Little Big Adventure

(0D) (0D)

R N TL

Game-Show kadar amatör başka bir dergi dünyada var mıdır? Onu bilmem ama bu derginin sorumlu yazı işleri müdürü ben Timur Çataklı'dan daha zayıf bir sorumlu yazı işleri müdürü (Hem de sorumlu.. Olaya bak yaaali) herhalde yoktur. Sen git çocuğun birine Relentless gibi baba bir oyunu ver, sonra da son gün telefon aç arkadaşa “Abi, yazı bitti mi, ne oldu?” diye sor. Tabii ki cevap belli. Ya virüs girer, ya bilgisayar virüse girer, ya da virüs bilgisayarı kovalar yakalayamaz. Biz de ne yapalım. Devamı öbür aya dedik ve Relentless'ı yarıda kestik. (Buna da şükür çeyrekte de kesebilirdik.) Olaylar bununla da bitse iyi, bir de patrondan “Ne olum bu yazı, bırakın ben yazayım bari, zaten sizden adam olsaydı”.. gibi azarlar yedik. Ece, patron söz sende göster bakalım marifetini. SÖZ MEG'TE VE PERDEEEE....... Biz aslında Murat'la (MACBETH) efendi gibi RELENTLESS oynuyorduk. Timur ile Mert derginin 5. sayısının dağıtımından perişan bir şekilde geri geldiler. Laf lafı açtı. Konu 5. sayıda açıklaması çıkan bu oyuna geldi. Ben (dilim tutulsaydı da söylemeseydim) oyunun açıklamasının çok kötü olduğundan bahsettim. Onlar da, bizim bu oyunu oynadığımızı öğrendikleri için, (maalesef) o zaman sen yaz dediler. Ben bu oyunun bu kadar uzun olduğundan ve oyun yazmanın o kadar da kolay bir şey olmadığından habersiz biraz da zorla (SEVE SEVE) yazıyı yazmaya başladım. Biz Murat'la bu konuşma geçtikten 1 hafta sonra oyunu doğrusu ben bitirdim. Çünkü bitirdiğimde saat sabahın 5'i olduğu için o sırada uyuyordu. Ama rüyasında mı gördü nedir tam Funfrock'u öldürdüm, uyandı ve son ekranları gördü. İçgüdüsel bir şey herhalde) Ve oyunu yazmak için 10 günümüz kaldı. Aslında yeterli bir süreydi. Ama biz Türklerin bir şeyi yapmaya başlamak için yumurtanın dışarı çıkmasını beklemesi geleneği kalıtsal olarak bende de olduğu için son 2 gün yazıyı yazmaya başladım. İşte son iki günde ortaya çıkan Relentless yazısı. Sürç-i lisan edersek affola... Ben, oyun içinde herkesin bildiği ve bilmese bile kolayca anlayabileceği opsiyonları açıklamayacağım. Çünkü, efendim, QUIT DOS komutunu vererek DOS'a çıkabilirsiniz demek bana saçma geliyor. Bana göre opsiyonlarda dikkate değer iki tane seçenek var. Bunlardan biri POLYGON DETAIL; makinenizin konfigürasyonu yeterli değilse oyunu rahatsız etmeyecek bir hızda oynamanızı sağlamak için oyunda bulunan spriteların polygon detayını düşürmenizi sağlıyor. İkincisi ve en önemlisi SAVED GAMES MANAGEMENT kısmı. Aslında bu kısmı oyun sırasında ayrı bir strateji oyunu olarak oynayabilirsiniz. Oyunda başarılı olmanız için bu save bölümü çok önemli. Ben kısaca açıklamaya çalışayım. Relentless oyunu, ilk olarak size bir isim girmenizi istiyor ve bu isimle size 3 hak vererek oyuna başlıyorsunuz. Bilmeceleri çözdükçe, programcılar tarafından daha önce tespit edilmiş yerlerde oyun kendini bu isim üzerine otomatik olarak save ediyor. Siz zor bir yere geldiğinizi hissedince o anda oynuyor

SUNTOM da siperinde bulunun. Arkasındaki Clone'u da öldürüp ve yeni ekrana geçin. Burası Dr. FunFrock'un karargahlarından birisi var. Sağdaki yoldan ilerlediğinizde karşınıza çıkan Funfrock tarafından hapsedilmiş bir zavallıya biraz ilgi gösterirseniz ve BAKIN

