SHADOW WARRİOR geliyor
Double Dragon'dan beri kaliteli bir dövüş oyunu çıkmadığını düşünenler artık sevinebilirler, çünkü Ocean Shadow Warrior'u hazırlıyor. Güzel grafikler ve bol çeşitli düşmanlar şu anda oyunun hazır olan kısımları. Oyun iki kişi tarafından aynı anda oynanabiliyor ve bölüm sonlarında dev rakiplerle karşılaşıyor. Ocean daha oyun hazırlanmadan geniş bir reklam kampanyası başlattı, hatta Shadow
Warrıor T-Shirt'leri bile piyasaya çıktı.Genel olarak
Dragon Ninja'nın oyun tekniğini andıran oyunu sadece grafikleri için almaya değer.
Ben kaliteyi seven biriyim. şte kalite olsun isterim.
Yaptığım her bilgisayarımın başına geçtiğimde kaliteli oyunlar oynarım. Son günlerde bunun sıkıntısını çekmekteydim ama dertlerim sona erdi. Adidas Championship Football'u gördüğümde gözlerim yerinden fırlıyordu az daha.
Aradığım oyunu bulmuştum. Şimdi futbol oyununu sizlere anlatmakranda görebilirsiniz. İstediğiniz ülkeyi seçmek için yanıp sönen kareyi o ülkenin bayrağının üzerine getirip ateşe yeterli olacaktır. Bu ülkeler sırasıyla; Scotland, England, West Germany, Spain, Hungariy, France, Belgium, USA, Argentina, Sweeden, Uruguay, Brazil, USSR, Norvay, Holland, Yugoslavia, Denmark, Poland, Austria, Czechoslavakia, Peru, İtaly, basmanız uyacağım. Oyunumuz sizi harika bir açılış ekranıyla karşılıyor. Ve özellikle belirtmek isterim ki bu oyunun müzikleri Commodore 64'de duyabilece ğiniz en iyi müzikler. Dergideki tüm arkadaşlarımda benimle aynı fikirde. Çok özenle hazırlanmış olan bu müiklerin yapımcısı Matthew Cannon, Ocean firmasının biricik müzikçisi Açılış ekranından sonra bir dizi seçetan zevk neklerle karşılaşıyorsunuz. İlk ekranda çerçeve içine alınmış iki grafik göreceksiniz. Soldaki resimde bir futbolcu ve bir bilgisayarın resmi var. Bu resim tek kişilik oyunu temsil ediyor. Onun yanındaki resimde ise yanyana futbolcunun resmi var. Bunu seçerseniz aynı turnuvada iki arkadaş oynayabilirsiniz. Buradaki ve diğer tüm seçimler joystick ve oklar yardımıyla yapılıyor. Yukarıdaki oku hangisinin üzerine getirip ateşe basarsanız O seçeneği tercih etmiş olursunuz. Oyuncu sayısını belirledikten sonra takımınız için bir ülke seçeneniz gerikiyor. Seçebileceğiniz tam 24 ülke var. Bütün bu ülkelerin bayraklarını ekiki
Switzerland ve Wales. Ülkenizi seçince turnuvadaki ülkeler bilgisayar tarafından 6 ayrı gruba yerleştiriliyor. Bilgisayar bunları rastgele seçiyor. Üstte grupları ve o gruba giren ülkeleri, altta ülkelerin isimlerini görebilirsiniz. İsimler belli bir hızla ilerliyor ve bilgisayar birden bir ülkeyi seçip yerleştiriyor. Seçilen ülke, isimlerin sağında ve solunda duran okların ortasında kalan ülke oluyor. Tüm gruplar tamamlandığında başka bir ekranla karşılaşıyorsunuz. Bu ekranda haftanın maçları ve skorları sırayla yazılıyor. Sıra sizin maçınıza geldiğinde bilgisayar duruyor ve ateşe basmanızı istiyor. Buradan sonra oyunda her maçın ardından karşılaşacağınız ana menü çıkıyor. Menü ekranında dört resim göreceksiniz. Üstten solda joystick, sağda saha resmi, altta solda kupa ve kayıt defteri, sağda topa vuran ayakkabı resmi var. Joystick bulunan resmi seçerseniz Game Options ekranıyla karşılaşırsınız. Bu ekrandan oyunun müziğini açıp kapayabilir, maç süresini ayarlayabilir, kayıt veya yükleme yapabilirsiniz. Yukarıda solda iki ikondan oluşmuş kısım müzik için ayrılmış. Bu ikonlardan sağdakini yani üstünde müzik notalarının resmi çarpılanmış halde bulunanı seçerseniz müziği kapar, çarpı bulunmayan diğer notalı ikonu seçerseniz müziği açarsınız. Gene yukarıda müzik ikonlarının yanında kasete kayıt ve kasetle yükleme ikonları var. Soldakini seçerseniz daha evvelden kaydetmiş olduğunuz yerden yüklersiniz. Sağdakini seçerseniz turnuvadan kaldığınız yerden kayıt edersiniz. Aşağıda Adidas bulunan yuvarlak şekiller zamanı ayarlamanızı sağlıyor. Bu dört yuvarlak sırasıyla en kısadan en uzuna maç süresini temsil ediyor. Bu ekrandan çıkmak için EXIT yazısının üstüne gelip ateşe basmanız yeterli. Ana menüden kupa ve kayıt defterinin bulunduğu resmi seçerseniz grupları ve her gruptaki takımların ayrı ayrı puanları görünür. Golleri, kazandığı ve kaybettiği maç sayılarını görebilirsiniz. Daha aşağıdaki grupları görmek için joystick kolunu yukarı veya aşağı itmelisiniz. Ana menüye dönmek için ateşe basmalısınız. Ana menüdeki saha resmini seçtiğinizde takımınızdaki oyuncuların sahaya dağılışlarını ayarlayabiliyorsunuz. Bu ekranın sağında saha resmi ve adamların sırayla ayarlamak için yanlarında sayılar var. Bu sayılar: 4-4-2, 4-2-4, 4-3-3,
5-3-2. Bunlardan istediğinizi seçtiğinizde oku EXIT yazısına getirip ateşe basın. Tüm ayarlamaları yapıp maça çıkmaya hazır olduğunuzda top ve ayakkabının bulunduğu resmi seçip Adidas Torsion'ları ayağınıza giyin. Maça başlamadan evvel topun kimde başlayacağını sağlamak için yazı tura atılıyor. Yazı tura karar verdikten sonra
SECECE
ADİDAS
ateşe basıyorsunuz. Ve para havada dönüp yere düşüyor. Eğer sizin seçtiğiniz taraf düşmüşse top sizde başlıyor. Aksi takdirde topu oyuna rakip sokuyor. Maçta saha yukarıdan gösteriliyor. Tabii ki sizin yönettiğiniz adam yanıp sönüyor. Adidas Championship'i diğer oyunlardan ayıran özellik topun kesinlikle ayağınıza yapışmaması. Yani gerçekteki gibi topu tekmeleyerek sürmeniz gerekiyor. Bu, oyunu hem zorlaştırıyor hem de çok, ama çok zevkli kılıyor. Ayrıca oyundaki hakem de doğru ve yerinde kararlar veriyor. Seyirciler en ufak bir haksızlıkta protesto edip bağırıyorlar. Gole yaklaştığınızda da çok büyük bir tezahürat başlıyor. Faul yapmamaya dikkat edin çünkü hakem sarı kart göstermekten çekinmiyor. Ekranın altındaki kısım oyuncuya çok yardımcı oluyor. Bu kısmın sağında hakemi görebilirsiniz. Hakemin verdiği kararlar ise uzun bir şerit üzerinde yazıyla gösteriliyor. Kalan süreyi ve takımların atak yapması gereken yönü de
buradan izleyebilirsiniz. Ancak burada göreceğiniz uzun çubuklar oyuncunun topa vuruş gücünü gösteriyor. Bunu ateşe basılı tutarak arttırabilirsiniz. Takımlardan biri gol attığında skor tabelasında kocaman bir GOOL yazısı çıkıyor. Maç bittiğinde tekrar menüye dönüyor. Oyun bu şekilde turnuva bitene kadar devam ediyor. Adidas Championship Football çok kaliteli bir oyun. Gerçekten de Adidas'ın adına ve kalitesine yakışır bir şekilde yapılmış. Grafikler ve oyunun size sunuluş şekli harika. Ayrıca menü ekranlarındaki mükemmelliği ve grafiklerin büyüleyiciliği olağanüstü. Kesinlikle kaçırılmayacak bir oyun.
oyun.
MERT HEKİMCİ
Grafik :89 Müzik 598 Ses-Efekt —: 98 Oynanabilirlik: 92 Genel :*95
F-29 için bize gelen sorular ve üç ekran yukarı çıkın.
Şimdi Alicia'yı buldunuz. doğrultusunda birkaç satırbaşı halinde Yo! hayır, olamaz. Bu o ufak bilgiler vermeyi gerekli buluyorum: değil Bu Harpy bera - F-29 bir savaş simulasyonu kanı. Onu öldürmek için z balyoz elinizde bulunma- değildir. Oyun sadece uçağı kullanmalı, sürekli balyozu fırla- maniza izin vermektedir. Savaşın diğer tın ve topuzu elinizde de- tüm evreleri bilgisayar tarafından sapgilken Harpy'ye vurun. O tanmakftadır.
