Fallout

Uzun zamandır; sizi uğraştıracak, uykuya dalmadan önce aklınızı kurcalayacak, yemek yerken dalıp gitmenize neden olacak bir oyun oynadınız mı?... Nea? Demek oynadınız. Bir saniye olmadı şimdi, tekrar gireyim olaya. Öhöm.. Gel vatandaş oyuna gel. Bu oyun var ya bu oyun, mükemmel bir şey abi. Adventure sever miyiz? (eeveeet!), turn based savaş sever miyiz? (eveeeet!), bilmeceler makul olsun mu? (olssuuun!), öyle zırt diye de bitmesin ama di mi? (eveeet bitmesin!). Macera içinde macera ister miyiz? (laan isteriz dedik yaaaaa, süründürmeden konuya geç). Bugün bütün ters okuyucular beni bulmuş ya. Neyse ben oyuna geçeyim, Allah'ından bulsunlar. Fallout'ta yeraltında, ömrünün tamamını dış dünyadan tamamen yalıtılmış bir ortamda geçirmiş olan, bir Vault sakininin yerine geçeceğiz. Bu Vault da ne ola ki diyenler için; Vault, bütün dünyayı kapsayan nükleer savaştan ve onun yan etkilerinden korunmak için yeraltına yapılmış, korunaklı yerleşim birimlerine verilen genel isim. Bizim içinde yaşadığımız Vault 13'ün, su ihtiyacını karşılamakta kullanılan waterchip kırılınca, en yakın Vault'a (Vault 15) gidip bir fincan ödünç waterchip almakla görevlendiriliriz. 80 yıldır dünyayla bağlantısı kesik olan Vault 13'ün kapıları bizi dışarıya postalamak için ilk kez açılır. Biz de panik olmuşuzdur tabii, çünkü doğduğumuzdan beri dış dünyaya hiç ayak basmamışızdır. Belki de panik olmamışızdır, aslında bu panikleme işi tamamen benim uydurmam, belki de cesur biriyizdir. Ehehe kızmayın yav. Tamam karar verdim işte; aslında merak ediyoruzdur dışarıyı (bak bak daha neler uyduracağım ben). Neyse bir şekilde kendimizi kapının önünde buluyoruz. Vault'un su rezervleri bitmeden (150 gün) waterchip'i bulup getirmek gerekiyor. Şirin giriş demosunu seyrettikten sonra çıkan menüden, NEW GAME seçeneği ile oyuna başlamak için ilk adımı atıp, CHARACTER SELECTION bölümüne geliyoruz. Burada hazırda 3 karakter var, istersek birini seçip oyuna geçebiliriz. Veya CREATE CHARACTER ile sıfırdan yeni bir karakter yaratabiliriz. CREATE CHARACTER NONE yazan yere; karakterimiz için uygun gördüğümüz ismi yazıyoruz. Hemen yanındaki yer yaşı için. Ve onun yanındaki de Cinsiyeti. Hemen aşağısında ise; Character Points: ST (Strength): Fizik gücü. Hit points, Melee damage ve Carry weight'i doğrudan etkiler. PE (Perception): Algı, sezi yeteneği (duyma, görme v.s.). Sequence, Critical chance ve Ranged combat'ı etkiler. EN (Endurance): Dayanıklılık. Hit points, poison resistance, radiation resistance, Healing rate ve her level için extra hit point sağlar. CH (Charisma): Görüntü ve etkileme gücü. Speech ve Barter'ı etkiler. IN (Intelligence): Zeka, hafıza ve hızlı düşünebilme yeteneği. Critical chance, her level için ekstra skill point, ekstra diyalog seçenekleri ve ekstra skill'ler. AG (Agility):

Çeviklik. Action points, Armor Class, Sequence ve ekstra skill'ler LK (Luck): Şans. Ben yukarıda size, şunu etkiler, bunu etkiler diyorum, ukalalık yapıyorum sanmayın. Oyunda bu özellikler böyle anılıyor. Bunları daha sonra tek tek açıklayacağım. Ekstra 5 CHAR POINTS'imiz var ve bunları seçimimize göre dağıtıyoruz. OPTIONAL TRAITS Başlangıçta buradan sadece 2 adet seçim yapabiliyoruz. Ama her 4 level'de bir yeni bir tane daha seçebiliriz. Yalnız bazılarının yararları yanında zararları da var buna dikkat etmek gerekiyor. Fast metabolism: Çabuk iyileşiyoruz ama zehire ve radyasyona karşı daha dayanıksız oluyoruz. Bruiser: Öküz gibi büyük (güçlü) ve öküz gibi yavaş. Small frame: Küçük ama hızlı. One hander: Tek elle kullanılan silahlarda mükemmeliz ama iki el gerektirenlerde problem olabilir. Finesse: Kritik noktalara vuruş hassasiyeti. Kamikaze: Hareket sırası hızlı geliyor.

