Quake III Arena

oyun için inanılmaz bir reklam kampanyası yürütüldü. Siyah bir Quake otobüsü neredeyse bütün eyaletleri dolaştı

Söylemeden edemeyeceğim: Unreal Tournament, 3'den on gömlek daha üstün.

Oyunu en iyi PIII işlemcilerde oynayabilirsiniz. Çünkü ID oyunun işlemcilerin tüm avantajlarını kullanacağını açıkladı

PUA ARENA

konuya nasıl gireceğimi bilemiyorum... bu tür ağır oyunlara gerçekten güzel bir giriş bekler okuyucu. Ve sen sanki ilkokul müsameresine çıkan birinci sınıf öğrencisi tadında değişik heyecanlar yaşarsın ister istemez. Canın sıkılır yirmi ikinci girişini de hiç düşünmeden silersin. Zaten senin için de heyecan verici bir oyundur ve duygularını kelimelere dökmekte zorlanırsın doğal olarak. Sonunda da bunun gibi abuk subuk bir girişle işi kotarıverir ve PERDE dersin:

FRAG Mİ? O DA NE? Düşünün bir, sene 1990 küsur, İlk Quake piyasaya sürülüyor. İnsanlar yeni yeni DooM 2'lerinin başından kalkmışken Quake ortalığı tam anlamıyla “sarsıyor”. Gerçek üç boyutlu objeler ve rakipler, kaliteli harita tasarımları ve benzer üstün özellikleri ile halen geçerliliğini korumayı başarmış bir oyun ortaya çıkıyor. O zamanlar yurdumuzda çok yaygın olmamakla beraber insanlar Quake aracılığıyla multiplayer oyun dünyasını yeniden keşfediyor. Ve bu çılgınlık tüm dünyada yayılıyor. İnsanlar saatlerce bilgisayar ekranı başında “frag” peşinde koşturuyor, yemeden içmeden kesiliyor veya eşinden ayrılmak zorunda kalıyor. Quake çılgınlığını Quake 2 devam ettiriyor, bir yandan Quake 1'in gelişimi sürerken diğer yandan Quake 2 adlı oyun insanların hayatını yeniden istila ediyor. Oyunların senaryolarına bakınca ne kadar basit “dünyayı kurtaran adam” senaryoları olduğunu ister istemez fark ediyorsunuz. Tabii insan düşünüyor ve soruyor “neydi bu oyunları bu kadar popüler kılan?”. Yukarıdaki sorunun cevabı elbette yine oyunun kendinde: multiplayer. Bu iki oyunun da en yaygın kullanım alanı kuşkusuz bilgisayar ağları veya İnternet üzerinden

Burçak bile sürekli yenilmesine rağmen oyunun bağımlısı oldu oynanan oyunlar. Bu oyunlarda artık o aptal yaratıklar yerine sürekli ölüp ölüp dirilen gerçek zekaya sahip bir sürü insanla savaşıyorsunuz. Yapay zeka ya da scripting'e göre oldukça başarılı olan insan beyni, düşünme yeteneğiyle çok daha zevkli bir oyun sunuyor diğer insanlara. Ve Quake 3: Arena(Q3A) multiplayer oyun dünyasındaki son aşama: single player'ı bile multiplayer olan bir oyun.

