Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 60
Selam Polat, Hayat karmaşık, bir o kadar da düzensiz. Aslında kendi ana dilini bile bilmeyen benim gibi biri için belki de içinden çıkılmaz bir muamma. Zaten artık hayatla pek ilgilenmiyorum. Artık hayatıma bir anlam yüklemeye çalışmıyorum. Aslında hayata anlam yüklemek anlamsızlaştırıyor hayatı. Bırakın aksın hayat, sizde onunla beraber akın. Beni belki hatırlarsın, Yazarlarınızdan Levent Arslan'ın arkadaşı Ömer. Bir kaç kere Kamer'e gelmiştim görüşmüştük. Uzun zamandır Overdose'a mail atmayı düşünüyordum. Sonuçta yeni okurlar da bayağı katılımcı olduğuna göre benim gibi Gameshow'u 6. sayıdan beri takip eden bir okur (bir nevi kaşarlanmış) atmazsa artık ayıp olur, daha da öte kayıp olur diye düşündüm. Artık her ay (bir aksilik çıkmazsa) overdose'a katılım yapacağım. Pol: Hatırladım seni Ömer. Şu çatık kaşlı kötü bakan arkadaş. O gün korkmuştum senden be! Çok sinirliydin, sesin soluğunda çıkmıyordu. Levent nereden bulmuş seni :). Hayır Levent yanında olmasa baya, bir araba dolusu dayak yiyecektin bizden bu da komik laf). Eh senin gibi kaşarlı bir okuyucu geç bile kaldı mail atmakta. Buyur gel şöyle otur karşıma (çok davetkarım bu ay). Hayatla ilgili yazdıklarını yüzüme söyle cesaretin varsa (tehditkarım da aynı zamanda :)). İşte cevaplar seni kaşarlı Ömer :) 1- Overdose'un yeni düzenini (düzensizlik düzenini) çok beğendim. Düşünenlere de, emek verenlere de teşekkürler. Pol: Rica ederim asıl ben teşekkür ederim Öleceğim bir gün kibarlıktan) 2- Geçen Overdose yazılarından birinde “Kadınlar kozmetiğe ayda ne kadar para harcıyor biliyor musun?” demiştin. Aslında çok doğru bir tespit. Makyaj, güneş gözlükleri falan belki de kadınların düştüğü (aslında sadece kadınların dememek lazım erkeklerin de) anlaşılmaz bir özgüven eksikliğinin sonucu. Ve çok komik bir şey ama kadınlar birbirlerini bu yüzden kıskanıyorlar. Sanırım Ebru Şallı'nın “Beni daha çok kadınlar arıyor ve kadınlar laf atıyor” demesi de bunu kanıtlıyor. Pol: Öyle mi demişim? Doğru demişim, O günden bugüne değişen bir şey yok. Üstelik Kozmetikten öte koskoca bir moda sektörü, giyim, kuşam vs. vs için neler feda ediliyor. Sırf kadın ve erkeğin aptal egolarını şişirmek ve bunları daha çekici, seksi ve hesapta modern göstermek için o güzelim hayvanların postları gerzek kadın ve erkeklere süs olsun diye katledildi ya ben ona üzülüyorum. Ayrıca kimya sektörünün kadınlar için olağanüstü çalıştığı bir gerçek, Bilmem nerenin bilmem ne laboratuarlarında kadının allık pulluk kısaca makyaj malzemeleri için üretilen ve bunun için harcanan para biraz da dünyanın kötülüklerini yok etmek için harcansa acaba neler olurdu. Moda sektörü kadının fetiş olmasını sağlamaktan ve kendi teşhirciliklerini körüklemekten başka ne