AMIGA ve ANİMASYON

Merhaba arkadaşlar! Bu ay sizinle en eski animasyon tekniği olmasına rağmen her zaman en popüler olmuş bir animasyon tekniğini, "cell" animasyonunu inceleyeceğiz. Yazımda mümkün olduğu kadar animasyon yaparken karşılaştığım sorunların çözümlerini açıklayacağım ve genelde çok yapılan yanlışları düzeltmeye çalışacağım. Tasarlayacağınız animasyonları yapmak için size, artık ekonomik bir standart haline gelen Deluxe Paint 3 programı lazım olacak. Ayrıca HAM modunda çalışmayı seven arkadaşlar için animasyon yapmak zor da olsa, bunu denemeleri için Photon Paint'in 1.8 veya daha üst bir versiyonu gerekecek.

Herhalde pek çoğunuz okul sıralarında "cell" animasyonunun basit bir türünü yapmışsınızdır; defter sayfalarının en alttakine bir hareketin başlangıç noktasını çizersiniz, daha sonraki sayfanın köşesine bunu biraz değiştirerek kopyalarsınız, böyle devam edip defter köşelerini doldurduktan sonra yaprakları birbiri arkasına çevirirseniz "cell" animasyonunun basit ve okullarda popüler olan bir türünü gerçekleştirmiş olursunuz. Bu teknik en karışık çizgi filmlerde bile aynıdır. Değişen ve animasyonun kalitesini belirleyen iki etken ise çizimin kalitesi ve her saniye başına düşen kare sayısının fazlalığıdır. Bir bilgisayar işin içine girince bu teknikteki pek çok sorun yok olur ya da azalır. Mesela sizin çizimlerinizi bilgisayar boyayacaktır, hem de kenarlardan taşırmadan ve boyanın renk tonunu hep aynı bırakarak, üstelik hareketin ana karelerini bir kez çizdikten sonra ara karelerin yaratılması çocuk oyunudur (bunu daha önce deneyip başarısız olduysanız bir de yazıda anlatacağım tekniği deneyin...). Şimdi isterseniz gelin işin tekniğine dalalım...

Masaüstü Çalışmaları:

Şunu şimdiden kabullenin ya da bu işi baştan bırakın: Animasyon yapmak da, model uçak ya da gemi yapmak gibi sabır ve uğraşı gerektiren ve vakit ile emek harcayan bir hobidir. Bilgisayarınızda iyi bir animasyon görmek istiyorsanız, bu animasyonu ilk önce iyi tasarlamalı ve bütün ön hazırlıkları da bilgisayar başında değil, masabaşında yapmalısınız. Pek çoğunuza bu başta garip gelebilir. "Madem bilgisayar kullanıyorum, niye ön tasarımları elle yapayım, niçin kağıt kalem kullanayım" diyebilirsiniz. Deyin, demekten zarar gelmez, fakat eğer bu ön hazırlıkları sırf bilgisayarı kullanmış olmak için bilgisayarda yapmaya çalışırsanız lüzumsuz yere vakit harcar, sıkılır ve yaptığınız işten soğursunuz.

Şimdi gelelim masabaşı çalışmanızda size lazım olacak malzemelere; her şeyden önce size bol bol "pelür" denen ince ve şeffaf kağıtlardan gerekecek. Kağıt üzerine yaptığınız çizimleri bilgisayarınıza aktarmak için yazının sonunda bir teknik anlatacağım, bunu gerçekleştirebilmek için de size A4 Asetat lazım olacak. Bundan başka size modellik yapacak bir arkadaşınız ya da en azından bir boy aynası da önemli bir gereksinim. Bu arada en önemli gereksiniminiz sabır olacağı için sinirli anlarınızda ya da kendinizi gerçekten hazır ve rahat hissetmeden animasyon yapmak üzere bir şeylere başlamayın. Eğer bütün bunlar hazırsa masabaşı çalışmasını, tasarlayacağınız şeylerin tipine göre 3 ana bölümde incelemeye geçelim.

