Gameshow sayı 65, sayfa 28

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 28

Oyundaki sesler ise idare eder seviyede. Silahların ses efektleri oldukça gerçekçi olmuş. Mesela pompalı tüfeğin ikili atış modunu kullanırken çıkan ses heybetli bir patlama iken otomatik modunu kullanırken ardarda küçük patlama sesleri çıkıyor. Tabancanıza susturucu takınca bile çıkan sesin pek de sessiz olmamasını ise 12mm olmasına bağlıyoruz ki 12mmlik bir tabancanın gürültüsü de göz ardı edilemeyecek ölçüdedir. Silah seslerinde bulduğum tek sorun roket afarın foton torpidosu gibi ses çıkartması. “O kadar da olacak artık” dediğinizi duyar gibiyim çünkü ben diyorum. Sonuçta yıl bilmem kaç olmuş adamlar belki de o şekilde ses çıkartan bir roket atar yapmışlardır. Konuşmalar ise bir garip. Şahsen ben adamlar söylemeleri istenenler listesinden rastgele şeyler mi söylüyorlar yoksa gerçekten de durumlarına uygun şeyler mi söylüyorlar pek anlamadım. Mesela bir korumanın suratıma ateş ederken “Ölmeyi hak etmiyorum!” diye bağırması çok saçma fakat şarjör değiştirmek için kaçarken aynı şekilde bağırması oldukça mantıklı veya bir doktorun “Ben senin tarafındayım.” diyip siz arkanızı döner dönmez alarma asılmasıda oldukça saçma. Herneyse her iki şekilde de adamın ne dediği o kadar da önemli değil çünkü ne derse desin size saldırmaya devam edecektir. Adamların bu şekilde bağırışması oyuna biraz daha heyecan ve gerçekçilik katıyor. İşin güzel yanı ise seslendirmeler oldukça iyi yapılmış ve adamların üzerinde bir İtalyan filmine yapılmış Almanca dublaj gibi durmuyor. Seslerin uzaklığa göre azalması ve güzçsüzleşmesi ise bu oyuna yansımış durumda. Bu da oyunun bir kaç hoparlörlü sistemlerde kulağa gerçekten hoş gelmesini sağlıyor. Oyundaki müzik de en az sesler kadar iyi düşünülmüş ve oturtulmuş durumda. Oyundaki müzikler aynı Half-life'da olduğu gibi önemli birşey olunca veya siz ateşli bir çatışmaya girişince “gaz verme amaçlı” devreye giriyor. Genel olarak oyun hakim olan teknolojik ortamdan dolayı olsa gerek müzikleri de teknolojik yapmışlar. Technomsu parçalar ile birlikte oynayacaksınız bu oyunu yani

