Gameshow sayı 65, sayfa 59
Sayfanın metni

Sayfa 59

Pol: Ben de gencim bir kere, ayrıca güzelim ve sağlıklıyım :)..

Valla düşüncelerimin bir kısmını aktardım. Hepsini zaten söylemem. Yok öyle hazıra konmak. Siz de düşünecek ve üreteceksiniz niye gaza geldim birden böyle?). Abla konusunu hemen geçiyorum, şimdi beni de kendimle çeliştirme (lafa bak 2). Tamam bende son olarak bir konu hakkında içimi dökeyim: Mail, wordpad, rtf, Türkçe karakter, imla

50 bin TL para üstlerini de vermiyordu. Gizli İşler baktım ismin yoktu. e şimdi yenilerden misin? Anlamadım ki arkadaş. İnsan bir giriş yapar şuyum buyum diye. Bu ne böyle çat kapı!. Al sana cevaplar gör gününü (İdare edeceksin sende. Kanamam var): 1-) Fuarda Evren Halbuni ile tanıştım. Tam konuşuyordum çocukla 2 kız geldi adam beni unuttu yel Bu arada TL. para üstlerini de vermiyordu. Gizli işler çeviriyor olabilir. Paralar, kızları. dikkat derim. Pol: Gameshow istihbarat departmanından çocuklar bu konuda uyarmıştı zaten. Evren Halbuni'nin soyadının cazibesine kapılan kızlar maalesef bu aklı başında gencin aklını başından alıyor. Gameshow zibidi yazar tayfasında 34 kilo olmasına ve hem karşıdan hem de profilden aynı görünmesine rağmen yakışıklı bir tip olduğu için (o sakallar ne lan öyle? kes) kızların ilgi odağı olabiliyorlmuş. bende yeni öğrendim. çünkü Evren'in Mamer bilgisayar dışında var olmadığını bilirdim, ehe. Adam orada bir masaya kurulur ve gelene gidene görseniz çok gülersiniz. Bazen Kusmuk'un o olduğundan şüpheleniyorum). Bundan sonra daha dikkatli olacağız. Koynumuzda yılan beslemeyelim besledik ki bu da başka bir hikaye). Ayrıca kumarbaz ve organ hırsızıymış bu Evren... 2-) Sana yollanan hikayeler neden hep gerilim, korku hikayeleri oluyor. Millet sana polisiye hikayeler, mizah, aşk hikayeleri falan yolluyor da sen mi yayınlamıyorsun yoksa kimse mi yollamıyor? Pol: Gelen hikayelerin çoğunluğu aşk hikayesi. Şimdi dalga geçtiğimi sanıyorsunuz di mi? Hayır ciddiyim (ciddi olmak ne saçma bir insanlık durumudur. Hele boş meseleler için ciddi olanların derisini yüzmek gelir içimden. Ölümün olduğu bir dünyada hiçbir şey daha ciddi olamaz. Bu arada bana bir şeyler oluyor :)). Gerilim, korku ve Bilimkurgu türünde çok az hikaye geliyor (İmsomnia denen arkadaşın esaslı ilginç hikayeleri vardır. Artık göndermiyor. Bir de bizim rönesans beyefendisi kibar Altuğ psikopat hikayeler yazıyor). Bu hikayelerin bazıları ilginç oluyor ama nihayetinde çok klişe bitiyor. Bazıları ise maalesef yazan kişinin hayatının birebir yansımasını oluşturuyor sanki; kısır ve bilinen bir döngüde ilerliyor ve bitmesi gerektiği gibi bitiyor. Bazıları ise işin içine aşk olmasa bile bir dişiyi bulaştırıyorlar. En azından şimdiye kadar gelen hikayelerde basılmaya değer bir aşk hikayesi görmedim. Aşk nedir zaten yahu? Bırakın bu işleri. Seks yapmak için bundan güzel bahane olamaz bir gün bu lafları yutucam ama dur bakalım -)1 3-) Blind Guardian'ın Batalions of Fear'ını dinledim midem ağzıma geldi. İkinci kez dinlemek istedim ilk şarkıyı bile bitiremedim. İnşallah hep böyle değillerdir. Yüzüklerin Efendisi'ni kulaklarım tıkalı izlemeyeyim... Pol: Hmmm! Hmmm!.. Yukarda bir yerde saydığım albümleri dinlemeni tavsiye ediyorum. Ayrıca Yüzüklerin Efendisinde BG yok. 4-) Bana mektuplarında amatör ruhtan bahsedenlerin adresini verir misin? Bu konudan bıkan birisi olarak her ay bu sorular sorulduğuna göre konuşarak bu iş halledilemez kanısına vardım.Toplu imha yöntemini deneyeceğim. Hatta bu soru yüzünden işe kendimden başlayabilirdim ama mantıksız geldi, vazgeçtim. Pol: Ehehi mantıksız bir konu üzerine mantıklı bir karar. Yaşasın mantık! yaşasın rasyonellik! Yaşasın matematik (sıçtık :)). Öyle bir adres listesi bende yok. Olanlar hemen göndersin. Kendi kendini yok etme telkini kullanacağım (böyle bir gücünüz olsa ilk kimi veya kimleri yok ederdiniz? Üstelik yakalanma riski yok. İşte mükemmel cinayet. Sus Polat :)) 5-) CD çok güzeldi, kutlarım. Sonraki aylarda da verecekseniz içeriğini internetten okur anketiyle belirlesenize. Yani herkes istediği oyunu yazsın, mesela ben Max Payne diyerek şansımı denemek istiyorum (Bu arada anket konusunda ciddiydim. Ben kötü bir örneğim hesap dışı tutabilirsiniz.) Pol: CD için teşekkürler olmadı işte, sanki cd'yi sen vermişsin gibi. Diyorum ya tek kelime istiyorum, yazdığım anda tüm varlığınla anlayacağın tek bir kelime. Bak aklıma 1984'deki dil ile uğraşan kişisi geldi. Korkunç bir ütopya içindeydi bu kişi ve amacı dildeki tüm gerekli gereksiz kelimeleri ayıklayıp ya da değiştirip insanlığı konuşamayacak duruma getirmeyi sağlamaktı. Sonra... okuyun. Parantezler uzamaya başladı, kapatıyorum). Şimdilik bu eski oyun hizmetimiz devam ediyor ama içerik senin sandığın gibi değil. Max Payne verilmesi imkansızın ötesinde bir durum. İmkansız bile değil, acayip bir şey :)... Okur anketi olabilir. MEG ve Altuğ'a iletir misin bu durumu? Hayır ben iletirim diyeceğim bu unutkanlık belasına takılırım. Hadi bu mektupluk bu kadar. Sanırım ne uzun ne de kısa oldu mektup (kesilmesin yani). Kendinize iyi bakın. Görüşürüz... Pol: Tam olmuş (kesmedim). İşte olay bu ama kesemiyorum böyle olunca). Sanırım herkes mektupları tam kıvamında tutmayı başarmış bu ay )). Tamam sende kendine iyi bak. Bir daha nerede ne zaman görüşürüz bilmiyorum. Ki görüşmüş değiliz. Bak gördün mü? Kelimeler. İşi zorlaştıran bunlar işte :)... Bundan sonra mailleri simgeler halinde gönderin. Son olarak Mail, wordpad, rtf, Türkçe karakter, imla kuralları... (car car car! -Nesime'nin mesajı)