yapıyor ki? Ah bak son 2 senedir İflah olmaz bir çük beyinlinin buluşu olan Viagra niye vardır ki? Şeyini kaldıracağına kıçını kaldırıp daha hayırlı işler yapmak varken... neyse bak yine zebanileştim :). Susayım en iyisi. Ebru Şallı konusunda söylediklerine katılıyorum (seksi kadın be! Tamam rezilim ama öyle :)) 3- Overdose temmuz sayısı bir alıntı “Bak şimdi bak olaya bak: kadınlar erkeklerde doğal ten kokusunun kendilerini tahrik ettiğini yumurtlarken erkekler de kalkık kaşlı kadınların kendilerini tahrik ettiğini buyurmuşlar. İyi bok yemişler", Çok güldüm bu lafa, Uyarıcı dediğimiz şeyler aslında simgesel olmaktan öteye gidemez diye düşünüyorum. He he komik ama. Pol: Uyarıcının anlamı değişken tabii. Simgesel olanlar görsel afrodizyaklar oluyor. O son sıradan ve mekanik dansta hiçbir işlevi olmayan ama oraya gidene kadar gayet işe yarayan simgeler. Neler yok ki! Kadın Erkek tarihi “tahrik” olmak için bu simgelerle dolu. Hele günümüz reklamcılığında kadın öyle bir cinsel meta haline geldi ki! Yani iğrençliğin sınırında. Mesela magnum dondurma reklamındaki cinsel göndermeler bunun en bariz kanıtı (Güzel kadın o da be! eheh). Aslında olay hayvanlığımızı olabildiğince modernleştirmek ve açıkça bilineni bir takım simgelerle veya işaretlerle alttan alta kafalara sokmak. Yani güdülemek ve güdülenmek. Başka da bir şey söylersem namerdim (lafa bak 3). Çok uzun konu valla. Yer olursa size erkeğin kadını nasıl güdülediğini ama son derece salakça bir stratejik yanlışlık ile asıl kendisinin simgelerle hayvan gibi güdülendiğini anlatırım bir ara finanslar?) 4- Geçen ay, Kadıköy seferlerimden birinde gördüm halka dünya mühendislerini ama açıkçası almaya korktum. Anlar mıyım anlayamaz mıyım acaba diye. Sen ne dersin kuantum fiziği, diferansiyel denklemler ve bir sürü analitik cart curttan kalmış başarılı bir öğrenci olarak bu kitaplardan bir şeyler anlayabilir miyim? (Halka Dünya kitabında ki bazı yerlerde zihinsel buhranlar yaşadım da) Pol: Kuantum fiziği, diferansiyel denklemler ve analitik cart curt'larla uğraştığın için demek ki çatık kaşlı modernleştirmek ve açıkça bilineni bir takım
Veya yani güdü sürer
Overtime Overtimeo D
Yorum yok!
ASAKTIR
Son zamanlarda bana gelen bazı maillerde internette benim adımı kullanıp saçma sapan hareketler yapan şahsiyetsizlerin varlığını öğrenmiş bulunmaktayım. Lütfen bunları dikkate almayın. Benim yaptığım tek şey “sörf”. Benim adımla ya da “Zebani” adıyla sizi rahatsız eden olursa yüz vermeyin. Ya da “Ben onun arkadaşıyım, tanıdığıyım vs. vs” gibi şeylere hiç inanmayın. Çünkü hiçbirisiyle alakam yok. Böyle bir eylemle karşılaştığınızda lütfen bana haber
5 8 <.'ben de kendimi yerlere atıp gülmeye başlamıştım. İçtiğimiz kolalar dökülmüştü bile verin.
aratlarla alttan aha e güdü ko ve güdülenmek?”