öldüğünde üç ekran aşağı, iki ekran sola, iki ekran aşağı, dört ekran sağa, iki ekran yukarı, iki ekran sağa, üç ekran aşağı, bir ekran sağa, bir ekran aşağı, ve artık sonuca geldiniz. Harpy'yi öldürdüğünüz için kalenin kapısı açılmış. Açılan kapıdan iki ekran sağa gidin ve Alicia'yı bulun. Oyunu bitirmiş oldu-
- Sadece Amerika Çölü test görevidir. Diğerleri gerçek savaşlardır. - Görevin adı görevin türüyle alakalı değildir. Görevler dergimizde verilen açıklamalarla, haritalara bakılarak çözülebilir. - F-22 ve F-29 uçaklarının dikey kuyrukları vardır. Fakat hiçbir uçağın bu kuyruklarla bir düzlem üzerinde hareket
F- 291CIN
nuz! Maalesef son ekran etmesi mümkün değildir. Bu özellik yok amaronun sadece İntercepforda bulumaktadır. zik var. Demons Kiss çok Gerçek bir simulasyonda bu özellik şahane bir oyun. Sakın ka- gerçekçiliği azaltıcı bir unsurdur.
çırmayın MERT HEKİMCİ KEMAL DENİZ AKSOY 64'ler sayfa 12
Elinize Mandrake'nin çizgi Tomanını Okumaya — dalıyorsunuz.
Kendinizi kitaba kaptırıp, içinizden “Ah! Keşke ben de onlardan biri olsaydım" diyorsunuz. Tam o anda ışıklar sönüyor. Odanızda garip bir ışık beliriyor. Işık gittikçe büyüyor ve beşe bölünüyor. Her biri gittikçe sönüyor ve insan şeklini alıyor, biri hariç. Onlara baktığınızda hiç de yabancı olmadıklarını fark ediyorsunuz. Bunlar Defenders of the Earth denilen, dünyayı kötü güçlerden koruyan grubun üyeleri. Yani Kızılmaske, Mandrake, Abdullah, Flash Gordon ve Zuffy (Zuffy, onların maskotu olan elektronik uzmanı yaratık.) Elinizden bıraktığınız kitaba şöyle gözünüzün ucuyla bir bakıyorsunuz ki tam o anda kitaptaki resimler değişmeye başlıyor. Değişen resimler Flash Gordon'un en büyük düşmanı olan Ming'in genç Defender'ları kaçırıp kendi karargahına hapsetmesini anlatıyor. Kitabı elinizden bırakıyorsunuz. Birden dolabınızın kapakları açılıp bilgisayarınızın babanızın sakladığı yerden havalandığını görüyorsunuz. Televizyon ve bilgisayar kendiliğinden çalışmaya başlıyor ve ekranda bir oyun beliriyor. Arkanızı dönüp baktığınızda odanızdaki kahramanların televizyonun içine ışınlandığını görüyorsunuz. İşte o zaman oyunun isminin Defenders of the Earth olduğunu anlıyorsunuz. Dolabı açık bulmuşken hemen gidip joystick'inizi de alıp ekranın başına geçiyorsunuz. Ama bir şey anlıyorsunuz. 64'ler dergisi. Onu da bilgisayarcınızdan veya gazete satıcısından hemen alıyor, oyunun çözümünü okuyup oynamaya başlıyorsunuz. Oyun esnasında Mandrake, Abdullah, Kızılmaske, Zuffy ve Flash Gordon kontrolünüzde ama siz hep Flash Gordon'u yönetiyorsunuz. Diğer dört kahraman ise zorda kaldığınız veya takıldığınız bir engel olduğunda yardımınıza geliyorlar. Her birinin değişik özellikleri var. Oyun sırasında bazen kapılarla karşılaşıyorsunuz. Bu kapılardan geçmek için joystick'i, kapının hizasındayken yukarı veya aşağı itmek yeterli oluyor. Ama bazen bu kapılar kilitli oluyor. İşte böyle durumlarda kahramanlarımız imdadınıza yetişiyor. Açamadığınız kapı tahta ise ki bunlar kahverengi oluyor, yardımınıza Kızılmaske geliyor; kapıyı inanılmaz gücüyle kırıp gidiyor. Eğer kapı çelikten yapılmışsa (Beyaz renkli kapılar) dünyanın en güçlü adamı olan Abdullah geliyor ve kapıyı birkaç yumrukta açıyor. Hiç Abdullah olur da onun efendisi Ünlü Sihirbaz Mandrake olmaz mı? Tabii olur. O da, atlayamayacağınız uzunlukta bir boşluk olduğunda gelip, büyülü değneğini kaldırıyor ve boşluğun üzerinde bir yol yapıyor. Siz de bu yolun üstünden rahatlıkla geçebiliyorsunuz. Peki Zuffy ne işe yarıyor diyeceksiniz.
Onun da yardımı oluyor. Zuffy zincirli kapıları açıyor. Bütün bunlar çok güzel ama size yardım eden kahraman bir süre size yardımcı olamıyor. Bunu ekranın altındaki resimlerden anlayabilirsiniz. Burada kahramanların resimleri çerçeve içerisinde gösteriliyor. Size o anda yardım edemeyecek olanların resmi bir kapakla kapanıyor. Bu kapak açıldığında ise tekrar size yardım edebiliyor. Ayrıca tüm resimlerin solunda skorunuz, haklarınız ve enerjiniz bulunuyor.
Gelelim bizim yönettiğimiz Flash Gordon'a. Adamımız zıplayabiliyor, eğiliyor, koşabiliyor, silahıyla ateş edebiliyor ve eşya toplayabiliyor. Bu eşyalar sütunların üstündeki raflarda bulunuyor ve onları almak için de sıçramanız gerekiyor. Bu eşyalar silahlar, kalkan veya enerji olabiliyor. Silahlar ateş gücünüzü çoğaltırken, kalkanlar hiçbir şeyden bir süre için de olsa etkilenmemenizi sağlıyor. Enerjiler de enerjinizi yükseltiyorlar. Bu objeleri almanız gerekli değil ama size bir çok kolaylık sağlıyor. Oyunda Ming'in askerleri ve robotları sizi sürekli yok etmeye çalışıyorlar. Düşmanlarınızı şöyle sıralayabiliriz. Mavi Giysili Nöbetçiler: Ateş etmiyorlar ama değerseniz enerjinizin bir kısmını götürüyorlar. Bordo Renkli Robotlar:
Bunlar sırtlarında telsiz taşıyorlar ama ateş edemiyorlar. Ayrıca iki atışta ölüyorlar. Mavi Renkli Robotlar: İki atışta ölüyorlar ve silahlılar. Yılanlar: Sütunların üstünde bir yukarı bir aşağı ilerliyorlar ve ateş edebiliyorlar. Uçan Robotlar: Etrafta uçarak aşağıya ateş ediyorlar. Lazer Topu Nöbetçiler: Bunlar tehlikeli ve ölmüyorlar. Bunların yanında bir de üç büyük ve çok zor ölen düşmanlarınız var. Birincisi dev bir mayın. İkincisi boynu uzayan bir ejderha. Bu ejderhayı kafasından vurmalısınız. Sonuncusu ise Ming. Ming'i öldürmeyi başardığınızda soldaki kapıya gidip oyunu bitiriyorsunuz. Oyunda açamadığınız bir kapı veya atlayamadığınız bir tuzak olduğunda kahramanları yardıma çağırmak için SPACE tuşuna basmalısınız. Oyunun haberini geçen ay vermiştik. Biz de sizin gibi çok şahane bir oyun bekliyorduk ama o kadar iyi olmadığını gördük. Yine de denemeye değer!
Kullanan çok
MERT HEKİMCİ Grafik: 82 Müzik: 89
Ses-Efekt: 73 Oynanabilirlik: 80 Genel: 75 Mantık, pratik, zeka ve hızlılığa bir de eğlence eklenirse ne olur? Ne olur? Tabii ki Cloud Kingdoms olur. Cloud Kingdoms deyince akla ne gelir? Yeryüzünden çok yüksekteki, yani bulutların arasındaki krallıklar gelir. Peki bizim oralarda işimiz ne? Bizim pek bir işimiz yok ama sevimli topumuz Terry'nin var. Baron Bonsai onun sihirli kristallerini çalıp 15 ayrı krallığa yerleştirince Terry de çaresiz onun peşine düşer ve kristallerini toplamaya koyulur. Ama işi hiç de kolay değil. Çünkü kötü baron her krallığa böcekler koymuş. Bu böcekler kristalleri koruyor. Dediğim gibi tam 15 ayrı ülke yani level var. Bunları şöyle sıralayabiliriz.