SINGLE PLAYER'I BİLE DA NE DEMEK? YOKSA UYKUN FİLAN MI GELDİ? Önce şunu hatırlatayım, uyku zayıflar içindir sevgili okurlar. Bu sloganla piyasaya sürülen Q3A'da single player görevler, bot adı verilen bilgisayar tarafından yönetilen rakiplere karşı oynanan multiplayer oyunlar. Oyunun single player görevleri 7 aşamadan oluşuyor ve her aşamada daha zorlayıcı ışık efektleri oldukça etkileyici. Özellikle sanat eseri olmak üzere hazırlanmış botlar size rakip oluyor. Özellikle son bot Xaero'nun yapay zekası (ya da script'i... bu konuda emin olamadım) oldukça iyi, Single player'da oynamak için CD gerekirken multiplayer oyun için sadece sunucuda CD yeterli oluyor. Single player görevlerdeki her aşamayı geçince size rakipleriniz tanıtılıyor vs. Ancak oyunun can alıcı noktası tamamen multiplayer oynanmak üzere tasarlanmış olması Oyunu İnternet veya yerel alan ağı (LAN da denir) üzerinde birden fazla oyuncunun oynaması mümkün. Daha doğrusu oyunu sırf bu iş için hazırlanmış. Yoksa single player görevler, botlar vs. havagazı. Eskiden çok yaygın olmayan NetCafe'ler sayesinde hepiniz bu ortamın tadına bakma şansı bulmuşsunuzdur ve en azından bir defa Quake türevi bir oyun veya Starcraft- ACE gibi bir real-time strateji oynamışsınızdır. Ve tahmin ediyorum Q3A'yı evde oynamış biriyseniz yazıyı bitirince bir netcafeye gidip oynamak isteyeceksinizdir. “Single player'ı bile multiplayer” olayını aştığımıza göre size biraz oyundan bahsedeyim. Öncelikle oyun bence bu güne kadar hazırlanmış en eğlenceli Quake oyunu. Bir kere oyuna eklenen zıplama halkaları ve sizi ileri fırlatan rampalar oyuna apayrı bir tat katmış. İlk oynadığım zaman gerçekten beni çok etkileyen bu yeni özellik sayesinde kendinizi gerçekten uçuyor gibi hissedebilirsiniz. Ayrıca oyunu gerçekten eğlenceli kılan bir özellik bu. Silahların hasarları ve özellikleri de çok dengeli olmak üzere yeniden gözden geçirilmiş. Tek abartı silah BFG10K olmuş ki o da her haritada yok zaten. Oyunu farklı kılan özelliklerden bir diğeri de oyundaki haritaların tasarımı. Gerçekten usta ellerden çıktığı belli olan haritalar, tek kelimeyle mükemmel. 20'si Deathmatch, 6'sı Turnuva ve 4'ü CTF olmak üzere toplam 30 orijinal harita ile geliyor Q3A. Haritaların bazıları gerçekten “savaş arenası” gibi iken, haritaların hepsi zevkli bir multiplayer oyun için gereken her unsuru barındıracak şekilde tasarlanmış. Lafı fazla uzatmadan özetleyim: hepsi birbirinden güzel.

Dahası oyundaki güzelliği. OpenGL uyumlu bir ekran kartı isteyen oyun, çalışmak için Voodoo işlemcili ya da OpenGL ICD'li bir ekran kartı istiyor. Benim emektar Erazor II(ki kendisi TNT 1 işlemcili güzel bir kartımızdır) ile oyunu 32 bit renk derinliğinde tüm detaylar açıkken 640x480 oynamam mümkün olmadı, En azından Quake 1'de 100 frame'in üzerinde OpenGL gerçek sis ve arenalar tam bir yine söylemeden edemeyeceğim: Unreal'ın Botları Quake'in botlarına maalesef yüz basar performansı veren sistemim resmen ilk defa çuvalladı. Grafiklerin kalitesini kökleyip oynamak isteyenlere şimdiden “Babamatik"i ziyaret etmelerini önereceğim. Keza arzu ettiği sistem sağlam bir PIII ve TNT 2. Bu oyunun ideal sistemi bu ikilinin bir araya geldiği 128MB ramli bir bilgisayar. Türü sevmeseniz bile grafiklerde getirdiği yenilikler açısından bir defa da olsa görmenizi isterim. Özellikle gerçekten yuvarlak sütunlar ve yüksek kaliteli gerçek renk yüzey kaplamaları ile isterseniz oyun tam bir grafik şovu diyebilirim.

Sanırım oyunla ilgili yazılacak pek çok taktik veya kolaylık vardır. Haritalardaki uygun rocket jump noktaları, gizli BFG10K'lar vs. gibi. Ama bundan önce size oyunu oynadığınız server'da başarının yolunu açacak şey, oyunda alacağınız frag'ler, yani rakiplerinizi öldürme sayınız. Bu yüzden de silahların verdiği hasarları ve

OYUNLAR 3 5 özelliklerini iyice öğrenmenizi sağlamak benim vazifem(görev bilincine sahip yazar tribi). İşte silahlar: Gauntlet: Bu silahı son çare olarak kullanmanız benden size tavsiye değil emir, Tamam, belki regenerate aldıktan sonra ortalıkta aylak aylak gauntletle dolaşmak ve insanları deli etmek zevkli olabilir ama, başka bir durumda sadece birebirken 50 puan hasar verebilen bir silah hiç pratik değil. Dediğim gibi son çare olmadıkça kullanmayın. Machine Gun: Ölüp de hararetli bir savaşın tam ortasında respawn olduğunuzda gerçekten işe yarar bir “başlangıç” silahı. En fazla 200 Mermi taşımanız mümkün. Çok hızlı ateş edebilen silahlar sınıfındaki Makineli tüfek, FFA oynarken ucuz frag almanızı veya bir son darbeyi vurmanızı sağlayabilir. Her isabet eden mermi 7 puan hasar verecektir Önce güzelce enerjisini düşürdüğünüz rakibinize son darbeyi vurmak istiyorsanız bu seri ancak zayıf silahı kullanmanız mümkün. Shotgun: Her ateş edişinizde 11 tane saçma yollayan silah yüzyüzeyken 110 puan hasar veriyor. Uzaklaştıkça bu değer düşerken ve saçmaların etki alanı genişliyor. Tetiğe basar basmaz hedefe ulaşan silahın bir sonraki mermiyi kullanıma sunması yaklaşık 2-3 saniye sürdüğünden oldukça hantal. Pek kullanışlı bir silah diyemem ama muhakkak seveni vardır.