Island'daki kardeşinde Red Key onu verebilir. Ekranı geçin. Bu ekranda bulunan halktan Sİ SİZİ görünce kaçışıyorlar. Onların güvenini kazanmanın yolu ise bir Clone'la savaşmak. Sağdan ilerleyince merdivenlerde bir Clone'la karşılaşacaksınız. Eğer bunu öldürmeyi başarırsanız halktan insanlar sizinle konuşmaya başlıyacaktır. Sizden kaçanların yanına tekrar gelin. Bu sefer size ilgi göstererek Astronomer'la görüşmenizi yapmanız gereken adamı takip etmek. Sizi bir çilingire götürüyor. Onu da takip ederseniz bir evde buluyorsunuz kendinizi. Lavaboyu kurcalarsanız bir gizli kapı çekmeceleri karıştırmanız da menfaatiniz icabıdır. Gizli geçitten geçince bir dükkana çıkıyorsunuz. Buradaki satıcı sizin gizli geçitten geldiğinizi görünce dışarı çıkıp size bir anahtar hediye ediyor. Bu anahtarla yukarı çıkınca karşınızda bir Clone göreceksiniz. Görünmeden sola doğru ilerleyince karşınızda bir kadın göreceksiniz. Eğer onunla konuşursanız size bir iyilik yapacağından bahsediyor ve merdivenin önündeki Clone'u biraz cilve yapıp kandırıyor. Clone aşağı inince merdivenden yukarı çıkıp ekranın sağına ilerleyin. Çatıdaki mazgaldan aşağı inince Astronomer'la karşılaşıyorsunuz. Astronomer'a karınızın nerede olduğunu sorduğunuzda o size bir efsaneden bahsetmeye başlıyor ve Dr. Funfrock bu efsaneden korktuğuna göre bir zayıf noktasının olabileceğini söylüyor. Ayrıca bu adadan çıkmak için Port-Bologne'deki bir balıkçının bize yardım edebileceğini söylüyor. Karımızın nerede olduğunu öğreneceğimize bir de bu efsane çıktı karşımıza. Neyse biz etrafta dolaşmaya devam ve kütüphaneye gitmek üzere gizli geçitten geçip kapıdan dışarı çıkalım. Bu arada yolunuzun üzerindeki varilleri incelerseniz yararlı nesneler çıkacağını göreceksiniz. Kapıdan çıkınca DESCREET modda iken Clone'un arkasından ekranın

Selma ira anak

Rİ a bi bir i İK geldiğiniz yere geri dönün. Buradaki kapıdan içeri girerseniz meraklı bir teyzeden şehirdeki son dedikodu haberlerini alıyorsunuz. Ama arada PEG STREET'de birisinden bahsediyor. Bu kadar bilgiyi belki olur diye aldıktan sonra dışarı çıkın. Şimdi kütüphaneye gideceğiz. ATHLETIC mode'a geçip ekranın sağına doğru koşun. Karşınıza çıkan yeni ekranda hiç oyalanmadan sağdan çıkın. Burada karşınıza çıkan nöbetçilerin yanından temponuzu hiç kaybetmeden koşun. Eğer sağa sola hiç çarpmazsanız attıkları mermiler sizi vuramayacaktır. Askerleri geçtikten sonra soldan ilerleyip kütüphaneye girin Burada karşılaşacağınız kitapsever insanlarla konuşun. Size ileride işinize yarayacak ipuçları birisi şehirdeki içme sularını hiç beğenmediğini eğer suları düzeltirsiniz size bir iyilik yapacağını söylüyor. Eyvallah deyip dışarı çıkın. Geldiğimiz yerlerden koşarak geri dönüp dedikoducu teyzenin evinin önüne gelin. Soldan öbür ekrana geçin. Yukarı doğru geldiğinizde bir askerin su dökmek amacıyla motorunu terk ettiğini göreceksiniz. Arkadan motora doğru koşun ve Water Tower'a gidin. Buradaki mazgalı kullanarak aşağıya inin. Aşağıda bol miktarda kalp, para ve yonca var. Bunları alıp suyun yanına kadar ilerleyin. Citadel Island'da aldığınız kırmızı şurup'u RETURN tuşuna basarak kırmızılaştığını göreceksiniz. Şimdi geldiğiniz yolla kütüphanede suların iyi olmasını isteyen herife geri dönün. Burada söylemem gereken tek nokta motosikletini aldığınız askerin yanından geçerken dikkatli olmanız. Kütüphanedeki herif suyun tadına bakıyor ve bu işi başaranın kim olduğunu soruyor. Bizim yaptığımızı öğrenince de kütüphanedeki gizli bölmenin kapısını açıyor. Buradaki kitabı okuduğunda WHITE LEAF DESERT'e gitmeniz gerektiğini öğreniyorsunuz. Buradaki tapınaktan efsane hakkında önemli bilgiler alabileceğimizden bahsediliyor. Karımızı ararken boğazımıza kadar bu efsane işine bulaştığımızı düşünerek White Leaf Desert'e gitmeye karar veriyoruz. Astronomer'dan aldığımız bilgiye göre Port-Bologne'ye gitmek için yola çıkıyoruz. Bizi vurmaya yeminli askerlerin yanından koşarak geçip diğer ekrana geçtiğimizde bir askeri kamp'a geliyoruz. Burada yerdeki kum torbaların üzerinden atlayarak kampın içine girin. Ekranın sağ üst köşesinde bir araç göreceksiniz. Buna bindiğinizde geldiğiniz limandaki balıkçı sizi hangi maceraların beklediğini bilemediğiniz çöle götürebileceğini söylüyor. Çöle geldiğinizde save dosyanızdan bir kopya almanızı tavsiye ederim. Çünkü bundan