Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 24
Kay'l'ın vücuduna takılmak zorunda değilsiniz. Tüm vücutlar muhteşem dizayn edilmişler. Bu oyun kesinlikle bir görsel ziyafet. Özellikle de strip barlardaki dansçı yavr-ee bayanlar gerçekten harika yapılmışlar. Oyunda kamera açıları gerçekten çok güzel kullanılmış. Sahneler çok kaliteli bir ağırlığa kavuşmuşlar. Verilmek istenenler hissettirilmiş. Bu konuda önce Quantic Dream'i, sonra da Eidos'u kutlamak lazım.. Bölgelerin havası da çok iyi verilmiş. Her yerde afişler, reklamlar, ışıklar, her bölgede tepemde uçtuğunu görüp feci şekilde kıllandığım gemi, sisli göğün ardındaki güneş (veya ona benzer ışık) ve etraftaki tekdüzelik havası kesinlikle muhteşem.. Bölgelerin temel fikirleri de oldukça güzel, Bir bölge iş alanıyken, bir diğeri gece eğlence merkezi, bir başkasıysa sanayi şehri şeklinde dizayn edilmiş, Dolayısıyla her bölgede sizi yeni ve şaşırtıcı bir atmosfer bekliyor. Oyun oldukça gerçekçi de yapılmış. Eğlence merkezi olan bölgesinde strip barlar, çıplak bayanları izleyebileceğiniz mekanlar ve hatta sex shoplar bile var. Bence oyunun kutusunda yazdığı gibi rating pek “pending” değil. Yani ne diyeyim, hatunlar çok-ay neyse... Oyunun en beğendiğim yeriyse, oyunun görsel olarak da, ses olarak da zirvede olduğu bir konser sahnesi. David Bowie'nin seslendirdiği, Reeves Gabrels'la Gail Ann Dorsey'in çaldığı parçaları, Omikron'daki bazı barlarda dinleyebiliyorsunuz. Eidos'un yine en büyük kozlarından biri de bu. David Bowie ve Reeves Gabrels sırf bu oyun için parça hazırlayıp çalıyorlar. Oyundaki grubun dansları da, parçalar da mükemmel, Grubun hareketleri inanılmaz akıcı ve güzel, Kesinlikle bir şekilde izleyin derim, Abartmıyorum, muhteşem bir keyif
Charles Cornwall » Eidos yönetim kurulu başkanı pek bi heyecanlanmıştık. Maalesef en azından ben beklediğimi bulamadım. Eidos bayat çikolatayı, rengarenk, çok güzel bir ambalaja sarıp raflara koymuş. ZEBANİ ABİ YAPMAAAAAA Ne?! Ne var yani? Güzel oyun, tanıt dedin tanıttık! İlle de iyicene yağlamamız mı lazım beah?! Ne yapayım ağır eleştiriler getirmişsem? Her şeyiyle güzel yapsalardı da getirmiyeydim! Ne var yaratık abim? O sopayı ne yapacaksın? Ne demek yaklaş?! Niye yaklaşayım canım?! Hem hem, önemli olan okuyucularımızı en güzel şekilde aydınlatmak değil mi? Ha? Değil demek. Hem de yazı biraz kısa kalmış demek? Aaa, niye öyle olmuş heh heh. Heh. AAAAAAH! 3 CD FİRMA: Eidos Interactive TÜR: Son günlerin en iyi
-Sopayla yazarın ruhunu bile deldiğimizde.. yazı yarım kalmıştır. Hepinizden özür dileyerek, özgürlük ve barıştan yana olmanız dileğiyle yazımızı sonlandırıyoruz...
3D Action/Adventure
OYUNLAR 2 1
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 25
Hah. Yine neşe içinde girdim konuya. '94'ten bu yana dinmeyen, dinmek bir yana her sene biraz daha şiddetlenen, kendini defalarca kanıtlamış, yenisi en çok beklenen ve hatta en çok oynanan “Fifa” serisinin 2000 versiyonuyla bir kez daha sahalara dönmek büyük onur. Robbie Williams'ın müthiş parçası (We don't want to get a job” dizelerinde düpedüz kendimi bulduğumu itiraf etmeliyim!) demosuyla açılan Fifa 2000'de bizleri yine kendi alanında “gerçeküstü” bir şaheser ve bilgisayara karşı olsun kankalara karşı olsun kime karşı oynarsak oynayalım, zevkli saatler bekliyor. Demo'dan sonra ilk karşılaşacağımız ekran “ana menü” ekranı ama ondan önce Electronic Arts yine yapmış yapacağını diyor ve uzatmadan oyunun en çok tutulan versiyonu (2000 çıkmadan önce tabii) '99'la olan farklarıyla başlamak istiyorum.
B: Oyunun çıkması için 2000 yıl bekledik ama değdi. Ah hah, topa sahip oyuncunun altında pas verebileceği oyuncuyu gösteren ok işaretleri, her zamanki canlı renkler ve her zamanki Fifa serisindeki grafiklerden sonra ilk karşılaştığımız 'fark'. Bu okun yeşil veya sarı yanması o an pası vereceğiniz oyuncunun pası almaya uygun olduğunu gösteriyor. Kırmızıysa, o oyuncunun markajda olduğunu gösterir. Bu arada, serbest vuruşlarda, taç atışları ve kornerlerde, topu istediğiniz adama istediğiniz tuşa basarak yolluyorsunuz (eski 'ok' yöntemini de kullanabilirsiniz — “S” tuşuyla). Seyirciler 3D animasyon. 3D demişken, 3D ekran kartı olanlar oyunun grafikleriyle ilk karşılaşmalarında maalesef 3D gibi olmadığını görecekler ancak 3D kartınız iyi grafikler bekliyor. Fifa '99'da olanlardan daha
FIFA
kaliteli, düzgün, gerçeğe yakın grafikler ve gerçeğe daha yakın hareketler. 1954'ün Macaristan'ı, '82'nin İtalya'sı, '68'in Manchester United'ı (ki geçen sene de Avrupa şampiyonu olduklarına göre çok da bir şey değişmemiş), '88-'90'ın Milan'ı, (Rijkaard'lı, Gullit'li, Van Basten'lı unutulmayan rüya takım) gibi klasik takımlar da oyuna çok ayrı bir hava katmış. İki klasik takım birbirleriyle karşılaşacakları zaman ekranın siyah-beyaz'a yakın “klasik” bir görüntüye bürünüyor olması, bir klasik bir normal takım karşılaşacağı zaman, bu değişimin bir hafif tonunun yaşanması da, World Cup '98'den de hatırlayacağımız ama çok daha gelişmiş ve oldukça “zevkli” bir özellik. Kalecilerin daha önceki Fifa'lara göre daha iyi olduklarını da söylemeliyim. Bu savımı bir örnekle desteklemem gerekirse, eskiden, kanattan gelip de “S”yle verilen paslarda 'bakan' ve de akabinde topu kalesinde bulan kaleci gitmiş yerine bir panter gelmiş. Bir diğer örnek de, kalecinin “göbekten girmek” diye tabir ettiğimiz (adam iyice spor yazarı moduna girdi) kale önüne kadar topu sürüp şut çekmelerde, şut çekecek zamanı “çoğu” zaman bırakmaması. Tabii bir iki derken, ne zaman çıkacak ne zaman duracak zamanlamasını ayarlayabiliyorsunuz, o başka. Bir diğer enteresan nokta da, direkten dönmelerin çoğalması. Şimdi, menülerden girerek oyunun daha ince ayrıntılarına inelim: Exhibition: Bildiğimiz yani dostluk maçları. Siz bir takım seçersiniz rakip