Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 46
Gazette: Deneyiminiz ve geçmişiniz, konuya sizin, aynı aletleri kullanan diğer müzisyenlerden farklı şekilde yaklaşmanızı mümkün kılıyor. Eminim ki, sizin stilinizi taklit etmeye çalışan birçok televizyon eğlence programı seyretmişsinizdir. Hammer: Benim durumumda olayı farklı kılan, yazdığım müziğin türüdür. Bu müziği ortaya çıkardığım cihazlar ve bunun için kullandığım mod konudan bağımsızdır. Olay sonuçta şuraya gelmektedir: “Sizi hareketlendiren bir melodi duyuyorsunuz. Peki, sizi farklı hissettiren bir Müzikal fikir duyuyor musunuz?” Ve bu her zaman esastır. Bunun yerine geçecek hiçbir şey yoktur.
Gazette: Teknik açıdan bakıldığında, şu anda her hafta Miami Vice için yaptıklarınızı birkaç yıl önce gerçekleştirebilir miydiniz? Hammer: Hiçbir açıdan bu mümkün olamazdı. Bu iş, şu andakinin en az iki misli uzun zaman alırdı. Gazette: Geçen bir veya iki yıldaki en büyük değişiklik ne oldu? Hammer: Yeni çıkan yazılımlar diyebilirim. Özellikle üst bitimli bir synthesizer olan Fairlight CMI için olanlar... Bu arada bu cihazın hakkını yememek gerekir. Bu, sadece cızırtılardan ses yaratan bir araç değil, aynı zamanda muhteşem bir ses örnekleme makinasıdır. Dijital kayıtla-
Miami Vice dizisinin 60 dakikalık her bölümü içir 20 dakikalık müzik yapan Hammer, bu iş için stüdyosunun kalbi durumundaki CMI synthesizer'ın yanısıra birçok müzik aletinden de faydalanmakta.
rın ufak parçalarını örnekleyip, daha sonra herhangi bir klavye ile herhangi bir seviyede tekrar çalabilirsiniz. Gazette: Ve bunu yaygın bir şekilde kullanıyorsunuz... Hammer: Evet, hem de çok. Bu arada Fairlight için hazırlanan yazılım paketindeki birkaç programdan da bahsetmek gerekir. Bu programlarla Müzik parçalarını ve besteleri sıralamak ve birleştirmek mümkündür. Bu, değişik şekillerde yapılabilir. Doğrudan klavyeden çalmak, değerleri yazmak veya ekranda bunu ışıkhh kalemle yapmak mümkündür. Müzikal besteleri bu şekilde düzeltebilirsiniz. Bütün bunlar gün geçtikçe gelişmekte... Ve son zamanlarda ortaya harika birşey daha çıktı; özellikle MIDI'nin ortaya çıkışından sonra insanlar artık mikrobilgisayarlar için yazıyorlar. Mesela Roger Powell'in yazmış olduğu harika bir programa sahibim (Texture, Cherry Lane Technologies tarafından yazılan modüler bir sıralama programı ve Roger Todd Rundgren'in Utopia adlı bandının klâvyecisi ve Cherry Lane'in de üretim bölümü müdürüdür). Bu program birçok bilgisayarda kullanılabilir. Ancak benim bilgisayarım bir PC XT. Bu durumda PC XT'ye bir MI-DI arabirim kartı takmak gerekiyor ve bundan sonra azami 16 adet synthesizer'i bağlayabilir ve bunları değişik MIDI kanallarında çalıştırabilirsiniz. gerçek zamanda bir müzik parçasını çalarken, bir başka iğin parçalarını aynen bir kelime işleme programında kelimelerle yaptığınız gibi ilave edebilirsiniz. Gazette: Birkaç yıl önce, bu bir mikrobilgisayarla mümkün değildi. Hammer: Doğru. Bu şekilde kitlelerin buna sahip olması mümkün hale geldi. Gazette: Fairlight'ı bilgisayarınızla birlikte mi kullanıyorsunuz? Hammer: Evet. İkisi de aynı anda çalışıyorlar. Fairlight inanılmaz, bir ses makinesinden çok daha üstün. Duyduğunuz bütün davulları bu alete yüklüyorum. Ancak farklı tonlarda... Bütün bunların hepsini diskete kaydediyorum. Daha sonra bunları farklı kombinasyonlarda oluşturabilir ve istediğim zaman çağırabilirim. Gazette: Fairlight'ta bilgi depolama nasıldır? Hammer: 8 inçlik esnek, çift yo- Bunluklu, çift yüzlü. Bu arada ortaya çıkan yeni bir sistem var ve bu, aynı zamanda hard disk tarafından desteklenecek. Gazette: Ne zamandan beri bilgisayar kullanıyorsunuz? Hammer: Bilgisayarı yeni aldım. Birkaç ay önce... Ama Fairlight'la dört yıldan fazla bir süreden beri ça- Gazette: Bilgisayarı Miami Vice bestelerinde doğrudan mı kullanmaktasınız? Hammer: Tamamen. Programı bu kadar güzel yapan da bu. Programın adı Texture ve bu bir beste programı. Bununla gerçekten şaşırtıcı şeyler yapmak mümkün. Gösterinin sonunu görmeden, müzikleri önceden taslak haunde yazıyorum. Daha sonra müzik parçalarını çalabiliyorum ve müziği teybe kaydetmeden önce son değişiklikleri yapabiliyorum; zira bütün bunlar son derece esnek, adeta blok inşa etmek gibi... Gazette: Digital müziği ilk defa nerede gördünüz? Hammer: Gerçi şu anda kim olduklarını hatırlamıyorum, ama birkaç kişinin plaklarında muhteşem sesler duymuştum. Farklı