Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 91
Gameshow değişmiyor. Kapalı olan kapanıp vazgeçiyor. İnanç değişiyor. Bence bu sizi öldürecek. Zeb: Bu nefis ifadelere benim ekleyeceğim pek fazla bir şey yok. Bir şey dışında: Gameshow'a herkes kendinden bir şeyler katıyor. Kağıttaki yazarlar ile dışarıdaki yazarlar arasında fazla bir fark yok. Yaşadıkları gibi yazıyorlar, Her gün bir şeylerden etkileniyorlar ve yansıtıyorlar. Yediğimiz, içtiğimiz aynı olsa da dünyaya baktığımız gözler Gameshow penceresinden bakıldığında farklılık kazanıyor. Oyun oynayan ve bunu iş haline getirip eğlenmesini bilen kocaman çocuklarız aslında. Eğer hepimizi tanıyor olsaydın kendi hayat görüşlerini ve kişiliklerini yazılarına bu kadar yansıtan başka yazarlar var mıdır diye düşünüyor olurdun. İşte esas fark bu. Diğerlerinde olmayan şey bu. Değişen yazarlar için eski dogmatikler; eski kafalar, eski alışkanlıklar. Bence bizi bu öldürecek.
2-) Ben de yazar olmak isterdim ama iyi yazar olacak kadar iyi değilim. Yok mu şu mavra köşesi falan beni oraya atsanız. Kamer'e de yakınım. Boş verin, Zaten hep öyle yaptınız. Zeb: Yazar olmak istersen sende yazar olma potansiyeli var diyeceğim ama sen “boş verdiğimize” inanmışsan sadece kuru bir “yaz gönder”
beceriksizliğin doruklarında oluyorum. Benim bildiğim Quake'de kayarken daha uzağa zıplamak için. Doğru zamanda sıçrıyorsun ve sağa sola strafe yapıyorsun. Quake manyakları bunun işe yarayan en iyi teknik olduğunu söylüyorlar. Sen rocket jump'ı dene. Nasıl olduğunu biliyorsun değil mi lütfen biliyorum de :)))
inanmıyorum, sadece bir kere aşık oldum onda da kazığı boylu boyunca yedim. Tutkuyu anlarım, içinde aşk yoksa. Ama aşık olup da denizin, güneşin ve havanın yeniden yaratılmasını anlayamam. Bu kadar... Duygusuzum değil mi? hayır işte değil ehel)
10-) Senle arkadaş olmak isterdim Zebani. Zeb: İmkansız değil. Bir gün Kamer'e gel ve tanışalım. Ben yabancı değilim, bunu anlarsan iş bitmiştir. ama.
6-) Hmmm sana önerebileceğim kitaplar Moby Dick, Herman Melville tarafından, ve Ulysses (böyle mi yazıyorduk), James Joyce tarafından. İkisi de edebiyat bilgisi gerektiren ağır kitaplardır. Ayrıca hiç okumadıysan Heidegger ve Camus okumanı öneririm. Hayat felsefende değişiklik yapacak olan iki filozof olduğuna inanıyorum. Zeb: James Joyce'u duydum ama okumadım. Heidegger ve Camus'nun bütün kitaplarını okudum merak etme. Sadece bilim kurgu okumuyorum. Bu değerli yazarlar kütüphanemin en güzel yerlerinde duruyorlar, Özellikle şiirsel karamsarlığı mükemmel. Tavsiye ediyorum size Overdose'cular (artık tavsiye edebiliyorum sanırım)
11-) Fakat büyük ihtimalle beni küçümseyebilirsin. Tuzlu zaman benim şu anda oluşumu fazla aşkınca çözmedi. Şimdi Gameshow okuyacağım ve son kalan bir kaç sayfayı bitirdiğimi sanacağım. Bizler aptalız. Bir dergi de Gameshow'u okuduğumuzu sanarız. Hayır Zebani. Asıl mektup şimdi yazılıyor. Zeb: Anlamamışsın işte. Hem de büyük bir ihtimalle anlamamışsın. Beni gözü kalkık yazar formatında düşünüyorsan zaten Gameshow'a yabancısındır. Ulaşılmayan bir yerde değilim, olduğum yerdeyim, Fakat sen zihninde Polat'ı çarpıtmışsın.. Ve esas cevap daha verilmedi
7-) Tamam anladık Metal ve bilimkurgu fakat hiç Queen? Tamam metal fakat bir kez bile Show
Hoşça kal. Must Go On? Tamam hep her zaman metal fakat hiç We Will Rock You? Innuendo? We Are The Champions?
kısa...