İyi bir animasyon yapmak için şüphesiz ilk ihtiyaç, animasyonda geçen ve doğal bir hareketin, çizim olarak taklit edilmesidir ve tahminimce de renk efektlerinden sonra tasarımı için en uzun zamanı harcayacağınız konudur. Buna bir nevi "Hareket Analizi" de diyebiliriz. Hareket analizi yaparken, hareketini çizeceğiniz canlı ister insan olsun ister hayvan (hatta sizin yarattığınız bir canavar) tüm eklemlerini ve ana vücut parçalarını şematik olarak çizerek, onun gövdesini ve hareketi sırasında oynatacağı yerleri iyice tanımlamalısınız (bkz. şekil 1). Bir cismi bu şekilde tanımladıktan sonra, sıra bu hareketin gerçeğini yapan bir canlıyı izlemeye ya da bu genelde mümkün olmadığı için mantık sınırları dahilinde bu hareketin nasıl olabileceğini bulmaya gelir. Bu noktada en basit teknikle ve en yorucu olarak, tek tek çizimler yapar ve ilkin eklem noktalarının yer ve durumlarını çizip gövde parçalarını bunlara ekleyerek sonuca ulaşmaya çalışırsınız. Size biraz vakit kaybettirecek fakat kafa yormaktan kurtaracak bir yöntem ise, canlının gövde parçalarını tek tek asetata çizip keserek eklem noktalarından şeffaf ve kaliteli elbise "çıt çıt"larıyla tutturarak kendinize hareketli maketçikler oluşturmaktır. Bu sayede tek tek, yanlış ve oransız ara çizimler yapmaktan kurtulursunuz ve yalnız iyi bulduğunuz pozisyonları kağıda dökersiniz. Niçin bu maketçikleri asetattan kesmeniz gerektiğine gelince; asetat şeffaftır ve çizdiğiniz parçaları kesmek için illa etrafında düzgünce gitmeniz gerekmez, daha kısa ve kaba şekilde de bu işi sıkılmadan halledebilirsiniz. Daha az ekonomik bir yöntem ise kalın bakır telleri kargaburnu ile büküp iskeletler oluşturduktan sonra bunları maket çamuru ile kaplayarak üç boyutlu ve hareketli maketler hazırlamak ve bunları model olarak kullanmak. En pahalı yöntem ise sanat okulu öğrencilerinin kullandıkları ve büyük kırtasiyecilerde bulunabilen tahta bebekçikleri kullanmak, ama fiyatlarını gördükten sonra pek rağbet edeceğinizi sanmıyorum. Herhangi bir modelin bir pozisyonunu kağıda geçirmek için asetat kağıdı destekleyip dik tutabilecek bir destek edinmeniz de büyük kolaylık sağlayacaktır. Bu noktada bir iki hatırlatmam olacak. Birincisi, yazı sonunda anlatacağım teknikle ekrana girilen çizimler kağıt üzerindekilerle aynı büyüklükte olacaklardır. İkincisi bir canlının boyutlandırması için, bilgisayarın fırça boyutlandırmasını kullanabilirsiniz. Bunun için ise ekrana hareketin tümünü değil de, eklemleri ve gövde parçalarını ayrı ayrı geçirmeniz ve sonra yeniden birleştirmeniz gerekir. Bu sayede, örnek vermek gerekirse, yürüyen bir adamın tüm hareketinin ana karelerini çizip, gövde parçalarına ayırarak ekrana geçirirsiniz, daha sonra kısa, uzun ya da iri bir adam istediğinizde her parçayı fırçaya alıp boyutlandırır ve birleştirirsiniz. Bu yöntemi kullanacaksanız, her hareket karesinin eklem ve gövde parçalarını, aralarında gerekli boşlukları da bırakarak ayrı ayrı asetatlara çizin, hepsini bir araya toplamayın. Diğer bir tavsiyem de işi fazla büyütüp hareketin ayrıntılarını kağıtta çizmeye kalkmayın, bilgisayar kullanmanızın bir değeri kalmaz. Son olarak da bu uzunca gözüken açıklama gözünüzü korkutmasın, kelimelerle uzun süren bu işlemi gerçekte her hareket başına 5-6 dakikadan fazla sürmemektedir.

