Son dakika

Bekleyişlere son ve derin bir bakış

“Şimdi diyelim Lara içeriye... “Saçma sapan konuşma Polat. O bir hayal kahramanı.” “Ya diyelim oldu, girdi Lara Croft içeriye.” “Lara Croft içeriye girer mi Polat? İyice sapıttın sen, bir doktora görünmen lazım.” “Tamam, diyelim gittim doktora, doktor Lara Croft'muş...” “Geri döneriz başka doktora gideriz.” “Ama diyelim o doktor da Lara Croft...” “O zaman... tövbe tövbe. Polat sapıttın mı sen? Kamyon falan mı çarptı?” “Diyelim kamyon çarptı, bir iniyor şoförü, Lara Croft.” “Olmaz o motosiklete biner.” “Yani şöyle bir hayali de gerçek hayatla karıştırıyorsun ya, adam değilsin Burçak.” “Sahiden ha, adam değilim.” Bu haberi yapana kadar hiç Tomb Raider oynamamıştım. Zaten benim tarzım bir oyun değil. İnancıma göre anaokullarında ders olarak görülmesi gereken bir oyundan ileriye gidemezdi. Sonra Polat bana “Burçak bu ay Son Nefes'te TR4: Last Revelation var” dedi. “Ne kadar borcum?” dersiniz de adam size öyle abuk sabuk bir para söyler ki O sandviçi yemeseydim keşke dersiniz; ama yapacak da bir şey yoktur ya, o anki hissi hatırlayın, işte öyle hissettim. Ama söz verdik bir kere Son Nefes'i yapacağımıza, mecburen kabul ettim. Hemen sonra TR3'ü aldım yükledim bilgisayarıma, biraz haberim olsun diye. Bu oyun türünde şempanzelerin benden daha başarılı olacağını da Burak Bayburtlu'nun benden daha iyi oynamasından anlamış bulunuyorum. Her neyse, oyunun o kadar da kötü olmadığını anladım eninde sonunda. Ben biraz yeteneksiz olabilirim, ona kabul, ama herkes de her şeyi başaracak diye bir kural yok. Oyunu oynamadıysak bile ayda yaşamıyoruz herhalde. Lara Croft'tan birazcık haberim vardı. Ama adı üzerinde, birazcık. Sadece evrendeki en çok beğenilen dijital mahluk olduğunu, sokakta yürürken görüp de yere düşebileceğiniz kızların ondan bin kat daha güzel olmasına rağmen yine de onun daha çok ilgi topladığını