sonraki bölümlerde zekanızdan çok el becerinizi kullanacaksınız. Karşınızdan gördüğünüz adacıkların üstünde atlayarak karaya çıkın ve koşarak ekranın sağına doğru koşup kendinize güvenli bir yer bulmalısınız. Bir kapının önünde nöbet tutan askeri haklayıp anahtarı alıp içeri girin. Ekranın sağına doğru geldiğinizde kendinizi ıssız, kurak, sıcak bir çölün ortasında bulacaksınız. Ortasında da (orada ne işi varsa) bir ozan göreceksiniz. Konuştuğunuzda tapınaktaki kitabı getirdiğinizde size efsane hakkında bilgi verebileceğini ulan buraya kadar geldik içeri gidip de kitabı getirelim bari deyip kuyudan içeri atlıyorsunuz. Aşağı düşer düşmez de save dosyanızdan bir kopya alıyorsunuz. Bu tapınakta benim anlattığım şekilde bilmeceleri çözeceksiniz ama yazıda sözü geçmeyecek olan karşınızda gördüğünüz bütün eşyaları inceleyin. Buradan bol parayla çıkmalısınız. Yatağında ölüm sessizliği içinde uyuyan iskeletin o kadar da ölü olmadığını anlamanız çok sürmeyecek. Onun içinde, bulunduğunuz platformun sonuna gelerek zıplayarak karşıya geçmeniz gerekiyor. Hem de hiç vakit kaybetmeden. Karşınıza çıkan çivilerin de üstünden atlayarak içeri girin. Burada dört köşesi çevrili bir taş göreceksiniz. Üstüne bastığınızda yandaki kapı açılacak ama üstünden çekildiğinizde de kapanacaktır. Bu taşın üstüne koyabileceğiniz bir şey bulmak için sağdaki merdivenden aşağıya iniyorsunuz. Solda yatan cesetleri rahatsız etmeden merdivenden yukarı çıkıp soldaki yoldan ilerleyin. Kendinizi yerden sürekli bir şeyler fışkırtan bir yaratığın önünde bulacaksınız. Belli bir periyot ile fışkıran bu cisimler arasından karşıdaki merdivene doğru koşup sonra aniden geri dönüp saklanmalısınız. Çünkü merdivenlerin üzerinden bir kütüğün yuvarlandığını göreceksiniz. Merdivenin önündeki ve çıktıktan sonraki kolları aşağı aşağı inip ekranın sağında açılan kapıdan içeri girin, atılan magic ball'ların arasın heykel bulacaksınız. Şimdi bu heyketi sürükleyerek tapınağın girişindeki taşın üzerine götürmelisiniz. Ekranın aşağısına doğru ilerleyip heykeli aşağı düşürün. Geldiğiniz yoldan geri dönün. Karşınızda bir BİLGİSAYAR DANIŞMANLIK & DIŞ TİCARET TUR ZALTD ŞTİ platform ve onun üzerinde gezebileceği yollar göreceksiniz. Heykeli platformun üzerine koyup biraz aşağıdaki kolu yukarı kaldırın. Platform heykeli karşı tarafa geçirecek. Bulunduğunuz yerden karşıya ancak zıplayarak geçebilirsiniz. Karşıdaki kolu da indirdiğinizde platform aşağı inecek ve heykele ulaşabileceksiniz. Heykeli alıp tekrar öbür platformun üzerine götürün. Merdivenlerden aşağı inip aşağıdaki kolu kaldırmalısınız. Ama aşağıda sizi bir sürpriz bekliyor. Yanınızdan geçtiğiniz uslu uslu yatan iskeletler ruhlarına kavuşup canlanacaklar ve size saldıracaklar. Siz onları haklayıp aşağıdaki kola basınca platform heykeli karşı tarafa geçirecektir. Artık heykeli taşın üzerine koyup kapıyı açabilirsiniz. Yalnız tam o sırada ortalık biraz Sakın panik yapmayın. Açılan kapıdan dışarı çıkınca sizi yeni belaların beklediği yeni bir odaya geliyorsunuz.

Bu odayı geçmek çok zor olduğu için oyunu oynamayı bir hafta bırakmıştık. Ona göre biraz ORTAK ÖZELLİKLER dikkatli oynayın. Hatta bir save alın | burada. Şimdi aşağıya doğru koşa- «420 TP HDD EKRAN KARTI caksınız ama siz bir kaç adım atın- KASA - SUPER 10 ca arkanızdan bir kütük yuvarlanıy- 028 SYOA RENKLİ MONİTOR - DOS 6.22 - WİNDOWS or. Kütük size yaklaşmadan yolun TLK ve OYUN

, yanındaki boşluğa atlamalısınız. Kütük gelip geçince karşıya atlayıp , yolunuza devam edin ve ilk gördüğünüz kolu aşağı çekin. Çünkü arkanızdan bir kütük daha gelecek ve buna karşı önlem almalısınız. Şimdi karşınıza labirent NİŞANTAŞI - İSTANBUL benzeri bir yer çıkacak. Bu TEL: 212 2304960 FAX:212 248 4383 labirentte deliklerin yanından sadece bir ekilde geçmelisiniz.

