Gameshow sayı 45, sayfa 65

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 65

İnatçı olmamın güzel olduğuna inandığım için hala her gelen yeni oyunla ümitlenmeye ve her sefer ümidin kırıldığı halde üzülmemeye devam ediyorum. Gecenin köründe de oturmuş size bunlarla ilgili fikirlerimi anlatıyorum. Hay Allah'ım ya. Bana gelen mail'lerden izlediğim kadarı ile yazılarımı okuyanların ortak görüşü pek çok oyunu beğenmiyor olduğum. Evet bu doğru, gerçekten de oyun beğenmekte zorlanıyorum. İyi niyetli olmama rağmen, bir oyunun beni bilgisayarın başına çivileyebilecek olmasına, saatlerce kapalı bir odada kalmayı göze alacak olmama yine de her sene gelen oyunlardan en fazla 4-5 tanesini oynamaya değer buluyorum. Zaten oyun zevkim yavaş yavaş single player yerine multiplayer oynamaya doğru kayıyor. O yüzden single player'ı güzel olan oyunların bu özelliğini de pek aramamaya başladım. Açıkçası single player'ı güzel olup da multiplayer'da işkence şeklini alan evrendeki tek oyun Heroes of Might & Magic'tir ve bu serinin tamamı ile gurur duyuyorum, zaten birkaç gündür de kölesi olmuşcasına, çılgıncasına Armageddon's Blade expansion'ını oynuyorum. Multiplayer gaming iyi de, güzel de, şanssız birisi olduğum için zamanında Türkiye'de doğmuşum ve hala orada ikamet ediyorum. O yüzden olsa gerek İnternet bağlantım felaket derecede kötü. Zaten sanırım bağlantısı iyi olan kimse yok, çünkü burası Türkiye, fark burada. Mesela az önce ICO üzerinden Age of Kings'in şu anda igi.net birincisi ve Age of Empires'ın eski Dünya Şampiyonu ile konuşuyordum. Yeni bir oyundan çıkmıştı, zor bir oyundu, kazanmıştı, bayağı mutluydu falan. Bana sabaha karşı 4'te, yani bizim saatimizle sabaha karşı 4'te Gaming Zone'da Age of Kings turnuvası olacağını, katılıp katılmayacağımı sordu. Ben de çok katılmak isteyeceğimi, ancak ping sorunu olabileceğini söyleyince, o da aynı sorunların

B int onman ve ret sete uman wa in hai a a her gulen yay oyunla

*Herhangi bir etkili yolu, kazanan stratejiyi gerçekten de o ping ile katılamayacağımı düşündüğünü belirtti. Zaten söylenecek de pek bir şey yok, daha önce katıldığım her türlü turnuvada da, oyunda da, bazen öyle uzun süreler lag oldu ki oyun oynarken duş falan yapabiliyorduk. Ayıp olmasın diye artık katılmıyorum bile. Oysa oralarda başarılı olabilecek bir oyuncu olduğumu ben de biliyorum, konuştuğum adam da... bayağı üzücü. Tabii bu bir tek benim problemim değil. Bazı örnekler de verebilirim. Mesela Alp Övütmen. Starcraft'ta Dünya çapında bir oyuncu olabilecekti, hatta en iyi oyuncuların oynadığı Kali Server'ında 13.'lüğe kadar yükseldi. Ancak oyunlarını sadece gece saat 2'den sonra oynayabiliyordu ve o zamanlar bile ping sorunu oluyordu... tahmin edin neden? Çünkü Türkiye'de Internet bağlantısı öyle kötü ki, başka zamanlar ping 28000'e kadar çıkıyordu. Tabii bunun doğal sonucu, okul vs. başlayınca oyundan kopmak zorunda kaldı, hoş onlar yokken bile zaten gece 2'de oyun oynamak zorunda kalması üzücü bir durum. O yüzden bize de kala kala single player'ı güzel oyunlar kalıyor. Gerçi güzel yurdumun dört bir yanı internet kafelerle dolu ama, onlar da ancak öğrenme içgüdüsünden uzak, sadece "zevk almak için" oynanan oyunlardan daha fazlasını veremiyor, gördüğüm kadarı ile İstanbul'da Starcraft'ın iyi oyuncular tarafından oynandığı Sihir Kafe ve Quake'in her türlüsünün iyi oyuncular tarafından oynandığı MegaByte adlı kafe dışında,

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.