ATLANTIS II

Son günlerde çıkardığı adventure Cryo, yine zor ama nefis bir sizi Atlantis 2'nin tam çözümüyle baş başa bırakıyoruz.

5 O OYUNLAR güldüren adventure ile karşımızda. Ocak ayında Gameshow'da yazarlık hayatına adım atmamdan sonra yüzlerce tebrik mesajı aldım, telefonlarım kilitlendi. Bu güzide olay tüm yurtta, dış temsilciliklerde ve yavru vatan Kıbrıs'ta törenlerle kutlandı. Davullar çalındı, halaylar çekildi, hayat bayram oldu. Hatta şenlikler o kadar uzun sürdü ki (40 gün 40 gece), geçen ay dergiyi çıkartmayı unuttuk!! Her neyse, olur böyle şeyler. Mavrayı bırakalım da biraz Atlantis bahsedelim siz adventure sever GameShow okurlarına. Geçen sayıda “Faust" oyunuyla sayfalarımızda kendine yer bulan Cryo firması yine döktürmüş. Kendi imalatları olan OMNI teknolojisi sayesinde, görsel yönden çok üstün bir oyun çıkarmışlar. Mekanlar, vücutlar ve özellikle yüz ifadeleri gerçek gibiler. Müzikleri iyi seçmişler (havaya sokuyor), programlamayı oturtmuşlar (bu kadar kısa save-load süresi görmedim) ve keyifli, kaliteli bir adventure'ı sıcak sıcak servis etmişler önümüze. Atlantis II, adından anlayamayacağınız gibi Atlantis efsanesiyle pek de ilgisi olmayan bir oyun çünkü Atlantis dışında hemen her yerde geçiyor (İrlanda, Orta Amerika, Çin ve hatta uzay!) Sadece mouse'la her işi yapıyorsunuz. Sağ tuş inventory'yi açarken, sol tuş ilerlemenizi ve nesnelerle etkileşmenizi (bu ne be?) sağlıyor. Tamamen 3D olmasına rağmen, Gabriel 3 gibi özgürce dolaşmak söz konusu değil. Oyunda setten sete ilerliyoruz denebilir. Kendi gözümüzden gördüğümüz ve etrafımızda 360 derece dönebildiğimiz için de rahatça araştırma yapabiliyoruz. İzin verirseniz hemen tam çözüm faslına geçmek isterim zira oyun uzun ve zor. Hatta Atlantis'i aramaya çıksak daha az zaman harcarız bana kalırsa. Takıldığınız zaman çözüme bakın (kafayı yemekten iyidir) çünkü bazı bulmacalar hakikaten çok gereksiz. Bi de, buradan itibaren, yüksek müsaadenizle samimileşip senli benli konuşacağım. Böylece bir yığın gereksiz kişi ekinden tasarruf etmiş olacağım (cin miyim neyim?)...

GEMİDE İlerideki gemiye gir. Aşağı in. Fıçının üstünden üçgen taşı al. Odaya gir. Köşedeki ve masanın altındaki taşları da al. Şamanla konuş (yediği boynuzun acısından oturamaz olmuş, uçuyor kendisi). Dipteki daireye git. Elindeki taşlardan dilediğini, dairenin üstündeki üç noktadan birine (güney, güneybatı veya kuzeybatı yönündekiler) yerleştir ve demoyu seyret. Gittiğin yere göre çözümü takip et (Yani ileriki üç bölümü istediğin sırayla oynayabilirsin. Ancak yazıdaki sırayı takip etmen menfaatin icabıdır. Hangi taşı ne zaman yerleştirdiğini de unutma, sonra lazım olacak).

İRLANDA'DA Güneydeki taşı yerleştirdiysen, bir keşişin bedenine ışınlanacaksın. Yaşlı (ve bunak ama sevimli) keşişle konuş. Odadan çık. Köşedeki rafları iyice ara, bir kurukafa parçası bulacaksın.