başlayıp, karşınıza çıkanı deliklerin etrafından dolaşacaksınız. Sonunda da kendinizi bir kapının önünde bulacaksınız. Hemen kapıdan geçip öbür ekrana geçin. Eğer yanlış adım yandaki şirin heykeller size şirin toplar atıp sizin aşağı düşmenizi sağlıyorlar. Bu arada lafı gelmişken söyleyelim. Gerek kütükten kurtulamadığınızdan gerekse de burada düştüğünüzden dolayı kendinizi aşağıda bulursanız işiniz çok zor. Birkaç ekran garip yaratıklarla savaşıp tekrar kütüğün arkanızdan yuvarlandığı yere geri geliyorsunuz ama burayı anlatmayacağım. Siz en iyisi save ettiğiniz dosyayı geri yükleyip tekrar işe baştan başlayın. Evet hala tapınak mavrası bitmedi. Yandaki kolu fazla dikkate almadan ilerleyin. Önünüzdeki kapıdan biraz dikkatli bir şekilde geçtikten sonra karşınıza çıkan kapıdan da geçin. Şimdi kendinizi aralarda yükseltilerin bulunduğu bir alana gelmiş olacaksınız. Burada karşınıza çıkan ilk yükseltinin en sonuna gidin. Yukarıdaki kola ateş ettiğinizde platform yanınıza gelecek. Bir daha ateş ederseniz platform yerine geri gidecektir. Sizde platform hareket ederken yükseltinin üzerinde koşup platforma doğru zıplayacaksınız. Şimdi karşı yükseltiye zıplayacaksınız. Şimdi de buradaki platformun üzerine çıkıp karşıdaki kola ateş edin. Şimdi kendinizi karşıdaki yükseltide bulacaksınız. Son olarak karşıya zıplayıp merdivenlerden aşağı atlayın ve yoldan ilerleyip öbür ekrana geçin. Şimdi ilk olarak ekranın yukarısına ve sağına doğru ilerleyip buradaki kolu aşağı indirin. Geldiğiniz yerden geri gelip aşağı atlayın. Burada solunuzda bulunan yere sakın girmeyin ve üç tane kolun bulunduğu yere gelin. Kütüphaneki topkafanın söylediği sözü hatırlayarak sağdaki kolu bir kere ortadaki kolu bir kere çekin İlerdeki platform merdiven şeklini alınca yukarıya çıkıp yukarıdaki heykeli aşağıya indirin ve taşın üzerine bir kapı açılacak ve sizde emeğinizin ürünü olarak kapıdan gururla geçeceksiniz. Buradaki kapıdan geçince nihayet kitabın bulunduğu yere geleceksiniz. Kitabın etrafında sürekli nöbet tutan iki iskeleti hakladıktan sonra kitabı alıp efsane hakkında bayağı bilgi sahibi oluyorsunuz. Ve artık ikinci level büyü atabiliyorsunuz. Bir iskelette gelip size secde etmeye başlıyor. Bu zavallıyı ruh halinize göre ya öldürün ya da çoluğuna çocuğuna yoldan çıkıp artık oyunun en zor bölümünü geride bırakıyorsunuz. Tekrar çöldeki ozanın yanına gelip, kitabı verdiğimizde, bu kitabın bizde kalmasını hak ettiğimizi ve bizim akrabalarımızın birinin hazinesinden bahsediyor. Artık hayvanlarla konuşabiliyor ve duvarlarda bulunan garip yazıları okuyabileceğimizi de belirtiyor. Şimdi geldiğimiz balıkçının yanına gidip (biraz zor olacak ama) balıkçıya Principal Island'a gitmek istediğinizi söyleyin. Balıkçı amca bizi iskelede indirdiğinde göreceğiniz topkafayla konuşursanız satılık bir gemisinin olduğunu söylüyor. Temple'dan 200 altınla çıkmış olduğunuzu varsayarak bu gemiyi alıyoruz. Eğer 200 altınınız yoksa etraftaki askerleri öldürüp altın bulabilirsiniz. Şirin gemimize binip Citadel Island'a gidelim. Tam evimizin önündeki iskelede inmiş olmanız lazım. Burada ekranın sağına doğru bakarsanız gizli bir yol olduğunu göreceksiniz. Bu yoldan hoplaya zıplaya geçerek evimizin arkasındaki bir mağaraya geleceksiniz. Bu mağaradaki yazıyı okursanız, atalarımızdan birinin korsan olduğunu, bu kapının arkasındaki odada çok değerli eşyalar olduğunu ve bu odanın anahtarının da hazinesinde gizli olduğunu öğreniyoruz. Şimdi hazinenin nerede olduğunu araştırmak üzere gemimize binip Principal Island'a gidelim. Burada karşınıza çıkanlarla konuşursanız, bu hazineyi bilse bilse bardaki gemicilerin bilebileceğini söylüyorlar. Bara gidip patronla görüştüğünüzde komşu dükkandaki satıcıdaki bir kitaptan bahsediyor. Bu kitabı almak için dükkana gittiğinizde, satıcının kitabı az önce sattığını, satan kişinin de kütüphanede olduğunu öğreniyoruz. Zaten bu kadar kolay olacağını ummuyorduk. Neyse, kütüphane yollarında dikkatli olup, bizi gördüklerinde SIRP askerlerinden farkı kalmayan FunFrock'un kahraman neferlerinin arasından sağ salim kütüphaneye varalım. Burada projeksiyon odasının önünde kitap okuyan filden istediklerimizi öğreniyoruz. Burada normalde filin söylediklerini not almanız lazım ama siz şu anda oyunun tam çözümünü okuduğunuz için böyle sıradan şeyler sizi pek ilgilendirmiyor. Şimdi hazineyi bul üzere alnımızın teri ile kazandığımız altınlarla aldığımız gemimize binip Proxima Island'a gelelim. 56

