BEETHOVEN'E BİR AMIGA LÜTFEN!
Söz konusu müzik olunca, inanılmaz ses yeteneği ile AMIGA tam bu işin adamı... Sonix ve Deluxe Music Construction Set ile günümüzün en güçlü iki müzik programını sizin için test ettik. Sonix, birçok eski AMIGA kullanıcısı için yabancı değil. AMIGA 1000 ile birlikte piyasaya çıkan eski efsane Musicraft'ın geliştirilmiş hali. Şimdi programın daha geniş bir bölümü doğrudan doğruya makina kodu ile yazılmış, ki bu da kendini programın işlemlerini tamamlama hızında gösteriyor. Hız konusundaki bu sözlerimizin Deluxe Music Construction Set için de geçerli olduğu pek söylenemez. Bu programın kimi işlemleri yerine getirmekte gösterdiği sürat(!) AMIGA'ya pek de yakışmıyor. Bununla birlikte, Deluxe Music Construction Set'in kullanıcısına sunduğu müzikal özellikler Sonix'den çok daha fazla. Her iki program da IFF standartına göre çalışmakta. Dolayısıyla hem hazırlanmış komple müzik eserleri, hem de dijitalize edilmiş sesler her il program arasında değiş tokuş edilebiliyor. Sonix'i satın alan, yanında çeşitli ses ve parçalarla dolu bir disket ve 240 sayfalık bir de kullanım kitabı alıyor. Özellikle müzikle uğraşmaya yeni başlayanlar için bu kitap tavsiye etmeye değer nitelikte. Çünkü kitap, müziğin temel bilgilerinden başlayıp Sonix'in kullanımına kadar okuyucunun bilmesi gereken herşeyi anlatıyor. Sonix üç değişik ekranda (Screen) çalışmasını sürdürüyor. Score-Screen ekranında müzik parçaları notalar kullanılarak veriliyor. Bir nota paletinden mouse yardımı ile alınan nota ve durak sembolleri portenin içine yerleştirilebiliyor. Ne yazık ki, Sonix içinde otuzikide birlik nota kullanma olanağı yok. Ancak Sonix'in yöneldiği kullanıcı grubu tam profesyonel müzisyenler yerine ortalama bilgisayar kullanıcısı oldu-
Amiga Magazin'den çev: Tuna Ertemalp ğu için, bunun etkisi fazla hissedilmemeli. Bu yönelişin kendini gösterdiği bir başka konu da, piano, forte gibi dinamik farkların belirlenme olanağının da Sonix içinde yaralması.
SONIX NE YAPAR?
Yine de bu tür özellikleri sağlamak mümkün. Bunun için enstrümanları kullanmak gerekiyor. Parçasının içinde hem alçak sesli trompet (piano), hem de yüksek sesli trompet (forte) isteyen kullanıcının yapması gereken, trompeti iki değişik ses şiddeti ile diskete kaydedip, parçasının içinde de iki değişik enstrüman olarak kullanmaktan ibaret. Stakkato veya Legato gibi diğer stil belirleyici özellikler de bu tür küçük hilelerle gerçekleştirilebilir. Sonix'in edit fonksiyonları çok yararlı ve kullanıcıyı fazla zorlamıyor. Parçanın serbestçe belirlenen kısımlarının silinmesi, kopyalanması veya başka bir yere taşınması çocuk oyuncağı. Transpose işlemi de başağrıtmadan gerçekleşiyor, çünkü Sonix tüm işi üzerine alıyor. Kimi kullanıcıların arayıp da bulamayacakları bir özellik de, birbirine bağlı notaların bir çizgi ile birleştirilmesi. Bu parçanın optik görünüşünü oldukça profesyonel hale getirebilirdi. Ancak Sonix bu tür şeylere pek önem vermemiş. Bunu, baskı işleminde de görüyoruz. Müzik parçalarının kâğıda geçirilişi, profesyonel kullanımdan çok demostrasyona yönelik. İkinci çalışma ekranı olan Keyboard-Screen ise bazı alışılmadık özelliklerle kendini gösteriyor. Örneğin klavyedeki her tuşun hangi sesi çıkaracağını kullanıcı belirleyebiliyor. Ancak bir MIDI klavyesine sahip kullanıcıların bunlarla uğraşmasına gerek yok. Çünkü, MIDI arabirimi ve klavyesi ile Sonix”i bilgisayar klavyesi yerine müzik klavyesinden kullanma imkanı var. Sonix'i üstün kılan özellikler üçüncü ekranda, yani de gizli. Akıllıca yazılmış bir program sonucunda AMIGA analog synthesizer gibi çalışabilmekte. Synthesizer'in dalga formunu mouse ile çizmek ve AMIGA'nın “çizilen” sesi üretmesini sağlamak mümkün. Çok sayıdaki modülasyon olanakları, filtre ve ayarlanabilir Koro efekti ile etkileyici sesler üretmek oldukça kolay. Kimi enstrümanlar ses özellikleri açısından çizilemeyecek kadar karmaşık olduklarından, bu enstrümanların daha önceden mikrofon aracılığı ile örneklenmiş (dijitalize edilmiş) kayıtlarını da kullanmak mümkün. Ancak bu tür ses kayıtları, diğerlerinden daha fazla hafıza kaplıyor. Örneklenmiş ve üretilmiş seslerin birleşimi ile çok değişik müzik parçaları yapılabilir. Electronic Arts'ın Deluxe Music Construction Set'i ise çok farklı bir yol izliyor. Deluxe Music Construction Set ilk defa satışa sunulduğunda AMIGA meraklılarını hayal kırıklığına uğratmış, çünkü beklentilerinin gerçekleşmediğini sanmışlardı. Gerçekten de ilk bakıldığında Deluxe Music Construction Set, Sonix kadar cazip görünmüyor. Ancak, programla bir süre uğraşan kişiler, Deluxe Music Construction Set'in ne kadar çok şey sunduğunu anlıyorlar. Sonix'de arayıp da bulamadığınız özellikleri Deluxe Music Construction Set'de bulabiliyorsunuz. Klasik nota yazımı ile çalışan her müzisyen bu programla kendini “evinde hissedecektir. Hemen hemen duyulmayan piano pianissimo'dan gürleyen forte fortissimo'ya kadar bir müzisyenin isteyebileceği bütün dinamik paleti kullanıcısına sunuyor. Stakkato ve Legato da kolayca gerçekleştirilebiliyor, çünkü Deluxe Music Construction Set'in kullanıcısına sunduğu 15 değişik çalma stili var. Vibrato veya Tremol (ses şiddetinin modülasyonu) da buna dahil, tıpkı dalga biçiminin kontrolunun da olduğu gibi. Ancak klavyeden çalmak isteyenler hayal kırıklığına uğrayacaklar, çünkü Electronic Arts'da buna hiç de önem verilmemiş. Ancak AMIGA'ya bağlı bir MIDI klavyesi ile notaları oluşturmak olası. Bir yazar için kelime işlem programı ne ise, müzisyenler için de Deluxe Music Construction Set o anlama geliyor. Ve gerçekten de, Deluxe Music Construction Set'in kullanıcısına sunduğu değişik özellikler bir kelime işlem programı ile karşılaştırılabilir. Bir pencere içinde istenen nota, durak ve diğer işaretler alınıp parça yazımında kullanılabiliyor. Sonix'de bulamadığımız otuzikide birlik nota burada unutulmamış.
