Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 72
Ferrari > 308 Modena
“Ayaklarını yerden keser, araba..."
İN *Topa vurur, futbolcu. .* James Hetfield
"Gitar çalıp şarkı söyler, şarkıcı..."
Fender -
*Ses çıkarır, müzik aleti...
FRPEMAGIC
öğe ca lines
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 73
hız bu saçları değirmende ağartmadık!!
nurnen
Kğ ğa
Igocer@kamernet.com
Levent GÖÇER
Chuck Yeager ilk ses hızını aşan pilottur
Chuck Yeager
OYUNLARDAN SEÇTİKLERİM
Geçen aydan devam) Bilgisayarlarda oynanmış güzel benzetme oyunlar hangileriydi; diye bana sorsanız, size fazla düşünmeden Wings, Red Storm Rising ve Race'i sayarım. Bunlardı oyunuydu; ancak ki benzetme olmasına rağmen en çok oynamış olduğum oyunlardan biriydi Wings. 1. Dünya Savaşı'nda bir çift kanatlı savaş uçağı ile değişik görevler yapardınız. Oyun sanki bir filmmiş gibi sürer, görevler arasında sizin savaş günlüğünüz sayfa sayfa açılır ve sararmış yapraklarıyla yıllar sonra torunlarınıza anlatırken sanki gözünüzün önüne gelen hatıralarınızı oynardınız. Sadece benzetme oyunları arasında değil; bütün bilgisayar oyunları tarihinde ilk beşe sokarım bu oyunu. Stunt Car Race bir yarış oyunuydu; ama bir yarış oyunundan çok bir gösteri arabası benzetme oyunuydu, diyebiliriz. Bazı oyun severler dış ortamının üç boyutlu cisimler olarak oluşturulmasını pek beğenmemiş bazıları ise çok beğenmişti. Bu oyunda pistin kendisi üç boyutluydu. Tabi o zamanlar giydirme yüzey (texture mapping) diye bir şey yoktu. Yeni geliştirilen yöntemler ile tel çerçeve üç boyuttan yeni kurtulmuştuk. Bu da oldukça hoştu. Hem şu “Buggy” veya “stunt car” (dublör aracı) dedikleri gösteri araçlarından biri ile yerden yüksek ve gayet tehlikeli bir yarış yolunda çılgınca yarışıyordunuz. Ekranda aracın demirden yapılmış olan kafes gövdesi, ona takılı olan açıktaki motoru, önde gözüken süper şarjı ve siz yakıt takviyesini açtığınızda alev püskürten egzozları ile heyecan verici bir görünüm vardı. Red Storm Rising ise harbici bir denizaltı benzetme oyunuydu. O zamana değin yapılanların en iyisiydi. Hala bazı açılardan çok beğenirim. Şu tarihte düşünürsek gerçekçilikten yana epeyce bir kaybı olan bu oyun sizi eğlendirmeyi ve bir o kadar da düşündürmeyi becerirdi. Hemen her türlü donanma hedefi ile karşı karşıya kalırdınız oyun boyunca. Meşhur nükleer başlık taşıyabilen Tomahawk seyir füzelerinin (cruise missile) ve gemi savar Harpoon füzelerinin yanı sıra, roket motoru ile epey bir mesafe kaydettikten sonra suya tekrar dalıp hedefi kendi kendine arayan Sealance torpilleri ve yarım tonluk yüksek patlayıcı savaş başlığı ile vurduğu gemiyi çakı gibi ikiye katlayan Mk-48 torpillerini kullanırdınız. Arada bir de Hormone ve Helix kod adlı düşman simulasyon helikopterlerini vurmak için yüzeye yaklaşıp Stinger atardınız. Dikkatli davranırsanız koca bir filoyu bile yarım saat içinde sulara gömme imkanınız vardı. (devam edebilir) SİLAHLAR (Bölüm-1, Güdümlü Silahlar) Silahları kabaca ateşli silahlar ve ateşsiz silahlar, diye ikiye ayırabiliriz. Ateşli silahları tek silahı veya mürettebat silahı, diye ayırabilirken bazı silahları da araç silahları, diye tanımlayabiliriz. Bir ayrım şekli de güdümlü ve güdümsüz silahlar şeklinde olur. Güdümlü silahlar genellikle hareketli hedeflerin vurulmasında kullanılır. 