Disket Fabrikasını Ziyaret
ÇOK DÜŞÜK TOLERANSLAR
Disket üretiminde bazı çevre şartlarının çok sıkı bir şekilde yerine getirilmesi gerekmektedir. Üretimdeki tolerans sınırı mikron (mikrometre) düzeyindedir. Bu düzey göze alındığında milimetrik hassasiyetlerle çalışan bir motor fabrikası adeta kalın torna tezgahını andırmaktadır. Hammadde olarak dev rulolar halinde gelen farklı polyester malzemeler işlem görmektedir. Bu rulolar, yarı-sert dış koruyucu, yüzey temizleyici ve sürtünme azaltıcı özel malzeme ile kaplanmış taşıyıcı folyo üretiminde kullanılmaktadır. İşte bu komponentlerin doğru bir şekilde birleşmesi ile floppy disketler ortaya çıkmaktadır. Dışarıdan bakıldığında basitmiş gibi görünen bu işlemler yüksek teknolojiye ve geniş bir makine parkına ihtiyaç göstermektedir. Piyasada bulunan aletlerin çoğu istenen tolerans sınırları içinde çalışmadıklarından, üretici firma aletlerin çoğunu kendisi geliştirmiştir. Yetkililer firmanın aynı zamanda know-how ve hazır üretim sistemleri de pazarladığını belirtmişlerdir. Mühendisler şu anda bütün üretimi tamamen otomatik ha-
Happy Computer'den Çeviren Ercan Tuzcular hale getirmeyi, tozsuz ve hermetik olarak kapalı bir ortamda el değmeden üretim yapmayı planlamaktadırlar. Böyle bir üretim tabii ki tamamen insansız gerçekleşemez. Robotların kontrolü için 120, yarı otomatik işlemler için 84 kişinin çalışması öngörülmektedir. Bugünkü üretim teknolojisi daha samimidir ve insanların ürettiklerine dokunmalarına izin vermektedir. Üretim salonlarındaki hava yüzde yüz tozsuz değildir, zaten insanların çalıştığı bir ortamda böyle bir şey imkânsızdır. Havanın gene de dışarıdan daha temiz olduğunu söyleyebiliriz. Binanın üst katını tamamen kaplayan dev klima cihazları, toz emiciler ve hava yıkayıcılar her an görev başındadırlar.
SICAK BİR BAĞLANTI
İnsanın tertemiz dağ havasını teneffüs edeceği düşüncesi gürültülü bir makine ile karşılaşınca aniden yok olmaktadır. Fabrikayı gezenlerin karşısına ilk çıkan makine, siyah disket kılıflarını üreten prestir. Yaklaşık bir kilometre uzunluğundaki dev PVC rulosundan ve temizleyici tabakayı veren diğer bir rulodan beslenen alet, dışarıya tek şerit olarak iki yana açılmış disket kılıfları göndermektedir. Rulo halinde gelen siyah PVC önce özel bir bölümde işlem görmekte, sonra basınç ve ısı altında beyaz temizleyici tabaka ile ayrılmayacak şekilde birleştirilmektedir. Geleceğin disket kılıfı daha sonra delgi makinesine uğramaktadır. Burada çok dar tolerans sınırları içinde merkez deliği, indeks penceresi ve yazma engelleyici çentik delinmektedir. Delgi işlemi esnasında oluşan artıklar yeniden kullanılmaktadır. Genel olarak disket üretimi doğayı kirletmeyen bir teknolojiye sahiptir. Şirket yöneticisi Bay Lutz Boeder'in de belirttiği gibi, çevredeki su ve hava kirlenmemektedir. Materyal tüketimi, hazır mamulün fayda ve değeri ile kıyaslandığında, çok düşüktür. Aynı sanayi bölgesinde üretim yaptığını farz edebileceğimiz bir pil üreticisinin samimi olarak böyle bir iddiada bulunması düşünülemez. Daha sonra giyotine gelen PVC/Laminat şeridi parçalar halinde kesilmektedir. Deliklerine rağmen bu parçalar henüz tam diskete benzemektedir. Bu durum bir sonraki makinede değişmektedir. Burada yüksek ısı altında köşeler kıvrılmakta, kenarlar katlanmakta ve üç yönden yapıştırılmaktadır. Firma yöneticisi Bay Boeder, yapıştırma yönteminin çoğunlukla kullanılan nokta kaynağı uygulamasına kıyasla daha sağlam olduğunu iddia etmektedir. Burada mühim olan disketlerin en zor çalışma şartlarında, örneğin sıcak bir sürücüde bile, mutlak yassılığını koruyabilmesidir. Bay Boeder'e göre özellikle kaynak yapılmış disketlerde dönme momenti bozukluklarına rastlanmaktadır. Bu konuda her üretici kendi yönteminin en güvenilir olduğunu iddia etmektedir. Örneğin Maxell, üretiminde nokta kaynağı yöntemini uygulamaktadır.
