Starfleet Command

hayatına girmesi ilk yapıtlardan tek ve ışınlanma ürpertici bir telefonun Ne güzeldi; ne sakindi de birkaç saatliğine sine... Oysa ki beş dakika önce başmühendis Scott, 1 yabancı bir gezegene ışınlamamış mıydı onlara? Acaba parsek bir kilometreden ne kadar büyüktü? Uzay gemisi mazot mu yoksa benzin mi yakıyordu? — A YAŞI TUTMAYANLAR İÇİN TARİH BİLGİSİ (mühim konular, alınacak dersler, vs, vs.) Yolu, vaktiyle bir Amerikan dizisiydi. Bahsettiği şeyler, Amerikan halkına birçok bilim-kurgu ögesini yeni tanıtıyordu. Hatta bazı insanlar belki de lazerden önce fazer (phaser) lafını öğrendiler. Atılgan gemisi, uzayı keşfetme göreviyle dünyadan ayrılıyor, yıllarca kendi yağıyla kavrularak uzayı geziyor; yabancı medeniyetler, yaşam şekilleri ve uzay oluşumları hakkında bilgi topluyorlardı. Burada bir gönderme ile karşı karşıyayız. Atılgan yani 2. Dünya Savaşı'nda Japonların Pearl Harbor baskınından, devriye görevi sebebiyle dışarıda olduğu için kurtulan meşhur uçak gemisinin de adı. Bu gemiyle Amerikalılar daha sonra savaşta çok önemli başarılar elde ettiler. İşte bu geminin adına gönderme yapılarak Atılgan, film icabı uzayın derinliklerine gönderilir. Uzayda karşılaştığı sorunları da mümkün olduğunca barışçıl olarak çözmeye çalışır bu Atılgan gemisinin sokulgan barış kafi gelmeyince de asılın fazerlere. Belki de Uzay Yolu serisi için toplamda yüzlerce bölüm çekilmiştir (Silkmede bir koparmada yedi yüz elli beş.). William Shatner "Kaptan Kirk" rolüyle, Leonard Nimoy “Mr. Spock” rolüyle, Sadri Alışık “Turist Ömer Uzay Yolu'nda" filmindeki kendi rolüyle büyük toplamıştır (bkz. Turist Ömer Uzay Yolu'nda). Tabi, artık bu diziyi ekranlarımızda göremiyoruz. En azından kendi ekranlarımızda. Şaşırtıcıdır ki yeryüzünde geçen ve ana teması birini madden aldatması (lügat caizse boynuzlaması) olan pembe diziler hala sürmekte (BKZ pembe diziler). Buna karşılık, pek de mantık sınırları olmayan, hayali güçlü kişilerce “uydur uydur” yöntemi uygulanarak on binlerce bölümü üretilebilecek kurgu dizilerinden insanlar sıkılıyor. Hayret ediyorum! (Siz de edin, bkz ebegümeci) BİR OYUNDUR Kİ BEN canımızı sıkar ay aman sıkar hale geldi. Oyunda amaç: Herhangi bir taraftan birini seçip en dandik uzay gemisi ile maceraya koşmak. Tabii tahmin ettiğiniz gibi başarılarınız size rütbe ve “prestige” kazandırıyor (İyi alıştılar şu prestige olayına haa!). Artar rütbeniz, sizin şak diye deniz kuvvetlerine girmenize ve şap diye uzay milletleri arasındaki münasebetlere dalmanızı YÜKLEMENİN ARDINDAN... Apansız yeni oyunların tanıtımına geçiliyor. Ben şahsen “Bu da ne!! Oyun bu mu?!” oldum. Aslında gördüğüm şeyin reklamlar olduğunu, görüntülerin video kaydı olduğunu fark ettiğimde anladım. Reklamlar bitince haberler başlamıyor. Sizin gidip, masa üstüne size bırakılan kısa yola, (Uzay Yolu alameti farikası) çift tıklamanız gerekli. Esas giriş işte karşınızda. Beşrev faslı bittikten sonra oynamak istediğiniz medeniyeti seçebilirsiniz. Ekranlar bir sürü incik düğme ve renkli kutular ile dolu. Ancak bunlardan sadece bazıları kullanılır ve işinize yarar. Bunların hangileri olduğunu yazıyı takip ederek anlayabilirsiniz. Oynamak istediğiniz medeniyeti seçtikten sonra, karşınıza ana ekranlardan ilki çıkıyor. Bu ana ekranda sağ üstten, oyunun zorluk düzeyini ayarlıyorsunuz. Hemen altında yapımcıların isimleri ve oyundan çıkış var. Sol ise oyunun şeklini belirlemeniz için seçenekler var. “Campaign” hazır görevleri içeriyor. “Skirmish” bir tür görev hazırlama altyazılımı. “Multiplayer” ise bilinen hat üzerinden oynama. Bunların altında da oynarken kaydedilen görüntülerin izlenebildiği yer olan “Film Room” ile sadece oyunda kullandığınız tuşları değiştirebildiğiniz bir yer var. Ağ üzerinden oynayanlar zaten olayı aşmışlardır. Bu sebeple ben seferberlik yolundan anlatmaya devam ediyorum.

