Tomb Raider: The Last Revelation

“Şey, eee... ben Lara'yı isterim. Öhö! Evet öyle! - Muder

“E artık pehlivan tefrikasına döndü bu oyun be!

“İstismar

başa bunu koyun” - MEG'in artık olması gerekiyor. Eğer olur yanında: Sm'a yazmasını istiyorum”

- Zebani

“Lara'nın her şeyi beni çok etkiliyor. Adam öldürmesi bile, çok - Mel bu ayda e

“Mert bari burda saçmalama! “Ben daha güzelim!” - Tilki Çatalloz “Lara Croft gibi kadınlar “Saçmalama Çatal!”

- Zebani

TOMB RAIDER THE LAST REVELATION

5 OYUNLAR ilk çıktıklarında bende bağımlılık yaratan oyunların en son sürümleri piyasaya sürüldü ve benim gibi bir sürü oyunsever de bunları oynarken buğulu gözlerine hakim olamadı(oha) Her sene yılbaşı dönemi, bu dönemde piyasaya sürülüp mümkün olduğunca yüksek satış rakamları hedeflenen iddialı oyunların deyiş yerindeyse “kapıştığı” bir dönemdir. Çünkü yabancı ana-babaların sevgili çocuklarına en çok hediye aldıkları zaman yılbaşına bir hafta kala başlayan X-mas dönemidir. İşte bu sene de çekici kahramanı ile ün salmış ve üçüncü şahıs perspektifli macera oyunlarının “anası” sayılacak bir oyunun, Tomb Raider'ın, en son macerası elimizde. Daha önce de dediğim gibi, bu tür iddialı oyunlara giriş yazısı yazmak zordur yazarlar için. Hele bir de... Neyse, en son Tomb Raider 2'de kalmıştı GameShow ve şimdi arada çıkan ve serinin en arada kaynayan oyununu atlayıp direk 4'üncüyle devam ediyoruz. Bu kez tam çözüm hazırlayabileceğimi falan büyük konuşmayayım, belli olmaz ;) ). Ayrıca Tomb Raider 2'yi bitirmek için ayırdığımız(Garfield ve ben, o şimdi asker) saatleri düşününce bu kez ne kadar mükemmel hazırlanmış bir devam oyunu olsa da bitirmek için aynı çabayı sarf edebileceğimi de sanmıyorum(dersler filan daha yoğun artık). Ancak sizlere diyebileceğim odur ki, eğer serinin bir oyununu baştan sona oynamayı düşünüyorsanız o oyun Tomb Raider IV: The Last Revelation(bundan sonra TLR olarak geçecek) olsun.

B: ay benim için nostalji dolu bir aydı, Bundan 2-3 sene önce

SON MACERA, EN İYİSİ OLABİLDİ Mİ? Seri oyunların açıklamalarında eski oyunları biraz hatırlatmak ya da nasıl diyeyim, neydi ne oldu gibilerinden bir mukayese yapmak zorunda hissediyorum kendimi, Bu duygu yazılarıma da yansıyor ister istemez. Tomb Raider ilk çıktığı zaman aslında o güne kadar hep 2 boyutlu oynadığımız bir oyunu, Prince of Persia'yı taklit etmişti(bence). Bol hoplama zıplamaya dayalı, vahşi hayvanları öldürdüğünüz, sürekli dolaşıp yeni yerler keşfettiğiniz bir oyundu ilk TR. Daha sonra işi biraz daha aksiyona çevirdiler TR2'de. Oyunda artık daha çok adam öldürüp daha az hoplama — zıplama yapıyordunuz. Dengeyi çok iyi kurmuş TR1'den sonra TR2 bence başarısız bir devam oyunu sayılabilirdi. Ancak 3D kartların yeni yeni yaygınlaşması sayesinde görsel olarak çok üstündü. Bu kalitesini TR3'te de sürdürüp bir de TR1'deki oyun stilini yeniden yakalayan seri, TLR ile bence serinin en iyi oyununa imza attı Core Design. Az önce de dediğim gibi TLR serinin en iyi oyunu. Bu kadar kesin konuşmak için elbette sebeplerim var. Birincisi senaryo her zaman popüler olan Mısır efsaneleri ve tanrıları üzerine kurulu. Zaten “Tomb Raider” adı aklıma hep firavun mezarlarını falan getirmiştir. Oyunun bir diğer özelliği ise mükemmele, en azından şu anki tekniklerle ulaşılabilen en akıcı ve en güzel grafiklere sahip olması. Birinci nesil 3D kart sahibi bir P166 kullanıcısı bile (Ertunç Burak örneğin) zevkle oynayabilecek bu oyunu. Dahası, yeni ve güçlü bir sisteminiz varsa “Bump Mapping” adıyla anılan yeni yüzey doku kaplama tekniğinin belki de ilk örneklerinden birini tecrübe edeceksiniz. Nedir bu bump mapping demeyin hemen. Duvarların duvar gibi, metal bir zırhın da metal bir zırh gibi gözükmesini sağlıyor kısaca. Trilinear filtering, mipmapping vs. derken oyunun grafikleri arada gözüken filmlerin kalitesine yaklaşıyor(abartmıyorum). Bu kez müzikleri de müthiş yapmışlar, oryantal ezgiler filan tam atmosferi güçlendiren türde.

