X-COM INTERCEPTOR

OF ALL THE ALIEN SPECIES ENCOUNTERED, THEY ARE PERHAPS THE MOST

THE FIRST ALIEN WAR. AS PILOTS, THEY USE BOTH THEIR DEVELOPED MENTAL CAPACITY AND THEIR SUPERIOR PSIONIC SKILLS TO

| “Mover men ARE AVERAGE.

iz kendinizi ne sanıyorsunuz ha... Bu lafım mutlak gücü, daimi huzuru, insanlığın kurtuluşunu kendi varlığının potansiyel kıymetinde aramak varken gözlerini gökyüzüne ya da yerin altına diken, oralardan gelecek olan (o neyse artık) kurtarıcılara bel bağlayan o lüzumsuz tiplere. Yaşadığınız dünyadaki tüm sorunları hallettiniz öyle mi? İçinde bulunduğunuz cemaat için yerine getirmek zorunda olduğunuz görevlerinizin üstesinden gelebildiniz mi? Elbette hayır. O halde ne hakkınız var ha. Oyulası gözlerinizi bilinmeyene dikerek, küçük beyninizin kaldıramayacağı mefhumlarla uğraşarak ve namuslu, üretken insanları kandırarak elinize ne geçecek. Bununla tatmin oluyorsanız eğer yönteminizin sapkınca olduğunu söylememe izin verin lütfen. Bu şekilde size atfedilen yükümlülüklerinizden sıyrılabileceğinizi umut ediyorsanız düşündüğümden daha da bayağı ve bencilsiniz demektir. Zaten sorumluluklarınızı seve seve yerine getirmediğinizde size ve sizin dümen suyunuzdakilere zoraki yöntemler kullanmaktan çekinilmeyeceği günler elbet birgün gelecektir. O dönemler geldiğinde sığındığınız o kanunlar, demokratik prensipler, özgürlük anlayışı da olmayacak. Kaçacağınız delikler tıkanacak, olanlara şahitlik etmesini ümit ettiğiniz gözler kapanacak, savunmalar anlamsızlaşacak, karanlıklardan yükselen tek ses boğazlanırken gırtlağınızdan yükselen hırıltılar olacak... Gereksiz varlığınızla bizlerin teneffüs ettiği havaya, içtiği suya, bastığı toprağa ortak olamazsınız, izin vermeyiz, veremeyiz. Örneğin benim açımdan insan harici varlıkların mevcudiyeti anlamsız bir tartışmanın ötesine geçmez. Asıl mühim olan oralarda bir üzerine arcade-sim özentisi sahneler eklenirse o oyunu beğenme olasılığım sıfıra düşer. Microprose kusura bakmasın onun için dahi olsa bu kuralımı bozamayacağım... Ve benim bu tarzdaki ilk ve son deneyimim bu. Bize öyle patron emretti hikayesi sökmez. Bir daha ASLA uzayda geçen strateji oynamam ve yazmam olası değil muhterem şefim benim. Tamam mı? Saygılar sunarım size... Hah! Bu tarz oyunlar oynayarak kendilerini taktik üstadı zeki çocuklar olarak görenlere de aşağıdaki iddiasız yazıya çabucak bir göz atıp daha iyi oyunlara geçsinler derim ek olarak... Kötü, klasik, sıkıcı intro geçti gitti bile işte. Sadece basit bir tanıtım yazısı yazmak arzum beni menülere yönlendiriyor... Exit: Out Of This World diye bir dizi vardı. Tutardım, kısa sürmüştü. Sizde bu seçenekle bu oyunun dışına zaplanırsınız. Credits: Son dönem kepazelikleriyle kredi limitini çoktan aşmış Microprose'daki tüccarları görün ve sorun bakalım onlara Red Storm Rising benzeri gerçekçi yapımlara imza atmayı yeniden düşünebilirler miymiş? Play Intro: Milyon kere milyon defa izlediğim Yıldız Savaşları özentisi sahneler. Klasik patlama efektleri, tuhaf dizayn edilmiş gemiler falan filan. İzlemeyin. Setup: Ciddiyet arzeden bir