Ediyorum. İşte ana seferberlik ekranı. Buradan önceden kaydettiğiniz bir oyuna devam edebilir veya yeni bir seferberliğe başlayabilirsiniz. Seferberlikte bilimsel ilerleme tarihini belirlemeniz sizin yararınıza. İleri tarihler, erken tarihlerde olmayan gemileri de oyuna katıyor. Hazır bu ekranda iken isminizi de yazın isterseniz. Hemen ardından gelen ekranda, sırasıyla en üstte kaydetme ve yükleme seçenekleri; eğitiminizi yapmanız gereken (Bu çok önemli, gerçekten önemli, bütün burada.) "Academy"; egonuzu tatmin için uzun uzun bakacağınız, karnınızı doyurmayan madalya ve rütbeler ekranı (Yegane hususiyeti; seçkin görevlendirmeler buradan yapılıyor, alçakgönüllü arkadaşlar da arada bir girmeyi ihmal etmesinler.); güvertedeki diğer subayları aldığınız “recruiting office"; yeni ve eski gemilerin egzozuna kadar tanıtıldığı kütüphane “library”; gemilerinizin tamiratı, geliştirilmesi, alım satım işleri yapabileceğiniz “Shipyard”; gemilerinize füze, asker, uzay mekiği alabildiğiniz “spacedock” ve galaksideki son gelişmeleri izleyebildiğiniz harita. Yeni görev (new mission) seçeneği ile bir görev alırsınız. Görevden dönüş pek kolay değil. Bu sebeple yapımcılar, görev ile ilgili bilginin verildiği bu ekranda, ayrıca eleman ve malzeme alımı ile ilgili yerlere bir giriş eklemişler.

GÖREV BAŞLADI... O DA NE?... AMANİN!... BU NE?... NE OLUYOR?... NASIL YANİ? Diye bana sormayın. “Peki kime soralım?" diyorsanız, bir düşünürüz belki. Ama iyiliği önce siz kendinize yapmalısınız. Şu anda karşınızda gördüğünüz ekrandaki her renkli kıvır ya bir gösterge ya da bir kumanda düğmesidir.

