Gameshow sayı 48, sayfa 88

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 88

Sarf ettiğin

cümle çok eski ve yanlışlığı idealist felsefecilerin göre. Uğraş ERGÜN Zeb: Mektubunu yayınlıyorum, ne için biliyor musun? "yayınlamasan da canın sağolsun” dediğin için, aa bi dakika sonra da tehdit etmişsin dağıtırım diye. Ne güzel gidiyorduk işte. Bak şimdi sen Kameri dağıtmadan önce şunu iyice düşün: “Ama ben kameri dağıtırsam bir daha Overdose'a mail atamam ki? Üstelik Wordpad'de Türkçe karakterlerle yazıp rtf formatında da kaydedemem. O zaman ne yaparım ben?” Ne yapacağını söyliyim mi ben? Sor ki söyleyeyim :))

Merhaba Zebani,

Bu sana gönderdiğim ilk mail. Aslında ne zamandır göndermek istiyordum fakat olmamıştı işte... Yarım saattir internete bağlanmaya çalışıyorum ama hatlar hep meşgul. Ben de daha fazla dayanamadım ve işte dedim tam zamanı artık Zebani'ye mail göndermeliyim. Bu arada adım Onur. 21 yaşında, üniversiteyi bitireli 2 ay olmuş bir vatandaşım. Annem ve babam emekli olduktan sonra İzmir'e bağlı Özdere adında bir tatil beldesine yerleştik ve hayatımızı burada sürdürüyoruz. Buralar oldukça güzel... Deniz, temiz hava, sessizlik, ormanlar falan var ama en önemlisi kafa şişiren, sinir bozan insanlar yok. GameShow'u siyah-beyaz olduğu günlerden beri alıyorum. Hiçbir sayısını kaçırmadım. İlk Gameshow alışım da çok ilginç olmuştu. Dershane çıkışında arkadaşlarla durakta bekliyorduk ve ben o günlerde çıkan PC Oyun dergisini almak için gazeteciye girmiştim. Tam o sırada otobüs geldi ve arkadaşlar heyecanla bana seslenmeye başladılar. Ben de tam o anda Gameshow'u gördüm. O sayıda NBA LIVE'ın tanıtımı vardı (sanırım Nisan 96 sayısıydı) o iki saniye içinde nasıl olduysa PC Oyunu yerine bırakıp Gameshow alıp parasını verip son sürat otobüse binmişim!! Ama çok da iyi olmuş o birkaç saniyelik heyecan ile bilmeden NBA Live'ı merak ederek aldığım Gameshow bana tanımadan, konuşmadan, bir arada bulunmadan da birilerini dost olarak görebileceğimi öğretti. Belki sana çok saçma gelecek ama hepinizi de kendime o kadar yakın görüyorum ki bunu sana anlatamam. Sanki ben de dergi bünyesinde sizlerle beraber mişin gibi, sizlerle birlikte aynı ortamı paylaşıyormuşum gibi her ay aynı duyguları hissediyorum. Çevremdeki insanları, özellikle de yakından tanıdıkça o kadar hayal kırıklığına uğruyorum ki... İnan bana bu ülkede karşısındakine değer veren kimse kalmamış neredeyse... Bu kadar dejenerasyon geçirmiş bir toplumun içinde sizler gibi güzel bir şeyler yapmaya çalışanların gereken değeri görememesi hem çok üzücü hem de sinir bozucu geliyor bana... Annem de Gameshow'u benim gibi ilgiyle takip ediyor ve o da bu durumdan çok rahatsız. Aslında o da sana bir mail gönderecekti fakat şu anda uyuyor. Belki daha sonra o da gönderir. Belki Gameshow bir gün yine kapanacak ve bir daha çıkmayacak, belki de sonsuza kadar bizlerle birlikte olacak. Ama sonuç ne olursa olsun bizlere bir bilgisayar oyun dergisinin sevgiyi, dostluğu, paylaşmayı ve bir çok güzel ve insani duyguyu öğretebileceğini gösterdiğiniz için hepinize kendi adıma teşekkür ediyorum. Şimdi de adet yerini bulsun birkaç soru soralım... Zeb: İki yılda üniversite bitirdiysen okumuş sayılmazsın. Şöyle 8-9 senede bitireceksin ki işe yarasın. Şaka bir yana bu çok içten düşüncelerin için mutlu olduğumu söylemek istiyorum. Gameshow'u ve bizi sevenleri görmek çok güzel, İşte gürültü, stres ve sinir bozucu insanlar olmadan yaşanan bir yerde böyle sağlıklı düşünceler çıkıyor. Hayır bana saçma gelmiyor bizimle beraber oluyormuşun gibi hissetmen. Düşüncelerin ve duyguların dünyasında mesafelerin önemi yok. Kalplerimiz aynı ritimde atıyor. Biz kendimizi bir çok parçaya bölüyoruz, bu parçaların her biri samimi ve içten. Birleştirdiğinde ismi Gameshow oluyor. Ve sen sadece sana gelen parçayı değil, bütünü hissediyorsun |dayanamıyorum ağlayacağım Annenin de bizi okuması ve özellikle bana mail gönderecek olması itiraf edeyim ki çok şaşırtıcı, çok güzel. Kendilerine burdan selam yolluyorum, Yalnız dikkat etsin wordpad'de türkçe karakterlerle yazıp rtf kaydederek göndermesi gerekiyor, yoksa yayınlamam (tüh rezil! burda söyleme bari!). Adet yerini bulsun bakalım: 1) Mart sayınızdaki o logo ne öyle? Bir daha görmeyeyim! Eski Gameshow logosunu isteriz! (Annem de istiyor) Zeb: Ya o logo'yu zaten hiç beğenmezdim. Estetik duygularıma tecavüz ediyordu. Şimdi ki logo gayet stil ve de güzel. Estetik duygularım da senelerdir hasret kaldığı tatmini buldu böylece |ya erötik hikaye gibi oldu Yakında sen de seveceksin. O logo'nun kendi içinde bir büyüsü var. Sonra kendini sevdiriyormuş (açıklamasında yazıyor) 2) Mektup kısmını bir soru bir cevap şeklinde yapman iyi olmuş. Bence bu şekilde devam et, (Bu soru olmadı) Zeb: Hayır önümüzdeki ay kaldıracağım, hatta sadece soruları basıp bir sonraki ay cevapları vereceğim, E bu da olmadı! 3) Sen hep tuhaf gürültüler çıkaran şeyler mi dinlersin? Mesela ben Grup Yorum dinliyorum sen hiç dinlemez misin? Zeb: Tuhaf gürültüler çıkaran şeyler mi? Cık cık cık. Ben grup yorumun hep aynı, şekilsiz, klişe müziklerine bişey diyor muyum? (Hayır dinlemedim grup yorumu! nerden çıkardınız? :))). Ben Metal müziğe gönülden bağlı bir insanım, hatta dinlediğim müziğe aşığım. Duymiyim bi daha senden böyle tuhaf gürültüler, çok ayıp,

