelene şiir yazarsan böyle olur dedi. Ona da uyuz oluyorum 9- Şoförlere uyuz oluyorum, söylemiş miydim? 10- İnternet bağlantısına.. 11- Overdose'un sayfa sayısına. Artır şunu, uyuz etme beni...
YAZAR MAİLLERİ
Her şeyden önce gösterdiğiniz ilgiye teşekkür ederiz. Yeni yazar için yaptığımız duyuruya mail yağıyor. Fakat bu mailleri okumakta zorlanıyoruz. Ve aynı kişiden yeni bir mail geliyor mail aldık mı almadık mı diye. Meraklanmayın bütün gelen mailler itinayla korunuyor ve okunuyor. Önümüzdeki ay Overdose'da yeni yazarlar açıklanacak. Yazı göndermek isteyenler Nisan'ın 5'ine kadar yazı gönderebilirler. O tarihten sonra oturup bütün yazar maillerini okuyacağız. Bakalım neler olacak?
... VE MAİLLER
Overdose'a mail attıktan sonra gelip gelmediğini öğrenmek isteyenlerden bir ricam var (ne kadar kibarım ben bu köşede!). Lütfen mailinizin gelip gelmediğini geri cevap isteyerek öğrenmeye çalışmayın, çünkü mailiniz bize gelmezse mutlaka mail server'ınız sizi uyarır. Ve çoğunlukla mailler geliyor teşekkürler. Muhabbet için sonsuz mail atabilirsiniz.
CAN ALICAÇKLAMA
CAN
Gönderdiğiniz maillere her şeyden önce teşekkür ediyorum. Fakat çoğunda sorunlar oluyor. Kısaca onları açıklamak istiyorum. Lütfen ama lütfen mail gönderirken dil bilgisi kurallarına uymayı ve de en önemlisi Türkçe karakterler olmasına dikkat edin. Çünkü bunları düzeltmek o kadar çok zaman alıyor ki dergi bu yüzden geç bile çıkabiliyor (ciddi). Ayrıca lütfen mailleri mail penceresine yazarak değil, Wordpad'de (bu en önemlisi) yazıp “zengin metin biçimi” ile kaydederek (gavurcası “rich text format”) gönderin. Çünkü sadece text olarak gönderdiğiniz maillerde baş belası olan ve asla düzelmesi mümkün olmayan “Enter” hataları oluşuyor. Dünyanın en sabırlı insanı bile onları düzeltmez. Bu yazdıklarımı ciddiye alacağınızı umuyor ve üzülerek mail penceresindeki ve “zengin metin biçiminde” olmayan mailleri dergide basamayacağımı belirtiyorum. Söylediklerim zor şeyler değil. Nefes almaktan daha kolay hatta! Teşekkür girmesi beni çileden çıkardı. Sizi yüz üstü bırakanlar zamanı gelecek Gameshow'un Türkiye'deki en iyi dergi olduğunu ve onlara en ihtiyaç duyduğu anda yalnız bıraktıklarını anlayacaklar. Her ay Türkiye'nin en iyi dergisini okuduğum için çok mutluyum. Okurken en zevk aldığım, güldüğüm ve oyunlar hakkında detaylı bilgiye sahip olduğum için bütün Gameshow yazarlarına teşekkür ederim. Bunlar yalakalık olsun diye değil içimden gelerek yazdığım cümlelerdir. Şimdi iznin olursa bir kaç sorum var. Zeb: Walla bu sözler karşısında ne diyeceğimi bilemiyorum. Teşekkür etmekten öte bir şeyler söylemem gerekir. En azından destek olmanın bizim kalede savaşmak olduğunu ve o düşüncede olanlara karşı çıkmayı düşünmen takdire şayan. Sağ ol (bak okuyucuları için hizmet veren bir dergi neden aşağılanır ki? Önce bunu bilmek lazım. Dünyanın hangi yerinde dergi çıkartıp samimi davranan insanlar hak etmedikleri şeyleri işitmek zorunda kalırlar ki? Bunu da bilmek lazım. Ve neden bazı okuyucular dergiyi kendisi beğenmediği için arkadaşlarına da beğendirmemek için uğraşırlar ki? Bunu bilmek... ya da hayır bunu bilmesek de olur, çünkü altından ruhsal bir sorun çıkabilir ve sonra ben onu tedavi etmek zorunda kalırım (he he! anladın)
1- Bu insanlar iyinin, güzel olanın ne zaman farkına varacak, ne zaman değişimin kötü bir şey olmadığını anlayacak ve değişime ayak uyduracak. Zeb: Burası Türkiye! Konformist'lerin merkezi. Karamsarlığın ağır kalesi. Geç kalınmış farkındalıklar, değişime ayak uyduramayan mümkün ya da değiştiğini sanıp tökezleyenlerin ülkesi. Bu ülke Thomas More'un taş çıkartacak kadar ütopik olayların, Aldus Huxley'in “Ada”sındaki bilge insanlarından daha fazla bilmişlerin ve de H.G. Wells'in “Zaman Makinesi”ndeki yeraltında yaşayan Morlock'ların dünyasından daha karanlık insanların ülkesi. Aaa sen değişim demiştin di mi? O ne?
2- Gameshow bir daha kapanmayacak di mi? Eğer kapanırsa web sitenizde dediğiniz gibi yabancı destekli dergilere karşı büyük bir kalemizi kaybetmiş oluruz. Zeb: Hayır kapanmayacak. Bu konuda elimizden (cebimizden) geleni (ve gideni) yapıyoruz emin ol. Poster vermeyeceğiz ama.
3- İçimden hiç oyunlarla ilgili soru sorasım gelmiyor. Hiç soru sorasım yok bunlarla idare et. Mail'i yayınlamasan bile bir cevap yazarsın herhalde. Bir dahaki mail'le birlikte belki hikaye de gönderir ve bol bol soru sorarım. Kendinize iyi bakın bütün Gameshow olarak. Size ihtiyacımız var. Barış Varışlı (baris@hornGusa.net). Zeb: Zaten pek fazla oyun sorusu gelmiyor (neden gelmiyor bilmiyorum, göndersenize millet). Aslında Overdose kendi misyonunu kendisi belirledi. Her şey olabilir bu sayfalarda. Bir sınırlama yok. İnsanların içinden geldiği gibi yazması zaten burayı Overdose yapıyor. Fakat şöyle bir gerçek de var ki tüm felsefe kitaplarında gerçekçiliğin altında yatan şeydir: “Overdose'a mail göndermek ama gönderirken de Wordpad'de Türkçe karakterlerle yazıp rtf kaydederek göndermek gerçekçiliğin ta kendisidir”. Ciddi söylüyorum :))
Zebani merhaba.
o da teknolojinin ruhsuz mezarlığına dosyalarını da silmişim
Tahmin edersin belki bu benim sana ilk mailim olacak. Yalnız ben sizin derginin sadece iki sayısına sahibim, şu kapanış sayısı ve mart sayısı. Aslında benim oyunlarla aram pek iyi değildir. Mailin de oyunla çok bir ilgisi yok. Ben zaten bu iki sayıyı da Overdose ve köşeleri için aldım. (ne gıcık adamım ben yaa.) Neyse, bundan sonra Overdose olduğu sürece her sayıyı alacağım. Gelelim sorulara, Zeb: E ama bak şimdi oldu mu bu? Overdose olduğu sürece dergiyi almak. Diğer sayfalar da var. Onlar da çok güzel, kendince bir şeyler yapıyorlar (bu cümle olmadı siliyorum, aa silemiyorum basıldı bile:))). Ayrıca bugün varız yarın yokuz (bu da olmadı yaa, kapanacak hissi veriyor, silemiyorum ki). Sen daha dergiyi yeni almışsın hem de. Yeni okur yani. Hoş geldin diyeyim önce sana, ama benden çekeceğin var, hemen belirteyim (Yine
1. Kolay bir soru soracağım sana; ZEBANİ SEN PSİKOPAT MISIN? (artık bunu da yanıtlaması zorsa öl zaten.) Zebani: Seni gümüş baltamla dilimlere ayırmadan hemen sorunu değiştir (bu canı oldu). Ayrıca potansiyel olarak herkes psikopattır (en azından herkese bak attım :))1.