Hikaye yazmak isteyenler için kısa bilgiler: Kelime sayısı 750 ile 800 arasında olabilir. Ancak 800'ü geçmeyin sığmıyor. Hikayenin sonuna lütfen isim ve soyadınızı eklemeyi unutmayın. Tabii ki imla kurallarına ve Türkçe karakterlere dikkat.
internette
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 61
"Amatör ruh nedir abi yaa! Nasıl bir sembol bu kadar
Biz biliyoruz ne olduğunuzu. Bu yüzden kötü bakıyorsun dünyaya :) (yoruma bak). Anlarsın tabi, fakat bu kitapları okumak sana bir tür ödev gibi gelecektir. Özellikle ikinci kitap. Yani sen kitabı okurken bir anda farkında olmadan problem çözmeye başlayabilirsin (Ağır bilimlerle ilgilenenlerin böyle “tik"leri varmış :)). İlk kitapta anlatılan Dyson küresi modelini anladıysan sorun yok. Ama esas Halka Dünyayı kafanda canlandırabildiysen ve anladıysan, anlamaktan öte hayal ettiğin şeyi kavrayabiliyorsan tamam ikinci kitabı alabilirsin |Mesela Geometride kağıt üzerinde anlaşılır görünen bazı işlemleri uzay zamana uyarlayıp 341 resmini çizmeye çalış... ya da dur, hiç uğraşma :)|. 5- Diablo 2 pack'i aldık. Bilgisayara yüklerken bilgisayar kitlendi. Diablo 2'yi ettim tekrar yüklerken bu sefer de Diablo 2'de kitlendi. Bilgisayara çıkartma yapıştırsam hatta daha da öte önünde bacak bacak üstüne atsam kitleniyor e oha artık (buradaki soruyu sen bul). Pol: Bilgisayarın bazı dönemlerde kendisiyle iç hesaplaşması sonucu bir takım çatışmalar... tamam sustum!. Bir testten geçir. Norton'un Windoctor'ı işe yarıyor. Mektup bitti. Gameshow'u alın, aldırın! Gameshow bir dergiden öte bizler için, bir arkadaş. Gameshow için herkesin neler yaptığını ne zorluklara katlandığını düşündükçe bunu daha iyi anlıyorum. Gameshow bizim tek bağlantımız ve hiçbirimiz bunu kaybetmek istemiyoruz. Tekirdağ'daki bayii ile tartışmamdan tutun da (neyse ki tanıdıktı da kabul ettirmiştim Gameshow'u önlere aldırmayı) Levent'le yağmur çamur dinlemeden deliler gibi Gameshow aramamızı, çevremizdekilere yaymaya çalışmamızı... Hepsinin tek bir nedeni var, Gameshow benzer tarzda düşünen binlerce insanın (umarım binlercedir tirajı tam bilmiyorum) tek buluşma noktası ve ben bu dergiyi seviyorum, çünkü hepinizi seviyorum. Hoşçakal Polat kendinize iyi bakın. Ömer Esen. Pol: Bu içtenlikle yazılan Gameshow sevgisinin ifadesi için ekleyecek bir şeyim yok. Teşekkür etmekten başka, Merak ediyorum dünyanın hangi yerinde başka hangi dergi için böyle içten, değerli ifadeler vardır ki? Bunları görmek, okumak bizim bu kötü anlarımızda o kadar moral kaynağı oluyor ki. Geçenlerde MEG ile bunu konuşuyorduk. Gerçekten zor bir işin altından kalkıp, onca emek, çaba, didinme sonucunda en azından maillerimize baktığımızda bu tip ifadelerin varlığının bizi mutlu ettiğini konuştuk. Okuyucumuzla ve dergimizle gurur duyduk. Özellikle de her ne kadar hatamız varsa bu hatalarımızla bizi seven böyle kabul etmiş okuyucuların olduğunu bilmek... Anlatamıyorum. Çocuklar gibi şendik o gün hemen yemek yedik (saçmalıyorum). Ömer arayı açma. Kamere gel Leventle. Diet Kola getir, dolap boşaldı... Gel sana Zebaniyi göstereceğim daha :))
