Prince of Persia 3D

iç unutmam, sene 1991 aylardan Okullar yeni açılmış, ben kendi meşrebimce eğlenirken kapı çaldı. Babam çok kez beni bu şekilde şaşırtmış olmasına rağmen bu kez farklıydı. Elinde büyükçe bir koli, kolinin üzerinde “14" Monochrome Monitor” yazısı. İngiliz dilini sökeli henüz bir yıl olmamışken bile bu kelimelerin anlamını kavramak zor olmamıştı: ilk bilgisayarım sadece birkaç metre ötemdeydi! Ve o gece büyük bir heyecan sarmıştı alleyi, belki de benim hayatıma yön verecek bir geceydi o gece; ama kimse bunun farkında bile değildi. Yıllarca uğruna yanıp tutuştuğum o muhteşem alet gelmişti eve, Şu an siz yeni nesle anlatmak çok zor bu duygularımı; ama tarif edilemez derecede mutlu ve sevinçliydim. Sadece 720KB bir disket sürücüsü ve birkaç disketten oluşan arşiviyle, nokta vuruşlu yazıcısıyla, 286 işlemcisi ve Hercules Monochrome ekranıyla evin baş köşesine kuruldu bilgisayar, tabi itinayla. Ama o anlatılamaz duyguların yanında bir de burukluk vardı; çünkü o zamanlar Amiga500 fırtına gibiydi, herkes çocuğuna Amiga500 alıp zevkle oyun oynatırken babam neden bir PC almıştı? Ben burada babama sonsuz teşekkürlerimi tekrar sunuyorum, sanırım fazlasıyla doğru bir seçim olmuş baba! Tabi o an için bunu anlamam zordu; ama ne yapalımdı? Bilgisayar bilgisayardı ve ilk taktığım disket üzerinde yazan disketti. Tabii sistem disketinden sonra ;). Babama söylemiş bilgisayarı aldığı yer, "Disketin üstünde yazanı ekrana yazıp a basın" demiş. Ben de öyle yaptım, tabi tuşların yerini Zar zor bularak. Derken ekranda o hafızamdan hiç çıkmayan görüntü: “Broderbund Software presents" ve arkasından “Prince of Persia", Bakalım neymiş bu, diye beklerken pat diye Oyun başlamaz mı? Önce bir sağ sol ok tuşlarına bastım, o döneme göre inanılmaz gerçekçilikte (ki bunu anlamak için iki üç oyun almam yeterli olmuştu) sağa sola dönen bir adamla karşılaşmıştım. Biraz dolaşınca bir adamla karşılaştım ve bu adam beni, sanırım iki saniyede, öldürünce ben de oyundan soğuyup bir kenara koydum. Evet, ilk heyecanla daha çekici gelen Test Drive 1'e (şu sıralar sanırım 6.sı yolda) sarıldık; ama Prens'i oynamayı kesinlikle bırakmadım. Aradan birkaç yıl geçtiğinde ben biraz daha büyümüş, biraz daha bilgisayardan anlar olmuştum(tabi bu arada Prince 1'i de yaklaşık on defa bitirmiştim) ve ikinci oyun “Prince of Persia: The Shadow and The Flame" geldiğinde tabiri caiz ise yer yerinden oynamıştı. Birincisi milyonun üzerinde satan oyunun ikincisi daha da çok satmış, zamanının en güzel grafik animasyonları ve 1001 gece masalı tadında senaryosuyla her oyun severin, eminim, saatlerini ve kalbini çalmayı başarmıştır. Neydi bu zavallı İran prensinin hikayesi? Prensimiz, kendi halinde, prensesi ile evleneceği günü beklerken adayına göz koymuş olan hain vezir Jaffar, prensesi kaçırır ve kulesine gizler. Prensi de zindanlarına atan Jaffar, ne yazık ki İlk oyunun sonuyla birlikte kendi hazin sonuna da kavuşmuş olur. Ama kötü bu, kötüye bir **k olmaz, derler ya... bu sözü doğrularcasına eskisinden daha da kuvvetli bir şekilde geri gelir Jaffar. Bu defa yarattığı ilüzyonla prensi bir dilenci, kendini de prens gibi gösterir. Sonuç malum, prens İran sokaklarında prensesine kavuşmak üzere yollara koyulur. İşte, burada size klasikleşmiş gibi gelecek olan senaryo, aslında hepimizin belki de yüzlerce kez büyük annelerinden dinlediği 1001 gece masallarının çok güzel bir uyarlamasıdır. Preris, aşkına ulaşmak için 1001 türlü zorlukla karşılaşır, karşısına hayalet kafatasları mı çıkmaz, kuş sarayındaki kuş adamlarla mı savaşmaz? Ancak bir çok mucize ile karşılaşan prens, kuş adamların sarayında “Flame"i alacağı sırada can verir; ama oyunu oynayanlar bilirler- burası beni çok fazlasıyla etkilemiştir- can verdiği sırada eski kahramanımız, çok sevdiğimiz Prensimiz geri döndü. ger arinc: of persis

