System Shock 2
Retro bilgisayar"Böyle bir oyunun çıkışına şahit
“Mert sende ahlak hiç yok mu?”
Sistem şu anda, geminin ana kumanda odasında, dığaflıda üç hibrid var ve ikisi ateşli silaha sahip. Demin bulunduğum odanın ilerisini gördüğüm kadına yetişemedim. Kaçtığı yere geldiğimde kadının, hibridler'den birinin shotgun'la ikiye böldüğü cesediyle karşılaştım. Şu anda boş bir tabancam neredeyse, kilitlenmek üzere olan bir shotgun'ım var. Dışarıdaki şeylere İngiliz anahtarıyla saldıramam. Eğer bir disposable maintenance tool'um olsaydı shotgun'ımı tamir edebilirdim. Fakat elimde hiç kalmadı. Şu anda umutsuzum, vücuduma yapabileceğim tüm doping iğnelerini vurup, hedeflerle aktif mücadeleye girmekten başka çarem yok...” “Sakin ol ve dinle... Bulunduğun yerdeki bir mazgal, alt kattaki malzeme odasına. Bir de orayı dene. Eğer bu şekilde savaşırsan ölürsün ve cesedin ikimizin de işine yarar. Giriyorum; tabi bu arada da hibridler'i acıyla en iyi şekilde tanıştıracak olan antipersonel. Burada çok sayıda, tabancam için armor-piercing kurşun var. Düşündüm de doktor, keşke dışarıdakiler robot olsalardı; bu kurşunlar en iyi onlara yakışırdı. Buldum. Fişekleri sürdüm, moduna aldım; bu şekilde daha fazla kurşun harcasam da, hedeflerimi daha çabuk öldürüp kapıya gidiyorum. Kapı açıldı. Uç biri aydınlanmak yerine kararırsa -ki aydınlanıp öğrenebilirim- alarm kendiliğinden çalışır. Ve
Emre ARIN earin@kamernet.com
Hedef, dördüncüsü arkam-
ETİN ZAFERİNİ NASIL GÖRMEZDEN GELEBİLİRSİN? 2114'te sahip olan Trioptimum adlı şirket, ışıktan hızlı gidebilen ilk uzay gemisini yaptı. Gemi, Von Braun kısa zaman içinde Tau Ceti'ye doğru yola çıkacak: Dünya'ya 67 trilyon metre... Ben UNN'in yetiştirdiği Cyborg askerlerden biri olarak güneş sistemini itli üslerde, yer altında, şeye karşı 2 edebilecek şekilde sırf bu proje için eğitildim. Mekik ve bilgisayar sistemleri konusunda uzmanlaştığım gibi temel silah kullanma ve bakımı eğitimi aldım. Anti-terör timlerinde görev aldım ve tehlikeyi en üst boyutlarda yaşadım. Başvurum, kabul edildi ve Von Braun'un eskortu Rickenbacker'a katıldım. Yarın Rickenbacker | Von Braun'a kenetlenecek ve sayısız mühendis, doktor, bilim adamı, araştırmacı ve biz askerler Tau Ceti'ye doğru yolculuğumuza başlayacağız. Yarın soğuk hibernasyon tankı beni bekliyor olacak. Yarın, tarih beni bekliyor olacak... ARKADAŞLARIN ÖLMEDİLER «ŞU anda araştırma bölümüne giden koridorda Biraz önceki piçler yüzünden, neredeyse, ölüyordum. Son anda, bayılmadan önce, tüm medhypolar'ımı bastım ve artık en azından hareket edebiliyorum. Ana şalteri gördüm. Lanet olsun! Bir güvenlik kamerası!” “Sağındaki kapıdan gir. O koridordaki duvarların birinde “Evet, buldum. Eğer güvenlik kamerası beni görürse ve alarmı çaldıracak kadar uzun süre görebilirse herkes buraya doluşur. Hack etmeye başladım. Kareler şeklinde ekranda belirmeye başladı. Hadi dostum, hatırla, her gün yaptığın şey. Üç nod'un yatay veya dikey olarak aydınlanmasını sağlayacaksın. Aman tanrım! Bu giriş tuzak dolu! Nodlar'ın pek çoğunun çevresi kırmızı; bu ne demek biliyor musun? Eğer bu kırmızı nodlar'dan shocka
Bir FPS'den
ne kadar zevk alınabilir? Bu oyunda zevkten eriyeceksiniz!