DİSCİ T moda geçin. Şimdi adını ileri gidip sağa alıp aşağıya inince sola dönüp 3 adım atın. Karşınızda bir çöp tenekesi bulacaksınız. Tekrar sağa dönüp 8 adım ileri doğru gidin. Bu sıradan bir topkafa daha gelip demek sende de harita var deyip, bizim ihtiyacımız olan şeylerin müzede olduğunu söylüyor. Sonra da arkadaşına götürmemizi rica ederek bir kahve makinası veriyor. Geri dönüp sağdaki merdivenlerden çıkıp ikinci evdeki fille konuşup, size verilen kahve makinasını iade edin. Size teleporter key ve oyunda bulunan yoncaların nerede olduğunu yazan bir pusula veriyor. Dışarı çıkın ve ihtiyacınız varsa önünüzdeki dükkandan benzin alın. Merdivenlerden aşağı inip iskelenin yanındaki ekrana geçin. Burada Principal Island'da hapsedilmiş arkadaşın kardeşinin evini göreceksiniz. Ona şimdilik bir şey yapamıyoruz. Biraz ileride çılgın dahinin evini göreceksiniz. İçeri girip konuştuğunuzda size yeni projesinden bahsediyor. Denemeniz için size bir adet prototipini ve deneme ücreti olarak da 10 altın veriyor. Herhalde bir gün işimize yarar deyip alın ve dışarı çıkıp müzenin yanına gidin. Yandaki biletçiden müze bileti alıp müzenin kapısının önüne gelin ve bir adet save kopyası çıkarın. Müzenin içine girdiğinizde girişteki memur bizi tanıyor ve hemen alarm veriyor. Burada yapmanız gereken sürekli koşup sola gitmeniz. Karşınıza bir kapı çıkacak, hemen kapıdan geçip ilerideki mazgalın üstünde ACTION komutu vererek aşağıya inin. İtiraf edeyim, buranın çözümünün bu olduğunu ben de zannetmiyorum ama Murat bu yöntemle tek başına burayı çözdü. (Benden gizli gizli oynayıp bana ihanet ederek) Neyse şimdi indiğiniz yer şehrin kanalizasyon sistemi. Burada karşınıza çıkan kırık köprüden atlayın ve merdivenlerden yukarı çıkın. Kendinizi küçük bir karakolda bulacaksınız. Burada bir fil bir alarm düğmesinin montajı ile uğraşıyor. Bu düğme müze ile ilgili. Düğmeye bastığınızda müze alarma geçiyor ve birkaç robotun dışında herkes müzeyi terkediyor. Tabii ki düğmeye basacağız. Verilen alarma kızan bir nöbetçi üzerinize doğru geliyor. Onu haklayıp tekrar kanalizasyona geri dönüp müzeye girin. Şimdi deli dahi'den aldığınız Proto-pack'i Return tuşu ile kullanıp müzeyi gezin. Aman dikkat edin, yere basarsanız kendinizi hapishanede bulursunuz. Neyse ilk önce korsan bayrağını, robotlara fazla görünmeden yukarıdaki hazineden de anahtarı alın. Geldiğiniz yerden (kanalizasyon) dışarı çıkıp geminizin yanına gelin. Bayrağı geminize takın ve Citadel Island'a doğru yelkenlerinizi açın. Geçen sefer ki yöntemle mağaraya girin ve içerideki kapıyı açıp, değerli eşyalara kavuşun. Üçüncü level büyü atmanızı sağlayan madalyonu ve borazanı alın. Duvardaki yazıyı okuduğunuzda Runic Stone'lardan bahsedildiğini göreceksiniz. Bunlardan gezegende üç tane varmış ve bunlarla konuştuğumuzda yeni şeyler öğrenecekmişiz. Bu arada yan duvardaki S harfli taşın önünde borazanı çalarsak taş parçalanıyor ve içinden bizi memnun edecek şeyler çıkıyor. Eğer dikkat ettiyseniz bunlardan birkaç tane görmüş olmanız gerekiyor. Neyse alacaklarımızı alıp dışarı çıkalım ve Proxima Island'a geri dönelim. Adada geçen sefer yapmadığımız iki şeyi halledeceğiz. Hemen soldaki ekrandaki kilitli eve gidelim. Kapının önüne gelince teleporter'dan bir Clone gelecek. Onu mode iken dövüp anahtarını alın. İçeri girip mahkumun kardeşi ile konuşup AMOS deyin. Size bir Red Key verecek. Dışarı çıkıp müzenin bulunduğu yere gelin. Karşınıza çıkan askeri pek dikkate almadan ilk önce soldaki araca binip adanın ucuna gidin. Taşın önünde borazanı çalıp açılan delikten içeri atlayın. Runic Stone'dan öbür taşın şifresini öğreniyoruz. Araca binip geri dönelim. Ekranın öbür tarafındaki motorsiklete binip öbür Runic