(Tabiki benim yaptığım gibi Müziği kapatmazsanız. Herzaman müziğin gerçekçiliği öldürdüğünü düşünmüşümdür.) Gelelim oyunun kendisine yani oynanabilirliğe. Dediğim gibi: oyunun pazarlanırkenki en büyük kozu Geo; Mod. (Geometrit Modification) denilen yeni teknoloji, Peki bu teknoloji ne yapıyor? Bu teknoloji kısaca duvarlarda delikler açmanızı sağlıyor. Peki bunu nasıl Bunu şöyle yapıyor. linizdeki silaha bir hasar numarası veriliyor. Aynı şekilde duvara da bir hasar numarası veriliyor. Elinizdeki silahın numarası ile ile duvarın numarası arasındaki fark daha önce belirlenmiş çaptaki bir küreyi temasın olduğu yere yerleştiriyor ve bu kürenin içinde alan duvardan kopmuş sayılıyor. Bunu daha da gerçekçi kılabilmek için duvarlara kırılganlık katsayıları atanıyor. Bu kırılganlık katsayıları sayesinde duvardan kırılan parca bir küre şeklinde değil de çarpuk çurpuk bir parça oluyor. Goe. Mod. sayesinde başıma gelen bir olayı anlatmak istiyorum hemen. Küçük bir odada elimde roket atar ile irice bir robota ateş ediyordum. Tabiki o da bana ateş ediyordu. Iska geçen roketler duvarlarda patlıyordu. Ben robotu safdışı bıraktıktan sonra önümdeki kapıyı açmak için yukarıdaki kontrol paneline doğru merdivenden çıkmaya başladım. Fakat ne göreyim. Merdivenlerin ucunda bulunması gereken platform yok. Roket atışı ile tamamen yok olmuş. Ben de zavallı robotu bir daha yok etmek zorunda kaldım ama bu sefer daha dikkatli oldum. Aynı zamanda oyunda neredeyse tüm fizik kurallarına sadık kalınmış (ama Mars'takilere). Misal vermek gerekirse bir dikitin dibine ateş ettiğinizde dikit olduğu yerde kalacağına yere düşüyor ve parçalanıyor veya küçük bir odada yarattığınız patlamanın şiddetiyle odanın camları kırılıyor. Fizik kuralları ve cam kırılması diyince aklıma geldi, fizik kurallarıyla cam kırılmasını birleştirirsek ne olur? Düşen kırık cam parçaları. Peki bunların altına kötü adamları koyarsak ne olur? Canı acıyan kötü adamlar. Dikkat edin bu kural oyunda da aktif ve kafamıza cam veya kaya parçaları düşmesini istemeyiz öyle değil mi? Yok roket atar, yok makinalı tüfek dedim de silahlardan hiç bahsetmedim size değil mi? Çok ayıp etmişim. Hemen hızlı bir şekilde geçeyim. Control Baton: Ucu elektrikli sopa olarak tanımlayabileceğimiz bu silahla ister düşmanınızın kafasına kafasına vurursunuz ister elektrik verirsiniz. Her iki modunda da oldukça kullanışsız. Flame Thrower: Minyatür bir alev makinası. Napalm tüpü ile çalışıyor. İster düşmanı kızartın ister tüpü çıkartıp kafasına atın yanındakilerle birlikte yansın pis düşman. Fakat koca tüpü harcamak da pek akil karı değil. Riot Shield: Balistik kalkan. Mermileri falan durdurur ama isterseniz düşmanın beline beline de vurabilirsiniz bununla. Aynı zamanda hem kalkanı çekip hem de ateş edemiyor olmamız işlevsiz kılmış bunu. Bol miktarda kurşun yedikten sonra parçalanıyor ve biz de apaçık ortada kalıyoruz. Precision Rifle: Sig SG-550 ye benzettiğim bu silahın hem dürbünü var, hem çok hızlı ateş ediyor, hem de mermileri bayağı güçlü. Elinize geçirdikten sonra başka silah kullanacağınızı sanmıyorum. tek kötü özelliği şarjörünün sadece 20 mermi alabiliyor olması. Automatic Shotgun: Birinci atışı ile yavaş ve çifter çifter, ikincil atışı ile ise hızlı ve teker teker ateş eden bir pompalı tüfek. Gereksiz ve: kullanışsız buldum. Ben şahsen bunu kullanacağıma tabancayı:

fakat kullanmasının olduğunu da itiraf etmeliyim. alanınız Precision rifle'ı bulana dek tek. hızlı ve güçlütâkat rifle kadar iyi olamiyor. bir kaç yerde kullanmak Zorunda

12mm Pistol: Oyunda beğendiğim 3 silahtan biri. Susturucu takılabiliyor bunâ, Öldi ve hızlı, fakat gene de bulabildiğiniz İlk atış gücüyle değiştirmeniz önerilir. Ama ben gene de ne shotgun'a ne de assault rifle'a değişmem bunu. Heavy Machinegun: Ağır makinalı tüfek. Hızlı ve güçlü. Gruplara veya büyük yaratıklara saldırmak için ideal. İkincil atışı daha yavaş ama daha az geri tepiyor. Rail Driver: Ouake'deki railgun. Tek eksik özelliği bunun her atıştan sonra doldurulması gerekiyor. Vücut ısısını algılayan bir dürbünü var ve duvarları delebiliyor. Bu durumda multiplayerda “camper” avlayabilmek için süper bir fırsat yaratıyor. Assault Rifle: Oyunun daha başlarındayken bulacağınız ve bence oldukça yararsız bir tüfek. Normal atış modunda orta Menzilde etkili üçer üçer mermiler atıyor. Alternatif atış modunda ise kısa menzil için ful otomatik atış sunuyor. Sub-machinegun: Hem 12mm hem de 5.56mm atış yapabilen çift namlulu bir otomatik tabanca (SMGnin türkçesi otomatik tabancadır. Almancadan dilimize girmiştir. Almancası da MP yani Machine Pistol'dür. Ünlü MP serisinin ismi buradan gelmektedir. (MP5, MP40)). H&K'un MP3SK'sına benzettim ve gerçekten çok sevdim. Fusion Rocket Launcher: Bir nevi BFG. Her oyunda olması şart olan “öküz” silah. Ateş ederken düşmana doğrultun o gerekeni yapar. Aman diyeyim çok geniş bir patlama alnına sahip dikkatli olun. Rocket Launcher: Roket atar. Bu da neredeyse her FPSde olmak zorunda olan silahlardan biri. Ekstra olarak sol tarafında bir monitör olup alternatif atış moduyla: insan üstü görme ve duyma yeteneğine sahip olmaları. düşmanlara kilitlenmenizi Ben bir köşeden sürünerek çıkarken o sırada bana bile

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.