Tam ölçeğe göre: Makine, Laminat'ı disket kabıyla birleştirir ve orta deliğini, indeks penceresini ve yazma engelleyici çentiği deler.
Ceket katlanır ve üç tarafı yapıştırılır.
Yuvarlak vuruş makinesi, tabaka yüzeylerinin düzeltilmesini sağlar.
b ©
Koruyucu zarflar, bir kenarları esas manyetik folyonun girmesi için açık bırakılarak, ince ve yassı bir kanaldan geçirilirler. Bu sayede eğri olanları ayıklamak mümkün olur.
ISI HASSASİYETİ ETKİLER
Hidrolik kesme aleti esas diskete formunu verir. Bıçaklar demiroksit ile kaplanmış geniş polyester bandı üzerinde bilinen disket formlarını keser ve merkez deliklerini, indeks pencerelerini açarlar. Bu işlem esnasında hassasiyet artı/eksi 6 mikrometreyi geçmemelidir. Böyle yüksek hassasiyette çalışabilmeleri için delgilere mükemmel bir ısı stabilitesi sağlanmalıdır. Firmanın klima cihazları devre dışı kaldığında bütün üretim durdurulmaktadır, bu da sabit ısının önemini göstermektedir. Hemen sonraki üretim safhasında dönmedolap benzeri bir alet her manyetik diski tek tek kavramakta, dikine tutarak püskürtme cihazının önünden geçirmektedir. Püskürtme işlemi sırasında disk yüzeyi, sürtünmeyi azaltan, mükemmel düzgünlük sağlayan koruyucu film tabakası ile kaplanmaktadır. Disket yüzeyi üzerinde oluşabilecek her türlü tahribat, okuyucu kafanın ömrünü kısaltacağı gibi, data kaybına yol açabilir. Kaplama sayesinde yüzey dümdüz olur. Bu konuda en ufak tolerans kabul edilemez ve disketin kariyeri orada noktalanır. Katlanmalar, çizikler, halkalar veya materyal hataları disketin hemen diskalifiye edilmesine yol açar. Bant halinde prese girişten paketlenmiş hazır ürün olarak firmayı terk edişine kadar, disketler, 100'ün üzerinde kontrol noktasını başarı ile geçmek zorundadırlar. Koruyucu yüzey kaplamasından sonra disketlerin her iki yüzeyi de itina ile cilalanır ve makine tarafından bir kenarı açık olan kılıfın içine konulur. Disketler daha sonra son katlayıcı tarafından dördüncü kenarları da katlanarak prensip olarak kullanıma hazır hale getirilirler. Fakat onlar için en tehlikeli bölüm şimdi başlamaktadır. Çok gelişmiş bir test istasyonunda her iki yüzeyin 40 track'i de titizlikle kontrol edilir. Bu test disketin tek veya çift yüzü garantili (single/double sided) olarak piyasaya sürülmesi kararını verir. Uzmanlar test sürücülerinin göstergelerinden hangi yüzde ve track'e hata olduğunu hemen tespit edebilirler. Test işlemlerinde kullanılan özel disket sürücülerin kendileri de sürekli olarak kalite kontrolünden geçirilirler.
Atlı karınca: Manyetik levhaların üzeri kaplanır ve cilalanır.
Üst tarafı açık: Yuvarlak levhalar kaplarına giriyorlar.
SÜREKLİ TESTLERE HİÇBİR SÜRÜCÜ DAYANAMAZ
Disketlerin bir bölümü ölümcül dayanıklılık testi için ayrılırlar. Bu test esnasında sürücüde 10 milyon dönüşe maruz kalırlar, başka deyişle 22 gün hiç ara vermeksizin kullanılırlar. İşin korkuncu, bu süre içinde sadece bir tek track kullanılmasıdır. Sürekli olarak yazılan ve okunan bu bir tek track'in test sonunda en ufak yıpranma belirtisi göstermemesi gerekmektedir. Firmanın 'Disky Top' modeli
“Ham” disketler, soldaki tezgahtan alınıp püskürtme makinesinden ve düzelticilerden geçerek kutulara gider.