2. Ya o kadar konuştular Tiberian Sun, Tiberian Sun. Oyun güzel ama neden işe yarayan birim sayısı bu kadar az? Mesela Nod'larda ben “banshee” dışında başka bir şey kullanmam hava aracı olarak. Nappy çok dandik. Yoksa Nappy miydi iyi olan. Neyse işte o top bir süre sonra atan dışındakiler hiçbir işe yaramıyor. Ayrıca Nod mu GDI mı? (sadece TS oynadığım bayağı belli oldu herhalde.) Zeb: Çok belli ediyorsun hangi oyunu oynadığını. Tiberian Sun tam bir hayal kırıklığı: Oyunun sürükleyici hiçbir tarafı yok. Sadece ona buna tıkla, saldırt. Bence ne NOD ne de GDI. Yaşasın demodaki güzel kadın (saçmaladım di mi?)
3. İki sayınızı almama rağmen Overdose'u okuduktan sonra (hatta ilk mektubu bitirdikten sonra) “ben de mail atmalıyım” dedim ve dergiyi alışımın ertesi günü maili yazıyor buldum kendimi, hastalığım nedir? Öleceğim mi? Zeb: Hastalığının tarifi yok ama tedavisi benim. Şimdi ilk önce sola dönüp anahtarı... ay pardon karıştırdım. Aslında senin durumun hastalık değil. Esas hastalık buraya mail yazmamak (hayret bir şey diyorsunuz!). Mail yazmayanlar hastadır, hatta onlar psikopattır (ya)
4. Blind Guardian'ın son albümünü umarım almışsındır ve “Nightfall in Middle-Earth”ü dinlemişsindir. Almasan bile bir yerlerden CD'sini edin Demons&Wizards'ın ve MP3 yap. Ben de bir öneri yapmış olurum hem (tamam sustum.) Zeb: Anlamadım ki! Şimdi Blind Guardian'ın son albümü 1 sene önce çıktı (Nightfall in...). Bundan sonra bir albüm çıkardılarsa şu an haberim yok. Demons&Wizards ise Blind Guardian ile Iced Earth elemanlarının ortak bir projesi ve onu daha alamadım. Ben ne yapayım şimdi? Yardım istiyorum...
Mail ve Hikaye Kampanyası
5. En güzelini yaptınız CD vermediniz. Kutlarım sizi vallaa (ah! vurmayın lan). öhö. hımm. poster de vermiyorsunuz bayağı iyi ediyorsunuz (ah! yeter vurduğunuz). Ben Gameshow'u tek parça haliyle seviyorum. Ama Overdose artık bağımsızlığını ilan etmeli bana göre. Daha önceki gibi siyah beyaz bir şey olsun ama olsun yani (tamam. yine sustum). Zeb: Bazı şeylerden vazgeçmek zorundaydık. CD bunlardan biri oldu, ve artık poster de vermiyoruz (he he!). Fakat Gameshow tek parça halinde bir süre daha böyle devam edecek. Bizi bölmek isteyenlerle sonuna kadar savaşacağız, gerekirse yeraltına gireriz (nasıl yanlış anladım di mi? :))
7352641. Benim makinede Win 98 var ama arada bir defrag etmek istediğimde %46'dan yukarı defrag etmiyor. Tabii ben de kafayı yiyorum. Ayrıca benim eşek gibi ATX kasadan anırır gibi (doğal olarak) fan sesi geldiği halde, 4 downloadu, iki veya üç IE-NS penceresini ve ICQ'yu açık tuttuğumda birisi geçersiz işlem yürütüyor. Diyeceksin ki makinaya fazla yüklenmişsin sen. Hatta fanla alakası olmaz diyeceksin ama aynı şey sadece Winamp açıkken de oluyor. Ne yapacağım ben? Zeb: Yapacağın şey kalan %33'lük defragı yapman o yüzden çalışmıyor programlar diyeceğim olmayacak. Sorun sistemde yer alan bazı dil dosyalarının task'ı yavaşlatması (büyük bir ihtimalle). Anlamadığım şey neden 2 tane browser kullandığın. IE bir kere saçma bir browser. Hata üzerine bug veriyor! İğrenç bir program. Bill Gates'in kesik kafasını gömülmek zorunda kalacak. Altı ay dayanır diyorum
(burası anti reklam bölümüydü). Şimdi sen Download yaptığında 5.9'luk bir hızla DL yapıyorsan aynı hızda surf yapacağını mı bekliyorsun? Bak sana 5.9 diyeyim sen anla... hareket olmaması normal, burası Türkiye,
Neyse bayağı uzun olmuş bu arada ve oyunla ilgili 1 soru sordum ama demiştim. Sen artık kafana göre kesersin. Bu arada bir boş zamanında İzmir'e gel de bir kolamızı iç ya da çay, kahve. Bu arada (bayağı da bir ara oldu) her sorunun altına hemen cevapları yazmışsın çok iyi olmuş, Engin'e söyle o da öyle yapsın. Mert'e de benim için vur. Hem sana da bahane çıkmış olur. Şimdiden sağ ol. Nazgül-İZMİR. Zeb: Ben İzmir'e gelip çayını kahveni içtikten sonra seni bir dövsem nasıl olur? Hem tanışmış oluruz :)) Soruların altına cevapları yazdığım için Türkiye'nin her yerinden tebrik mesajları geliyor (bu arada beğendiniz değil mi Overdose'cular? Okumayı kolaylaştırıyor değil mi? Ya cevap versenize :))). Bir de her sorunun altına şöyle bir şey yazmayı düşünüyorum: “Overdose mail atın ama Wordpad'de Türkçe karakterlerle yazıp rtf kaydederek atın. Bana acıyın!”. Nasıl yapayım mı böyle bir şey?
Sevgili Zebani,
HD'yi de formatladım. Üstüne de çekirge istilasına uğradım
HD'yi de formatladım.
istiyorum. Nereden geldik buraya? bana psikopat mı demiştin?). Sana şunu söyleyebilirim Windows'a boyundan büyük yaptırdığın her işlem sana hata olarak geri dönecektir. Ayrıca RAM'in kaç senin? CPU usage artarsa makine task yaparken saçmalıyor (bunda haklı sayılır) ama RAM burada anahtar görevi görüyor.