Stone'un yanına gidin. Şifreyi söylediğinizde size bir flüt verecek. Bu flütle donuk suları eritebiliyor ve çölde çiçeklerin açmasını sağlayabiliyoruz. Eğer isterseniz öbür Runic Stone'a gidip kalıp ve büyü alabilirsiniz. Şimdi üzülerek söylüyorum White Leaf Desert'a geri döneceksiniz. Çöle girdiğinizde hemen önünde borazanı çalın ve açılan delikten içeri atlayın. Karşınıza çıkan labirentteki elf'i yakalayıp konuşun. Size bir Blue card verecek. Tekrar geminize dönün ve Rebellion Island'a geri dönün. İndiğiniz iskeleden ekranın soluna doğru devam edin. Bir araba göreceksiniz. Arabanın yanındaki sipere inip sahibi ile konuşun. Ondan kullanmak için izin alıp yandaki sandıkların üzerinden zıplayarak yukarı çıkın. Arabaya binin ve esas karargaha gidip şefleri ile konuşun. Şefleri size komutanlarının kaçırıldığını ve Hamalayi Dağlarında hapsedildiğini söylüyor. Yanınıza birkaç kahraman asker vererek komutanlarını kurtarmaya yolluyor. Arabaya binip tekrar adaya geri dönün ve iskeleye gidip askeri gemiye binin. Biraz sonra kendinizi çok kanlı bir savaşın ortasında bulacaksınız. Sizinle beraber gelen adamların savaştığı askerlere ateş ederek öldürün. Bütün ekranı temizledikten sonra ekranın yukarısındaki evlerin çatısına çıkın ve en sağdaki evin üzerinde bulunan vericiyi yok edin. Aşağı inip adamınızla beraber diğer ekrana bulunduğu ekrana gelene kadar karşınıza çıkan askerleri öldürün. Tankın yanına geldiğinizde yanınızdaki kahraman asker etraftaki düşmanları birkaç el bombası atarak temizliyor ve sizi tanka davet ediyor. Artık işiniz kolay. Tanka binip karargahın önüne kadar geliyorsunuz. Yanınızdaki kahraman bir askerle oyalanırken siz de merdivenlerdeki iki Red Clone'u öldürün. Aldığınız anahtarla kapıyı açıp içeri girin. Karşınıza çıkan iki askeri öldürüp anahtarlarını alın. Merdivenlerden yukarı çıkıp soldaki kapıyı açın. Kendinizi bir tel kapının önünde bulacaksınız. Kapıyı açıp geri çekilip Clone'u öldürün ve anahtarını alın. Sağdan ilerlediğinizde hapisteki komutanı görüyorsunuz. Ulan bu topkafa için mi bu kadar uğraştık diye düşünüyorsunuz ama bunu adamın yüzüne söylemiyorsunuz. Nede olsa koskoca komutan. Adamı kurtarıp koridordan devam ediyorsunuz. Karşınızdaki son Clone'u da öldürüp yolun sonundaki geçitten dışarı çıkın. Şimdi karşınızda Hamalayi dağları turistik kayak merkezinde bulacaksınız. Buradaki kayağı alıp bayrakların arasından kayıp değişik mavralar deneyebilirsiniz. Ama ne işe yarıyor biz anlamadık. Gerçekten burada bir bilmece çözmüş iseniz bize yazın. Bakalım ne yapmayı atlamışız. Ekranın altında sağdaki bir yoldan bir köye geliyorsunuz. Bu köy sakinleri kendilerine Funfrock tarafından musallat edilen çekirgelerin evrim geçirmiş halleri ile başları belada. Köyün muhtarı ile konuştuğunuzda kendilerini bu beladan kurtardığınız takdirde size gizli geçidi açabileceğini söylüyor. Sizde çekirgeleri öldürmeye başlıyorsunuz. Biraz sonra köyün delikanlılarından biri size gizli bir geçit açıyor. Bu geçitten içeri düşüp Mutant Factory'nin önüne gelin. Kapının önündeki Clone'u öldürüp anahtarını alın ve içeri girin. Karşınızdaki yardımsever fil ile konuşursanız sizin için transporter'ı çalıştırabileceğini söylüyor. Sizde bu arada aşağıdaki nöbetçiyi öldürüp aldığınız anahtarla, duvarın dibinden sessiz sessiz ilerleyip hapisteki elfi kurtarın. Size Clear Water'ın yerini söylüyor. Çöldeki elf'den aldığımız Blue Card'ı gösterdiğimizde de bize yonca veriyor. Teşekkürler elf abi deyip kapıdan girişte sağda bulunan transporterin yanına gidin. Ve fabrikanın diğer kısmına geçin. Merdivendeki nöbetçiyi düğmeye basmadan saf dışı edin ve sağdan ilerleyin. Karşınıza bir Red Clone çıkacak. Onu da öldürün. Merdivenlerden aşağı inince bir bilim adamının değişik yaratıklarla uğraştığını göreceksiniz. Eğer bilime bu yönde hizmet edecekse yaşamasına gerek yok deyip gözünün yaşına bakmayın. Soldaki yoldan ilerlediğinizde bir nöbetçi daha çıkacak. Bunu da düğmeye basmadan öldürmelisiniz. Yeri gelmişken söyleyeyim. Eğer zamanında yetişememiş iseniz nöbetçi düğmeye basınca hapishaneye düşüyorsunuz.

