Gameshow sayı 44, sayfa 71
Sayfanın metni

Sayfa 71

dengeli ve hoş. Mutlaka görün... Ül > yeni CD )) : Biraz önce ezici bir üstünlükle galip geldiğimiz bir Delta Force turnuvasını bitirdik. Yaa, sanırım DF'yi çok kötü oynuyorum... Evet, evet bu yüzden olsa gerek katıldığım maçlar çoğunlukla bizim zaferimizle bitiyor ve nedense takım arkadaşlarım takımda her zaman benim mevcudiyetimi arzuluyorlar. Bunlar mutlaka kötü oynadığım için olmalı öyle değil mi kılçık rakiplerim fan neyse, keyfimi kaçırmayayım... derken Mission Critical geçen bir süprüntüdür MC. Aslında yapımcı dir. Yani menem bir şey olduğunu oyun mu yoksa demo mu # zaman oyunlarından etkilenmiş, bu kesin. Her klikten sonra render animasyon izlediğiniz, hikayenin gerçek aktör ve aktrislerle yapılmış filmler vasıtasıyla anlatıldığı bir bilim kurgu adventure. Uzayda geçmesi benim nezdimde zaten MC'nin kıymetini yarı yarıya indiriyor. Geri kalan yarısı ise hani şu Cyberia bahsettiğim “ruhsuz render animasyon" olayına boğulup gidiyor. Açılış introsu oldukça dramatik, insan her şeye rağmen biraz oynamalıyım, diyor. Şöyle; yakın bir gelecekte dünya iki federasyona bölünür Bu iki kutup, dünya yüzünde olduğu kadar atmosfer dışında da kavgalarını sürdürür. Bu çatışmalardan birinde biz ağır hasarlı bir uzay kruvazörü içerisinde mahsur kalırız. Mahsur kalmakla da kalmayız, yerine getirmemiz gereken kritik bir görevimiz vardır aynı zamanda Bu nedir? Bilmiyorum, hiç ilgilenmiyorum! Üç diskete sığacak oyunu üç CD yapma başarısını gösteren | kutluyorum. Uzun yoluma devam ediyorum. BLADE RUNNER - (Westwood (4 Philip Dick, Blade Runner'ı yazarken bir gün gelip de ( “te” değil “de” olacakmış, olmayacak! benim istediğim olacak ) onun bir bilim kurgu klasiği olabileceğini düşünmüş müydü acaba? Zannetmiyorum. Zati mevcut öykü filme alınmamış olsa idi bu kadar büyük bir kitlede kazanamazdı tahminimce, Şahsi fikrim Harrison Ford'un bütün kabiliyetine rağmen Blade karanlık ve leş gibi ortamlarda geçen bayıcı bir futuristik yapıttan öteye geçemiyor. Beni ilgilendiren tek tarafı geleceğe fırlattığı karamsar bakış. Hemen hemen bu tarz eserlerin çoğunda görüldüğü üzere yirminci asır sonrası dünya rezil bir yerdir. İnsanlar daha rahat bir yaşam için kendilerine benzer, yarı insan, köleler yaratmışlardır. Bunlar daha sonra yaratıcılarına karşı çıkmışlardır, falan filan, Başrol oyuncusunun içine düştüğü ikilemler ve bazı dramatik sahneler hikayeyi sığlıktan kurtaramıyor. Bence hiç cazip bir konu değil. Romanını okumadım: ama filminden edindiğim izlenim bu, Oyun ise filmiyle birebir örtüşüyor. Filmdeki pek çok mekan ve olay oyunda tam anlamıyla mevcut. Real time adventure martavalının ilk örneği olması haricinde n ara movie'leri var İnanılmaz; çünkü a

REBEL ASSAULT II: THE HIDDEN EMPIRE - (Lucas Arts ( 2CD):

