Gameshow sayı 46, sayfa 54

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 54

B: ay benim için nostalji dolu bir aydı, Bundan 2-3 sene önce

SON MACERA, EN İYİSİ OLABİLDİ Mİ? Seri oyunların açıklamalarında eski oyunları biraz hatırlatmak ya da nasıl diyeyim, neydi ne oldu gibilerinden bir mukayese yapmak zorunda hissediyorum kendimi, Bu duygu yazılarıma da yansıyor ister istemez. Tomb Raider ilk çıktığı zaman aslında o güne kadar hep 2 boyutlu oynadığımız bir oyunu, Prince of Persia'yı taklit etmişti(bence). Bol hoplama zıplamaya dayalı, vahşi hayvanları öldürdüğünüz, sürekli dolaşıp yeni yerler keşfettiğiniz bir oyundu ilk TR. Daha sonra işi biraz daha aksiyona çevirdiler TR2'de. Oyunda artık daha çok adam öldürüp daha az hoplama — zıplama yapıyordunuz. Dengeyi çok iyi kurmuş TR1'den sonra TR2 bence başarısız bir devam oyunu sayılabilirdi. Ancak 3D kartların yeni yeni yaygınlaşması sayesinde görsel olarak çok üstündü. Bu kalitesini TR3'te de sürdürüp bir de TR1'deki oyun stilini yeniden yakalayan seri, TLR ile bence serinin en iyi oyununa imza attı Core Design. Az önce de dediğim gibi TLR serinin en iyi oyunu. Bu kadar kesin konuşmak için elbette sebeplerim var. Birincisi senaryo her zaman popüler olan Mısır efsaneleri ve tanrıları üzerine kurulu. Zaten “Tomb Raider” adı aklıma hep firavun mezarlarını falan getirmiştir. Oyunun bir diğer özelliği ise mükemmele, en azından şu anki tekniklerle ulaşılabilen en akıcı ve en güzel grafiklere sahip olması. Birinci nesil 3D kart sahibi bir P166 kullanıcısı bile (Ertunç Burak örneğin) zevkle oynayabilecek bu oyunu. Dahası, yeni ve güçlü bir sisteminiz varsa “Bump Mapping” adıyla anılan yeni yüzey doku kaplama tekniğinin belki de ilk örneklerinden birini tecrübe edeceksiniz. Nedir bu bump mapping demeyin hemen. Duvarların duvar gibi, metal bir zırhın da metal bir zırh gibi gözükmesini sağlıyor kısaca. Trilinear filtering, mipmapping vs. derken oyunun grafikleri arada gözüken filmlerin kalitesine yaklaşıyor(abartmıyorum). Bu kez müzikleri de müthiş yapmışlar, oryantal ezgiler filan tam atmosferi güçlendiren türde.

SON MACERA MI İLK MACERA MI? Oyuna geçelim yavaş yavaş. Bir türün yaratıcısı olarak her zaman ağır bir yük taşıyordu TR, en iyi olmak. Aslında düşünürseniz bunu da çoğu kez başardı eski oyunlar. Kontrolleri hiçbir oyunda olmadığı kadar rahat, grafikler hep akıcı ve güzel, müzikler ortamla uyumlu, sesler her defasında daha iyi oldu. Ama “yeter” diyen TR programcıları oyunun bir sona ulaşması gerektiğine karar vermişler ki oyunun son bölümü bu. Oyunu bitirince göreceğiniz demo'da bunun ispatı, Yine de ben pek güvenmiyorum bu adamlara, Düşünsenize serinin son oyunu olacak diye bir oyun çıkarıp Lara'nın 16 yaşındaki halini oyunun başlangıcına koymak da ne demek? Yoksa Indiana Jones üçlemesini çektikten sonra Lucas efendinin yaptığı gibi dönüp "Genç Indy” tadında bir "Genç Lara - Yeni Macera" türü bir oyun yapabilirler mi göreceğiz. Ne diyorduk? Son macera mı ilk macera mı? Evet oyun başladığında (ana menüde New Game) karşımıza saçlarını arkadan iki örgü yapmış, yaşça ufak olduğu belli olan bir Lara Croft çıkıyor. Lara'nın bir çok resmi İnternet'te geziniyor, kabul. Ancak official sitesindeki (www.tombraider.com) genç Lara duvar kağıtlarına bir bakın derim. Neden bu ufak mini-şortlu lolita havasını vermeye çalışmışlar anlayamadım. Belki bunun “Ken “Utanç Verici Suç" adlı kutu) ile bir ilgisi vardır. Ne diyorduk? 16 yaşındaki Lara, Sene 1989(bu arada Lara Croft'un 1973 doğumlu olduğu ortaya çıkıyor) ve biz Werner Von Croy tarafından arkeoloji eğitimi almak üzere yola koyuluyoruz. Adamımız Von Croy, çok iyi bir arkeolog ve Lara'nın ailesi de “madem arkeolojiyle ilgileniyor bu kız gönderelim Von Croy'a o öğretsin” demiş. Von Croy'un Lara'yı eğitmesi, ki bu ilk macerasıdır Lara'nın, çok hazin bir sonla bitiyor. Lara'da olanlardan sonra Von Croy'u unutmak için arkeolojiden uzaklaşıyor(oynayın da görün Lara'ya olanları). Derken ilk iki bölüm olan Angkor Wat ve Race for Iris sona eriyor ve asıl oyuna geçiyoruz. Yani bu ana kadar olanlar oyunun sadece alıştırma bölümleriydi... Gelelim oyunun hikayesine. Lara pek çok maceradan sonra eski firavunları ve onların piramitlerini araştırmaya karar verip, Mısır'a gider(para bol, tabi gider) Mısır'da başına gelecekler de belli işte, yüzlerce tuzak, bir sürü tehlikeli

"mısır

tadında" bir macera ile karşımızda!

yaratık ve bir de kötü karakter. Klasik TR'den bu yana hiç olmadığı kadar güzel bir macera yaşayacağınızdan eminim.

OYUNDAKİ SİLAHLAR - LARA'NIN ÖZEL KOLLEKSİYONUNDAN Siz bu oyunu oynarken çıplak elle yakın dövüş teknikleri kullanarak çevrenizdeki yaratıkları haklayacağınızı düşünmediniz herhalde. Her seferinde olduğu gibi bu defa da yeni silahlar var. İşte silahlar ve aksesuarlar:

Pistol: Bu silah bir Lara Croft klasiği. İki eline alıyor silahlarını ve koyuluyor yola kızcağız. Avantajı, mermisinin bitmemesi. Dezavantajı ise ilerledikçe çok yetersiz bir silah olması. Shotgun: Her aksiyon oyununda olan pompalı tüfek, bu oyun için

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.