CRYSTAL KINGDOM CLOUD KINGDOM BOX KINGDOM FLYING KINGDOM DARK KINGDOM CHASE KINGDOM UNSEEN KINGDOM GHOST KINGDOM ISLAND KINGDOM CORRIDOR KINGDOM ICE KINGDOM ARROW KINGDOM FIRE KINGDOM JUMPING KINGDOM
Bütün krallıkların kendine has özellikleri var. Bunlardan evvel size oyunun oynanışı hakkında biraz bilgi vereyim. Sevimli top Terry joystick ile yönetiliyor. Ateş düğmesine basınca sıçrıyor. Oyundaki kristalleri toplamak için onlara değmeniz yeterli. Bazen boya tenekeleri buluyorsunuz. Bu tenekelere değdiğinizde Terry beyaz oluyor ve bir süre için boşluk olan yerleri hareket ederek dolduruyor, böylece daha rahat hareket edebiliyor. Bazen de kanatlarla karşılaşacaksınız. Kanatlara değince bir süre uçuyorsunuz ve kanatlar hep aynı yerde duruyor, her zaman kullanabiliyorsunuz. Bir de gazozlar var. Gazozlar enerjinizi çoğaltıyor. Saatler ise zamanınızı fazlalaştırıyor. Run Stop tuşu Pause işlevini görüyor. Pause'ta iken C tuşuna basarsanız oyun biter, R tuşuna basarsanız o hakkınız yanar, Commodore tuşuna basarsanız Terry'nin rengi değişir. Gelelim krallıklara: Crystal Kingdom içinde en fazla kristal olan level, Cloud Kingdom'ın pek bir özelliği yok. Box Kingdom'daysa sürekli anahtar toplayıp kapı açıyorsunuz. Wing Kingdom'da habire kanat kullanmanız gerekiyor. Dark Kingdom'un ortasında boşluğu aşıp kristali almanız gerekiyor. Chase Kingdom'da hiç sıçrayamıyorsunuz. Tek yaptığınız böceklerden kaçmak. Unseen Kingdom'da duvarlar dahil hiçbir şeyi göremiyorsunuz, Ghost Kingdom'da çok az sıçrayabilirsiniz. Island Kingdom'da adalar arasında blok oluşturmanız gerekiyor. Corridor Kingdom'un adı üstünde. Ice Kingdom'da yerler çok kaygan. Arrow Kingdom'da oklar sizi istediğiniz dışında yönlere götürebiliyor. Fire Kingdom'da yerler alevli ve bu alevler enerjinizi götürüyor. Mixed Kingdom çoğu level'in karışımı; Jump Kingdom'da hep atlamanızı gerektiriyor. İşte level'lar kısaca böyle, Cloud Kingdoms neticede sizi haftalarca ekrana bağlayabilir. Kaçırmamanızı tavsiye ederim!
MERT HEKİMCİ Grafik Müzik :79
Ses-Efekt: 82 Oynanabilirlik: 94 Genel: 85
2. Dünya Savaşı'nın benim için en ilginç tarafı Pasifik'teki Amerikan-Japon savaşlarıyla, Alman-Rus savaşlarıdır. Battle Hawks ile Pasifik savaşına katılma şerefine erdim. Fakat oyun yapımcılarının aklına nedense 2. Dünya Savaşı deyince, İngiliz-Alman savaşından, Normandiya çıkartmasından başka bir şey gelmiyor ve bu firmalar daha az ilgi çekeceği düşünülen Rus-Alman savaşları yerine bu tip senaryoların simülasyonlarını yapıyorlar. Nihayet SSI (Bu firmanın Pools of Radiance, Demons Winter gibi daha nice kaliteli Stratejik Simülasyonun yapımcısı olduğunu hemen hatırlatayım) karlı Rus steplerinde Kızıl Ordu ile Wehrmacht adıyla bilinen Alman ordusu arasında yıllar süren, milyondan fazla insanın ölümüne sebep olan ve en nihayet Almanların çekilmesiyle biten bu kanlı savaşın bir simülasyonunu yaptı. Kampfgruppe Almanca'da savaş grubu demek yani ordu. Oyunda her iki ordu da belli ünitelerden oluşuyorlar. Ordunuzun saldırı ve ateş gücünü daima hat safhada tutmak için bu üniteleri tanımak gerekli. Tanklar: Her iki orduda temel olarak motorize birliklere dayanıyor. Fakat Alman ordusunda daha fazla tank var. Bu tanklar Panter, Tiger ve King Tiger gibi süper kuvvetli tankları da kapsıyor. Kısacası Alman ordusu tank bakımından Ruslara fark atıyor. Tanklar kısıtlı da olsa yolcu taşıyabilirler. Bazı top, bazıları da sadece makineli tüfek taşıyor. Toplar: Toplar üç çeşit. Birincisi havan topu şeklinde (Mortar) olanlar. Bunlar uzun menzilli ve 120, 81, 50 mm. şeklinde bulunuyorlar. Menzilleri kalibrelerine göre hesaplanıyor. İkinci tip toplar tekerlekli olanlar. (Artillery) Bunlarda 75 ve 150 mm. olarak bulunuyor ve asıl amacı düşman piyadelerine caydırıcı ateş hattı kurmak. Zırhlı araçlara karşı fazla etkili olmayan bir tip ve kısa menzilli. Üçüncü tip ise altı platform şeklinde olan anti-tank toplarıdır. Bunlar 82 veya 88 mm. olabilir. Hem piyadeler hem tanklar üzerinde güçlü etkisi vardır. Top bakımından Sovyetler üstün. Fakat bu üstünlükleri pek etkili olmuyor. Çünkü topçu birlikleri genelde 2 veya 3 toptan oluşuyor ve ortadan kolayca kaldırılıyorlar. Askerler: Piyadeler 30 veya 40 kişilik gruplar halinde savaşıyor. Sadece tüfek (Rifle), tüfek el bombası (Rifle / Grenade), tüfek alev makinesi (Rifle / Flamethrower) veya tüfek panzer (Rifle / panzerfaust) şeklinde olabiliyorlar. Kamyon veya tank gibi araçlarla taşınabilirler. Piyadelerin en etkili oldukları ünite kamyonlar. Piyadelere karşı en etkili silah ise el bombası. Oyunda asker yönünden de Ruslar üstün ve savaş hattının ilerisine sürülmüş bir piyade birliği yok olana kadar düşmana ağır kayıplar verdirebilir. Kamyonlar: Oyunun en zavallı birimi. Tek görevleri yüklerini hedefe taşımak. Nadiren makineli tüfek atışı da yapabiliyorlar ama bir tankla karşılaştıklarında çaresiz kalıyorlar. Bir piyade birliği ile üst üste geldiklerinde bir tankın arkasında birkaç piyade şeklinde gözüküyorlar. Bu sizi şaşırtmasın. Bayraklar: Bu bayraklar bazı tank, top ve piyade birliklerini temsilen konulmuş. Örneğin tank ihtiva eden bir bayrak tank birliklerinin komutanı oluyor. Oyunda iki düşman birliği üst üste geldiğinde garip bir ikonla sembolize ediliyor. Bu ikon çok karışık olduğundan tarif edemeyeceğim, yalnız siz nasılsa açıkladığım ikonlardan çok farklı olduğu için anlarsınız. Şimdi de bu açıkladığım üniteleri yönetmek için ihtiyaç duyacağınız ve ekranın alt kısmında yer alan komutları inceleyelim. Advance: Bir birliğin sürekli savaşarak ilerlemesini sağlar. All: Seçtiğiniz bir emri o ünitenin tüm eşlerine yansıtır. Örneğin bir tankı ilerletirken All seçeneğini kullanırsanız tüm tanklar o hedefe ilerler. Bombard: Eğer o anda kullanımda olan ünitenin menzili içinde bir ünite varsa o ünitenin üzerine bastığınızda karşınıza bir liste çıkar. Bu listeden o üniteyi hangi biriminizle bombalayacağınızı seçersiniz. İsterseniz tüm birimlerle birden bombalayabilirsiniz. Yalnız o ünite hareket ettiğinde ateşiniz onu takip etmeyecektir. O yüzden bir iki mermide çevresine atın. Eğer düşman size çok yakın olur da yine Bombard seçeneğinde bombalayacak üniteniz yok görünürse Inspect'i kullanın. Cancel: O üniteye verdiğiniz tüm emirleri iptal eder. Debark: Ünitenin içindeki birimleri boşaltır. Örneğin bir kamyon taşıdığı askerleri hedefe götürünce bu seçenekle boşaltır. Embark: Bir üniteyi başka bir üniteye yüklemek için kullanılır. İki birimin yan yana olması gerekmez. Yüklenecek birim uzakta bile olsa araya kadar gider ve orada yüklenir.
ik olursa birlikleriniz arasındaki irtibat kesilir. Locate: Ordunuz büyük bir alana dağılmış olduğundan o anda sözü geçen üniteyi anında bulmak için bu seçeneği kullanın. Eğer Locate'i girdikten sonra kullanırsanız sıra istediğiniz birime geçer. Move: Bir birimi hareket ettirmek içindir. Bu seçeneği seçtikten sonra harita üzerinde birimin gideceği yeri gösterir. Artık birim orayı kendisine hedef alacak ve Cancel demediğiniz sürece sürekli o hedefe doğru yol alacaktır. Next: Bir sonraki birimin kontrolünü almak için. Object: Birimin hedeflediği yolu gösterir. Bir birimin birden fazla hedefi olabilir. Embark seçeneğiyle binilmesini istediğiniz bir taşıyıcıda, binecek olan birimin hedefi olacaktır. Passengers: Birimin taşıdığı yükleri ve yolcuları gösterir. Quit: Bombard, Move veya Embark gibi Pointer'ın şeklini değiştiren bölümlerden çıkmak için. Eğer iki kere basarsanız kumanda safhasını bitirirsiniz ve savaşa geçersiniz. Range: Birimin menzilini gösterir.