her zaman derim: az laf, çok oyun. Bundan sonra böyle giriyor ve tercihlerinizi Kİ farklı bütün güzelliklerin bir sonu vardır ve Blade'de o sürede ulaşmaktadır. Hiç unutmam, soğuk bir kış günü BR'ı almış, bir kaç saat içinde de, çözüm olmadan, canına okumuştum. Ama hoş anlardı, hem de çok. Yıldız Savaşları... Eski bir “fan” olarak şunu söyleyebilirim; bu film beşeriyetin ufkunu genişleten, gidişatını değiştiren ve yirminci asrın büyük olayları arasında yer alması gereken olağanüstü bir hadisedir İşin sanatsal kısmı olayın apayrı bir boyutu, beni ilgilendiren toplumsal açısı. Star Wars'dan sonra hiçbir oluşum eskisi gibi olmadı, olmayacak George Lucas insanlara düşlediklerinden de öte görsel, işitsel bir şölen yaşatmış, rüyaları adeta gerçek kılmıştır. Seksenli yıllarda düşe kalka sürüp giden çocukluğumuz işte bu “gerçek hayallerin” esiriydi. Elbette bir gün büyüdük ve Jedi Şövalyesi olma hülyalarımız da gerçeklerine, daha doğrusu, dar kafalı; basiretsiz adamların yönetip yönlendirdiği bir üçüncü dünya ülkesinin kısırdöngülerine yenildi gitti Türk olmanın onurunu kendi ülkesinde bile hamasi lafların ötesine taşayamayan doyumsuz bir millete böyle “çocuk oyuncağı” işler küçük gelirdi. Adam Mars'ı fethetmeye hazırlanırken biz bütün bayağılığımızla “ekmek kavgasının kutsallığı” edebiyatından dem vurup dururuz hep. Yazık, çok ama çok Şu aralar Phantom Menace ile tekrar gündeme giren Star Wars efsanesine rağbet etmeyenler, illaki astım nöbetine tutulmuş Darth'ımı isterim sarışın, mavi gözlü, sevimli bir veledi Vader olarak kabullenmem diyenler alın size Rebel Assault 2'yi sunuyorum. Orijinal filminde göremeyeceğiniz setlerde çekilen mükemmel FMV'ler ve müthiş aksiyonuyla bu tip interactive movie'lerde ender rastlanan bir atmosfer yaratmış Lucas Arts. Ben video'lu oyun oynamam demeyin. Çünkü bu bizim nesil için yapılmış gerçek Star

Wars... yaratıcılarının elinden çıkmış üstelik. Selam sana eski dost Vader, sana ve seni yaratanlara selam olsun... BROKEN SWORD: THE SHADOW OF THE TEMPLARS - (Revolution) Bazı anlar unutulmaz nitelikler taşır insan hayatında. Özellikle ilk anlar önemlidir. PC aldığımda ilk oynadığım oyunları bugün bile özenle saklarım. Atlantis, Ecstatica 2, Tomb Raider ve Broken Sword... Broken Sword'un hepsinin ötesinde farklı bir anlamı vardır. Broken, sağlamını bulmak için en fazla uğraş verdiğim adventure'dır. Aldığım birkaç baskısı Paris'te kanalizasyona girdiğiniz an bozuluyordu. Daha sonra bulduklarımda da başka pürüzler çıkmıştı. Aslında sıradan bir macera olsaydı Broken Sword'un peşine hiç düşmezdim. Ancak BS klasikler arasına girmeyi benim nezdimde bir lastik yapıtlardır. BS bunların arasında başa güreşebilecek tek oyundur. Bugün 3D zırvalamalar arasında özlemini çektiğim o tatlı Lucasfilm havasını yakalayan, grafikleriyle değme ressama dudak ısırttıran, senaryosuyla en baba senaristlere ders veren Broken Sword ender rastlanan bir parça... Hikaye mi? Bir sonbahar günü pis yankee'nin teki Paris'te kafe muhabbeti yapıp Fransız karılarını dikizlemektedir. Birden her yer havaya uçar. Bu andan itibaren neye uğradığını bile anlamadan çetrefilli işlerin içine dalar bizim mal yankee. Mevzu dahilinde, politik çıkarları olan eski bir satanist tarikatın (

lir oyunlardan.

Games

SECRETS OF THE LUXOR -

Templar's mensupları vardır. Fransa, İrlanda dolaşırken yanınızda çoğu zaman ayak bağı olan (zaten sonlara doğru kaçınıyor) bir Frank hatunu var. Yani olmazsa olmaz kabilinden aşk, meşk olayı da unutulmamış. Çok sonraları devamı da yapılan BS size çizgi film ortamında mükemmel bir macera vaadediyor. Kesin oynayın beyler. Oyunun varlığından bile haberim yokken, aniden karşıma çıkıverdi Luxor. Hani