Burada gemi idaresi ile ilgili komutları ve yerlerini öğrenmek isteyenler iyi dinlesin: İngilizcesi, sinemada alt yazıları okumadan söylenen on laftan en az üçünü anlayabilme düzeyinde ve üstünde olanlar (Yabancı dil kurslarındaki kur ve seviye tespit olayını boş verin, esas tespit imtihanı budur.) vakit geçirmeden bütün görevleri tamamlasın. Bu görevlerde aşağı yukarı bütün kontroller güzel güzel anlatılıyor. İngilizcesi olmayanlar da, eh ne yapalım, anlatacağız hepsini galiba: GEÇİN BAKALIM KOMUTAN KOLTUĞUNA *Hoş geldin üsteğmenim. Ben tuğamiral Zartlox. Şimdi sana geminin bütün kontrollerini anlatacağım. Ardından da savaş ile ilgili birkaç küçük numara. Beni dinlemen senin yararına olur. Dediklerimi yapıp yapmamakta da serbestsin. “D” ye bas. Uzay senin düşmanın veya dostun olabilir. Onu iyi tanı. Şimdi ye bir daha bas. Altta “speed” yazılı çubuğu görmüş olmalısın. Oradan hızını ayarlarsın. Her uzun çizgi beş parseklik hız eder. Hızını on parseğe çıkar. Gerekmedikçe on beşin üstüne de çıkma. Enerji kaynağın ve onun üretebileceği bellidir. Bütün gemilerdeki sistemler güç kaynağınıza bağlıdır. Bu da tek yoldan dağıtılır. Eğer çok hızlı gidiyorsan, silahların geç dolacak, kalkanların ise zayıflayacaktır. Şimdi “R” tuşuna bas. Gemin kırmızı alarma geçti. Bu konumda kalkanların ve silah emniyetin açılır, silahların dolmaya başlar. Sağ alttaki üç rengi (Yeşil, sarı ve kırmızı.) trafik lambası sanmamışsındır umarım. Bunlar geminin alarm durumlarıdır. Demin yeşildeydin. Sarı alarm sadece kalkanlarını açar. Bir göktaşı bulutuna giriyorsan sarı konumuna geç. Gemin kaportacıdan yeni çıktı. Bir çizik bile istemiyorum. Solda gördüğün minik ekranlardan çeşitli bilgi ve

Kaptan Picard işi bilir. Data denen android çok akıllıdır ama arada bir saçmalar. Worf ise...

Atılgan yine iş başında ki

Meg'le Star Trek

hakkında dünyanın en ufak röportajını yaptık

-Meg bize Star Trek hakkında ne söyleyebilirsin?

-İğrendiğimi...

-Ama ışınlama olayı güçlü bir hayalgücü

-Hayır çok saçma!

rünü di mi?

-Star Wars'daki ışın kılıcından daha mı saçma?

-Kafamı karıştırma! -Sensin “kafamı karıştırma” -Ne salak şeysin olm sen!