“Peki, bilgisayara tekrar girdiğinde alarm anında susmaz mı? “Eğer sistem uyanırsa o numara hiçbir işe yaramaz. Eğer sadece bir güvenlik kamerası tarafından görülseydim ve alarm çalsaydı dediğiniz geçerli olurdu. “Sen güvenlik sistemlerini, kapı kilitlerini ve kasaları hack etmek için uzun yıllar eğitildin asker. Biliyorsun ki hepsi temelde aynı. İyi ve hızlı düşün. Çünkü yolunun üstünde sadece kameralar değil, aynı zamanda da dört tane otomatik savunma sistemi var. İkisi kurşun değil, lazer ışınları atıyor. *Sistemi kırmak üzereyim doktor. Bilgi için sağ olun... AMA ÖLMEDİLER “Anaaa! Olm, oyuna bak! Resmen Electronic Arts yine şaheser yaratmış, “Hayır be, malak! Oyunu asıl Irrational Games'le Looking Glass Studios yapmış: Electronic Arts da pazarlamış. Desene lan önceden! Müneccim şeyi mi yedik hayatımız boyunca?! “Sen sus da şimdi; bu oyuna ne diyeceğimizi düşün?" “Eee... Süper oyun, kesinlikle alınsın, almayan böyle olsun, bilgisayar tarihinin en iyi oyunlarından biri, multimedia olayı hiç bu kadar iyi kullanılmamıştı, başka hangi oyunda oyun sırasında aldığınız mailleri sesli dinlerken aynı zamanda da aktif olarak oyunu oynayabiliyorsunuz, hangi oyunda System Shock 2'deki kadar atmosfere filan diyelim işte...” “Ya Allah'ım, güzel Allah'ım! Neden ben bu adamla yan yana oturmak zorundayım yaaa?! Yahu Polat, niye sahip olduğun eser miktardaki gri madde yumağı dediklerimi anlamakta güçlük çekiyor? Abi benim sorduğum oyunun türü be! FPS, desek kısıtlamış oluruz. Çünkü oyunda sürekli olarak olayları çözerken bir yandan da şu aleti şuraya tak, bunu şuradan bul, şu şifre şurada saklıdır, okuduğun loglar'dan
Asker, muhtemelen dönüşü olmayan yolculuğuna bu kapılardan birine girdiğin an başlayacaksın. Topladığın bilgileri kullan gibi öğelerle baş başasın. Adeta adventure, Bazıları da CRPG, diyor; ama yanlış. Çünkü bu oyunda kişiler arası interaksiyon veya rol yapmak yok. Yani bence biz FPS'li adventure, diye yeni bir çeşit bulalım! 'Abi, dövseydin bari! Hem okuyucunun karşısında da ayıp oluyor walla. Ühü... Fırk fırk "Ya, sus. Zaten sana kılım, kızgınım. Game Show'cular seni görmek isterler, diye Genel Yayın Sorumlusu olarak benim yerime senin adını yazdık. Allah korusun, bir çarpacağım bir de şu 17 inch monitör çarpacak, "Özür dilerim Emre abi! Kusura bakma; ama daha fazla dayanamayacağım ÜHÜHÜHÜHÜHHÜHÜÜÜÜ
ONLAR BİZİM HAYAT SENFONİMİZDE “Depolardayım, üst üste konmuş koliler tavanlar kadar yığılmış, garip sütunlu bir yerdeymişim gibi hissediyorum. Bir dakika, bir ses var... Güvenlik robotları, birden fazla, Unutma ki düşmanlarının hepsi de hedefin olmak zorunda değiller. Tam tersine yoğun ateş altında kalmaktansa, hızlı hareket ederek aradığını bulmanı tavsiye ederim. Eğer birini yok edebilirsen içlerinden nanyte, maintenance tool'ları ve benzeri aletler çıkabilir...” “Tamam, doktor. Şu anda ikinci kata çıkıyorum. Burası güvenli gözüküyor. Bazı koliler oldukça yüksek; çok yüksek olmayanların üzerine tırmanarak yolumu buluyorum. Lanet olsun! Sanger'in cesedini buldum. Kanıyla duvara “kaç yazılmış. Cesedinden log'u aldım. Artık şifre bende, "Şimdi derhal Sektör beşteki kapıya git, hızlı olmak istiyorsan speed booster implant'ını tak. Daha da hızlı olmak istersen -ki bence istemelisin- bir de speed booster-hypo yap. Speed booster-hypo'nun etki süresinin çok kısıtlı olduğunu asla aklından çıkarma..."