Ama armor class'dan kaybediyoruz.

Heavy handed: Yakın dövüşte koduk mu oturtuyoruz. Ama nerede o hassas vuruşlar yok tabii. Fast shot: Normalden hızlı ateş ediyoruz ama bu sefer de nişan alacak zaman olmuyor. Bloody mess: Rakibi en kanlı şekilde öldürme. Jinxed: İyi yönü şu; etrafımızdaki herkes kavga esnasında kritik hatalar yapıyor. Kötü yanı ise bizim de aynı durumda olmamız. Good natured: İyi huylu skillerimiz artıyor (First aid, Doctor, Speech ve Barter gibi). Ama dövüşken yanımızdan kaybediyoruz. Drug addict: Bu durumda oyundaki ilaçlar normalden daha çabuk alışkanlık yapıyor. Ama alışkanlıktan daha rahat kurtuluyoruz. Drug resistant: İlaçlar normalden daha az etki yapıyor ama alışma oranı da az buna göre. Night person: Drakula modu. Gece olduğunda daha çok uykusuz kalabiliyoruz. Ama gündüz olduğunda da sersemliyoruz. Skilled: Daha fazla skill point. Daha az yetenek. Gifted: Doğuştan yetenekliyiz. Ama bazı skillerimiz az. SKILLS Karakter yaratırken, aşağıdakilerden üç tanesini ağırlıklı olarak belirliyoruz. İleride level atladıkça extra pointleri kafamıza göre dağıtabiliriz. Small guns: Küçük silahları kullanmadaki ustalığımızı doğrudan etkiler. Pistol, Submachine Gun gibi mesela. Big guns: Büyük ebatlı silahları kullanmadaki becerimiz. Mini guns, rocket launchers, flame throwers falan yani. Energy weapons: Enerji bazlı silahların kullanımı hakkındaki bilgimiz. Nasıl talant tutulur ve ateş edilir gibi.

5 yıldır yaşıyor. “ lmamış. Vault 13'ün eski'si ondan soruluyor. Hiç sevmez beni Ama işi düştü bir kere peşimden ayrılmıyor. Salaklık Waterchip'i kırdığı için benden bulmamı istiyor. Emekli olmasına az kalmış, yapayım bir; iyilik ba çok emeği var chip bozulmamış ol; gelmemiş olsam, kimi bulacaktı). Kalem da yardım ediyorum.

kaşları laser veya plasma silahları bunlara örnek olabilir. Unarmed: Teke tek silahsız dövüşteki ustalığımız ve etki yeteneğimiz. Melee weapons: Teke tek silahlı dövüşteki ustalığımız. Muşta, bıçak, jilet gibi yani. Throwing: Elle atılan silahları kullanmadaki yeteneğimiz. El bombası, el havlusu ve el arabası gibi. First aid: Genel iyileştirme yeteneğimiz. Küçük yaralar, kesikler falan gibi şeyleri iyileştirmede kullanıyoruz. Doctor: Daha büyük yara ve hastalıklara karşı, daha da etkili bir formül, Kırılmış bir bacak gibi mesela. Sneak: Sızma. Eğer başarılı olursa, görülmeniz oldukça zorlaşır. Ama aynı zamanda hem koşup hem de saklanamazsınız. Lockpick: Kilitleri açma becerimiz. Steal: Kolay para. Eheh. Oyundaki diğer karakterlerden eşya çalma. Traps: Tuzakları bulma ve etkisiz hale getirme becerisi. Science: Yüksek teknolojiyi anlama ve kullanabilme yeteneği. Bilgisayarlar, biyoloji, fizik ve jeoloji gibi. Repair: Tabii ki sadece anlamak bir işe yaramıyor, biraz pratik yapmak lazım. Ekipman, makine ve elektronik eşyaları tamir yeteneği. Speech: Karşımızdakini doğru söylediğimize inandırabilme ve etkileme yeteneği. Barter: Pazarlık ve ticaret yeteneği. Satılan ve alınan malların fiyatlarını doğrudan etkiler. Gambling: Kumarbazlık yeteneğimiz. (evet kumar da oynayabiliyoruz) Outdoorsman: Vahşi doğada hayatta kalabilme yeteneği. Kafamıza göre ister embesil, ister Einstein clone'u bir karakter yarattıktan sonra oyunumuza geçiyoruz. Oyuna başladığımız Vault 13'ün kapısının önündeyiz. Grafiklerin Diablo'ya benzemesi ilk dikkati çekenlerden.