Yeni zibidileri tanıyalım: Bleda ilk olarak Overdose'a gönderdiği “Şan Zebani” mektubu ile ismini duyurdu. Soyadını duyurması için daha çok sene geçecekti (ki bunun soyadını annesi babası bile tercüme edemiyor). 70'li yılların kabarmış kek biçimli kıvırcık zenci saçlarıyla, bu saçları saklamak avuç kadar olan şapka seçimleriyle, ismini bir türlü kimseye inandıramamasıyla ve sürekli ama sürekli hiç durmadan Selam Polat, gezegendeki en kötü esprileri üretmesiyle Kemer'deki 4 zibidinin en garibi. Bleda aslında çok daha acayip bir çocuk. Aklı başında olmasına rağmen deli psikolojisini benimsemiş gibi davranıyor. Arkadaşları arasında uyumlu görünen tavırları kendisine basit bir eleştiri yükseldiğinde

Bu ay oldukça aktif bir okuyucu olmaya karar verdim. Bu bir başlangıç. Daha bir kısa bir uzun hikaye yollayacağım. Şimdilik sadece bu mektup var. İdare et.

Pol: Merhaba kritik kütleye ulaşmasıyla son buluyor. Böyle durumlarda Bleda'nın en bilinen tepkisi yüksek sesle bağırırken her nedense tişörtünü çıkarmaya başlaması. Bunun nedenini en yakın arkadaşları dahi bilmiyor. Kendisi de bilmiyor zaten. Her türlü ateşli silaha olan merakı ve bilgisi ile övünen ancak bu silahlardan daha tekini bile gerçekten görmeyen bu modern şehir kovboyu, aynı durum ortaçağ silahları söz konusu olduğunda giyotinden başka bir şey bilmiyor. Başka bir ilginç özelliği de yanında arkadaşları olmadığı zaman Beyoğlu'nda çevresine topladığı 50 civarı kızla gezip dolaşma yeteneği olması (nasıl bir yetenekse bu). Yazı yazmaya gelince 50 kelimeyi bir araya toparlayamayan bu ne idüğü belirsiz varlığın onca kızı berbat esprileriyle etkilediğini sanıyoruz. Eğer öyleyse böyle adaletin taa... Neyse önümüzdeki ay Evren Halbuniyi işleyeceğiz.

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.