KUVVETSİZ MIDI
Tabit ki, bütün nota ve durakları nokta ile uzatmak da mümkün. Triole ve kullanımı da zorluklara yolaçmıyor.
Notaların girilmesi için üç değişik yöntem kullanabilirsiniz. Öncelikle, anahtar ve takt belirleniyor. Tabif ki geçerli tüm taktlar ve ses merdivenleri kullanıma hazır. Genelde kullanılan anahtarların yanında klasik anahtarlar da kullanıma açık. Bu tür alışılmadık özellikler daha çok profesyonellere yönelik olduğu için Sonix'de bulunmuyor. Nihayet nota sistemi partisyona hazır hale geldiyse, notalar mouse yardımı ile yerlerine konabilir. Ancak, notaları klavyeden çalmak isteyenler için de bir yol var. Bir başka pencerede görüntülenen piyano klavyesini kullanarak notaları porteye girme imkanı var. Veya daha rahatınıza düşkün olabilirsiniz. Eğer bir MI-DI klavyeniz varsa, doğrudan onu kullanabilirsiniz. Bu arada Deluxe Music Construction Set sizin bastığınız tuşları nota değerine çevirip porteye yerleştirecektir. Ancak bu özellik beklendiği kadar iyi çalışmıyor. , Bunun sorumlusu, başta da bahsettiğimiz programın yavaşlığı. Eğer tuşların üzerinde biraz hızlı gezinirseniz, hayal kırıklığına uğrarsınız. Tıpkı Sonix gibi Deluxe Music Construction Set ile de müzik parçasının kullanıcı tarafından belirlenmiş parçaları kolaylıkla silinebilmekte, kaydırılabilmekte veya taşınabilmekte. Fakat Deluxe Music Construction Set'in başka kabiliyetleri de var. Birbirine bağlı ve yakın notaların istenirse üstlerine ortak çizgiler çekil rek gösterilmesi mümkün. Ayrıca birbirine bağlı notaları göstermek için altlarına bağ çizgisi koymak da kolaylıkla gerçekleştirilebiliyor. Eğer tüm bunlar hoşunuza gitmezse, bir başka moda geçip, parçanızı standart yazıma dönüştürebilirsiniz. Bitmiş parçanızın altına dilediğiniz sözleri a1 yazmanız da mümkün. Tabii Deluxe Music Construction Set bu sözleri de söylemiyor! Nihayet tüm parça bilgisayarda hazır hale geldiğinde, bestecinin parçasını kâğıda dökmek istemesinden daha doğal birşey olamaz. Parçanın kâğit üstündeki görünümü, Deluxe Music Construction Set'de kullanıcı tarafından oldukça detaylı bir şekilde belirlenebiliyor. Hem Sonix hem de Deluxe Music Construction Set sekiz sesi! olarak tasarlanmış. Ancak Amiga'nın sadece dört ses kanalı olduğu için geriye kalan dört ses MIDI-Synthesizer'larına gönderilmek üzere bulunuyor. MIDI özellikleri söz konusu olduğunda Sonix hemen öne geçiyor. Sonix sadece Deluxe Music Construction Set'in yaptığı gibi synthesizer'ın ses çeşitlerini kullanmakla kalmıyor. Bunun yanında, klavyein ses şiddeti, pitch'i veya oktavı da ayarlanabiliyor. Vuruş dinamiği belirlenebilen synthesizer'larda bunun kontrolü de mümkün. Deluxe Music Construction Set'de sadece 1-16 arası MIDI-kanal numarası ile sesleri değiştirmek mümkün. Ancak en büyük üzüntü kaynağı, Deluxe Music Construction Set'- in geniş dinamik özelliklerinin MIDI ile synthesizer'a geçirilmemesi. Şimdiye kadar müzik ile pek fazla uğraşmamış, ama Amiga'nın ses yetenekleri ile uğraşmak isteyenlere tavsiyemiz Sonix. Deluxe Music Construction Set'i ise, uzun süredir müzik ile uğraşanlara salık veririz. Profesyonel MIDI kullanımları için her iki program da kısıtlı olanaklar sunmakta. Eğer önce basit ses denemeleri yapıp, analog bir synthesizer'ın ses olanaklarını kullanmak, sonra da profesyonel olarak bestenizi yapmak isterseniz, iki programı da alıp, önce Sonix'i sonra de Deluxe Music Construction Set'i kullanmak en akıllıcası olacaktır. Hele bir de yanında MI-DI arabirimi ve de klavyesi varsa...