2. Dünya Savaşı'nın bir hızla hareket eden araçları eski yöntemlerle vurmanın güçleşmesi üzerine silahların hedefi takip etmesi için çalışmalar başladı. Küçük ve hızlı gemiler inşa edilmeye başlanmıştı. Jet motorlu uçaklar havada cirit atıyordu ve eskisinden çok daha hızlı gidiyor, önceki tasarımların sergileyemeyeceği manevraları gerçekleştirebiliyorlardı. Çok geçmeden muharebe alanına yeni bir düşman gelmişti, güdümlü mermiler! Güdümlemenin en basit yolu, güdümleyeceğiniz şeye bir elektrik motoru takıp, bu motorun tahrik sistemini isteğiniz doğrultusunda idare edebilir hale getirmektir. İsteklerinizi elektrik motoru ile hareket haline getirmek için de bir kabloyu güdümlenecek şeydeki elektrik motoruna bağlarsınız. Birkaç elektrik devresi de açık-kapalı esasına göre çalışarak idareyi tarifli hale getirir. İlk güdümlü tanksavar füzelerinden bazıları, işte böyle çalışıyordu. Meşhur TOW füzesi işte budur. Adı da güdüm esasından ileri gelir. TOW'un açık yazılışı baş harflerinden, “(T)ube launched, (O)ptically targeted, (W)ire guided” (yani tüpten fırlatılan, görsel nişan alınan, kabloyla güdümlenen) füze şeklindedir. Bir de Kobra füzeleri bu şekilde güdümlenirdi. Tel güdümünü kara kuvvetleri kullanabildiği gibi hava kuvvetleri de kullanır. Nitekim TOW füzeleri helikopterlerce de kullanılmaktadır. Denizaltılardaki torpillerin çoğunluğu tel güdümlüdür. Torpille birlikte kovandan çıkan ve kilometrelerce giden telin bir ucu da denizaltıya veya gemiye bağlıdır. Silah hedefe çok yaklaştıktan sonra silahın kendi kısa menzilli arama sistemi faal hale getirilir. Bir diğer güdüm sistemi ise ısı güdümüdür. Karanlıkta ve olumsuz şartlarda kullanılan gece görüş sistemlerinden ısıya duyarlı (termal) kameralar ve kızılötesi almaçlar ısı güdümlü silahların güdümü yönlendiren almaçlardır. Bilindiği üzere sıcak cisimler etraflarına da bir miktar ısı yayarlar. Bazı özel kameralar veya düzenekler ile ısı artı değer kabul edilerek en basitinden bir osiloskop ile ısı görünümü sağlanabilir. Kızıl ötesi ışınları görünür hale getirebilen bir kamerada sıcak olan cisimlerin ışık yaydığını görürüz. Soğuk zeminler siyaha yakın, ılık cisimler yeşil, sıcak cisimler ise açık yeşil ve beyaza dönük görünür bu ekranlarda. Isı güdümlü silahın yaptığı şey, kendi gözüyle parlak olan cismi takip etmektir sadece. Bu parlak şey gerçek hayatta bir uçağın motorları, bir tankın egzozu, bir geminin bacası olabilir. En meşhur ısı güdümlü silahlardan biri Sidewinder füzesidir. Kısa menzilli bir füze olmasına rağmen Amerikan pilotlarının gözdesi olan bu silahın karadan havaya (Chapparal) atılabilen bir çeşidi de