Floppy disketin son uğradığı yer cila bandıdır.
Bir disketin tamamlanana kadar uğradığı 100'den fazla denetim istasyonundan biri
Daha da yıpratıcı testlerden geçirilir. Bu test, 70 milyon dönüş veya sürekli 154 gün sürer. Piyasada satılan normal disket sürücülerin böyle bir işkenceye dayanmaları hemen hemen imkânsızdır. Özel olarak imal edilen çok dayanıklı test sürücülerinde bile okuma yazma kafalarının sürekli değiştirilmesi gerekmektedir. Bu kaliteli ve sağlıklı bir test neticesi için şarttır.
Daha sonra disketlerin küçük bir bölümü formatlanır ve son olarak hepsi paketleme bölümüne gelir. Disketlerin bir kısmına firmanın kendi markası yapıştırılır ve piyasada satışa sürülür. Diğer bir kısmı ise değişik software ve hardware firmalarının etiketlerine sahip olarak müşte- Â Kapaklar kapanıyor: Son katlayıcı kabı kapatıyor. tiye gönderilirler. Disketlere olan talep her geçen artmaktadır ve firma yöneticisi Bay Boeder'e göre 900lı yılların sonuna kadar relatif ucuz bir medya olan disketlere alternatif bulunamayacaktır. Diğer teknolojiler henüz olgunluk düzeyine ve gereken De ucuzluğa kavuşmamışlardır. Bu ko- Manyetik disk yuvarlak kalıplar halinde kesilir nuda yakında beklenen yenilik, dis-
| ketlere dikine kayıt yapılması olacak- | | yıt işlemi çok yer kaplamaktadır. Manyetik partikellerin disket yüzeyi- | |
Disket üretimi | Kılıf üretimi tır. Şu anda yanlamasına yapılan kane derinlemesine yerleştirilmesi ile gerçekleştirilecek yeni teknoloji saye- Kılıf malzemesi sinde “Süper disketler'e beş misli faz- dilir.
la bilgi yüklemek mümkün olacaktır. AMY
DİSKET ÜRETİCİLERİ İÇİN GÜÇLÜ BİR GELECEK
n Yağlanır Yüzey
Ayırmalar yapılır
Süper disket hayalini bırakıp gerçeğe döndüğümüzde, konvansiyonel A disketin daha uzun süre yaşayacağını söyleyebiliriz. Uzmanlar 3 ve 8 inç- Dİ lik disketlerin öldüğünü, 5.25 inçlik | Kontrol edilir. Formalama denemesi yapılır disketlerin de yerini 3.5 inç'e terke- Kat | deceğini söylemektedirler.
|>
Disket fabrikalarında trend, tam otomasyona doğru gitmektedir. Her otomatik fabrikada ayda 2.5 milyon disket üretmeyi planlayan 30 firma : dünya disket pazarından mümkün olduğu kadar büyük bir pay alabilmek için kıyasıya bir rekabet içindedir. 17 S9 Amerikan, 9 Avrupa ve 4 Japon disket üreticisi firma, branşlarının geleceğini çok parlak görmekte ve iki haneli büyüme yüzdesi hedefi için çalışmaktadırlar.
2s a Kâğıt koruyucusuna — Kılıfa yerleştirilir yerleştirilir Paketlenir
18 Kılıf
|
Disket üreticilerinin geleceklerini kara görmedikleri, piyasaya sürdükleri Mavi, sarı, pembe disketlerden de Bir disketin oluşumu böyle gerçekleşiyor: "Hammadde" olarak PVC şeritleri, belli olmuyor mu? Laminat ve manyetik folyolar kullanılıyor.
H ardware alanında bir şeyler yapmak isteyen Commodore'cu arkadaşlarımız, bizden sürekli bazı ek ünitelere ilişkin şemalar yayınlamamızı istiyorlar. Bu sayımızda en çok istek toplayan parçalardan birinin, RS 232 bağlantısının, nasıl yapıldığını açıklamaya çalışacağız. Geçen sayımızda tanıttığımız User Port'a akustik kopler vb. birimlerin bağlanmasını sağlayan bu ara birim, çok işe yarayan, seri bir bağlantı.