Çünkü daha Rusya'nın içlerine girmemişlerdi. Charkow savaşı Almanların üstünlüğü altında geçiyor. Tabi Rusların da zekice bir taktikle yenme şansları var. Kursk 1943: Almanların başarıları sürmektedir. Ruslar hala Almanlara göre kuvvetsizdirler. Luga 1944: 1944'ün başlarında büyük motorize birliklerle Rus steplerinde kar ve çamurun ortasında kalan Almanlar artık Rusların dengeyi sağlamakta olduklarının farkındadırlar. Bu savaşta Rusların kuvveti Almanlardan biraz fazla ve başa baş bir savaş. Minsk 1944: Artık tüm ağır silahlarından vazgeçen Almanlar, düzgün bir geri çekilme çalışması içindedirler. Ancak çok daha kuvvetli olan Rusların buna müsaade etmeye niyeti yok. Savaş baştan sona Rus üstünlüğü altında geçiyor. Artık her şeyi tanıdığımıza göre oyuna geçebiliriz. Oyunun başında hangi tarafı bilgisayarın yöneteceğini, savaş alanındaki orman / dağ yoğunluğunu, senaryoyu ve nehir isteyip istemediğimizi belirtiyoruz. Nehir ilk iki senaryoda Rusların, sonuncusunda Almanların işine yarıyor, çünkü düşman ordusunun hızını kesiyor. Oyuna başladığımızda oyunun başında belirtilen safesine giren birimler görülüyor. Bu yüzden bir kamyonun içinde bir iki piyade birliğini düşmanın içine sokmak ve önemli silahların yerini bulmak yerinde olur. Çok ateş eden birimler yerlerini belli ederler. Bu yüzden uzun menzilli atışlarınızı değişik yerlerden yapın. Asla düşman ordusunun 3/4'ünü gördüğünüzden emin olmadan hücuma geçmeyin ve top atışlarınızı düşmanın durumuna göre yapın. Eğer ordu saldırıyorsa birimlerin önüne, geri çekiliyorsa arkasına ateş edin. Neyse bu kadar ukalalık yeter. Hiç sıkılmadan her ünitenize emri verdikten sonra iki kere
Quit'e bastığınızda savaş başlar. Her çatışma 4 safha sürer. Her safhada iki ordu da sırayla ateş eder. Bu pek iyi bir şey değil. Çünkü ilk önce Almanlar ateş ediyorlar ve eğer Russanız çok kritik üniteleriniz daha ağzını açmadan yerle bir oluyor. Ama eğer Almansanız bu lehinize bir nokta. Savaş sırasında hedef alınan birlik kare içinde gösterilir ve ona ateş eden ünitenin sesiyle birlikte birliğin verdiği kayıp size belirtilir. Bu efektler 10'dan fazla silahın sesini kapsıyor ve hepsi de çok iyi yapılmış. Her çatışma sonunda orduların vurduğu hedef sayısı ve kalitesine göre iki ordu da puan alıyor ve bu puanlar sonucunda o çatışmanın galibi saptanıyor. Bu puanlar bakımından da Almanlar şanslı. Çünkü iki ordu da armut toplasa bile sonuç 25 puana 120 ile Alman kesin zaferi oluyor. Bu ara-
Early 1942, Early 1943, Late 1943 ve Early 1944. Tarih seçimi güç dengesinde önemli bir unsur. Early 1943'e kadar olan senaryolar Alman üstünlüğü altındadır. Tarih seçiminden sonra savaşın şekli soruluyor bunlar: German Pursuit: Almanların Rusları kovalaması, German Assault: Alman saldırısı, Meeting Engagement: İki ordunun eşit şartlarda karşılaşması, Soviet Assault: Sovyet saldırısı, Soviet Pursuit: Rusların Almanları kovalaması. Tabii bu savaş tipleri de güç dengesinde önemli. Meraklı bilgisayarın bizden savaş hakkında öğrenmek istediği son şey savaşın çapı. Yani büyük bir savaş mı istediğimiz, yoksa küçük bir çatışma mı. Artık ordularımızı kurmaya başlayabiliriz. Bir ordu iki türlü olabilir. Ya motorize ya da piyade şeklinde. İsterseniz bu seçimi bilgisayara da bırakabilirsiniz.
Motorize türü seçerseniz piyadeniz olmayacak diye birşey yok. Yalnız daha çok top ve tank koyma hakkınız oluyor. Bu seçimden sonra karşımıza bir liste çıkar. Bu listede savaş alanına koyabileceğimiz birlikler mevcut. Hepside belli bir puana sahip. Koyarken dikkat edin puanınız sınırlı. Puanınız bittiğinde birlikleri istediğiniz gibi yerleştirebilirsiniz. Bunun için harita üzerinde birliği koymak istediğiniz yere klicklemek yeterli. Yerleştirirken dikkat etmeniz gereken şeyler ise toplarınızı menzile göre dizmeniz ve birlikleriniz arasında boşluk bırakmanız. Çünkü bazen düşmanınızın aklına geliyor ve uzun menzili toplarla cephenizi rastgele tarıyor. Ayrıca anti tank ve personel toplarını ateş birliği sağlayacak şekilde koyun. Yani aynı anda aynı hedefleri vurabilsinler. Ha! Birde da 4 çeşit sonuç yüreğinize su serolabiliyor. Eğer bir pecek bir şey hatırordunun puanı di- latayım. Eğer toplager ordununkine rınız ve tanklarınız göre çok yüksekse hiçbir düşman üni- (Decisive Victory) ACELE POSTA SERVİSİ İLE tesini bombalayadenilen kesin zafer PROGRAM EVİ NİZE GE Lİ YOR. mıyor görünüyorsa oluyor. Eğer puan Inspect i seçin; hefarkı azsa Marginal, Geniş bilgi için definizi yok kabul daha da azsa Tacti- adresinizi bize yazın listelerimizi gönderelim. edebilirsiniz. Çok cal Victory sonucu önemli iki teknik elde ediliyor. Puan- AMIGA PROFESSİONAL USER CLUB nokta daha var. ların eşit olması ve- bu ay ProWrite 2.51'i tanıttı ve üyelerine Eğer şifreyi bileya farkın çok az ol- programı ücretsiz gönderdi. mezseniz sakın ması sonunda ça- Siz de üye olarak, oyunu tekrar tışma ortada kalı- h bi ol Kampfgruppe-ll yayor. er ay bir programa ücretsiz sahip olun. zarak yüklemeye Şimdi de A-Max ile Mac programlarını çalıştırmak isterseniz, çalışmayın, sadece oyunu değişik bir tüm imkanlarımız (Orjinal A-Max Program, Utilities, resetleyin. İkincisiyönü olan kendi sa- CUTTİNG EDGE driver ve EMULATOR 4128K rom) de kurduğunuz sevaş senaryonuzu sadece üyelerimizin hizmetindedir. naryoları formatlı kurmaya bakalım: 5 ayrı bir diskete kaysenaryoya başla- dedin. Hoşçakalın madan önce sava- G O LD 1B OX pardon şın tarihini belirle- BİLGİSAYAR HİZMETLERİ sehen! meniz İsteniyor. Divanyolu Cad Bestekar Osman Sok No: 1 Kat: 1 KEMAL Bunlar Late 1941, 34410 Cağaloğlu / İSTANBUL DENİZ AKSOY Tel: 528 63 04 64'ler sayl'a 22
DELUXE PAINT'İN İKİ EKRANI
Deluxe Paint programı çizim esnasında iki ayrı ekrandaki font) veya arkasına ekleme (merge in back), o anki ekranı silme (delete this page) olarak kullanılır.
spare (copy to spare), birinci resmi ikincinin
ALAR (BRUSH)
Deluxe Paint menülerinin ikincisi Fırçalarla ilgili olan menü. Kendi oluşturduğumuz fırça parçalarını tutabiliriz.
1 disketle yükle Bunlar da yapılı RESTORE diğer seçeneklerle değişime uğramış fırça ucumuzu ilk haline getirmek için kullanılır. Klavyede B tuşu ile de yapabiliriz. SIZE seçeneği ile Fırçanın veya bir resim parçasının boyut-
Set Page Size
Seddt a istediğimiz ölçülerde değiştirmemize olanak verir. tretch ile brush (fırça ucu)'ımızın sağ alt köşesini tutmakta-
Type in size: Width: EFEM Ekim
Or select one:
3286 x 348 | 352 x 298 |
Paye Löverscan
Ekranda sayfa ebatlarını değiştirmek için Page Size menüsüne girdiğimizde, karşımıza çıkan pencerede width (genişlik) Height (boy) ölçülerini değiştirebileceğimiz gibi Or select one'daki
Standart (320x256), Full Page (320x340), Overscan (352x290)'dan birini işaretleyerek belli ölçülerle de çalışabiliriz. Standart ekran haricinde çalışıyorsak sayfamızın tamamını ekranda görmek için de Show Page'i seçer ya da klavye karşılığı olan S tuşuna basarız. Ekranda çözünürlüğü tekrar değiştirmek istediğimizde Screen Format'a gireriz. Ekranın ilk açılışındaki pencere karşımıza çıkar.