Emre Can Kın, Mahir
Can Ahka, Yunus Emre Feyzioğlu, Mehmet Kahraman, Mert Türkoğlu, Bilenler, Gürçen Balk, Onur Çelik, Cihan Can, Reha Muhtar Kocataş, Şüpheli İbrahim Taşyurt, Sidar Şahin, Salih Kırt, Mert Hm, diyebilirim. Biraz haksızlık ediyorsun. Eğer iş boş vermeye geliyorsa bu senin dergiye gönderdiğin ilk mail ama belli ki Gameshow'u yakından takip ediyorsun. İletişim kurmak için şu anı bekleyen sen daha önce “boş vermiş" olmuyor muydun? Tek tek bütün okuyucuların bizimle iletişim kurup düşüncelerini söylemelerini istiyor olmamız ama ancak %2'sinin bunu yapıyor olmasına ne demeli?... Esas “boş veren"lere ne demeli?
3-) Şimdi daha iyi anlıyorum. İnsan Gameshow için bir şeyler yazarken Gameshow olma kaygısı da taşıyor. Zeb: İçimizden gelen her yazma eyleminin içinde bir yazı yazma aşkı var. Kaygı değil, yazma isteği var. His, samimiyet ve sıcaklık var. Bizim tek kaygımız anlaşılamamak. Nedeni biliyor musun? Birinci cevaba tekrar bak.
â-) CD vermeyin. Zeb: CD vermedik ki zaten (inkarın da bu kadarı:))1.
5-) Quake II'de nightmare nasıl alt edilir? Yani fazla çalışmak seçeneğini denedim. Fakat olmadı. Strafe jump olayını da çözemedim. Takla falan mı atıyorsun strafe jump yapınca? Ne oluyor? Zeb: Walla bu Quake meselesi benim yeteneğimi aşan bir şey. Hiç anlamıyorum. Bir kere oynadım Kamer'de ve herkese rezil oldum. Gelen geçen beni vurdu. O sırada ben hala tuşlara bakıyordum. Quake tipi oyunlar söz konusu olunca ler, Tutku Tuzlu Baran, Zero Cool (yapma yaa! Twırgit, Aras Barlas İm mükemmel Hanın Alpay Levent, Tarık Şirin, Ali Can Ökten, Gökberk Fasan Ali Güle, Gül Erkaymaz, Emre Sarı, Ere Çınardan, Baran Akeren, Okan Zeb: Evet sadece metal, hayır sadece bilimkurgu değil. bütün albümlerini dinledim. Hem de tekrar tekrar. Innuendo bir zamanlar hayatımın albümüydü. Hatta kaseti eskimişti de gidip tekrar almıştım. Yaaa, beni bir tanısaydın (gel bir gün Kamer'e]
8-)Benim toplum hakkında normal ve radikal düşüncelerim var. Bir gün bir mail at da politika falan tartışalım. Zeb: Toplum hakkında hem normal hem de radikal düşüncelerin arasında kalmak pek kolay değil sanırım. Politik düşüncelerim pek yok. Politikayı sevmiyorum. İnsanları aptal yerine koyuyor bence. Hele bir de işin retoriğini bilenler (Hitler mesela), kitleleri inanılmaz etkileyebiliyor. Hatta biraz daha konuşursam ağzımı bozacağım, en iyisi mail :))
9-)Hayır hayat bu olamaz. Yeni bilgisayarımda neden ilk çektiğim şarkı o kızın sevdiği şarkı ve neden onun gözleri mavi ve ben hala denize bakıp teselli bulmaya çalışıyorum ve neden güneş var? Güneş var çünkü bu tutku benliğime sığamazdı ve bir gün kopup güneş oldu. Demek o kadar yanıyordum? Onun gözleri o kadar güzel? Güzellik bir gün onun gözlerine sığmadı ve evet, bende bir şey kuşların kanat çırpışları gibi sallanıyor, okyanusları, denizleri oluşturdu. Güneş o günden beri denizin üstüne batıp ölmeyi bekliyor. İnsan aşık da olurmuş. Tutkuyla... Zeb: Bu konuda hissettiklerini anlamam mümkün değil. Metafizik bir imkansızlık maalesef. Ben aşka
Keren,
Aşağıdaki
isimlere maillerinden dolayı teşekkür ediyorum.
Mete Hoca (merhaba hocam beni hatırladınız mı? :)1,
Boran 'aml k, rem Uygun [ ok kan, Yi it Ulucan, 'alar
Kalac ol
(Evet dostlar işte bu ayın sonu. Bir şeylere başlamış da olsak bir yerde son nokta hep olmak zorunda. Ama şimdilik buna son nokta demeyelim de üç nokta diyelim... Önümüzdeki aya kadar üç noktanın gerisini tamamlamak için tekrar burada olacağım. Eleştirilerinizi, mektuplarınızı ya da maillerinizi bekliyorum. Hayallerle dolu
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 90
-Hikaye
ye mail göndermeyi unutmayın
Ve mail göndermeyi unutmayın mümkün değil Başta söylediklerin bana çok tutarsız gelmesi dışında fena değildin. Bir gün Kamere gel kulağına “Overdose'a mail göndermeyenin üstelik Wordpad'de Türkçe karakterlerle yazıp rtf kaydetmeyenin kulakları aksın” diyeceğim kAmerin Evrendeki en iyi bilgisayarcı olduğunu Söylemiş miydim?