gelmelisiniz. Neyse şimdi aşağıda bir odada dönüp duran 3 adet yumurta için ateş ederek sonra bir patlama duyacaksınız. Şimdi geldiğiniz yoldan masalarda garip yaratıkların odaya geri geleceksiniz. Sağdan ilerleyince bir oda yüre nöbetçiyi öldürüp bütün kolların pozisyonunu değiştirin. Kapıdan çıkınca atlayıp devam edeceğiz ama önce orada gizlenmiş olan yengeci öldürmelisiniz. Bunun için aşağıya doğru random birkaç atış yapın. Yengeci vurduğunuzu anlayınca ateşe devam edin ve öldürün. Aşağıya atlayıp sola ilerleyin ve öbür ekrana geçip arabaya binip köye geri dönün. Eğer benzininiz bitmişse buradaki bidondan ikmal yapabilirsiniz. Köyün muhtarı size teşekkür edip gizli geçidi açacak. Sizde muhtarla helalleşip öbür ekrana geçin. Şimdi sola ilerleyin ve karşınızdaki askeri öldürün. Açılan kapıdan içeri girin. Merdivendeki zavallıyı da öldürün. Karşınıza açık bir alanda iki askerin nöbet tuttuğunu göreceksiniz. Eliniz değmişken onları da öldürüverin. Şimdi köprünün sonundaki kapıyı Blue Card ile açıp bu odadaki iki askeri de öldürün. Anahtarlarını alıp kapıyı açın ve aşağıdaki küçük koridora atlayın. Orada bir Clone'un nöbet tuttuğunu göreceksiniz. Onu koridorun en dibinden ateş ederek öldürün ve ekranın sağına doğru ilerleyin. Gördüğünüz deniz aracına hemen binmeden sağdaki yoldan gidip Clear Water'a gelin. İşte burası bizim çok arayıp da bulamadığımız yer. Neyse buradaki gölün üzerinde flütü çalarsanız göl eski haline gelecektir. Elinize eczaneden almış olduğunuz boş şişeyi alıp bu kutsal suyla doldurun. Geri gelip deniz aracına binin. Artık gezegenin öbür tarafına gidebiliyoruz ve FunFrock'a giderek yaklaşıyoruz. İşte inanılmaz bir olay daha oldu ve o kadar çok konuşan bizim patronda bizi sattı. Derginin çıkmasına bir gün kala geldi ve arkadaşlar ben Singapur'a gidiyorum, oyunu buraya kadar yazdım artık gerisi size bakıyor dedi. “Haydaaa, abi biz ne yapalım şimdi yaa.” dedik ama çoktan gitmişti. Bizde Mert'le oturduk ve şimdi okuyacağınız şekilde oyunun devamını yazmaya başladık. Ulan, bu Relentless lanetli mi ?. “Biz patron gibi mavra yapamayız. Tak tak söyleriz. Öyle hikaye anlatamayız. Neyse söyleriz. Di mi Mert?......... " “Tabii abi, eiki ki kil!!!” — Abi Mert şu save dosyasını uzatsana!!! — Hangi save dosyası abi... — Ne demek hangi save dosyası, tabii ki şu lanetli Relentless'ın save dosyası... — Abi ben o disketi ellemem, — Niye olum? — Ya, abii, sen söyledin ya o disket lanetliymiş... — Olum sen manyak mısın ? Uzatsana şunu.. Neredeyiz şimdi? Tippet Island'da mıyız? Evet, — İyi hadi başlayalım: İlerleyin ve beyaz pantolonlu tavşanla konuşun ve teleport, clone merkezleri hakkında bilgi alın. Tavşanı kullanarak bir anahtar alın. Tavşanın kuzeyindeki metal kapıyı bulun ve açın. Bouncer'lardan kaçmak için Twinsun Bar'a girin. Sahnedeki tavşanla ve sonra barın arkasındaki Grobo ile konuşun. Gizli bir geçit bulmalısınız. Fakat bu geçidi kullanabilmeniz için bir gitara ihtiyacınız var. White Leaf çölüne geri gidin. Çöldeki yaşlı tavşanı bulun. Gitarı karşılığı flütü verin. Hoş bir müzik dinlemek için Tibet adasına geri dönün. Tibet adasında barmene gitarı verin. Gizli geçitten içeri