856321. Bana şöyle adam gibi bir internet sağlayıcısı söylesene ama sol olmasın. Şu an ben efesnetten bağlıyım. İlk aldığımda iyiydi ama sonra suyunu çıkardılar. Bir download yaptığım sırada 5.9'la indiriyor ama surfe gelince hareket yok. Ne gıcık iştir bu yaa, Senden öneri istiyorum. Hadi Zebani'cim. Zeb: Hayır doğru düzgün bir ISP yok Türkiye'de. Hepsi aynı, çünkü altyapı sorunlu. E sorunlu altyapı üzerine ISP hizmeti verilirse böyle oluyor. Sakın ama sakın reklamlara kanmayın. İnternet eşittir sorunlu bağlantı. Kablonet'e geç bence
GS'nin kapatılmasını hiçbir GS okuru istemez ve buna izin vermez (en azından bu benim için geçerli). GS'nin değişimine neden tepki gösterdiklerini anlayamıyorum, çünkü bu değişimler hep olumlu yöndeydi (sayfaları sen hazırlamasaydın daha iyi olurdu ama neyse :) Size amatör ruhunuzu kaybettiğiniz şeklindeki eleştirileri yapanlar, bir şeyi amatör ruhla yapmakla amatörce yapmayı karıştırıyorlar bence. Bence bu gerikafalı kimseler yüzünden, attığınız olumlu adımları geri almanız çok büyük bir hatadır. Bunlara teslim olmayın, GS'yi gerçekten seven insanlar için teslim olmayın. Bu arada birkaç sorum olacak. Zeb: Amatör ruh tartışması zaten yeterince saçmaydı. Anlamsız bir şekilde başladı ve bitti. Başlatanlar da iğrenç cehaletlerini üstümüze kusarak defolup gittiler zaten. Tabii bir de hoca osurursa cemaat sıçar durumu oldu (laf edersiniz ama etkili olması için böyle ifade ediyorum). Bu önyargılı cemaat bir tür bok atma modası başlattı. Ve bu moda hemen yayıldı (ayı ve sonrası). Meg ve bana demediklerini bırakmadılar tabii. Çok ilginç değil mi? Siz içten olmaya çalışın, onlar piç etsinler, Neyse başladı ve bitti. O kişilere sonsuzcasına kızgınım. Bizi gerçekten anlayan ve seven insanlar bize yeter.
1-) Starcraft 2 diye bir şey var mı? Çıkacak diyorlar. Zeb: Biz de duyduk böyle bir şey ama dedikodu olarak bakıyoruz. Zaten Starcraft o kadar başarılı oldu ki devamının çıkacağını söylemek kehanet olmaz. Ne zaman çıkacak? Evet işte esas soru bu. Hadi böyle bir soru sor (aaa? delirdi bu çocuk!)
2-) Çin Tayvan'a müdahale ederse bilgisayar fiyatları fırlar mı? Zeb: He he he. Ya kusura bakma bu soru çok komik geldi bana. Yani böyle bir müdahale olursa seni kaygılandıran şeyin bilgisayar fiyatlarının yükselecek olması komik. Bilgisayar fiyatları fırlar mı bilmiyorum ama tansiyon fırlar, gerilim fırlar. Siyasi arena da kazan kaynamaya başlar, çığlıklar yükselir, kriz yaratır. Önce bunları halledelim sonra bilgisayar fiyatlarının durumuna bakarız.
Altı ay dayanır diyorum
Kamer de hala ucuz olur aklıma geldi. Hiçbir krizden etkilenmeyen tek yer Kamer)
3-) Sanat için mi sanat, toplum için mi sanat? Zeb: İşte yılların eskitemediği güzel soru. Tabii ki sanat için sanat (hadi şimdi de neden diye sor? )
4-) Kamer'de AMD K6-3 işlemci bulabilir miyim acaba? Zeb: Hmm depoya bir bakayım kalmış mı! Bu konuda Engin'den yardım isteyebilirsin. Kesinkes vardır ama sen yine de 260 02 25 no'lu telefondan bir öğren. Çünkü bugünlerde kapış kapış gidiyor Kamer'de (meşgulse 260 37 76)
Neyse umarım mektubumu yayınlarsın, yayınlamazsan da canın sağ olsun. Siz GS'yi Artema mı zannettiniz aç-kapa. Bir daha böyle bir şey duyarsam gelir orayı dağıtırım ona ay Bursa'dan bir okuyucumuza hizmet etmek istiyorum çünkü..
Resim 3D ile uğraşan ve bu uğraşı desteklemeyen ailesine yararlı olduğunu kanıtlamaya çalışan Bursa'dan Mehmet
Uğur Kamçı
adlı Arkadaşa ait.
Mehmet umarım ailen bu uğraşının güzel bir uğraş olduğunu anlarlar. Hatta ben de onlara buradan şöyle söyleyeyim: 3D ile uğraşmak sanattır. Grafik işlerinin içinde en iyisi olanıdır. Lütfen yeteneğe köstek değil, destek olun. Resim gayet güzel Mehmet, tebrikler.
Sarf ettiğin
cümle çok eski ve yanlışlığı idealist felsefecilerin göre. Uğraş ERGÜN Zeb: Mektubunu yayınlıyorum, ne için biliyor musun? "yayınlamasan da canın sağolsun” dediğin için, aa bi dakika sonra da tehdit etmişsin dağıtırım diye. Ne güzel gidiyorduk işte. Bak şimdi sen Kameri dağıtmadan önce şunu iyice düşün: “Ama ben kameri dağıtırsam bir daha Overdose'a mail atamam ki? Üstelik Wordpad'de Türkçe karakterlerle yazıp rtf formatında da kaydedemem. O zaman ne yaparım ben?” Ne yapacağını söyliyim mi ben? Sor ki söyleyeyim :))
Merhaba Zebani,
Bu sana gönderdiğim ilk mail. Aslında ne zamandır göndermek istiyordum fakat olmamıştı işte... Yarım saattir internete bağlanmaya çalışıyorum ama hatlar hep meşgul. Ben de daha fazla dayanamadım ve işte dedim tam zamanı artık Zebani'ye mail göndermeliyim. Bu arada adım Onur. 21 yaşında, üniversiteyi bitireli 2 ay olmuş bir vatandaşım. Annem ve babam emekli olduktan sonra İzmir'e bağlı Özdere adında bir tatil beldesine yerleştik ve hayatımızı burada sürdürüyoruz. Buralar oldukça güzel... Deniz, temiz hava, sessizlik, ormanlar falan var ama en önemlisi kafa şişiren, sinir bozan insanlar yok. GameShow'u siyah-beyaz olduğu günlerden beri alıyorum. Hiçbir sayısını kaçırmadım. İlk Gameshow alışım da çok ilginç olmuştu. Dershane çıkışında arkadaşlarla durakta bekliyorduk ve ben o günlerde çıkan PC Oyun dergisini almak için gazeteciye girmiştim. Tam o sırada otobüs geldi ve arkadaşlar heyecanla bana seslenmeye başladılar. Ben de tam o anda Gameshow'u gördüm. O sayıda NBA LIVE'ın tanıtımı vardı (sanırım Nisan 96 sayısıydı) o iki saniye içinde nasıl olduysa PC Oyunu yerine bırakıp Gameshow alıp parasını verip son sürat otobüse binmişim!! Ama çok da iyi olmuş o birkaç saniyelik heyecan ile bilmeden NBA Live'ı merak ederek aldığım Gameshow bana tanımadan, konuşmadan, bir arada bulunmadan da birilerini dost olarak görebileceğimi öğretti. Belki sana çok saçma gelecek ama hepinizi de kendime o kadar yakın görüyorum ki bunu sana anlatamam. Sanki ben de dergi bünyesinde sizlerle beraber mişin gibi, sizlerle birlikte aynı ortamı paylaşıyormuşum gibi her ay aynı duyguları hissediyorum. Çevremdeki insanları, özellikle de yakından tanıdıkça o kadar hayal kırıklığına uğruyorum ki... İnan bana bu ülkede karşısındakine değer veren kimse