4) Gençler bu ülkenin geleceği... Etraftaki gençlere bakıyorum da... Nasıl olacak bu işler? Zeb: Şimdi ki gençlerin bu ülkenin geleceği olması üzücü bir durum ise de artık bunun için kaygılanmak gerekmiyor. Çünkü gençlere, bugün kendilerine yol gösterecek hiç bir şey kalmadı. Kalanların hepsi ellerinden alındı ve yerine ucuz “çeneni kapa ve tüket” yazılı bir etiket konuldu. Tabii onlar da bunu “alın yazıları” yapmakta bir an olsun gecikmediler. Anlayacağın bu işler olmayacak (baştan söyleseydik keşke)

5) Yaa benim internete her girme denememde bilgisayar birkaç kere kendi kendine resetleniyor ne ki bu? Zeb: Bu kendi kendine resetlenme durumu 1 kaç ay önce benim de başıma geldi. Daha doğrusu benim bilgisayar “Fatal exception" verip kendisi gidiyordu. Bu sorunu halletmek için Windrivers.com adresine gitmeni öneriyorum. Orada “Exceptions” denen bir bölüm var. Hata cinsini ve muhtemel çözümünü (evet muhtemel, tam değil. Keza benim HD'yi formatlamak zorunda kaldım) bulup uygulayabilirsin. Dikkatli olmanı öneriyorum yapamayasın diye söyledim, senin biraz strese ihtiyacın var:)))

Lütfen

Mektup

larinızi

Maille

yollayın.