Özellikle kısa zamanda yapıp arkadaşlarınıza göstererek övüneceğiniz animasyonlar yapmak için en güzel yöntem bence, hazır ve tanınan çizgi roman karakterlerini kullanıp, orijinal karaktere sadık kalınarak canlandırma yapmaktır. Bunun için size gerekecekler, istediğiniz kahramanları ihtiva eden ve mümkün olduğunca çok değişik pozlarını da verebilen çizgi romanlar olacaktır. Hatta, çizgi roman kahramanlarının bebekleri kolay ve ucuz olarak pek çok oyuncakçıda bulunabildiği için onları model olarak da kullanabilirsiniz. Çizgi roman karakterleri genellikle tam doğal hareketler yapmaya uygun değildirler. Dikkatli olup bu kahramanların kişiliklerine uygun hareketleri siz belirleyin. Eğer bu şekilde çizgi roman kahramanları kullanma yoluna gidecekseniz genellikle senaryo bulma zorluğu da çekmeyeceksiniz. Tipleri ilk önce kağıtlara kopya edin, sonra hareketlerinin "uç" noktalarını bulup çizin ya da kopyalayın, ara çizimleri kolaylık sağlamak için bilgisayarınızda yapacaksınız. Dikkat ettiyseniz bu yöntemde masa başında daha az oturup, bilgisayarı daha çok kullandınız. Daha iyi ve tatmin edici sonucu amatörce, ekonomik ve az zamanda verdiği için bu benim favori yöntemim.

Animasyonlarınızda tasarlayacağınız son şey ise tabii olarak senaryo, efektler ve zamanlama gibi muhtelif kontrol unsurları. Senaryo yazmak artık sizin hayal gücünüze kalmış bir şey ve üzerinde uzun uzun durmamıza gerek yok. Bu konudaki tek uyarım, başlangıçta kendinizi fazla kaptırıp karışık ve altından kolay kolay kalkamayacağınız (ya da bilgisayarın altından kalkamayacağı) senaryolar yazmamanız. Efektlere gelince, öncelikle bir görüntü efektini tasarlarken mümkün olduğu kadar istediğiniz hareketin ekranda gözükeceği şekli kafanızda yinelemeli ve renkler, hareketler ya da ani parlamalar gibi olayların gerçekte nasıl gözükebileceğine konsantre olmalısınız. Ayrıca efekt olarak yalnızca ışıldama, metaliklik, ekranda alışılmamış şekilde hareket eden acayip cisimler gibi şeyleri kastetmek yanlış olur. Aynı zamanda, birinin yapması gereken özel bir hareket, kişiliklere ait değişik hareket biçimleri, alışılmamış arkaplanlar ve konular da efektlere girer. Bir efekt tasarlıyorsanız öncelikle ne istediğinize karar vermiş olmalısınız ve hayal gücünüzle kaleminiz (ya da mouse'unuz) arasındaki bağlantıyı elde edebilmelisiniz. Bu da ancak çok çalışırsanız elde edebileceğiniz bir beceri. Zamanlama ise, animasyonun her yerinde karşılaşacağımız bir olay. Animasyonunuzun her olayının zamanlamasını ilkin ayrı ayrı ayrıntıda oluşturun ve daha sonra bunlara dayanarak ana zamanlamayı yapın. Bir örnek vermek gerekirse, kahramanınız sahnede belli bir mesafeyi yürüyecekse bize ilk gereken hareketin hızı, yani dolaylı olarak her adım arasındaki süredir. Daha sonra gerekli mesafenin kaç adımda katedileceğini ve hareketin toplam zamanını tasarlayabilirsiniz (ya da tam tersini). Bütün bunları yaparken sık sık zamanlama diyagramları yapmanız gerekecek. Bu diyagramları yapmanın standart bir yolu yoktur, kendi istediğiniz gibi bunları düzenleyin. Dikkat etmeniz gereken bunların o anki ihtiyaçlarınıza tam uyacak argümanları içermesidir (mesela şekil 2'deki gibi). Animasyonunuzun zamanlamasını masa başında kabaca hesapladıktan sonra, bilgisayarda hareketin ne kadar doğal olduğunu izleyip rötuşlarınızı yapabilirsiniz.