Choose Screen Format Format: Number of 320x256 |) Colors: 640x256 | CA) 320x512 | Ca) Ez) 640x512 | Program Loading: |Swap |Load All
İşte birinci kısımdaki genel olarak disket işlemleri, ekranın tümü ile ilgili renk ve baskı işlemlerine ait ilk menümüz olan PICTURE'ı tanıdık. Yaptıklarımızı biraz daha detaylandırırken, bunları nasıl saklayacağımızı, diğer programlardaki veya data grafik disketlerindeki (AMIGA PROFESSIONAL USER CLUB'te geniş data programları da mevcuttur.) grafikleri nasıl ekrana çağırıp onları kullanabileceğimizi de gördük.
yız. Sol tuşumuza basarak hareket ettirir, böylece fırça ucumuzun ebatlarını serbest olarak değiştiririz. Halve bize resmimizin tamamen 1/2 oranına küçültülmüş halini gösterir. Double 2 katını oluşturur. Double Horiz ile enine iki misli, Double Vert ile boyuna iki misli büyütme yaparız. FLIP seçeneği ile fırçayı x (Horiz-Enine) veya y (Vert- Boyuna) yönünde ayna görüntüsünü alabiliriz. EDGE fırça ucumuzdaki şeklin zemin rengi haricindeki her tarafında Outline ile istediğimiz (sol tuş ile seçilmiş) renkte bir kontür verebiliriz. Bu işlemi değişik renklerle tekrarlarsanız çok değişik şekiller, çerçeveler elde edersiniz. Trim ile ise şeklin her tarafından küçültme yaparız. ROTATE modu fırçamızı 90 derece (90 Degrees) veya istediğimiz açıda çevirmemize yarar (Any Angle). Ya da fırça ucumuzu belli açılarda yatırmamızı sağlar (Shear). CHANGE COLOR ile fırçamızın renklerini çok değişik şekillerde yapabiliriz. Zemin rengi ile birleşik, ya da uç rengiyle zemin rengini yer değiştirerek, eski haline döndürerek ve hatta transparan yaparak, yeni fırça uçları ile yepyeni ve değişik boyutlu resimler yapabiliriz. BEND modu ile fırçamızı x (Horiz) veya y (Vert) yönünde istediğimiz kadar yuvarlayıp kıvırabiliriz. HANDLE ile fırçamızı istersek merkezinden (center), istersek köşesinden (corner) ya da herhangi bir yerinden tutabiliriz (Place).
ÇALIŞMA USULLERİ (MODE)
MATTE: Fırça tarzıdır. Fırça ucundaki renkler neyse onlar kullanılır. Daha çok fırça ucumuzu oluştururken ekran bu moda otomatik olarak döner.
COLOR: Fırça ucumuzdaki rengi, sol tuş ile seçilmiş renge döndürür. Fırça ucu oluşturduğumuzda MATTE modundan kurtularak çalışacağımız renge dönme işleminde kullanılır.
REPLC: Kopya çalışmalarında seçeriz. Burada kesilen fırça ucunu zemin rengi ile birlikte kullanmamıza imkan tanır.
SMEAR: Fırça ucu renklerini birbirine bulama işlerinde kullanılır.
SHADE: Gölgelendirme tarzı. Aynı fırça ucunu hafif yön değiştirerek üst üste bastığımızda bize CYCLE ile seçilmiş renklerden oluşan bir kabartma gölge görüntüsü kazandırır.
BLEND: Renkleri birbirine karıştırarak fırça ucumuzun yumuşak deformasyona uğramasında bize yardımcı olur. Yani düz kesilmiş bir fırça ucunu, üzerinde BLEND modunda çalışarak muhtelif kırılmalara uğratabiliriz. DAİRE: Her türlü daire çiziminde kullanılır. İkon seçildikten sonra mouse ile çizilecek dairenin merkezi belirlenip, sol tuşa basılı bırakarak büyüklüğü ayarlanır ve tuştan elinizi kaldırarak çizim tamamlanır. Yine daire çiziminde de ikonu sol tuş ile sol üst köşesinden seçersek çember yani içi boş bir daire, sağ alt köşesi ile seçersek içi dolu bir daire elde ederiz. Şayet ikonu sağ tuş ile sağ alt köşeden seçerseniz BOYAMA'da olduğu gibi Fill Type penceresinden değişik alternatiflerde çalışabilirsiniz.
ÇOKGEN: Çokgen çizimi yapar. Çokgenin ilk köşesinden itibaren sırası ile köşeler mouse sol tuşuna basılarak tespit edilir ve son köşe tespit edildikten sonra başlangıç noktamız üzerine gelerek son kez mouse sol tuşuna basarak çizimi tamamlamış oluruz. Burada muhtelif şekiller çizebiliriz. Dörtgen ve dairede olduğu gibi sol tuş ile sol üst köşe seçilirse içi boş çizim, sağ alt köşe seçilirse içi dolu bir çizim elde ederiz. Şayet ikonu sağ tuş ile sağ alt köşeden seçerseniz BOYAMA'da olduğu gibi Fill Type penceresinden değişik alternatiflerde çalışabilirsiniz.
ELİPS: Elips çiziminde kullanılır. Sol tuş ile merkezi belirlenir. Tuştan elimizi kaldırarak enine ve boyuna doğru mouse ile elipsimizin büyüklüğü ayarlanınca sol tuşa bir defa daha basılır ve tuş basılı olarak mouse'un hareketi ile elipsin yönü, açısı belirlenerek çizim tamamlanır. İkon sol tuş ile sol üst köşeden seçilirse elips çizgi halinde, sağ alt köşeden seçilirse içi dolu bir elips oluştururuz. Şayet ikonu sağ tuş ile sağ alt köşeden seçerseniz BOYAMA'da olduğu gibi Fill Type penceresinden değişik alternatiflerde çalışabilirsiniz.
FIRÇA OLUŞTURMA: Ekranın herhangi bir bölümünün fırça olarak kullanılması mümkündür. İlk önce ikon sol tuş ile seçilir. Sonra fırça olarak kullanılacak ekran parçasının kesme için bir köşesinden tutup sol tuş basılı olarak oluşturulacak fırça dörtgen içine alınır. Böylece yeni bir fırça yaratılmış olur. Eğer ikonu, sol tuşa bir defa basarak seçersek kare şeklinde kesmeler yaparız. Şayet sol tuş ile ikon üzerine iki defa basarsak serbest noktalar belirleyerek kesme yapılır. Bunu da bir başlangıç noktasını tespit ederiz. Tuştan parmağımızı kaldırıp ikinci ve diğer noktaları belirleyerek tuşa basar ve parmağımızı kaldırırız. Kesme işlemini tamamlamak için son olarak başlangıç noktasına gelip tuşla basarız. İşlem tamamlanır. Böylece kare haricinde düzensiz ve serbest bir alanı fırça ucumuza almış oluruz. Bu işlemler sol tuş ile yapıldığında ekran olduğu gibi kalır. Sadece kestiğimiz kısmın bir kopyası fırça ucu olarak elde edilir. Ancak kesme işlemini sağ tuş ile yaparsak, belirlediğimiz kesme alanını ekrandan alarak fırça ucu ile taşırız. Fırça ucunu herhangi bir yere bırakıp, yeni bir çizime başladığımızda, son fırça ucu yine gerekirse kesme ikonuna sağ tuş ile basarak, tekrar aynı fırça ucunu elde etmiş oluruz.
YAZI: Ekranın herhangi bir yerine yazı yazmada kullanılır. İkon sol tuş ile seçilir ve mouse ile yazının yazılacağı yere gidip sol tuşa basılır. Yazılacak yazı klavye yardımı ile girilir. Yazı rengi, renk plaketinden seçilir. Yazı font ve puntoları yazı ikonuna sağ tuş ile basılarak gelen Choose font penceresinden seçilir ve tüm font, punto, stil seçimleri yapıldıktan sonra Show ile yazımıza ait karakterler pencerede belirir. Burada, Drawer ile başka program disketlerindeki değişik fontları da çağırarak kullanabiliriz.
DEVAMI GELECEK SAYIDA
Choose Font General Size: TKR Style: Italic Opal Palatino Underline Drawer
GRİD'Lİ ÇALIŞMA: Ekran üzerinde çok düzgün çizimler, noktalamalar ve tekrarlamalar yapmak için grid seçeneğini sağ tuş ile seçerek x ve y doğrularındaki nokta vuruş aralığını belirleyerek grid başlama noktasını Adjust ile seçip, sol tuş ile ikonu tekrar işaretleriz. Böylece verdiğimiz eşit aralıklarla noktalama - çizgileme yapılabilir. Adjust ile mouse ucundaki gridleri sol tuşa basarak, bırakmadan mouse'u oynattığımızda grid ölçülerini istediğimiz ebada getirir, grid başlama noktalarını yeniden belirleriz. Tuşu bıraktığımızda işlem bitmiş olur.