Commodore
Her hafta, New York'taki dört dönümlük apartman dairesindeki 24 kanallı, bilgisayar kontrollü müzik stüdyosunda Hammer, Miami Vice (Kanun Namına) adlı dizinin müziğini bestelemekte, çalmakta ve ses karışımlarını yapmaktadır. Program için synhesizer ile hazırlanmış poprock türü, güçlü ve büyüleyici müziklerin seçme karışımlarını kullanan Hammer, arka planda ise reggae'den rockabiliy'ye kadar değişen temalardan faydalanmaktadır. Dizinin her yeni bölümüne müzik yetiştirmesi için sadece bir haftası olan Hammer, buna rağmen yaptığı müziklerle eleştirmenler ve halk tarafından olumlu notlar almakta. Bu alanda yaptığı çalışmalarla Hammer, ikisi de Miami Vice için olan bir kırkbeşlik ve bir albüm ile Emmy ödül! ne aday gösterilmiştir. 1959'daki Henry Mancini'nin The Music from Peter Gunn adlı plağından sonra listelerde zirveye tırmanan ikinci televizyon müziği albümüdür Miami Vice.
Bütün bunları elde etmek için Hammer, en yeni bilgisayar kontrollü elektronik aletlerin şaşırtıcı güç ve becerilerinden faydalanmıştır. Sadece birkaç yıl içinde teknoloji, alışılmışın ötesinde ve karmaşık müziklerin yaratılabileceği cihazları bir müzisyenin tek başına kullanabileceği hale getirmiştir. Hammer, haftalık sihrini bir dizi synhesizerler, elektronik davullar, klavyeler, gitarlar ve ses örnekleme birimlerine ilaveten hard diskli bir bilgisayarla gerçekleştirmektedir. Bütün bu aletler bir MIDI (ing.: Musical Instrument Digital Interface) vasıtasıyla birbirine bağlanmış durumdadırlar. Gariptir ki, tam anlamıyla bir Amerikan polisiye dizisi olan Miami Vice programının müziklerini Çekoslovakya'da doğup büyümüş ve klasik müzik eğitimi görmüş olan bir besteci yapmaktadır. Ancak bugün 38 yaşında olan Hammer, artık Amerikan müziğinin yabancısı değildir. 1968 yılında Prag'dan Amerika'ya gelen Hammer, çok yönlü bir besteci ve müzisyen olarak kendini derhal göstermiştir. Hammer, diğerlerinin yanısıra, Sarah Vaughan, Mick Jagger, Jeff Beck, John McLaughlin, Carlos Santana, Billy Cobham, Stanley Clarke ve Al DiMeola gibi pekçok caz ve rock yıldızıyla birlikte çalışmalar yapmıştır. The Mahavishnu Orchestra isimli caz-rock grubunun kurucularından olan Hammer, Mick Jagger'in ilk solo albümü olan She's The Boss'ta da çalmıştır. Tek kişilik bir orkestra olarak Hammer, Miami Vice dizisinin 60 dakikalık her bölümü için yaklaşık 20 dakikalık müzik yapmaktadır. Hammer'in evindeki stüdyosunun kalbini bir adet Fairlight CMI (Computer Musical Instrument) synthesizer oluşturmaktadır. Ancak Hammer, bunun yanısıra birçok müzik aletinden de faydalanmaktadır. Bir klavye, bir adet Steinway akustik piyano, bir adet Yamaha DX7 synthesizer, bir adet Amerikan Modular Instruments (MDS-I) gitar sistemi, bir Roland
Jupiter-8 klavye, bir 1978 Fender Stratocaster elektrogitar, bir PC XT bilgisayar ve bir dizi modüler destek aleti Hammer'in müzik yaparken kullandığı gereçlerdir. Hammer'in günümüzde yaptığı iş, geçmişte ancak bir oda dolusu müzisyen tarafından gerçekleştirilebilirdi.
Bu sayımızda size Hammer ile Compute Gazette arasında yapılan bir söyleşiyi sunuyoruz.
Gazette: Elektronik müziğin büyüyen gücünü ve yeteneklerini ilk görenlerden birisiniz. Dijital müzik aletle- Ti ve bilgisayarın günün birinde insan performansının erini alması konusunda ne düşünüyorsunuz.
Hammer: Bunların hiçbir zaman öne geçeceğini düşünmüyorum. Benim düşünceme göre bunlar, müzik alanında büyük gelişmelere yardımcı olacaklardır. Bu araçların müzisyenlerin veya seslerin yerini alacağını düşünmüyorum. Bazı sesler size geleneksel aletleri anımsatabilir, ancak hâlâ bu cihazların bulunmasından önce, ortaya çıkarılması mümkün olmayan bazı seslerden oluşan büyük bir dünya var. Kanaatimce en büyük vaat bu; gerçekten şimdiye kadar hiç duymadığımız bazı sesler ortaya çıkmakta ve çıkmaya devam edecektir.
Gazette: Deneyiminiz ve geçmişiniz, konuya sizin, aynı aletleri kullanan diğer müzisyenlerden farklı şekilde yaklaşmanızı mümkün kılıyor. Eminim ki, sizin stilinizi taklit etmeye çalışan birçok televizyon eğlence programı seyretmişsinizdir. Hammer: Benim durumumda olayı farklı kılan, yazdığım müziğin türüdür. Bu müziği ortaya çıkardığım cihazlar ve bunun için kullandığım mod konudan bağımsızdır. Olay sonuçta şuraya gelmektedir: “Sizi hareketlendiren bir melodi duyuyorsunuz. Peki, sizi farklı hissettiren bir Müzikal fikir duyuyor musunuz?” Ve bu her zaman esastır. Bunun yerine geçecek hiçbir şey yoktur.