kalmamış neredeyse... Bu kadar dejenerasyon geçirmiş bir toplumun içinde sizler gibi güzel bir şeyler yapmaya çalışanların gereken değeri görememesi hem çok üzücü hem de sinir bozucu geliyor bana... Annem de Gameshow'u benim gibi ilgiyle takip ediyor ve o da bu durumdan çok rahatsız. Aslında o da sana bir mail gönderecekti fakat şu anda uyuyor. Belki daha sonra o da gönderir. Belki Gameshow bir gün yine kapanacak ve bir daha çıkmayacak, belki de sonsuza kadar bizlerle birlikte olacak. Ama sonuç ne olursa olsun bizlere bir bilgisayar oyun dergisinin sevgiyi, dostluğu, paylaşmayı ve bir çok güzel ve insani duyguyu öğretebileceğini gösterdiğiniz için hepinize kendi adıma teşekkür ediyorum. Şimdi de adet yerini bulsun birkaç soru soralım... Zeb: İki yılda üniversite bitirdiysen okumuş sayılmazsın. Şöyle 8-9 senede bitireceksin ki işe yarasın. Şaka bir yana bu çok içten düşüncelerin için mutlu olduğumu söylemek istiyorum. Gameshow'u ve bizi sevenleri görmek çok güzel, İşte gürültü, stres ve sinir bozucu insanlar olmadan yaşanan bir yerde böyle sağlıklı düşünceler çıkıyor. Hayır bana saçma gelmiyor bizimle beraber oluyormuşun gibi hissetmen. Düşüncelerin ve duyguların dünyasında mesafelerin önemi yok. Kalplerimiz aynı ritimde atıyor. Biz kendimizi bir çok parçaya bölüyoruz, bu parçaların her biri samimi ve içten. Birleştirdiğinde ismi Gameshow oluyor. Ve sen sadece sana gelen parçayı değil, bütünü hissediyorsun |dayanamıyorum ağlayacağım Annenin de bizi okuması ve özellikle bana mail gönderecek olması itiraf edeyim ki çok şaşırtıcı, çok güzel. Kendilerine burdan selam yolluyorum, Yalnız dikkat etsin wordpad'de türkçe karakterlerle yazıp rtf kaydederek göndermesi gerekiyor, yoksa yayınlamam (tüh rezil! burda söyleme bari!). Adet yerini bulsun bakalım: 1) Mart sayınızdaki o logo ne öyle? Bir daha görmeyeyim! Eski Gameshow logosunu isteriz! (Annem de istiyor) Zeb: Ya o logo'yu zaten hiç beğenmezdim. Estetik duygularıma tecavüz ediyordu. Şimdi ki logo gayet stil ve de güzel. Estetik duygularım da senelerdir hasret kaldığı tatmini buldu böylece |ya erötik hikaye gibi oldu Yakında sen de seveceksin. O logo'nun kendi içinde bir büyüsü var. Sonra kendini sevdiriyormuş (açıklamasında yazıyor) 2) Mektup kısmını bir soru bir cevap şeklinde yapman iyi olmuş. Bence bu şekilde devam et, (Bu soru olmadı) Zeb: Hayır önümüzdeki ay kaldıracağım, hatta sadece soruları basıp bir sonraki ay cevapları vereceğim, E bu da olmadı! 3) Sen hep tuhaf gürültüler çıkaran şeyler mi dinlersin? Mesela ben Grup Yorum dinliyorum sen hiç dinlemez misin? Zeb: Tuhaf gürültüler çıkaran şeyler mi? Cık cık cık. Ben grup yorumun hep aynı, şekilsiz, klişe müziklerine bişey diyor muyum? (Hayır dinlemedim grup yorumu! nerden çıkardınız? :))). Ben Metal müziğe gönülden bağlı bir insanım, hatta dinlediğim müziğe aşığım. Duymiyim bi daha senden böyle tuhaf gürültüler, çok ayıp,
4) Gençler bu ülkenin geleceği... Etraftaki gençlere bakıyorum da... Nasıl olacak bu işler? Zeb: Şimdi ki gençlerin bu ülkenin geleceği olması üzücü bir durum ise de artık bunun için kaygılanmak gerekmiyor. Çünkü gençlere, bugün kendilerine yol gösterecek hiç bir şey kalmadı. Kalanların hepsi ellerinden alındı ve yerine ucuz “çeneni kapa ve tüket” yazılı bir etiket konuldu. Tabii onlar da bunu “alın yazıları” yapmakta bir an olsun gecikmediler. Anlayacağın bu işler olmayacak (baştan söyleseydik keşke)
5) Yaa benim internete her girme denememde bilgisayar birkaç kere kendi kendine resetleniyor ne ki bu? Zeb: Bu kendi kendine resetlenme durumu 1 kaç ay önce benim de başıma geldi. Daha doğrusu benim bilgisayar “Fatal exception" verip kendisi gidiyordu. Bu sorunu halletmek için Windrivers.com adresine gitmeni öneriyorum. Orada “Exceptions” denen bir bölüm var. Hata cinsini ve muhtemel çözümünü (evet muhtemel, tam değil. Keza benim HD'yi formatlamak zorunda kaldım) bulup uygulayabilirsin. Dikkatli olmanı öneriyorum yapamayasın diye söyledim, senin biraz strese ihtiyacın var:)))
Lütfen
Mektup
larinızi
Maille
yollayın.
6) Mart sayısı en son sayfada dikkat bölümünde imha edilecek olan ne? Zeb: Gameshow'un bazı sorumsuz yazarları. Bu ay daha az uyuz ettiler beni ama yine de yapacaklarını yaptılar yazı yazmıyor bunlar!)
7) Bu ülkede çarka kapılmadan yaşamanın bir yolu var mı acaba? (çok merak ediyorum de Soruları cevaplarsan sevinirim. Ama cevaplamasan bile en azında aldığını bilsem de yeter. Hoşçakal... Onur Göndem Zeb: Soruyu daha da genişletelim: Bu ülkeyi bırak dünya da bunun bir yolu var mı? Bizim ülke yine de biraz tembellik yapıp (tüm bayramlar) geçici de olsa çarkları durdurabiliyor sorunlu çalışıyor). Baştaki duyguların ve düşüncelerin için teşekkür ediyorum. Gerçek Gameshow'cuların olduğunu bilmek ne güzel. Geçenlerde Beşiktaşta döner alıyordum. Paket yapmalarını söyledim ve hesabı ödemek için kasaya gittim. Kaç para? dedim. Kasadaki adam ise: “Eğer Overdose'a mail gönderirsen, üstelik Wordpad'de türkçe karakterlerle yazıp rtf kaydederek gönderirsen para almam" dedi. E-orayı ben yazıyorum dedim. parayı ödememi istedi. Hayret...
Selam Zebani, Nasılsın? (bunu cevaplamasan da olur, yazık ellerine kıyamam ben sana) Bana belki “a kabız diyebilirsiniz” ama ben bu dergiyi daha yeni keşfettim. Aslında daha önceden abim sayesinde biliyordum ama hiç okumak kısmet olmamıştı. Diğer dergiler gibi sadece apti apti oyun açıklıyorsunuz sanmıştım.(ama öle değilmiş). Aslında önce seni metal dinliyon diye sevmiştim ama sonra seni acaip kıyak buldum (bak değerimi bil, benim gibi okuru zor bulursun), Ama harbi çok cana yakınsın :). Neyse sorulara geçelim. Zeb: Teşekkür ederim Sinem. Overdose'un bayan okuyucularının artması da güzel bir durum. Biz burda abaza abaza takılıyorduk |buru Ayça dener) bir zibidi var o söylemişti. Nerdesin kız?). Şimdi sen yeni kurban olduğuna göre biraz gıcık edeyim seni. Cana yakınlık neymiş gör. Diğer dergilerin hala “apti apti” oyun açıkladıkları doğru. Bakın biz neler yapıyoruz burda. Çok cana yakınız diyorum ben?)