6) Mart sayısı en son sayfada dikkat bölümünde imha edilecek olan ne? Zeb: Gameshow'un bazı sorumsuz yazarları. Bu ay daha az uyuz ettiler beni ama yine de yapacaklarını yaptılar yazı yazmıyor bunlar!)

7) Bu ülkede çarka kapılmadan yaşamanın bir yolu var mı acaba? (çok merak ediyorum de Soruları cevaplarsan sevinirim. Ama cevaplamasan bile en azında aldığını bilsem de yeter. Hoşçakal... Onur Göndem Zeb: Soruyu daha da genişletelim: Bu ülkeyi bırak dünya da bunun bir yolu var mı? Bizim ülke yine de biraz tembellik yapıp (tüm bayramlar) geçici de olsa çarkları durdurabiliyor sorunlu çalışıyor). Baştaki duyguların ve düşüncelerin için teşekkür ediyorum. Gerçek Gameshow'cuların olduğunu bilmek ne güzel. Geçenlerde Beşiktaşta döner alıyordum. Paket yapmalarını söyledim ve hesabı ödemek için kasaya gittim. Kaç para? dedim. Kasadaki adam ise: “Eğer Overdose'a mail gönderirsen, üstelik Wordpad'de türkçe karakterlerle yazıp rtf kaydederek gönderirsen para almam" dedi. E-orayı ben yazıyorum dedim. parayı ödememi istedi. Hayret...

Selam Zebani, Nasılsın? (bunu cevaplamasan da olur, yazık ellerine kıyamam ben sana) Bana belki “a kabız diyebilirsiniz” ama ben bu dergiyi daha yeni keşfettim. Aslında daha önceden abim sayesinde biliyordum ama hiç okumak kısmet olmamıştı. Diğer dergiler gibi sadece apti apti oyun açıklıyorsunuz sanmıştım.(ama öle değilmiş). Aslında önce seni metal dinliyon diye sevmiştim ama sonra seni acaip kıyak buldum (bak değerimi bil, benim gibi okuru zor bulursun), Ama harbi çok cana yakınsın :). Neyse sorulara geçelim. Zeb: Teşekkür ederim Sinem. Overdose'un bayan okuyucularının artması da güzel bir durum. Biz burda abaza abaza takılıyorduk |buru Ayça dener) bir zibidi var o söylemişti. Nerdesin kız?). Şimdi sen yeni kurban olduğuna göre biraz gıcık edeyim seni. Cana yakınlık neymiş gör. Diğer dergilerin hala “apti apti” oyun açıkladıkları doğru. Bakın biz neler yapıyoruz burda. Çok cana yakınız diyorum ben?)

1-Ya biliyorum tavsiyeye kızıyorsun ama tavsiye köşesinde sadece oyun tavsiye ediyorlar ne yapalım. Abiş be, bana güzel bir köpek tavsiye etsene aylardır köpek alacağım, babama bi türlü beğendiremiyorum. Bana cebine girecek bişi bul diyor. Olur mu öle ya? Zeb: Cebine girecek bişey mi? Öyle bir cins var mı? Sokakta bazı cebe girecek köpekler görüyorum kokana kadınların yanında (evet o tip masalıdır [baş soytarısı da Berkeley denen rahiptir] köpeklerin sahibi genelde yaşını başını almış, her yeri kırışmış ve bi de üstüne makyaj yapıp ucube duruma gelmiş kadınlar oluyor). Fakat o tip köpeklerinde muhteşem bir çirkinliği var (sahipleri olan kokana kadınlar gibi. Tabii kendi çirkinliklerini azcık olsun unutturduğu için o çirkin köpekleri alıyorlar. Evet böyle olmalı. Uyuzlar :))). Ama bence köpek alırken dikkatli ol çünkü köpekler o kadar sevgi dolu hayvanlar ki sizin ailede en az birisinin hayvan sevgisi yoksa (anladığım kadarıyla baban) köpeğin ruhsal dünyasını etkilemiş olursun. Çünkü köpek tüm varlığıyla sahiplerini sever. Ve sahiplerininde en az onun sevgisine eş değerde sevgi göstermesi gerekir (yani çok sevgi. Bir köpeğe asla bağırmayın, el kaldırmayın. Çok fena Köpek bakmak çok zor iş. Bunun için kurs açtım. Her hafta 2 gün ve fiyatı çok pahalı... Ne dersin?

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.