k Yıldır; yeryüzüne çıkmadık

E © kaçırılıyor

Severim b bir d& tel

Ekranın alt kısmı, oyunda yapmak istediğimiz aksiyonları gerçekleştirmemizi sağlayan bir arabirim görünümünde. Soldan sağa; İŞTE OYUN EKRANI Brifing ekranı: Bütün genel mesajlar burada çıkıyor. Mesajları yukarı aşağı kaydırabiliriz. Hemen sol taraftaki ekran. El değiştirme düğmesi: İki elimiz var (hadi len) ve hangisini kullanacağımıza buradan karar veriyoruz. Kırmızı düğme. Inventory: Üzerimizde taşıdığımız eşyalara ulaşabilmemiz için. Elimizdeki silahları ve üzerimizdeki zırhı buradan değiştiriyoruz. INV yazan düğme. Options düğmesi: Save, Load, Preferences ve Exit Game. Büyük O harfi olan düğme Action Point: Hareket puanımızı gösteren ışıklar. 10 adet yeşil led. Elimizdekini Gösteren Düğme: Burası elimizdekini gösteren düğme. Ledlerin hemen altında yer alıyor. HP (HitPoint): Kalan canımız (anca böyle tabir edilebilirdi yani) AC (Armor Class): Zırh sınıfı desem, katlim vacip olacak. Zırhımızın kalitesi diyerek geçiştiriyorum. Burası sahip olduğumuz yetenekleri kullanabileceğimiz yer. Sağdaki kırmızı düğme. MAP: Automap'e buradan ulaşıyoruz. CHA: Buradan karakterimizin özelliklerini gösteren ekrana ulaşıyoruz. PIP (Personal Information Processor): Dinlenme, Automap'ler, vs. buradan ulaşıyoruz. Combat Button: Burası herhangi bir savaş esnasında açılıyor. Üst tarafı Turn'ümüzü, alt

Köl 25 yaşında, 2 çocuk babası, Tüccar. güzel 3D bakar ve gülümser. Şehir yönetiminde söz sahibi. Bulunduğu yere alnının teri ile gelmiş. Kumarbaz

Gizmo'nun kanlısı. ka için 3D

A tarafı ise Combat modunu bitiriyor. Ekranın sağ alt köşesinde bulunuyor. Oyunu mouse yardımıyla oynuyoruz. Ve işaretçimizi 3 değişik modda kullanabiliyoruz. Hareket, Komut ve Hedefleme modları. Bu modlar arasında ise sağ tuşla geçiş yapıyoruz. Hareket: Bu durumda pointer (işaretçi demeye alışamadım bir türlü yav), kırmızı bir altıgen olarak görünüyor. Karakterimiz, sol tuşla kliklediğiniz yere doğru en kısa yoldan yürür. Eğer bu işlem esnasında Shift tuşunu basılı tutarsak koşarak gider. Komut: Bu en karışık mod. Bu modda pointer, ok şeklini alıyor ve eğer bir objeye kliklerseniz, obje için uygun olan komut gerçekleştiriliyor (araştır, kullan veya konuş gibi). Uygun olan komutun ne olduğunu görmek için pointer'ı bir süre objenin üstünde tutmanız yeterli. Başka bir komut seçmek istiyorsanız; objeye sol tuşla klikleyip tuşu basılı tutun, kısa bir süre sonra komut listesi çıkacaktır. Tuşu bırakmadan, mouse'u yukarı aşağı hareket ettirerek, komutu seçin ve tuşu bırakın. En alttaki seçenek işlemi iptal içindir. Hedefleme: Combat modda pointer Target şeklini alır. Bu durumda pointer'ı hedefin üzerine getirince, hemen yanında vurma şansımızı belirten bir yüzde çıkar. Sol tuşla vuruşunuzu yapın. Sağ tuşla vazgeçin. Paşa gönlünüz bilir. Oyunun önemli bölümlerinden olan Combat Modu ise turn based oynanıyor. Karakterlerle savaşmak için pek çok yol mevcut; yerli yersiz söylenecek bir laf bile bunu başlatmak için yeterli. Tabii siz bunun olmasını beklemeden silahınıza davranıp ilk vuruşu yapan da olabilirsiniz. Dikkat etmeniz gereken yegane şey, yaptığınız her hareketin hareket puanınızdan gidiyor olması, yürüme, inventory açma gibi. Her bir hex hareket için bir action point kaybediyoruz. Aktif itemi gösteren