Hole geç. Sağında, duvardaki şekle (tanrıça Aine) bak. Dışarı çık. Bahçe kapısındaki taşlaşmış keşişi (Finbar) bulup konuşmaya çalış. Kiliseye dön ve yaşlı keşişle konuş. Masadaki kitaba ilerle. İyice yaklaş, raftaki kalemlikten kalemi al. Kitabın sağ sayfasının ortasına kalemle tıkla, şimdi kitabın içindesin (hep kitap kurdu olmak istemişimdir). Kralla ve tepsi tutan mavi adamla her şey hakkında konuş. Sonra mavi adamın solundaki duvara ilerle. Yazılardan biri "exit". Oraya tıkla. Tekrar kilisedesin. Finbar'ın yanına dön. Yol ayrımından sola dön ve küçük tarlaya gir. Etrafı araştır ve çatalı al. Yol ağzına dön ve bu kez deniz kıyısına ilerle. Arı kovanlarına gelince, ilk kovandaki kurukafa parçasını al. Yola devam et.

Tilkiyi bulunca, yuvasından çıkarana kadar üzerine tıkla. Yolu takip etmeye devam et. Koyun sürüsüne gelince, kayaların arasından üçüncü parçayı al. Kiliseye git. Bahçe kapısından geçince sola dön ve birinci kulübecikten siyah kupayı al. Kuyuya doğru ilerle ve yerdeki tavuğun arkasından dördüncü parçayı al. Sola dön. Bahçe çitlerini geç. Merdiveni tırman ve damdan içeri bak. Aşağıdaki haçın üzerinde son kurukafa parçası var. Çatalı kullanarak aşağı düşür. Kiliseye gir ve parçayı yerden al. Kiliseden çık ve sola dön. Duvardaki işaretleri incele. Kapıya dön ve gir. Holde, sağda ağlayan başın gözyaşlarıyla kupayı doldur. Bahçede oturan yaşlı keşişe (pis bunak!) git. İşaretlerden bahset, vereceği anahtarı al. Bununla yerdeki sandığı aç, bıçağı ve parşömeni al. Keşişle (aslında sevimli!) bu kez parşömen hakkında konuş. Inventory'yi açıp parşömeni çıkar ve resimlere tıklayıp keşişi dinle. Tekrar yol ağzına git ve sağa dön. İlerideki anıt-mezara doğru ilerle. İçeri gir ve kırık kafatasına yaklaş. Elindeki beş parçayı yerleştir. Gözyaşı dolu kupayı kullan. Canlanan kafatasıyla (adı Aillil'miş) konuş. Bıçağı dönüştürmesi için ona ver. Her konuda konuşmayı ihmal etme. Kiliseye dön ve sağ duvardaki işaretlerin önünde dur. Bıçağını kullanarak işaretleri şu hale getir: (Üç kat işaret olduğunu kabul edersek) Birinci (en üst) katta sola doğru iki çizgi olsun (parşömende soldan üçüncü şekil). İkinci katta çapraz duran beş çizgi olsun (parşömende sağdan üçüncü şekil). Üçüncü kattaki tüm çizgileri sil. Sonra sağ alttaki dairesel şekle bas. Duvar açılınca çubuğu al. Anıt mezara doğru git. İki ekran gerisinde dur. Sağa dön ve ilerle. Sonra sola dönüp ilerle, yüzünü taşa çevir. Sopayla at figürüne vur. At canlanıp koşmaya başlayınca hemen sağa dönüp bir ekran ilerle. Sola dön, iki ekran ilerle (anıt mezarın önünden geçmiş olmalısın) ve bekle. At sana doğru tıpış tıpış gelip önünde durunca atı al. Deniz kıyısına in ve atı suda kullan. Canlanan ata bin. Adaya varınca ağaçta oturan adama ilerle. Kendisi kuş-adamdır ve kuş diliyle konuşmaktadır. İlk konuyu seç ve çıkardığı sesi dinle, gelen beş kuş resminden doğru sesi vereni seçmelisin. Bunu üç konu için de yapman gerek. Bende doğru sıra, 4-5-3 şeklindeydi ama sanırım devamlı değişiyor, bu yüzden garanti edemem. Sen yine de bir dene. Olmuyorsa müziği kapat ve kuş seslerini dinlemek için imleci üzerine götürüp hemen çekmeyi unutma. Üç sesi de doğru bilince sorularına adam gibi cevap verecek, yola gelecektir. Cam kuleden bahsedince sanayi şeklinde bir dal verecek (su bulmada kullanılanlardan). Girişte, soldaki duvarın önünde dur ve dalı yere doğru tutup tıkla. Ortaya çıkan kuyuya gir ve aşağı in. Yılanı görünce geri dön ve kuyudan çık. Atına atla, geri dön. Kiliseye varınca kitabın önüne git. Sağda oturan krala kalemle tıkla, kılıç çizmiş olacaksın. Kitaba gir. Kralla konuş ve kılıcı al. Tepsili mavi adamla (Garson Şirin galiba:)) taşlaşmış kız kardeşi hakkında konuş. Kitaptan çık ve mezara gidip Aillil'e taşlaşmış kızı sor. Yaşlı keşişe (uğraşmıyorum artık bu adamla!) git ve güneşten bahset. Vereceği haçı al. Kiliseye gir. Duvardaki resimde, haçı sağdaki kalenin en soldaki kulesinin üstüne yerleştir. Hemen sağında beliriveren tanrıça Aine'le konuş. Yeterince konuşunca dileklerinin

