Delta Force 2

B senasin ik aylan nda Avye beraber Begkas atam Sartlarina 10%.

G5... arında Ali'yle beraber Beşiktaş kaldırımlarını arşınlarken, kuşkusuz, ÖSS diye kısaltılan üniversite sınavına hazırlanmaktan çok da "şeyler vardı kafamızda: Artık soğuktan bezmiş herhalde o günden itibaren, aylar boyunca her gün bu oyunu bıyıklarının iki ucu belirdi bir vakte evrilir dedik kısaca

| adi. | | P.

ör | j | VA 4 ar vb

Kamer Delta Force Tarihi, | bölüm 2, paragraf 5 karşımda. O günlerde popüler olduğu (mâi) silahlarındaki ateşle birleştirip birbirlerinin üzerine yağdırdılar. Dost düşman oldu, düşman dost oldu. Bir kere ölmek veya öldürmek yetmedi onlara; tekrar tekrar öldüler ve öldürdüler. Yaklaşık bir senedir yüreklerindeki ve silahlarındaki ateş dinmedi; kurşunlar ve roketler yağmur olup tepelerine yağdı. Yılmadılar. Ve bu kişiler farkında olmadan bir Delta Force tarihi yazdılar. Hâlâ yazmaya devam ediyorlar... Durmaksızın. Ve şunu da eklemek gerekir: kimse onları Delta Force'da yenemez

Ünlü Lafları

Meg: “Bi koydum oyundan çıktı he he” Zebani: “Yine gitmişler dağa topluca it sürüleri gibi" Engin: “Ya bu Ertunç yine haritadan çıkmış!” Ertunç: “Allah Kahretsin! Silahım ateş almadı” Can Kantar: “Oh Jesus Christ! ben nasıl vurulurum” Kordel: “Ya bu kadar da bala vurulmaz ki!” Empipi: “Bu sefer boğazını kesecem Polat abi! Raji: “Hadi beyler hadi! Çok az kaldı, ezdik” Carno: “Ertunç dağına bakın biriniz, orda ateş ediyor beni vurması çok saçma j tu kişiler kendi kalplerindeki cesur — tabji ama biri NBA Live'99 oynar, diğeri de Yeni üssümüzün Kamer olmasıyla beraber hiçbir oyunu oynamaz bizi kınar dururdu. Ve aramıza yeni askerler de katıldı. Başta Kamer bütün bu insanlara bu işi yayan kişiler olarak tayfası (Engin, Emin, Ertunç, Hayri, Polat ve ben ve Ali değişik bir sevinç de duymuyor. daha Burçak ve Emre) olmak üzere değildik hani :). Günler geldi geçti, bizim ÖSS heyecanımız artık kül tutmaya başladı. tatbikatlaştığımız (komando kaynaşmaz!) Tam o sırada da yılların Kamer'i, Network (evran ama bu Başkal, | Gaming Center'a döndü, İyi mi oldu, kötü mü RAJI (Özgür, iğrenç herif), oldu o ayrı bir hikaye (bak şimdi!). Bizim (Polat'a göre “ordel kordel', Delta Force tayfası da oraya taşındı Ahmet'i ;) KEMERİ dolayısıyla. Burada tarihçilerin tartıştığı bir nicesi, sahi, muhteşem üçlüyü husus da şudur: Bu oyunu Kamer'e ilk unutuyordum az kalsın: YÜZBAŞI getiren Devlet Abi ve CArNo (Ali) mudur, VOLKAN (Rauf), PONçiK (Nesime) ve yoksa (Tufan) müdür? Bizce TORA (Edip)! cevap bellidir fakat karşı tarafın da görüşünü burada belirterek gerçek bir komando gibi DEVLET ABI: İnanamıyorum, nasıl vurulurum ben ya! cArNo nerede yine?

