Gameshow sayı 65, sayfa 27

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 27

CTEN

bir işçi; ne özel eğitim almış bir paralı asker, ne kendini kadınları uzaylılardan korumaya adamış bir kas yığını, ne de karanlığın şeytani güçlerinin peşinde bir avcı. O bir maden işçisi. Tamam anladık karakteri farklı peki oyunun diğer FPS'lerden bir farkı var mı? Yok olur mu hiç? En başta süper senaryosu var. İnsan oynarken hafif bir Half-life havası seziyor. Ayrıca bir sürü silahı var. Yapımcılar gene bir yığın yeni programlama stili bulmuşlar ve ayrıca bu seferki oyunumuzda araçlar da var. Hem de süs olsun diye koyulmamı?lar. Hayır şahsen ben oyunu ilk oynadığımda kazma makinasını süs sanmıştım fakat sonra üzerine çıkmaya çalışırken içine girip kullanınca dumur yaşadım. Oyunumuzun şu andaki en büyük özelliği maksimize edilmiş etkileşim. Patlayıcılarla duvarları patlatabiliyor olmamız şimdiye kadar hiçbir FPSde olmayan bir özellik. Geo. Mod. adı verilen bir teknoloji sayesinde yaratılan bu özelliğimizi daha sonra çeşitli örneklerle açıklayacağım. Gelin ilk önce oyunun grafiklerine bir göz atalım. Red Faction'a bakmak bile heyecan verici diyebilirim. Renk paleti ve kaplamalar çok akıllıca kullanılmış. Etraf ne bir guake misali karanlık ve de bir Half-life misali pastel. Volition bu oyunu yaparken grafiklerde gerçekten iyi bir iş çıkarmış. Oyun içinde ilerlerken etrafta birbirinden farklı bir sürü poster veya tabela da görebiliyoruz. Bazılarının üzeri çizilmiş bazılarında da “Ultor sucks” gibi şeyler yazıyor. Aynı zamanda kırılan camlar da bayağı gerçekçi olmuş. Herhangi bir oyunda cama ateş ettiğinizi düşünün. Ya cama hiç birşey olmaz, ya camın üzerinde bir mermi kaplaması belirir, ya da cam kocaman 3-5 tane üçgen parçaya kırılır. Büyük ihtimalle de yere düştükten bir kaç saniye sonra yok olur. Red Faction'da ise işler böyle yürümüyor. Ateş ettiğiniz camda önce bir delik açılıyor daha sonra çatlaklar oluşuyor ve cam (oyundaki tüm camlar havalı Cam) en sonunda patlayıp binlerce parçaya ayrılıyor ve yere düşüyor. Ayrıca yerde de kalıyor. Ayrıca patlamalar ve dumanlar da çok iyi yapılmış hatta duman ve gazlar gerçekte olması gerektiği gibi hareket ediyorlar. Tabi ki herşey güllük gülistanlık değil. Oyunun grafikleri herhangi bir 93 motorlu oyunun (Alice, Wolfenstein) grafiklerinin yanından bile geçemiyor. Ayrıca bir kaç tane çok kötü, belki de gözden kaçmış ve düzeltilmesi unutulmuş bir kaç hata bile olabilir bunlar. Örnek vermek gerekirse suya atladığımızda sudan damlalar fışkıracağına ince uzun üçgenler çıkıyor. Ben bunu oyunun demosunda da farketmiştim fakat düzeltirler diye umursamamıştım. Orijinal oyunda da karşımıza böyle bir şey çıkması utanç verici bence. Ayrıca bardak, şişe gibi objelere ateş ettiğimizde kırılacaklarına yok oluyorlar. Sanırım en son Sin'den beri böyle bir şeyle karşılaşmadım ben. Bu da ya kırılma efektini yapmayı unutmalarından ya da kolaya kaçmış olmalarında kaynaklanıyor. Ayrıca bir başka küçük hata olarak da ateş edip “yok ettiğimiz” ampullerin yok olduktan sonra bile ışık saçmaya devam etmesini söylemek istiyorum. Fakat tüm bu negatif özellikleri oyunun grafik motorunun asıl güzelliği yanında anlık hayal kırıklıkları olmaktan öteye gidemiyor.

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.