Commodore 64'ümüzün veri kapısı olan User Port, yalnızca 5 Volt'- luk bir gerilim verir. Halbuki akustik kopler türünden bir alet, ayrıca evirtilmesi gereken, “artı”' ve “eksi” arasındaki sinyalleri ister. Bunu sağlamak için, * 5 Volt ile -5 Volt arasında bir gerilim yeterlidir, bunu da yapacağımız devre karşılar. Ayrıca başka bir gerilim kaynağı aramamıza gerek yoktur, User Port gerekli herşeyi bize sağlamaktadır. Bu bağlantı yerinin 11. pininde 9 Volt'luk bir alternatif gerilim vardır. Bu gerilim, DI ve D2 diyodlarından ve Ci ve C2 kondensatörlerinden oluşan bir doğrultucu aracılığıyla, 12 Volt'a (D.C.) çevrilir. Buna, akustik kopler yönünde (TI transistörüne), makine çıkışındaki TTL sinyallerini pozitif ve negatife dönüştüren bir sü- Tücü transistör eklenir. Zener diyordu, akımın simetrik olmasını sağlar. T2 transistörü ise diğer yönde görevlidir. Akustik kopler tarafından yönetilir, sinyalleri TTL düzlemine karşılık gelen şekilde değiştirir ve User Port'un B ve C girişlerini besler. Commodore 64'ün verilere ayrılmış iki girişi vardır: Biri verilere, diğeri ise verilerin gelmekte olduğu mesajına. Bu nedenle B ve C pinlerinin birbirine bağlanması gerekir. RS 232C tarafındaki 20. pin, User Port'tan 5 Volt'la yönetilir ve akustik koplere makinenin hazır olduğunu bildirir
Küçük elemanlar, tombul elektrolitik kondensatörlerin altında kalmış.
(DTR - Data Terminal Ready). Hazırlanan devrede, kopleri ve makineyi herhangi bir zarara karşı koruyan bir dizi koruyucu diyod daha vardır. Tüm bu malzemelerin toplam satış fiyatı pek yüksek bir para tutmuyor, ayrıca daha önce bu alanda hiç bir deneyimi olmayan birinin bile kolayca yapabileceği kadar basit bir devre bu. Geçelim nasıl yapılacağına: Delikli levhada en az 13x9 delik bulunmalıdır. Elemanların yerlerini kolayca belirleyebilmek için,levha uzunlamasına sekiz sıraya bölünmüş olarak kabul edilir. Yazımızdaki tüm veriler, bu sıralama gözönüne alınarak yapılacaktır. Levhaya takılacak olan elemanların, uzunlamasına yerleştirilmesi büyük kolaylık sağlayacaktır. Çizgili bir kağıttaki gibi birinci sıra “üst” olarak kabul edilir, sekizinci ise “alt” olarak adlandırılır. Üzerinde iletim hatları varolan levhalar kullamanızı pek tavsiye etmeyiz, çünkü ancak uzmanların rahatça kullanabildikleri bu levhalarda hatların kolayca bozulma ya da unutulma olasılıkları çok fazladır. Bağlantı kablolarıdeliklerden geçirdikten sonra, uçları yanlara doğru kıvırın ki, elemanlar levhadan düşmesin. 1. D6 diyodunu (1N4148), sağ kenarda 1. ile 7. sıra arasına yerleştirin. Diyodun üzerindeki marka halkası aşağıya (kendinize) doğru olsun. 2. Plaketin yaklaşık ortasına diyodunu (1N4001) 2. ve 3. sıralara yerleştirin (marka halkası 2. sıraya doğ- Tu). 3. D2 diyodunu (1N400)3. ve 5. sıralara, halka 3. sıraya doğru olmak üzere takın. 4. D3 diyodunu (1N4148) paketin sol tarafında 1. ve 2. sıralarına, halka 1. sıraya doğru gelecek şekilde takın. ZD Zener diyodunu hemen bunun yanına, 1. ve 5. sıralara takın. Halka 1. sıraya doğru olsun. 6. D4 diyodunu (1N4148) soldan bir içerdeki delik sırasında 2. ve 3. sıralara yerleştirin. Bu durumda diyod oldukça dik bir durumda olacaktır. Halka 3. sıraya doğru olacaktır. 7. Son diyodu (D5, 1N4148), 6, sıraya paralel yerleştirin. Halka, sağa baksın. 8. DS'in yanına R3 direncini (4,7 KOhm) koyun, bağlantı kablosu DS'in sağ kablosuyla aynı deliğe girsin. Diğer uç, 7. sırada D6 diyodunun kablosunun yanına girsin. 9. R4 direncinin (470 Ohm), DS'e paralel olarak 5. sıraya koyun, bir bağlantı Zener diyodunun teliyle aynı delikten geçsin. 10. Geriye iki direncimiz kaldı: Ri (4,7 KOhm), bir teliyle 3. sırada D4 diyodunun halkasının olduğu taraftaki aynı deliğe, diğeriyle ise 1. sıraya bağlanacak.