FORCE 2

Böylece Kamer'de bütün yaz ve sonbahar sürecek olan Delta Force fırtınası başlamış oldu. Önceleri sırf Deathmatch mode'unda oynarken, bir gün Team Deathmatch'i denedik ve o zaman gerçek anlamıyla başladık aslında bu oyuna... Takımlar kuruldu, “dengeli oldu dengesiz oldu" tartışmaları yapıldı, karşılıklı hakaretler ve nâralar atıldı. Ne kavgalar, ne üzüntüler, ne zafer çığlıkları oldu anlatamam size. Tek anlatabileceğim, Delta Force'un bize o anı yaşattığıdır. Bir gün geldi ve Engin Abla'mızın gayretleriyle turnuva düzenlendi. Hemen klanlar oluşturulmaya başlandı, zaten kafalarda olanlar daha da belirginleşti. Çevre cafe'lere haber salındı ve iddialı olan Pembe Panter Cafe'nin takımı da davet edildi. Başta bizim takımımız CODE; cArNo, Ordeli, ben ve Ertunç (nam-ı diğer SS/KABASAKAL)'dan oluşmaktaydı. Daha sonra bazı aksiliklerin çıkması olmasından dolayı tekrar eski kurt, yılların tecrübesi (ehe) Ertunç Burak bizi yalnız bırakmadı ve bizimle beraber çarpıştı! Diğer iddialı takımlardan biri de KAMER'di. MEGA (Emin), HOBONI (Allah'ım Polat tabii ki!), HIGHLANDER ve RAJI'den oluşmakta olan bu takım da, biz ve TAR'la (Pembe Panter'in takımı) beraber turnuvanın favorilerindendi. Sonuçta, bizim hiç ağzımızı açıp belirtmediğimiz ama etrafımızı çevreleyen aura'dan da anlaşılacağı gibi diğer takımlardan daha iyi olduğumuz tescillendi. Siz de iyisiniz ama! :).

cArNo: Ben her yerdeyim! İşte Delta Force'un hikayesi buydu arkadaşlar... Uğruna saatlerimizi harcadığımız bu oyunun bizim için ifade ettiklerini biraz da olsa anlatabildiğimi düşünüyorum. Şimdi ise, yazımızın ikinci, aynı zamanda da oyunumuzun ikinci bölümüne geliyoruz: Delta Force 2. Tahmin edersiniz bu kadar sevdiğimiz bir ve iyi bir oyun olmasına karşın mükemmel bir oyun değildi DF. Bir çok kavgaya neden olan haritaların her tarafını süsleyen bug'lar (dürbünle bakmıyorken adamı dürbünle bakınca görebilmeniz gibi), harita sayısının azlığı, bazı bonusların rastgele verilmesi (kafadan vurma gibi) tarzında şeyler Delta Force'un gördükleridir. Dosyanın tıklanıldı. Sonra karşılıklı görüşler yük: farklı olur,

O yüzden, oyunla yok, niye lice bir bekleyiş 2 budur. Oyun alabildiğine gerçekçi. Bu arada her Delta Force yazışımda Türkçe Word'ümün Delta'nın değil de Force'un altını hatalı diye çizmesi güzel

HOBONI: cArNo geçmiş oraya salak salak ateş ediyor ya, off ya anlamıyorum ben bu insanları ya! | Hemen oyunun ana asker seçme ekranındaki birkaç yenilik:

önemli eklentimiz, arkadaşlarınızla sağlayacak Voice Over-Net özelliği

Askerlerin yüzleri aynı fakat hepsi kılıktan kılığa girmiş. Biri kasklı, seçme seçeneği getirilmiş. Buradaki ülkeleri de neye göre seçmişler merak ettim açıkçası, Buraya koyulmuş ülkeler mükemmel komandolara mı sahip? Niye Türkiye yok hem?! Çok gereksiz, ve üstteki değişiklikten daha salakça. Delta Force 2 genel olarak çöllerde mi geçiyor nedir bilmem ama programcılar menülerin rengini o güzelim yeşilden (ne yeşiliydi bu ya ;) ) salak sarı tonlarına bulamışlar. Bir de Host Options'ı Start Hosting düğmesinin yerine koymuşlar. İğrenç derecede kullanışsız olmuş. Çok kötü ve üstteki iki değişikliğin toplam salaklığından daha da salakça. Askerlerin artık Double Ammo alınca Anti-Tank'i (veya bu tür ek başka bir eşya bölümümüz daha var. Buradaki eşyalar ise kamuflaj giysisi (çok iyi düşünülmüş), çelik yelek (iyi düşünülmüş), kamera (eh, öyle düşünülmüş!).