*Hepsi tamamlandı bile doktor. Şu anda inanılmaz bir hızla hedefe ilerliyorum. İki robot geride kaldı, otomatik güvenlik sistemleri de saldırıya geçemeden uzaklaştım. Kapıdayım. Açıldı. İçeride silahlar var, Bir lazer saber buldum. Fakat ne enerji silahları eğitimim, ne de çevikliğim bu silahı kullanmak için yeterli. Bırakı...Bir dakika... Bir başka ses daha duyuyorum. Metalik bir insan sesi. Doktor. Yaklaşan kişi benden biri: Bir cyborg “Hayır, bu daha farklı olmalı. Güvenlik kameraları, bunların lazer silahlarıyla donanmış olduklarını gösteriyordu. Çok dikkatli olmalısın. “,» Garip bir duygu doktor. Kendinden birisiyle savaşmaya hazırlanmak. Zırh delici kurşunlarımı tabancama doldurdum. Fakat yine de kendimi iyi hissetmiyorum. Bu gelen muhtemelen silah arkadaşlarımdan biri. “Kendine gel, amacını ve bulunduğun tekrar gözden geçir. O gelen arkadaşındı, Artık daha farklı. Unutma bedenini istiyorlar. Onlara izin vermemelisin.” “Ne demek bedenimi istiyorlar?” . Bağlantı "Belki de doktor hatalı olan biziz. Niçin bireysel düşünüp eski bir arkadaşıma zarar vereyim ki? Belki ben ŞARKI SÖYLÜYORLAR ŞİMDİ System Shock 2 muhakkak ki uzun bir süre zihinlerimizi meşgul edecek. Çünkü gerek atmosferi, gerekse oyunun bize sürekli sorduğu sorular düşüncelerimizde derin izler bıraktı. Bu oyun FPS'leri boş birer shooter olmaktan çıkarıp, bize hem reflekslerimizi hem de aklımızı kullanabileceğimiz mükemmel bir sanal ziyafet verdi. Daha oyuna başlarken eğitimimiz sırasında ufak hikayeler anlatarak,
Unutma ki bir bölüme katıldığın zaman geri dönüş olmayacaktır. O.S.A. sana zihninin limitsiz potansiyelini kullanarak düşmanlarını egale etmeyi öğretecektir. Navy'de alacağın eğitimle, uzay gemilerini ve bilgisayar donanımlarını en iyi şekilde kullanarak zafere gidebileceksin. Marines'de ise en gelişmiş silah ve dövüş teknikleriyle bir olmayı ve rakiplerini ateş ve metalle UNN için durduracaksın. Bir bölüme katıldıktan sonra temel eğitiminin yanında diğer grupların kabiliyetleri hakkında da teorik ve pratik bilgiye sahip olacaksın. Zaman, tecrübe ve isteklerin doğrultusunda da diğer alanlarda daha da ilerleyebilirsin. Asker. Tarihin bir parçası olmaya hazır ol...
Bu surgical unit'lerde beş nanyte harcayarak tüm yaralarını iyileştirebilirsin. Bazı üniteler hasarlı veya eksik parçalı olabilirler. Surgical Unit Key adlı objeyle eksik masaları aktif hale geçirebilirsin..
3 yıllık eğitimin boyunca bunun gibi pek çok kapıdan geçeceksin.