4'te RS23İZ
User Port fişi: Herhangi bir karışıklıklığa meydan vermemek için üst kenardaki 1'den 12'ye kadarki pinler rakamlarla, alt kenardakiler ise A'dan N'ye kadarki harflerle tanımlanmıştır. Nedense G ve | harfleri eksik.
Çev.: Güven Savaş KIZILTAN
11. Küçük parçalar halledildi; şimdi sıra transistör ve kondansatörlerde. T1 transistörü (BC 307), plaketin alt sol tarafında yassı tarafı sola dönük olarak konacak. “Bacaklar”, 5., 6. ve 7. sıralara sokulacak. 12. T2 transistörü (yassı tarafı sağa) 2., 3. ve 4. sıralara, ZD ile D4'ün arasına yerleştirilecek. 13. İnşallah iki şişman kondansatöre yer kalmıştır. Üstteki, C1, eksi ucu 1. sıraya, artı ucu (çevreleyen bir halkayla belirtilir) 3. sıraya takılacak. 14. C2 kondansatörü, D2 ve D6'nın arasına yerleştirilecek, artı ucu (halkaya dikkat!) 2. sıraya, eksi ucu 5. sıraya girecek.
Plaket, User Port ve RS 232C fişlerine bağlanmış durumda.
Alt yüz: Yalnızca D1 ve T2 bağlantısı eksik.
< Plaketin “zemin katı”, diyotlarla ve dirençlerle kaplı, uçlar elemanların düşmemesi için yanlara kıvrılmış.
LEHİMLEME
1. sırayla başlıyoruz: C1 kondansatörünün eksi ucunu izole bir kabloyla (alttan bakınca) sol kenara uzatın. Tabii ki kablonun izolasyonunun sıyrılmış, bükülmüş ve kalaylı olması gerekiyor. D3'ün ve Zener diyodunun kablolarını birbirine bağlayın, kısaltın ve lehimleyin. Bu arada C1'in kablosuna değmemesine dikkat edin. R1'in kablosunu plaketten geçirin ve kısaltın.
2. sıra: D6'ın ucunu C2'nin artı ucu ve DI'le bağlayın. Bir ucu yan kenara, bir ucu T2'nin artı ucu ve DI'le bağlayın. Bir ucu yan kenara, bir ucu T2'nin üst bacağına uzatın, diğer telleri kısaltın ve lehimleyin. D3, T2'nin üst ucu, C2'nin artı ucu ve D4'ün bir ucunu bağlayın, bir kabloyu buradan yan kenara uzatın. Diğerlerini kısaltın ve birbirine lehimleyin.
3. sıra: D1, D2 diyotlarını ve C1'in artı ucunu birleştirip lehimleyin. T2 transistörünün orta ucunu, D4 ve R1'le birleştirin.
4. sıra: T2'nin boşta kalan son “bacağını”, R2 ile birleştirin. Bu noktadan bir izole kabloyu, (alttan bakınca) sol kenara uzatın.
5. sırada: C2'nin eksi ucunu D2 diyoduyla ve R4 direnciyle birleştirin, R4'ün boşta kalan (bir tanesi de ZD'ye bağlı) ucunu T1'in üst ucuna uzatın. Bu üç elemanı birbirine lehimleyin, kısa bir kabloyla plaketin kenarına uzatın. 6. sıra: R3 ve D5'in birleştikleri noktayı lehimleyin, D5'in ikinci bağlantısını T1'in orta ayağıyla lehimleyin. 7. sıra: R3'ün serbest ucunu D6'ya lehimleyin, burada kenara bir kablo uzatın. 8. sıra: T1'in serbest bacağını R2'ye bağlayın, burada bir kabloyu plaketin sol kenarına uzatın. Bir parça kabloyu lehimleyin ve sağ kenara uzatın. Şimdi sıra, dışarıya uzatılan uçların kablolarla User Port fişine ve diğer tarafta RS 232C fişine bağlanmasına geldi. User Port fişi resimdeki gibi numaralanıyor, plaketin sağ kenarındaki sıralar fişle şu şekilde lehimleniyor: Fişteki 11 (1. sırayla), 1 (2. sırayla), C ve B (4. sırayla), M (7. sırayla) ve 2 (8. sırayla). Fişi User Port'a sokarken, sayılar üst tarafta oluyor. Plaketin sol kenarındaki sıraların RS 232C fişine lehimlenmesi ise şöyle: 1. sıra 3. pine, 2. sıra 7. pine, 5. sıra 2. pine, 8. sıra 20. pine. Böylece seri bağlantı birimi tamamlanmış oluyor. Tabii ki, henüz bir eksiği var: Veri aktarımı için kullanılabilecek bir program. Bunun daha önce makineye yüklenmiş olması gerekiyor.