Kağıttan Ekrana ...

Tasarımlarınızı masa başında oluşturduktan sonra, bilgisayarınızın başına geçebilmek için, bu tasarımların kağıttaki halleriyle ekrana aktarılmaları gerektiği aşikârdır. Bunu yapmanın pek ekonomik olmayan pek çok yolu var. lightpen kullanmak, grafik tableti almak, vs... üstelik bu aletler her zaman ki de benim bulduğum bir yöntem sorunlarınızı kolayca çözecektir. Yöntem pek basittir, kağıt üzerindeki çizimleri uygun bir kalemle A4 Asetat kağıdına geçirirsiniz. Daha sonra bu asetat kağıdı, monitörünüzün ekranının önündeki çıkıntıya yapışkan bantlar kullanarak tutturursunuz. Çizim programınız Deluxe Paint veya Photon Paint'te olduğu gibi bir + işaretine benzer mouse işaretçisine sahipse, ekrandaki bu işaretçi ile çizimin "altından gidip" ekrana aynen geçmesini sağlarsınız. Bu arada programın eğri çizme, elips gibi fonksiyonlarından da yararlanarak düzgün ve temiz çizimler yapabilirsiniz. Ancak bu işlemin gerçekleşmesi için ufak ekranlı bir televizyona veya en iyisi monitöre sahip olmalısınız. Asetat kağıt büyük ekranlı televizyonlarda, gerekli uzaklıklarda ekrana yapışabilir (ekran tüpündeki elektrik yüklenmesinden). Flat square televizyonlar veya monitör filtresi olan monitörler ise bu işe tam uygundurlar. Kullanacağınız kalemin renginin biraz şeffaf, fakat aynı zamanda okunaklı olmasına dikkat edin. Kırmızı renk genelde en uygun renktir. Asetata en çabuk tutan kalemler "waterproof" yani sudan etkilenmeyen kalemlerdir. Üstelik bunları silmek için kullanacağınız aseton, Asetat kağıda zarar vermez ve çok uçucu olduğundan çabuk kurur ve monitörünüzün buhardan etkilenmesi gibi problemlerin de önüne geçer. Bu yöntemin bir kolaylığı da, kağıttaki çizimlerin boylarının değişmeden ekrana geçmeleridir.

Deluxe Paint Hazır mı?

Evet, bunca vakit masa başında oturup sabırla animasyonunuzu tasarladıysanız, artık bilgisayarınızı açıp Deluxe Paint 3'ü yüklemenin vakti gelmiş demektir. İlk önce Deluxe Paint ile taslaklarınızı bilgisayara geçirirken ve animasyonun ayrıntılarını çizerken size gerekecek bazı kolaylıkları tanıtmakta yarar görüyorum.

Size ilk gerekecek olan, Deluxe Paint'in komutlarını ikonlardan değil de, tuş takımından kullanmayı öğrenmek olacaktır. Size yardımı olur düşüncesi ile şekil 3'te hangi komutların hangi tuşlara karşılık geldiğini ve kaçar kez basarak bu komutlara ulaşabileceğinizi verdim. Niye ikonları kullanmadığımızın sebebi basittir; eğer ekranın sağındaki ikon bloğu ve üstteki komut satırı sürekli açık kalırsa, ekranın büyük sayılabilecek bir bölümünü bunlar bloke eder, üstelik kafa karıştırıp, ekranın gerçekte nasıl görüneceğini sürekli düşünmemizi gerektirir ve bu da animasyona olan konsantrasyonumuza etki eder.

Bu arada Deluxe Paint, eğer komut satırı ve ikon bloğu açıkken, bunların altına etki eden bir işlem seçilirse (mesela boyama), bu blokların altında kalan yerleri eskisi gibi bırakacaktır. Onun için ikon bloğunu yalnız renk seçerken, komut satırını ise yalnız koordinatları ya da o an bulunduğumuz sayfanın numarası gibi bilgileri alırken geçici olarak kullanacağız. Eğer bu tür kullanma size çok yabancı geliyorsa, animasyondan ayrı bir amaçla Deluxe Paint'i kullanın ve alışın.