SON MACERA MI İLK MACERA MI? Oyuna geçelim yavaş yavaş. Bir türün yaratıcısı olarak her zaman ağır bir yük taşıyordu TR, en iyi olmak. Aslında düşünürseniz bunu da çoğu kez başardı eski oyunlar. Kontrolleri hiçbir oyunda olmadığı kadar rahat, grafikler hep akıcı ve güzel, müzikler ortamla uyumlu, sesler her defasında daha iyi oldu. Ama “yeter” diyen TR programcıları oyunun bir sona ulaşması gerektiğine karar vermişler ki oyunun son bölümü bu. Oyunu bitirince göreceğiniz demo'da bunun ispatı, Yine de ben pek güvenmiyorum bu adamlara, Düşünsenize serinin son oyunu olacak diye bir oyun çıkarıp Lara'nın 16 yaşındaki halini oyunun başlangıcına koymak da ne demek? Yoksa Indiana Jones üçlemesini çektikten sonra Lucas efendinin yaptığı gibi dönüp "Genç Indy” tadında bir "Genç Lara - Yeni Macera" türü bir oyun yapabilirler mi göreceğiz. Ne diyorduk? Son macera mı ilk macera mı? Evet oyun başladığında (ana menüde New Game) karşımıza saçlarını arkadan iki örgü yapmış, yaşça ufak olduğu belli olan bir Lara Croft çıkıyor. Lara'nın bir çok resmi İnternet'te geziniyor, kabul. Ancak official sitesindeki (www.tombraider.com) genç Lara duvar kağıtlarına bir bakın derim. Neden bu ufak mini-şortlu lolita havasını vermeye çalışmışlar anlayamadım. Belki bunun “Ken “Utanç Verici Suç" adlı kutu) ile bir ilgisi vardır. Ne diyorduk? 16 yaşındaki Lara, Sene 1989(bu arada Lara Croft'un 1973 doğumlu olduğu ortaya çıkıyor) ve biz Werner Von Croy tarafından arkeoloji eğitimi almak üzere yola koyuluyoruz. Adamımız Von Croy, çok iyi bir arkeolog ve Lara'nın ailesi de “madem arkeolojiyle ilgileniyor bu kız gönderelim Von Croy'a o öğretsin” demiş. Von Croy'un Lara'yı eğitmesi, ki bu ilk macerasıdır Lara'nın, çok hazin bir sonla bitiyor. Lara'da olanlardan sonra Von Croy'u unutmak için arkeolojiden uzaklaşıyor(oynayın da görün Lara'ya olanları). Derken ilk iki bölüm olan Angkor Wat ve Race for Iris sona eriyor ve asıl oyuna geçiyoruz. Yani bu ana kadar olanlar oyunun sadece alıştırma bölümleriydi... Gelelim oyunun hikayesine. Lara pek çok maceradan sonra eski firavunları ve onların piramitlerini araştırmaya karar verip, Mısır'a gider(para bol, tabi gider) Mısır'da başına gelecekler de belli işte, yüzlerce tuzak, bir sürü tehlikeli

"mısır

tadında" bir macera ile karşımızda!

yaratık ve bir de kötü karakter. Klasik TR'den bu yana hiç olmadığı kadar güzel bir macera yaşayacağınızdan eminim.