— RS-232 için
bağlantı fişi
 Yapı planı: Elemanlar bu şekilde yerleştiriliyor ve bağlanıyor.
— RS-232 bağlantısı
C-64 Üserport
A Devre şeması: Profesyonellerin bağlantıları bir kez daha kontrol
DENEMEDEN ÖNCE
Tüm bağlantıları bir kez daha kontrol edin. Öncelikle yan yana bağlantıların birbiriyle kısa devre yapmamasını sağlayın. Plaketin üst yüzü: Elemanların, bağlantı kablolarının izolasyonsuz yerlerine temas etmemeleri gerekiyor. En sık rastlanan bir diğer hata kaynağı ise “soğuk” lehim noktaları. Bunlar lehim telinin yeterince ısıtılmamış olmasından kaynaklanıyor. Bu konuya özellikle uçların fişlere bağlandığı noktalarda özen gösterin.
ŞE Malzeme ve gereçler:
R1, R3: 2 X 4,7 KOhm'luk direnç; R2, R4: 2 X 470 Ohm'luk direnç; D1, D2: 2 X 1N4001 diyot; D3-D6: 4 X 1N4148 diyot; ZD: 1 X 5V1 Zener diyodu; C1, C2: 2 X 100uF, 16 V'luk elektrolitik kondansatör; T1: 1 X BC 307 transistör; T2: 1 X BC 238 transistör; 1 adet RS 232C fişi; 1 adet User Port konnektör (plaket konnektörü, 2 X 12 uçlu, 4 mm aralıklı); Delikli plaket (bakır adalı); Kablo; Havya, lehim ve havya ucunu temizlemek için yaş sünger; Kargaburun.
Size video kompozitörü Walter Kayser'i takdim etmeme izin verin lütfen. İşi sorulduğunda kısaca “Veeco” der. Zamanının tüm diğer insanları gibi o da fazla konuşmayı sevmiyor anlaşılan. Şu sıralarda dünyanın çevresinde iki uzay istasyonu dönüyor, aya düzenli seferler düzenleniyor, Mars'a da beşinci insanlı yolculuk yapılıyor. İnsanlarımızın uzun cümlelerle kaybedecek vakitleri pek yok. Walter bağımsız çalışır. Anlaşmalarını eğlence endüstrisi ile yapar. Gerçekten de çok aranılan birisidir. Ama, stüdyosunu Menlo Park/California'daki Synerg/Mitsubishi'nin ürettiği bir milyon GCU (Global Currency Units, Dünya Para Birimi) değerindeki elektronik alet ile doldurması, aranılırlığının tek nedeni değil. Stüdyosu evinin bir parçası; çok tanınmış büyük bir şehrin güney ucundaki 420 m² büyüklüğündeki evinin. Walter Kayser evinde çalışan bir adam. Walter stüdyosuna girdi ve kendini rahat koltuğuna bıraktı. Burası da evin diğer kısımları gibi döşenmiş, ama penceresi yok. Hemen koltuğun yanında, Walter'in kumanda tablosu yer alıyor. Üzerinde birkaç tuş olan alçak bir masa. Büyükçe bir tuşa bastı. Son derece doğal bir insan sesi hemen cevap verdi: “Ben Smitsub. Ne vardı?” Dediğimiz gibi, Walter uzun lafları sevmiyor. Bilgisayar sistemine de, ki bir Synerg/Mitsubishi 80064 modeliydi bu, çok kısa konuşmasını öğretmişti. Kimi zaman kulağa hoş gelmese bile... “Afrika” diyerek yanıtladı Walter soruyu, “Senaryo incelendi mi?” “Evet” “Soru?” “Yok.” “İyi. Bana Humphrey Bogart'ı ver.” Büyük bir ekran hafifçe parladı. Humphrey Bogart'ın görüntüsü ortaya çıktı, biraz kirli bir elbise, kafasında hep aynı açıyla kaykılmış duran şapkası... Gerçi yine de gerçek Bogart olmadığını hissettiriyor. Ama Walter'in istediği de eski filmin aynısını yeniden yapmak değil, yeni bir kompozisyon yaratmak. Bunun dışında Bogart tamamen gerçek bir görünüme sahip. Kendisi bile itirazda bulunamaz. Eskilerinden tek fark, görüntünün çok daha parlak ve net olması.