İkinci kolaylığımız ise size, özellikle "tweening" denen iki hareket ucu arasındaki ayrıntı karelerinin çizilmesinde ve yaptığınız taslak çizimlerin düzeltilmesinde kolaylık sağlar. Bu kolaylık Deluxe Paint'in "stencil" seçeneği ile yapılıyor. Bildiğiniz gibi "stencil" ile gereken renkleri seçip, bu renklere ekranda dokunulamamasını sağlayabiliyoruz. Mesela bir "tweening" sırasında bu kolaylığı kullanacaksanız, ara karesini çizeceğiniz iki ana kareyi, sırayla fırçaya alıp, ara kare sayfasına, üst üste ve farklı renklerde basın. Daha sonra daha belirgin bir renk kullanarak ve bu bastığınız ana kare siluetlerini de taban alarak ara kare'yi çizin. Sonra kullandığınız "ara kare" rengini stencil ile sabitleyip ekranı silin. Gördünüz mü? Deluxe Paint ile "tweening" ne kolaymış. Aynı yöntemden taslak düzenlemeleri sırasında da faydalanabilirsiniz. Bu kolaylığı kullanırken renk paletini iyi seçin. Genelde arkaplan rengi olarak orta koyulukta ve gözlerinizi yormayacak bir gri tonu seçmeniz iyi olacaktır. Çalışma renkleri olarak birbirinden kolay ayrılabilen renkler kullanın ve bu renklerden birini özellikle ana çizim rengini, diğerlerinden daha parlak tutun ve daha aktif bir renkten seçin.

Bu önbilgilerden sonra animasyonumuzu kare kare hazırlamaya başlayabiliriz. İlkin ekran modunu seçeceğiz. Hafıza problemleri çıkarmaması ve her sahnenin ortalama 8-10 saniye sürebilmesi için 320 x 200'lük ve 16 renkli ekran seçmeniz iyi olacaktır. Eğer çok renkli çizgi film kahramanlarıyla uğraşıyorsanız 32 renk de kullanabilirsiniz. Animasyon metodu 3 Mb'tan az bir hafıza ile çalışıyorsanız mutlaka "compressed" olmalıdır.

Bu seçimlerin ardından kendinize animasyonun belirgin önemli kareleri kadar sayfa yaratın ve bu sayfalarda her tipin ve eşyanın ekrandaki durumunu ve yerini çizin. Sonra, zamanlama diyagramlarınızdan da yararlanarak tipin kaba hareket uçlarını ana karelerin arasına yerleştirin ve gereken rötuşları yapın. Sonra animasyonunuzun bu kaba halini yavaş bir tempoda ekranda izleyin ve tatmin edici sonuçları alana kadar değiştirmeler yapın. Bu noktadan sonra demin anlattığım yöntemlerle "tweening"i gerçekleştirip sahnenizi bir animasyon dosyası olarak, güvenlik amacıyla diskete kaydedin. Daha sonra belli bir süre bilgisayarınızın başından ayrılıp animasyon konusundan kafanızı uzaklaştırın. Sonra aklınıza estiği bir an bu taslak animasyonu yükleyip, daha objektif bir gözle eleştirin ve düzeltin. Artık en son kademeye geldiniz; her karedeki tiplerin kişisel özelliklerini tek tek yerleştirip, rötuşlar yapıp, boyayın. Eğer biraz sabırla bu son bölüm üzerinde de uğraşırsanız, en azından bilgisayar monitöründe güzel gözüken ilk animasyon sahnenizi yaratmış olacaksınız. Bu arada, animasyonun Deluxe Paint kısmında çıkabilecek bazı problemleri, ya da kolaylıkları aşağıda tek tek veriyorum. — Animasyonunuz sırasında bazı tekdüze hareketler varsa, bunları Anim Brush'a geçirip kullanabilirsiniz. Böyle tekdüze bir hareket, (mesela 3 boyutta uzaklaşan bir adam) Anim menüsündeki "Move" seçeneği ve Anim Brush ile tam otomatik hareketlendirebilir.