Gazette: Teknik açıdan bakıldığında, şu anda her hafta Miami Vice için yaptıklarınızı birkaç yıl önce gerçekleştirebilir miydiniz? Hammer: Hiçbir açıdan bu mümkün olamazdı. Bu iş, şu andakinin en az iki misli uzun zaman alırdı. Gazette: Geçen bir veya iki yıldaki en büyük değişiklik ne oldu? Hammer: Yeni çıkan yazılımlar diyebilirim. Özellikle üst bitimli bir synthesizer olan Fairlight CMI için olanlar... Bu arada bu cihazın hakkını yememek gerekir. Bu, sadece cızırtılardan ses yaratan bir araç değil, aynı zamanda muhteşem bir ses örnekleme makinasıdır. Dijital kayıtla-
Miami Vice dizisinin 60 dakikalık her bölümü içir 20 dakikalık müzik yapan Hammer, bu iş için stüdyosunun kalbi durumundaki CMI synthesizer'ın yanısıra birçok müzik aletinden de faydalanmakta.
rın ufak parçalarını örnekleyip, daha sonra herhangi bir klavye ile herhangi bir seviyede tekrar çalabilirsiniz. Gazette: Ve bunu yaygın bir şekilde kullanıyorsunuz... Hammer: Evet, hem de çok. Bu arada Fairlight için hazırlanan yazılım paketindeki birkaç programdan da bahsetmek gerekir. Bu programlarla Müzik parçalarını ve besteleri sıralamak ve birleştirmek mümkündür. Bu, değişik şekillerde yapılabilir. Doğrudan klavyeden çalmak, değerleri yazmak veya ekranda bunu ışıkhh kalemle yapmak mümkündür. Müzikal besteleri bu şekilde düzeltebilirsiniz. Bütün bunlar gün geçtikçe gelişmekte... Ve son zamanlarda ortaya harika birşey daha çıktı; özellikle MIDI'nin ortaya çıkışından sonra insanlar artık mikrobilgisayarlar için yazıyorlar. Mesela Roger Powell'in yazmış olduğu harika bir programa sahibim (Texture, Cherry Lane Technologies tarafından yazılan modüler bir sıralama programı ve Roger Todd Rundgren'in Utopia adlı bandının klâvyecisi ve Cherry Lane'in de üretim bölümü müdürüdür). Bu program birçok bilgisayarda kullanılabilir. Ancak benim bilgisayarım bir PC XT. Bu durumda PC XT'ye bir MI-DI arabirim kartı takmak gerekiyor ve bundan sonra azami 16 adet synthesizer'i bağlayabilir ve bunları değişik MIDI kanallarında çalıştırabilirsiniz. gerçek zamanda bir müzik parçasını çalarken, bir başka iğin parçalarını aynen bir kelime işleme programında kelimelerle yaptığınız gibi ilave edebilirsiniz. Gazette: Birkaç yıl önce, bu bir mikrobilgisayarla mümkün değildi. Hammer: Doğru. Bu şekilde kitlelerin buna sahip olması mümkün hale geldi. Gazette: Fairlight'ı bilgisayarınızla birlikte mi kullanıyorsunuz? Hammer: Evet. İkisi de aynı anda çalışıyorlar. Fairlight inanılmaz, bir ses makinesinden çok daha üstün. Duyduğunuz bütün davulları bu alete yüklüyorum. Ancak farklı tonlarda... Bütün bunların hepsini diskete kaydediyorum. Daha sonra bunları farklı kombinasyonlarda oluşturabilir ve istediğim zaman çağırabilirim. Gazette: Fairlight'ta bilgi depolama nasıldır? Hammer: 8 inçlik esnek, çift yo- Bunluklu, çift yüzlü. Bu arada ortaya çıkan yeni bir sistem var ve bu, aynı zamanda hard disk tarafından desteklenecek. Gazette: Ne zamandan beri bilgisayar kullanıyorsunuz? Hammer: Bilgisayarı yeni aldım. Birkaç ay önce... Ama Fairlight'la dört yıldan fazla bir süreden beri ça- Gazette: Bilgisayarı Miami Vice bestelerinde doğrudan mı kullanmaktasınız? Hammer: Tamamen. Programı bu kadar güzel yapan da bu. Programın adı Texture ve bu bir beste programı. Bununla gerçekten şaşırtıcı şeyler yapmak mümkün. Gösterinin sonunu görmeden, müzikleri önceden taslak haunde yazıyorum. Daha sonra müzik parçalarını çalabiliyorum ve müziği teybe kaydetmeden önce son değişiklikleri yapabiliyorum; zira bütün bunlar son derece esnek, adeta blok inşa etmek gibi... Gazette: Digital müziği ilk defa nerede gördünüz? Hammer: Gerçi şu anda kim olduklarını hatırlamıyorum, ama birkaç kişinin plaklarında muhteşem sesler duymuştum. Farklı insanlar Fairlight'ı aynı anda kullanmaya başladılar ve daha sonra Synclavier (bir başka yüksek bitimli synthesizer) gibi değişik markalar ortaya çıkmaya başladılar. Ve sesler de farklı olmaya başladı. İşin ilginç tarafı, bu cihazlar sesleri değiştirdiler. Sesler hiç duymadığım bir hale geldiler. Gazette: Bir bilgisayarla ilk karşılaşmanız nasıl oldu ve PC XT'yi seçmeye nasıi karar verdiniz? Hammer: İhtiyacım olan herşeye cevap verebilecek bir bilgisayardı. Örneğin Texture programı ile beste yapmadığım zamanlarda, eğer konsol başında son karışımları yapıyorsam, bilgisayar otomasyon sağlamakta; seviyeleri, ses kısmaları, kısaca herşeyi konsoluma yazmakta ve bunlar bilgisayardaki hard disk'te depolanmakta. PC XT bütün bunları benim için yapabilecek bir bilgisayar. Mesela, Yamaha'da kullandığım bütün seslerin izini takip edebilmekte. Ayrıca hard disk'te ayri bir alt directory'de depolanmış çok çeşitli seslerden oluşmuş bir library'ye de sahibim. Görüyorsunuz bunlar, tek bir bilgisayarın yaptığı üç inanılmaz farklı uygulama. Gazette: Kişisel seslerden oluşma bir library'ye sahip olma fikri müzisyenlere yeni bir dünya yaratıyor. Ses örnekleme, yarattığınız bütün bu parçaların başkaları tarafından taklit edilmesi gibi bir problem yaratacak mı? Hammer: Şartlara bağlı. Eğer bu bir ses parçasıysa, benim yapabileceğim hiçbir şey yok. Ancak sözkonusu olan benim yazdığım onaltı saniyelik bir melodi örneğiyse, bu, telif hakkının ihlali demektir. Ancak böyle bir şeyin olabileceğine ihtimal vermiyorum; benden çalınabilecek birşey görmüyorum. Gazette: Miami Vice dizisinin müziklerini ev stüdyonuzda gerçekliyorsunuz? Programın çekildiği Miami'- de hiç çalıştınız mı? Hammer: Geçen sonbaharda ufak bir çekim yapıldı. O zaman kısa bir süre için biraraya geldik, Emmy ödül töreninde olduğu gibi... Gazette; Bu olay, aktörler ve prodüktörlerle biraraya gelmenizi sağladı mı? Hammer: Evet, çok eğlenmi; Dizide çalışanlar heyecan verici sanlar. Gazette: Miami Vik bölümünün müzikleri nasıl başlıyorsunuz? Hammer: İşin çoğu, gösteriyi kaba haliyle gördükten sonra gerçekleşiyor. İçgüdülerimle hareket ediyo- Tum. Başka birşey yapmak için zamanım olmuyor. Sadece içgüdülerimi kullanıyorum ve herşey ilk defada mak zorunda. Böylece fazla deği lik olmuyor. Yapılan değişiklikler sadece zamanlama, tek tek bölümlerin uzunluğu vb. gibi konularda oluyor. Gazette: Bazı bölümlerde belli bazı karakterlere veya aktörlere müzikler hazırlıyorsunuz. Bunu o anda mı yapıyorsunuz, yoksa belli bir plan çerçevesinde mi? Hammer: Ben sadece resimden çalışıyorum. Metinleri okumak ve konuya tam olarak girmek için hiç vaktim yok. Ben ilk gözlemci gibiyim; konunun ne olduğuna şöyle bir bakıyorum ve gerilimli, heyecanlı ve duygusal olmasına göre müziği besteliyorum. Bana çarpıcı gelen neyse, müziği buna hitap edecek şekilde yazıyorum. Gazette: Evinizdeki stüdyoda donanım düzeni nedir? Hammer: İki adet alfanümerik klavye; biri PC XT, diğeri Fairlight.