5) 2 OYUNLAR

Ders: Tarih (yine mi?)

gölgesi (ki bence bu onun ruhuydu) kalkar ve alevi alarak. prensi tekrar diriltir. O artık kutsal biridir kuş adamların İN gözünde, hepsi secdeye yatar, Derken prens, Jaffar'ı sonsuza dek yok ederek prensesine kavuşur. İşte, prens ve prensesin hazin öyküsü budur arkadaşlar. ği. ÇIKIĞI tec! Ayrıca oyunun sonunda üçüncü oyunun müjdecisi lam bir ef henüz gibi bir cadı gösterirler, prens ve prensesi uçan atta bilmiyordu. O zamanlar 25 yaşında saraylarına dönerken gözetleyen bir cadı. gra lan da müzil Ancak, ri g hepimizin bildiği gibi bu zengin oldu. Nerdeyse tüm dergiler oyunu göklere çıkardı vs. vs Oyun neden bu kadar tutmuştu? Bi kere zamanına göre, daha motion Capture teknolojisi yokken (yani emekleme dönemindeyken) Mechner kahramanın hareketlerini gerçekten de "gerçekçi yapmıştı (o oyunda zamanlar inanılmaz bişeydi bu (çok şaşırdığımı hala hatırlıyorum). Hikaye klasik 1001 gece masallarını andırsa da oyunun geçtiği mekanlar dizayn veriyordu. Yani Prince Of Persia, sarayın bilinmeyen tehlikeli dehlizlerinde esirlikten kurtulup aşkını arayan bir prensin başkaldırısıydı.

k ve ladı. O üçüncü oyun hiç çıkmadı! Benim bir yazarın eline kaç defa böylesine inanılmaz bir serinin yeni Oyununu tanıtma fırsatı geçebilir? Hele bir de ilk oyunun onuncu yıldönümünü şenliklerle kutladığımız(!) bu günlerde ilaç gibi geldi POP3D. Yukarıda hikayesini okuduğunuz oyunun daha kısa bir de tarihçesini yine bu sayfadaki “Ders: Tarih” kutusunda bulabilirsiniz. Hikaye ve tarihçe tamam olsa da biraz eski oyunlardan bahsetmek istiyorum, tabi yenisiyle kıyaslayarak. İlk Oyunda prensimiz zayıf ve çelimsiz iken, ikinci — oyunda bilgisayarların grafik ve seş teknolojilerinin gelişmesiyle çok de güzel grafikler ve sesler ileçıkmıştı POR. Tam bir arcade/adventure olan oyunda yol bulmaca Bİ karşınıza çıkıyı ri da cabası. Bu formatı

“atla... düşen köprüyü geç... aman bıçağa dil defa üç boyutlu olarak. — Uzun süre “Ha çıktı, ha çıkacak..." diye beklediğim bir oyun olmakla Eski oyunların bir 1 olarak, bu oyun beni fazlasıyla tatmin etti. Aynı beraber, zaman aşımına uğrayarak üç değil de 3D olarak geldi İran'ın — formatta pek çok oyun, POP1 ve POP2'den esinlenerek hazırlanmıştı. prensi, ve bu defa da mükemmel geldi! — Lara Croft'un Tomb Raider serisi (ki dördüncü oyun yolda) veya Oyunun hikayesi yine masal gibi... de dahil, Tabi her oyun kendine has yeni bir karakterle Bu defa prensesin hain kardeşi Assan (muhtemelen bizlm Hasan'la aynı — gelirken. orijinal prensin biraz üst-baş değiştirmiş haliyle geliyor. isim) Sultan, Prens ve Prensesi tuzağa düşürüyor. Tek arzusu ise yarı Prensimize neler oldu, neler bitti?... Arada geçen olayları anlatan bir hikaye kaplan yarı insan olan oğlu Rugnor'un mürüvetini görmek, tabi prensesle — Mevcut değil. İşin aslına bakarsanız Apple ll bilg kardeşinin evlendirerek. Adet yerini bulsun demişler, bence iyi demişler hayırlı olsun görüntüsünü kaydedip oyun yapan tek kişil ; CRM Mechner(ki tahmin ediyorum ki Broderbund Belki de yukarıdaki hikayeleri anlatıp başınızı ağrıttım; ama düşünsenize — ediyor...) İlk iki oyun ikişi Ki