OYUNDAKİ SİLAHLAR - LARA'NIN ÖZEL KOLLEKSİYONUNDAN Siz bu oyunu oynarken çıplak elle yakın dövüş teknikleri kullanarak çevrenizdeki yaratıkları haklayacağınızı düşünmediniz herhalde. Her seferinde olduğu gibi bu defa da yeni silahlar var. İşte silahlar ve aksesuarlar:

Pistol: Bu silah bir Lara Croft klasiği. İki eline alıyor silahlarını ve koyuluyor yola kızcağız. Avantajı, mermisinin bitmemesi. Dezavantajı ise ilerledikçe çok yetersiz bir silah olması. Shotgun: Her aksiyon oyununda olan pompalı tüfek, bu oyun için

DEHŞET RÖPORTAJ

de olmazsa olmazlardan. İki çeşit de mermisi var ki, wide shot ammo ile oldukça geniş alana 2 sene önce Zebani'nin Lara Croft'la yaptığı

Zarar verip soklar yayınlıyoruz. İstek üzerine (yalan!) ıskalama riskini Polat: Lara hanım şöyle biraz uzaklaşır mısınız, malum pixel olayı. Biz iyorsunuz. UZİ: Oyunun halk arasında anti-aliasing'li deriz senin gibilere. en eğlenceli Lara: Bir şey mi dedin duymadım? silahı Polat: Eeee yok canım! Bugün çok güzelsiniz... kem küm! diyebilirim. Lara: Bu saçmalıklara ayıracak vaktim yok! Ne soracaksan sor, ben Çok seri ateş meşgul bir kahramanım. ediyor ve Polat: Şu silahlarınız olmasa ben sorardım kahraman neymiş ama haliyle bol tırsağız işte ne yapalım. Peki başlayalım o halde. Siz kendinizi ne mermi bol sanıyorsunuz? Şey pardon! yani hepimiz sizi tanıyoruz fakat aslında siz zarar demek kimsiniz? Bir cümle ile özetleseniz? olduğundan Lara: Kişiliğim başkalarına açıklama yapılamayacak kadar gizlidir. Hiç etkili de bir silah. kimseye açıklama yapmam ve sende istisna olmayacaksın. Dezavantajı Polat: Çattık belaya! Galiba aybaşı sendromu. Lara hanım, pardon Lara mermiyi vızır vızır hanım, siz normalde böyle sinirli mi olursunuz? Hayır oyunda anlarım bir harcaması işte. sürü belayla boğuşuyorsunuz ama burda düşman yok. Sakin olun da Revolver: Her eve lazım aldırmayın

Dyag?

duyamıyorum). Biraz hantal olsa da Najaa ürünün şer diyecektim, mumyalara karşı etkisi Polat: Terbiyesizliğin lüzumu yok Lara hanım. Haber merkezimize gelen bir silah Hele bir gezer. son bilgilere göre yeni bir Tomb Raider yapılıyormuş. Ne dersin? Yalnız işaretçisini de takarsanız tam bir doğru konuş! ölüm makinası. Avantajı etkisi, Lara: Evet yapılıyor. Bir hayli meşgulüm bu yüzden, Çok güzel dezavantajı ise “Rus Ruleti” olacağına garanti verebilirim. Yine atlayacağım, hoplayacağım, oynanabilme riskinin olması. asacağım, keseceğim. Karşıma kim çıkarsa çıksın yok edip, bana Crossbow: Bu da pek hoş bir direnenlerin yaşamlarını sonsuz karanlıklara yuvarlayacağım. silah. Patlayıcılı okları oldukça etkili. Gökyüzünü ölülerin kanıyla boyayıp ışıldayan yıldızlara Lara Ama ısınamadım ne yapayım? Bunun A Croft yazacağım. bana küçükken babamın çok Polat: Sana kim öğretti böyle konuşmayı! vay vay çok istememe rağmen o küçük etkilendim. Hiçbir şey yapamazsın ama yine de bir kadın crossbow'u satın almamış olması ile için oldukça şiirsel ve vahşi bir açıklama. Seninle ilgili bir en ufak bir ilgisi de yok! sürü website, kitap, müzik ve hatta film bile yapılıyor. Grenade Launcher: Parça tesirli Popüler kültürün zavallı bir statüsü ve zayıf kadınların hani gözünde bir tanrıça olduğunun farkında mısın peki? tartışılmaz. Dezavantajı hedefi tutturmakta ke Lara: Haaa! tamam anladım. Ben dünyanın sadece zorlanabilinmesi(yanlış mı yazdım ne?) Flare: Etrafı aydınlatmaya yarayan küçük erkeklere ait olmadığının şiddetli bir Her şeyden önce özgürüm ve kontrol benim elimde. Zayıf kadınların bir fişekler. Deprem sonrası insanların bu tür a türlü ortaya çıkaramadıkları özgüvenlerini işte ben temsil şeylere ilgi gösterdiğini biliyor muydunuz? ediyorum. Medipak: Bunlar iki çeşit, ufak ve büyük. Polat: Hadi yaaa! Peki feminist misin?