— Animasyon çalışmanız sırasında, fırçaları kullanırken, sık sık karşılaşacağınız bir problem ise ekranın dışına basmak istediğiniz fırçanın, kötü bir noktasından tutulduğu için istediğiniz yere basılamamasıdır. Brush menüsündeki "handle" seçeneği sorununuzun çözümünü teşkil eder.

— Yalnız menülerden seçilebilen ve sık sık kullanmanız gereken seçenekleri bir kez seçtikten sonra, bir daha komut satırını aktif yapana kadar "Amiga + A" tuş kombinasyonuyla klavyeden kullanabilirsiniz.

— Eğer bir RGB monitörde çalışıyorsanız "aliasing" denen, ekrandaki görüntünün kare kare gözükmesi canınızı sıkabilir. Üzülmeyin; bu bilgisayara ait olduğu çok belli görüntüler, videoya kompozit çıkıştan kaydedildikten sonra çok daha doğal gözükürler.

— Mouse ile çalışırken, hassas işaretleme gerektiren yerlerde mouse'un tuşunu kullanmak, mouse'un kendisini de hareket ettirip çizimi bozabilir. Böyle durumlarda sol ve sağ altlardaki "Amiga + Alt" tuş kombinasyonlarını mouse tuşları yerine kullanabilirsiniz.

— Mümkün olan her durumda, size vakit harcatmış olan önemli şeylerin bir kopyası "Swap Screen"de dursun. Bu mümkün değilse Swap Screen'i diskete kaydedin. Bunu yapmazsanız doğacak problemler büyük olabilir ve sizi işinizden bezdirebilir.

Eğer Fiat square bir televizyon kullanıyorsanız, asetatla ekrana resim kopyalama yöntemini tersine de kullanabilirsiniz. Tek yapacağınız, bir video filmindeki size gereken hareket veya şeklin olduğu yerde video'yu "pause" edip şekli asetata kopyalamak.

— Kareleri ilkin arkaplansız çizin ve animasyonu oluşturun. Deluxe Paint'in yedek ekranı animasyonun arkaplanı olarak otomatik çizen "Merge in back" seçeneği size büyük kolaylık sağlayacaktır.

— Eğer animasyonunuzun karakterleri bir üç boyut efekti veren arkaplanda hareket edeceklerse (mesela aynı karakter hem daha önde gözüken bir evin arkasında, hem de uzaktaki bir ağacın önünde gözükecekse) karakterlerin örteceği ve karakterleri örtecek arkaplan parçalarını ayrı ayrı çizip, "merge in front" ve "merge in back" ile karelere yerleştirin.

— Deluxe Paint'in 3D hareketlendirme, "Move" menüsü ile ve 64 renk, "halfbrite" modunda yapacağınız giriş ekranları ve başlıklar animasyonunuza renk katar.

— Eğer üç boyutta "Move" ile hareket ettireceğiniz bir cismin (mesela metalik renkli bir yazının) hareket sırasında açı değişiminden dolayı parlaklığının değişmesi gibi bir efekt vermesini istiyorsanız, fırça olarak normal bir fırça yerine, parlaklığın değişik safhalarını ihtiva eden bir animasyon fırçası kullanın. Bazen sonuçlar bir 3D animasyon programı kadar iyi olabilir.

— "Cycle" modunda sürekli renk değiştiren yazıları özellikle hi-res modunda kullanarak ilginç ön ekranlar yapabilirsiniz.

HAM Modu Problem Çıkarabilir ...

HAM Modunda 4096 renkle çalışmayı seven arkadaşlarımızın karşısına, animasyon yaparken pek çok problemler çıkabilir. Burada anlattıklarım Photon Paint'in 1.8 versiyonunda test ettiklerim, bazı kusurların 2.0 versiyonunda düzeltilip düzeltilmediğini test etmeye fırsat bulamadım.

HAM modunda animasyon yapmaya kalktığınız zaman ilk karşınıza çıkacak sorun Photon Paint'in bize Deluxe Paint kadar kolaylık sağlamaması oluyor. Deluxe Paint'te stencil ile yaptığımız numaraları Photon Paint'te haliyle yapamıyoruz. Çünkü bu, HAM Modunun doğası ile pek uyuşmayan bir işlem. Bunun için tek tavsiyem, kullanacağınız tüm objeleri, tüm arkaplanları, istediğiniz kadar ayrı renkler kullanarak Deluxe Paint'te çizin, ayrı ayrı dosyalar halinde kaydedin ve sonra Photon Paint'in içinde birleştirin.