Sim Polat,
Tekrar merhaba, nasılsın? Umarım kapanmayı düşünmüyorsunuzdur. Çünkü ne olursa olsun aldığım tek dergiyi (Gameshow) kapatmayın. Bunu bize yapamazsınız. Şu yazar işi illaki İstanbul'dan mı olmalı? Merak ettiğim birkaç şey var, cevaplarsan sevinirim. Zeb: Hayır kapatmayı düşünmüyoruz şimdilik: o korkunç mali krizi az da atlattık. Biz hiç istemiyoruz Gameshow'a bir şey olmasını. Buna izin vermeyeceğiz gerekirse yeraltına inece...ehe neyse )) Yazarlık işi dünyanın her yerinden olabilir, sen yeter ki yaz yolla bakalım. Neden olmasın?
4- Sence The Sims'in orijinalini almalı mıyım? Ne gibi fark var? Zeb: Ayol böyle uluorta söylenir mi bu? he he! Yani sen orijinalini daha önce aldın ama hatalı çıktı ondan bahsediyorsun değil mi? Öyle olduğunu söyle:). Hayır bir fark yok. Ama orijinali mis gibi kitapçıklı ve kutucuklu (bu ne be?). Almaya değer yani. Hele bir de oyunu beğendiysen arşivinde olmalı (biraz kurtardık)
zamanı....
2- Planescape Torment hakkında ne düşünüyorsun? Ben daha oyunu görmedim ama dergide açıklandığı gibi az karakter var bence. Grubunuza katabileceğiniz adam sayısı kısıtlı. Ama yine de alınması gereken bir oyun fakat buradaki bilgisayarcılar biraz paragöz oldukları için biraz pahalıya satıyorlar. Tabi alması zor oluyor. Zeb; Evet öyle ama güzel bir oyun. Hele bugünlerde güzel oyuna oldukça hasretiz. Bu yüzden biz Planescape'i severek oynadık. Atmosfer bile kurtardı bizi. Daha önce bu bilgisayarcıların tüccar olduğunu söylemiş miydim? İşin ilginci hangi oyunu ne kadara satacaklarını oyun hakkında hiçbir bok bilmemelerine rağmen çok iyi biliyorlar. Tüccar geni bu. Böyle bir gen var bunlarda...
3- Commandos 2'nin ne zaman çıkacağı hakkında bir fikrin var mı? Umarım vardır. Zeb: Maalesef yok. İnternetten üye olduğum binlerce mail bir kadın çıkıp sanatsal bir şekilde “hayır üzgünüm haber yok, size başka bir şey göstermemi ister misiniz?” deyip duruyor bakmayın Ben de merak ettim şimdi.
b £ aj 2 E A E > © 5 E 5 D | 3 > 9 5 >
4- En çok girdiğin internet adreslerinden verir misin? Verirsen sevinirim. Zeb: Tabii, sen istedin: www.scifi.com/ Wwww.download.com/ www.kamernet.com/Reklam hel/ www.muder.com |muderim ne yaptın?1/ www.amazon.com gitme bence)! www sanatsalresimler.com link var ehel|/ ve daha birçoğu.com
5- Sen orada bütün gün bilgisayar başında e-mail mi cevaplıyorsun? Yani ne bileyim Gameshow bence alıcı kitlesi oldukça fazla, mektup yazan sayısı da fazladır herhalde. Canın hiç sıkılmıyor mu? Zeb: Sandığın gibi değil. Mail geliyor ama derginin satış rakamının %62'si civarında geliyor (buna göre dergi kaç satıyor?). Ben de tabii ki oturup bütün gün mail cevaplamıyorum. Ne o öyle robot gibi. Hayatı seviyorum, kendimi seviyorum, yaşanacak çok şey var (İsalak dergi cosmopolitan'ın sloganı bu işte, oradan aklıma geldi).
kAmerin Evrendeki en
6- Bu yeni çıkan netler hakkında ne düşünüyorsun? Sence cılkını çıkarmadılar mı? Bence çıkardılar. 12 ay 10$ gibi ıvır zıvır bence. Zeb: Çok olumsuz şeyler düşünüyorum. Hepsi ıvır zıvır bence. Hele reklam yapanlardan kesinlikle alma. Ucuz olanlardan hiç alma. Sonra bağlandığına pişman olursun. Sorun alt yapı (İki açıkladım yukarıda bir yerde). Tek çare kablonet, umarım o da saçmalamaz. Ne de olsa burası Türkiye. Herhangi bir şeyin kusursuz olacağına inanmıyorum. İnternet bunların en başında geliyor.