1-Ya biliyorum tavsiyeye kızıyorsun ama tavsiye köşesinde sadece oyun tavsiye ediyorlar ne yapalım. Abiş be, bana güzel bir köpek tavsiye etsene aylardır köpek alacağım, babama bi türlü beğendiremiyorum. Bana cebine girecek bişi bul diyor. Olur mu öle ya? Zeb: Cebine girecek bişey mi? Öyle bir cins var mı? Sokakta bazı cebe girecek köpekler görüyorum kokana kadınların yanında (evet o tip masalıdır [baş soytarısı da Berkeley denen rahiptir] köpeklerin sahibi genelde yaşını başını almış, her yeri kırışmış ve bi de üstüne makyaj yapıp ucube duruma gelmiş kadınlar oluyor). Fakat o tip köpeklerinde muhteşem bir çirkinliği var (sahipleri olan kokana kadınlar gibi. Tabii kendi çirkinliklerini azcık olsun unutturduğu için o çirkin köpekleri alıyorlar. Evet böyle olmalı. Uyuzlar :))). Ama bence köpek alırken dikkatli ol çünkü köpekler o kadar sevgi dolu hayvanlar ki sizin ailede en az birisinin hayvan sevgisi yoksa (anladığım kadarıyla baban) köpeğin ruhsal dünyasını etkilemiş olursun. Çünkü köpek tüm varlığıyla sahiplerini sever. Ve sahiplerininde en az onun sevgisine eş değerde sevgi göstermesi gerekir (yani çok sevgi. Bir köpeğe asla bağırmayın, el kaldırmayın. Çok fena Köpek bakmak çok zor iş. Bunun için kurs açtım. Her hafta 2 gün ve fiyatı çok pahalı... Ne dersin?
2-Senin için Kasım sayısında, en son sayfada k....na (burayı anlarsın inşallah) kömür soksan elmas olur diyorlar. Bunun hakkında ne düşünüyorsun peki? Zeb: Onu yazanlar da kıçlarına kına yakmışlardır umarım. Zaten kıçlarına tekmeyi yediler. Kıçıkırıklar fanlamış mıyım? ))I.
3- Madem metal dinliyon sende Rashid'in kasedi var mı? Ya da öle bişi dinliyor musun? Dinlemiyorsan sana yazık çok şey kaybediyorsun. Neyse bye. Sinem Zeb; Rashid ne be? Yoksa şu arabik kılıklı, çadır klipleri çeken iğrenç sakallı heriften mi bahsediyorsun? görmüştüm) Eğer ondan bahsediyorsan, onun metalle ne alakası var ki? Seni tecrid ediyorum burdan. Ama etmeden önce: “Overdose'a mail göndermeyenin bilgisayarı formatlansın ama formatlanmadan önce uyarsın: dosyayı wordpad'de türkçe karakterlerle yazıp rtf kaydettiğinize emin misiniz? diye"
Selamlar, Öncelikle geçen ayki faciadan dolayı üzüntülü olduğumu belirteyim. Ancak, özellikle Mavraboard'da bazı sabit fikirli kişilerin, olayın sebeplerini incelemeden sağa sola salyalar saçarak saldırmaları çok esef verici bir durumdu. Özellikle editör yazısında MadMac isimli şahsın Türk halkına sataşması falan filan. Eski Gameshow ile yenisi arasında 4000 kişilik fark varsa, oturup düşünmek gerekir. Suçu tamamiyle okuyucuya yüklemek kolaycılığa kaçmak olur. (:-(..Siz de Gameshow olarak başarısızlığı kendinize mal edebilmeliydiniz. Gerçi kapandıktan sonraki bütün sayıları aldım ama bu mükemmel olduğunuzu göstermez. Mesela dergide bir Nesime muhabbeti almış başını gidiyor. Her espiri kutusunda Cadaloz-Zebani geyiği görmekten gına geldi. Köşesi de başlıbaşına bir şahsiyetsizlik örneği Geçen ay bir okuyucunun da dediği gibi Gameshow'un imajını Eylül sayısında zedelemeyecektiniz. Ben CD vermenize karşı değildim. Sonuçta içinizden gelmiş ve vermişsiniz. Ama benim gibi “düşünmeyen yaklaşık 4000 kişi varmış demek ki. Onlara homo promosyon kuşağı demek de yanlış olur. İnsanları aldığı dergiye bakarak değerlendiremeyiz. Sizin yapmanız gereken, eskiye hayıflanmayı bırakıp şu andaki okuyucunuza en iyiyi sunmaya çalışmak olmalıdır, dergide kocakarılar gibi diz dövüp ah vah etmek değil.. Neyse içimdekileri dökmek bayağı uzun zaman aldı. Mantıklı insanlar olduğunuzu biliyorum gak gul Zeb: Suçu tamamıyla okuyucuya atmak mi? Evladım okuduklarını doğru düzgün yorumlamasını öğren önce. Geçen sayıdaki Overdose'da Can Arslan'ın mektubunun cevabında aynen şöyle yazmışım: “ Bizim lafımız öncelikle kendimize; farkettiğimiz bazı şeyleri uygulamakta ya da vazgeçmekte geciktiğimiz için ilk önce çuvaldızı kendimize batırdık..." Anladın mı? Okudun mu o satırları? Bir daha oku. Madmac isimli şahıs Halkımız konusunda tamamıyla gerçekleri söylemiş. Zaten bu tip gerçekler insanları rahatsız ediyor. Ayrıca bizim “mükemmeliz” diye böbürlendiğimizi “gördün mü? okudun mu? Biz de insanız ve bizimde hatalarımız var. Bunlari en aza indirmeye çalışıyoruz, daha önce kaç defa yazdım. Sen nerden çıkarıyorsun bunları anlamıyorum. Her kutuda zebani-nesime geyiği mi var? Bir daha oku. Ayrıca o kızcağız dergi için elinden geleni yapan altın kalpli bir kız. “İnsanları aldığı dergiye bakarak değerlendiremeyiz" diyen sen şimdi de insanları yazdığı yazılara bakarak değerlendirmek gibi çelişkilere düşüyorsun. Evet o 4000 kişi homo promosyon kuşağına ait. O promosyon dergileri vermesinler bakalım her ay 2-3 CD, poster neler oluyor. Biz de şu anda en iyiyi sunmaya çalışıyoruz zaten, çünkü elimizde sadece en iyiyi hakedenler kaldı. Ayrıca başımıza gelenleri okuyuculara aktardığımız için kocakarılar gibi “ah vah” ettiğimizi düşünüyorsan kusura bakma kocakafalılık ediyorsun. Mantıklı insanlar gibi konuşalım lütfen çat çat |bunlar tokattı!)
Paranoyanın çaresi var mıdır? Varsa nedir? Yoksa ne değildir? Zeb: Paranoyanın tek çaresi insanlara biraz güvenmektir o kadar (sürekli arkanı kolla gibi sözleri de fazla takmamaktır). Paranoya dibi tutmuş bir rahatsızlıktır. Paranoyaksan gel yanıma ben seni tedavi ederim. Özel tekniklerim var.