Photon Paint'te bu birleştirme işini yaparken belli bir sıra izleyerek, HAM Modunun renk parametrelerini sürekli ayar etmek gerekiyor. Bir kez, bir hareketi animasyon fırçası olarak elde edemediğimiz için, her hareketin karelerini içeren ekranlar yaratıp, bunları animasyonu çizerken sürekli el altında tutmamamız da zorunlu. Renk ayarlaması yapmak için ise, her arkaplana, kendi renkleri HAM'nin anahtar renklerinden farklı olan bir fırça basacağınız zaman, fırçayı basmadan önce "Base Colors" seçeneği ile "From Brush"ı seçeceğiz. Daha sonra aynı seçeneğin "Remap Picture"ını kullanıp ekrandaki resmin bu renklere göre işlenmesini sağlayıp en son olarak da fırçayı basacağız. Gördüğünüz gibi oldukça karışık bir işlem ve bir o kadar da yavaş. Eğer bir arkaplan üzerinde, renkleri farklı olan, tek bir fırça ile çalışacaksanız, bir kez remap işlemi ile arkaplanı işleyip, animasyon karelerinizi sonra yaratabilirsiniz. Ama ekranda hareket edecek nesneler pek çoksa işiniz bayağı zor olacak, her seferinde tüm animasyon karelerinizi tek tek remap etmeniz gerekecek.

HAM modunu kötülediğimi sanmayın ama iki büyük problemimiz daha var. Birincisi en baba problem, yani hafıza yetmezliği. HAM modunun çalışma yönteminden dolayı, animasyonunuzu kompresleyerek bile yapsanız, bilgisayar hafızayı yiyecektir. İkincisi ise her kareden kareye geçişte yine HAM'nin çalışma yönteminden dolayı görüntü parazitlerinin oluşması.

HAM modu ile çalışırken, bence amatör bütçesi ile yapılabilecekler çok az. Çok hafıza gerektirmesi en büyük problem. Ekran parazitleri gibi sorunlar ise ancak büyük hafızalarla ve genişletilmiş modda çalışırken yok oluyor. Çizimleri yine Deluxe Paint'te yaptıktan sonra tavsiyem, hafıza kartlarının fiyatları iyice düşene kadar HAM modu ile uğraşmamanız. İlla ki 4096 renk istiyorsanız bunu yalnız animasyonlarınızın başlık ekranları ile uğraşırken kullanın. Stüdyomuzu (!) Kuralım ...