Basit gözüken bu kapılar senin eğitimine şekil vereceğinden hayatını da en ileri düzeyde etkileyecektir. Her bölüm seni yıldız sisteminin farklı bir yerinde uygun şartlarda eğitilmeni sağlayacaktır. Kamplar boyunca hem vücut hem de öğrenmeye dayalı kabiliyetlerini geliştireceksin. Kabiliyetlerin olası hareket durumlarında başarılı olman için hayati önem taşımaktadır. İyi düşün
Repl'lerde gerekli olan her türlü malzemeyi satın alabilirsin. Eğer hack edebilirsen normalde gözükmeyen objeleri ve olan malzemeleri de daha ucuza almanı sağlar tanıyarak ve Oyun boyunca sürekli bilgi edinme ve gelişme imkanları sunarak, System Shock 2 bilgisayar oyunları tarihinin en iyilerinden biri olarak anılmayı hak ettiğini bize ispatladı... Atmosfer, kesinlikle, bu oyunun övgüyü en çok hak eden kısmı. Birincisi grafikler gerçekten çok kaliteli. Fakat en güzeli diğer oyunlarda fazlasıyla ihmal edilen ses efektlerinin, bu oyunda çok yoğun ve güzel bir şekilde sunuluyor olması. Oyun boyunca eskiden geminin tayfası olan; fakat şu anda bir sebepten dolayı adı verilen zavallı insanlar sürekli olarak “Sorry, run, your flesh betrays you!” gibi sözlerle sizi diken üstünde tutmayı ve kafanızı kurcalamayı beceriyorlar. Mesela her yerin kolilerle dolu olduğu karanlık bir depoda, nereden geldiğini sadece kestirebildiğiniz, deney maymunlarının çığlıkları bile sizi sürekli rahatsız etmeyi beceriyor. Siz hareketin tam ortasındayken gelen bir e-mail'i dinlemek; bir yandan ölmemeye çalışırken söylenenleri de anlamaya çalışmak gerçekten büyük bir keyif. Oyunun en iyi özelliklerinden biri de diğer hiçbir FPS'de olmayan karakter geliştirme sistemi. Aynı CRPG'lerde experience aldığınız gibi burada da cyber module alıyorsunuz. Daha sonra bu
"Action oyunlarına genelde
Okuyun bi zahmet, o kadar uğraştık!
siber donanım uğruyor. Yine bu oyunun en tatlı özelliklerinden biri, çok nadiren alabildiğiniz (Hatta sanki Fallout'tan arak.) trait kazanma olayı, Yok işte... İlaçlardan daha iyi yararlanabilme, daha çok eşya taşıyabilme, daha hızlı koşabilme gibi. Bu özellikler hem oyun stilinizi yaratmanızı, hem de ihtiyaçlarınızı karşılamanızı sağlayacaktır... Malzemeler... Kesinlikle oyunun en güzel kısımlarından biri. Tüm malzemeler hakkında pek çok adventure'dakinden çok daha fazla bilgi ediniyorsunuz. Oyun sırasında elinize çok gerekli mühimmat, sağlık üniteleri, doping iğneleri ve benzeri şeylerden başka, oyuna sadece hava cyber module'leri kullanarak özelliklerinizi ve kabiliyetlerinizi arttırabiliyorsunuz. İsterseniz daha çevik veya güçlü olmayı ve gerçekçilik katmak için konulmuş olan kupa, magazin, çiçek, sigara gibi objeler de var. Bazı objeler, hep ihtiyaç duyacağınız şeylerken (Cephane, iyileştirici her şey, kimyasallar...), bazılarıysa, size, sadece bir kere lazım olan şeyler (Bilgisayar kartları, özel bir zehir...). Olayları çözme ve çözerken de elinizdeki objeleri mantıklı bir şekilde kullanma özelliğiyle System Shock 2 yine kalitesini kanıtlıyor... Olayları çözme olayına (!) gelince. Hem hikayeyi anlama açısından, hem de ilerleyebilme seçebiliyorsunuz. Gerekli gördüğünüz becerileri öğrenebiliyorsunuz. Bu noktada cyber module'lerinizi nasıl harcayacağınıza doğru karar vermek gerek. Eğer shotgun kullanmak istiyorsanız standart weapon kabiliyetinizi en kısa zamanda üçe çıkarmalısınız. Bazı silahlar hem kabiliyet hem de özellik istiyorlar (bkz. Laser Sabre: Energy weapons 3 ve Agility 3 lazım...). Ayrıca her şey silahla bitmiyor. Hacking, repairing, research gibi teknik kabiliyetler de bu oyunda çok önemli. Hatta bazı noktalarda bu kabiliyetleri edinmek zorunda kalıyorsunuz. Yani bu oyunda, ayı asker mantığı feci şekilde hezimete açısından aldığınız mailler, bulduğunuz loglar (Seyir defteri, diyebiliriz abuk olsa da her ne kadar...) ve edindiğiniz araştırma raporları çok büyük önem taşıyor. Çok fazla ayrıntı, bilgi ve beklenmedik olay üstünüze yığılıyor. Fakat adamlar, süper bir arabirim yapmışlar; kesinlikle olayların içinde kaybolmanız mümkün değil. Hikayeyi çözmek için loglar'ı okumanız, oyunda takılmamak için