“Hareket” diye seslendi Walter. Kameranın zoom'u ile birlikte görüntü de değişti. Arka planda bilgisayarın fractal matematik kullanarak yarattığı tropik doğa yapısı göründü. O kadar gerçekçiydi ki, aklı başında bir şempanze bile ekrana doğru atlayabilirdi. Bogey, bilinen yürüyüşüyle birkaç adım attı. “Tamam” dedi Walter, “Şimdi de Bette Midler.” İşte bu noktada Smitsub işe karışıp Bogart ile Midler'i “Afrika Kraliçesi” filminde birlikte oynatmanın bir kültürel ayıp olacağını söyleyebilirdi. Ama teknik o kadar da ileri değil. Gerçi Smitsub'un da biraz yapay zeka almışlığı var, ama beğeni ile ilgili problemlere hâlâ bir çözüm getiremiyor. Herhalde bunun için de bir 50 yıl beklememiz gerekiyor. Walter işine devam etti. Diğer tüm tipleri teker teker ekrana çağırıp inceledi. Tabii bunlar sadece gerçekten yaşamış olan oyuncular değil. Aralarında birkaç tane de Walter'in oluşturduğu yapay oyuncular var. İşte bu noktada Walter kendisiyle gurur duyuyor. Oynatacağı rolün adamının tamı tamına nasıl görünmesi gerektiğini çok iyi bildiğini iddia eder hep. Nihayet ön çalışmaları bitti. Sıra geldi son işe: “Senaryo!” Bir başka video ekranı Walter'in göz seviyesine gelinceye kadar yukarı çıktı. Ekranda bir yazı belirdi. Başlığı “Bölüm 1”. “Artık başlayalım...” dedi Walter. Walter'in hesaplarına göre 95 dakikalık bu film 12-14 gün içinde bitecek. Sonuç, optik ve mantık açısından kusursuz bir sessiz film olacak. Ses ile ilgili zamazingolarla uğraşmak Walter'in işi değil. Tüm filmi karısıyla birlikte tekrar seyretti. Onun fikirlerine çok değer verir. Sonra da komutunu verdi: “Serge-Riebow-Ses Stüdyosu. Adresi biliyorsun. Postala!”. Birkaç dakika sonra tüm film Serge Riebow'un giriş hafızasına yerleşmişti. Serge'nin bir Burroughs/Mitsuko 06/32'si var. Ama sistemler arası uyumluluk problemleri hiç yok. 2038 yılında “uyumluluk”, sadece sosyologların kullandığı bir kelime. BM 06/32, filmin başında yer alan protokoldeki bilgilere bakarak, gönderenin bir SM 80064 olduğunu anlıyor. Sonra da gerekli çevirmeleri yapıyor. Sesin hazırlanması da iki hafta kadar sürüyor ve aynı gün müşterinin önüne bitmiş ürün konuluyor. Yakında bu film çok büyük ve daha az büyük (artık küçükleri yok!) ekranlarda seyredilecek:
AFRİKA KRALİÇESİ Başrolde: Humphrey Bogart
Bette Midler Wuwumba Hermann von Blaskewitz
Smitsub, yani SM 80064, çok mikroişlemcili bir sistem. Kalbi ve beyni demek olan chip'ler, kuantum mekaniğinin izin verdiği en küçük aralıklarla yerleştirilmiş parçalardan oluşuyor. Tüm sistemin aksamadan işlemesini sağlayan bir karmaşıklık abidesi işletim sistemi de bir SM 80128'in marifeti... Smitsub'un hafıza azlığı gibi bir sorunu yok. Hafıza birimlerinde görüntü ve ses özelliklerini yaratan tüm bilgiler saklı. Humphrey Bogart, Bette Midler, Örümcek Adam ve daha birçokları burada yer alıyor. Senaryolar, tüm dünyanın doğa yapısı ve matematik ile oluşturulmuş yapay görüntüler de burada. Walter Kayser, Smitsub ile ses kullanarak anlaşıyor. İletişim zorlukları kesinlikle söz konusu değil. SM 80064, Walter doğrudan doğruya ona doğru konuşmasa, ağzının içinde