OKUR MEKTUPLARI Commodore ve Grafik
SAYIN Commodore Dergisi Yetkilileri; Ben derginizi okuyan ve seven bir Commodore'cuyum. Sorum şu: Commodore'da en kolay ve güzel grafik nasıl yapılabilir? (Işıklı Kalem, Art Studio, vs. olmadan.) Monitör programı ne demektir? Şimdiden teşekkürler. Saygılarımla.
Cenk Toroslu
Sayın TOROSLU Işıklı kalem kullanmadan resim yapmak isterseniz kullanabileceğiniz birçok program var. Bunlara KOA-LA PAINTER programını örnek verebiliriz. Bu programları kullanarak ve joystick yardımı ile detaylı resimler hazırlamanız mümkün. Monitör programı genellikle görüntü sağlayan bilgisayar monitörü ile karıştırılıyor. Makine dili ile çalışmak istersek monitör programı kullanıyoruz. Bu program onaltılık tabanda veri girişinde büyük kolaylık sağlıyor. Bazı monitör programlarında DISASSEMBLER da bulunuyor.
Türkiye'de Modem
SAYIN Commodore Yetkilileri; Ben sizden Modem hakkında bilgi istiyorum. Bazı kitaplardan öğrendigöre bilgisayarlar arasında bağlantı kuruyormuş. Bu cihazdan Türkiye'de var mı? Varsa nereden alabilirim?
Emin Gür 16
Sayın GÜR Modem bilgisayarlar arasında bağlantı kurmak için kullanılan bir araçtır. Modem vasıtası ile iki Commodore bilgisayarı haberleşebileceği bi, birbirinden farklı marka da iki bilgisayar da haberleşebilir. Ancak farklı bilgisayarlar birbirlerine sadece mesaj veya yazılı metin gönderebilir. Bir modem kullanarak başka bir C64 bilgisayarına istediğiniz tüm programı aktarabilirsiniz. Şu anda Türkiye'de de MODEM kullanımı mümkündür. Modem almak için Teleteknik yetkili satıcılarına başvurabilirsiniz.
C64'de Turbo Pascal
SAYIN Yetkililer; Ben, Karadeniz Teknik Üniversitesi E. Elektronik Mühendisliği Bölümü'nde IL. sınıfa devam etmekteyim. Okulda Turbo Pascal ile çalışmaktayım. Kullandığım bilgisayar PC-DOS 3.01A versiyonunu kullanan Cordata CS40 mikrobilgisayardır. Elimde iki tane 5.25 inc'lik disketim var. Bunlardan biri sistem disketi, bunun içinde MS-DOS, Turbo Pascal Compiler ve Turbo Pascal ile ilgili bilmediğim programlar var. Diğer diskette ise Turbo Pascal'da yaptığım programlar var. İşte, ben bu programları kendi bilgisayarımda kullanmak istiyorum. Bundan dolayı size birkaç so- Tum olacak. 1) Bu programları C64'de kullanabilir miyim? Gerekli Pascal derleyiciyi nereden bulabilirim? 2) Kullanmam mümkün değilse Commodore bilgisayarlardan hangisi ile Turbo Pascal çalışabilirim?
3) AMIGA 500 almak istiyorum. Bunun için elimdeki C64, teyp ünitesi, disket sürücüsünü satıp, üzerine para katarak alabilir miyim? 4) AMI-GA 500, 1541 disket sürücü ile çalışabilir mi? Yani 5.25 inc'lik disketleri AMIGA 500'de kullanmak mümkün mü? Şimdiden teşekkürler. Hacı Bekir Tuncer
Sayın TUNCER, 1) Pascal programlarınızı C64 ile kullanmak için gerekli derleyici bayilerimizden temin edebilirsiniz. C64'- te programlarınızı kullanmak için yeniden yazmanız gerektiğini unutmayın,
2) Pascal programlarını daha verimli yapabilmek için size AMIGA bilgisayarını tavsiye edebiliriz. AMI-GA'da aradığınız derleyicilerin hemen hemen tümünü bulabilirsiniz. CI128 ile CP/M modunda Turbo Pascal ile çalışmanız mümkün. Ancak programlarınızı yeniden yazmanız gerekir,
3) Gerekli bilgiyi Teleteknik bayilerinden alabilirsiniz.
4) Bu sorunuza çok kısa bir süre öncesine kadar olumsuz cevap verecektik. Ancak AMIGA için çıkarılan C64 EMULATOR programı ile birlikte gelen kablo 1541 disket sürü sünü AMIGA ile kullanmanızı mümkün kılıyor. Ancak 1541 disket sürücüsünü sadece C64 programlarını yüklemek ve saklamak için kullanabileceksiniz. Bu program sayesinde C64 programlarının bir çoğunu AMI-GA'da kullanmanız mümkün.
Geçen ay başladığımız ““Macera Peşinde” köşemiz epey ilgi görüyor. Çeşitli sorularla dolu pek çok sayıda mektup alıyoruz. Ayrıca adventure meraklılarının yakından tanıyacakları Commodore User ve C 4 VG dergilerinin adventure yazarı Keith Campbellda bize bir mektup yazarak tebrik etti Kendisi mektubunda Türk adventure meraklılarına kocaman bir HELLO diyor...
Bu ay sizlere değişik türde bir adventure sunuyoruz. 'Actionadventure' tipi adventure'ların geliştirilmiş bir örneği olan Maniac Mansion, ilginç özellikleri ile hem devamlı keyboard'la haşır neşir olmaktan sıkılmış adventure meraklılarını bu sıkıntıdan kurtaracak ve hem de eğlendirecek nitelikte bir Oyun... Bilindiği gibi action-adventure'- larda keyboard'un yanısıra bir de joystick devreye giriyor ve joystick kontrolü ile oyundaki bazı kahramanlara hareket sağlanabiliyor. Maniac Mansion'da ise komutlar dahil bütün oyun tamamen joystick ile kontrol ediliyor. Bu da oynamayı büyük ölçüde kolaylaştıran bir etken olmuş. Oyun bir film uyarlaması ve konusu bildiğimiz sıradan Amerikan filmlerine benziyor. Ortada pek tekin olmayan bir ev var. Oyunda ama,, bu evde çılgın bir doktorun elinde tutsak olan Sandy adındaki genç kızı kurtarmak. Bu amaçla oyunun başında Sandy'nin erkek arkadaşı Dave'in de içinde bulunduğu üç kişilik bir takım kurmanız gerekiyor. Bu arada oyunun jeneriği filme oldukça benzetilmiş. Evi bulmanız mesele değil çünkü evden başka gidebileceğiniz yer yok ama belki eve girmek size problem çıkarabilir. Eğer içeri girmeyi başaramıyorsanız bastığınız yere dikkat edin. Evde karşınıza çıkabilecek tipler ise Dr. Fred; deli bir profesör, hemşire Edna; garip hobileri olan eski bir hemşire vb. tuhaf insanlar. Oyunda seçeceğiniz gençlerin her birinin değişik yetenekleri ve zayıflıkları olduğundan oyundaki stratejinizi buna göre ayarlamanız gerekiyor. Bulmacalar zor olmamalarına karşın, hepsinin çözümü belli bir sıra gerektiriyor. Oyunda ekran beş kısma ayrılmış. En tepede mesaj satırı yeralıyor. Oyun esnasındaki konuşmalar veya bilgisayarın cevapları burada beliriyor. Hemen onun altında video penceresi var. Ekranın büyük kısmını kaplayan bu alanda olayları bir kameranın görüş alanı ölçüsünde görebiliyorsunuz. Video penceresinin alt kısmında cümle satırı var. Herhangi bir cümle kurabilmek için gerekli fiilleri bu satırın altındaki fiiller bölümünden seçebilirsiniz. Bunun için joystick ile bir fiil seçin. Daha sonra fiilin arkasına gelecek ismi video ekranından gö jörerek seçebilirsiniz. Ayrıca cümlede bulun- Ması gereken 'with' vb. bağlaçlar programın kendisi tarafından yerleştiriliyor. Cümleyi bu şekilde hazırladıktan sonra komutu joystick ile seçerek kullanabilirsiniz. En altta ise taşınan eşyalar var. Oyunda
Knight Orc bildiğimiz Level 9 adventure'larından biraz farklı bir oyun. Öncelikle oyunda Level 9'un basit ve sade grafiklerinin yerini tablo gibi dijitize edilmiş grafikler almış. Ancak asıl değişiklik oyunun oynanış biçiminde yapılmış. Bu degişiklikler başta oyuna eklenen birtakım yeni komutlarla sağlanıyor. Bu komutlar sayesinde pek çok zahmetli iş birkaç komutla hallediliyor. Mesela herhangi bir yerde bıraktığınız bir şeyi almak için önce © yeri hatırlayıp uzun yoldan giderek geri dönmek yerine 'Find' komutuyla otomatik olarak kendinizi © eşyanın bulunduğu yerde buluyorsunuz. Yine 'Go to' komutuyla nerede olursanız olun gideceğiniz yerin adını bildikten ve yolunuz üzerinde çözmeniz gereken bir bilmece olmadıktan sonra en kısa yoldan istediğiniz yere varabiliyorsunuz. Bu esnada geçtiğiniz yerler hakkında kısa bilgiler veriliyor. Oyunda sizden başka 15 ayrı karakter var. İsterseniz bunların bazılarına emirler verebiliyorsunuz (birinci bölümde sadece Denzyl adlı birine emir verebilirsiniz). Mesela oyunda şöyle bir komut vermek mümkün: “Denzyi, find the knife, her karakter kendi aldığı eşyayı taşıyor. Cümle kurarken bu bölümden de yararlanılıyor. Bütün bunlar size uzun iş gibi gözükse de oyunu oynarken büyük get it, find me and give the knife to me"”', Böylece zamandan da tasar- Tuf etmiş oluyorsunuz. Ancak kakomutlarınıza her zaman uymayabiliyorlar. Ya da uysalar bile verdiğiniz komutu başaramayıp elleri boş döndükleri oluyor. Oyundaki diğer komutlar, herhangi bir kimseyi takip etme (follow...), Ramsave, Ramload ve yanlış bir hareket yaptığınızda sizi bir komut geri ölçüde kolaylık sağlıyorlar. Özellikle 'walk to' ve 'what is?' komutları ile bulunduğunuz yerleri inceleme imkanınız son derece geniş. Evdeki odaların bazılarını karanlık bulacaksınız. Bu yüzden yanınızda bir fener bulunması yararlı olacaktır. Yoksa zifiri karanlıkta elektrik düğmesini aramak zorunda kalırsınız. Fener ise karanlıkta belli bir bölgeyi aydınlatabiliyor. Grafikler, sprite'lar ve ses efektlerine kadar her şey özenle hazırlanmış. Sprite'ların animasyonu ise gerçekten görülmeye değer. Sonuçta Maniac Mansion zevkle oynanabilecek hoş bir oyun. İnsan bu oyuna bakınca 64'ün henüz emekli olma vaktinin gelmediğini anlıyor.
