Rebel Assault II: The Hidden Empire
Retro bilgisayarWars... yaratıcılarının elinden çıkmış üstelik. Selam sana eski dost Vader, sana ve seni yaratanlara selam olsun... BROKEN SWORD: THE SHADOW OF THE TEMPLARS - (Revolution) Bazı anlar unutulmaz nitelikler taşır insan hayatında. Özellikle ilk anlar önemlidir. PC aldığımda ilk oynadığım oyunları bugün bile özenle saklarım. Atlantis, Ecstatica 2, Tomb Raider ve Broken Sword... Broken Sword'un hepsinin ötesinde farklı bir anlamı vardır. Broken, sağlamını bulmak için en fazla uğraş verdiğim adventure'dır. Aldığım birkaç baskısı Paris'te kanalizasyona girdiğiniz an bozuluyordu. Daha sonra bulduklarımda da başka pürüzler çıkmıştı. Aslında sıradan bir macera olsaydı Broken Sword'un peşine hiç düşmezdim. Ancak BS klasikler arasına girmeyi benim nezdimde bir lastik yapıtlardır. BS bunların arasında başa güreşebilecek tek oyundur. Bugün 3D zırvalamalar arasında özlemini çektiğim o tatlı Lucasfilm havasını yakalayan, grafikleriyle değme ressama dudak ısırttıran, senaryosuyla en baba senaristlere ders veren Broken Sword ender rastlanan bir parça... Hikaye mi? Bir sonbahar günü pis yankee'nin teki Paris'te kafe muhabbeti yapıp Fransız karılarını dikizlemektedir. Birden her yer havaya uçar. Bu andan itibaren neye uğradığını bile anlamadan çetrefilli işlerin içine dalar bizim mal yankee. Mevzu dahilinde, politik çıkarları olan eski bir satanist tarikatın (