idare masalarına geçersin. Şu anda dümenciyi görüyorsun. Onun simgesi bir gemi dümenidir. Sağ üstteki “kırık ok” teklifsiz harekettir. Düşmanın sana kitlenme ihtimalini düşürür. Devamlı bu şekilde gidemezsin. Böyle giderken füze de atamazsın. Solunda “engelli oku” görüyor musun? Bu hemen durmanı sağlayan frendir. Zırt pırt fren yapma. Altta gördüğün oklar, gösterdikleri yönlere ani dönüşü sağlar. Seçiminin ardından altta bir kapasitörün dolduğunu göreceksin. İstediğin dönüş enerjinin hepsini harcamaz, artanını dönüşüne devam etmek veya geri dönmek için kullanabilirsin. Hızlı giderken bu işi yapma, sık sık yapmayı ise düşünme bile. Dönmeyi istediğin yönü, uzay görüntüsünden sol düğmeyi tıklayarak vesaire zamanda da yapabilirsin. Yavaş dönüş yapıyor olman seni sıkmasın. Farklı gemilerin farklı hızlanma ve dönüş özellikleri vardır. Acil durumlar haricinde ani dönüşleri kullanma. Ortadaki “çapraz” gemini belli bir yöne çevirmez. Bu durumda dönmek istediğin yönü sen göstermelisin. Bunların altında görülen “çift ok” ise seçili hedefi gemi istikamet çubuğuna bağlar. Her seçeneği dene. Gemiyi yamultmadan, masrafsızca yap bunu. Tamam mı? Aferin! Mühendisin bir somun anahtarı ile gösterilir. Buradaki işlem basittir. Geminin çizimi üzerinde gözüken gemi ana parçaları hasarlı demektir. İlk seçtiğin parça tamire alınır. Bunun üstünde yer alan boş haneler, müteakip tamiratın sırasını belirler. Sırayla, senin için önem sırasına göre bütün bozuk parçaları seç. Sağda gördüğün vidalar, yedek parça miktarındır. Yedek parçasız (spare parts) uzaya çıkma. Çıkacaksan da önce çay ocağına olan borcunu kapa, öyle bu. Bilim subayının simgesi bir erlenmayerdir. Sağ üstte gördün mü? Tıkla ona. “Self destruct'ı sakın seçme. Bu, geminin kendini tahrip etmesi için geri sayımı başlatır. Fabrikadaki manyaklar daha küçüğünü bulamamış sanki. "Deep scan” yaparken yanlışlıkla bunu seçersen, geminin içine de scanbilirsin. Tamam yeter, bırak onu, buraya bak! Geminin pasif radarı pek az şeyi görüntüler. Üstelik belirlediği görüntüleri de işaretsiz gösterir. Gözünü dört açmalısın. Uzayda gezinip duran partiküller, birçok düşmanı senden gizler. Diğerleri ile uyumsuz hareket eden bir ışık kaynağını göz ile tespit edersen pırıltısına sağ ile tıkla. Artık bir hedef seçmiş durumdasın (* yıldız da neyin nesi?" diye sakın ola sorma, asabımı bozma, bekle gör!). Menzili ve hızı altta gözleyebilirsin. Onunla ilgili bilgiler arttıkça eklenmeye başlar. Geminin cinsi, ait olduğu taraf gibi. Herhangi bir yere yaklaşmadan bilgi toplamak için uydu modül (probe) fırlatırsın. Uyduların sayılıdır. Vara yoğa harcama. Almaç (sensor) amaçlı kullanmayıp, bu yazının üzerine tıklayarak saldırı amaçlı da kullanabilirsin. Burada görülen çizgili pijamalı adam resimciği, güvenlik birimine geçiş sağlar. Düşman gemisine traktör ışını ile bağlanınca bu kısım bir işe yarar. Tepede “capture” ile “hit and run” seçeneklerine bir bak. İkincisinde iken düşmanın gemisinde en çok neyi yok etmek istiyorsan onu ve sıradakileri seçerek diz. Adamların oraya ışınlanarak seçili araç veya silahı bozmak için saldırır. “Capture”a geçebilmek için “Hit and run"da bir hedef belirtmemiş veya belirtilenlerin hepsi tahrip edilmiş olmalıdır. “All marines" seçeneği ile adamlarınızı patır patır, düşman gemisini toptan ele geçirmek için gönderebilirsiniz. Tespit ettiğin bir geminin dost düşman amaçlarını öğrenmek veya iletişim kurmak için haberleşme odasına gitmelisin. Telsiz işaretini görüyor musun? Seç onu. Burada gördüğün yazılar üstte açık olan dört ana sınıftan gelen haberleri sıralar. Belirli bir yerden gelen haberler senin için önem taşıyorsa, onu kolay bulmak için diğerlerini kapa. Herhangi bir cisime kilitlendiysen ve onunla iletişim kurabiliyorsan altta seçeneklerin sıralanır. “Hail” her gemi ile iletişime geçmek için yapılır. “Surrender” düşmana teslim olmasını önerir. “Taunt” aşağılama ve alay etme amacıyla kullanılır. “Cease fire” ateşi kesin emridir. “Lower shields” kalkanları indirin emridir ki bu gemiye yanaşacağınız ve idaresini ele alacağınız anlamına gelir. Sizin