girin. Basamakların en sonunda durun. Proto-Pack'inizi kullanarak yengecin üzerinden atlayın. Basamaklara yaklaştığında emniyetli bir yere atlayın. Tünellere girin. Büyük delikten aşağı atlayın ve kilitli metal kapıyı açan anahtarı bulun. Daha sonra kendinizi bir tepenin üzerinde bulacaksınız. Burada sizi bir dinazor sinek üzerine alarak Fortress adasına götürecek. Sıkı kavgaya hazır olun. Burada tavşanlarla konuştuğunuzda eğer teleport merkezini patlatırsanız sizi Fortress'a götürmeye yardım edeceklerini anlarsınız. Göründüğü kadar açık olmasa da Tibet adasına geri gitmek zorundayız. Grobo Clone (fil) ile konuşarak Fortress'la ilgili planları öğrenin. Buna karşılık elli altın verin. Öğreneceğiniz şey ise planların Principal adasında olduğudur. (Tibet adasındaki tünellerde zorluk çekeceğinize dinazor sineği kullanarak Hamalayi ve daha enrarlan ila Tikhat ES a gel artık karanı kullanın. İçerde ve Kaçış öğrenin. Işınlanırsınız böylece fili kurtarabilir ve kasayı açabilirsiniz. Fakat planlar kasada değil. Citadel adasındaki adam onları almıştır. (bacanızı bloke etmeye çalışan adam). Bu arada hapishanenin sağından büyünüzü yenilemek için gerekli olan S sembolünü alın. Citadel adasına gidin. Burada adamla konuşun. Teleport merkezine girebilmek için bilgi alın. Sabırlı olun ve teleport merkezine geri gidin. Öğrendiğiniz gibi içeri girin. Soldan merdivenleri çıkın. Beyaz boyalı yerde borazanı kullanın. İçerde ikinci odaya girin. (Kapalı odanın anahtarını variller arasında bulabilirsiniz.) Sabreyi kullanarak teleport anahtarını iptal edin. Aşağıdaki computer terminalini sabreyi kullanarak imha edin. Parçalanmış duvarın üzerinden atlayarak kuzeye doğru ilerleyin. Funfrock heykelinin yanındaki çukurdan aşağı atlayın ve Fortress adasına doğru yola çıkın. Fortress çapına doğru ilerleyin. Yolda karşınıza çıkan korumaları öldürün. Tavşan Fortress'a doğru bir tünel kazacaktır. Aşağıda yenilmesi zor mutant'larla karşılaşacaksınız. Öyle hemen pes etmeyin. Yüzeye çıktığınızda hücrede Zoe'yi bulursunuz. Onu serbest bıraktığınızda aslında onun bir clone olduğunu anlayacaksınız. Hadi yine hapishaneye.

Oyunun başındaki gibi kaçın. Dolaptan eşyalarınızı geri Electronic Arts alın. Robotlarla dolu odaya ilerleyin. Saldırmayın. S sembolünü bulana kadar kaçın. Borazanı kullanarak 486 SX mühürü kırın. Taşla suyu kullanın. ve Fortress'in bitmesini zevkle seyredin. Fortress'la birlikte enkazların 4 Mb Ram arasında yürüyün. Yeşil Grobo ile konuşarak buldozerin anahtarını alın. Kuzeyden çıkış için buldozerle kendinize yol açın. Buradan ilerlerseniz Sendeli kuyusunu bulursunuz. Kuyudan yukarı çıkmadan önce 3 işçiyi öldürün. Rock Face'e tırmanın. Zirvede dr. Funfrock ve Zoe ile karşılaşın. Şimdi nasıl bir kılıç kullanıcısı olduğunuzu Adventure — £ görmenin tam zamanı. Sabre'yi kullanarak Funfrock'u > dağın kenarına itin. Zoe ile konuşun. Fakat unutmayın ki bu sırada Funfrock aşağıda hala canlıdır. Ona kılıcınızla öldürene kadar vurun. -Eeee, abi şimdi n'apıcaz.. -Mert, olum deli misin? Aşık mısın? Oyun bitti işte. ş -Ne bitti mi? Tam da alışmıştım... —| Fesupanallah yaa, olum saat sabahın 4'ü, sen hala ..........