İnsan

hayatının her gününde sağa sola ateş eden güzel bir manyağı oynayamıyor falan biliyorum. Herhalde herkesin hayalinde “atletik güzel kız” diye bir hayal var. Ama size söyleyeyim Lara'nın da diğer kadınlardan hiçbir farkı olmasa gerek. Normal şartlar altında sıfır derecede eminim o da kapris üzerine kapris yapıyordur. Tomb Raider hakkında da biraz tarihi araştırma yaptım. Zamanında... neyse bu kötü espri buradan ekmek yok. İlk oyun geldiği zaman gerçekten çığır açmıştı. “Güzel kadın kahraman” olması, zamanına göre güzel grafikleri olması, daha önemlisi güzel dizayn edilmiş olması, belki bazılarına Time Commando'yu anımsatmış olması, güzel hikayesi ile bir numaraya yerleşti ve belki de kendi türünün de dönüm noktası oldu. Fakat biz bu filmi daha önce de görmüştük lafını söylemeyi bolca seven birileri olayın içindeydi herhalde ki birçok serinin başına gelen (Back to the Future mesela, süper seri ayrı ama ilk film gibisi yok) Lara'nın peşini bırakmadı. İkinci oyun ilkine herhangi bir yenilik getirmemişti. Hatta kimilerine göre ilk oyuna göre çok daha kötüydü. Tabi yine kendi türü için başarılı bir oyundu belki de; ama beklenen bu değildi. Belki oyunu beğenmiş olanlar da olabilir; fakat bu genel anlamdaki başarısızlığı gölgelemedi. Sonra bir üçüncü oyun geldi ki evlere şenlik. Harbi TR fanatikleri bile bu oyunu beğenemediler. Gerçi Lara'nın ünü ve ona benzeyen bir sürü bayanın boy boy resimlerini duvara asanlar artıyordu; fakat TR “oyun” yönünü kaybetmişti. Bu üç oyun ile ilgili PlayStation ile beraber programlandıklarını da belirtmeliyim. İşte bu gibi hayal kırıklıklarının ardından, “artık biter” demişken tam, şimdi TR4: Last Revelation'ı bekler durumdayız. Bence bunun sebebi o kızı gerçekten bu oyuna koyup, yani oyuncu olarak, oynatabilecek hale gelene kadar sıcak tutup sonra servis yapmak ve piyasayı kırıp geçirmek. Ki bu olabilir. Zaten olacak, benden söylemesi. Bu arada da ne kadar iyi oyun yaparlarsa o kadar iyi olacağı için son hız devam ediyorlar. TR4 ile ilgili iddialar oldukça ilginç. Öncelikle ne demek istediklerini anlamadığım bir yeni “inventory” sisteminden bahsediyorlar. Bilmeyenler için söyleyeyim inventory oyunda aldığınız eşyaları görmenizi ve kullanmanızı sağlayan arabirim. Eski oyunlardaki arabirimi beğenmemişler mi yoksa akıllarına harika bir fikir gelmiş, bilemiyorum. Hazır akıl demişken benim de bir aklım var ve şimdi ona geldi, TR4 ilk olarak PlayStation'dan bağımsız olarak programlanıyor. Bence bu daha iyi performans demek. Çünkü diğer oyunlarda bu yüzden bazı şeylerle sınırlı kalmak zorunda kalmışlardı. Tabi PC'de programlamacılık adına güzel buluşlar yaptıkları da kesin; ama... Ayrıca ortalıkta kaybolan insanlara yardımcı olmak için (mesela bana), bu oyunda her yer daha küçük olacakmış. Yani gezebileceğiniz daha az yer demek. Fakat bu oyun küçük anlamına gelmiyor. Sadece objektifler çok daha açık olacağından bunu Tomb Raider'ı gerçekleştirebileceğiniz küçük bir alan olacak. Böylece anlamsız labirentçilik oynamaya son vermiş olacaklar. Işık ve grafik teknolojisinde daha ileri bir noktaya gelmişler. Zaten oyunun screenshot'larını görünce ne yapacağımı şaşırdım. Polat beni yerden kaldırdı. Artık bilmeyen kalmadı mı, bilmiyorum; ama bu sefer oyun Mısır'da geçiyor. Bol bol yağmalanacak mezar olduğundan olacak. Zaten oyunda bolca puzzle olacak ve bütün bilmeceler Mısır mitolojisine dayanacaklar. Yani ne demek istiyorum? Bu puzzle'lar zeka oyunlarından meydana gelecekler. Bu zeka oyunları da antik Mısır'da oynanan ya da oradaki efsanelere ait oyunlar olacaklar. Gerçi yabancı basın bu fikri çok beğenmiş; ama yine böyle oyunlarda saçma bölümlere karşı olduğum için ben hiç beğenmedim. Mısır mitolojisi hakkında kitap bassalarmış. Lara yeniden dizayn edilmiş. Yani estetik yaptırmış. Şimdi daha güzel mi çirkin mi, bilemiyorum. Fakat yepyeni akrobatik hareketler kazanmış. Zaten bu oyunda daha kompleks ve güzel hareketler yapılacağını bas bas bağırıyorlar. Bu sefer PlayStation'dan bağımsız olmasından bu sonucu çıkartabiliriz belki de zaten. Oyunun senaryosu için de çok uğraşmışlar. Senaryoyu okudum; ama şimdi size anlatmayayım. Bu sefer dağınık bir “haydi go go go” senaryosu yerine daha derli toplu bir konu yaratmışlar, olmuş. Aferin onlara. E, tabi bunları iddia ediyorlar; ama kaç tanesini gerçekleştirebilecekler. Bence çoğunu. Bu sefer ipleri ellerine almışa benziyorlar. Oyunun basın CD'sinde gördüğüm resimler gerçekten çok güzel, Lara'nın motosiklete bindiği sahneler dışında benim ilgimi çektiler; ama o motosiklet bölümleri nasıl olacak bilemiyorum. Ayrıca hikaye ve oyunun teknik özellikleri anlatıldığında daha da bir umutlanıyor insan. Gerçi ben bu türün insanı değilim; ama geldiği zaman kesin bir göz atacağım. İnsan hayatının her gününde sağa sola ateş eden güzel bir manyağı oynayamıyor. Hem her açıdan daha doyurucu (derinlik, entelektüel doyuruculuk...) olacağına eminim. Bir de eğer o bilmece-bulmaca bölümleri bilmece-bulamamaca bölümlerine dönmezse de gerçekten zeka gerektirirse ve beni gerçekten baymazsa oynayabilirim sanırım. Lara fanları ise şimdiden hazırlanmalılar (neye?). O yüzden, beyler, ve varsa öyle birileri bayanlar, Tomb Raider 4: The Last Revelation Kasım ayı içinde elinizde olacak. Bekleyelim, güzelleşelim. Ben herkesi yenerim multiplayer'ı olsa. “Diyelim ki Burçak, Lara şimdi içeriye girdi...” “Kaçarım.” “İşte bundan kaybediyorsun Burçak.” “Hayır hala seninle konuştuğum için kaybediyorum.” “Aferin, o zaman.”