İşte oyunların tipik saçma noktası. b Lara: Bacaklarımı jiletle tıraş edecek kadar. Sen maço Oyuncunun bir enerjisi vardır ve musun?

medipak, iksir gibi şeylerle bu enerji Ne - , Polat: Suratına bir tokat yapıştırıp seni öpecek kadar. tekrar yükseltilir. İşte oyun değil mi Ne a Lara: Yiyorsa dene! nolucak. Polat: Eee, şey tamam saçmalamayalım da devam edelim.

Laser Sight: Lazerle nişan alınan Ne zaman emekli olmayı düşünüyorsun? Gerçi şu anda silahlarda kullanılan bu küçük cihaz kasaları dolduracak kadar kapitalsin ama bir süre sonra seni ile hedefi tam onikiden vurmak işten de gömecekler 1 ve 0'ların arasına. Bundan kaçış yok. Ne değil. Revolver veya Crossbow'a dersin? Ha ha ha!

Lara: Sen kendine bak zavallı et parçası, Ben hiç olma: Crowbar: Herkesin bildiği levye ve sır

Ki sonsuza dek zihinlerde yaşayacağım ve sırası gelince tekrar ari alar kola Polat if — Moda olup yaşama döneceğim. Ya sen? Kapkara bir toprak Yarışçı'nın KamerPress'ten çıkardığı yığınının içinde kör sülüklere, solucanlara akşam yemeği olacaksın “Anarşistin El birincil | — Polat: Sen ne virtual çirkefmişsin böyle! Evet belki solucanlara ayrıca, yemek olacağım ama madde dönüşümüne katkıda bulunup başka Nitrous Oxide Feeder: Bir nevi yaşam formlarına hayat vereceğim ve onlarda yaşamaya nitro. Bulduğunuzda başlayacağım. Bir çiçek, bir çimen veya bir ağaç yaprağında. Rüzgarda Motorsikletinizin daha hızlı | hışırdayan her ağaç yaprağının, bir ölünün sonsuzluk çığlığı olduğunu gitmesini de sağlayacaktır. | bilmezsin sen. Zibidi! Senden daha sonsuz olduğumu çıkarma © 2'ye Jerrycan: Bir kutu benzin her yerde | kadar sayan aklınla!!! | — Lara: Ayne sinir şeysin sen böyle. Başka sorun yoksa çekilebilirsin | huzurumdan. Polat: VAR! Yani sevgilin var mı? Aşık mısın? | Lara: Üfff! soruya bak. Kısaca aşık olup sevgilimi öldürmekten | korkuyorum. Bu yüzden şimdilik yok ama gördüğüm kadarıyla herkes bana aşık Polat: Onlar sana değil Nude Raider'a aşık. Lara: Neye? Polat: Sen gençken yani şöhret olmadan önce açık saçık oyunlarda oynamışsın. Elimde belgeler var. Lara: Göster bakiim! Polat: Burda olmaz. El aleme rezil olursun. Ayrıca taş gibiymişsin be Lara abla, ehue! Lara: Silahımın soğuk çelik namlusunu ensende hissetmeden hemen defolur musun karşımdan! Polat: Evet ama son bir soru: Şampuana ayrı, saç kremine ayrı zaman #W# m?