Efsane

mi, gerçek mi?

Atlantis hakkında çoğunuz bir şeyler duymuştur. Teknolojileri, yaşayışı, toplumsal yapısıyla zamanına göre oldukça gelişmiş bir uygarlıktır. Fakat bunun sadece mitolojik bir masal olduğuna inananlar ile geri biçimleri ve olarak bilinir. Gerçek olduğuna inananlar arasında sürekli bir tartışma vardır. Nerdedir bu Atlantis? Gizem ve merak uyandırmaktan hoşlanan bazı kişiler Bermuda şeytan üçgeninin geçiş kapısı olduğunu söylüyorlar. Bilimsel olarak kanıtlanmadı!

bunun masal olduğuna inananlar da bu söylentilere bıyık altından gülüyorlar. Taaa zamanında Platon Atlantik okyanusunda yer alan bir adadan bahsedip bunu Kritias eserine aktardığından beri de tartışmalar sürmektedir. Atlantis'in güçlü bir tufana yakalanıp bir gece içinde sulara gömülmesi ve o gelişmiş uygarlığın böyle aniden kaybolması yeterince merak ve gizem konusu oldukça bu tartışmalar bitmeyecek anlaşılan. Sizce gerçek mi?

OYUNLAR 51 gerçekleştiğini söyleyecek. Kitaba gir ve canlanan kızla her şey hakkında konuş. Kitaptan çık. Kızın üzerine kalemle tıkla. Tekrar gir ve kızdan somon muskasını al (keşke somon füme verseydi, acıktım da!) Kitaptan çık. Adaya dön. Kuyuya gir. Aşağı in ve muskayı yılanı yenmek için kullan. Dipten kristali al. Kiliseye dön ve kitaba gir. Mavi adama kristali ver. Kılıcı kristali kırmak için kullan. Gümüş eli al ve krala git. Kılıcı ve eli ver. Kitaptan çık ve kiliseyi terk et. Birinci taşı bulmuş oldun. Demonun tadını çıkar (ihtiyar bunağa da benden selam söyle! he he).

MAYA DİYARINDA Gemiye dönünce güneydoğudaki taşı yerleştir ve bir Tepec (ısrar etmeyin, Neşe'nin Tepec sorunu esprisi yapmayacağım) adında bir Orta Amerika yerlisinin vücuduna ışınlan (bu uygarlığın da suyunu çıkardılar artık. Broken Sword 2'yi hatırlayın). Evet, adventure'ların vazgeçilmez puzzle kaynağı Mayalar'la beraberiz (bu da nasıl cümleyse!). Solunda kalan piramide git. Yukarı çık. Rahip ve prensle konuş. İçeri geç ve başrahibeyle konuş (bu arada o saç niye orada durur hep?) ve bandajı al. Yan odaya geçip bandajı krala ver. Herkesle konuş. Odadan çıkarken kral bandajı geri verecek. Al ve bu kez de baş rahibeye geri ver ve konuş. Seni Xibalba