insanlar Fairlight'ı aynı anda kullanmaya başladılar ve daha sonra Synclavier (bir başka yüksek bitimli synthesizer) gibi değişik markalar ortaya çıkmaya başladılar. Ve sesler de farklı olmaya başladı. İşin ilginç tarafı, bu cihazlar sesleri değiştirdiler. Sesler hiç duymadığım bir hale geldiler. Gazette: Bir bilgisayarla ilk karşılaşmanız nasıl oldu ve PC XT'yi seçmeye nasıi karar verdiniz? Hammer: İhtiyacım olan herşeye cevap verebilecek bir bilgisayardı. Örneğin Texture programı ile beste yapmadığım zamanlarda, eğer konsol başında son karışımları yapıyorsam, bilgisayar otomasyon sağlamakta; seviyeleri, ses kısmaları, kısaca herşeyi konsoluma yazmakta ve bunlar bilgisayardaki hard disk'te depolanmakta. PC XT bütün bunları benim için yapabilecek bir bilgisayar. Mesela, Yamaha'da kullandığım bütün seslerin izini takip edebilmekte. Ayrıca hard disk'te ayri bir alt directory'de depolanmış çok çeşitli seslerden oluşmuş bir library'ye de sahibim. Görüyorsunuz bunlar, tek bir bilgisayarın yaptığı üç inanılmaz farklı uygulama. Gazette: Kişisel seslerden oluşma bir library'ye sahip olma fikri müzisyenlere yeni bir dünya yaratıyor. Ses örnekleme, yarattığınız bütün bu parçaların başkaları tarafından taklit edilmesi gibi bir problem yaratacak mı? Hammer: Şartlara bağlı. Eğer bu bir ses parçasıysa, benim yapabileceğim hiçbir şey yok. Ancak sözkonusu olan benim yazdığım onaltı saniyelik bir melodi örneğiyse, bu, telif hakkının ihlali demektir. Ancak böyle bir şeyin olabileceğine ihtimal vermiyorum; benden çalınabilecek birşey görmüyorum. Gazette: Miami Vice dizisinin müziklerini ev stüdyonuzda gerçekliyorsunuz? Programın çekildiği Miami'- de hiç çalıştınız mı? Hammer: Geçen sonbaharda ufak bir çekim yapıldı. O zaman kısa bir süre için biraraya geldik, Emmy ödül töreninde olduğu gibi... Gazette; Bu olay, aktörler ve prodüktörlerle biraraya gelmenizi sağladı mı? Hammer: Evet, çok eğlenmi; Dizide çalışanlar heyecan verici sanlar. Gazette: Miami Vik bölümünün müzikleri nasıl başlıyorsunuz? Hammer: İşin çoğu, gösteriyi kaba haliyle gördükten sonra gerçekleşiyor. İçgüdülerimle hareket ediyo- Tum. Başka birşey yapmak için zamanım olmuyor. Sadece içgüdülerimi kullanıyorum ve herşey ilk defada mak zorunda. Böylece fazla deği lik olmuyor. Yapılan değişiklikler sadece zamanlama, tek tek bölümlerin uzunluğu vb. gibi konularda oluyor. Gazette: Bazı bölümlerde belli bazı karakterlere veya aktörlere müzikler hazırlıyorsunuz. Bunu o anda mı yapıyorsunuz, yoksa belli bir plan çerçevesinde mi? Hammer: Ben sadece resimden çalışıyorum. Metinleri okumak ve konuya tam olarak girmek için hiç vaktim yok. Ben ilk gözlemci gibiyim; konunun ne olduğuna şöyle bir bakıyorum ve gerilimli, heyecanlı ve duygusal olmasına göre müziği besteliyorum. Bana çarpıcı gelen neyse, müziği buna hitap edecek şekilde yazıyorum. Gazette: Evinizdeki stüdyoda donanım düzeni nedir? Hammer: İki adet alfanümerik klavye; biri PC XT, diğeri Fairlight.
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 47
lak haunde yazıyorum. Daha sonra müzik parçalarını çalabiliyorum ve müziği teybe kaydetmeden önce son değişiklikleri yapabiliyorum; zira bü- tün bunlar son derece esnek, adeta blok inşa etmek gibi... Gazette: Digital müziği ilk defa ne- rede gördünüz? Hammer: Gerçi şu anda kim ol- duklarını hatırlamıyorum, ama bir- kaç kişinin plaklarında muhteşem sesler duymuştum. Farklı insanlar Fairlight'ı aynı anda kullanmaya baş- ladılar ve daha sonra Synclavier (bir başka yüksek bitimli synthesizer) gi- bi değişik markalar ortaya çıkmaya başladılar. Ve sesler de farklı olma- ya başladı. İşin ilginç tarafı, bu cihaz- lar sesleri değiştirdiler. Sesler hiç duy- madığım bir hale geldiler. Gazette: Bir bilgisayarla ilk karşı- laşmanız nasıl oldu ve PC XT'yi seç- meye nasıi karar verdiniz? Hammer: İhtiyacım olan herşeye cevap verebilecek bir bilgisayardı. Örneğin Texture programı ile beste
yapmadığım zamanlarda, eğer kon- sol başında son karışımları yapıyor- sam, bilgisayar otomasyon sağlamak- ta; seviyeleri, ses kısmaları, kısaca herşeyi konsoluma yazmakta ve bun- lar bilgisayardaki hard disk'te depo- lanmakta. PC XT bütün bunları benim için yapabilecek bir bilgisayar. Mesela, Yamaha'da kullandığım bütün sesle- rin izini takip edebilmekte. Ayrıca hard disk'te ayri bir alt directory'de depolanmış çok çeşitli seslerden oluş- muş bir library'ye de sahibim. Görü-