Polat abi, 2 yıldır GS okuyorum, ancak daha önce (geri sayım zamanlarında) milletten GS'u. Tamam kabul, küçüktük o zaman:) Artık her ay alıyorum hiç kaçırmıyorum valla:) )) geçen ayki Gameshow'u almak için gazete bayiine gidip Gameshow la adamın “Kalmadı” demesi beni ne kadar sevindirdi biliyor musun? Gazete bayiine gitmek için onca yol tepmiştim oysa. Pol: İlk kapanma döneminde işlenen bütün günahlar affedildi |Peder MEG halletti hepsini :)) Kapanma dönemlerimiz var ya! Ne ilginç. Yani amatörlüğün bu kadarı :). Gazete bayilerinin sözlerine güven olmaz. Kalmadı dediyse gelip bittiği anlamında değildir o; kapandı çıkmıyor anlamındadır |Bak yaa durup dururken kaşınma denir buna). Beşiktaştaki bayilerde orta şiddette bir Gameshow araştırması yapmıştık bir zamanlar. Vitrinde Gameshow'lar gözümüze girerken bayideki herif gelmedi diyordu. Gülsem mi ağlasam mı karar verememiştim o an. Madem her ay alıyorsun biraz eleştir bakalım Gameshow'u. Ne eksik, ne fazla vs. vs (sayfa sayısı demek yasak :)) 1) Şimdi abi Opeth tam olarak hangi türe giriyor? Ben bir sürü kişiye sordum, biri “progressive death” dedi, biri “doom/gothic” dedi, biri “yok abi black'in hası bu” dedi. Yani tamam çok önemli değil, bir sınıfa sokmaya çalışmıyorum ama yine de merak ettim doğrusunu sana sorayım dedim. Pol: Benim dediğim ne kadar doğru olur bilmiyorum ama her şeyden biraz var. Ama en doğrusunu vokalistin ağzından duyalım: “Türümüz birçok kişinin kafasını kurcalıyor olabilir. Birçok türü barındırıyoruz ama Opeth daha fazla progressive bir yapı taşıyor..." Yani vokalist bunu
Göndereceğiniz mailleri lütfen ama lütfen mail penceresine yazmayın. Bu durum dergiye basma söz konusu olduğu zaman başımıza bela anlamına gelmektedir. Oluşan “Enter” hatalarıyla başa çıkmamız mümkün değildir. Bu yüzden maillerinizi Word ya da Wordpad'de imla kurallarına uyup rtf (rich text format - Zengin Metin Biçimi) kaydederek ve daha sonra herhangi bir mail programından yazdığınız dosyayı “Attach file” yaparak gönderirseniz çok çok mutlu olurum. Böylece hem zahmetten hem hatalardan kurtarırsınız bizi.
demişse bize söyleyecek fazla bir şey düşmüyor. "Black'in hası bu” diyen arkadaş biraz sallamış. Hatta çok sallamış. Ya da hiç has black dinlememiş. Ya da çok dinlemiş ayyyyy!!.. tamam sustum bu ne bel :) 2) Monkey Island 1-2'yi abandon olarak nerden bulabilirim ya da bulup bulamayacağımı biliyor musun? Sizin abandon departmanına sorsana bi :))) Pol: Zor çok zor. O oyunları Lucasarts hala satıyor. Bu yüzden abandon statüsüne girmedi. Nette derin araştırmalar yapman lazım bulman için. Burda sana “şurdan indirirsin” gibi bir şey söyleyemem. Surf yapacaksın bulmak için. Bence o mükemmel oyunları eğer imkanın varsa orijinalini al. Pahalı değiller zaten. Eski oyun ne de olsa şimdiki fiyattan satılmıyor. Lucasarts'ın store kısmına bir bak derim. 