4 yerde, bu item'i kullanmanın kaç turn'e mal olacağı da gösteriliyor. Aktif item'i sol tuşla kullanabilir, sağ tuşla kullanım modunu seçebiliriz (Single, Burst, Aiming, Reload, vb). Hareket puanımız bitince turn sırası diğer karakterlere geçiyor. Bu arada Aiming olayına bir açıklık getirmek istiyorum; bu modda hedefin istediğimiz bölümüne ateş edebiliyoruz. Kolu, bacağı, kafası, gözü falan gibi. Bölümlerin vurulabilme yüzdeleri de ayrı olarak belirtiliyor burada. Bir örnek vermek gerekirse; Radscorpion'ların ayakları daha hassas mesela. Oralara çalışın. Konuşma Ekranı: bir karakterle — konuşma olayına buradan giriyoruz. Aşağıya çıkan sorulardan istediğimizi sorabilir. Sorulan sorulara aşağıdaki cevaplardan istediğimizi verebiliriz. Soruya veya cevaba uygun seçenekler çıkacaktır. Sol taraftaki REVIEW seçeneği; konuşmaların geriye doğru bir kaydını verir: BARTER ise; pazarlık ekranına gider. Alış-verişi, değiştokuş'la yapış-ediş. TELL ME ABOUT seçeneği ise; karaktere bir konu (bir kelime) hakkında soru sormanıza yarar. Konuyla ÇOK yakın bir ilgisi yoksa, Ha? Hö? gibi cevaplar almanız © oldukça normaldir. Oyunda silahlardan başka pek çok şey de mevcut. Yiyecek türleri, ilaçlar, kitaplar, yararlı aletler, vb.