7- Sporla aran nasıl? Takım tutuyor musun? Zeb: Sporla aram pek iyi değil, bütün gün bilgisayarlarla haşır neşir birinin spor hayatı FIFA neyin gibi spor oyunlarıyla sınırlı. Bir aralar basket oynuyorduk Boğaziçi Üniversitesinde onda da kavga ettik. Biz beceremiyoruz gerçek sporu. Bu arada Galatasaraylıyım ama koyu değil. Fenerbahçe'nin yenmesinden hiç etkilenmedim, yazık onlara da, dünya şampiyonunu yenmiş gibi sevindiler zavallılar. Hayat verdik onlara (bak şimdi bu ne?)
8- Benim internet aboneliğim bitecek sence hangi netten devam etmeliyim? Zeb: Walla nasıl söylesem ki? Bence küçük kuruluşlardan al. Abone sayıları reklam veren büyük şirketlerden daha az olduğundan daha az sorunla bağlanırsın (sorun hep var, bu unutulmaya..). Geçenlerde yabancı internet şirketlerinden biri Türkiye'deki internetin alt yapı sorunlarından dolayı tıkanma noktasına geldiğini açıkladı. Ama bizim paragöz insanlarımız hala reklamlarda utanmadan “en hızlı internet, en güzel bağlantı” diye bas bas bağırıyorlar. hack edicem hepsini (de bağlantım çok yavaş bir şey yapamıyorum
Artık Mail olarak mektup yollama anl...
Artık Mail
Şimdilik bu kadar soru yeter. İlerleyen saatlerde aklıma soru gelirse yazabilirim. Bu saatte internette yazacak bir şey bulamadım da (0:20). Mali krizi atlattığınıza sevindim. Ayın 10. gününe kadar çıkmayınca kapattığınızı sanmıştım ki. Bir baktım Gameshow hemen atladım fakat yanımda para yoktu. Ama almalıydım, çünkü bir şeyler okumam lazımdı ki bakkal amca sağ olsun. Eh yeter bu kadar. Mengü OKTAY Zeb: Mali krizi biraz atlattık. Şimdilik devam. Geçenlerde bakkala girdim sigara almak için. Yaşlı amca: "Gameshow aldın mı?” dedi. “Evet aldım” dedim. “Mail attın mı?” der “Evet attım” dedim. “O zaman bir dahaki sefere Wordpad'de Türkçe karakterlerle yazıp, rtf kaydederek göndereceksin tamam mı? Hadi al şimdilik sigaranı ve yok ol!” dedi. Kulaklarıma inanamadım.
Gameshow'u okuyorum Zebani, Sanırım, evet sanırım bu mektubun yayınlanması benim için o kadar da önemli olmayacak. Çünkü, sanırım, evet sanırım, beni asıl bu mektubu yazmaya iten Gameshow okuyucusundan çok Zebaniyle iletişim kurmak oldu. Evet, artık eminim, sanırım. Zeb: Ben her türlü iletişime hazırım; sanırım. Evet eminim sanırım. Mektubun yayınlanıyor çünkü çok güzel olmuş sanırım, evet artık! sanırım:
1-) Gameshow atmosferinden belli bir psikoloji çıkmakta ve bu psikoloji bilinçaltını etkilediği gibi bilincin kendisini de etkiliyor. Bunun sonucunda da insanların anlatımı benzeşiyor. Kişilikleri geride itilip onlara daha çok Gameshow yazarları diye bakılıyor. Bu da bütün derginin aynı kişi tarafından yazılmış inancını doğuruyor ki bu da yazılardaki anlatımlara bu inançtan dolayı aynı anlamı yüklüyor. Kişiler kendilerinden kopuyorlar ve de Gameshow oluyorlar. Bir kaç radikal, Burçak, bazı özellikleriyle Gameshow sıfatından kopmaya çalışsalar da gene de Gameshow'u kendi benliklerinde erittikleri için orada kalıyorlar. Bana en büyük tehlike gibi gözüken imkan bir gün Gameshow yazarının artık fotokopideki Gameshow yazarıyla eş tutmaması ve bunun da değişimin değil, zamanın olması. Gameshow değişmeyecek fakat okuyucular bazı faktörlerden dolayı değiştiğini sanması ve Gameshow yazarına başka bir gözle bakması. Kör inancın değişmesi. Zaten dogmatik olanın sarsılması. Aynı manzara için yeni gözler. Aynı müzik için yeni kulaklar. Aynı koku için yeni bir burun.