kullanılabilir. Yine Polat'ın kitabının ikincil ekipmanıdır biline. — Waterskin: Su kesesi, Su taşımaya yarar. Su hayattır(sapıttım gene)

Silahlar ve oyunda bulacağınız objelerden bahsettim. Bunların dışında anahtarlar ve anahtar vazifesi görecek bir takım objeler daha var. Onları da gördükçe anlayacaksınız. Yazıyı yazarken çok düşündüm acaba başlangıçtaki alıştırma bölümlerini anlatsam mı yoksa direkt oyunun içindeki ilk bölümü mü açıklasam diye. Gönül ister ki tam çözüm verecek yer olsun da tam çözüm verelim (kuyruklu yalan) ancak gerek daha önceki

Meşaleyi taşıyan adamı takip edince (bundan sonra kısaca Polat diycem o adama içimden geldi).. pardon ne diyorduk, Polat'ı takip edin ve sizi getirdiği uzun koridorun başında bekleyin. Ufak bir oyunla bıçakların tehlikesiz hale gelmesini sağlayan Polat'a hayatınızı borçlusunuz. Neyse, boş verin Polat'ı, devam edin ve koridorun sonundan ikinci parçayı (yarımay) da alıp diğeri ile COMBİNE diyerek birleştirin. Geri dönüp kapıya bu parçayı takıp kapının açılmasını bekleyin. Aman tanrım yaa.. ne kadar uzun bölümmüş.. 5 dakikada bitti ama yaz yaz bitmiyor neyse, devam edin içeri. Polat'ı takip edip merdivenlerden inin(soldan). Süper zeka Polat kapıda takılı kalacak. Onun yanındaki yoldan devam edip aşağı inin. Yoldaki oyuktan medikit alabilirsiniz. Devam edin ve havuzun olduğu

Indiana Jones'un kırbacı mı?

Lara Croft'un seksapeli mi?

Indy ile Lara'yı karşılaştırmak gerekirse herhalde Harrison Ford'un kıllı suratını değil, ne kadar sanal olsa da Lara'nın yumuşacık (öyledir kesin) silikon yanağını tercih ederim. Ancak Indiana Jones gibi bir kahramana yakışan oyun ancak Tomb Raider 4 kalitesinde olacakken, kalkıp Indy: The Infernal Machine gibi oynanabilirliği düşük bir oyun neden yapılır ki? Ben daha iyisini beklerken Indy'den (tabi Lucas'tan demek istiyorum) Lara sildi süpürdü ortalığı (tabi bence). Ancak oyununa olmasa bile Indy abimizin yeteneklerine ve dünya görüşüne saygımın sonsuz olduğunu da belirtmek isterim..

belirtmek

UTANÇ VERİCİ SUÇ

Burak Bayburtlu

FLAŞ HABER Core Design'ın (Tomb Raider'ın

yapımcı firması) prodüktörü olan Ken Lockley bir kızla seks yaparken yakalandı. Lockley için Eidos herhangi bir açıklama yapmadı (detaylar önümüzdeki ay Gameshow'da)

soruşturması devam eden tam çözüme gelen ahlaksız eleştiriler(hepsi değil bazıları) gerekse Oyunun bu kez 35 bölüm filan olması bu planı bayağı bir süreliğine rafa kaldırdı. “Tutorial'ı kendisi geçemeyen biri oyunu zaten oynamasın kaldırsın atsın” mantığıyla yaklaşıp ilk iki bölümü, yani Angkor Wat'ı ve “Race for the Iris” geçtikten sonra karşınıza gelen bölümle baş başa bırakıyorum sizi