Gridding
| (ör |
X-spacing! Y-spacing!
| | Ok |
SİMETRİ: Bu modda her türlü simetrik şekil çizilel lir. İkon seçilir. Ekran'ın herhangi bir yeri merkez k bul edilerek, istenilen simetri çizilir. Simetri sayısın ve simetri merkezini ayarlamak için ilk önce ikon üzerindeyke sağ tuşa basın, gerekli değişiklikleri yaptıktan sonra Point ile tek nokta merkezinden Cyclic ile tek yönlü, Mirror ile ikizayna görüntülü çizimler yapılır. Tile ile, en ve boy genişlikleri ayarlayarak ekran üzerinde tekrarlı emprime desen çizimi ya pilabilir. Nokta merkezli simetride, merkez belirlemek için Pla ce seçilir ve ekranda merkez noktamız işaretlenir. Place'i se meden okeylersek simetri merkezimiz ekranın ortasıdır. Ya de daha önce başka seçim yapılmış ise o seçimin merkezi ile çizim yapılır.
try
Tile | ) MEL
Örder:! | | Ok |
BÜYÜLTEÇ: Çizim esnasında herhangi bir kısmı de büyülterek daha detaylı çizimler yapılabilir. Bunun için ilgili ikon seçilir ve büyültülecek kısım üzerine gelerek sol tuşa bir defa basılır. Şimdi ekran ikiye ayrılmıştır Sağda resmin büyütülen kısmı, solda da büyültülmüş hali var dır. İstenilen çizim yapıldıktan sonra büyülteç ikonuna bir de fa daha basılır ve büyülteç modundan çıkılır
Joy. sol yukarı: Zıplama. Adamınız bir kere ateşe bastığınızda savunma yani ateşsiz gerçekleştirilen kalkan kullanma pozisyonuna geçer. Bir kez daha bastığınızda ise ateş ile yapılan hareketlere geçer. Bu sadece 3. bölüm ve bonus bölümünde böyle değil. Buralarda Joy. kontrollerini yazının ilerleyen bölümlerinde ateşsiz hareketler. Joy. yukarı: Zıplama, Joy. sağ: Sağ yukarı, Joy. aşağı: Aşağı eğil, Joy. sağ yukarı: Zıplama, Joy. sağ aşağı: Aşağı eğil, Joy. sol aşağı: Aşağı eğil, Joy. sol yukarı: Zıplama. 3. bölümde ateş ile hareketler.
Joy. yukarı: Zıpla ve ateş. Joy. sağ: Sağ yukarı ateş. Joy. aşağı: Eğil ve ateş. Joy. sağ yukarı: Zıpla ve ateş. Joy. sağ aşağı: Alt çapraz ve ateş. Joy. sol aşağı: Alt çapraz ve ateş. Şimdi oyunun bölümlerine geçelim. 1. BÖLÜM: ENGLISH FOREST
Bu bölüm bir korulukta geçiyor. Burada uygulamanız gereken strateji ise mümkün olduğunca yavaş ve temkinli gitmek. Oyunun 3. bölümü ve bonus bölümü hariç bütün bölümlerinde rakiplerinizi öldürünce karşınıza yardımcı eşyalar çıkıyor. Bunları mutlaka toplayın. Çünkü hepsi gerekli. Aldığınız bir eşya başka bir bölüme geçmez. Her özel eşyanın (Hak dışında) belli bir kullanma süresi verilmiştir. Bu süre ekranın sağ alt köşesinde sarı çubuklarla gösterilmiştir. Bu çubukların hepsi karardığında artık o silah elinizden çıkmış demektir. Şimdi bu özel silahların ve eşyaların neler olduğundan bahsedelim: Kalkan az hasar almanızı sağlar. Ateşli kılıç bütün düşmanları tek vuruşta öldürür. Hız iksiri bir seferde üç yöne birden ateş etmenizi sağlar. Matara ise size ekstra hayat kazandırır. Haklarınız ise sol alt köşede kafalarla gösterilmiş. Eğer ekstra hak alırsanız ve kafaların hepsi sarı durumdaysa yani hiç hak kaybetmediyseniz korkmayın çünkü aldığınız haklar hanenize işleniyor ve yandığınızda kafa kaybetmiyorsunuz. Hakların sağında ise kalan zaman ve enerji yine çubuklarla gösterilmiş. Bir bölümde zamanınız bittiğinde otomatik olarak game over yani oyun biter. Puanınız ise ortada gösterilmiş. Bu bölümde sizi zorlayacak pek rakip yok belki balta atan adamlar ve büyücü size zarar verebilir. Aman dikkat bazen yolun ortasında birdenbire çıkan büyücü size ışınlar atıyor ve onu kesinlikle öldüremiyorsunuz. Bölümün sonuna gelene kadar kayalar bile sizi rahat bırakmıyor. Bunlardan ancak zıplayarak kurtulabilirsiniz. Tabii çok iyi ayarlamalısınız. Bazen arka planda akbabalar
Biraz yaklaştığınızda da uçup kaçmaya çalışırlar. Hemen kılıcınızı çekip onları vurun. O da nesi kuş birden bir ağaca tünemiş durumda size bakarlar.
re pişmiş nefis bir tavuk oldu. Hemen üstüne yürüyüp onu alın ve böyelece ekstra enerji kazanmış oldunuz. Herneyse herhalde bu yardımcılar sayesinde bölümün sonuna geldiniz. Bütün adamları öldürünce en sağa gidip yüzünüzü sola dönün ve oyunun ilk bölümünü bitirdiniz. Eğer bu bölümü geçmekte zorlanırsanız canınızı sıkmayın çünkü bu bölümü — geçmek gerçekten zor. Bâzı yazarlar bile birinkğ ci bölümde takılıp kalmış durumdalar. Neyse biz bölümü bitirdiğinizi farz edip bonus bölümünden (Bu bölüm her bölümün sonunda çıkmaktadır.) bahsedelim. Bonus sizinde bildiğiniz gibi ya da bilmediğiniz şimdi öğreneceksiniz gibi fazladan bazı şeyler kazanmak için oyunlarda yapılan bazı ekstra işlere denir. Ivan Hoe'da ise fazladan hak kazanmak için affedersiniz ayı gibi bir yaratıkla dövüşmelisiniz. Bu ilk iki bonusta bir adam diğer iki bonusta ise adlandıramayacağım bir yaratıkla dövüşeceksiniz. Bu o bölümleri geçtikten sonra size çok kolay gelecek. Tek yapmanız gereken sağ alt çapraza çekip tabii ki joystick'i sonrada manyaklar gibi: ateşe basmak. Gerçi otomatik ateşli bir joystick kullanabilirsiniz ama benim gibi kendi işinizi kendiniz görmekten” hoşlanıyorsanız parmağınız kopabilir. Burada grafikler epey büyük (Bölümlere göre). İki tarafın sol ve sağ üst köşelerde gös- Terilmiş. Enerjisi ilk bonus döşünde adamın elinde sadece kılıç var. İkincisinde ise karşıbir kalkan ve kılıç ile çıkıyor. Yine aynı vuruşu yapynaya devam ederseniz sonunda adamın kalkanı parçalanacak ve kolay bir av haline gelecek.
