Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 70
Size video kompozitörü Walter Kayser'i takdim etmeme izin verin lütfen. İşi sorulduğunda kısaca “Veeco” der. Zamanının tüm diğer insanları gibi o da fazla konuşmayı sevmiyor anlaşılan. Şu sıralarda dünyanın çevresinde iki uzay istasyonu dönüyor, aya düzenli seferler düzenleniyor, Mars'a da beşinci insanlı yolculuk yapılıyor. İnsanlarımızın uzun cümlelerle kaybedecek vakitleri pek yok. Walter bağımsız çalışır. Anlaşmalarını eğlence endüstrisi ile yapar. Gerçekten de çok aranılan birisidir. Ama, stüdyosunu Menlo Park/California'daki Synerg/Mitsubishi'nin ürettiği bir milyon GCU (Global Currency Units, Dünya Para Birimi) değerindeki elektronik alet ile doldurması, aranılırlığının tek nedeni değil. Stüdyosu evinin bir parçası; çok tanınmış büyük bir şehrin güney ucundaki 420 m² büyüklüğündeki evinin. Walter Kayser evinde çalışan bir adam. Walter stüdyosuna girdi ve kendini rahat koltuğuna bıraktı. Burası da evin diğer kısımları gibi döşenmiş, ama penceresi yok. Hemen koltuğun yanında, Walter'in kumanda tablosu yer alıyor. Üzerinde birkaç tuş olan alçak bir masa. Büyükçe bir tuşa bastı. Son derece doğal bir insan sesi hemen cevap verdi: “Ben Smitsub. Ne vardı?” Dediğimiz gibi, Walter uzun lafları sevmiyor. Bilgisayar sistemine de, ki bir Synerg/Mitsubishi 80064 modeliydi bu, çok kısa konuşmasını öğretmişti. Kimi zaman kulağa hoş gelmese bile... “Afrika” diyerek yanıtladı Walter soruyu, “Senaryo incelendi mi?” “Evet” “Soru?” “Yok.” “İyi. Bana Humphrey Bogart'ı ver.” Büyük bir ekran hafifçe parladı. Humphrey Bogart'ın görüntüsü ortaya çıktı, biraz kirli bir elbise, kafasında hep aynı açıyla kaykılmış duran şapkası... Gerçi yine de gerçek Bogart olmadığını hissettiriyor. Ama Walter'in istediği de eski filmin aynısını yeniden yapmak değil, yeni bir kompozisyon yaratmak. Bunun dışında Bogart tamamen gerçek bir görünüme sahip. Kendisi bile itirazda bulunamaz. Eskilerinden tek fark, görüntünün çok daha parlak ve net olması.
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 71
daki 420 m? büyüklüğündeki evinin. Walter Kayser evinde çalışan bir adam. Walter stüdyosuna girdi ve kendi- ni rahat koltuğuna bıraktı. Burası da evin diğer kısımları gibi döşenmiş, ama penceresi yok. Hemen koltuğun yanında, Wal- ter'in kumanda tablosu yeralıyor. Üzerinde birkaç tuş olan alçak bir masa. Büyükçe bir tuşa bastı. Son dere- ce doğal bir insan sesi hemen cevap verdi: “Ben Smitsub. Ne vardı?” Dediğimiz gibi, Walter uzun lafları sevmiyor. Bilgisayar sistemine de, ki bir Synerg/Mitsubishi 80064 mode- liydi bu, çok kısa konuşmasını öğret- mişti. Kimi zaman kulağa hoş gelme- se bile... “Afrika diyerek yanıt- ladı Walter soruyu, “Senaryo ince- lendi mi?” “Evet” “Soru?” “Yok.” “İyi. Bana Humphrey Bogart'ı ver.” Büyük bir ekran hafifçe parladı. Humphrey Bogart'ın görüntüsü or- taya çıktı, biraz kirli bir elbise, ka- fasında hep aynı açıyla kaykılmış du- ran şapkası... Gerçi yine de gerçek Bogart olmadığını hissettiriyor. Ama Walter'in istediği de eski filmin ay- nısını yeniden yapmak değil, yeni bir kompozisyon yaratmak. Bunun dı- şında Bogart tamamen gerçek bir gö- rünüme sahip. Kendisi bile itirazda bulunamaz. Eskilerinden tek fark, görüntünün çok daha parlak ve net olması.