Resident Evil
Retro bilgisayargibi...); fakat hiçbiri onun kalitesine erişemez, bu kesin. Hikaye bir askeri üssün rehabilite merkezinde başlıyor. Geçmişinizle ilgili hemen her şeyi unutmuş birisiniz. Genç bir bayanın refakatinde müthiş kovalamacaya katıldığınızda hiçbir şeyin eskisi gibi olamayacağını da anlıyorsunuz artık. Bütün dünya karşında evlat, öl ya da öldür... Hepsi bu RESİDENT EVİL - om (1 Biz maganda olduğumuz ölçüde delikanlıyızdır. Öyle her bir şeylerden tırsmayız. Hele salak bilgisayar oyunlarının ürkütme konusunda hiçbir şansı yoktur karşımda... şey... sanırım Resident Evil hariç. Resident, Capcom'un Playstation'dan PC için lütfen uyarladığı bir korku klasiği. Normalde PS'den PC'ye aktarım oyunlar beş para etmez nitelikler taşır (Final Fantasy 7); ama RE iyi, hatta süper. En az Direct3D uyumlu bir ekran kartı istiyor. S3 bile yeterli. Software modu oynanmayacak kadar kötü... mü dedim? Bu doğru; ancak oyunun ilkini bu modda oynadım. Atmosfer o kadar yüklüydü ki software grafiklerin rezilliği bile oyunu soluksuz oynamamı engelleyememişti. Unutamadığım, kalbimi sıkıştıran anlar vardır RE'de. Mesela dar bir holde yürürken aniden camların kırılıp içeriye cehennem köpeklerinin dalması ya da masanın birini incelerken arkadaki dolaptan ansızın bir zombinin fırlaması... Bu ve benzeri sahneler Resident Evil'da bol miktarda mevcut. Senaryo aslında hiç özgün değil; özel tim mensubu bazı elemanlar Umbrella isimli bir şirketin birtakım deneyler yaptığı arazide yitip gitmişlerdir. Bölgeye onları aramakla görevli diğer bir grup gönderilir. Bu beş kişilik unsurun ilk elemanı daha ilk intro itibariyle köpekler tarafından parçalanıyor. Geri kalanlar Umbrella şirketinin korkunç deneylerini yaptığı malikaneye kaçıyorlar. O andan itibaren de kadın veya erkek karakterlerden herhangi birini seçerek maceraya başlıyorsunuz. 3D motor üzerinden yapılmış demolar ve AVI'lerle hikaye aktarılıyor. Silahınız genelde tek dostunuz fakat sürprizlere de hazır olun. İlerledikçe Umbrella'nın sırlarını çözüyor ve bu aksiyon-maceranın tadına varıyorsunuz. Çekik gözlü zibidilerden atmosfer harikası, büyük bir yapım daha. CHAOS GATE - (Random Games) Warhammer serisini bilen bilir. Bilmeyenler bilenlere anlatır. Bilmeyen bilenler bildikten sonra bilge kişi olurlar. Ben onlardan biri değilim. Bizim gibi avam tabakasından tiplemeler çizen adamlar için Warhammer 40000, tuhaf heriflerin rağbet gösterdiği sıkıcı epik gösterilerden ibarettir. Ama ilginçtir, WH40k'dan yaratılan oyunlar çoğu zaman hayli zevkli oynanışa sahip olmuşlardır. Chaos Gate de onlardan biri. Özünde, uzak bir gelecekte, fantastik bir ortamda geçen iyi-kötü öyküsü. Yani her şey çok basit; fakat bayağılık hikaye ile sınırlı kalıyor. Random Games, Soldiers At War'da oluşturduğu fazlaca kusurlu sistemi oldukça geliştirmiş. Oynanabilirlik SAW'a nazaran yükselmiş. Hikayenin destansı bir sunumu var adeta. Grafikler süper falan değil, hatta kötü olduğu bile söylenebilir; ama umurumda, aradığım başka benim. Bir stratejide aradığım, olayın sıraya dayalı olup olmadığıdır. Bu öyle ve çok abartılı bir zorluğa da sahip değil. Alıştıktan sonra kontrolün tamamen sizde olduğunu hissediyorsunuz. Atmosfer, etkileyici müziklerin de desteğiyle, zayıf ses efektlerine rağmen oldukça güçlü. Bölüm arası demolar bir hayli fazla ve bölümlerle birebir örtüşüyor. Aşama aşama yükselen zorluk seviyesi akıllıca düşünülmüş, oyundan hiç anlar gerçek oyuncuların bizlere olan alaka ve
Ancak ben hiç ısınamadığım FRP-Magic'de yazmak istemiyordum.