dizisinin bir hazırlamaya
Dizinin her yeni bölümüne müzik yetiştirmesi için sadece bir haftası olan Hammer'ın müzikleri buna rağmen müzik eleştirmenleri ve halktan olumlu notlar almakta. Bu alanda yaptığı çalışmalarla Hammer, Emmy Ödülü'ne de aday gösterilmişti.
Sonra en çok kullandığım gözde aletim olan Yamaha DX-7. Bunu MIDI aracılığıyla hemen hemen diğer bütün cihazlara bağlamak mümkün. Ayrıca bir adet Memorymoog synthesizer'ım var. Bu eski moda analog aletler içinde en güzel ses vereni. Ve bir adet Roland synthesizer... Fairlight'ı doğrudan Yamaha klavyeden çalabiliyorum. Gerçekten de Yamaha klavyeyi son derece seviyorum, en favori aletim. Gazette: Ve sonra kendi seslerinizi buna ilave ediyorsunuz, mesela Stratocaster gitar ile, değil mi? Hammer: Eğer gerçek gitar gerekiyorsa, o kısmı gitarla çalıyorum; zira bazı gitar parçalarında gerekli olan çalma teknikleri tam olarak verilmiyor. Gazette: Dijital bir makinenin bir gitarın bile yerini alabileceği bir noktaya ulaşabilecek miyiz? Hammer: Zannediyorum ki, bir gitar hissini uyandırmak mümkün. Bu, benim üzerinde yıllardır uğraştığım bir konu ve bu konuda her türlü başarıyı elde ettim. Ancak hâlâ, hiçbir zaman yapamayacağım veya en azından şimdilik yapabileceğimi zannetmediğim noktalar mevcut, zira ben, bir dijital çalgının hızla aynı anda çalınan altı adet telin etkisini nasıl üretebileceğini tahmin edemiyorum. Problem bu noktada ortaya çıkıyor; insan ile bilgisayar arasında bir arabirim. Gazette: Bazı dijital aletlerden şikayetler var. Örneğin davul makineleri. Bu tür makinelerle sesler, olması gerektiğinden daha temiz bir şekilde çıkıyor. Sadece, her zaman gerçek davulların kullanıldığını görebilecek miyiz? Hammer: Eminim ki, görebileceksiniz. Ancak bu arada şu noktaya açıklık getirmek istiyorum. Artık davullardaki o bahsettiğiniz ince hat kaybolmuş durumdadır, zira davulcular bunları artık programlamaya başladılar. Sizin bahsettiğiniz büyük ihtimalle, eski moda, alt bitimli olanlardandır. Yeni modellerde uygun programlamayla aradaki farkı anlayamazsınız, zira dinamikler sonsuz şekilde değiştirilebilirler. Bunlar eski görüşü tamamen yıkacak düzeydedirler. Özellikle Fairlight bunlara bir örnektir. Gazette: Bildiğiniz kadarıyla, sizden başkası daha önce televizyon dizi müziği hazırlamada bu çalışma temposuna ulaştı mı? Yani birebirlik bir çalışmayla video teybi alıp, müziği birkaç gün içinde hazırlama şeklinde bir çalışma? Hammer: Hiç zannetmiyorum. Bu olay, Michael Mann'ın (Miami Vice dizisinin yardımcı prodüktörü) bir anda ortaya çıkan ilhamından kaynaklandı. İlk pilot filmden sonra, bana devam etmemi ve müzikleri istediğim gibi yazmamı söyledi. Hiç kimseye bu kadar özgürlük verildiğini sanmıyorum. İşte farkı yaratan da bu; zira ben, bana karışılmadığı zaman çok daha iyi çalabiliyorum. Gazette: Bir yıldan fazla bir süredir Miami Vice dizisi için çok yoğun bir beste çalışması içindesiniz. Bunu devam ettirecek misiniz, yoksa başka çalışmalar için bunu bırakmak gibi bir niyetiniz var mı? Hammer: Sezon 22 hafta sürüyor ve ben geçen yaz boyunca albüm üzerinde çalıştım. Ama bu yaz kesinlikle daha az çalışmayı, kendime daha çok vakit ayırmayı düşünüyorum. Bu arada teklif aldığım birçok film de var, ancak şu anda mümkün olmadığı için bunları geri çevirmek durumundayım. Gazette: Bir besteci ve müzisyen olarak hayatınızı kolaylaştırmada bundan sonraki adım ne olacak? Hammer: Sınırsız bir ilham desteğine sahip olmak isterdim. Teknoloji kendi başına çok iyi ilerliyor. Teknoloji açısından hiçbir endişem yok. Ancak bazen teknolojiyi besleyen fikirleri takip edebilme konusunda endişe duyuyorum.
