PLANESCAPE: TORMENT
Retro bilgisayarTSR'nin ünlü FRP oyunu oldu. Artık bu ünlü A
U yazıyı yaklaşık bir buçuk saat içinde yazmam gerektiğini biliyor musunuz? Nereden bileceksiniz? Yine işleri son ana bıraktığımı sanmayın. Bu sefer her şey planlandığı gibi gitseydi, yazıyı zamanında yazabilecektim. Fakat, ilk defa bir yazıyı plansız olarak geç yazıyorum. Yani, anlayabileceğiniz gibi, bundan önce yazıları planlı olarak geç yazıyordum. Bu da bir tarzdır. Her şeyi mümkün olduğunca geç yapmak her zaman iyidir. Diyelim arkadaşlarınızla nefes tutma yarışması yapacaksınız, ne kadar geç başlatırsanız kronometreyi © kadar iyidir. Daha müstechen örnekler verebilirdim ama bu dergiyi ufak (minik) çocukların da okuduğunu düşününce bundan vazgeçtim. Konudan çok uzaklaşmayalım. Bu ay ki oyunumuz PlaneScape: Torment. Bilmeyenler için söyleyeyim, PlaneScape'in benim için çok özel bir yeri vardır. Hayatımda ilk defa FRP oynamaya PlaneScape'te başlamıştım. Ah, ne kadar da düşüncesizim, belki aramızda PlaneScape nedir onu bile bilmeyenler vardir, ki olması da doğal. O zaman çok baştan başlamak lazım. Bu ay, biraz değişik bir yazı yazmak istiyorum. Şöyle ki, PlaneScape: Torment, ki dikkatli okuyucular bunun bu ay tanıtacağımız oyun olacağını anlamışlardır, piyasaya sürüleli iki aydan fazla oldu. Bu süre içinde bir çok okuyucunun oyunu aldığını, ilerlediğini, hatta bitirdiğini düşünüyorum, ki zaten kendi arkadaşlarım da bunu yaptılar. Bunun bize getireceği sonuç şöyle: birincisi oyunu alıp almamak konusunda kararsız kalmış olanlara tavsiyelerde bulunacağım. İkincisi de bu oyun hakkında, ve bu merkezde bilgisayarda RPG'ler hakkında yorumlar yapacağım. Zaten artık dergide bir RPG köşesi olmadığına göre bir çok okurumuzun da bu konuda bilgi sahibi olmadığını düşünüyorum. Bir süredir aldığım eleştiriler de, bu tür makale tarzı yazıların mönü açıklamalarından daha yararlı olduğunu gösteriyorlar. Şöyle başlayalım: RPG, Role-Playing-Game demek. Aslında masaüstünde oynanmak üzere
Burçak CANER becaner©kamernet.com
PLANE TORTIENT
tasarlanmış bir oyun türü. Aktörlük manasında oyunculuk öğeleri de taşıyor. Şimdi bunu anlatmanın çok bir yeri yok. Bu oyunlarla ilgileniyorsanız o zaman yine bizim çıkarttığımız FRP&Magic'in sayılarını alabilirsiniz. Şimdi birazcık bilgisayarda RPG'lerden bahsedelim diyorum. RPG aslında senaryosunun bir insan tarafından yazıldığı ve canlı olarak oynatıldığı bir oyun türü. Yani mesela ben size oynatıyorsam, senaryonun her anında konu benim kontrolüm altında olduğu için, siz oyuncuların yaptıkları her şeye reaksiyon gösterebilirim. Sonsuz serbestlik bu oyun türünü güzel yapan şey olsa gerek. Oysa, hesaplanmış ihtimallerden başka hiçbir şey yapamayan bir bilgisayar programından bunu yapmasını nasıl bekleyebiliriz ki? İşte o yüzden bilgisayar RPG'lerinde kullanılan bazı klişeler vardır. İşte gerçek bir oyundan ayıran faktörler ve bunların PlaneScape: Torment'taki yerleri... Başka Karakterlerle Diyaloglar Masaüstünde RPG oynarken oyunun büyük bir kısmı karakterler arasındaki diyaloglar halinde geçer. Ki zaten, amacı rol yapma olan bir oyundan da bu beklenir. Ve bu oyun türünü bilgisayara yansıtmaya çalışan oyunlarda genelde konuşma opsiyonlarının azlığından şikayet edilir. Hatta her konuşma opsiyonu tek tek seçilip herhangi bir engel aşılabilir, diye bir düşünce vardır. Zaten her kelimesini kendinizin seçtiği cümleleri söylemek ile bunların daha önceden tasarlanmış şekilde oyuna yansıtılması arasında büyük bir fark vardır. Çoğu zaman bir karakter sizi bir daha görürse öldüreceğini söyler ama siz oralarda gezinirken size hiçbir şey yapmaz. Ne yazık ki, bunu söylemek istemezdim ama, bu konuda bir sürü yenilik getiren bir oyun değil PlaneScape:Torment. Yine diyaloglar çok sınırlı. Gerçi bazı durumlarda oldukça çok diyalog seçeneğiniz olabiliyor. Fakat bunlar, yine söylüyorum ne yazık ki, hep oyunun sizi setting için masalarda surünmenize gerek