seçenek. Tekrara gerek yok. Yamalı pantolonla dolaşanlardan iseniz mütevazı olun, açılmayın. Combat Simulator: X-COM serisinde ilk kez karşılaştığınız uzay savaşı hikayesi. Bunu mutlaka deneyin. İlerde çok işinize yarayacak kesin. Ayrıca sandığınız gibi training falan da değil. Harbi görevler içeriyor. Strateji kısmına bulaşmadan single mission mantığıyla simulo-arkeyd muharebelere çıkıyorsunuz. Bu görevler mission objectivelere saldırı ya da onları koruma biçiminde olabileceği gibi alien fighterlarıyla doğrudan dogfight tarzı çatışmalara da sokabilir sizi. İsminizi girip görevinizi belirleyin. Ooo yalnız değilsiniz. Kendisinden kat kat iyi olan benzerlerinde yerlerde bana ve yarattıklarıma karşı mütecaviz hissiyatlar besleyen yaşam formları var mı? Varsa ne ölçüde güçlüler. Dostluk afaki bir kavramdır. Bana benzemeyenin benimle dost olmasını beklemek safdillik olur. Yabancılar Adem'in çocukları için ancak düşman bazında incelenebilir. Halihazırda ayaklarının dibinde olan toprağa küfredip sonrada göklerden bir yerlerden gelecek olanlardan medet umanlar işbirlikçi sıfatı kazanırlar o zaman. Kimbilir, belki birgün dünyadaki insan kılıklı aşağı varlıklara karşı yürüttüğümüz hiç bitmeyen savaşımı bu yeni düşmanlara karşı da veririz. Kimbilir... İşte bu ay tanıttığım ikinci "X" li oyun X-COM Interceptor bu kısmi paranoyayı (paranoyaklık iyidir, ben ona savunma içgüdüsünün tezahür etmesi diyorum. Öyle anlar gelir ki agresifliğe iltihak eden paranoya kendi yaşamınızı ve size ait olan insanların yaşamını kurtarıverir) bilgisayar ekranına taşıyor. Enemy Unknown, Terror From Deep ve Apocalypse'in ardından MicroProse dördüncü kez anten kafalılarla bizi buluşturuyor. Ancak bu X-COM uzayın karanlık ve sıkıcı atmosferinde geçiyor, Wing Commander benzeri sahneler içeriyor, Apocalypse'de gördüğünüz gibi bütünüyle olmasa da real time öğesi taşıyor. Bu aşamada hemen belirteyim ben real time strateji oynamam, hele uzayda ve ucubik yaratıklara karşı olursa hiç oynamam, bir de bulunduğu gibi burada da wingmanleriniz mevcut. Car car konuşup kafa ütülemenin harici ara sıra işe de yaramıyor değiller. Hatta (ehem) şöyle söyleyeyim aslında her işi onlar yapıyor çoğu zaman. Özellikle zorluk derecesi düşük seviyedeyken adamlar etrafı silip süpürüyorlar. Size bir şey bırakmıyorlar. Bana kalırsa ekmeğinizi ağzınızdan kapmaya çalışan bu lanet wingmanlerinizi haklayın önce (kolay levılda ve combat simulator'de oynuyorsanız) sonra pörtlek gözlü uzaylıların icabına bakın. Böyle taktik olur mu demeyin. Ben yapmaya çalıştım olmadı, bir de siz deneyin bakalım. Eski ilahım olan Cinemaware'ın Wings'inde bu yolla bayağı bir zafere imza atmıştım. Hain mi? Ben mi? Yok canılıım! Neyse fazla konuşmayın da klavye örtüsünü vereyim bari; Oofff çok da fazlaymış. "Enter" ve "Space" ateş, "T" ve "Y" önceki/sonraki hedef belirlenmesi, "R" en yakın hedef tespiti, yön tuşları istikamet, "S" kalkanlara tam güç verir, "F9" ateş gücünü ayarlar, "F10" kalkanlara ne kadar yükleneceğinizi, "—" ve "-" hızı azaltıp FİRMA: MICROPROSE TÜR: UZAY SIM. SİSTEM