ve (2. CD): Haha... Haha. Böyle bir şu “sürpriz” dedikleri olay olsa gerek. Haa, şimdi çıktı da iyi mi oldu dersiniz? Hemen cevap verebilirim! Nayır! Secrets of the Luxor; Mummy, Beyond Time, Frankenstein gibi puzzle-adventure'ların tekniği ve tarzında yapılmış ultra sıkıcı bir sözde macera. Puzzle'lar ile boğuşup, karanlık ortamlarda konu olarak, özünde, yine Star Gate muhabbeti. Yani ne hikmetse dünya yüzündeki bütün acayip olaylar Mısır'da olup bitmektedir ve Luxor da bu hadiselerin merkezini teşkil etmektedir. Bütün bu yavanlık ilerde, konu dahilinde, özgün açılımlarla, farklı bir boyut kazansa da genelde oyun "bulmaca çöz yürü, yine bulmaca çöz" döngüsünden yırtamıyor. Mısır medeniyetinin abuk gizemleri öyküsüne sarılmak da oyunu kurtaramıyor bittabi. Harcaya harcaya tüketemediler şu salak Mısır'ı! Bana kalırsa bu uygarlığın hiçbir gizemi ve üstünlüğü yok. Yüzyılın başında gelişen arkeolojik teknikler ile yapılan çalışmalar sonucu ilk kez insanoğlunun gözleri önüne serilen Mısır; sıradan bir bilimsel bulgu olması gerekirken biraz o dönemin ucuz romantizmi ve onu körükleyen sinema diliyle biraz da ticari amaçlı dürtülerin yoğunluğu sayesinde, yükselen bir ilgi odağı olmuştur. Aslen her şey çok basittir. İnsan, yeteneği ve zekasıyla dünyaya istediği biçimi verebilir. Öyle “uzaylı Tanrıların” omuz desteğine filan ihtiyacı yoktur. Dünyayı devirebilecek ihtiraslara ve sırtlarına binebilecek kölelere sahipseniz olay bitmiştir. Çin Seddi insan yaratımıyken Mısır Piramitlerinin malum “ziyaretçilerimize” bağlanması komik bir

saçmalık doğrusu. Bunun aksi laf üretmekse sarih bir beyinsizlik. Luxor'un sırları ise kötü bir oyun:.. “Aradığım oyunlara gelince... Unutmayın hepsi 26100 CD versiyonları olmalı, record CD'lere çekilmiş olmamalı, Windows 95 altında pürüz yaratmadan çalışmalı... Ve aman, derim! Karşımda gözünü para hırsı bürümüş tüccarlar görmek istemiyorum. Bu oyunlara öyle çok büyük meblağlar ödemeye niyetim yok. Zamanında üç kuruşa aldığınızı şimdi otuza satamazsınız bana. Ayrıca İstanbul dışından arayan arkadaşlar zahmet etmesinler, çünkü posta, havale, banka gibi işlemlerle uğraşamam. Kamer Bilgisayar'a bizzat gelebilirseniz işimizi hallederiz. İşte istediklerim; Pandora Directive, Zork Nemesis, Chronicles of Sword, The D, Riven, Gothos, Soul Hunt, Treasure Hunter, Vampire Diaries, Fox Hunt, The X

Files, Monty Python Meaning Life, Spy Craft, Panic In Park, Buried in Time: Elk Moon Murder, Drowned Gods, Alone in the Dark 3, Prisoner of Ice, Gabriel

Knight, Indiana Jones Fate of Atlantis, Riddle of Master Lu, Bad Mojo, Neverhood, Dark Eye, Loom, Jonny Mnemonic, Jack Orlando, Homicide, Ravage, Star Trek Academy, Dust, Maddog 2, King's Quest 7, Space Quest 5, Quest for Glory 4, Simon the Sorcerer 2, Feeble Files, The KGB Files, Queen, Secret Mission, Flight of the Amazon Queen, Police Quest 4, Torin's Passage, Clan Destiny, Thunderscape, Day of the Tentacle, Sam and Max, Dark Forces, Rebel Assault, Shivers, Psychic Detective, Return to Deadline, Rise of the Rule of Ancient Empire, Judge Dredd, The Scroll, Discworld, Beavis and Butt-head Virtua Stupid, Tie Fighter, Little Big Adventure, Red Big Adventure, Dagger of Amon Ra, Amazon, Orion Conspiracy, Wing Commander 3, Death Gate, Normality, Tom Clancy SSN, Innocent Until Caught, Azrael's Tear, Third Millenium, Crystal Skull, Versailles 1685, Batman Forever, Rex Nebular, Inca, Callahan's Crosstime Saloon, Daedalus Encounter, Cyber Judas.

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.