Cryo firması kendi

çık. Heykelin sol altından ayağı al ('obsidian foot'). Sunak taşının üstündeki yıldızı incele, ki Küçük Ayı'dır bu. İleride lazım olacak bu şekil bize, ona göre. Piramidin içine konuş, sonra da soluna tıklayıp başrahibenin yanına inen merdivenleri kullan. Duvardaki ipuçları ve a dön. Bu kez diğer piramide git (sağdaki). En tepeye içerdeki adamın sözleriyle sayı bulmacasını çözmen gerek. (yarasanın sayısı 3'tü, çünkü kanadında üç nokta vardı. Dikkat etmedin di mi? Ah şu gençlik! Aklı bir karış havada!). Panoda en alt katın en alt sırasına bir çubuk, üzerindeki sıraya da dört nokta yerleştir. Adama git, geçmene izin verecek. Aşağıda bir bulmaca daha var. Bu kez, en alt katın en alt satırına tek bir nokta, alttan ikinci katın en alt satırına da dört nokta koy. Bu kattaki adama git ve üçüncü kata in. Yolun sonunda, soldaki meşalenin altındaki gizli düğmeye bas. Açılan kapıdan gir. Timsahın önündeki bulmacayı çözmelisin. Bunun için, en alt katın en alt sırasına tek bir nokta; alttan ikinci katın en alt sırasına bir çubuk, üstündeki sıraya üç nokta; alttan üçüncü katın alttan birinci, ikinci ve üçüncü sıralarına birer çubuk, en üst sırasına da bir nokta koy. Timsahın ağzında beliren ayağı al. Ayakları duvardaki deliklere yerleştir. Kapı açılınca geri almayı unutma! Kapıdan çık. Kralın piramidine git ve başrahibeyle konuş. Yarasaya tıkla ve Xibalba'ya dön. Orada yarasayla konuş ve bir ekran sola gidip yerdeki gökkuşağı bulmacasını çöz. Burada amaç, dokuz kareyi, tek bir yol oluşturacak şekilde yerleştirmek. Sağ alttaki adam koşup tüm renkleri toplayabilmeli. Soldan sağa, doğru diziliş şöyle (parantez içindekiler, rengin bulunduğu kare içinde hangi köşede durması gerektiğini belirtiyor. Sağ fare butonuyla kareleri çevirebilir, rengi istediğin köşeye getirebilirsin):