AMIGA'da insanı hayrete düşüren oyunlara bir yenisi daha eklendi. Oyun konusunu bir Rus denizaltısını konu eden romandan almış. Denizaltılar tüm savunma sistemlerinde çok önemli rol oynarlar. Bir uçağı veya bir nükleer füzeyi derhal tespit edip izlemek mümkünken, karasularınızda karşı tarafa ait bir denizaltı olup olmadığını anlamak çok zordur. Bunu anlamanın sadece bir yolu vardır: Kendi denizaltınızı sonar taşıyan bir gemi ile izlersiniz. Amacımız birçok oyunda olduğu gibi düşman hatlarını yararak gerilla savaşı yapmak değil. Bunun yerine teknolojinin son harikası olan denizaltınızla Amerika Birleşik Devletleri'ne iltica etmek. Amerikalılar sizin kendilerine ulaşmanızı ve denizaltıyı ele geçirmek istiyorlar. Ruslarsa sizi durdurmak için ellerinden geleni yapacaklar. Her şeyin düşmanı olur da denizaltıların düşmanı olmaz mı? En büyük düşmanları sonarlar. Eğer su yüzündeki bir gemi sonar vasıtası ile denizaltıyı tespit edebilirse, yapabileceği tek şey geleneksel derinlik bombalarını kullanmak olacaktır. Bir başka seçenek de son derece geliştirilmiş anti-denizaltı füzeleri olabilir.
bearing 037
Mn periscope? periscope iscope sir t contact bearing 246 degrees sin? ip Periscope bearing 252
Ancak bir denizaltı için tehlikenin en büyüğü denizaltı mayınlarıdır. Bu mayınlardan kurtulmak için sese duyarlı mayınlar kullanabilirsiniz veya aniden hız kesip yön değiştirerek kurtulmayı deneyebilirsiniz. İki denizaltının birbirleriyle savaşları 1. Dünya Savaşı'ndaki uçakların birbirleriyle savaşlarını hatırlatır. Her iki denizaltı da diğerinin torpidosunun rotasından hızlanarak kaçar. Düşmana ait gemileri kolayca bastırmak için bir yol önerebilirim. Teleskop derinliğinde gemiye altı deniz mili kalana kadar yaklaşıp periskop görüntüsünde hedefe kitlenip, hedefe birbirinden biraz farklı açılarla dört torpil atın. Kısa bir süre sonra düşman gemisinden düşmanlar çıktığını ve batmaya başladığını göreceksiniz. Kendisini bekleyen acı sona aldırmadan, düşman gemisi sizden kaçmaya çalışır. Hedefi bir kere vurduktan sonra başka torpil atmanız gerekmez, kurbanınız genelde tek vuruşla sulara gömülür. Torpilin denizaltının neresinden atılacağını belirlemekten başka, atılış açısını da belirlemeniz mümkün. Fırlattığınız torpil sayısı arttıkça düşman tarafından belirlenme şansınız da artar, çünkü torpil, fırlatma esnasında sonar tarafından tespit edilecek sesler çıkarır. Bizim kontrol ettiğimiz denizaltı teknolojideki en son gelişmelerle yapılmış bir motor daha taşıyor. Bu motora CATER-PILLAR ismi veriliyor. Motor denizaltının diğer motorlarına göre çok ufak bir hız sağlamasına rağmen, sonar tarafından izlenmesi mümkün olmayacak kadar ufak bir ses çıkarıyor. Motorun çalışma prensibi de oldukça ilginç. Denizaltının burun tarafından emdiği suyu arka taraftan dışarı pompalıyor. Elde edilen hız 12 knot.
Birbirinden farklı haritalar emrinizde. Bundan başka diğer gemilerin, denizaltıların ve denizaltı mayınlarının sonar seslerini izleyebilirsiniz. Bölgesel haritalar tekne ile deniz yatağı arasındaki derinliği gösterir. Oyundaki grafikler birçok AMIGA oyununda olduğu gibi insanı etkiliyor. Mesela yüzeydeyken veya periskop derinliğindeyken bir geminin ve denizin görüntüsünü gerçekten ayırmak hemen hemen imkânsız oluyor. Başka bir ilginç özellik de gece vakti kullanılan Infra Red görüntü aleti. Bu aleti kullandığınızda gece vakti bile her yeri görebiliyorsunuz. Denizaltıdaki aletleri kullanmak için ekranın sağındaki ikonları seçmek gerekiyor. En üstteki ikonu seçerek sonarı çalıştırabilirsiniz. Makine dairesine inmek için ENGINES ikonunu seçmek gerekiyor. Buraya girerek denizaltının ilerlemesini sağlayacak motor tipini seçebilirsiniz. WEAPONS ikonu ile silah bölümüne geçiyorsunuz. En etkili silahınız torpiller. SCOPE ikonu periskobu açmanızı sağlıyor. Ancak bunun için periskop derinliğinde olmanız gerekir. Son olarak MAPS ikonu ile istediğiniz haritalara bakabilirsiniz. Gece vakti düşman avına çıkmak için ilk olarak SONAR ikonunu seçin. Periskobu açıp INFRA-RED aletini çalıştırın. Tekrar ana ekrana dönüp WEAPONS ikonunu seçin. Burada silah olarak torpilleri seçin. Artık avlanmaya başlayabilirsiniz. Denizaltımızda dört ayrı torpil atış bölümü var. Bunlar 1-4 arasında numaralanmışlar ve her birinde kısıtlı sayıda torpil var. Bunu göz önüne alarak torpillerinizi boş yere harcamayın. Oyundaki amacınızın Amerika'ya sığınmak olduğunu bir kere daha hatırlatalım, çünkü insan gemileri avlamaya çabuk alışıyor. Oyunun değerlendirmesi: GRAFİK : 140
SES 8 ZORLUK: 9 DEĞER : 9 GENEL : 9
NEW HOUSE
RUSSIANS LOSE NUCLEAR SUBMARINE
3
YOĞ 0025004.