Oyunun Değerlendirmesi:
Grafik: 8 Zorluk: 7 Oynanabilirlik: 9 Genel: 9 götüren Oops. Ayrıca kursor tuşlarına basarak daha önce verdiğiniz komutları görebiliyorsunuz.
Oyun birkaç bölümden oluşuyor. Birinci bölümde Grindleguts adında, arkadaşları tarafından bir ata bağlanıp arenada dövülmeye terkedilmiş bir ork rolündesiniz. Arenaya çıktığınızda dev gibi bir şövalyeyle karşılaşıyorsunuz. Dövüşe başlar başlamaz şövalye mızrağını size fırlatıp isabet ettiriyor. Bu çarpmanın etkisiyle bağlarınızdan kurtulup yere düşerek kendinizden geçiyorsunuz. Bir süre sonra uyanıp gece olduğu hissine kapılarak şaşırıyorsunuz fakat çeşitli döküntülerle birlikte çöplüğün içine atıldığınızı fark etmeniz uzun sürmüyor. Bu arada eski arkadaşlarınız Ork Kulesi'ne gidiyorlar ve kuleyi karaya bağlayan köprüyü kendileri geçtikten sonra yok ediyorlar. Amacınız çeşitli belalardan kurtulup kuleye ulaşmaktır. Kuleye girişi sağlayan köprü yıkılmış olduğundan uçurumu geçebilmek için sağlam bir ip yapmanız gerekiyor. Bu nedenle çeşitli yerlerden bulacağınız kemer vb. esnek şeyleri birbirine bağlayarak hazırlayacağınız ip çok önemli. Fakat bu ipi hazırlayana kadar epey bilmece çözmeniz gerekiyor. Oyunda bazı bilmeceler oyunun akışı içinde kendi kendine çözülüyor. Diğerleri ise bazılarının dışında zor sayılmazlar. Ama her adventure'da olduğu gibi oyunu tamamlayabilmek için birtakım zor bilmeceleri çözmeniz gerekiyor. İpi yapmakla uğraşırken diğer karakterlerden uzak durmanız yararlıdır. Çünkü bazı karakterler sizin onlardan aldığınız bazı eşyaları geri almaktan hiç çekinmiyorlar. Oyunda ölüp de yeni baştan başlamak diye bir
Dedektiflik yapmaktan hoşlanıyorsanız Carmen Sandiego ile oldukça zevkli dakikalar geçireceğiniz kesin. Usta bir dedektif oluncaya kadar Alaaddin'in lambası, Gandhi'nin gözlükleri vb. değerli hazineleri çalan uluslararası bir yeraltı örgütünün üyelerini yakalayarak Interpol'e büyük bir yardımda bulunmalısınız. Oyuna deneyimsiz bir dedektif olarak başlıyorsunuz. Ekrandaki bilgisayardan size hangi şehirde hangi değerli hazinenin çalındığı rapor ediliyor. Hemen bu şehirde ilk araştırmalarınıza başlayabilir ve suçlunun peşine düşebilirsiniz. Suçluyu pazartesi sabahı 9'dan pazar akşamı 5'e kadar yakalamalısınız. Bu nedenle elinizi çabuk tutmanız gerekiyor yoksa işinin ustası olan hırsızı yakalamanız tehlikeye düşebilir.
You are in a huge pile of garbage, with the other rubbish thrown away the tournament, An exit leads downwards and outside. You can see a putty knife and a hooded cloak. What go to castle go and are on a You can see a pile of You go west and are on a Jousting field. You can see You go north and are on a dismal fairground in a rowan coppice. You can see a
Denzyi enters from the south. You go northwest and are gö şey yok. Öldüğünüzde sadece bulutların arasında bir yere geliyorsunuz. Buradan tekrar istediğiniz bir yere geri dönebilirsiniz. Knight Orc, Level 9'un en iyi adventure'larından birisi. Bu oyunu oynarken uzun süre AMIGA'nızın başından kalkamayacağınız belli.
Oyun yeni özellikleriyle oldukça zevkli bir hale gelmiş.
Oyunun Değerlendirmesi:
Grafik: 7 Zorluk: 8 Oynanabilirlik: 7 Genel: 7
WHERE IN IS CARMEN
DANE GENE
LAUREN COPYRIGHT 1986 by BRODERBUND SOFTWARE
Oyunda coğrafya bilginiz önemli rol oynuyor. Şöyle ki; herhangi bir ülkede araştırma yaparken bazı ipuçları elde ediyorsunuz. Bu ipuçları suçlunun gideceği ülkeyle ilgili olduğundan, önceden o ülke hakkında biraz bilginiz varsa suçlunun izini kolay kolay kaybetmiyorsunuz.
IST 3 art
Ekran dört ana pencereye bölünmüş. Sol üst pencerede zaman ve onun altında bulunduğunuz başkentten bir manzara var. Araştırma esnasında bu pencerenin altında yeni bir pencere açılıyor ve burada ziyaret edebileceğiniz yerlerin resimleri beliriyor. Sağ üst pencerede konuşmalar, bilgiler vb. gösteriliyor. Ayrıca hırsızı yakalamak üzereyken burada kovalamacanın komik bir anı gösteriliyor. Bu pencerenin altında ise bazı komut seçenekleri yer alıyor. Her şehirde joystick veya keyboard yardımıyla seçebileceğiniz dört ayrı komut var. Bunlar; uçakla ayrılmak, gidebileceğiniz yerlerin listesini görmek, araştırma yapmak ve Interpol'ü ziyaret etmektir. Araştırma seçeneğiyle otel, havaalanı, kütüphane, market gibi yerlerden üç tanesinde araştırma yapabilirsiniz. Bu araştırmalarınızda suçlunun gidebileceği yerlerle birlikte suçlunun fiziksel özellikleri (cinsiyet, saç rengi, varsa yara izi, dövme vb.) hakkında ipucu da toplayabilirsiniz. Yeterli ipucu topladıktan sonra Interpol'ü ziyaret ederek bu ipuçları ışığında suçlunun kimliğini ortaya çıkarabilirsiniz. Ancak bütün bunları yaparken zamanınız da hızla azalmakta. Bundan sonra yapacağınız iş elinizdeki tutuklama emriyle suçluyu en kısa zamanda yakalamaktır. Gideceğiniz ülkeleri doğru seçerseniz suçluyu eninde sonunda yaka-
Istanbul, once called Constantinople, is the largest city in it has a population of 2.7 .
Set connections
Depart by plane Investigate Visit Interpol layacaksınız ama suçlunun kim olduğunu öğrenmeden ve tutuklama emrini çıkarmadan onu yakalamanız mümkün olmuyor. Yakaladığınız suçlular çoğaldıkça siz de deneyimsizlikten kurtulup iyi bir hafiyeliğe terfi edeceksiniz. Usta bir dedektif olmanız çok sayıda suçlu yakalamanıza bağlı. Oyunun bitiminde dereceniz ve yakaladığınız hırsızların sayısı diske-
1 te kaydediliyor ve oyuna başka bir zaman kaldığınız yerden aynı karakterle devam edebiliyorsunuz. Carmen Sandiego esprili ve eğlenceli olduğu kadar coğrafya bilginizi de ilerlettiğinden öğretici bir oyun. Özellikle oyunun kolay oynanır olması oyunu zevkli kılan bir diğer etken.