Ders: Oyunda dikkat edilecekler

Konu: Tuzaklar

Tıpkı ilk Prince'de olduğu gibi yer siz daha ne olduğunu anlamadan çöküveriyor. Yani resimdeki gibi attığınız adımlara dikkat etmeniz hayati önem taşımaktadır. ölümün aniden yerden fırlaması anlamına da gelen bu kazıklar koşarken, yürürken biteviye önünüzde beliriyorlar resimdeki i gibi kollarında Buluyorsunuz. kendinizi

Eni korkunç olanı da bunlar. “Keskin ve büyük olan bu çaklar; sinsi bir. çakal gibi önce sizi bekliyorlar, sonra en ufak bir hareketinizde bayat bir ekmek gibi sizi dil imliyorlar. Dikkat etmek lazım!

oyuna sadece “Senaryo Danışmanı” sıfatı ile dahil olan Mechner, sanırım, artık krallığının tadını sürdüğünden olsa gerek, senaryoyu yazmak için fazlaca kasmamış. Yine de, ben ön yargıyla baktığım için oyuna, bana son derece mükemmel bir yapıt ortaya çıkmış fikri uyandırdı Oyun, her ne kadar senaryo bağı olmasa da. Yeni oyun, yeni bir boyut, yeni yetenekler, yeni silahlar... Oyunumuza yeni bir boyut dahil olunca kontroller de bir miktar değişti. Artık yukarı ok tuşu zıplamaya değil; yürümeye yararken Tomb Raider tarzı bir 3rd person kamera ve kontrol oyuna hakim olmuş. Tabi bütün oyunlarda yüzme söz konusu iken POP3D'de bunu atlamamışlar ve oyunda bolca yer altı gölü, akarsu vs. kullanmışlar. Tuşlardan CTRL ile titiz bir calişma

“-Meg sen ne düşünüyorsun bu mükemmel, olağanüstü, süper grafikli ve ses efektli oyun hakkında?”

“Bana söyleyecek birşey bırakmadın ki hayvan!”

silah kullanmak için SPACE ile silahı çıkarmanız. Oyunu oynarken bir muhafıza rastladığınızda yapacağınız İlk iş, kaçmayı denemek olmalı. gerekiyor. Gerçi benim tuşları yazmam son derace Bunun nedeni, belli bir mesafe uzağa gidebilirseniz muhafızın sizi takip etmemesi. Oyunu gereksiz, çünkü hepsi ayarlar menüsünden — © lizde göreceğiniz canlılarla (tabi sizi görünce saldırmayanları kastediyorum) değiştirilebiliyor. Ayrıca 1024x768'e çıkan grafiklerin | çözünürlüğünü ve oyunun zorluk derecesini de bu — — © SÖY menüden ayarlamak mümkün. Yeni yeteneklerimiz — € ulaşana | kadar bir kılavuza ihtiyacınız olur arasında yüzme var dedik ya... bir de kasa veya masa unu prensin ünlüğünden kopardım, (kafiye yaptım size, Mert'im duydun mu? ;) ) gibi getirdim. Zevki kaçması. faki paragraftan devam etsinler: nesneleri itmek/çekmek gibi bir yetenek daha eklenmiş "Alçak Assan'ın hair işe) iradığı için bu küf kokulu zindanda her tarafım ağrıyarak oyuna. Bunun için de action key olan CTRL'ye basıp: uyandım. Çıkış için sanırim tek yol, duvarları yoklarken bulduğum zayıf noktaydı. Büyük itilecek/çekilecek nesnenin üzerine yürümek gerekiyor. sütün sanki “Haydi, dışarı dercesine halifti. İterek dışarı çıktım ve karşıma çıkan Bir yere atladığınızda (uzaktan tabi) SHIFT'e basarsanız kapıları koşarak geçtim. ve bunlardan birinin üstündeki platformdan bir prensimiz havada tutunabileceği İlk yere tutunuyor. Artık — çıkış gözüme ilişti. avan del ve ben de oradan yukarı tirmandım. Belki sırf platform kenarlarına değil sarkan halatlara da de çıkışa yakl şaşkınlıkla “Kılıcın yoksa seni iki tutunmak mümkün, bu da oyunun bir diğer yeniliği. dakikada un ufa er bir oda çıktı. İleride kabarık Yeni yeteneklerimiz derken... Yeni silahlar da var. Bunlar: — duran şekilli Zemine n Kılıç: Kimilerinin “Scimitar" adını verdiği bu silah; prensin, — başlamıştı. Sular kesilir kesilmez üst ŞİR çı serinin başında beri var olan yegane dostudur. Oyunun ışığın yansıdığı mağaraya ulaştım. Karşıma uzun bir boşluk çıkmıştı ki “İyi ki de atladım.” başında bu kılıcı almak için bir miktar uğraş versenizde Dedim; çünkü bu da tuzakmış! Kazıkların üzerine düşüp ölebilirdim. Sanırım her yer bu