Pentium 133 16 MB RAM 1CD 85MB HARDISK

RCEPTOR

, motorları maximumlar, sıfırlar, "H" haypırspeys olayı, özellikle dogfightlarda işe yarıyor. Hedefin kıçına takıldığınızda onunkinin hızına ayarlıyor. Böylece hedef tutmak ve ateş etmek kolaylaşıyor. "L" gönderilen mesajın tekrarı, "E" boşlukta eject, hoş değil mi? "F1'den F8'e kadar tuşlar" her simulasyonda fix hale geldiği üzere kamera açıları demek oluyor. "Insert", "Delete", "PageUp", "PageDown" ekstra açılar sağlarken "Home" ve "End" zoom faktörünü devreye sokar. "|" wingmanlerinizle, "1" uzaylılarla iletişim kurmanızı sağlar. "W" ve "M" silah değişimi, "*G" menzildeki hedeflerin seçimi, "Tab" afterburner demek. Shift'e basılı tutarak kanat adamlarınıza "U" tadyonu kapa lan gelmiyim oraya, "F" ateş etsene ulan manda körmüsün, "A" yardıma gelsenize olm herif azılı çıktı, "1" de get leyn ben başımın çaresine bakarım, "E" kıpraşın bakiyim, "R" tüymek farz oldu hocam yürrüüü diyebilirsiniz. Aynı shift ile 1'den 5'e kadar olan tuşlar vasıtasıyla misafirlerimizle muhabbet yürütebilirsiniz. Shift-S arkadaşlarınızdan durum raporu aldırır. Bunlar benim oyun boyunca en sık kullandıklarım. Dahası var tabii. Sağolsun MP 102 tuşu da kullanıma açmış. Böyle yaparak çok komplike bir halt etmişler havası yaratmak istedikleri ortada. Oysaki aldığınızda göreceğiniz üzere, alelade bir simulasyon parçası olmaktan öteye geçemiyor pek. Dijitize konuşmalar WCProphecy'den araklama olmasına rağmen en az onunki kadar iyi. Background 3D kart olmadan kapkara bir fondan ibaret. Allah'a şükür oyun hızlı. Neyse al sana birkaç artı puan Interceptor efendi. Ana gemilere saldırı güç bir iş. Hem escort fighterları hem de lazer topları kafa ağrıtıyorlar. Kalkanlar easy mode dahilinde işe yarar iken diğer zorluk seviyelerinde en fazla bir cibinlik kadar sizi koruyabiliyorlar. Hatta easy'de bile (single play yaptığınızda göreceksiniz) bazen burnunuzdan geliyor. Bir şeyleri korumak daha da zor. Savunma görevlerinde telsiz konuşmaları, vereceğiniz emirler korunan objenin ve sizin kaderinizi doğrudan etkiliyor. Hedefle boğuşurken nasıl olup da lazer güdümlü silahlarınızın bu kadar etkisiz olabildiğini düşünebilirsiniz. Nasıl olup da düşmanı kilitleyemediğinizi kendinize sorabilirsiniz. Takmayın. Sebat edip oyunda ustalaşınca, klavyeye de alıştıktan sonra her şey daha kolay gelecek (sadece easy için geçerli) Şimdi biraz hadisenin gerçek boyutuyla meşgul olalım. Çok ıkındım ama alttaki yazıdan daha iyisini çıkaramadım bu oyun için. İdare edin artık. Single Play: Zorluk ayarı. Zor dostum zor. Mazoşist hisler içerisinde değilseniz beginner'a

UFO DEFENCE

X-COM: Serinin birincisi. Bayağı oldu çıkalı (Amiga vardı o zaman) ama yine de süper oyun. Oyun tarihinde dönüm noktası

(bence yani).

kaybedebiliyorsunuz. Toparlanmak adına gerekli "Status Reports", Research araştırma demek oluyormuş, muş, muş... Başlarda pek bir az. Ancak sonraları bu tür oyunların çoğunda olduğu gibi sayıları artıyor yaratacaklarınızın. Her üs için kaçınılmaz olan lazer türü zamazingoları yapın hemen, ardından da download edin.