de notes bölümünü okumanız fazlasıyla yeterli oluyor. Eğer hala bazı şeylerden emin olamıyorsanız karşılıklı yardımlaştığınız bir bayan var (Doctor Polito...), işte ondan aldığınız mailler'i okumanız her şeyi çözecektir. Bu üç sistem, birbirlerini mükemmel bir şekilde tamamlıyorlar. Yine harita da çok yararlı bir alet. Gerçi System Shock 2 ksumuk gibi karışık, ezele kadar dolaşılsa da bitmeyen labirentlerde geçen bir oyun değil; ama kafanız karışırsa harita pek bir yararlı oluyor. Şimdi oyunumuzun bir kötü özelliğinden bahsedelim. Gerçi bu rölatif bir özellik; ama olsun, ben yine de konumuza dahil edeyim. Bu oyun, sürekli olarak bilgiye dayanılarak oynanan bir oyun. Gerek atmosferi yakalayabilmek için, gerekse olan biteni anlamak için iyi derecede İngilizce'ye sahip olmanız neredeyse şart. Bunun dışında kötü bir özellik mi? Kesinlikle yok! Varsa da oyunun güzelliği karşısında uyuşmuş zihnim fark edemiyor. Gerçekten harika bir oyun, tartışmasız yeni bir türün başlangıcı. Malesef şu anda kötü bir özelliğini hatırladım. O da şu: Quick Save (Alt-S'ye basın) opsiyonuyla ettiğiniz saveler'i ancak oyunu kapatana kadar load edebiliyorsunuz. Oyunu kapattıktan sonra tekrar girdiğinizde en son ettiğiniz “normal” save'i yüklemeniz mümkün. Bu olay bir ara cinnet geçirmeme sebep olmuştu... Şimdi sıra, bir iki ufak tavsiyede. Oyunu üç çeşit askerle de oynadım. Gözlemlerim sonucu en büyük keyfi ve rahatlığı Navy'de eğitim almış askerimle tattığımı fark ettim. Çünkü Psionicist (Zihin güçlerini kullanmakta profesyonelleşmiş asker...) askerim her ne kadar güçleriyle hem savaşmak, hem alarm sistemlerini daha kısa sürede susturmak, hem de kendini iyileştirebilmek gibi envai çeşit güce sahip olsa da psi'si sürekli
deney tüpü
bittiğinden, elinde İngiliz anahtarıyla, etrafta aptal aptal koşuşturan bir adamdan başka bir moda geçemiyordu. Psi. hypolar'ı etrafta bulmak zaten zor, bir de fiyatları inanılmaz boyutlarda olunca hepten ulaşılmaz oluyordu. Belki ileride güçlenince çok keyifli olacak; fakat başlangıçta maalesef gayet sıkıcı... Marine de oynadım. Süper silah kullanıyor, hatta süper silahlarla başlıyor oyuna: ama daha önce de dediğim gibi teknik yönden eksikliğiyle fazlasıyla kısıtlı oluyor. Mesela research kabiliyeti olmadığından dolayı düşmanlarından topladığı doku örneklerini inceleyip, olaylar hakkında ufak tefek de olsa bir fikre sahip olamıyor. Hack kabiliyeti olmadığından güvenlik sistemlerini veya kapıların kilit sistemlerini kıramıyor. Varsa yoksa vur patlat. Kesinlikle atmosferle uyumsuz... En güzeli ve rahatı Navy, Hem çok iyi olmasa da silah kullanabiliyor, hem de teknik işlerde üstüne yok. Hacker'lık zaten oyunun en büyük keyiflerinden biri. Düşmanlar sizi görmeden önce güvenlik kameralarını durdurmaya çalışmanın keyfi gerçekten çok büyük. Kapıları açıp normalde ulaşamayabileceğiniz ekstra malzemelere sahip olmak da oyunu büyük ölçüde kolaylaştırıyor. Artı, silahlarınızın bakımını, tamirini çok daha kolay yapıyorsunuz falan filan... Ayrıca research kabiliyetini de daha oyunun en başında alabilmek gibi bir şansınız var. Yani her yönden etkili ve dengeli adam oluyorsunuz. Benim tavsiyem Endurance'ı yüksek (Daha fazla Hit Point için...), Maintain 1'i olan (Silahlarınızın bakımı için) ve olabildiğince de bol miktarda Hacking'e sahip bir karakter yaratmanızdır. Sonra zamanla standart weapons, maintain, endurance, agility, hacking ve biraz da repair üzerine giderseniz kimse önünüzde duramaz. Tabi yukarıda yazdılarımın hiçbiri kesin yargılar değil. Bunlar, benim gözlemlerim ve tavsiyelerim. Karakterinizi kendi keyfinizce uygun kombolarla yaratıp, geliştirmek hiç şüphesiz en zevklisi olacaktır... Bir kabiliyet ne kadar yüksek olursa o konuda daha karmaşık veya zor şeyleri yapabilirsiniz. Mesela pistol standart weapons 1 ile kullanılabilirken, shotgun standart weapons 3 gerektiriyor. Yapacağınız işle ilgili özellik, skorunuz ne kadar yüksekse başarılı olma ihtimaliniz doğru orantılı olarak artar. Hemen örneklendireyim: Eğer hack ederken cyber skorunuz yüksekse başarı şansınız artar.