2:-) Rauf denen herifi okurken gülmekten altıma ediyorum, ne yapayım? (Geçen ayki MEG bize geldi dergiyi açık unutmuş espirisi feci güzeldi). Zeb: Sen bir de Kamerdeyken gör onu. Mutluluk ve eğlence kaynağımız. Elmacık kemiklerinin ağrıyacağını garanti ederim (başka yerlerini de tabii. Sen gel bak memnun kalacaksın şirketimizin hizmetlerinden :))
3:-( MP3 download etmek istiyorum, Media Player hatalı diyor. Media Player'ı silmeye çalıştım olmadı; yani diyeceğim şu hoca: Winamp nasıl default player yapılır? Zeb: Walla benim ses kartım olmadığı için bir durum biliyorum, gülmeyin öyle:)) Mp3 ve Winamp'la filan hiç alakam yok, Diğer cevaba geçmek zorundayım. Ama benim bildiğim -ses kartimin olduğu güzel zamanlarda- Winamp'ı default player yapmanın 2 yolu vardı: a- Çalmak istediğin MP3 dosyasına bi kere bas ve sonra klikle, Çıkan menüden "aç" komutunu seç. Böylece dosyalarını ilişkilendirmiş oluyorsun. b- Ya da yeniden İnstall ederken default player seçeneğini işaretle. Bu en güzel yol. O zaman öyleydi:))
4:-| IRON hakkında ne düşünüyorsun? Dickinson, Smith geri geldi; eski çizgiyi yakalar mı, ne olur? Yeni albüm çıkcak mı? Ne zaman çıkacak, eski parçalar mı olacak v.s. Zeb: Walla yeni albüm çıkacak ama nerden baksan bi 6-7 ayı var. Bizim Serkarı İron Maiden delisi olduğundan dolayı yakından ilgileniyor bu konuyla. Sana onun adresini veriyim herşeyi öğren: ramones©gametemple.net. benim gönderdiğimi söyle :))
buraya da
vardır
5:-) AoK'da Türkler için rush aklıma geldi. Bu işin pirine danışayım dedim. LightCav. upg. free olduğu için Feudal Age'de bir LightCav. rush şansı olabilir mi? Zeb: Walla işin esas piri Burçak ama ben kendi kafamdakini söyleyeyim sana: Feudal Age'de rush yapıp resource harcayacağına hızlı bir şekilde Castle Age git ve hemen düşmanın yakınlarına kale kurup yeniçeri üret. Castle Age'de ateşli silahlar bir tek Türklerde çıkıyor, o da kaleden çıkıyor. Bu avantajı değerlendirebilirsen kazanırsın. Fakat gördüğün her gold madenini kazman lazım. Ayrıca yeniçerilerin önüne okçu birlikler de koy ve bütün ok upgrade'lerini mutlaka yap. Kazanmazsan Kamere gel:).
6;-( Burçak dediği gibi Latince biliyor mu? Bir taraflarım şişti ehue, Zeb: Az biraz biliyor. Bir yerinin şişmesi için söylememişti ama neyse... Bir doktora görün, çok pahalı gelirse doktorlar Kamere gel hemen...
7:-1 Benim bir kız arkadaşım var, hatta tek kız arkadaşım (köşeni de Güzin ablaya çevirdik ama) ammavelakin annem bununla beraber olmamıza karşı çıkıyor. Sen olsan ne yapardın (gülmeyin lan ciddi);-((( Umarım moralinizi bozmamışımdır. Sizlere doyum olmaz ama ben kaçayım. SilverYarasa Zeb: Bu anne babaların aşk meşk işlerine burunlarını sokmasına kıl olduğumdan ben de onu kıl etmeye çalışırdım. Mesela bir gün yanına git ve "Anne biz evleniyoruz" de. Sonra da otur gül. Başka bir şey yapman
8. Tİ overDoSe 8 7
-Hikaye
ye mail göndermeyi unutmayın
Ve mail göndermeyi unutmayın mümkün değil Başta söylediklerin bana çok tutarsız gelmesi dışında fena değildin. Bir gün Kamere gel kulağına “Overdose'a mail göndermeyenin üstelik Wordpad'de Türkçe karakterlerle yazıp rtf kaydetmeyenin kulakları aksın” diyeceğim kAmerin Evrendeki en iyi bilgisayarcı olduğunu Söylemiş miydim?
Sim Polat,
Tekrar merhaba, nasılsın? Umarım kapanmayı düşünmüyorsunuzdur. Çünkü ne olursa olsun aldığım tek dergiyi (Gameshow) kapatmayın. Bunu bize yapamazsınız. Şu yazar işi illaki İstanbul'dan mı olmalı? Merak ettiğim birkaç şey var, cevaplarsan sevinirim. Zeb: Hayır kapatmayı düşünmüyoruz şimdilik: o korkunç mali krizi az da atlattık. Biz hiç istemiyoruz Gameshow'a bir şey olmasını. Buna izin vermeyeceğiz gerekirse yeraltına inece...ehe neyse )) Yazarlık işi dünyanın her yerinden olabilir, sen yeter ki yaz yolla bakalım. Neden olmasın?
4- Sence The Sims'in orijinalini almalı mıyım? Ne gibi fark var? Zeb: Ayol böyle uluorta söylenir mi bu? he he! Yani sen orijinalini daha önce aldın ama hatalı çıktı ondan bahsediyorsun değil mi? Öyle olduğunu söyle:). Hayır bir fark yok. Ama orijinali mis gibi kitapçıklı ve kutucuklu (bu ne be?). Almaya değer yani. Hele bir de oyunu beğendiysen arşivinde olmalı (biraz kurtardık)
zamanı....
2- Planescape Torment hakkında ne düşünüyorsun? Ben daha oyunu görmedim ama dergide açıklandığı gibi az karakter var bence. Grubunuza katabileceğiniz adam sayısı kısıtlı. Ama yine de alınması gereken bir oyun fakat buradaki bilgisayarcılar biraz paragöz oldukları için biraz pahalıya satıyorlar. Tabi alması zor oluyor. Zeb; Evet öyle ama güzel bir oyun. Hele bugünlerde güzel oyuna oldukça hasretiz. Bu yüzden biz Planescape'i severek oynadık. Atmosfer bile kurtardı bizi. Daha önce bu bilgisayarcıların tüccar olduğunu söylemiş miydim? İşin ilginci hangi oyunu ne kadara satacaklarını oyun hakkında hiçbir bok bilmemelerine rağmen çok iyi biliyorlar. Tüccar geni bu. Böyle bir gen var bunlarda...