SCAPE"
f / götürmek istediği yöne doğru yönlendirilmişler. Mesela adamın size o kılıcı vermesi lazım hikayenin devamı için, Diyalog seçenekleri : “O kılıç benim, ver onu pis hirsiz”, “Sanırım kılıcımı kaybettim, lütfen verir misin?”,“Hey, elindeki ne güzel bir kılıç, satar mısın?”, “Komutanın o kilicı bana vermeni söyledi..." ... gibi. Mantığı anladınız değil mi? Bu oyunun rol oynama yönünü biraz azaltıyor. O yüzden çok büyük eksi puan. Ama eğer kendinizi bu hikayeye uymaya razı ederseniz diyaloglar oldukça güzel hazırlanmış, yani cümleler falan oldukça iyi. Bu budur.. Dövüştük Sabahlara Kadar Neye Yaradı Ki? Evet ikinci-bir eksi yön de, genelde bilgisayar oyunlarında dövüş bölümlerinin insanı sıkmasıdır. Şimdi, masaüstünde oynarken oyunu oynatan kişi her ayrıntıyı tasvir ettiği, ve dövüşlerin bir bilgisayar oyununa göre çok az yer tuttuğu göz önüne alınırsa, gerçekten de bir oyun için çok fazla dövüş bölümünün saçma olduğu görülür. Hatta pek çok oyunda zorluk sadece bu dövüşlerdeki başarıya bağlıdır. Yani oyunun size verdiği tek kazanma şansı çoğunlukla bir sürü adamı dövüp, çıkanları alıp zenginliklere zenginlik katmak ve sonra daha iyi silahlar alıp daha kuvvetli adamları dövmek üzerinedir. Bu açıdan bakıldığında oyun kötü bir turn-based stratejiye döner. PlaneScape: Torment, bu açıdan da çok parlak bir oyun değil. Yine en çok zorlanacağınız yerler onu bunu döveceğiniz yerler. Hatta daha oyunun ilk başında, ilk kapıyı açmak için birkaç zombiyi dövmeniz gerekiyor. Gerçek hayatta, sokakta kırmızı işikla yeşil ışığı ayıramayan yayaları görmekten, ve o sokaklarda yürümekten içimize dolan şiddet kullanma arzusunu bastıramamaktan mıdır, yoksa başka bir sebebi mi vardır bilemeyeceğim, fakat neden devamlı savaşmalıyız onu da bilemiyorum. Zaten dikkat edin, çok genel manada oyunlarımızın çoğu “savaş oyunu”. Ayrıca şöyle “temiz” grafikleri olmadığı için dövüş bölümleri de çok zevkli değil. Animasyonlar güzel, kaçırmayın hakkını da yemeyelim. O yüzden, oyuna bu açıdan vasat diyoruz ve geçiyoruz. Bilgisayarda RPG ve Kapılar Masaüstünde oynarken oyunu oynatan kişi her zaman için, o an olan olaya, oyuncuların yaptıklarına, veya aklınıza gelebilecek her türlü tersliğe hazırlıklıdır. Çünkü o bir insandır, sonuç olarak. Bilgisayar ise “rasgele” bir sayı bile veremeyecek bir makineden başka bir şey değilmiş meğer (seneler sonra anladık ki öğrenen oyun olmazmış). Bu yüzden, oyundaki ihtimalleri arttırmamak için genelde, hikayeyi “section"lara ayırırlar. İlk başta genelde bir yerlerden kaçarsınız, ama diyelim siz başka bir yolunu buldunuz ve daha orada yapacaklarınızı tamamlamadan oradan kaçtınız. O zaman, bir sonraki sahnede sizinle konuşan karakter: “sen de o muhafızı nasıl öldürmüştün yahu” falan diyebilir. Bunun aksini düşünmek ve programlamak çok zor olacağından, bilgisayar oyunlarının “kapıları” vardır. Bunun ne demek olduğunu hemen her oyuncu