gevelese bile onu anlayabiliyor. Tabii ki cevaplarını da sesli olarak veriyor. İçinde tıpkı bir insan gibi konuşmasını sağlayan konuşma üreteci var. Sadece “Evet”, “Hayır” gibi kelimeleri değil, kendi kurduğu cümleleri de kullanabiliyor. Konuşarak anlaşma başarıldığı için klavye ortadan kalktı. Sadece bir iki tuştan oluşan küçük kontrol birimleri kaldı. Biraz alışkanlığı olanlar, hiç bakmadan kolayca bu tuşları kullanabiliyorlar. Varlıklarını sürdürmelerinin tek nedeni, insanların rahatlarına düşkün olmaları. “Sol üst köşe” demektense bir tuşa basmak daha rahat... Örneğin Walter'in kullandığı tuşların birisi yeni tiplerin fizyolojik yapısını belirlemekte, bir diğeri de hareketlerin kontrolünde kullanılıyor. Ses ve kontrol birimleri, insan bilgisayar arası iletişimin en verimli yolu oldu. Daha önce de söylediğim gibi, Smitsub'un biraz yapay zekası da var. Üzerinde çalışılmış senaryolardan film hazırlayabiliyor. Ayrıca mantıksal, tarihi ve bunlara benzer bağlantılar hakkında da bilgisi var. Ve bunları öğrenebiliyor! Örneğin Walter, Afrika Kraliçesi'nde bir jet uçağı göstermek isteseydi (aslında gösterebilirdi, o sıralarda ne olmadığını kim nereden hatırlayacak artık...) Smitsub onu uyarabilecekti. Ve bunu da bildiği birçok dünya dilinden biri ile yapabilirdi. SM 80064, dünyada yer alan tüm diğer bilgisayarlarla bağlantılı. CHP'in Haziran/2038 sayısına bakarsak, yakında aydaki bilgisayarların haberleşmesini sağlayan FAR-NET ve SYNCWEB haberleşme ağlarına da bağlanacakmış. Olayın finansal yönünü Smitsub halledecek, tabii Walter gönderilen hesabı ve araçları inceledikten sonra, ve tabii BANKNET'i kullanarak... Walter Kayser, aynı zamanda yazılım piyasasının iyi bir takipçisi. Eğer iyi gibi görünen yeni bir programın reklamını görürse derhal ayrıntılı bilgi istetir ve bu bilgileri Smitsub'un incelemesini sağlar. Eğer Smitsub da beğenirse, bu defa da programı SOFTWAB'dan ister. Artık disket kullanılmadığını söylemek gereksiz. Sonra programı bir hafta boyunca deneme mahiyetinde kullanabilir ve bunun için de bir ücret talep edilmez. Programın kopyalanmaya karşı korunmuş olduğunu da belirtmeliyim. Bir hafta boyunca Walter programı Smitsub ile birlikte dener. Eğer beğenirse telif sahibine haber verir. O da programın korumasını kaldırır. Mali işlemlerin nasıl halledileceğini daha önce anlatmıştım. Eğer programı beğenmezse yapacağı bir şey yok. Program bir haftanın sonunda kendi kendini yok eder. Walter Kayser'in SM 80064'ü, yazılım ve donanım açısından özel bir görev için üretilmiştir. Bunun gibi daha binlerce değişik görev alanı belirlenebilir. Hatta bunlardan biri, bundan 50 yıl önce otobanları kullanan birisine tatlı bir rüya gibi gelebilir. 2022'den beri, dünya kanunlarına göre tüm araçlara FASCOS birimi (Freeway and Autobahn Safety and Control System, Serbest yol ve otoban güvenlik ve kontrol sistemi) takılması zorunlu. 2040'dan beri de tüm yollar SM 80064, BM 06/32 ve benzeri diğer bilgisayarlar tarafından kontrol ediliyor. Artık 2038'de görüşürüz. O sıralarda 104 yaşında ve hâlâ araba sürüyor olacağım. Bugünkünden daha güven-