3- Commandos 2'nin ne zaman çıkacağı hakkında bir fikrin var mı? Umarım vardır. Zeb: Maalesef yok. İnternetten üye olduğum binlerce mail bir kadın çıkıp sanatsal bir şekilde “hayır üzgünüm haber yok, size başka bir şey göstermemi ister misiniz?” deyip duruyor bakmayın Ben de merak ettim şimdi.
b £ aj 2 E A E > © 5 E 5 D | 3 > 9 5 >
4- En çok girdiğin internet adreslerinden verir misin? Verirsen sevinirim. Zeb: Tabii, sen istedin: www.scifi.com/ Wwww.download.com/ www.kamernet.com/Reklam hel/ www.muder.com |muderim ne yaptın?1/ www.amazon.com gitme bence)! www sanatsalresimler.com link var ehel|/ ve daha birçoğu.com
5- Sen orada bütün gün bilgisayar başında e-mail mi cevaplıyorsun? Yani ne bileyim Gameshow bence alıcı kitlesi oldukça fazla, mektup yazan sayısı da fazladır herhalde. Canın hiç sıkılmıyor mu? Zeb: Sandığın gibi değil. Mail geliyor ama derginin satış rakamının %62'si civarında geliyor (buna göre dergi kaç satıyor?). Ben de tabii ki oturup bütün gün mail cevaplamıyorum. Ne o öyle robot gibi. Hayatı seviyorum, kendimi seviyorum, yaşanacak çok şey var (İsalak dergi cosmopolitan'ın sloganı bu işte, oradan aklıma geldi).
kAmerin Evrendeki en
6- Bu yeni çıkan netler hakkında ne düşünüyorsun? Sence cılkını çıkarmadılar mı? Bence çıkardılar. 12 ay 10$ gibi ıvır zıvır bence. Zeb: Çok olumsuz şeyler düşünüyorum. Hepsi ıvır zıvır bence. Hele reklam yapanlardan kesinlikle alma. Ucuz olanlardan hiç alma. Sonra bağlandığına pişman olursun. Sorun alt yapı (İki açıkladım yukarıda bir yerde). Tek çare kablonet, umarım o da saçmalamaz. Ne de olsa burası Türkiye. Herhangi bir şeyin kusursuz olacağına inanmıyorum. İnternet bunların en başında geliyor.
7- Sporla aran nasıl? Takım tutuyor musun? Zeb: Sporla aram pek iyi değil, bütün gün bilgisayarlarla haşır neşir birinin spor hayatı FIFA neyin gibi spor oyunlarıyla sınırlı. Bir aralar basket oynuyorduk Boğaziçi Üniversitesinde onda da kavga ettik. Biz beceremiyoruz gerçek sporu. Bu arada Galatasaraylıyım ama koyu değil. Fenerbahçe'nin yenmesinden hiç etkilenmedim, yazık onlara da, dünya şampiyonunu yenmiş gibi sevindiler zavallılar. Hayat verdik onlara (bak şimdi bu ne?)
8- Benim internet aboneliğim bitecek sence hangi netten devam etmeliyim? Zeb: Walla nasıl söylesem ki? Bence küçük kuruluşlardan al. Abone sayıları reklam veren büyük şirketlerden daha az olduğundan daha az sorunla bağlanırsın (sorun hep var, bu unutulmaya..). Geçenlerde yabancı internet şirketlerinden biri Türkiye'deki internetin alt yapı sorunlarından dolayı tıkanma noktasına geldiğini açıkladı. Ama bizim paragöz insanlarımız hala reklamlarda utanmadan “en hızlı internet, en güzel bağlantı” diye bas bas bağırıyorlar. hack edicem hepsini (de bağlantım çok yavaş bir şey yapamıyorum
Artık Mail olarak mektup yollama anl...
Artık Mail
Şimdilik bu kadar soru yeter. İlerleyen saatlerde aklıma soru gelirse yazabilirim. Bu saatte internette yazacak bir şey bulamadım da (0:20). Mali krizi atlattığınıza sevindim. Ayın 10. gününe kadar çıkmayınca kapattığınızı sanmıştım ki. Bir baktım Gameshow hemen atladım fakat yanımda para yoktu. Ama almalıydım, çünkü bir şeyler okumam lazımdı ki bakkal amca sağ olsun. Eh yeter bu kadar. Mengü OKTAY Zeb: Mali krizi biraz atlattık. Şimdilik devam. Geçenlerde bakkala girdim sigara almak için. Yaşlı amca: "Gameshow aldın mı?” dedi. “Evet aldım” dedim. “Mail attın mı?” der “Evet attım” dedim. “O zaman bir dahaki sefere Wordpad'de Türkçe karakterlerle yazıp, rtf kaydederek göndereceksin tamam mı? Hadi al şimdilik sigaranı ve yok ol!” dedi. Kulaklarıma inanamadım.
Gameshow'u okuyorum Zebani, Sanırım, evet sanırım bu mektubun yayınlanması benim için o kadar da önemli olmayacak. Çünkü, sanırım, evet sanırım, beni asıl bu mektubu yazmaya iten Gameshow okuyucusundan çok Zebaniyle iletişim kurmak oldu. Evet, artık eminim, sanırım. Zeb: Ben her türlü iletişime hazırım; sanırım. Evet eminim sanırım. Mektubun yayınlanıyor çünkü çok güzel olmuş sanırım, evet artık! sanırım:
1-) Gameshow atmosferinden belli bir psikoloji çıkmakta ve bu psikoloji bilinçaltını etkilediği gibi bilincin kendisini de etkiliyor. Bunun sonucunda da insanların anlatımı benzeşiyor. Kişilikleri geride itilip onlara daha çok Gameshow yazarları diye bakılıyor. Bu da bütün derginin aynı kişi tarafından yazılmış inancını doğuruyor ki bu da yazılardaki anlatımlara bu inançtan dolayı aynı anlamı yüklüyor. Kişiler kendilerinden kopuyorlar ve de Gameshow oluyorlar. Bir kaç radikal, Burçak, bazı özellikleriyle Gameshow sıfatından kopmaya çalışsalar da gene de Gameshow'u kendi benliklerinde erittikleri için orada kalıyorlar. Bana en büyük tehlike gibi gözüken imkan bir gün Gameshow yazarının artık fotokopideki Gameshow yazarıyla eş tutmaması ve bunun da değişimin değil, zamanın olması. Gameshow değişmeyecek fakat okuyucular bazı faktörlerden dolayı değiştiğini sanması ve Gameshow yazarına başka bir gözle bakması. Kör inancın değişmesi. Zaten dogmatik olanın sarsılması. Aynı manzara için yeni gözler. Aynı müzik için yeni kulaklar. Aynı koku için yeni bir burun.
Gameshow değişmiyor. Kapalı olan kapanıp vazgeçiyor. İnanç değişiyor. Bence bu sizi öldürecek. Zeb: Bu nefis ifadelere benim ekleyeceğim pek fazla bir şey yok. Bir şey dışında: Gameshow'a herkes kendinden bir şeyler katıyor. Kağıttaki yazarlar ile dışarıdaki yazarlar arasında fazla bir fark yok. Yaşadıkları gibi yazıyorlar, Her gün bir şeylerden etkileniyorlar ve yansıtıyorlar. Yediğimiz, içtiğimiz aynı olsa da dünyaya baktığımız gözler Gameshow penceresinden bakıldığında farklılık kazanıyor. Oyun oynayan ve bunu iş haline getirip eğlenmesini bilen kocaman çocuklarız aslında. Eğer hepimizi tanıyor olsaydın kendi hayat görüşlerini ve kişiliklerini yazılarına bu kadar yansıtan başka yazarlar var mıdır diye düşünüyor olurdun. İşte esas fark bu. Diğerlerinde olmayan şey bu. Değişen yazarlar için eski dogmatikler; eski kafalar, eski alışkanlıklar. Bence bizi bu öldürecek.