satır1: kırmızı(sol alt), turuncu(sol üst), sarı(sağ üst) satır2: koyu mavi(sol alta yakın), renksiz, yeşil(sağ üst) satır3: açık mavi(sağ alt), mor(sol üst), başlangıç karesi Renksiz kareyi de bir kere çevirince doğru yolu elde etmiş olmalısın. Başlangıç karesine tıkla (yerli figürü olan kare). Gökkuşağı köprüsünün oluşmasını bekle. (Bu bulmacayı sözle anlatmak beni de sizi de kastı, farkındayım. Anlatamadıysam bir mail atın, yardımcı olmaya çalışayım). Nehri geçince bir ormana varacaksın. Burada, yerlere serpilmiş yedi yıldızı bulmalısın. Ortalıkta dolaşıp aramaktan başka çaren yok, çünkü her birinin nerede olduğunu anlatırsam, Zebani Overdose'u bu ay ek olarak çıkartmak zorunda kalır. Zor değil, en fazla on dakikanı alır. Sol taraflarda, üst üste iki mor kayanın yakınlarında, bir minik heykel ve delikli bir taş olacak. Tüm yıldızları bulunca, oraya git ve Küçük Ayı şeklinde taşa yerleştir. (Soldan birinci sütunda üstteki deliğe bir tane, onun sağ üstündekine bir tane, onun sağ üstündeki boş kalacak, onun sağ altındakine bir tane. Sağdan ikinci sütundaki üç delik boş. O sütunun sağında ve solundaki deliklere ikişer tane. Umarım anladınız!) Ortaya çıkacak olan heykelin dibine bir ayağı, arkanda kalan küçük heykelciğe de diğer ayağı yerleştir. Jaguar tanrı Tezcatliapocaliptica (böyle miydi?:)) ile konuş. Yerini kardeşi yılan tanrıya bırakınca onunla konuş. Vereceği tüyü al. Şimdi istediği kafataslarını bulmalıyız. Nehir kıyısına dön. Kanoya bin. Sola doğru altı ekran ilerleyince, soluna bak. Kıyıya çık ve ilerle. Dev bir örümcek ağı göreceksin. Soldaki ağaca ilerle ve tırman. Ağın delikli kısmının önünde başlamış olman gerek (mühim bu!). İleri bir adım at, hemen arkanı dönüp kenara bir adım at. Sağa dön ve ağın kenarından ilerleyerek deliği geç. Sola dön ve ortaya ilerle. “Caterpillar”ı al ve resim hayvanın önüne gelecek şekilde çevir. Tekrar konuş. Başlangıç noktasına git (vazonun olduğu köşe, çizgilerin kesiştiği nokta). Tekrar konuş. Pencereyi soluna, yakın duvarı arkana alacak şekilde ileri bak. Bir çizgi ileri git. Tekrar konuş ve direktiflerini izle. (Senden sağa-gerisağa-ileri-sola-ileri birer adım atmanı isteyecek). Nihayet kaplanın evine vardığını söylediğinde, kaplumbağanın hemen solunda olmalısın. İki adım ileri at ve açılan kapıdan “ejder odası"na gir. İçeride, soldaki sandıkları aç ve değneği al. Şimdi sağa geç ve dört tütsülüğü şu sıraya göre değnekle yak: kırmızı-yeşil-mor-beyaz. Doğru sırayla yakınca küçüleceksin. Havuza ilerle. Yolu takip ederek iki ekran ileri, bir ekran sola git ve tahta aletin solundan beş heykelciği ve para kesesini al. Geri dön ve havuzdan çık. Tekrar büyü (platformdan çık). Platforma dön. Şimdi heykelcikleri bu şamdanlı platforma yerleştireceğiz. Duvar dibindeki tepelere asalı adam, yanardağ resmine demirci, ormana baltalı oduncu, nehre kovalı kız üstün bir oyun yaratmışlar ağdan in. Yeterince hızlı davranırsan örümcek seni yakalayamaz. Aynı yerden tekrar ağaca tırman. Yine bir adım ileri, bir adım geri, bir adım sağa taktiğiyle deliği geç. Başını sola çevirince bu kez ortada ikinci bir örümcek göreceksin. İleri bir adım at. Sağa dönüp bir adım ilerle ve hemen yüzünü kenara dönüp bir adım git. Ağın kenarı boyunca sağa doğru hızla ilerle. Örümcekler seni takip edecektir. Tekrar deliğe ulaştığında geç. Şu an biri kenarda, tam arkanda; diğeri ise kenara doğru ilerliyor. Yüzünü merkeze dön ve hızla ortadaki “grasshopper”a yönel, al ve ağı terk et. Başarı yine hızına bağlı. (Yav bu Grasshopper'a beş çekmemiş miydik biz?:)) Bu iki nesneyi aslında Crac diye bir kurbağayı besleyelim de bize ipucu versin diye aldık ama bunu yapmamıza gerek yok, sadece vakit kaybı (bana güvenin). Şimdi üçüncü kez aynı yerden ağa tırman. Bu kez anne örümcek karşımızda. (Deliğin sol tarafındasın di mi? Güzel..). Deliğin sağ tarafına, ağın kenarına tüyü yerleştir ve oraya (senin sağına) doğru bir adım atıp hemen başlangıç noktana geri dön. Ortaya doğru ilerle, kılıcı al ve dönüp örümceğin kafasına okkalı bir darbe indir. O sersemlemişken, merkeze ilerle, kafataslarını al ve ağdan hemen çık! Kafataslarını yılan tanrıya götür, sana kanlı gözyaşını verecek (chulel diyorlar buna). Bunu al ve krala götür. Başrahibe sana ikinci taşı verecek. Arkana yaslan, rahat bir nefes al ve demoyu seyret.