DEĞERLENDİRME:
Grafik: 7 Zorluk: 5 Oynanabilirlik: 10 Genel: 8
ADVENTURE İPUÇLARI:
Castle of Terror: Değirmenin dışındaki fıçıyı inceleyin ve çakmaktaşını alın. Bununla ikinci bölümde hazine odasındaki mumu yakın. Hazine odasına girebilmek için kafatasını itin. Tünel girişindeki iki nöbetçiyi el baltası ve zırh ile bertaraf edin.
African Safari: Kayığa binebilmek için kibriti alın ve flüt çalan maymunun yanında ateş yakın. Flütü alın ve kuzeydeki yılanın yanına giderek flütü çalın. Küreği alın ve kayığa binin. Biner binmez küreklere asılmayı unutmayın yoksa maymunun üstüne yıldırım düşer ve şelaleye sürüklenirsiniz. Dracula: Birinci bölümde ne yediğinize dikkat edin. En iyisi hiçbir şey yemeyip sadece şarap içmektir. Odanızda uykuya dalmadan önce pencereyi kapatıp iyice sürgüleyin. Böylece Dracula'nın geceleyin pencereden girmesini önlemiş olursunuz.
Gremlins: En başta aşağıya inip kılıcı alarak Gremlin'i öldürün. Sonra remote control'u alın ve mutfağa gidin. Mutfakta devamlı düğmeye basarak Gremlin'leri öldürün ve bıçağı ve Gizmo'yu alın. Bıçakla yatak odasına çıkıp öbür Gremlin'i de öldürün. Mindshadow: Rom'u kaptana vererek gemiye binin. İlk önce tayfaların yanına giderek mutfağa girmenizi engelleyen adamı dövün. Sonra satırı alın, filikanın yanına gidip yelkeni de aldıktan sonra geminin kıç tarafındaki zinciri satırla kesin. Frankenstein: Yukarıdaki odada fazla kalmayın. Paraları aldıktan sonra aşağıya inin ve oturup bekleyin. Bahçedeki sandığı açmak için menteşesinin vidalarını bıçakla sökün. Ayı size saldıracağı zaman ağaca tırmanın ve sekiz feet uzağa gittiğinde atlayın.
Keyleth: İlk AZAP kodu ELY'dir. 23
AMIGA'yı kullanımı çok zevkli ve kolay bir bilgisayar haline getiren Workbench, aynı zamanda AMIGA'nın multitasking işletim sistemine uyan bir grafik sistemidir. Sistem, başlıca pencereler, ikonlar ve menülerden oluşur. Workbench sayesinde, daha evvel hiç bilgisayar kullanmamış olsanız bile AMIGA'yı kolayca kullanıp, meramınızı anlatabilirsiniz. Elbette Workbench, AMIGA'yı hiç yorulmadan kullanmak isteyenler için çok uygun bir seçim. Fakat bi-
BURAK KİPER
KULLANIMI
raz da AMIGA'nın iç dünyasına dalıp bilgisayarınızı derinlemesine incelemek, onunla ilgi çekici işler yapmak isterseniz, ilk olarak SYSTEM çekmecesindeki CLI ikonunu seçmeniz gerekiyor. CLI, adını İngilizce üç kelimeden almış: Command Line Interface (Komut Satır Arabirimi). CLI kullanmanın ne gibi avantajlar sağlayacağını birlikte görelim. Workbench ile çalışırken, bir diskete ait ikonu açtığınızda, disketteki programlara ait ikonları görürsünüz.
Bu ikonları seçerek de istediğiniz programı çalıştırabilirsiniz. Ancak bazı disketlerde bütün programların ikonları yoktur. Çoğunlukla, almış olduğunuz disketleri açtığınızda, o diskette birden fazla program olmasına rağmen, sadece bir tek ikon görürsünüz ve bunu açarak programı başlatabilirsiniz. Bazen disketlerde kullanıcıya faydalı olabilecek mesajlar da vardır. Ama bu mesajları Workbench yardımı ile göremezsiniz.
DIR CLI'da kullanabileceğiniz ve en çok kullanılan komutlardan birisi DIR komutudur. Bu komut sayesinde disketin içeriğini görebilirsiniz. CLI ikonunu kullanarak CLI penceresini açtığımıza göre, çalışmaya başlayabiliriz. İlk kullanacağımız komut DIR:
DIR DFO0:
Bu komutu verdikten sonra disketin içeriği ekrana alfabetik sıra ile gelir. Bu noktada CLI komutlarına ara verip AMIGA'da disketin nasıl düzenlendiğinden bahsedelim. Workbench'te bazı ikonlar çekmece şeklindedir. Bunları seçtiğinizde yeni bir pencere açılır. Bu pencerede başka ikonlar ortaya çıkar. Çekmecelere CLI kullanımında DIRECTORY adını vereceğiz. Directory'nin içinde programlar veya başka directory'ler bulunur. Belirli özelliklere sahip programları bir directory içinde bulundurmak yararlıdır. Mesela CLI komutlarını AMIGA'nın disketten okuyup uyguladığını fark etmişsinizdir. CLI komutlarının hepsi C adlı directory'de bulunur. Bu komutların bir listesini alalım:
DIR DF0:C
DIR komutunun işlevi bir directory'deki programların ve başka directory'lerin listesini vermek. Ancak bu komutun başka parametreleri de var. Komutun tam formatı şu şekilde: DIR directory-ismi (OPT A veya OPT I veya OPT AI)
Köşeli parantez içinde olan kısımları ihtiyacınız yoksa kullanmayabilirsiniz. OPT kelimesi kullanıldığında directory'nin içinde bulunan directory'lerin içindeki programların da listesi ekrana çıkar. I harfi İngilizce Interactive (karşılıklı) kelimesinin baş harfi.
DIR OPTI
komutunu verdiğimizde ekrana çıkan her program isminden sonra bir soru işareti gelecek ve bizden veri beklenecek. Cevap olarak verebileceklerimiz: RETURN: Bir sonraki program ismi yazılır. T: Programın listesini verir. Listeyi dondurmak için boşluk tuşuna basılır. Tekrar devam için CTRL-X komutu gerekir. DEL: Programı siler. E: Alt directory'ye girer. -: Bir önceki programa döner. Q: Listelemeyi durdurur.
DIR OPT A komutu ile directory içindeki tüm directory ve programların listesini alırsınız.
DIR OPT AI, A ve I parametreleriyle yapılanları beraber yapar.
INFO Disketinizin durumu hakkında bilgi almak isterseniz INFO komutunu kullanabilirsiniz. Bu komut veri saklama birimlerinin kapasitesini, kaç blok boş olduğunu, ne kadar dolu olduklarını, kaç hata olduğunu, kayıt biriminin durumunu ve adını bildirir. Bir blok 512 byte büyüklüğündedir. Ve bir disket 880 KB kapasitededir. Yani bir disket boşken 1758 blok kullanıma açıktır. 1758*512 byte 900096/1024 = 879 KB eder. Bir blok sistem tarafından kullanılır. Bu yüzden bize 879 KB kalıyor. Kayıt biriminin durumu ile birimin sadece okunur durumda mı, yoksa hem yazılır hem de okunur durumda mı olduğunu anlıyoruz. Eğer disketin koruması kapalı ise diskete yazamazsınız. Kayıt birimleri farklı olabilir. Normal olarak INFO komutunu verdiğinizde DF0: disketi ve RAM: ram diski gösterilir. Ancak bir hard-diskiniz olsaydı DH0:'yu da görebilirdiniz.
