TZAR: THE BURDEN OF THE CROWN

Bu oyundan çok çektik bu ay. Hem B* hem ben. İlk önce başka bir oyun yazacaktım sonra o oyun Emre'ye verildi. Ardından Kamer'e oyunu almaya geldiğimde oyunun kaybolmuş olduğunu gördüm. Bitmedi oyunu Beşiktaş'ta aradım, yok kalmamış. Sanki best-seller bir oyun gibi. Neyse Polat bir şekilde getirdi oyunu, bende başladım yazmaya. Aldığım duyumlara göre çok sağlam bir oyun değildi. Yani fazla zevk almadan bir bakış atıp oyunu yazacaktım. Aman ne güzel bu ay çıkacak olan Netshow içinde yazdığım yazılar araya girince iyice bunalmıştım. Bu oyunla belki kurtarırım diye düşünürken herkes oyunun dandik olduğunu söylüyordu. Neyse artık lanetli oyunu oynayıp, açıklama vakti gelmişti. Eve geldim, masamın üstünde bir sürü sahip olmadığım CD vardı. (Artık benim oldu) Ama devasa uzunluktaki ismiyle Tzar: The Burden Of The Crown pek ortalıkta gözükmüyordu. Bu ay her şeyin sıkışmasına ve son birkaç gündür inanılmaz az uyumama neden olan bu oyun son defa lanetini üzerime salmıştı. Her yeri aramama rağmen oyun yoktu. Aklıma oyunun kardeşimi de lanetlediği geldi. Evet ne bakıyorsunuz kesin böyle. Oyun kardeşime; beni al beni al arkadaşına götür ve orada oyna demişti. Doğal olarak da kardeşim alıp oyunu arkadaşına götürmüştü oynamak için. Ben nasıl bulacağım bu oyunu bu saatte kardeşime nasıl ulaşacağım diye düşünürken Tzar'ın laneti teknolojiye yenik düşüyordu. Kardeşime ulaştığımda hemen oyunu getir ama dikkatli ol buraya gelip açıklanmamak için elinden gelen her şeyi yapacaktır. Çok dikkatli ol ve hislerinin ona inanmasına

OF THE CROWN

engel ol dedim. Yaklaşık 50 dk. sonra CD elimdeydi ve artık laneti hiçbir işe yaramıyordu. CD-ROM'a koyup laneti üzerinden kaldırdıktan sonra oyunu oynamaya başladım ve...

Oyun Real Time strateji olmasına karşın içinde az buçuk adventure havası var gibi. Bakın, yani abartmayın. Sadece az buçuk ve var gibi öğelerini kullandım. Ne kadar olduğunu iyi kavrayın ha nerede oyunun adventure kısmı kandırdın bizi diye mail atmayın. Birçok kişinin söylediğinin aksine eğlenceli. Age of Kings kadar güzel mi diye sorarsanız yanına bile gelemez o ayrı. Bizi sabahlara kadar Kamer'de esir edemez apayrı. Gecenin 5'inde Emin abiyle eve dönmek için fellik fellik vasıta arayıp sonunda taksi tutmamıza neden olmaz o daha da ayrı. Ama kendi çapında single player olarak oynanabilecek bir oyun. Süper bir oyun değil, kötü bir oyun değil, vasat bir oyun değil. Oynanıyor az çok. Oyunun başında bir büyücü amcam var. Aman onu kullanırken dikkatli olun çünkü ölünce oyunu kaybetmiş sayılıyorsunuz. O kadar şeyi baştan yapıyorsunuz. Zaten oyunun genel havası yavaş. Bir de tekrar aynı şeyleri yapmak çok can sıkıcı oluyor. İlk bölümlerde, oyunun başında size birkaç ok atan asker ve birkaç swordsman veriliyor. Bunlarla bölümleri tamamlıyorsunuz. Daha sonraki bölümlerde bina yapıp asker çıkartıp orduya takır hava katmış. Bu oyunu sıkılmadan ne kadar süre oynamanıza bilmiyorum ama kısa bir süre bile olsa eğlendireceği kesin. Bir oyuna klişeleri kullanan yapısıyla

