Commodore sayı 9, sayfa 57

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 57

nanın Dönüşmesi

kuma makinesinde, dokunması istenen desen, bir dizi delikle bir kartonun üzerinde çiziliyordu. Daha sonra bu delikler, dokuma tezgahındaki çubukların bazılarının hareket etmesini engelliyor, diğerlerininse geçmesini sağlıyordu. Bugünkü sayısal kontrollü sistemlerde, makinelerin hareketlerini tayin eden sayı ve simgeler delikli bir kartonun üzerine işlenmiyor ama temeldeki ilke aynı. Aynı zamanda makineler için bir komut işlevi gören sayısal bilgilerin elektronik sinyaller halinde saklanması, ilk kez helikopter pervanelerinin karmaşık hava yataklarının imalatında gerçekleştirilmiş.

Bir anlamda bu elektronik sinyallerin işlevi, işçilerin hünerlerini temsil etmek ve bunları ikame etmek.

Hünerlerse ancak açık seçik tanımlandıkları ve formel bir model şeklinde ifade edilebildikleri takdirde, sayısal bilgilere dönüştürülebilir. Bu da ancak eğer işçiler açık seçik tanımlanmış kurallara göre çalışıyorlarsa mümkün olabilir.

Gerçekten de birçok fabrikada işçilerin nasıl hareket etmeleri gerektiğini, en ince ayrıntısına kadar betimleyen el kitapları vardır. Ama bu kitapların varlığı, işçilerin gerçekten de bu kitaplardaki kurallara göre davrandığı anlamına gelmez. Kendisi de uzun zaman vasıflı bir işçi olarak çalışmış olan yazar Harley Shaiken şöyle bir olay anlatıyor:

“Tanıdığım en iyi tornacılardan biri Leo'ydu. Çeşitli işlerinden biri de, ileri teknoloji gerektiren birtakım vakum gereçleri için bakır menteşeler yapmaktı. Leo, tornayı talimatların belirttiğinden daha yavaş çalıştırıyordu ama, malzemeyi tornaya talimatların belirttiğinden daha hızlı yüklüyordu. Biraz daha iyi bir denge sağlamak için dirseğini tornanın direğine yaslıyor, ağzında düşürmediği purosunu sıkıca dişliyor ve torna için, kendi evde yaptığı özel bir gazyağı ve benzin karışımı kullanıyordu. Sonuç, onun yaptığı her parçanın mükemmel olmasıydı. Leo'nun, talimatlara göre çalışan diğer işçilere karşı tavrı küçümsemeden çok acımayı andırırdı. Kusurlu bir parçanın sorumluluğunu almak istemeyen kimse, ona tornanın direğine yaslanmamasını ya da tornayı daha hızlı çalıştırmasını söylemezdi. Yalnız bir keresinde idare bir disiplin kampanyası başlatmıştı. Öğle tatillerine dakikası dakikasına uyulmasını sağlamaya çalışıyorlardı. İşte tam bu sıralarda, bir ustabaşı koşarak atölyeye girdi ve acil bir iş getirdi. 10 cm. çapında masif bir çelik çubuğun ortasında 3 cm.lik bir delik açılacaktı. Ustabaşı telaşından Leo'ya makineyi daha hızlı çalıştırmasını söyledi. Sonuçta sadece sözkonusu parça kusurlu olmakla kalmadı, tornanın ucu da hasar gördü.”

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.