RAM Disk INFO komutunu kullandığımızda UNIT başlığı altında, eğer başka disket sürücü yoksa, DF0: ve RAM: birimleri görünür. DF0: AMIGA'mızın içindeki disket sürücüdür. Eğer A1010 gibi bir ikinci disket sürücünüz daha varsa UNIT başlığı altında DF1:'de görünecekti. DF0 veya DF1, disket sürücüleri tanımlamak için kullanılıyor, RAM: ise RAM Disk dediğimiz, hafızanın disket sürücü gibi kullanılmak için ayrılmış kısmını tanımlamada kullanılıyor. CLI'da başka bir disketle çalışırken her komuttan sonra Workbench disketini takmak zorunda kalmak çalışmaları zorlaştırır. Bu zorluktan ancak ikinci bir disket sürücü ile kurtulabiliriz. Ancak şu anda ikinci bir disket sürücü almayı düşünmüyorsanız, CLI çalışmalarınızda ikinci disket sürücü olarak RAM Disk'i kullanabilirsiniz. RAM Disk'in avantajı çok hızlı program yüklemesidir. Ancak kapasitesinin az olması bir dezavantaj olarak görülebilir. RAM Disk'e Workbench'ten en çok kullanılan CLI komutlarını kopyalayarak çalışmalarımızı kolaylaştıracağız. Ancak bu uygulamaya geçmeden evvel disketler veya directory'ler arasında geçiş yapmamızı sağlayacak CD komutunu öğrenmek gerekiyor. CD CD komutuyla çalışmakta olduğumuz disket sürücüyü ve/veya directory'yi değiştirebiliriz. Mesela şu anda DIR komutu verirseniz Workbench disketinin directory'si ekrana gelir. Bunlar arasında C (dir) isimli Directory'nin içeriğini görebilmek için yapabileceğimiz iki şey var: DIR DF0:C
2) CDC
DIR
İlk yöntemi DIR komutunun kullanılışından biliyoruz. İkinci yöntemde bulunduğumuz directory'yi CD komutuyla C directory'sine çevirdik. Bundan sonra DIR komutu vererek içinde bulunduğumuz directory'nin içeriğini gördük. CD komutunu kullanarak RAM Disk'e geçelim:
CD RAM: Burada DIR komutunu verirsek, komut çalışacak ama karşımıza hiçbir şey çıkmayacak, çünkü şu anda RAM Disk'te hiçbir program yok. Devamlı olarak çalışmanız sırasında CD komutunu kullanırsanız bir süre sonra hangi directory'de olduğunuzu unutabilirsiniz. Kısaca directory'lerin içinde kaybolmak mümkün. Ancak böyle bir durumda da CD komutu imdadımıza yetişiyor. Hangi directory ve birimde olduğumuzu öğrenmek için tek başına CD komutunu yazıp RETURN'e basmak yeterli olur. Hâlâ RAM Disk'te olduğumuzu kabul edelim, bu komutu verdiğimizde alacağımız cevap şu şekilde olacak:
1>CD
RAM:
1>
“1>” işaretini bilgisayar veriyor. Eğer C directory'sindeysek bir üst directory'ye çıkmak için uzun uzun CD DF0: yazmak gerekmez. Bunun yerine,
CD/
Komutunu kullanmak yeter. “/”, işareti bir üst directory'ye geç anlamındadır. Üç directory yukarı çıkmak istersek,
CD///
komutunu vermek yeterli olur. Ancak çok aşağı directory'lerde iseniz en üst directory'ye çıkmanın en kolayı:
CD: komutudur.
COPY Disket içindeki programları kopyalamak için kullanabileceğimiz bir komuttur. İlk olarak Workbench disketinin C directory'sinden DIR programını RAM Disk'e çekelim:
COPY FROM DF0:c/dır TO RAM:
veya
COPY DF0:c/dır RAM:
Eğer bütün C directory'sini RAM
Disk'e çekmek istersek:
COPY DF0:c RAM: ALL
komutunu veririz. Ancak bütün bir directory kopyalanırken ALL emrinin etkisiyle kopyalama sırasında kopyalanan programların ismi ekrana yazılır. Eğer isimlerin ekrana yazılmasını istemezsek komuta QUIET emrini ekleyebiliriz: ——
COPY DF0:c RAM: ALL OUIET
Eğer içinde yazı olan herhangi bir dosyanın içeriğini yazıcıdan çıkarmak isterseniz bu işlemi COPY komutu ile yapabiliriz. Yazıcının AMIGA'ya paralel bağlı olduğunu kabul edersek verilmesi gereken komut:
COPY DF0:benioku TO PAR:
Bu işlemle “benioku” isimli dosyanın içeriğini yazıcıdan almış olduk. Ancak bu komutu verdiğinizde yazıcınız hiçbir tepki göstermezse iki şeye bakmanız gerekir: (1) Preferences programında yazıcınızın paralel olarak seçilip seçilmediğini kontrol edin. Yazıcınız AMIGA'ya paralel olarak mı bağlı, kontrol edin. Eğer iki disket sürücünüz varsa DF0:'daki bir disketin tamamını DF1'deki diskete kopyalayalım:
COPY ALL ÇUIET
CLI ile ilgili çalışmalarımıza biraz ara verip AMIGA BASIC ile tanışalım.
BASIC ve MÜZİK İlk olarak AMIGA BASIC'in kendine has bir özelliğinden bahsedelim. Vereceğimiz örneklerde göreceğiniz gibi AMIGA BASIC ile yazacağımız programlarda satır numarası kullanmak gerekmez. AMIGA BASIC'i kullanarak AMIGA'nın güçlü ses özelliklerinden nasıl yararlanabileceğimizi görelim. İlk bakışta AMIGA'nın dört ses kanalı ve stereo ses çıkışı ile normal sayılabilecek ses özelliklerine sahip olduğu düşünülebilir. Ancak AMIGA'yı ses özelliği açısından diğer bilgisayarlardan ayıran çok önemli bir özellik var. Birçok bilgisayar sadece birkaç dalga şekli ile sınırlandırılmıştır. Dalga şeklinden kastımız sesin tonu. AMIGA'da ise kendi dalga boyunuzu, yani kendi ses tonunuzu kendiniz tanımlayabilirsiniz. Bunun anlamı insan kulağının duyabileceği her türlü sesi üretebileceğinizdir. AMIGA
AMIGA bu özelliği sayesinde her türlü müzik aletinin çıkaracağı sesi çıkarabilir. Daha da önemlisi AMIGA insan sesi üretebilir. AMIGA BASIC'te sesle ilgili üç komut var: BEEP, SOUND, WAVE. Bu komutlardan en basiti BEEP komutu. Yaptığı bütün iş “beep” sesi çıkarmak. BEEP komutunun hiçbir parametresi yoktur. Eğer programınızda kullanıcının dikkatini çekmeniz gerekirse BEEP komutu işe yarar. AMIGA BASIC'te ses dalgaları için frekans, genişlik ve dalgaboyu kullanılıyor. Bu üç parametrenin günlük kullanımdaki karşılıkları sırası ile: yükseklik, sesin çıkış miktarı, ses tonu. Normal bir insan 20Hz ile 20.000Hz arasında frekansa sahip olan sesleri duyabilir. AMIGA ise 20Hz ile 15.000Hz arasında frekansa sahip sesler çıkarabilir. Ancak TV ve monitörler en fazla 200Hz ile 4000Hz arasında frekansa sahip ses çıkarabildiklerinden AMIGA'nın ses özelliğinden tam olarak yararlanabilmek için iyi bir stereo sisteme bağlamanız gerekir.
SOUND C64 ile müzikle uğraşırken dört ayrı dalga şeklinden birini seçebilirsiniz. Ancak AMIGA WAVE komutu ile istediğiniz şekilde bir dalga boyu dizayn etmenize izin verir. Kendi ürettiğiniz dalga şeklini dinlemek için SOUND komutunu kullanmak gerekir. Sound komutunun ikisi isteğe bağlı dört parametresi var:
SOUND frekans, devam süresi, ses şiddeti, ses
Frekans gerekli bir parametre, 20Hz ile 15.000Hz arasında olabilir. Devam süresi gerekli olan ikinci parametre. Bununla sesin ne kadar süre ile çalınacağı belirleniyor. Devam süresi 0 ile 77 arasında bir değer olabilir. 18.2 bir saniyeye eşittir. 17 değeri ise 4.25 saniyeye eşittir. Eğer daha uzun süre çalmak isterseniz iki SOUND komutu kullanmanız gerekir. Ses şiddeti isteğe bağlı bir parametredir. Bu parametre 0 ile 255 arasında değer alabilir. 0 değerinde sessizlik, 255 değerinde en yüksek ses seviyesine ulaşır. Eğer bu parametre kullanılmazsa 127 kabul edilir. Ses isteğe bağlı olan ikinci parametredir. Birbirinden bağımsız dört sesten hangisinde ses çıkacağını belirler. Bu parametre 0, 1, 2 ve 3 değerlerinden birini alabilir. 0 ve 3 sol stereo çıkışına bağlıdır. 1 ve 2 numaralı sesler de sağ stereo çıkışına bağlıdır. Eğer bu parametreyi kullanmazsanız 0 numaralı ses seçilmiş kabul edilir. SOUND komutunun kullanımına örnek görelim:
SOUND 440,18.2
440Hz'de bir saniye süreli ses 0 numaralı kanaldan çıkarılır.
SOUND 880,18.2,,1
Bir evvelki sesten bir oktav daha yüksek bir ses üretir. Ancak bu sefer ses 1 numaralı sesten, yani sağ stereo çıkışından alınır.
SOUND 1760,36.4,255,3
İlk örneğimizden iki oktav daha yüksek bir ses iki saniye süre ile 3 numaralı sesten çıkarılır. SOUND komutunun en iyi özelliklerinden birisi, çalışırken diğer komutların da çalışmaya devam etmesine izin vermesidir. Şu programı deneyin:
SOUND 440,77
FOR I-1 TO 100
PRINT “AMIGA BASIC”
NEXTI
Bu program çalıştığında AMIGA
BASIC yazısı yazılırken ses çıkarma-
ya devam edildiğini duyabilirsiniz.
Bu özellikten yararlanarak çalış-
makta olan programlarınıza müzik
ekleyebilirsiniz. Çalacak olan müzik,
programınızın çalışmasını etkileme-
yecektir. Ancak ses komutları arka
arkaya gelirse duraklamaya neden
olabilir. Şu programı deneyin:
a-103.834
yarımton — 1.059463094 #
FOR 1-1 TO 48
a —a*yarımton
SOUND a,4,255,0
NEXT
PRINT
MUZIK”
SOUND komutu sıraya giren SOUND komutlarını bekletir. SOUND RESUME komutyla sıradaki SOUND komutundan çalmaya devam eder. Bu şekilde programdaki SOUND komutlarının yeri geldikçe kullanılması sağlanmış olur. SOUND WAIT ve SOUND RESUME komutlarına örnek program:
SOUND WAIT
PRINT “Bekliyorum...”