Si ERE İY AA a beni derinden etkilediğini
Yani genellikle kabiliyetleriniz sınırları oluştururken, özellikleriniz başarı oranınızı belirler. O yüzden karakterinizi yaratır ve geliştirirken ne tek bir noktaya kanalize olup kendinizi sınırlayın, ne de her şey hakkında sadece biraz bilgisi olan bir adam olun. Denge bu oyunda çok önemli... System Shock 2, gerçekten üzerinde çok uğraşılmış ve çok da başarılı olmuş bir çalışma. Dilerim, bu oyun tarzı başka firmalar tarafından da kabul görür de, biz de zevk ve sefa içinde ekranlarımız başında yıllar yılı uyuşmaya devam ederiz. System Shock 2: Daha önce yaşaması hiç bu kadar zevkli ve farklı bir hayaletli köşk hikayesi yazılmadı.
OYUN DİYE BUNA DENİR! “Merabalar ümmet-i Game Show. Bu, ikinci geri dönüş gürür ayımızda yine muhteşem bir oyunla karşınıza çıkmak bana şeref veriyor. Konumuz gavurların deyimiyle
- Ertunç BURAK'ın oyun hakkındaki fikri
“ground breaking" bir baş yapıt. System Shock 2'de iki bin küsurlarda...ya, inanamıyorum yaa! Ya inanmıyorum çabuk buraya gel! Niye beni uyarmadın baklim sen?” “Ne konuda abi?” “En son yazacağım bölümü başa yazmışım, başlangıç da sona geldi doğal olarak! Niye dikkat etmiyorsun sen benim ne yazdığıma? Ha, niye ha?!" “Abi, o sırada sen emretmiştin ya... 'Git, kola al!' diye. Hah, işte ben karşıdaki kuruyemişçideydim. Adamın bozuk parası kalmamış; o yüzden parayı bozdurmak için onun iki sokak ötesindeki lahmacuncuya gidip iki lahmacun aldım. Sonra da kolayı alıp geldim. Herhalde o sırada sen girişi yaptın değerli abim. Şey bu arada... Ben lahmacunları almayı unuttum. İstersen gidip alayım; ama şimdikiye dek soğumuştur onlar. Gidim mi yine de?” “Allah tependen baksın! Allah seni düşmanımın başına vermesin Polat! Dilerim güzel Allah'ımdan genlerinde bir bozukluk vardır da türünün devamını sürdüremezsin! Yalvarırım, yüce Rabbim seni bana bu yolcu dünyada sabır testi olarak göndermiş olsun! Neyse, bu gece Kurtuluş'a geliyor musun?” “Sen emredersen tabi, abim. Ama orada da böyle üstüme gelirsen tutamam kendimi walla, Ühüh... Firk.. ühüh...” bugün merhamet en büyük vasıflarımdan biri olsun, diye karar verdim. Çabuk sayfayı yap da gidelim bu şer yuvasından. Dergiymiş...Pöh! böyle bilgisayar oyunu dergisi mi olurmuş lan...
Nefis, hem de her şeyi almalı, oynam oynatmalı, almayanları almaya
P200 32 MB Ram/ 200 Mb HD/ Win95/98 - 3D accelerator