Plasma Gun: İşte çok sevilen bir silah. Bu silahın özelliği çok hızlı hedefe ulaşan seri patlamalara yol açması. Her plasma topu 20 puan enerji götürürken splash damage'ı da 1-19 enerji zarar verebiliyor. Splash damage'dan söz açılmışken ne olduğunu da anlatayım. Bir oyuncuya ateş ettiğinizde her zaman isabet ettiremeyebilirsiniz. Ancak splash damage (buna patlama hasarı diyebiliriz) veren bir silah kullanıyorsanız (Plasma, RL, vs) silahı direk rakibe değil de örneğin ayaklarına nişan alıp ateşlediğinizde oluşan patlamanın etkisiyle neredeyse silahın gerçek hasarına yakın bir hasar vermeniz mümkün. O yüzden Plasma'yla rakibi avlamak yerine ayaklarına doğru ateş etmeniz de yeterli olabilir.

QUAKE

ARENA

sonra Burçak hayatla ilişkisini bir süreliğine kesti. "İyi

Tezalete imza Şey yapar Oyunda zıpla, 'ag Vererek bir 'nra Burçak ha 'n haberler arası ag oldi yatla ilişki: asında. 300 - U çok burnu kalkmıştı Süreliğine kesti, ye asıl yap Yaptığımız bütün a Gök yakındı.” John Carmack

Grenade Launcher: Benim görüşüme göre gerçekten çok gereksiz bir silah. Zorda kalmadıkça kullanmamaya özen gösterdiğim bu silah ortalığa el bombası atıyor. Belki yola bir kaç tane bırakıp kaçmak bir işe yarayabilir bu 100 damage zarar verebilen cihaz.

HOH MIDILL

Menzilini kendiniz ayarlıyorsunuz. Rocket Launcher: İşte dünya üzerindeki milyonlarca favorisi olan silah. Bununla pek de yavaş olmayan roketleri yine orta sıklıkta atabiliyor ve çoook büyük zarar verebiliyorsunuz(100 damage / roket). Ayrıca splash damage ile sadece rakiplerinizin yakınlarına ateş ederek onu yeryüzünden silmeniz mümkün. Eğer bir silahın ustası olacaksanız bu silahı en azından “çok iyi” kullanın derim ben. Lightning Gun: Pek kullanışlı olmayan bu silah dokunduğu her anda 8 puan hasar veriyor. Splash damage'ı da yok. Ama Visor kızartma yapmanın da tek yolu bu. Rail Gun: Bu silah için de söylenecek çok şey var. Birazcık daha seri bir silah olsaydı RL'yi katlaması an meselesiydi. Tek atışta 100 puan hasar veren bu silah, özellikle zoom olayını açtıktan sonra uzaktan frag avına çıkmak için çok elverişli. BFG 10K: BFG10K gerçekten oyunun en iyi silahı. Plasma gun kadar hızlı ve RL kadar da yüksek zarar veriyor. Tek sorun sık sık bulunmaması ve yakından size de çok zarar vermesi. Her atışta 100 point damage veren bu silah yakında da aynı etkisini koruduğu için “itinayla kullanılacaklar” listesinde RL ile.

ALWAYS ONLINE

Oyunda dikkat etmeniz gereken şey silahların zırha ve vücut enerjinize verdiği hasarın miktarı olacaktır. Normal bir roketle (ki kendisi direkt vurduğunda 100 damage verir) eğer zırh varsa üzerinizde zırha bunun 2/3'ü olan 66 puan zarar verirken, 1/3'ü olan 34 puan hasar da vücut enerjisine bölüştürülecektir. Bir diğer konu da rocket adı verilen roketin patlamasından faydalanarak daha yüksek yerlere sıçramanızı sağlayacak işlem. Bunun için zıplamak istediğiniz yere koşarken çok çabuk bir şekilde yere bakıp sıçrayın ve yere roket atın. Splash damage'ın bir diğer kullanım alanı da ince duvarlar. Bir duvarın ince olması halinde duvara atılan bir roket 9650 etkiyle duvarın arkasındakini de etkileyecektir. Alınan nesnelerden yeşil sağlık balonları 100 enerjinin üzerine çıkmanızı sağlarken MegaHealth ise 100 enerji birden veriyor. Kırmızı zırh 100, sarı zırh 50 puan zırh kazandırıyor. Küçük yeşil armor parçaları ise 5 puan etkilerken every bit as hamaltatieg

Bana göre Quake 3'ü ilk gördüğünüz anda hayran olacağınız iki şey var: Görsellik ve oynanabilirlik.

