Gameshow sayı 44, sayfa 19

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 19

Bekleyişlere son ve derin bir bakış

“Şimdi diyelim Lara içeriye... “Saçma sapan konuşma Polat. O bir hayal kahramanı.” “Ya diyelim oldu, girdi Lara Croft içeriye.” “Lara Croft içeriye girer mi Polat? İyice sapıttın sen, bir doktora görünmen lazım.” “Tamam, diyelim gittim doktora, doktor Lara Croft'muş...” “Geri döneriz başka doktora gideriz.” “Ama diyelim o doktor da Lara Croft...” “O zaman... tövbe tövbe. Polat sapıttın mı sen? Kamyon falan mı çarptı?” “Diyelim kamyon çarptı, bir iniyor şoförü, Lara Croft.” “Olmaz o motosiklete biner.” “Yani şöyle bir hayali de gerçek hayatla karıştırıyorsun ya, adam değilsin Burçak.” “Sahiden ha, adam değilim.” Bu haberi yapana kadar hiç Tomb Raider oynamamıştım. Zaten benim tarzım bir oyun değil. İnancıma göre anaokullarında ders olarak görülmesi gereken bir oyundan ileriye gidemezdi. Sonra Polat bana “Burçak bu ay Son Nefes'te TR4: Last Revelation var” dedi. “Ne kadar borcum?” dersiniz de adam size öyle abuk sabuk bir para söyler ki O sandviçi yemeseydim keşke dersiniz; ama yapacak da bir şey yoktur ya, o anki hissi hatırlayın, işte öyle hissettim. Ama söz verdik bir kere Son Nefes'i yapacağımıza, mecburen kabul ettim. Hemen sonra TR3'ü aldım yükledim bilgisayarıma, biraz haberim olsun diye. Bu oyun türünde şempanzelerin benden daha başarılı olacağını da Burak Bayburtlu'nun benden daha iyi oynamasından anlamış bulunuyorum. Her neyse, oyunun o kadar da kötü olmadığını anladım eninde sonunda. Ben biraz yeteneksiz olabilirim, ona kabul, ama herkes de her şeyi başaracak diye bir kural yok. Oyunu oynamadıysak bile ayda yaşamıyoruz herhalde. Lara Croft'tan birazcık haberim vardı. Ama adı üzerinde, birazcık. Sadece evrendeki en çok beğenilen dijital mahluk olduğunu, sokakta yürürken görüp de yere düşebileceğiniz kızların ondan bin kat daha güzel olmasına rağmen yine de onun daha çok ilgi topladığını

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.