yapılmıştır. Güvenilirliği yüksek olduğu söylenen bu silah, ayrıca, muharebede çok denenmiş ve etkinliği kanıtlanmıştır. Bu silahın Rus ve Fransız benzerleri de yapılmıştır. Bir diğer meşhur silah da Stinger füzesidir ki bunu tanımayanınız her halde yoktur. AIM-9'a yakın bir menzili olan bu silah ondan çok daha küçüktür ve dolayısıyla savaş başlığı da fazlaca büyük değildir. Tahrip kabiliyeti olarak ise ondan geri kalmaz. En önemli özelliği ise özel donanımını bir kişinin rahatlıkla kaldırıp omuz üzerinden ateşleyebilmesidir ki başka da bir söze gerek yok. SA-7 Strela'lar, Stinger'in Varşova Paktı muadilidir (karşılığı). Isı güdümlü füzelerden kaçmanın bir yolu fosfor bombası kullanmaktır. Fosfor veya benzeri düzeyde yanıcı bir madde ihtiva eden bombacıklar araçtan fırlatılır ve bunlar serbest düşüşe geçer. Bu arada füzenin aldanması ve uçağı (ya da helikopteri) takibi bırakıp bu bombalardan herhangi birine yönelmesi beklenir. Bir diğer yöntem kısa bir süre ile füze ve güneş arasına girip güneşe yönelmek, sonra iyi bir zamanlama ile aniden aradan çekilmektir. Haliyle füze sizi bırakacak ve güneşe doğru yolunu değiştirecektir. Bunu filmlerde arada bir yapıyorlar ama yapıldığını sandığımız kadar kolay olduğunu zannetmiyorum. Artık füzelerin çoğunda yakınlık tapası (proximity fuse) var ve yanınızdan geçerken kendi kendini patlatıp, parça tesiri yapıyorlar. Radar güdümüne sahip silahlar, düşmanın yaydığı elektromanyetik dalgaları takip eder ve hedefini böylelikle bulur. Düşmanın radarı açık olduğu ve bir karıştırıcı (jammer) tarafından perdelenmediği sürece, füze size yaklaştığı sırada demir talaşı saçarak havada sahte cisimler oluşturmadığınız sürece büyük tehlikedesiniz, haberiniz olsun. Bu füzeler genellikle orta ve uzun menzillerde kullanılır. Üç uçaksavar füzesinden ikisinin radar güdümlü olduğunu söyleyebiliriz. Bu türden güdümlü füzelerin meşhurları, AIM-7 Sparrow, Skyflash, Phoenix ve AMRAAM'dır. İçlerinde en genç ve gelişmiş olan AMRAAM ateşle ve unut tabir edilen faal özgüdüme (active homing) bir silahtır. Ateşledikten sonra yeni bir hedefe kilitlenebiliyor olmanız, demeye geliyor bu. Sparrow ve Skyflash Amerikalı ve İngiliz orta menzilli füzelerdir. Birbirlerine çok benzerler. Skyflashların ucu biraz daha yuvarlaktır ve sadece üç yöne bakan kanatçıkları vardır. Böylelikle bu füze, uçağın gövdesine rahatlıkla takılarak atılabilir. Sparrowlar ise dörtlü kanatçıklara sahiptir ve uygun bir kızağa (pylon) yerleştirilir. Phoenix ise neredeyse sadece F-14'ler için yapıldığı söylenebilecek olan bir füzedir. Orta-uzun menzile sahiptir. Bu füze ile düşman uçağını daha gözükmeden vurmanız mümkün. Hacimce çok büyüktür. Bir F-14 başka hiçbir füze taşımasa bundan en fazla altı tane taşıyabilir. Bir de radar güdümlü füzeden çok radar savar füze diyebileceğimiz füzeler vardır ki bunlar genellikle havadan yere kullanılırlar. ARM, HARM ve Shrike gibi. Bunlara da gelecek ay değinmeyi düşünüyorum. Şimdilik hoşça kalın.