Age of Empires 1 ve 2'deki köylü yapıp bunlarla ağaç, odun ve altın üretiminizi sağlayıp bunlarla binalar, askerler yapıp güçleniyorsunuz. Savaşa girmeden önce adam gibi köyünüzü koruma altına alıp, üretiminizi düzeltip o sırada asker basmanız. Daha sonra blacksmith ve diğer binalardan olduğunu gösteriyor en azından. Oyunda çok oyun o kadar güzel değil ki asıl farkına ise sadece birazcık risk alarak benzetmek gerekirse Warcraft diyebilirim sanırım rahatça. Hatta evet bana direkt onu andırttı. İskeletler falan... Eski çağdan etkilenilerek yapılmış. Oyunun bina kurup asker üretme kısmı The Settlers'la yakınlık gösteriyor. Ya Settlers olsa da oynasak idi mis gibi. Oyunda 3 tane ırk var. Avrupalılar, Araplar ve Asyalılar. Her ırkın kendine özgü askeri üniteleri ve upgrade'lerini yapıp güçlenmelisiniz. Düşman zayıf yanınızı çabuk buluyor o yüzden dikkatli olun. Ya da olmayın size kalmış. Bu gibi oyunların temel kuralı uğraşsa bile bu oyunda pek detay kastırıcı aslında yapın askerleri biraz da dayanıklı grafiklere girilmemiş. Bilgisayarı yeni oynamaya pek yetmeyen arkadaşlar için bu oyun tam ilaç. Hem güzel grafikli, hem eğlenceli, hem biraz farklı, hem de yavaş bilgisayarlarda açıdan baktığımızda oyunun diğer canavar gibi binaları var. Mesela Avrupalıların

Crusader'ları, Knight'ları varsa, Asyalıların samurai ve ninja gibi askerleri var.

Oyundaki bir diğer farklılık senaryonun ırka göre değil neyin adına oynamak istediğinize göre de değişiyor. Örneğin din adına oynadığınızda farklı binalar ve görevler, büyü adına oynadığınızda başka başka görevler ortaya çıkıyor. Bu görevleri, binaları vs. şeyler merak edilip oyun birkaç defa farklı ırklarda ve amaçlarda oynanabilir. Bu açıdan bakıldığında bir artı yönü daha ortaya çıkıyor oyunun. Bu kısmı için bile alınabilir bence. Düşünsenize yeni oyun gelmiş ama oyunlardan artısı yok ama aynı şekilde eksisi de yok. Grafik olarak oyuna bakarsak, hemen hemen iyi grafiklere sahip olduğunu söyleyebilirim. Ara demolarıyla görsellik arttırılmış. Grafiklerde isteğe göre iki seçenek sunulmuş. 800x600 ve 1024x768. Ayrıca oyun içinde kullanılan birçok animasyon da mevcut. Mesela siz görevdeyken kar, yağmur yağıyor. Ayrıca karanlık aydınlık öğesi de eklenmiş. Karanlıkta adamlarınızın görüş açısı azalırken bilin bakalım aydınlık olunca neler oluyor? Ses ve Müzik için ise pek fazla laf etmeye gerek yok. Sesler pek iç açıcı değil ama müzikler hoşuma gitti alışıyor. Oyunla ilgili söyleyeceklerim bunlar. Şimdi bundan sonra yazacaklarım tamamen oyunla alakasızdır. Birincisi IRC'de arkamdan saçma şekilde konuşanlar varmış, kim ne konuşuyor hepsini biliyorum ama onlarla aynı seviyede olmak hoşuma gitmiyor ses çıkarmıyorum. Yapmasınlar böyle şeyler. IRC'de sadece ramones ve emphimy nikiyle aidata'da ikamet etmekteyim. (3.5 yıldır hep böyle oldu) Bunun dışında hiçbir server vs. ile alakam yoktur. Felaket uykum var uyumak istiyorum, yarın sabah kalkıp okulun harcını yatırıp kayıt yenilemem gerek. Sakın kazanmayın üniversiteyi sonra oraya onu yatıracağım şuradan şunu falan oynadığınız mantığa göre. Hatta umarım MP3 olarak bende canım sıkıldığı zaman dinlerim diye. Gerçi hayal kırıklığına uğradım MP3 olarak save edilmemiş ama yine de oyun sırasında hava kattığını söyleyebilirim. İlikten çok zayıf. Değil daha doğrusunu söylemek çok fazla adını duyuran işler yapan bir oyun olmadı belki yenileteceğim derken kafayı yemiş bulursunuz kendinizi. Ya da vazgeçtim kazanın siz en iyisi. Bu yazı iyice saçmalamaya başladı sanırım bu yazıya bir son vermenin zamanı geldi... Geçiyor... geçti mi yoksa? Ahhh vurma kafama Polat yaa bitti tamam... Sanırım geçmiş... son olarak Pınar der kaçarım...

FİRMA: Talonsoft TÜRE: Real-Time Strateji Türe herhangi bir yenilik Oyunu. P233 32 Mb Ram/ 70 Mb HD/ hastaları Yani Win 95-98/ 3D Accelerator ben öyle tahmin

Oyunun 3D istiyor ama 3D kart