and
A s $ n. t BP: ©:
070 diy mm
KONDU, Or nd nt nc tab on
İaşt hucçlear Sank No survivors Vessels combed | e submarine eryater night & a Bi the
COLEN RUSHEY TO 1887
Terrorpods, oyunun da üreticisi olan PSYGNOSIS tarafından yapılmış. Terrorpods için bu firmanın şu ana kadar çıkardığı en iyi oyun diyebiliriz. Oyunda adı olmayan bir kişi rolündeyiz. COLIAN isimli gezegene bir görevle gönderildik. COLIAN gezegeni SYSTEM7'nin sınırında bulunuyor. İmparatorluk COLIAN gezegeninin kontrolü ele almaya karar vermiş. Böylece gezegenin zengin maden yataklarından çıkacak minerallere sahip olabilecekler. Görevimiz imparatorluğu bütün madeni çıkarmadan durdurmak ve Terrorpod'ların nasıl yapıldığını keşfetmek. Bunları yok etmenizi sağlayacak parçaları toplamak da görevimiz dahilinde. Program yüklendikten sonra son derece güzel hazırlanmış açılış sahnesi başlıyor. Açılış sahnesinden sonra karşımıza ülkelerin bayrakları çıkıyor. İstediğiniz ülkenin bayrağını seçtikten sonra oyun başlıyor. Bayrak seçimi ile programın bizimle hangi dilde haberleşeceğini belirlemiş oluyoruz.
Gemimizden ilk olarak çevrenin görüntüsünü izliyoruz. Çevremizde çeşitli maden çıkarma üniteleri var. Ayrıca üst sağ köşede imparatorluğun ana gemisi görünüyor. Ancak şu anda ana gemiyi yok etmek mümkün değil. Şimdilik mermilerinizi o yöne ateşleyerek boşa harcamayın. Oyunda kontrol, mouse ve Joystick'in beraber kullanılması ile sağlanıyor. Joystick ile aracımızı kontrol ediyoruz. Mouse iki ayrı işe yarıyor. İlk olarak ekranda görünen artı şeklindeki bilgi belirtecini yönlendiriyor. İkinci olarak ateş etmenizi sağlıyor. Ateş edebilme moduna girmek için RETURN tuşuna basın. Ekrandaki belirtecin şekli değişecek. Ateş etmek için mouse'un sol tuşuna basın. Terrorpods tarafından yok edilmiş bir üniteyi Mouse'un sağ tuşuna basarak yeniden yapıcı ışınla düzeltebilirsiniz. Belirteç bilgi modunda iken herhangi bir ünitenin üzerine gelip mouse'un sol tuşuna basarsanız, o ünite hakkında bilgi alırsınız. Sağ tuşa basarsanız ekranın sağ üst kısmında bir pencere açılır. Buradan üniteye bir mesaj gönderebilirsiniz. Ancak mesajı yazmak için vaktiniz kısıtlı.
Klavyeden kullanabileceğiniz kontrol tuşları: M: Haritayı görebilirsiniz. Tekrar basarak görüntü ekranına geçilir. A: Füze ateşlemenizi sağlıyor. S: Sistem parametrelerini gösterir. D: Sürücüyü aktif duruma geçiriyor. TAB: Oyunu dondurur. F tuşları: Çeşitli yönlerden görüntü almanızı sağlar.
D tuşuna bastığınızda sürücü alet çıkıyor. Sürücüyü de joystickle yönetebiliriz. Bununla çeşitli ünitelere gitmek mümkün. Oyunumuzun içeriği çok geniş. Ticaret, strateji, harita ve savaş bunlardan bazıları. Terrorpods'da ekran akış
Bir arkadaşınızla beraber veya bilgisayara karşı basketbol oynayabileceğiniz bir program ister misiniz? Bilgisayarın takımı üç ayrı zorluk düzeyinden birinde oynuyor. Ama en kolay düzey bile hayli zor bir rakip olduğundan bir arkadaşla beraber oynamak daha zevkli olabilir. Maçları oynamak için seçebileceğiniz dört ayrı saha var. Okul bahçesi, bir arka sokak, banliyölerde bir cadde veya bir park oyun alanımız olabilir. Her sahanın kendine göre avantajları ve dezavantajları var. Oyun alanlarında muhtemelen karşılaşabileceğimiz tehlikelerden bazıları yüksek kaldırım taşları ve yağ birikintileridir. Her takımda üç oyuncu bulunuyor. Takımınıza oyuncuları on kişi içinden seçiyoruz. Takımda kontrolümüz altında bulunan kişi daha değişik bir renkle gösteriliyor. Şut veya pas atmak için topu gerekli yöne çevirip ateş tuşuna basmak yeterli. Ateş tuşunu basılı tutarak kontrolü takımdaki diğer oyunculara geçirebilirsiniz.
şekli BARBARIAN'dan farklı. Aracımız ilerlemesine paralel olarak ekran görüntüsü de ilerliyor. Müzik ve ses efektleri AMIGA'nın yeteneklerini ortaya koyar nitelikte. Oyun sona erdiğinde elde ettiğimiz puanı puan tablosuna yazdırıyoruz. Bundan sonra oyun yeniden başlıyor.
Oyunun değerlendirmesi:
GRAFİK: 9 SES: 9 ZORLUK: 10 DEĞER: 9 GENEL: 9
Rakip oyuncudan top çalmak için onu itip ateş tuşuna basın. Top almak için kimi zaman rakibi yere yuvarlamaktan dolayı hiçbir ceza verilmiyor. Takımdaki her oyuncunun kendine göre özellikleri var. Oyuncu seçiminizi yaparken bu özellikleri göz önünde bulundurmak yararlı olur.