ÇİN'DE Gemiye dönünce, geri kalan taşı dairede kuzeybatı yönündeki boşluğa yerleştir ve tıkla. Bu kez de Çinli doktor Wei'nin bedenindesin. Soldaki yaşlı adamla (Master Wu) konuş. Sana kapıdaki gölgeden bahsedecek. Kapıya git ve gölgeyi incele. Gong'un sağından sopayı al. Tapınağa gir. Soldaki odadaki adamla konuş. Dışarı çık. Yaşlı adamla tekrar konuş, bu kez Master Tan Yun hakkında. Tapınağa dön ve ileride sağdaki odaya gir (kaplumbağa odası). Adamın verdiklerini al. Wu'yla konuş. Kaplumbağayı ortadaki suya koy. Wu'yla “kaplanın evi" (üstteki ikon) hakkında konuş. Kaplumbağanın etrafındaki çarkı, kırmızı heykelini yerleştir, geriye kalanı da onun yanında kalan son resme koy. Para kesesini de ortaya bırak. Küçül (havuza doğru ilerle). Heykelleri doğru koyduysan canlanırlar ve senden para isterler. Her birine keseden birer para ver, karşılığında verecekleri beş diski al ve sözlerini dinle (ipucu!) Havuza gir. Heykelleri aldığın yere git, diskleri tahta alete soldan sağa doğru şu sırayla yerleştir: siyah (dağ resimli), kahverengi (noktalı), gri, açık kahverengi (tahta olan), siyah (ejderli). Köprü yarı yüksekliğe inecek. Tamamen indirmek için diskleri şu sırayla tekrar diz: gri, siyah (ejderli), kahverengi, açık kahverengi (tahta olan), siyah (dağ resimli). Köprü tamamen inince geç. İlerideki binaya yürü. Altın kapının önüne gelince, kapının ortasındaki oku avcıyı işaret edecek şekilde çevir (mutlaka!). Kapıdan geç ve ejderin içine gir. Sola dön. Duvarda mavi-beyaz bir panel var. Önce ejdere, sonra üç kez sağdaki buluta, bir kez soldakine, tekrar sağdakine ve en son soldaki buluta birer kez tıkla (her seferinde ejderin geri dönmesini beklemeyi unutma). Tüm düğmeler yukarı çıkmış olacak. En sağdaki düğmenin altından inciyi al. Sağındaki kırmızı perdeden geçerek ejderin baş kısmına gir. Kapının yanındaki altın bölmeye inciyi koy. Ejder harekete geçecek ve seni uzak bir adaya götürecek. Adada tapınağa yürü ve ön kapıdan üç kez girmeye çalış. Üçüncü seferde karşına Master Tan Yun abi çıkacak. Onunla konuş. Senden bir mantar isteyecek ve bunu bulmak için de cehennemin dibine bir yol gösterecek. Tapınağın sağına geç ve açılan kapıdan gir. Girişte, sağdaki görevliyle konuş. Vereceği formu al. Yapman gereken bu forma üç pul yapıştırtmak. Ama bu o kadar da kolay değil. Öncelikle içeriyi dolaşıp Çinli kızı bulmalısın. Birinci katta olacak (ikinci kat aslında tavan, adamlar ters merdiven gibi bir şey var orada, onunla çıkılıyor tavana). Kızdan yelpazeyi al. Yelpazedeki üç resmin pullarını bulup, formuna yapıştırtmalısın. Ve bu pullar her oyunda değiştiği için size bir taktik veremiyorum (bunlar bizi ekmeğimizden mi etmek istiyorlar, nedir?). En iyisi save alın ve tüm karakterleri tek tek dolaşın. Tamamen gereksiz bir bulmaca. Ancak cehennemin tam bir devlet dairesi düzeninde olması ilginç tabii. Biz pek yabancılık çekmeyeceğiz orada anlaşılan! Neyse, üç pulu doğru sırayla tamamlayınca, dolu formu görevliye götür, mantarı al. Cehennemden çık ve mantarı Tan Yun'a ver. Çin

Zoraki röportaj!