SOUND 261.63,20,255,0
SOUND 329.63,20,255,1
“AMIGA BASIC İLE”
SOUND 392.20,255,2
SOUND 523.25,20,255,3
gecikme& — sayac
VHİLE gecikme 4 5:WEND
PRINT
SOUND RESUME
Program çalıştığında beş saniye bekler. Dinleyin yazısını yazıp ses komutunu işleme koyar.
WAVE Komutun formatı:
WAVE ses, dizi
Ses 0, 1, 2 ve 3 değerlerinden birini alabilir. Dizi en fazla 256 tamsayıdan oluşabilen bir dizidir. Dizideki elemanlar -128 ile 127 arasında değer alabilirler. Bunun dışındaki değerler ILLEGAL CALL hata mesajının çıkmasına sebep olur. 256 elemanlı diziden daha uzun bir dizi kabul ediliyor ama 256'dan sonraki elemanlar göz önüne alınmıyor. O değer sessizliğe karşı geliyor. Örnek program çalıştığında hiçbir ses duymayacaksınız.
DIM
FOR 1-0 TO 255
<0
NEXTI
WAVE 0,dalga'o
SOUND 440,20,255,0
Yazımıza C64'teki dört dalga çeşidinden ikisini üretecek örnek programlarla son verelim.
Kare dalga:
DIM
FOR 1-0 TO 127
> 127
NEXTI
FOR 1-128 TO 255
NEXT I
WAVE 0,
SOUND 440,20,255,0
Üçgen dalga:
DIM
dalgaveri — -255
FOR 1-0 TO 127
— dalgaveri
dalgaveri — dalgaveri * 2
NEXT I
dalgaveri — 127
FOR 1-128 TO 255
- dalgaveri-2
NEXTI
WAVE 0,dalga'o
SOUND 440,20,255,0
DUYURU
Sayın AMIGA Kullanıcısı,
Çağımızda üretilen elektronik cihazların kullanımı gelişkinlikleri ölçüsünde dikkat gerektirmektedir. Sahip olduğunuz AMIGA teknik açıdan gerekli bütün önlemlere sahip olmasına rağmen yine de kullanırken bazı hususlara dikkat etmeniz gerekmektedir. AMIGA bildiğiniz üzere birçok cihazla (printer, plotter, MIDI, çizim tableti, RF modulator, GEN-LOCK v.b.) birlikte çalışabilmektedir. Bu cihazlar sisteme gerilim uygulandığında AMIGA tarafından kontrol edilmekte ve AMIGA tarafından bir iç düzenleme yapılmaktadır. Bu nedenle AMIGA çalışır durumdayken herhangi bir cihazı irtibatlamak ya da yine AMIGA çalışır durumdayken önceden irtibatlanmış bir cihazı devreden çıkarılması sonucu meydana gelen arklar (küçük elektriksel atlamalar) bilgisayarınızda ciddi hasarlara neden olabilir. Teknik servisimize gelen AMIGA'ların arızalarının %90'ı bu tür hatalı uygulamalar sonucunda oluşmaktadır. Bu nedenle AMIGA'nızı daha uzun ömürlü ve daha sağlıklı bir şekilde kullanabilmeniz için aşağıda belirtilen hususlara uymanızı tavsiye ederiz. 1) AMIGA'nızı çalıştırmadan önce tüm cihazlarla olan irtibatının doğruluğunu ve sağlamlığını kontrol ediniz. (monitör, mouse, power supply, varsa printer vb. bağlantılarını). 2) Özellikle AMIGA'ya power supply birimini irtibatlarken power anahtarının kapalı durumda olmasına ve güç kablosunun prizden çekili olmasına dikkat edin. 3) AMIGA'nızı TV ile kullanıyorsanız AMIGA çalışır durumdayken RF modülatörün irtibatlı olduğu konnektörden oynamamasına özen gösterin. 4) Eğer AMIGA'nıza yazılı çıktı almanızı sağlayacak bir printer veya bir plotter gibi bir cihaz bağlayacaksanız satın alacağınız cihazın markasına ve interface tipine (paralel veya RS232 seri olmasına) dikkat edin ve yine AMIGA kapalı durumda iken irtibatlayıp önce yazıcınızı son olarak da AMIGA'nızı çalıştırın. 5) AMIGA'nız disketten okuma ya da diskete yazma işlemi yaparken yani disket sürücünün yeşil ışığı yanarken kesinlikle disketi çıkarmaya çalışmayın ve cihazı kapatmayın, aksi takdirde diskete zarar verebilirsiniz. 6) Kullanım veya yazılım hatası nedeniyle sistem kilitlendiğinde veya multitasking olmayan bir programdan çıkmak istediğinizde AMIGA'nın power supply'ı üzerindeki ON-OFF anahtarını açıp kapatacağınıza “CTRL” + “COMMODORE” + “AMIGA” tuşlarının üçüne birden basarak AMIGA'nın “BOOT” etmesini yani ilk açıldığı duruma gelmesini sağlayabilirsiniz. İlginize şimdiden teşekkür eder, AMIGA ile çalışmalarınızda başarılar dileriz. NOT: AMIGA ile ilgili tüm teknik problemlerinize ve sorunlarınıza teknik Destek Departmanı AMIGA servisimizi telefon ile arayarak çözüm bulabilirsiniz. TEL: 145 13 30'dan (203)
TEKNİK DESTEK DEPARTMANI AMIGA SERVİSİ
Amiga Magazin'den çeviren A. Ziya Bayman
İlk zamanlardaki monofonik (tek sesli) synthesizer'larda her şey çok daha basitti. Yönetilen bir akım aracılığıyla sesin yüksekliği ayarlanabiliyordu. O sıralarda synthesizer teknolojisinin öncüleri “oktav başına bir volt sistemi”ne uyuyorlardı. Bu sisteme göre akımın iki katına çıkarılması, ses frekansının da iki katına çıkması anlamına geliyordu. İlk polifonik (çoksesli) synthesizer'ların piyasaya çıkmasıyla birlikte önemli bir değişiklik yaşandı. Bu aletler teksesli modül sistemlerine göre çok daha derli topluydular ve daha kapsamlı bir klavye kullanımına sahiptiler. Yeni teknolojinin gelişmesiyle firmalar ortak standardı göz ardı ettiler ve farklı sistemler geliştirdiler.
MIDI'NİN BABASI
Artık çoğu uyumlu olmayan bu sistemler müzisyenlerin giderek artan tepkisine yol açtılar. Gerek sahnede gerekse stüdyoda farklı aletlerin birbirine bağlanması zorunluluğuyla karşı karşıya kalıyorlardı. Bu önemli sorunun halli için kafa patlatanlardan biri Dave Smith oldu. Amerikan synthesizer firması Sequential Circuits'in kurucusu ve yöneticisi olan Smith, daha 1981 yılında klavyeleri birbirine bağlayacak tek bir arabirimin taslağını hazırladı. Faaliyet gösteren bütün synthesizer üreticileriyle, tek bir standart üzerinde uyuşmalarını sağlamak üzere, temasa geçti. Amerikalı meslektaşlarının bu fikre
Dört yıldan beri müzik dünyasında kendini giderek daha çok duyuran bir sihirli sözcük, MIDI... Farklı birçok bilgisayar için arabirimler geliştirildiğinden, bilgisayar sahipleri de bu MIDI dalgasından uzak kalmadılar. MIDI'nin ne olduğu ve bu standardın neler yapabildiği üzerine kısa bir yazı yayınlıyoruz.