Level Designer zırhı, oyunun haritasına bağlı olarak çıkan power-up'lar mevcut. Bunlar: Flight: Birkaç haritada olan bu power-up ile 30 saniye boyunca istediğiniz yöne uçabiliyorsunuz. Oldukça zevkli. Invisibility: Bu power-up ile görünmez oluyorsunuz. Oldukça güzel hazırlanmış bir power-up çünkü gerçekten bence botlar görüyor sizi ama o ayrı). Envirosuit: Quake 1'deki "Pentagram of Protection" gibi bir şey. Hiç enerji kaybetmiyorsunuz. Özellikle bazı bölümlerde rocket jump yaparken kullanmak mümkün (gizli ipucu). Haste: Normalin iki katı hızlanıyorsunuz. Silahlarınız da sizin hızınıza ayak uydurup iki kat hızlı ateş ediyorlar. Quad Damage: Bir Quake klasiği. Normalin 4 katı güçlü etki ediyor silahınız. Tabii her güzel şey gibi bunun da sonu geliyor.

Regeneration: Vücudunuz sürekli kendini yeniliyor. Tabii yine 30 saniye için. Stimpack: Bununla 100 health'e kavuşmanız mümkün. Alır almaz değil istediğiniz zaman kullanıyorsunuz. Teleport: Sizi rastgele bir noktaya ışınlamaya yarar. Bu da isteğe bağlı kullanılan power-up'lardan. Mavi ışık hüzmesi: Burada da regenerate'in benzeri oluyor. Sanırım ya bir ya iki haritada olan bir özellik bu. Mavi bir teleporta benzeyen bu bölgede bekledikçe zırhınız ve enerjiniz sürekli artıyor. Oyundaki power-up'lar bunlar. Oyunu oynamanız için KESİNLİKLE orijinal CD'lerden çıkan Key gerekiyor. Bir key birden çok kişi tarafından kullanılamıyor. Key'in doğruluğu da oldukça karmaşık ve kırılması zor (imkansız değildir belki bilmiyorum) bir güvenlik sistemi ile kontrol ediliyor. Bu yüzden dünyadaki milyonlarca Quaker gibi size de tek tavsiyem Quake 3'ü evinizden İnternet aracılığı ile oynayacaksanız gidip paşa paşa orijinalini almanız ve CDKey'inizi kimseyle paylaşmamanız (yoksa siz de oynayamazsınız). Böyle bir oyun üzerinde söylenecek bütün güzel laflar edildi. Ancak Quake 3 çok çok güzel olmasına rağmen mükemmel (ya da kusursuz diyelim) değil. Bir kere yıllardır oynadığımız sıradan Quake 1-2 multiplayer oyununa getirdiği hiçbir yenilik yok diyebilirim. Zıplatan rampalar, havada asılı teleportlar falan güzel ama insan biraz yenilik katar diyorum. Gerçi halen klasik deathmatch ve team deathmatch oynuyorum ama, sanırım başka oyun tipleri olsaydı onlara da bakardım. Gelelim CTF'ye. Oyunda geleceği söylenen yeniliklerden biri de asılma kancasıydı. CTF için Grappling Hook'un oyundan çıkarılmasının sebebini anlayamadım. Özellikle gizlenmek ve sürpriz yapmak amaçlı kullanılabilecek bir aleti böyle başarılı bir oyundan çıkarmak kesinlikle bir hata olmuş. Q3A'nın şüphesiz en büyük, hatta tek rakibi Unreal Tournament. UT hakkında söyleyecek pek fazla şeyim yok çünkü sadece demosuna şöyle bir bakabildim. Ancak genel görüş UT'nin özellikler açısından Q3A'dan birkaç gömlek üstün olduğu ve oyunların ayarlarıyla oynayarak standart deathmatch ve CTF'nin ötesine gitmenin mümkün olduğu. Sona yaklaşırken diyeceğim birkaç söz daha var. Öncelikle Q3A sadece İnternet veya başka bir network üzerinden oynanabilen bir oyun. Yani single player'ını yok sayın gitsin. O yüzden oyunu alıp “aa bu ne biçim oyun bunda hiç görev yok ne yapıcam şimdi” demeyin. Oyunu alıp yüksek ping yüzünden doğru dürüst zevk alamayanlara ise stats.sanane.com adresinden Türkiye'deki insanlara düşük pingle hizmet verecek serverları izlemesini öneriyorum. Yaz yaz bitmeyecek bir oyun, öyle müthiş ki DF, ROR ve AoK dışında oyun oynamayan MEG bile kalkıp bu oyunu oynamak zorunda hissetti kendini. Neyse son olarak bu müthiş oyunu almayan Polat olsun. Haydi eyvallah.. Bir frag bin nasihatten iyidir. -Quake atasözü