iyi ak içi çalıştı Zebani: Çataloz Nesime bana Atlantis hakkında ne söyleyebilirsin? çataloz: Batmış olduğu gerçeği dışında mı?:) atmış olması gerçeğini nerenden çıkardığını sorabilir miyim? çataloz: Tabii batmış. hangi kanıtlara dayanarak ötüyorsun böyle rahat rahat? çataloz: Öterim ben. eee ne diye sordun söyle hele. zebani: Kültür seviyeni öğrenmek için? Ayrıca soruları burada ben sorarım. çataloz: Sor bakalım... kültür seviyemin yanısıra sinir katsayımı da öğrenmiş olursun i: Sinir kalmamış ki sende ne katsayısı! atlantis hakkında ska ne biliyorsun? Lafı geveleme! bir uygarlık olduğunu biliyorum. Ama yine de bu uygarlığın gerçekten var olup olmadığıyla ilgili in de olduğunu biliyorum. teyince mantıklı olabiliyor muşsun demek ki. Peki atlantisle ilgili okuduğun bir kitap var mı? kitap okur musun ki sen? çataloz: Atlantisle ilgili bir kitap okumadım. Ama bir sürü film izledim. zebani: Bir atlantis kadını nasıldır sence? Cinsel özgürlükleri var mıydı acab: 'n bilirsin. çataloz: Önceki hayatımda bir atlantis kadınıymışım gibi konuşuyorsun:)) zebani: Öyle olduğunu varsay biraz, hayal gücün yeter mi buna? Yoksa ben yardımcı olayım mı? he he çataloz: Uff ne yapıcan? Atlantis romanı mı yazıyorsun? zebani: Küstahlaşma kadın! Burada soruları ben sorarım demiştim. Diyelim ki roman yazıyorum. Baş kahramanım da sensin. Ne isterdin? çataloz: Üff kesin romanın sonunda öleceğim. O kadar belli ki! zebani: Hayır erotik bir roman bu! Dü > ver yoksa benim neler yazacağımı tahmin bile edemezsin:) çataloz: Bari atlantisi böyle salak bir şeye alet etmeseydin! zebani: Salak bir kahraman mısın sen şimdi? Atlantis'in gizemleri içinde erotik bir macera yaşamak istemez misin? Çataloz: Napiim ben öyle macerayı! Şöyle dövüş vurdu kırdı filan olsun bence:) zebani: Tamam vurdu kırdı da katarız ama sonra. Neyse sıkıldım senden. Yalnız bırak şimdi beni çataloz: Ol yalnızlıktan Polat tamam mi!

biliyon:)

fenerini al. Ejder'e dön. Baş kısmına geç ve inciyi alıp tekrar altın bölmeye koy. Geldiğin yoldan geri dön; havuzdan ve ejder odasından çık. Demoyu seyret. Üçüncü taş da artık elinde.

UZAYDA VE ATLANTİS'TE Tekrar gemidesin. Elindeki taşları yerlerine yerleştir (birinciyi üste, diğer ikisini de sağına). Hangi sırayla yerleştirdiğini aklında tut, çünkü önemli! Şimdi üç yeri de birer kez daha ziyaret edip kristali dönüştüreceğiz. İrlanda'ya git. Atına atla ve adaya git. Sola dönüp bir ekran ilerle.