bilir. Her katın, her odanın, her bölümün kendisine ait bir kapısı vardır. Açmak için de bir anahtar gerekir. Sonuç olarak bilgisayar kendisi sınırsız değildir ve oyuncuları da bir şekilde sınırlandırmak zorundadır. Hatta bu yüzden pek çok masaüstü oyuncusu her oyunda kapılar görmek isterler, her neyse. PlaneScape: Torment bu konuda da yenilikçi bir oyun değil. Dediğim gibi, daha oyunun ilk başında açılması gereken bir kapı ve o kapıyı açmanın tek bir yolu var. O yüzden bu konuda da PlaneScape:Torment benden vasat not aldı. Bu gidişle ortaöğretim başarı puanı oldukça düşük gelecek, benden söylemesi. Karakterim Güçlenip Duruyor... Shoot'em Up Mı Bu? Bu oyunlarda oyuncular bir süre sonra kapıları | açıp yeni yaratıkları öldürüp, sonra onların içinden çıkan anahtarlarla kapıları açıp yeni yaratıklar öldürmekten sıkılırlar. Bunu engellemek için, zaten psikolojisi virüse benzeyen insanoğlunun gelişme, daha iyi olma azmini gören programcılar, zırt pırt yeni özellikler verirler ki, bilgisayarın başındaki oyuncu da sürekli güçlendiğini düşünsün ve oynamaya devam etsin. Aslında çok saçma tabii ki fakat, başarılı. PlaneScape: Torment bu konuda da hemcinslerinden bulutsuz bir gecede ayrılamayacak kadar farksız,
İçi boş bir disk düşünün.
İç yüzeyinde bir şehir var... Taş yani, ne demiştik, yenilikçi değil O yüzden geçelim hemen Plasma Gun'ı da bulursak bölüm sonu canavarını kolay öldürürüz. Bu Senaryoları Bize Anneannem Masal Diye Anlatıyordu... Yeni ve ilginç senaryolar bulmak oldukça zor. Dünyayı kötü yaratıklardan kurtardığımızdan, evreni ele İİ geçirdiğimizden (şaka maka ben en az yirmi kere geçirdim evreni) beri, esir olarak çalıştığımız yerden kurtulup bizi çalıştıran kötü kralları öldürdüğümüzden beri, ilginç oyun senaryoları bulmak oldukça zorlaştı. Genelde temcit pilavı gibi ısıtılıp ısıtılıp önümüze koyulan hikayelere tav olmak zorunda kalıyoruz. İşte bu konuda PlaneScape: Torment hemcinslerinden bulutlu bir gecede, ay hiç görünmezken ayırt edilebilecek kadar farklı. Hatta çok çok iyi diyeyim, siz anlayın. Alan dersleri iyi, ortalaması yüksek gelecek. İşte bu noktada PlaneScape nedir?e geliyoruz, ve biraz da senaryoyu neyin güzel yaptığından bahsedeceğiz. Zaten buralarda bir yerde bir kutucuk olmalı (Polat 100 kelimelik yazı ii istedi), fakat tabii biraz daha ayrıntılı bir açıklamayı, yazıyı buraya kadar okumuş sadık okuyucular olarak hak ediyorsunuz. PlaneScape nedir? Böyle Garip İsimler Hakkında Hep 2 “Yenir mi?” Esprisi Yapılır Mı? TSR adlı RolePlaying Games
Hem yeni başlayanlar
firması, biz daha belki annemizin karnındayken (yani ben kesin de, sizi bilmem) kendi evlerinde, Pazar günleri toplanıp oyunlar oynayan, börekler ve pastalar yiyip çay içen (İngiliz bunlar) insanlardan oluşuyor. Bu insanlar kendi hayal ürünlerini başka insanlarla da paylaşmışlar, ve bir oyun yaratmışlar. Motoruna AD&D dediğimiz bu oyun türü, masa başında bir DM, yani Dungeon Master'ın, kısaca senarist diyelim, minareleri yükselen, siyah, zehirli sarmaşıkların binalara olanları anlatması ve oyuncuların kn | dolandığı, dar sokaklı, kalabalık, boğucu, puslu bir şehir.
da kendi yarattıkları karakterleri yönetmeleri ile oynanıyor. AD&D sistemi ise, ki bu oyunda kullanılan sistem de o, bu bahsi »
Sokakta yürüyen uzun boylu bir adam düşünün, gerçek bir savaşçı... saçlarının rüzgarda dalgalandığını, cüppesinin yanından geçen bir kadını yüzünü yaladığını düşünün...