Ama taşıyabileceğiniz yükün de bir sınırı var. Oh be. Abi şu oyun anlatımı kısmında beni en çok bayan yer de; şu bu işe yarar, bu o işe yarar kısmı. Aman sakın yanlış anlamayın ha. Bu tanıtım kısmında en ufak bir yeri atladığımda kendimi suç işlemiş gibi hissediyorum. Ya hiç anlatmayayım, ya da her bir şeyini anlatayım diyorum. Tamamen kişisel yani. Vicdanımı biraz olsun rahatlattığıma göre, sizi biraz oyuna ısındırayım. Evet, Vault 13'ün kapısında öyle salak gibi kaldık, la bura nere? Anaa, ne yapacağız şimdi biz? Dur bakayım, orada yerde yatan bir ölü var (ayakta duranın yanındaki), üzerini biraz araştıralım. ! Üzerinden çıkan bir adet tabanca ve muhtelif çaptaki mermiyi cebe indirirken, ceketinin iç cebinden çıkan vibratörü hiç görmemiş gibi yapalım (ölüye saygımız vardır). Civarda dolaşan fareleri hepsini öldürelim, Bu bize 500 Experience Points kazandıracak. Farelerden alacağımız yaraları first aid ve doctor skillerimizle iyileştirelim, buradan da experience kazanalım. Yolun sonundaki koyu bölge bizi yolculuk ekranına götürür. Buradan Vault 15'e doğru yola çıkalım. Yolda isimsiz bir yerleşim merkezine — rastlıyoruz (yeşil daire). Burada duralım, bir bakmakta fayda var. Ne de olsa merak ediyoruz dimi? Yani doğduğumuzdan beri dışarıyı görmemişiz. Nea? merak etmiyor muyuz? Peki Vault 15'e devam edelim. Vault 15'e girince oradaki yaratıkları temizleyelim. Asansörün yanına gidelim. Aaa, © da ne? Asansör bozuk ve tamir edebilmek için biraz ipe ihtiyacımız var. Heheh. Ne oldu? Sen beni dinleme böyle, devam et. Gitti 3-5 gün boşa. Şimdi dön bakayım o isimsiz yere. Aferin bir daha da itiraz etme. Burası ufak bir kasaba ve ismi de Shady Sand. Kasabaya girmeden mutlaka elinizdeki silahı ortadan kaldırın. Elinizi değiştirin, mesela silahsız elinizi aktif hale getirin. Ne kadar mantıksız bir olay gibi görünse de işe yarıyor. Kasabalarda silahınızı elinizden geldiğince saklayın; karşınızdaki karakterler silahlı birine karşı biraz daha tedirgin davranıyorlar savaş sebebi bile olabilir). İçeriyi biraz kolaçan edin. Kasabanın ileri gelenleriyle konuşun. Bize başlarının Radscorpion denen, dev akreplerle dertte olduğunu ve ne kadar öldürseler de tükenmediklerini söyleyeceklerdir. Biz de bu böcek temizleme işini üstümüze alıp, kapıdaki guard'la konuşmaya gidiyoruz. Ayrıca ona guard demeyin onun bir ismi var, Seth onun ismi (Anaa yazar iyice sapıttı, Allah sonumuzu hayır eylesin). Biri bir şey mi dedi? (Tıss) Neyse ben ne diyordum? Seth'le Radscorpion hakkında konuşun, sizi onların mağarasına kadar götürecektir. Radscorpion'ların hepsini temizleyin, kuyruklarını almayı unutmayın. Daha sonra tekrar Shady Sand'e dönün. Kapıda Seth'in yanına gidin ve ona guard diye hitap ettiğiniz için özür dileyin, ayrıca elindeki ipe karşılık uygun bir şeyler önerin (mesela akrep kuyruğu, ama size de 2-3 tane Kalsın). Geri kalan akrep kuyruklarını kasabanın doktoruna götürün (gündüz olması lazım ama) ve sizin için yapacağı panzehirleri alın. Eğer zehirlendiyseniz bunlar sayesinde normale dönebiliriz. Giriş kapısını yakınındaki evde bir merchant var, bulun onu. Bulun ve konuşun, Hub ve Junktown'un yerini öğrenin. Biraz kasarsanız onu size katılması için ikna edebilirsiniz. Buradan ayrılma vakti geldi artık. Vault 15 yolu bize gözükür, artık ip de var nasıl olsa. Gidelim bakalım Vault 15'e. Çalışmayan asansörün üzerinde ipi kullanıp, 2 nci ve 3 üncü seviyelere iniyoruz. Her yeri iyice araştırınca, burada waterchip'in olmadığını anlıyoruz. yav, dalga geçmiyorum valla. Waterchip'in olmadığını öğrendiğimizde Experience point alıyoruz. Bu da bir nevi görev yani. Yeni hedefimiz ise Junktown. Burada Killian Darkwater'ı bulun ve... Neyse ısındırma olayını abartmayalım. Bundan sonrası size kalmış artık. Aldığımız notlara bir göz atalım bakalım: e©Save edin abi, zırt pırt save edin. Bazen geri dönülmeyecek hatalar yapılabiliyor. #Elinizden geldiğince kasabalarda kavga çıkarmayın. Anında bütün kasaba düşman oluveriyor. Dikkat! Bütün kasabaya, kasabadaki inekler bile dahil. Kuşu, böceği, ne varsa artık.

Programcılar az bir şey daha abartsaymış, yerdeki taşlara hitpoint verip, bize saldırtacaklarmış yani.

#Oyunda sayamadığım kadar çok karakter var, ama bunları temsilen sadece 19-20 çeşit grafik mevcut. eBence oyun 2 nci bir CD'yi hak ediyormuş. Keşke biraz daha çeşit olsaymış (Selam Zebani). ©Karakterlere ismiyle hitap edin. Yanlış olmasın. ©Son olarak oyun hakkındaki değerli kritiklerini benimle paylaştığı için buradan Zebani'ye teşekkürlerimi iletiyorum. Kendinize iyi bakın asabımı bozmayın. ElHüseyin "Ne var? Ne diyon?" YEŞİLBAŞ a Pentium 75

16 MB RAM 1CD 25 MB HARDISK