2. BÖLÜM: BOAT TO EUROPE | İşte şimdi belaya çattınız adamınız gitmiş feribota bilet alacağına korsanlarla dövüşüp teknelerini almaya çalışıyor. Mecburen siz de kavganın ortasına düşüyorsunuz. Bölüm yüklenince hemen sol üstte sallanan hakkı zıplayıp alın. Sonra ilerlemeye başlayın. Hiç durmayın sadece önünüze çıkan adamları öldürün arkanızdan gelen adamları bırakın sizi takip etsinler. En sonunda geminin ortasına geleceksiniz. Burda kafadan kontak bir korsan elindeki bombaları kafanıza fırlatacak ama bu adamın enerjisi de ekranda Enemy yazan enerji ile gösterilmiş. Bütün bölüm sonu ayılarının bu enerjilerine bakarak ölmelerine ne kadar kaldığını anlayabilirsiniz. Bu manyak korsana gelmeden önceki havada uçan ve kendini tarzan sanan adamı mutlaka öldürün ve çıkan hız şurubunu alın. Bu düşmanınız olan korsanı daha kolay öldürmenizi sağlayacak. Şimdi ne yapacaksınız. Arkanıza taktığınız bütün adamlar sizi kovalayıp sonunda yakaladılar. Hemen arkanıza dönün ve sol alt köşeye çekip manyaklar gibi ateşe basın. En sonunda hepsi ölecek ve korsan havada uçmaya başlayacak. Daha önce bahsettiğim havada uçan korsan ise aynı ekranda olduğu için onu peşinize takılan adamlardan kurtulduktan sonra öldürün. Böyle yapmazsanız daha rakiplerinizin hepsini öldürmeden hız şurubunun etkisi kaybolur ve manyak korsan da kafanızı patlatır. Neyse biz yine farz edelim ki hız iksirini aldınız ve bütün düşmanlarınızdan kurtuldunuz. Şimdi korsana biraz yaklaşıp ve onu takip ederek sürekli ateşe basın böylece çok geçmeden ondan kurtulacaksınız. Daha bitmedi. Şimdi tekrar sağa ilerleyin ve tekrar adamları peşinize takın. Sandığın üstünden zıplayın ve biraz ilerledikten sonra tekrar zıplayıp kaptan mahalline gelin. Burada sol tarafa biraz ilerleyin ve adamların kafalarına vurmaya başlayın. Hepsi ölünce tekrar sola yürüyüp korsanı öldürdüğünüz yere gelin. Sonra tekrar geri dönüp kaptan mahalline çıkın yüzünüzü sola dönün ve işte bitti. Bonustan sonra büyük bir harita çıkacak ve burada ne kadar ilerlediğinizi göreceksiniz. Bu grafik gerçekten mükemmel yapılmış. Artık Avusturya sınırına yaklaştınız ama varamadınız. İşi biraz hızlandırmak için ata binmeye karar verdiniz ve tekrar yola koyuldunuz düşmanlarınız ise yine peşinizi bırakmıyor ve peşinizden taaa 3. bölüme kadar geliyorlar. 3. BÖLÜM: RIDE FROM FRANCE TO AUSTRIA Bu bölümde atın üstünde dörtnala koşturuyorsunuz. Bu bölümü görünce Ocean'ı bir kez daha takdir edeceksiniz. Ekran Scrol'u gerçekten çok hızlı kaydığı için gözünüz bozulabilir. Zaten bozuk olan gözlerim bu oyun sayesinde bir iki numara daha ilerlemiştir. Burda engeller şunlar: Kütükler, duvarlar, çalılar (Bu üçünden kurtulmak iki şekilde oluyor.), kalkanlar, bombalar. Kalkanlar ve bombalardan kurtulmak iki şekilde oluyor. Adamınız yolda giderken silahlar bulunuyor. Zaten bölüme başladığınızda elinizde bir tane var. Bu silahların ikincisi ise şövalye mızrağı. İlk silahı olan oku atmak için ateşe basmanız yeterli. İkinci ise joy. ile hallediyorsunuz. Yapmanız gereken tek şey mızrağın ucunun kalkanlara çarpmasını sağlamak. Ne kadar çok kalkan veya bomba imha ederseniz o kadar çok puan alırsınız. Bazı zıplamalı, eğilmeli veya düz ateş etmelisiniz. Eğer kendinizi zorlamak istemiyorsanız bunlardan aynı şekilde kurtulabilirsiniz. Yani sadece kaçarak vurmaya çalışmadan. Bu bölümün ortasında yine başka bir düşmanla karşılaşıyorsunuz. Bu sizin gibi bir şövalye ama sizin kadar iyi dövüşemiyor. Dikkatli atışlarla rahatlıkla saf dışı bırakabilirsiniz. Yine kalkanlar derken en son düşmana geliyor sıra bunu vurmak biraz zor. Ama bir taktiği var. Birkaç kere düz ateş edip sonra yukarı zıplayın adam yukarı ateş edeceğinizi sanıp aşağı gidince daha önce fırlattığınız oklara hedef oluyor. Bunu birkaç kere denedikten sonra daha iyi yapacağınıza eminim. Ama tabii adam da rahat durmuyor. Habire zurnasından size yılanlar fırlatıyor. Bu adam üstelik uçan bir halının üstünde ilerliyor. Bunu da öldürünce işte değişik canavarla bir bonus dövüşü ve 4. bölüm. 4. BÖLÜM: THE AUSTRIAN TOWN: Bu bölüm aynen ilk bölüm gibi ama tabii ki daha zor. Pek anlatılmaya değer yanı yok aynen birinci bölüm gibi geçebilirsiniz. Ama ilk gelişinizde çok hakla buraya gelmenizi tavsiye ederim çünkü gerçekten zor bir bölüm daha sizi bekliyor. Belki yazının başını görüp merak etmişsinizdir. Neden bu adam zaten Türkiye'de bulunan bir oyunu orijinalini getirtip öyle yazmış diye? Çünkü kopyaları bu bölümün sonunda bir bozukluk gösteriyor. Bu bölüm çok zor olduğu için sonunda ki adamı direk gelip öldürmelisiniz. Mutlaka en sonunda ün adamları öldürüp tam en büyük adam çıkacakken ölmelisiniz ki tam enerji ile yeniden başlayasınız. Çünkü kopyaları ise en sonunda böyle ölünce tekrar en başa dönüyor ve sizin oyunu bitirmenizi imkansız kılıyor. İsterseniz bir deneyin. Bu oyunun orijinalini temin etmek için BEŞİKTAŞ BİLGİSAYAR'a başvurabilirsiniz. Yine de siz bir deneyin belki sizin kopyanız sağlamdır. 5. BÖLÜM: THE CASTLE Bu bölüm ise tümüyle bir labirent gibi. Sağ, sol, alt ve yukarıda kapılar var. Bu kapılara girmek için kapı ne taraftaysa o tarafa çekip ateşe basmalısınız. Yine aynı düşmanlar etrafınızda. Amacınız ise kulede tutulan Kral Richard'ı oradan kurtarmak ve tahtına geri getirmek. Ama etrafınızdaki yüzlerce kapıdan sadece bir doğru yere varıyor. Çoğunlukla yanlış kapılara girdiğinizde tekrar başa dönüyorsunuz. Yolda dev şövalyeler bazen kapıların önünü tutuyor ve kılıçları ile geçmenize izin vermiyorlar. Bunları öldüremezsiniz. Kılıçlarının iniş ve kalkışlarına göre hızla geçmelisiniz. Burada size yardımcı olan objeler yok. Kalkanınız ve kılıcınızla yalnız başınızasınız. Size bu ilginç labirentte başarılar dilerim. Oyunun sonunda bu kadar uğraşmaya değecek bir son ekran olduğunu söylemeliyim. Aman tekrar dikkat bu labirentte zamanınız biterse oyun biter ama zaman o kadar kolay bitmiyor. OYUN HAKKINDA İPUÇLARI VE KOLAYLIKLAR: 1- Olabildiğince yavaş ve dikkatli ilerleyin. Böylece kötü adamların hepsi birden size saldıramaz. 2- Her yeni bölüme geçtiğinizde ne tür kötü adamlar olduğuna bakın ve ne kadar vuruşta öldüklerine dikkat edin. Bu size epey kolaylık sağlayacak. 3- Bulduğunuz yani öldürdüğünüz adamlardan çıkan bütün silahları alın. Bu oyun hakkında söylenebilecek tek şey mükemmel grafikler ve animasyona sahip olduğudur. Oyunun grafikleri ise pek ciddi değil, aynen bir çizgi film gibi hazırlanmış. ALIN, ALIN, ALIN..... NOT: 1. bölümün sonlarına doğru ağaçtaki okçuların birini öldürünce çıkan kılıcı alınca bunu kullanmak için yere eğilin ve ateşe basılı tutun. Biraz sonra kılıç alevlenecek ve siz ateşe basmayı bırakınca etraftaki bütün düşmanlar ölecek. Bu silah 1. bölümü bitirmeyi epey kolaylaştırıyor. Bir de 4. bölümdeki askerlerden bahsedeceğim. Bu adamların elinde kalkan var ve ne kadar vurursanız vurun etkilenmiyorlar. Bunun için biraz vurmadan bekleyin tam adam size vurmak için elini kaldırdığında ise siz atağa geçin ve alt çapraza vurun. Göreceksiniz bu yöntem bayağı işe yarayacak. P-Pause ŞAHİN DERYA Grafik: 90/100 Ses-Efekt: 90/90 Müzik: 90/90 Oynanabilirlik: 90/50 Genel: 90/95
Son zamanlarda etraf uçak simulasyonlarından geçilmez olmuşken Sherman imdadımıza yetişti. Sonunda kara savaşlarını sevenleri de tatmin edecek bir simulasyon geldi. Tanklar ortaya çıktıklarından beri orduların en önemlisilahları haline geldiler, özellikle ikinci dünya savaşında pek çok şeyin gidişini değiştirdiler. İşte Sherman M-4 bu olayları canlandırmaya amaçlıyor. Oyun yüklenirken güzel çizilmiş bir tank çıkıyor. Hazır söz yüklemeden açılmişken oyunun bazı versiyonlarının ikinci yüklemede çalıştığını belirtmeliyim. bunun için oyunu yükleyin yükleme durup ekran siyahlaştığında disketi çıkartmadan tuşlarla resetleyin. Oyun şimdi yükleyecektir. Tank grafiğginden sonra önümüze bir menü çıkar. En üstteki seçenekten kullanıcağımız
Sherman'ı, özelliklerini, üç boyutlu — versiyonunu — ve Sherman'ın ön konsolunu görebilirsiniz. İkinci seçenekte Alman Tanklarını görebilirsiniz. Burada en önemli ve zorlu rakibimiz olan Tiger'a dikkatlice bakın . Bu tank size oyunda ecel terleri döktürecektir. Demoyu atlayarak görev seçeneklerine gelin. Burada üç seçenek var. (Normandy, Ardennes, Desert). Bütün görev yerlerinin grafikleri, bitki örtüsü farklıdır.