| Sonra fark edin ki hiç rüzgar yok. Aldırmayın. Burası Sigil... her ade e bağa f | il ğildi ifade etmek için, ve oyunu işler | | şey olabilir ve bu normaldir.... ama her şey normal değildir. halde işin
Sokaklarda koşuşturan çocuklar görün. Sesleri boğuk ve biraz
| korku dolu. Kasvetin bir şehrin ruhuna işleyebileceğini, ve gelimi, bir. karakterin ne'kadar, güçlü olduğu onun güç skoru ile, Strength ile belirleniyor. Kafada yaratılmış bir karakteri bu şekilde kağıt üstüne dökmenize sağlayan sistem, AD&D. Oyunumuzda da bu sistem kullanılmış demiştik ya, işte bir dövüş sırasında rakibinize vurma şansınızdan tutun, ne zaman yorulacağınıza, ya da oradan geçerken duvardaki yazıyı fark edip etmeyeceğinize bu
4 sökülemeyeceğini anlayın. Her yolcunun, her hancının, belki de & e i © | evrenin en kuvvetli varlığı olabileceğini düşünün. 4 Ve buna alışın... | Burası Sigil, ve bu sıradan bir fikir. Fikirlerin insanları öldürebileceğini düşünün.... ve | | , buna da alışın.... Alışırsanız bu bir fikir olur | sizde, ve belki sizi bu öldürür... b Ucuza mal satan tüccarları, zengin kollayan hırsızları, zengin koruyan ) askerleri, güzel kadınları ve güçlü 4 a. ” erkekleri, ince ve uzun bacaklı, gizemli > büyücüleri düşünün... ve alışın. 3) A Bunlar normal... Ama alışmanız hiç normal değil...
sistem kullanılarak atılan zarlar karar vermiş oluyor. Oyun motoru yaratıldıktan sonra, bu oyunların geçeceği “setting”ler yaratmışlar. Yani diyelim siz bir oyun yaratacak olsanız, İstanbul Setting'ini yaratabilirdiniz. Ve orada İstanbul'daki insanları falan yazardınız ve kitap olarak bunu yayınlayabilirdiniz. İşte eğer bir gün gerçekte var olmayan bir
Baş ağrıtan sorular
» Rahip olmak istiyorum ben. Nasıl olunur? Dini bütünler rahip olur (yani olamassın) - Peki oyunda Multiclass olabilir miyim? Üzgünüm ama hayır! Kurnazlık yok... » Oyunda nasıl savaşçı olabilirim? Oyuna fighter olarak başlarsan savaşçı olabilirsin fakat... ne var ne? * » Pardon ama savaşçı olmaktan vazgeçtim. Savaşçı iken hırsız olmaya karar verirsem ne yapacağım? - Çocuk oyuncağı mı lan bu? Eğer savaşçı iken hırsız olmaya karar verirsen (change profession) bir hırsızla konuşup eğitim almalısın. Bu eğitim merkezlerinin yeri Ratbone, Lenny, Eli Havelock ve Nabat'da bulunuyor. Bu arada sana yavaş yavaş uyuz olmaya başladım! - Soru sor dedin soruyoruz tipe bak! Peki level atlayamamamın sebebi nedir? Üzerinde bir büyü var, ismi Cursed gauntlets of teeht. Birisini bul ve bu büyüyü çözmesini söyle. O zaman level atlarsın. Bana gelirsen seni kurbağa yaparım - Sigil şehrinin altında ne var? Bildiğimiz boklarla dolu kanalizasyon mu? Yoksa? Orada ölüm var, çürümenin pis kokusu var, karanlığın yok edici tehditkar yaratıkları var, acı var, dehşet var. Senin gibi 1. level hödükler oraya girip Experince point alıp level atlarlar. - Annah bana katılmak istemiyor. Neden? O kadar tipsiz yerleri yazmaya karar verirseniz, orayı, çevresini, doğasını, içinde yaşayanları anlatmanız gerekir. İşte adamın biri, zamanında kendi kafasındakini PlaneScape adlı setting'i için yazmış. Ve bir çok kitap basılmış. Bahsi geçen PlaneScape işte bu be miyim? setting'e, ve oralara verilen ad. Örneğin Frank Herbert'in yarattığı dünya Arrakis, veya Tolkien'in yarattığı dünya Pharod için Bronze Sphere'ı bulana kadar sana katılmaz o kadın. Middle Earth.