Japon üreticilerden çok daha az yatkın olduklarını görmek onu büyük bir hayal kırıklığına uğrattı. Bu nedenle taslağın hayata geçirilebilmesi, Sequential Circuits firmasıyla Japon High-Tech firması Roland tarafından gerçekleştirildi. 1983 yılı başında ABD'de düzenlenen Winter-NAMM-Show'da MIDI'yle donatılmış ilk synthesizer sergilendi. 1983 Ağustosu'nda ise ilk MIDI spesifikasyonu (V 1.0) piyasaya sürüldü. Bugüne kadar birkaç kez geliştirilen bu detaylı
A L E T
anlatım, tüm üreticilerin MIDI ekipmanına uyum sağlamalarını zorlayan bir tür yasa haline geldi. MIDI bağlantı yeri, dış görünümü bakımından rahatça normal bir audio çıkışıyla karıştırılabilir; çünkü eski Hi-Fi setlerde kullanılan 5 kutuplu bir diod girişidir. Aslında MIDI'nin analog bir çıkışla ortak hiçbir noktası yoktur, çünkü burada bir digital (sayısal) ve seri bağlantı söz konusudur. Arabirim bağlantısı alıcı kısımlara (MIDI-in) bir optokoppler üzerinden aktarılan 5mA'lik bir akım döngüsü üretir. Yani MIDI ekipmanı elektronik olarak birbirine bağlı değildir. Bu nedenle gereçler yanlış bağlantılardan ve parazit akımlardan oldukça korunmuştur. Bu standardın aktarım hızı 31 250 bit/saniyedir. Bu aktarım sırasında verilen 10'ar bitlik paketler halinde iletilir: 1 başlama biti/8 veri biti/1 bitiş biti. Bir araya getirilmiş bu bilgiler 16 adet adreslenebilir kanal üzerinden gönderilebilir. Bunun sağladığı en önemli avantaj, daha karmaşık bir bağlantısı (birden fazla synthesizer) durumunda, verilerin belirli bir gerece yönlendirilmiş olarak gönderilebilmesidir. Tabii ki, hedeflenen klavyenin de aynı kanalının gönderilen bilgiyi almak üzere açılmış olması gerekir. Bu 16 kanal sayesinde prensip olarak 16 farklı MIDI gerecinin birbirinden bağımsız olarak yönetilebilmesi gerekir. MIDI standardı yalnızca kanalları değil, aynı zamanda bilgi türlerini de farklılaştırıyor. Bilgiler, sistem verileri ve kanal verileri olmak üzere iki ana gruba bölünebiliyor. Kanal verilerinin aktarımı belirli işletim türleriyle yönetilir. MIDI standardı tek tek OMNI, POLY, MONO ve MULTI modlarını kullanır: OMNI modu: Bu işletim türünde tek tek kanallar farklılaştırılmaz. Her enstrüman normal durumda 1. kanaldan gönderme ve 1'den 16'ya kadar kanallardan alma yapar. Pratikte bunun anlamı, A synthesizer'ında çalışan tüm notaların aynı program numarasıyla B synthesizer'ında da ses vermesidir (resim 1). Bundan iki klavyenin de aynı sesleri çıkaracağı sonucu çıkarılmamalıdır, çünkü aynı anda birden çok farklı tınıyla çaldırmak mümkün değil. MONO modu bu konuda yepyeni ufuklar açıyor. Bu işletim türünde synthesizer'ın her sesi için ayrı bir MIDI kanalı ayrılabiliyor. Altı sesli bir klavyede 1.'den 6.'ya kadarki kanallar sıralı olarak kullanılabiliyor. Bu durumda 1. kanal ana kanal oluyor, diğerleri ise sırayla bunun yanına diziliyorlar. Örneğin 1. kanalın 3. ve 7. kanalla kombine olabilmesi söz konusu değil. Sequencer'lar veya bilgisayarla bağlantı kurularak son derece karmaşık aranjmanlar oluşturulabiliyor. MONO modunun dezavantajı ise, örneğin üç sesli bir akorun üç MIDI kanalını aynı sesle işgal etmesi.
In Out Thru
Birçok synthesizer, basit MIDI-Omni-Modu için zincirleme birbirlerine bağlanır.
MIDI sesin kendisini değil, yalnızca seçilen programın bilgilerini aktarır. POLY modu: Bu mod, OMNI moduna oranla oldukça gelişkindir. Çünkü her gereç için verilerin hangi kanaldan gönderileceği ve hangi kanaldan alınacağı önceden belirlenebilir. Böylece birden fazla enstrümanın birbirinden bağımsız olarak yönetilmesi bir sorun olmaktan çıkar (resim 2). Her enstrüman için farklı bir MIDI kanal numarası belirlenir. Örneğin A synthesizer'ı için 1. kanal, B synthesizer'ı için 2. kanal ve bir sampler için de 4. kanal ayrılabilir. Teorik olarak 16 kanalın tümü MIDI kullanabilen ve tek tek adreslenebilen farklı enstrümanlar için ayrılabilir. MONO modu: Bu işletim türü, daha önce anlatılmış olan modlardan oldukça farklıdır. Önceleri bu mod yalnızca çok pahalı gereçlerde vardı. POLY modunda farklı seslere sahip farklı klavyeleri yönetmek mümkün. Fakat polifonik bir synthesizer'ı ay-
MULTI modu: Bu mod henüz oldukça yeni, fakat var olanların en gelişkini. POLY ve MONO modlarının avantajlarını bünyesinde topluyor (resim 3). MULTI modu üzerinden kullanılan bir synthesizer, prensip olarak POLY modunda çalışan birden çok klavyeden oluşan bir sistem gibi davranır. Yani, synthesizer'ın tek tek sesleri, farklı tınılar olarak farklı kanallar üzerinden yönetilir. Burada MONO modunun aksine aynı tınıya sahip birden fazla ses (akorlar) tek bir kanal üzerinden aktarılabilir. Bu sistemde kanalların birbirine komşu olması da bir zorunluluk değil. Bu dört işletim türünü her synthesizer'da bulmak mümkün değil. Şimdiye kadar standart niteliği kazanmış olan tek mod, POLY modu. Yalnızca seçilmiş enstrümanlara karşılık gelen kanal verilerinin (Channel-Voice- ve Channel-Mode- bilgileri) aksine sistem verileri, hangi modda bulunursa bulunsun, MIDI bağlantısı kullanan tüm gereçlerin bilgilerini içerir. Bunlar, kendi aralarında System-Common-, System-Realtime- ve System-Exclusive bilgilerine ayrılır. System-Common komutlarına tipik bir örnek olarak MIDI-Tune-Request verilebilir. Bu komut bağlı olan tüm synthesizer'ların kendi seslerini kontrol etmelerine ve birbirlerini karşılıklı olarak düzeltmelerini sağlar. Dolayısıyla farklı drum bilgisayarların, sequencer'ların ve synthesizer'ların birlikte uyumlu olarak çalışabilmeleri, MIDI sayesinde hiçbir sorun yaratmıyor. Bu arada MIDI ile yönetilebilen ve bu gerçek zaman bilgilerini bilgisayar tarafından yönetilen karışım süreçlerine çeviren mix masaları da var. System-Exclusive-verilerinin ise özel bir durumu var. Modern synthesizer'lar giderek karmaşıklaşan, dolayısıyla da kullanılmaları giderek zorlaşan aletler. Eski model synthesizer'lardaki analog düğmelerin yerini giderek gelişen dijital (sayısal) teknolojinin tuşları ve göstergeleri alıyor. Bu gelişme aletlerin fiyatlarında olağanüstü bir düşüşe yol açarken, kullanım rahatlığı bakımından pek de
Out Thru In Out Thru
eIn Out Thru
In |
5 çıkışlı kablo aracılığıyla tek tek MIDI aletleri kapalı bir devre oluşturacak şekilde
bağlanabilir.
In Out Thru
KEL mn In Out Thru 8 ! Out B yarar sağlamıyor. Bunu sağlamak için ise en kolay yol, bir bilgisayarın sisteme eklenmesi. Hemen her MIDI-Synthesizer için alıcının rahat kullanımını sağlamaya yönelik editör programları üretiliyor. MIDI standardının uyumluluğu bu bilgilerle sınırlanıyor. Her üretici kendi MIDI ürünlerinin olası System-Exclusive komutlarını kendisi tanımlayabiliyor ve oluşturabiliyor. Bu sayede farklı aletlerin birbirinden farklı ve daha üstün şeyler yapabilmesi mümkün oluyor. System-Exclusive bilgilerinin yardımıyla bir synthesizer'dan alınan sesler bilgisayara aktarılıp, burada modifiye edildikten sonra son olarak yine klavyeye geri gönderilebiliyor. Gerekiyorsa sesler diskette de arşivlenebiliyor. Bilgisayar, prensip olarak System-Exclusive verileri aracılığıyla tüm ses üretim sisteminin (osilatörler, filtreler vb.) yönetimini üstlenebilir. Peki, iki synthesizer birbiriyle bağlantıya sokulduğunda durum ne olur? Gönderici klavye (MIDI-OUT) master olarak adlandırılır. Alıcı klavye (MIDI-IN) ise köle olarak adlandırılır. İki enstrüman söz konusu olduğundan, OMNI modu kullanılır. Master klavyede bir ya da birden çok tuşa basıldığında, bu bilgiler anında alıcı klavyeye de erişir. Bu klavye de aynı sesleri, kulağın fark edebildiği herhangi bir gecikme olmaksızın, gönderen klavyeymişçesine çalar.
Masterkeyboard
Multi-Modu'nda bir master-klavye ile çalışmak için tipik bağlantı tarzı.