iletişim kurma çabalarınıza cevap vermeyen cisimler genellikle düşmanca amaçlar gütmektedirler. Uzay Seyir Kanunlarında iletişim kurmadan ve niyet belirtmeden yapılan hareketler için ne olursa olsun “Düşmanca kabul edilme” yolu açılmıştır. Unutma, tek bir çözümden ziyade iyi veya daha iyi çözümleri düşünerek hareket etmelisin. Silahlara son çözüm olarak başvur. Bunu yaptığında da yaptığına değmeli. Sağlam cam çerçeve kalmasın. Çok köşeli yıldız silah subayı masanı gösterir. Burada yapacağın fazla bir şey yok. En önemli özelliği silahlarını tahrip veya etkisizleştirme düzeyinde kullanmanı sağlayan büyük düğmesi. Yarım yıldız etkisizleştiricidir. Silahlarını ve kullanım şekillerini ortadaki panodan ayarlarsın. Bu yüzden burayı boş ver. Bilmediğin yerleri de kurcalama. Kare kare olan yer küçük ölçekli haritadır. Küçük ölçekli bir harita, bir diğerinden uzak hedeflerin nerede olduklarını kavrayabilmen açısından çok faydalıdır. Buna zaman zaman başvurmak zorunda kalabilirsin. Yanyana iki gemi simgesi uçuş kolunu temsil eder. Burada eğer uçuş kolunda başka gemilerin varsa -kendi kullandığının haricinde- onların isimlerini görebilirsin. Küçük adam simgesi de seni temsil ediyor. Dikkat et, bu simge hangi geminin sırasındaysa o gemiyi kullanıyor durumdasın. Zaman zaman ışınlanarak diğer bir gemide idareyi ele alman gerekebilir. Bu durumda, küçük adam işaretini de kullanmayı istediğin geminin boş kutusuna gelecek şekilde tıklamalısın. Herhangi bir geminin ismini seçerek altta gördüğün altı emirden birini vermen mümkün. Bu işi dikkatlice mi, saldırganca mı yoksa çok saldırganca mı yapacağını da hemen yanındaki yıldızlardan ayarlayarak yapabilirsiniz. Oyunda her şey saldırı demek değildir. Savunmanın da önemi büyüktür. Nasıl ki hızını arttırınca kalkanların zayıflıyor ve silahların zor doluyorsa, yavaşlayınca da tam tersi bir duruma denk gelirsin. Aynı zamanda eğer silahlarının bir kısmını düşmana ateşlemeyip savunma amaçlı kullanırsan da senin yararına olabilir. Bu simülatörü yapan kerizler, füzeatarlı gemileri -ve füzelerini- çok güçlü yapmışlar. Düşman füzeleri sana doğru gelirken onları fazerlerinle vurabilirsin. Elbette ki düşman birden çoksa ve bunlar da pıtrak gibi füze fırlatıyorlarsa boşuna çabalama. Doğru savunma kısmına geç. Savunma kısmını bir kalkan temsil eder. Bas bakayım. Hah, gördün mü seçenekleri? Neler var farklı olarak? Birincisi ve en önemlisi "nokta savunması”. Bununla halen dolu olan fazerlerini, sana gelen füzeleri vurmak amacıyla gemi kendiliğinden ateşler. Diğeri de savunma amaçlı olarak traktör ışınlarının kaç tanesini kullanacağını belirttiğin seçenek. “Traktör ışını da ne oluyor?" diye soracaksın sanırım. Biraz sabredersen öğrenebilirsin. Ortada durup duran gemi ve üzerindeki bir sürü kutuyu gördün mü? İşte buradan herhangi bir kutunun üzerine basarsan hemen altındaki panoda görüntünün değiştiğini görebilirsin. Bu kutularda kullanabildiğin silahların var. Bu silahların yanıp sönmeye başlarlarsa hemen tamir olayına girmeli ve savaş esnasında da gerekli savunma önlemlerini almalısın. Yoksa o yanıp sönen kutular bir söner ve tam söner. Oyunu arada kaydetmediysen oyun da söner. Savaşın ortasında boşuna kaydetmeye çalışma. Bu işi, merkezden görev için ayrılmadan yapacaktın. Neyse, biz kutularımıza dönelim. Bu kısımda sağ üstte seçili olan silahın veya silahların ateş ederken gördükleri açıyı temsil eden yay, çemberin bir kısmını veya tamamını kaplamış olarak görünür. Alttaki çok yöne bakan yıldız silahlarının tamamını seçer. Birinci silahını seçtikten sonra klavyeden “shift'e basıp bir ikinciyi de seçebilirsin. Böylelikle silahlarının ikisini -veya bu işlemi devam ettirerek, ateşlemek istemediğin silahların haricinde hepsini- ateşleyebilirsin. Bu seçimine zaman zaman ulaşmak istiyorsan basılı tutarak birden dörde kadar rakamlardan herhangi birine bas. Artık bu rakama basmanla o silah takımını faal hale getirirsin. Bütün bunların solunda olan minik kutulara bak. Burada ilk gördüğün kalkan idaresi. Eğer bunu seçersen çıkan gemi resmine ve onu çevreleyen dilimlere dikkatini ver.