Hangi görevi seçerseniz seçin önünüze bir menü daha gelir. Burada en üstte oyunun realizmini ayarlayabilirsiniz. Bence “deep rivers" hariç hepsini "yes" yapın ve oyunu kolaylaştırın.Çünkü buna ihtiacınız olacak. Sonra camdin ile tüm görevleri tek tek itirebilirsiniz. ve bence bu zevkli. Sonraki seçeekte Sherman ve Jip sayısı- 1 ayarlayın. Shermanı piyasada diğer türlerinden ayıran büyük — özellik işte — bu. Sherman'da maxımum 4 tank ve 2 jipi aynı anda yönetebilirsiniz.. Son seçimde ise karşınızdaki düşmanın durumunu ayarlıyorsunuz. Bunların hepsini mini yapın yoksa oyun süper zorlaşır. En karşınızdaki — düşman reşallerini — seçebilirsiniz (Rommel, Rundisdeni, Guderian) unlardan çöl filkisi (Desert Fox) adıyla anılan Erwin Rommel'i karşınıza almanızı tavsiye etmem. Heinz Guderian'ı seçersenniz zırhlı birliklerin yağun saldırısına uğrarsınız. "Begin Game“ ile tankımızın içindeyiz. Buradaki elleri gördüğünüzde hemen Lancaster aklınıza gelecektir. Hemen F4 tuşuna basın ve haritayı çıkarın. Oyunda F1'e basarsanız yukarı çıkarsınız. Burada F5, F6, F7 ve F8 ile etrafa bakabilirsiniz. F9 oyunu pause eder. F3 ile hasar durumunu görebilirsiniz. Tekrar FI ile tankın içine dönebilirsiniz. Harita çıktıktan sonra Joystick'i yukarı aşağı iterek haritayı inceleyin sonra en yakındaki üssü görün. I tuşuna basarak ilk tankı kontrolümünüze alın. Haritada gitmek istediğiniz yere ekranda çıkan beyaz imleci götürüp ateşe basın. Ardından 2'den 6'ya olan sayı tuşlarıyla diğer üç tankı ve 2 jipinizi (eğer jipiniz varsa) aynı yöntemle hareket ettirin. Buradaki kırmızı noktalar sizin konvoydur.
Sarı noktaları daha sonra göreceksiniz, Alman kuvvetleridir. Hedefe ilerlerken karşınızda nehir çıkar. Yakınlarda köprü varsa köprüden geçebilirsiniz. Yoksa bilgisayar kendisi geçemiyor. O yüzden hemen 'esc' ile tankı, içine kumandayı alıp nehri geçmeliyiz. Fakat başta deep rivers'a yes demişsen geçemezsiniz. Bazı görevlerde (özellikle Ardennes'deki, Almanlar sizi kovalıyorlar. Bu durumda köprüden geçtikten sonra bir tankı kontrolü alın ve köprüyü uçurun. Bu pozisyonda arkadan sizi izleyen Alman birliğini de pusuya düşürebilirsiniz. Fedakarca birkaç tankı yok ettikten sonra kaçmaya çalışın. Yoksa fark edildiğiniz an hayatınız tehlikeye girer. Benim burada bütün birliği yok ettiğim de oldu. Eğer yolda saldırıya uğrarsanız hemen F1'e basın. Saldırgan etrafta yoksa F2'ye basıp dürbünle etrafı tarayın. Gördüğünüz anda alın ve korkmadan, hızlıca üzerine gidin. Namluyu kaldırın ve ateşe basın. Burada çok çevik olmalısınız yoksa ağır hasar alır daha da kötüsü hayata elveda dersiniz. Yalnız burada Tiger tanklarını uzaktan yok etmenizi tavsiye ederim. Bazen yolda mayınlar çıkıyor. Bunları ateş ederek yok edebilirsiniz. Üsse vardığınızda önce akınlarda "bunker" varsa yok edin. Daha sonra kontrolümüzdeki bir tankı bayrak direğine getirip çarpın, geri çekildiğinizde birleşik devletler bayrağının çekildiğini göreceksiniz. Artık üs bizimdir. Eğer erzak barakası varsa ki bunlar haritada gösterilmiştir tanklarınızı içeri sokup fuel alabilir daha da önemlisi hasarların tümünü onarabilirsiniz. Fakat üssü ele geçirmekle görevleri bitiremezsiniz. Görevlerin çoğunluğu şurayı burayı ele geçir, savunma yap, yok et biçiminde. Ama görevler o kadar basit ve sıradan ki bu türden anlamayan bile kolayca başarabilir. Yalnız Normandy görevinin 5.'sine ve Ardennes görevinin (ki Ardennes görevleri en zor, uğraştırıcı görevlerdir) 2.'sine dikkat edin. 5.'deki Tiger Convoyundan uzak durun ve 2.'deki 4 Sherman'ın Almanların eline geçtiğini bilin bunları uzaktan yok edin. Unutmayın bu Shermanları kurtaramayız ve tuzağa düşeriz. Kilise ve köylerde askerler olabilir. Bunları topa tutun. Oyun şu anda piyasadaki en iyi tank savaşı. (En azından M1 Tank Platoon gelinceye kadar.) Fakat birçok ayrıntı atlanmış. Bence daha fazla detay oyunun gerçekçiliğini oldukça artırabilirdi. Yine de Loriciel firması için iyi sayılabilicek atmosferik bir oyun. Verdiğiniz paraya değer. ERTUNÇ BURAK
BİR DAKİKA Bir arkadaşım vardı."ANEMİ' teşhisi ile hastaneye yatırıldı. çok uzun süren bir dönem için hastanede kaldı. Bu arada Bilgisayar oynayamadı. zaten canı da istemedi üzüntüsünden dolayı... Kendisini dayımla beraber ziyarete gittiğimde benzini çok soluk gördüm. KANI YETMİYORMUŞ...Kanının grubu da zor bulunan bir kanmış... ama benim kanım ona uydu ONA KAN VERDİM.Keşke CONAN gibiolsamda
| ihtiyacı olanlara daha çok kan versem.. BEN KAN VERİYORUM YA SİZ...
Merhaba arkadaşlar. Yine süper grafiklere ve ses efektlere sahip olan bir adventure oyunun tam çözümüyle karşınızdayız. Dergimiz sürekli okuyucuları mutlaka hatırlayacaklardır. 22. sayımızda yayınladığımız Space Guest I'i sanırım hepiniz beğenerek ve severek oynamışsınızdır. Bu maceranın sonunda zorda olsa YVahaul'dan kaçmayı başarmıştık. Gemiyle ilerlerken uyku kabinine yatıp uzun bir yolculuğa çıkmıştık. İşte bu serinin III. bölümü de buradan başlıyor. Hiçbir şeyden haberiniz uzayda sonsuza doğru ilerlerken yabancı bir gemi tarafından sizin geminiz tespit ediliyor ve koordinatları saptanıyor. Daha sonra içini de inceleyen robotlar içinde bir insanın yani sizin olduğunuzu anlayınca sizi kendilerine doğru çekip, içlerine alıyorlar. Kendinize gelip, dışarı çıkmanızla kontrol size geçiyor. Etrafı araştırmak maksadıyla önce aşağı doğru ilerleyin. Burada eski uzay gemisiyle, roket parçası var. Buradan sağa doğru gittiğinizde karşınıza bir çöp makinesi çıkıyor. Makineye yaklaştığınızda birdenbire sizi yakalıyor. Ve yukarı doğru çıkmaya başlıyorsunuz. Sizi biraz götürdükten sonra çöplerin parçalandığı makineye doğru bırakıyor. Siz de parçalanmak istemiyorsanız önce ayağa kalkın ve üstteki boruya atlayın. (Stand up, jump) Zar zor boruya çıktıktan sonra sola doğru ilerleyin en sonunda geniş bir kapıdan içeri gireceksiniz. Burada çalışan bir robot var. Ayrıca bir de vinç görevini yapan bir araç var. Onun üstüne gelin ve aşağıya doğru eğilerek araca binin. (Climb Down) Daha sonra sola doğru ilerleyin. Bu ekrandan çıkınca sizi küçük bir şekilde gösteren bir ekrandayız. Burada aşağıda bir reaktör var ve sizin de bunu almanız lazım. Reaktörün tam üstüne gelin ve kancanızı aşağıya sarkıtın. (Push Button) Reaktörü alınca sağa doğru ilerleyin. En sonunda bir dönemece ulaşacaksınız. Bu dönemeçten dönün. (Burada sizi büyük gösterecek). Dönünce almış olduğunuz reaktörü aşağıya indirin ve geminin üst boşluğuna yerleştirin. (Push Button) Daha sonra araca bindiğiniz