PRATİKTE KULLANIM
Çoğu durumda farklı aletler birbirine bağlandığından, tabii ikinci alet birinciden farklı sesler çıkaracaktır. Farklı tınıların birbiri üzerine geçmesi olağanüstü bir etki yaratır ve bu, MIDI kullanımının temel alanlarından birini oluşturur. Müzik gruplarında çoğu zaman birden fazla synthesizer birbiriyle bağlanır ve ses bolluğu sağlanır. Bu bağlantılar sırasında köle synthesizer'ların klavyeleri gereksiz hale geldiğinden, genel eğilim Expander adı verilen klavyesiz enstrümanları kullanmak yönündedir. Bu aletler genellikle 19 inç formunda satılan mükemmel synthesizer'lardır. İkinci bir değişiklik ise klavyeler alanında görülmekte. Her gün piyasaya yeni ve daha gelişkin MIDI özellikleri gösteren master klavyeler çıkıyor. Bu akıllı klavyeler genellikle piyanolardaki gibi ağırlıklı tuşlarla ve birden çok expander'a bağlanabilecek birimlerle donatılmış oluyor. Bu arada giderek artan sayıda efekt araçları da piyasaya sürülüyor. Bunlar arasında örneğin MIDI bağlantısına sahip hall efekt gereci sayılabilir. Bu bağlantının yararı, synthesizer'da meydana gelen ses değişmelerinde hall efektlerinde de doğru ve uygun değişmelerin elde edilebilmesidir. MIDI sisteminin sağladığı en olağanüstü olanaklar ise bir bilgisayarla bağlandığında ortaya çıkmaktadır. Kullanım alanları, Editor- ve Sequencer programlarından klavyede çalınan notaların klasik nota yazısıyla yazıcıdan alınabilmesine kadar yayılmaktadır. Yalnızca bu olanaklar bile herhalde Mozart'ı ve Beethoven'i hasetten çatlatabilirdi. Kullanım olanakları bu kadarla da kalmıyor. Yeni MIDI mix masalarıyla, aktarım zincirinin son unsuru da otomatize edilmiş oluyor. Bir MIDI kompleksi eğer bir bilgisayar tarafından yönetiliyorsa, bir aranjmanın tümüyle otomatik olarak ve gerekli miksajla banda kaydedilmesi mümkün olabiliyor. MIDI'nin bilgisayar aracılığıyla sağlayabileceği en büyük yarar ise müzik parçalarının bestelenebilmesi ki.
AMIGA'nın içindeki “Paula” adlı ses çipi C64'ün ya da Atari ST'nin ses çipinden büyük ölçüde farklıdır. Sesin tınısı tümden değişik bir tarzda meydana geldiğinden burada dalga formları olarak üçgen, dikdörtgen, testere dişi ve uğultu yoktur artık. Bu büyülü formülün adı ancak son zamanlarda yaygın ve ucuz bir teknoloji halini almış olan “Soundsampling”'dir. Sesler artık sentetik olarak üretilmemekte, doğadaki sesler bir mikrofon aracılığıyla elektriksel titreşimlere ve “Soundsampler” ile de sayısal (digital) verilere dönüştürülmektedir. Eğer bu sayısal bilgiler uygun bir devreye gönderilirse, başlangıçtaki ses yeniden duyulmaya başlar.
Bir sesin nasıl oluştuğunu incelemek gerekir ilkin. Her sesin farklı frekansta ve genlikte sayısız sinus titreşimlerinden meydana geldiği bulunmuştur. Bununla birlikte insan kulağı ancak yaklaşık 16 ilâ 20.000 Hertz arasında kalan sesleri duyabilmektedir, yani yalnızca bu frekans alanının dikkate alınması gerekmektedir. Resim 1'de sayısallaştırma olayı ve bu yolla elde edilen ses bilgilerinin reprodüksiyonu kabaca ve kuşbakışı bir tarzda göz önüne serilmektedir. Sesin mikrofon aracılığıyla kaydedilmesini (soldaki resim) “Sampler”'deki sayısallaştırmaya ilişkin ilk evre izlemektedir:
— “Kalın sesleri geçiren filtre” yalnızca daha sonra reprodüksiyonu da yapılacak olan frekans alanının Sampler'a ulaşmasını sağlamaktadır (resim 2). Filtre olmadığı takdirde çarpıklıklar meydana gelebilmektedir.
— Artık dalga formu da belirli bir oranda (Sampling-oranı) test edilebilmektedir. Zincirleme yapılan test işlemi sırasında dalga formuna ilişkin bir gen değeri bu modülün çıkışında sabit tutulmaktadır. “Sample&Hold” (örnekleme ve tutma) adı da buradan gelmektedir.
— Bunu izleyen “Analog-sayısal-çevirici” modülünün bu değeri sayısal bir değere, yani bir sayıya dönüştürmesi için bir ritm döngüsü boyunca bu değere gerek duyduğundan değerin sabit tutulması zorunlu olmaktadır. Üretilen değerler sistemin çözünürlüğüne bağlıdırlar. AMIGA'da bu çözünürlük 8 Bit'tir, böylelikle de sayı 256 değişik değer alabilmektedir.
— Sayı işlemci tarafından alınmakta ve belleğe yazılmaktadır. Bununla “Sample” (örnekleme) işlemi tamamlanmış olmaktadır. Artık ses kodlanmış gen değerleri olarak bellekte yerini almış bulunmaktadır.
“Kalın sesleri geçiren giriş Sample&Hold ve Analog-sayısal-çevirici mevcut olmadığından, AMIGA ancak ses donanımla sesleri sayısallaştırabilecek bir duruma gelmektedir. Seslerin önceden seslendirilmesinde ise durum farklıdır. Bu konuda gerek duyulan her şey içeriye yerleştirilmiştir. Zaten AMIGA'da her değerin tek tek sayısal-analog çeviriciye (Analog-sayısal-çeviricinin karşılığı) iletilme zorunluluğu yoktur. Ses çipi “Paula” bunu kendiliğinden yerine getirmektedir. DMA (Direct Memory Access-Doğrudan Bellek Erişimi) aracılığıyla işlemci, ona sadece hangi bellek alanını hangi hızda (Sampling-Rate) göndermek zorunda olduğunu bildirmek zorundadır.
SÜPER ÇİP: PAULA
Ama gene de sayısal-analog-çevirici'nin arkasında bir “Kalın sesleri geçiren filtre''nin devreye sokulması gerekmektedir. Çünkü bu yapılmadığı takdirde, “bölümleme uğultusu” tabir edilen olay çok rahatsız edici olmaktadır. Bu uğultular, bir Sampling-değeri kendinden önceki değerden çok farklı olduğu zaman ortaya çıkan yan seslerdir. Anılan filtre sayesinde bu durum dengelenebilmektedir. Ne yazık ki bu filtre AMIGA'da sabit bir şekilde ayarlanmıştır ve (en azından Alman AMIGA-modellerinde) devre dışı bırakılamamaktadır. Buysa, yüksek Sampling-oranında çalışılmasına rağmen, sesin bazı durumlarda boğuk çıkmasına yol açmaktadır. Paula'nın bu türden dört adet sayısal-analog-çeviricisi vardır ve bu çeviricilerin çıkış kanalları ikişer ikişer iki bağlantı üzerinde toplanmıştır. Bundan dolayı AMIGA gerçek stereo-sesi üretebilecek konumdadır. Her kanal bir yazmaç (Register) sayesinde ses yüksekliği bakımından ayarlanabilmektedir. Bu kanallardan her biri gerek ses yüksekliği gerekse seslendirme frekansı yönünden bütünüyle modüle edilebilmektedir. Genliğin modüle edilmesiyle uzun, sürekli bir modülasyon-dalga-formunda geleneksel ses-üreteçlerinde olduğu gibi genliğin üst bölümlerini gösteren eğrinin (zarf'ın) yönlendirilmesi mümkün olmaktadır. Frekansın modülasyonunda dalga formlarının ve frekanslarının ustaca seçilmesiyle olağanüstü sesler üretilebilmektedir.
Bütün bu özellikler “DeLuxe Sound” programı ile rahatlıkla ayarlanabilmektedir. Gerekli ek donanımı da içeren bir Sampler-yazılımıdır bu program. Bu yazılımda yukarıda değinilen genlik ve frekans modülasyon dalga formlarının grafik olarak girişi mouse aracılığıyla yapılabilmektedir. Seslendirme hızının iletim sırasında değiştirilmesi imkânının yanısıra sesin bir yankı (echo)-efekti ile donatılması da mümkündür.
AMIGA-SAMPLER
Bütün bu modülasyonlar gerçek zamanda da, yani doğrudan doğruya sayısallaştırma sırasında uygulanabilmektedir. Bu arada, sayısal sinyal, seçilmiş olan “efektler” tarafından anında işlenip gönderildiğinden, AMIGA'yı süper-efekt aygıtı olarak kullanma imkânı ortaya çıkmaktadır. Bir “Sample” dosdoğru disket üzerinde de depolanabilmekte ve sonra yine doğrudan disketten seslendirilebilmektedir. Tınısı aynı forma sahip bir ses, örneğin bir org sesi üretilmek istendiğinde, bu durumda tüm ses süresinin kaydedilmesine gerek kalmamakta, yalnızca başlangıç bölümü ile aynı formdaki sesten küçük bir parça yeterli olabilmektedir. DeLuxe Sound'da (ve yüksek değerli diğer her Sampler'de de) kaydın sadece bir bölümü belirlenebilmektedir. Başlangıcın seslendirilmesinden sonra bu bölüm sürekli tekrarlanmaktadır. “Looping” diye de adlandırılan bu yöntem sayesinde çok değerli bir yığın bellek alanından tasarruf sağlanmış olmaktadır. Ancak, “Loop”un başında ve sonunda bir sıfır-akışın (yani 0 değerin) mevcut olması önemlidir, çünkü aksi takdirde akışı bozan çarpıklıklar meydana gelmektedir. Bu bağlamda, Sample'in grafiksel çıktısı gerekli olabilirdi, ama DeLuxe Sound'da bulunmamaktadır bu.