2-) Ben de yazar olmak isterdim ama iyi yazar olacak kadar iyi değilim. Yok mu şu mavra köşesi falan beni oraya atsanız. Kamer'e de yakınım. Boş verin, Zaten hep öyle yaptınız. Zeb: Yazar olmak istersen sende yazar olma potansiyeli var diyeceğim ama sen “boş verdiğimize” inanmışsan sadece kuru bir “yaz gönder”
beceriksizliğin doruklarında oluyorum. Benim bildiğim Quake'de kayarken daha uzağa zıplamak için. Doğru zamanda sıçrıyorsun ve sağa sola strafe yapıyorsun. Quake manyakları bunun işe yarayan en iyi teknik olduğunu söylüyorlar. Sen rocket jump'ı dene. Nasıl olduğunu biliyorsun değil mi lütfen biliyorum de :)))
inanmıyorum, sadece bir kere aşık oldum onda da kazığı boylu boyunca yedim. Tutkuyu anlarım, içinde aşk yoksa. Ama aşık olup da denizin, güneşin ve havanın yeniden yaratılmasını anlayamam. Bu kadar... Duygusuzum değil mi? hayır işte değil ehel)
10-) Senle arkadaş olmak isterdim Zebani. Zeb: İmkansız değil. Bir gün Kamer'e gel ve tanışalım. Ben yabancı değilim, bunu anlarsan iş bitmiştir. ama.
6-) Hmmm sana önerebileceğim kitaplar Moby Dick, Herman Melville tarafından, ve Ulysses (böyle mi yazıyorduk), James Joyce tarafından. İkisi de edebiyat bilgisi gerektiren ağır kitaplardır. Ayrıca hiç okumadıysan Heidegger ve Camus okumanı öneririm. Hayat felsefende değişiklik yapacak olan iki filozof olduğuna inanıyorum. Zeb: James Joyce'u duydum ama okumadım. Heidegger ve Camus'nun bütün kitaplarını okudum merak etme. Sadece bilim kurgu okumuyorum. Bu değerli yazarlar kütüphanemin en güzel yerlerinde duruyorlar, Özellikle şiirsel karamsarlığı mükemmel. Tavsiye ediyorum size Overdose'cular (artık tavsiye edebiliyorum sanırım)
11-) Fakat büyük ihtimalle beni küçümseyebilirsin. Tuzlu zaman benim şu anda oluşumu fazla aşkınca çözmedi. Şimdi Gameshow okuyacağım ve son kalan bir kaç sayfayı bitirdiğimi sanacağım. Bizler aptalız. Bir dergi de Gameshow'u okuduğumuzu sanarız. Hayır Zebani. Asıl mektup şimdi yazılıyor. Zeb: Anlamamışsın işte. Hem de büyük bir ihtimalle anlamamışsın. Beni gözü kalkık yazar formatında düşünüyorsan zaten Gameshow'a yabancısındır. Ulaşılmayan bir yerde değilim, olduğum yerdeyim, Fakat sen zihninde Polat'ı çarpıtmışsın.. Ve esas cevap daha verilmedi
7-) Tamam anladık Metal ve bilimkurgu fakat hiç Queen? Tamam metal fakat bir kez bile Show
Hoşça kal. Must Go On? Tamam hep her zaman metal fakat hiç We Will Rock You? Innuendo? We Are The Champions?
kısa...
Emre Can Kın, Mahir
Can Ahka, Yunus Emre Feyzioğlu, Mehmet Kahraman, Mert Türkoğlu, Bilenler, Gürçen Balk, Onur Çelik, Cihan Can, Reha Muhtar Kocataş, Şüpheli İbrahim Taşyurt, Sidar Şahin, Salih Kırt, Mert Hm, diyebilirim. Biraz haksızlık ediyorsun. Eğer iş boş vermeye geliyorsa bu senin dergiye gönderdiğin ilk mail ama belli ki Gameshow'u yakından takip ediyorsun. İletişim kurmak için şu anı bekleyen sen daha önce “boş vermiş" olmuyor muydun? Tek tek bütün okuyucuların bizimle iletişim kurup düşüncelerini söylemelerini istiyor olmamız ama ancak %2'sinin bunu yapıyor olmasına ne demeli?... Esas “boş veren"lere ne demeli?
3-) Şimdi daha iyi anlıyorum. İnsan Gameshow için bir şeyler yazarken Gameshow olma kaygısı da taşıyor. Zeb: İçimizden gelen her yazma eyleminin içinde bir yazı yazma aşkı var. Kaygı değil, yazma isteği var. His, samimiyet ve sıcaklık var. Bizim tek kaygımız anlaşılamamak. Nedeni biliyor musun? Birinci cevaba tekrar bak.
â-) CD vermeyin. Zeb: CD vermedik ki zaten (inkarın da bu kadarı:))1.
5-) Quake II'de nightmare nasıl alt edilir? Yani fazla çalışmak seçeneğini denedim. Fakat olmadı. Strafe jump olayını da çözemedim. Takla falan mı atıyorsun strafe jump yapınca? Ne oluyor? Zeb: Walla bu Quake meselesi benim yeteneğimi aşan bir şey. Hiç anlamıyorum. Bir kere oynadım Kamer'de ve herkese rezil oldum. Gelen geçen beni vurdu. O sırada ben hala tuşlara bakıyordum. Quake tipi oyunlar söz konusu olunca ler, Tutku Tuzlu Baran, Zero Cool (yapma yaa! Twırgit, Aras Barlas İm mükemmel Hanın Alpay Levent, Tarık Şirin, Ali Can Ökten, Gökberk Fasan Ali Güle, Gül Erkaymaz, Emre Sarı, Ere Çınardan, Baran Akeren, Okan Zeb: Evet sadece metal, hayır sadece bilimkurgu değil. bütün albümlerini dinledim. Hem de tekrar tekrar. Innuendo bir zamanlar hayatımın albümüydü. Hatta kaseti eskimişti de gidip tekrar almıştım. Yaaa, beni bir tanısaydın (gel bir gün Kamer'e]
8-)Benim toplum hakkında normal ve radikal düşüncelerim var. Bir gün bir mail at da politika falan tartışalım. Zeb: Toplum hakkında hem normal hem de radikal düşüncelerin arasında kalmak pek kolay değil sanırım. Politik düşüncelerim pek yok. Politikayı sevmiyorum. İnsanları aptal yerine koyuyor bence. Hele bir de işin retoriğini bilenler (Hitler mesela), kitleleri inanılmaz etkileyebiliyor. Hatta biraz daha konuşursam ağzımı bozacağım, en iyisi mail :))
9-)Hayır hayat bu olamaz. Yeni bilgisayarımda neden ilk çektiğim şarkı o kızın sevdiği şarkı ve neden onun gözleri mavi ve ben hala denize bakıp teselli bulmaya çalışıyorum ve neden güneş var? Güneş var çünkü bu tutku benliğime sığamazdı ve bir gün kopup güneş oldu. Demek o kadar yanıyordum? Onun gözleri o kadar güzel? Güzellik bir gün onun gözlerine sığmadı ve evet, bende bir şey kuşların kanat çırpışları gibi sallanıyor, okyanusları, denizleri oluşturdu. Güneş o günden beri denizin üstüne batıp ölmeyi bekliyor. İnsan aşık da olurmuş. Tutkuyla... Zeb: Bu konuda hissettiklerini anlamam mümkün değil. Metafizik bir imkansızlık maalesef. Ben aşka
Keren,
Aşağıdaki
isimlere maillerinden dolayı teşekkür ediyorum.
Mete Hoca (merhaba hocam beni hatırladınız mı? :)1,
Boran 'aml k, rem Uygun [ ok kan, Yi it Ulucan, 'alar
Kalac ol
(Evet dostlar işte bu ayın sonu. Bir şeylere başlamış da olsak bir yerde son nokta hep olmak zorunda. Ama şimdilik buna son nokta demeyelim de üç nokta diyelim... Önümüzdeki aya kadar üç noktanın gerisini tamamlamak için tekrar burada olacağım. Eleştirilerinizi, mektuplarınızı ya da maillerinizi bekliyorum. Hayallerle dolu