Evet ayrıca gördüğüm en çirkin erkeksin. - Sensin çirkin. Bu oyunu sen oynadın mı? Evladım ben oyunun yapımcısıyım, Ne salak bir soru bu böyle! * Aman be sinirli şeysin sen. Oyun bende çalışır mı peki? Çalışır da senin kafan çalışmaz bu oyuna, - Dagger saplarım sana haaa!
Nasıl bir yer burası? Aslında bu konuda yazılmış yaklaşık 50-60 tane kitap var. Ayrıca bu setting'de geçen bir sürü de roman var. Oyunun çoğunlukla geçtiği yer Sigil. Sigil, evrenin merkezinde olduğu kabul edilen (aslında sonsuz bir uzunluğun yarısı olmayacağı için kesin bir merkezi yoktur, demiyorum.
için mükemmel bir fırsat için güzel demiştim. Eeee... Sonuca Gel Bakalım.... ama PlaneScape'te bir şeye inanıyorsanız o doğrudur) Sonuç olarak oynaması zevkli, bol atraksiyonlu, heyecansız bir oyun. Evet, hani o disk atma yarışmalarında ortaya çıkmış. Daha önce çıkmış benzeri oyunlardan pek farklı değil kullanılan yuvarlak şeyler var ya, hah işte onlardan. İçi boş (Baldur's Gate falan). Fakat gerek geçtiği mekan, gerek senaryo, gerek de dedim ya, o iç yüzeyinde, çevresi boyunca büyük bir şehir şu sırada piyasadaki diğer oyunların kalitesizliği göz önüne alınınca para var. Yani, şehirde kafanızı kaldırırsanız yukarıda, baş aşağı vermekten çekinmemeniz gereken bir oyun olmuş. Türle ilgilenenlere ya da duran yapılar görebilirsiniz... tabii şehirde sürekli yukarıda bahsedilenleri okuyunca heyecanlananlara tavsiye etmekten hiç puslu bir hava olmasaydı. kilometre çapı olduğu, ve hava çekinmiyorum. sürekli puslu olduğu için, bazen birkaç ışık göze çarpar, © Tamam... Yeter... kadar. Bu pusun çok büyük bir bölümü Lower Ward'dan, Offf.... amma ciddi yazı oldu. Ben de çok yoruldum. Saat şu anda gece yani şehirdeki atölyelerin kurulu olduğu yerden gelen 12'ye 7 var. Sabah 5'te falan kalkmak zorunda olduğum düşünülürse yine dumandan kaynaklanır. Şehir “Ward"lara ayrılmıştır, yani ayrı mahvoldum. Yazıyı yazmamak ve güzelce uyumak, düzenli hayat yaşayıp, ayrı, ve büyük mahalleler diyebiliriz. İçinde yaşayan bir çok güzel bir kızla evlenip çocuk sahibi olmak, doktor falan olmak vardı ama, canlı, kimi yaratıklar, iblisler ve melekler, boyutlar arası işte hayat herkese öyle şeyler vermiyor hahaha.... neyse geyik bir yana, artık ulaşım için orada bulunanlar ve evrenin her yerinden gelen kapamak zorundayım. Hem yazıfon parası çok geliyor, hem de çok geç tüccarlar ile birlikte şehrin nüfusu bir milyonu bulur. Her oldu. Kendinize iyi bakın.
zaman çok kalabalık, dar sokaklar ve boğucu bir atmosferi vardır dersek yalan olmaz. Baktınız mı? O kadar da yakışıklı değilsiniz fark ettiniz mi? PlaneScape'te evren bir çok boyuttan oluşur ve bunlar arasında seyahat yapabileceğiniz boyut kapıları vardır. Herhangi bir yerde, bir pencere için ya da bir duvar oyuğunda olabilecek kapılar kendi anahtarları geldiği zaman açılırlar ve PlaneWalker'lar içeriye girerler... başka bir boyuta ulaşmak için. Büyü, büyücüler, rahipler, tanrılar vardır. İnanç çok önemlidir. 12 tane Faction vardır ve bunların her birinin hikayeyi “evreni görme" yolları vardır. Faction'lar aynı inanca sahip olan canlıların bir araya gelip kurdukları büyük ve güçlü örgütlerdir. Bazıları evrende düzen olması gerektiğine, bazıları düşünce gücünün tek gerçek güç olduğuna inanırlar... gibi. İşte PlaneScape'i yaratanlar da böyle bir hayal gücüne sahipmişler. Daha fazla bilgi için FRP&Magic dergisi, PlaneScape köşesi diyorum, başka bir şey