3) Amatör ruh nedir abi yaa? Nasıl bir sembol bu kadar tekrarlana tekrarlana kötü hale getirilebilir ki? GS'un gerçek dostları zaten neyin ne olduğunu bilir, böyle şeylere gerek yok ki. Niye yaptığınız şey bir kalıba sokulmaya çalışıldı ki böyle? Gameshow'sunuz işte, fazlası yada azı değil. Biz biliyoruz ne olduğunuzu. Bu yüzden okuyoruz GS'u. Bu yüzden kendimize bu kadar yakın hissediyoruz, odamızın en güzel yerine koyuyoruz. Gameshow'un bu gibi şeylere ihtiyacı olsaydı bu yerde olmazdı zaten, Belki bu söylediklerim yanlış olabilir ama Gameshow'un milyonlarca okuyucusu olması iyi olur muydu sence? Ama bak okuyucu diyorum, dost demiyorum. Pol: Hay ağzınla 1000 yaşa (böyle miydi bu?). Keşke bu söylediklerini zamanında saçma sapan konuşan ve başımızda kalıcı ağrılar bırakan o şuursuz kitle de anlayabilseydi. Tam Türk stili iğrenç önyargılarının peşinden koşan ve dost sandığımız o tipler keşke şu yazdıklarını okusa. Ama artık anladık ki amatör ruh denen gerzek şey onların kafasındaki önyargının ismi. Bize çakıl taşlarının arasındaki inciler yeter. 4) Bu kopya cd olayıyla ilgili bir şey söylemek istiyorum. Türkiye'de oyuncu genelinin orijinal oyun alması tam anlamıyla bir ütopya, Hem ben krizden de bahsetmiyorum. Kriz yok varsayalım, Kopya oyun çalışıyor mu? -Çalışıyor. İyi kötü bir kapağı var mı? -Var. Haftada 2-3 tane alabileceğim kadar ucuz mu? -Ucuz. Diyelim ki çalışmadı. Bu bana koyar mı? -Pek koymaz. Türkiye'de buna karşı çıkacak insan pek azdır (ben dahil tabii ki) 'ol: Hay ağzına karabiber emi! Ne diyim şimdi sana. Neyse yorum yapmaktan kaçınayım. Önümüzdeki ay ufak bir orijinal ve korsan kopya görüşleri isimli (ya da buna benzer artık neyse) ufak bir köşe açacağım Orda takke düşecek kel görünecek gülüyorum bu lafa da). Fakat senin bu düşüncenin sakat yanını söyleyeyim sana: artık kopya oyunlar eskisi gibi gelmiyor. Ciddi bir şekilde sekteye uğramış durumda. Olanlar ise tam da korsanlığa yaraşır bir şekilde ya oyun diye aldığın cd'nin içine başka bir şey oluyor ya da virüslü çıkıyor. Ve bu durum gittikçe artmakta. Yani sen bir dahaki mailinde “bilgisayarıma virüs girdi nasıl temizleyebilirim?” türü sorular gönderebilirsin. Bizim cevabımız da bir kahkaha olabilir (yanlış Zaten çok garip bir coğrafyada vuku buluyor bu işler, İki ucu acayip değnek. Kusacaklarım bu kadardı bu seferlik. Sorularımı cevaplarsan sevinirim, yayınlarsan daha da sevinirim (Sizin de işiniz zor valla, bu alli oku, cevapla, hangisini yayınlayacağını belirle, kes :P). diyorsun ama bu dergideki diğer şelerindeki hiçbir mektup kesintiye Kabul et işte makas sende:) Tekrar görüşmek üzere, Polat ve GS dostları. nur Pol: Makasın bende olup olmadığı ve diğer mektupların kesilip
Arkadaşlar maillerde oldukça çok Chat ağzı kullanılmaktadır. Bu tarafımca tolerans gösteremediğim tek şey. Sizden ricam lütfen mail yazarken Irc'de olduğunuzu unutun ve normal Türkçe kelimeler kullanın... gidiyo, yapıyo, gitmicem vs.vs. gibi iğrenç chat kelimeleri kullanmayın... En azından yazım dilinde kullanmayın...
yaşlı amca tarihinin en k kesilmediği, kesilse bile kimin kestiği veya kestirttiğine dair kanıt yok |hiç anlamaya çalışma boşver :)). Kusacakların bu kadarsa bende son kusmamı yapayım: Son olarak Mail, wordpad, rtf, Türkçe karakter, imla kuralları... İKusmuk? Lavuk seni!)