Oyunun değerlendirmesi:
GRAFİK: 9 SES: 6 ZORLUK: 8 DEĞER: 8 GENEL: 8
CHOOSE
Uçuş simülasyonlarından ve jetlerden hoşlanıyor musunuz? İşte size yüksek teknolojinin geliştirdiği F-19 ile uçma şansı! Program yüklendikten sonra sizden yirmi uçak içinde sorulan uçağı bulmanız isteniyor. Cevabı bilemezseniz alıştırma uçuşlarına katlanmak zorundasınız. Programın başlangıcında oyun boyunca karşılaşacağınız zorluk düzeyini seçmeniz mümkün. Başlangıç olarak eğitimini tavsiye edebiliriz. Bu görevin avantajı düşmanın vuruşlarının uçağınıza bir zarar vermeyecek olması. Böylece vurulmadan uçağınızla değişik uçuş şekilleri deneyebilirsiniz. Bunun dışındaki görevlerde uçağınızın düşman tarafından vurulması mümkün. Alabileceğiniz diğer görevler: LİBYA, İran Körfezi, 54
Kuzey Kutbu ve Orta Avrupa. Bu görevlerde karşılaşacağınız zorluk giderek artıyor. İstediğiniz görevi seçtikten sonra, siyasi durumu seçiyoruz; soğuk savaş, kısmi savaş, konvansiyonel savaş. Soğuk savaş diğerlerine göre taktik savunma açısından oldukça farklı. Önünüze gelen hedefi vurmak sizi popüler yapmıyor. Bunun yerine yer hedeflerine baskın düzenlemek soğuk savaşta daha uygun. Göreviniz sırasında başarınızı etkileyecek en önemli faktörlerden biri de düşman kuvvetlerinin tecrübesi. Düşman kuvvetlerinin tecrübesini de göreve başlamadan evvel belirlemeniz mümkün. Bu seçimler bittikten sonra sıra görev hakkında verilecek olan brifinge geliyor. Brifing, görevinizin bulunduğu yere, görev türüne (havadan havaya veya havadan yere) ve siyasi duruma göre değişiyor. Soğuk savaşta göreviniz yörenin fotoğrafını çekmek olabilir. Kısmi savaşta göreviniz genelde ekonomik hedefleri (mesela petrol kuleleri) vurmak olabilir. Konvansiyonel savaşta her şey olabilir: Düşman gemilerini vurmak, füze bataryalarını, radarları, düşman karargahlarını yok etmek göreviniz içinde olabilir. Hava savaşında kargo uçaklarından MİG savaş uçaklarına kadar her türlü uçağa karşı savaşmak zorunda kalabilirsiniz.
MORE TO PLAY UP TO: 20
Bütün seçimleri yaptıktan ve görevi kabul ettikten sonra, kalkışa geçmeden evvel yapılacak son şey uçağı silahlandırmak. Ancak buna başlamadan evvel görevinizi bir daha gözden geçirip esas amaçlarınızı bir yere not edin. Düşmanınızın dayanıklılık derecesini öğrenmek için INTELLIGENCE BRIEF bölümünü seçebilirsiniz. Görevinize göre doğru silah seçimini yapmak çok önemli. Dört silah bölümü var. Seçebileceğiniz silahlar çok çeşitli. F-19'un sabit silahı 20mm'lik bir makineli tüfek. Bundan başka havadan havaya, havadan yere füzeler, lazer kontrollü bombalar, normal bombalar seçebileceğiniz silahlardan bazıları. Son olarak yanınıza film çekimi için kamera alabilirsiniz. Uçağa fazladan yakıt almayı da unutmamak gerekir. İşimiz görev için doğru silahları seçmekle bitmiyor. Seçtiğimiz silahlardan tam randıman alabilmek için bunları doğru yüksekliklerde kullanmak gerekir. Bütün bu seçimlerden sonra uçağa girebiliriz. Havalandıktan sonra istediğiniz zaman oyunu dondurmak mümkün. Bir uçak gemisinden veya bir havaalanından havalanmak ve buralara inmek mümkün. Ancak bir uçak gemisine iniş de, kalkış da çok zor.
Uçağın tüm uçuş kontrolleri joystickle yapılıyor. Bunun dışındaki kontroller klavyeden yapılıyor. İlk olarak amacımız hedefe ulaşmak. Bu sırada bize pusula, ekranın sol altında bulunduğumuz yörenin haritasını gösteren panel çok yardımcı olacak. F-19 uçağının yapılış amacı mümkün olduğu kadar düşman radarlarına az görünmektir. Sağ panelin üstünde on ışıklık bir çubuk, uçağın düşman tarafından ne kadar görülebildiğini gösteriyor. Yanan ışık sayısı arttıkça görünme oranınız o oranda artıyor. Görünürlüğünüzü azaltmak için silah seçmeyin, yüksek irtifada uçun, hızlı uçun.
Eğer olayların akışı yavaş geliyorsa hızlandırmak mümkün. Hedefinizi vurduktan sonra sıra eve dönmeye yarıyor. Döndükten sonra başarınıza göre terfi etme şansınız da var. Karşılaşabileceğiniz şunlar: Vurulabilirsiniz, düşürülüp ölebilir veya yaralanabilirsiniz, paraşütle atlayıp kurtarılmayı bekleyebilirsiniz, görevi tamamlayamadan geri dönebilirsiniz.
Görüntüyü 100, 22 ve 12 mil olarak seçebilirsiniz. Bir füzenin yeri, radar, düşman uçağı gösterilir. Eğer düşman tarafından tespit edilirseniz yapacağınız en iyi şey kendinizi görünmez yapmaya çalışmak olur. Bir yere saldırırken uçağın varlığını saklamak çok zor olur. Sağdaki panelde uçağınızın dört bölümünde silahlar gösterilir. Bu silahları fonksiyon tuşlarını kullanarak seçebilirsiniz. Hedefiniz ortaya çıktığında görüntü ekranında bir kutu içine alınır. Hedefe iyice yaklaştığınızda şekil oval bir hal alır. Bundan sonra düşmanınızın işini bitirebilirsiniz.
Uçağınızı kaybetmiş ama görevinizi başarmışsanız üstlerinizin takdirini toplayacaksınız ve şerefinize bir parti verilecek. Ancak aksi olursa kötü bakışlar arasında bir köşede tek başınıza oturmak zorunda kalacaksınız. Oyunun değerlendirmesi: GRAFİK: 9 SES: 9 ZORLUK: 9 DEĞER: 8 GENEL: 8 55