Küreyi, duvarın yanındaki ağaca doğru tut. Kırmızı çizgileri görünce tıkla. İşte uzaydasın. Dünya'ya tıkla. Kiliseye dön ve tanrıça Aine'in (ağlayan kafa) heykeline tıkla. Gemiye döndün. Şimdi Maya'ya git. Kralın piramidine git. Yanında bina olan merdivenlere git. Yüzünü diğer piramide dön ve küreyi ağaca tut. Kırmızı çizgileri görünce bas. Uzayda, Dünya'ya tıkla. Bulmacalı piramide git. En tepeye çık. Korlu kazana tıkla, gemidesin.. Çin'e git. Ejder odasına gir (kapının olduğu yere tıklaman yeter) ve küçül, Havuza gir. Altın kapıya git ve yüzünü sola dönüp küreyi dağa tut. Kırmızı çizgileri görünce bas; uzayda, Dünya'ya tıkla. Geri dönünce bahçeye çık. Sopayla gonga vur ve gemidesin. Yukarı çık. Küreyi geminin burnuna tut. Kırmızı çizgileri görünce tıkla. Şimdi uzun bir yolculuk için tekrar uzaydasın. Aya sırtını dön, parlak gezegene git. Sağından ilerle, sonraki parlak yıldıza git. Sola dön, renkli gaz bulutundan geç. Sarı gezegene ilerle. Uzakta ayı göreceksin, tıkla. Kristal dönüşmüş olmalı. Dünya'ya dön Gemide kristali taşların ortasına koy. Şimdi diptesin. Etrafındaki perdelere doğru sırayla tıklamalısın (taşları yerleştirdiğin sıra!). İşte Shambhala'dasın. Bankta oturan son Rhea'yla (Muhtar?:)) konuş. Kendisi son Atlantis kraliçesidir ve bütün oyunu ne diye oynadığını anlatacak. Shambhala'dan çık. Daha önce gezdiğin birçok yere birer birer ışınlanacaksın. Her mekanda ayrı bir eşyayı alıp sonrakine ilerle (ışınlan). Kilisede oturduğun sandalyeye gelince, yıldızı sağındaki pencerede kullan ve işte nihayet denizin dibinde, ATLANTİS'tesin (fazla heveslenme, uzun kalmayacağız). Burda şehrin girişini ara ve bulunca geç. İki ekran sağa git. Arkandan kristali al. Kapıya dön. Bu kez sola ilerle. Duvarında yuvarlak şekiller olan eve varınca başını sağa çevir. SAVE AL! Yaratığın kollarını, kristali kullanarak koparmalısın. Bunun için de, şarj olmasını beklemeli ve köklerine yakın noktalara birkaç kez bastırmalısın. Savaşı kazanınca gemiye dönersin. Yaşlı adamdan kristali al ve yine taşların arasına koy. Son kez uzaydayız. Parlak yıldıza git. Sarı gezegenin sağından geç, diğer parlak yıldıza git. Yine renkli bulutun önündesin. Bu kez sola dön ve uzaktaki kara deliğe yönel, Orada, sağdaki ışıklı delikten geç. Son demoyu seyret. Sevinç çığlıkları at, eğlen, coş!.

BU YOLDA, KAMYONLA! (bu ne be?) İşte böyle, sevgili Gameshow okurları!.. Oyun bitti ama ben de ruhumu teslim etmek üzereyim. Zebani bana "istersen yarısını öbür ay yaz" dediğinde “Ver! Ver! Yazarım hepsini!” şeklinde atlarken yaptığım hatayı geç de olsa anladım. Pişman mıyım? Hayır! (akıllanmam ben) Atlantis 2'yi tüm adventure kurtlarına şiddetle (almazsanız şiddet kullanırım anlamında) tavsiye ediyorum. Adventure'a yeni başlayanlar ise önce gidip daha kolay şeyler oynasınlar bence. Yazıyla ilgili (veya ilgisiz) tüm sorularınızı bekliyorum. Umarım adam gibi bir açıklama olmuştur. Bunun için elimden geleni ardıma komadığımı bilmenizi ister ve hepinizi selamlayıp sahneden yavaşça inerim

Fakat Tanrı'nın öcü bu kurumlu girişimi yok etmekte gecikmedi. Çünkü, yüz yıldan daha kısa bir süre içinde Büyük Atlantis tümüyle yok oldu. Yazarınızın (Platon) dediği gibi büyük bir depremle değil (çünkü bütün o bölgede deprem çok görülmez), tufan ve sellerle yıkıldı. O ülkelerde bugün de eski dünyada olduğundan çok daha büyük ırmaklar ve onları besleyen çok daha yüksek dağlar vardır...” - Francis Bacon, Yeni Atlantis (1624)

FİRMA: Cryo TÜR: adventure

SİSTEM: P200 32 Mb Ram/ 70 Mb HD/ Win 95-98

5 4 OYUNLAR