The tomb of Set. Bu level'ın bizim Can'la bir alakası yok. Kendisi kendini “Karanlıklar Prensi Set" sanan bir tip olduğundan Set ismini de kirli emellerine alet etmiş ve yıllardır bu ismi IRC'de veya benzeri net ortamlarında kendine takma isim olarak seçmiştir. Bu kısa açıklamadan sonra size bir soru. Ara demo mükemmeldi değil mi? Evet ben de öyle düşünüyorum. Üzerindeki çarşafı (aslında çöl kıyafeti de diyebiliriz) çıkardıktan sonra Lara'nın kontrolü bize geçiyor. İlk bölüm olduğu için biraz da kolay kaçacak bu bölümde çok fazla sorunla karşılaşmayacağız. Oyuna başlar başlamaz yakınınızdaki flare'leri alın ve eli meşaleli adamı takip edin. Bir süre ilerledikten sonra (ki yolda birkaç akrep çıkabilir karşınıza) bir mağaraya yaklaşacaksınız. Mağaradaki ilk çukurluktan pompalı tüfeği de alıp devam edin. Yola devam ederken bir yandan meşaleyi taşıyan adamı takip edin bir yandan da bulduğunuz her çukura girip cephane ve medikit gibi gerekli şeyleri toplayın. Yolun sonunda bir tapınağa giriyorsunuz ve arkanızdan kapı kapanıyor. Sağ taraftaki koridordan aşağı inerseniz dibi kum dolu bir odaya varacaksınız. Bu odada sağdaki küçük odaya girerseniz bir medikit filan bulacaksınız. Dışarı çıktığınızda iki akrep var dikkat. Onları haklayıp yukarı çıkın ve meşaleyi taşıyan adamın yanına geri dönün. Duvardaki oyuklara dikkat ettiniz mi? O oyukların içinde medikit gibi faydalı bir obje ve bir kol var. Doğru yuvayı kurcalayınca (CTRL ile) dibi kum dolu oda tamamen kum dolacak ve böylece karşıya geçebileceksiniz. Karşıdan yarımay şeklindeki nesneyi ve medikiti alıp açılan kapıya geri dönün.

Odaya gelin. O odadan devam edince bir zincir ve yerde birçok şekil olan bir oda bulacaksınız. O odadaki zinciri çekince aşağıda müthiş yardımcımız Von Croy havuzdaki alevleri yakacak ve biz de hangi karelere basacağımızı anlayacağız. İçinden ışık hüzmesi çıkan karelerden zıplaya zıplaya karşıya kadar geçin. Eğer doğru yaptıysanız son kareye zıplayınca karşıdaki kapı açılacak ve “Timeless Sands” isimli kum saatini alacaksınız. Bu kum saatini alıp yolunuza devam edin. Ha bu arada, eğer doğru şekilde zıplamayı beceremezseniz bütün bastığınız kareler alev alacak (ışıklılar) ve onların alevini söndürmek için geri dönüp aşağıdaki zinciri çekmeniz gerekecek. Ama siz başarırsınız, salak değilsiniz ya... Aman neyse boşverin devam edin yolunuza elinizde zamansız kumlarla. Sol taraftan aşağı doğru inip bekleyince Von Croy gelecek ve kapıyı açacak. Ama kapıyı açar açmaz kaçacak korkak herif. Onunla uğraşmayın da gelen iki akrebi öldürün. Yolun sonunda bir heykelle karşılaşacaksınız. Kucağına Von Croy'u, ay pardon zamansız kumları koyunca yukarıdan kumlar dökülecek ve yukarıdaki çıkışın ağzı açılacak. Yoldaki akrebe dikkat ederek geri (tane öküz heykelinin olduğu ana hol) ve heykelin ağzına tırmanın. CROUCH tuşuna basarak kendinizi yukarı çekin. İşte bu kadar.

Düşündüğümden ve beklediğimden çoook daha güzel bir oyun olmuş TLR. Ve ne yazık ki son bölüm. En azından şimdilik öyle gözüküyor. Kenarına asıldınız. Asılıyken (CTRL basılı olmalı düşmemeniz için) SHIFT'e basıp Yukarı Ok tuşuna basın. Bakalım ne olacak? Bu oyuna iyi bakın millet. Herkese tavsiye eder sevgiler sunarım. Belki bir gün bir başka "Young Lara" macerasında filan buluşuruz kim bilir?

Action-adventure

Lara Croft'un bu yeni teknik olarak herşey gelişmiş ama nedense senary