Eğer kalkanlarının şekli ve bu dilimler arasında bir benzerlik görebiliyorsan iş hemen hemen bitmiş demektir. Gemi resimciğine basarak bütün kalkan yönlerini birden seçmiş olursun. Gördüğün gibi “raise” kaldır ve “lower” indir seçenekleri mevcut. Bir de “reinforce" ile fırsat buldukça güç yüklemesi sağlayabilirsin. Güç yüklemesi için röle çubuğunu gördün mü? Göremediysen unutturma da sana bir izin kağıdı yazayım. Gidip üssün doktoruna bir görün, sana gözlük versin. Işık kulesine benzeyen kutuya bak. O ışık kulesi değil, elektronik savaş kısmı. Seçince çıkan kutu kutu penselerden soldakiler ECM yani elektronik karşı önlem (electronic counter measures). Bunu sıfır ile altı düzeylerinde kullanabilir ve artan şiddetle birlikte düşman füzelerinin sana kilitlenmesini zorlaştırabilirsin. Sağdakiler ise ECCM yani “elektronik karşı önleme karşı önlem” (electronic counter counter measures). Bu da sana demin anlattığım numaranın aynını senin yememen için. Dikkat ettiysen (Umarım hala beni dinliyorsundur.) birinin şiddetini arttırman, diğerini düşürüyor. İkisinin de aynı anda en yüksek oldukları konum üçe üç konumudur. Maalesef! Çizgili adam resimciği, ışınlama odasıdır. Burada ışınlamak istediğin şeyi yeşertip "energize” seçeneğini seç. Tabi, adamlarını uzay boşluğuna ışınlayamazsın. Bir hedef seçmen gerekir. “Hedefi nasıl seçiyorum?” deme, kötü olur. Daha hala hatırlamadıysan sekiz yüz altmış dokuz kelime önceki yıldız işaretine bir bak gel, hadi bekliyorum. Öğrendin mi nasıl oluyormuş? Haliyle sen bu işleri yaparken, geminin enerjisini yedin bitirdin. Traktör ışınını nasıl kullanacağız? Tırtıklı çizgilerin olduğu kutucuk traktör ışınını kullanma tablosunu açar. Kademelenmiş ışın şiddet ayarı ile birlikte "engage” yani çalıştır seçenekleri kabak gibi duruyor değil mi? Öyleyse bu konuda bana soru sorma. Gereksiz sorular sormaya devam edersen seni bir daha gemiye bindirmem, haberin olsun. Traktör ışını “hold” konumundayken bir hedefe karşı kement gibi kullanır, “repel" konumundayken o cismi yaklaşmaması için tutarsın. Geldik anlamsız, düdük resimli kutucuğa. İşte burada gördüğün minik şeyler mekiklerin. Savaşçı, keşif ve hafif mekiklerini görebiliyor musun? Birini seçip diyebilir, görmüş olduğun emirleri (Saldır, savun...) uzaya bıraktığın mekiklere verebilirsin. Mekikler pek bir işe yaramıyor; ama zor durumda kalınca kullanmaktan çekinme.

Benden bu kadar. Umarım sana anlattığım şeyleri dikkatlice okumuşsundur. Boşuna imtihan filan yapmıyorum. Uçuş diplomanı çıkışta kantinden almayı unutma." KAPANIŞ Ümit ediyorum lanet komutan Zartlox sıkmamıştır. Kendisi bir parça hırttır; ama dediklerini dinlemekte de yarar var. Sonuç olarak, bu oyun gösterdiği çapın üstünde bir oyun. Zorluk derecesi iyi ayarlanmış. Renkli ve heyecanlı. Önemli görevler farklı tarafları seçince değişiyor. Farklı tarafları seçerek oynarsanız da kolayca sıkılmayacağınızı tahmin ediyorum. En iyi dileklerimle.

P200 32 MB RAM / 250 MB Win95-98