" Birçok Prince fan'ıyla görüştüm. En başta oyunu "shooter" gibi

Todd Kerpelman, Lead Designer birşey ya bir süre bununla idare etmeniz gerekecek. Bir defada iki defa vurmak mümkün (peş peşe iki atak tuşuna basın, Zalan üç tuş var) tuzaklarla dolu, o yüzden dikkatli gitmeliyim! Mızrak/Staff: Bu da oyunun ilerleyen dakikalarında elinize Yan odaya sürünerek geçtiğimde gördüğüm geçecek bir silah. Kılıçtan daha etkili (kalem değil mahkum da aynı sözleri tekrar edince daha hantal. Şüphesiz en güzel özelliği blok etti İ moralim iyice bozulmuştu. Yoluma devam saldırıya anında karşılık verebiliyor olmanız. ettiğimde (sağdan gittim ben Vallahi) bir | Çift Bıçak / Double Blade: Bununla da seri; ama kisa muhafız bana sanki göz kırpacak gibi menzilli saldırlar mümkün. Adamına göre muamele, duruyordu. Tabi onun göremeyeceği şef diyelim. Mızraklı bir düşman için doğru seçim deği yukarı trrnanip görünmezlik Ok ve Yay: İşte, size farklı bir tad. Kesinlikle uzun menzilli ve — Dir hoş olsa da muhafızlar ber kesinlikle akıllıca kullanılması gereken bir ikili bu. Kimi göremediğinden rahatlıkla köri zaman bir köprüyü indirmek için kullanacaksınız, kimi sonundaki taşa basıp açıları ka zaman da kilitli bir kapıyı açarken. devam ettim. İşte silahlar bunlardı. Yani çevrenizde sık sık göreceğiniz Kapalı kapının karşısındaki pla “— şeyler değil bunlar, belki yayınız için ok bulmanız tırmanınca kapının üzerindeki muhtemeldir; ama daha fazlasıyla sık sık atlayarak kapının arkasına geçmeyi karşılaşmayar En çok karşılaşacağınız şeyler ise başardım, Soldaki muhafız beni görmeden şüphesiz eşyalar | “Yani bunlara genel bir isim sağdan koşarak gittim. İyi ki koşarak veremedim ve “şeyler” anlamına gelen eşya kelimesini gitmişim, orada uyuklayan salak muhafız beni uygun gördüm. Buyurun farketmedi bile. Uzunca merdiveni İksirler: Bu iksirler çeşit çeşit ve peşin peşin söyleyeyim, tırmandıktan sonra tam yolun sonuna geldik, hepsi yararlı değil! Bazıları tuzak olduğu için pek derken bir makara gördüm. Onun yanından ecekken önce oyunu katedin. aşağı indim ve arka taraftaki kolu çekerek kapıyı açtım. Sanırım birileri beni farketmiş olacak ki muhafızların ayak sesleri Birkaç uzun bir muhafızla göz göze geldik. biraz da uyku sersemi şaşkınlıkla bana Sağlayan (bir der bönus) ve sizi dat | saldıramadan solumdaki kapıdan koşarak iksirler de mevcut, "geçtim. Şarısım yaver gitti de gövdeyi ikiye Sihirli Oktar: Bunları bölmedim; çünkü bir bıçak ansızın karşıma incelemek gerek. çıktı, hem de duvardan! Buralar tahmin! — Atar's Firey Messenger: Canlı olan tüm nesneleri kutsal bir — ettiğimden de tehlikeli yerlermiş!... Ama üst le yaktığı iddia iz :) kata çıktığımda avanak muhafızın duvarın fthe Swarı yere'ki bu birmuhafız — dibinde durduğunu fark ettim. V. olabilir) bir sürü b yor ve en yakın canlıya (siz de canisınız) saldırıyor. iğ aslı henüz görmedir diyemiyorum. Arrow of Freeze, Arrow of Destruction ve Arrow of İn: Death: Bunlar öldürür, desem size yeterli gelir mi, bilmiyorum. Arrow of Posession: Bu oku attığınız şeyin kontroli görüntüsü elinize geçecekmiş. Buna da rastlanılmı please more data? Mazarad's Mezmerizing Lights: Bununla parlak ışıklar yaratıp düşmanınızın dikkatini dağıtabilirsiniz. Kullanışlı. Oyundaki nesnelere de şöyle bir baktık. Tamam. Karşıı çıkacak tuzaklar, sayfanın sol tarafında yer alıyor. Oradı incelemeniz mümkün. Resimli, açıklamalı... Çok da gü: oldu (eline sağlık kebaniciğim).

OYUNLAR 5 5