Eğer bütün bu kademeleri geçip sahne sahne animasyonunuzu oluşturduysanız, video'nuza kayıt yapmanın vakti gelmiştir. Tahmin edebileceğiniz gibi bunu gerçekleştirmek için size, başta bir video, bir müzik seti (ikisinin de gerekli giriş çıkış hatları mevcut olmalı) ve tabii ki bir veya iki (stereo ses kaydı için) mikrofon gerekecektir. Eğer bu işlem sırasında başka bir arkadaşın yardımı söz konusu ise, biri animasyonu, diğeri ses efektlerini ve konuşmaları video'ya aktaracak iki Amiga'nın kullanımı son derece iyi sonuçlar vermektedir. İlk olarak kullanacağınız video kaydedicisinin üzerinde duralım. Bu konuda özellikle yeni model VHS sistem video'ya sahip arkadaşlar çok şanslı, çünkü VHS videoların özellikle yeni modelleri, sık sık kullanmak zorunda kalacağınız "pause" işlemini kusursuz bir temizlikte gerçekleştirebiliyorlar. En şanssız olanlar ise eski sistem Beta'ların sahipleri, çünkü bu videolarla parazitsiz kayıt yapmak genelde hayal, ancak üzerinde uğraşacağınız birkaç işlem bunu biraz da olsa giderebiliyor. Kullanacağınız video'nun hem ses hem de görüntü için birer çift giriş çıkışı varsa, kullanacağınız işlem için en güzel video'ya sahipsiniz diyebiliriz. Eğer böyle giriş çıkışlar iptal edilip, karmaşık soketlerle değiştirilmişlerse ve bunlara uygun kablo oluşturmanız da imkansız ise ya da videonuza bu giriş çıkışlar tamamen opsiyon olarak konulmuşsa mecburen kompozit video yerine TV girişinden kayıt yapacaksınız. Bu durumda iki Amiga kullanacaksanız, Amigalardan ses için görevli olanının ses çıkışlarını kendi monitör ya da modülatörüne vermek yerine diğer Amiga'nın modülatörüne bağlayacaksınız. Anlatımdan meydana gelen karışıklıkları yok etmek için tüm bu durumları gösteren bir şemayı da yine yazının yanında bulabilirsiniz (şema 4). Video kaydı için hazırsanız ilk önce yalnız başına görüntü kaydı üzerinde duralım. Video'ya kaydedeceğiniz animasyonlar yapıyorsanız bunların her sahnesinin baş ve sonlarına bir saniye kadar bekleme bölümleri koyun (Bu bölümler ilk veya son karenin kopyaları olsunlar. Bu şekilde kopyalar, kompres modda pek hafıza harcamazlar.). Böylece her sahnenin bitiminden diğer sahneye geçiş sırasında, tüm olayları kontrol için gerekli zamanı elde edersiniz. Deluxe Paint'ten kayıt yaparken ekrandaki komut satırı ve ikon bloğu açık ise mutlaka kapatın. Daha sonra videonuzu kayıt durumunda çalıştırın ve tuş takımından sahneyi başlatın. Sahnenin gerçek bitiminden sonraki uzatma anında "pause" tuşunu kullanıp video'nun kayıda geçici ara vermesini sağlayın ve diğer sahneyi disketten yükleyip başlatın. Yine iyi bir el zamanlamasıyla, sahnenin başındaki bekleme sırasında "pause"a tekrar basarak kayıda devam edin ve bu şekilde devam edip kaydı bitirin.

------- . TV Yolu ------- : Kompozit Video Yolu ------- : 2. Amiga (Ses için)

VI : VİDEO İN VO : VİDEO OUT RFI : RF İN RFO : RF Out AI : Audio İn AO : Audio Out RGBII : RGBZ İn RGBIO : RGBI Out

istenen sonucu veremeyebilirler ve bu arada bazı arabirim veya sürücü problemleri çıkabilir. Bütün bunlardan çok daha basit, ama nedense bu güne kadar pek kullanıldığını görmediğim, bel- Ses kaydına gelince, eğer Amiganızın bir ses sampler'ı yoksa sesleri ya doğrudan mikrofondan ya da iyi zamanlamalı bir ses kaydından video'ya gireceksiniz. Ama bir sampler'a sahipseniz, iki Amiga ile çalışma sırasında geniş imkanlarınız bulunacaktır. Böyle bir durumda, hafızadaki seslere ayrı ayrı adlar verip, aynı anda pek çok ayrı örneği hafızada tutup, bunları ayrı ayrı çalabilen bir programınız da varsa, bu program yardımı ile ses senkronizasyonunu kolaylıkla gerçekleştirebilirsiniz. Bir değişik yöntem ise Workbench 1.3'teki SAY komutunu kullanarak konuşmaları doğrudan bilgisayarın yapmasını sağlamaktır. Bunun için Amiga Dos komutlarından oluşan, her konuşmayı sırayla ve her defasında sizden bir tuşa basmanızı bekleyerek yapacak bir programcık yazmanız gerekecektir.

Sonuna geldik...

Evet, video kaydını bitirdikten sonra sıra geldi arkanıza yaslanıp eserinizi seyretmeye. Eğer bu yazıyı okuyup bu animasyon yönteminin sizin için çok karışık ve zahmetli olduğunu düşünüyorsanız, gelecek ayki animasyon programlarını tanıtan yazıda kendinize gerekeni bulacağınızı sanıyorum. Sabırlı arkadaşların ise bu teknikler ile güzel animasyonlar yaratacaklarını umuyorum. Gelecek ay görüşmek üzere...