Sampling tekniğinde ortaya çıkan bir problem de şudur: Doğal koşullar içinde meydana gelen bir ses, örneğin bir piyanonunki, her tonlamada kulağa aynı sesi vermemektedir.
Geleneksel bir sayısallaştırıcı ise,
35 farklı ton yüksekliklerini, sesi farklı hızda vermek suretiyle ürettiğinden, burada bu durum dikkate alınmamaktadır. Bu problem özellikle insan sesinde açıkça ortaya çıkmaktadır. Sayısallaştırılmış normal bir insan sesi yüksek oktavda her zaman bir çeşit Micky-Mouse sesine dönüşmektedir. Bunun önüne geçmek için bazı Sampler'ler bir sesi farklı tonlamalarda alabilmekte ve sunum sırasında her zaman için arzu edilen ton yüksekliğine en yakın düşen kaydı kullanabilmektedirler. Bu yöntem “Multisampling” olarak adlandırılmaktadır. Bu yöntemin dezavantajı bellek alanını yüksek oranda tüketiyor olmasıdır. Çünkü tek bir ses için birçok Sample'e gerek duyulmaktadır. Tuşlarına hafifçe vurulan bir piyanodan çıkan ses, kulağa hızla vurulanınkinden başka türlü geldiğinden, profesyonel ses sayısallaştırıcıları (yaklaşık 40.000 Mark'lık fiyat kategorisine girenler) farklı ses yükseklikleri için de Multisampling'i kullanmaktadırlar. Öyle ki, konser veren piyanistlerin bile gerçek ile sayısal olarak kaydedilmiş bir kuyruklu piyano sesi arasındaki farkı pek ayırt edemedikleri görülmektedir. Bu denli aslına sadık bir reprodüksiyon konusunda AMIGA'nın yetersiz kalabilmesi, özellikle sayısal-analog-çeviricilerinin ancak 8 Bit'e ulaşan çok düşük çözünürlüğünden kaynaklanmaktadır.
Bütün AMIGA veri setlerini mümkün olduğunca her program için kullanılabilir kılmak amacıyla Commodore ve Electronic Arts daha 1985 yılında IFF-standartını geliştirmişlerdir. Bu bağlamda, sayısal ses verileri için de “8 Bit Sampled Voice- (8SVX)-” denilen bir standart mevcuttur. Bununla gerek efekt-seslerini gerekse “Looping”'li ya da “Looping”'siz enstrümanları depolamak mümkün olabilmektedir. Oktav başına bir Sample'lik Multisample'ların gerçekleştirilmesi mümkündür. Ayrıca, bir ses yüksekliği ve bir genlik üst eğrisi de bildirilebilmektedir. AMIGA için hemen hemen her müzik programı “8 SVX-Standartı” ile çalışabilmektedir. “DeLuxe-Music Construction Set” için de aynı şey söz konusudur. Bunun güçlü yanını oluşturan özellik, dörtlüye kadar varan bir nota sistemi içindeki mükemmel notalamalardır. Düşünülebilecek bütün nota ve durak değerleri, ton ve ritm türleri, nota anahtarları, çalma tarzları ve ses yükseklikleri imkân dahilindedir. Her nota sistemine bir IFF-sesi ya da MIDI-kanalı bağlanmaktadır. (MIDI profesyonel ses üreteçleri ve bilgisayarlar için standartlaştırılmış seri bir arabirimdir.) “MIDI”'nin bağlanması durumunda notalar AMIGA-ses çipi ile çalınmazlar, bunlar dışta bulunan bir MIDI-ses üretecine gönderilirler. Hattâ notaları MIDI-klavyesi ile çalmak mümkün olup, bu yapılırken her notayı Mouse ile zahmetle yerleştirme zorunluluğu da bulunmamaktadır. Bununla birlikte IFF-seslerini DeLuxe-Music ile programlamak mümkün değildir; ancak daha önce var olan seslerden bir seçkidir kişinin elinin altında bulunan. Aegis'in Sonix'inde ise bütünüyle başka bir tasarım temel alınmıştır. Burada normal “Sample-Sounds”'un yanısıra alışılagelen bir ses üreteci simule edilebilmektedir. Bu sırada osilatör-dalga formunun
Mouse ile girişi yapılmakta ve bu form çok yönlü modüle edilebilmektedir. Bu yolla üretilen sesler özel bir format içinde depolanabilmektedir. Tıpkı “DeLuxe-Music”'de olduğu gibi, notaların MIDI üzerinden çıkışı yapılabilmektedir. Ekranda ve yazıcıda sunulan nota görüntüsünün ise, hiçbir nota çubuğu ve kavisi mevcut olmadığından, eksiksiz olduğu söylenemez. (Resim 1)'de görülen “Instant Music” özel bir konuma sahiptir ve müzik programlarında oyun işlevi görür daha çok. Burada alışılagelen nota görüntüsünden feragat edilmiştir. Bunun yerine notalar değişik renklerde kareler aracılığıyla gösterilmektedir. Bu “yazı tarzı”'nda bütün şarkılar iletilebilmektedir. Music*'in şaşırtıcı özelliği şudur: Mouse aracılığıyla bir enstrüman arada bizzat çalınabilmekte (Mouse-Jam) ve bu sırada hiçbir hata yapılmamaktadır. Bütün uygunsuz notalar ve tonlamalar otomatik olarak müziğin gamlarına ve ritmine uyarlanmaktadır. Enstrümanların ses yükseklikleri sürgülü regülatörler tarafından ayarlanabilmekte ve bu da dikdörtgenlerin parlaklığının artmasına ya da azalmasına yolaçmaktadır. Son olarak da MIDI konusunda kuşkusuz profesyonel bir program olan “SoundScape Pro Midi Studio”ya değinelim. Aslına bakılacak olursa, bu bağlamda daha çok bir modül sisteminden söz etmek gerekir. Aralarında bazılarının MIDI ve “Clock” için uygun düştüğü değişik giriş-çıkış modülleri vardır. Verilerin değiş-tokuşu için bir pencere içinde herhangi bir giriş modülünün diğer herhangi bir çıkış-modülü ile bağlantıya sokulması mümkün olmaktadır.
“Tape-Deck” bütün müzik verilerini alıp yeniden iletebilir ve ilke olarak sınırsız sayıda izi kaydedebilir. Bir izin hangi “Sound” ile seslendirileceğini ve verilerin nereden geleceğini, ayarlanabilen bir yapıya sahip MIDI-kanal numaraları belirlemektedir.
Kuramsal olarak bütün MIDI kanallarında aynı anda kayıt yapmak ya da 16 değişik MIDI-aygıtından seçim yapmak mümkün olmaktadır. “Sound Scape”'de notalar nota olarak değil, “MIDI-Events” olarak sunulmaktadır; yani bir sesin hangi şiddette ve hangi güçte ne kadar süre çalınacağına ilişkin veriler ve buna benzer daha pek çok şey bir tablo halinde verilmektedir. Burada akla gelen her şey mümkün olduğundan ve notaların sunumu çok karışık bir görüntü sergilediğinden “Sound Scape” ancak müzik profesyonellerine tavsiye edilebilir. AMIGA için “Sampler alanında” neredeyse her ay yeni ürünler pazara geldiği halde, MIDI alanında bu konuda henüz çok az bir hareket gözlenmektedir. “Sound alanı”'na ilişkin olarak şimdiden bir yığın iyi ve kullanışlı program olmasına rağmen, bu programların hiç birinden AMIGA'nın henüz tam olarak yararlanmadığını belirtmek gerekir. Gelecekteki gelişmeler merakla bekleniyor.
Resim 1. “Instant Music” özel bir konuma sahiptir ve müzik programlarında oyun işlevi görür daha çok.
DAC
Dış donanım
Paula — Filtre
Amiga
Resim 2. Sayısallaştırma olayı ve bu yolla elde edilen ses bilgilerinin reprodüksiyonu.
ALAN TERİMLERİ
8SVX- “8 Bit Sampled Voice”: Sayısal ses bilgilerinin AMIGA'da depolanması için standart. MIDI- “Musical Instrument Digital Interface”: Sayısal müzik bilgilerinin iletimi için standartlaştırılmış seri arabirim. Multisampling- Birkaç ses yüksekliğinin bir “Sound” için sayısallaştırılması. Sampler- Analog seslerin ve sedaların sayısallaştırılmasına ilişkin aygıt. Sample&Hold- “Sampling-Rate”'in süresine ilişkin sabit duraklı bir analog genlik değerinin sayısal olarak test edilmesi. Sampling- Analog seslerin filtreleme, Sample&Hold ve Analog-sayısal çevirici sayesinde sayısal bilgilere işlenmesi. Sampling-Rate- Analog bir titreşimin test edilmesine ilişkin sayısal çözünürlük. Tiefpassfilter- Alçak frekansları geçiren ve yüksek frekansları bastıran ve tecrid eden filtre.