çizgiler (tamlamaya bakar mısınız) birleştirilmiş, bir de adamlar bu sisteme göre ölse iyi olurmuş. Demek istediğim, bazen öyle durumlar olabiliyor ki, tam adamı göz bebeğinin alnından vursanız (en azından vurduğunuzu sansanız) bile düşman ölmeyebiliyor. Ben bunu denerken rüzgar açık değildi ve fazla uzakta da değildim (merminin eğimini hesaba mı, diye sorular akla gelirse diye söyledim). Bu tür hataların hepsinin düzeleceğini umuyorum tam sürümünde. Yalnız Delta Force 1 de GAMESHOW'da açıklanmadığından (e yani!) ben kısa bir fikriniz olsun istiyorum ne, nedir, diye: Barrett 0.50 Cal, Sniper: Delta Force'un en popüler iki silahından özelliğine sahip. Benim silahım. Kullanımı kesinlikle en zevkli olan. bir de fazla alışkın değilseniz hep kaybedersiniz. Karşınızda M4 olduğunu farzederek konuşuyorum tabii. SAW varsa zaten kaçın oradan. Diğer eksisi ise az mermiye sahip olması.

artıya dönüştürün (bir yanlışlık var ama). Karşınızda SAW'ı göreceksiniz. Tam otomatik bir cehennem silahı adeta. Mermi atmaz, tabiri caizse kusar. Ali'nin tabiriyle zobart. Ahmet'in tabiriyle bala (ehehe). Yakın dövüşte bu silaha karşı şansınız yok denecek kadar az değil, yok zaten yani. 300 küsür de mermisi var. Yalnız uzak hedefleri vurmaya çalıştığınızda elinize geçecek tek şey boş mermi kovanlarıdır. Barrett kadar da uzun değil. Taramalı ateş eden bir silah. Delta Force 1'de el bombalı bir model varken, burada da pompalı tüfekli bir Model eklenmiş. Dürbünü 5X, menzili 800 metreydi sanırım. Tarzım değil, işim olmaz, sevmem. Yakın dövüşte çok Heckler&Koch P11 Underwater gun: Bir herhalde. Sonuçta koskoca suda ne kadar uzaktan hedef vurabilirsiniz ki? BURCHAQ: Benim yarı hızımdaki insanların beni vurmasını anlayamıyorum! Başka silahlar da yok değil tabii ki ama, sizi temin ediyorum Delta eri boğazını kesebileceğiniz bıçağınızı unutmayın ama. 3 puan az Eskiliklerden devam edersek eğer, oyun içindeki kısayollar ve genel bölümünde yazmam gerekiyordu benim ya, neyse) Pusula, hangi silahı seçtiğiniz vb'nin bulunduğu kısım alta, diğer mesajlar vb. ise üste gelmiş. Yer değiştirmişler Farkındaysanız deminden beri iğrenç bir şekilde Single Player'cıları görmezden gelerek Multiplayer üzerine konuşuyorum. Ama Delta Force da Single oynanmaz ki bea kardeşim. Adamlar o kadar salak, o kadar salak ki, anlatamam size. Mesela düşman askeri sizin diğer beraber geldiğiniz iyi askerlere nişan alıyor, siz o sırada onun menzilinden çıkıp yanına gelirseniz adam ne var ne yok etrafımda, diye bir kere de başını kaldırıp bakmıyor. Salak işte (Ertunç Burak gibi, nefretle söylenecek). Delta Force 2'de de bu durumun pek değiştiğini göremedim. Tamam campaign'ler daha detaylı hale getirilmiş, sub-mission'larla ilgi çekici hale getirilmiş ama yok yok, olmamış. Oynayın, ne demek istediğimi anlayacaksınız (aslında burada deminden beri bütün yazdıklarımı anlayabilirdiniz değil mi? En iyisi yazmayayım ben artık ehehe. Aa Zebani BABA! Tamam tamam devam ediyorum). EMRE: abi VURMAYIN! Bir kere, Delta Force'u adam gibi oynayabilmek için her türlü pahalı bilgisayar parçasından önce, şöyle temiz, pak ve avcunuza sığacak bir mouse'a ihtiyacınız var. Şimdi diğer ihtiyaçlarımıza geçebiliriz: Delta Force 1 ilk geldiğinde 3D kart istememesiyle çoğu kişiyi hayrete düşürmüştü fakat sonradan neden istemediği anlaşıldı: Voxel teknolojisiyle yapılan oyunda bütün haritalar tam olarak bilgisayara geçirildiği için bu imkansızdı. O yüzden iyi bir MMX işlemciye ihtiyaç duyuyorduk. Delta Force 2 ise iyi bir PII işlemciyle beraber, hayvani sayıda RAM de istiyor. 3D olarak ise sadece TNT destekleyeceği almadan Delta Force 2 Oyunun en büyük derecede bir sorun bu. Her ne kadar acelece Oynayarak açıklamış — (” olsam da bu oyunu, zannediyorum. Güzel bir oyun, kaliteli bir programcılar biraz

OYUNLAR 2 9