tıklayın. Bu ne rezil, ne itici bir ekrandır Tanrım. Bir strateji oyununun ekran düzeni kötü olmalıdır düsturunu peydahlayan adam umarım cehennemin dibinde bir yerlerde odun görevi görüyordur. Ya bu ne ya Microprose sana yakışıyor mu ya. Adam gibi bir şeyler koysana şuraya. Oynamıyorum ya. Hadi tamam dağılın. Gösteri bitti. Allah Allah ya... « Tamam tamam, ben iyiyim. Nerde kaldık. Ha... ekranın sol üst köşesinde genelde anlamsız kalan bir zoom faktörü var. Sol alttaki pan map'le haritaya (harita denirse tabii) panoramik bir bakış fırlatabilirsiniz. Arayıp da bulamadığınız birimlerinizi yine pan map'in üzerine sağ tuşla klikleyerek bulabilirsiniz. Launch Probe dizayn ettiğiniz modülleri fırlatmanızı sağlıyor. Destinasyonu seçin sonra sallayın gitsin (benim yaptığım gibi). En sağ altta zamanınız ve eksilip duran kapitaliniz mevcut. Zamanı eski X-COM'larda olduğu gibi hızlandırabilirsiniz. Ancak bu konuda da fazla açılmayın. Beş ya da otuz dakikanın üzeri bir artış bazı misyonların elden kaçmasına sebep olabilir. Alien'lar belirdiğinde zamanı hemen düşürün. Base'e girdiğinizde çıkan seçenekler muhtelif. Yeni bir üs kurmak, kurduğunuz üsse modüller yerleştirmek, elemanlarınızı belirleyip, gemilerinizi seçip onları donatmak, base'in statüsü hakkında bilgi almak bunlardan bazıları. Modülleri monte etmek için base'i zoomlayıp etrafında döndürü slotlara klikleyip doğru boşluğa doğru modülü yerleştirin. Sonuca ulaşmak için beklemelisiniz tabii. Equip Ship gemiciklerinizin yapımı için elzem bir opsiyon. Edit custom ship config'den geminizin sınıfını belirleyip (başlarda fazla seçeneğiniz yok) onu güzel bir donatın bakalım. Pilotu, silahları, özel aygıtları cebinizdeki para oranında ekleyebilirsiniz. Önceleri donanım konusunda limiti zorlamayın bile. Kendinize her olaya anında müdahale edebilecek orta çapta kuvvete sahip bir filo yapın. Üssünüze ağırlık verin. Durum raporu mühim. Buraya sık sık müracaat etmelisiniz. Bu kadar ikon arasında bazen kontrolü edi X-COM2: TERROR F.T. DEEP Nasıl desem ya. Büyük bir ihtimalle hayatımda oynadığım en güzel oyunlardan biri. Hayat hikayemi yazsam bir chapter da buna ayırırım.

Equipment ve personel seçeneği elinizin altındaki canlı ve cansız materyallere ulaşmanızı sağlar. Buradan alım satım işlemleri yanında diğer base'lere transfer de yapabiliyorsunuz. Madde ve insan aktarımı ilerde çok ama çok işe yarıyor. Zaman, para ve güç kazanımı açısından. Ufopedia diğer X-COM'da da vardı hatırlarsınız. Interceptor hakkında entellektüel muhabbetler yapıp, sağa sola strateji üstadı pozlar satmak istiyorsanız bir bakılabilir. .. Unutmadan mouse'u üste götürüp sağ tuşa kliklerseniz aynı menüleri pull-down şekliyle alabilirsiniz. Yani bazıları için daha rahat olabilir diye yazdım bunu. Uzatmak gibi bir derdim varsa namertim. Kısaca her zaman yapacağınız şu. 1- Pilot ve equipment'le geminizi tıka basa doldurun. 2- Üslerinizi kusursuz donatın. 3- Erken uyarı modülleri fırlatın. 4- Devriyeye çıkardığınız gemilerin fuel yaktığını bilin ortada sap gibi kalmayın. Zamanı hızlandırın, hedef belirdiğinde onu seçin. 5- Seçtiğiniz hedefe launch mission'la saldırın. Obje kaçabilir, aksine saldırabilir ya da olduğu yerde bekleyebilir. Sonuçta sizin yapacağınız katedeceğiniz mesafeyi ve zamanı göz önüne alarak işe girişmektir. Pilotların yetenekleri savaşlarda birebir etkili. Tabii silahlarda, 6- Görev sonrası yerinizden kıpırdayamıyorsanız kimi zaman. Yardıma ihtiyacınız var demektir. Probe ve devriye gemisi gönderin kendi kendinize (bazen olmuyor). İşte bu kadar. Of be ne sıkıcı bir oyundu. Doğal olarak beğenmediğim oyunun yazısı da bunaltıcı oldu. Bakın şimdi, Interceptor hakkında yorum yaptırmayın bana. Amigadaki Ufo: Enemy Unknown'la geçirdiğim güzel günlerin hatırasına ve Microprose'lu C64 anılarının hürmetine bunu yapmayacağım. Sizin için yapabileceğim kıyak bu oyunu almayın demek olacak... Ama onu da söylemek istemiyorum çünkü hadiseye ilgi duyan biri Interceptor'ü alıp mutlu saatler geçirebilir. O takdirde bir dolu küfür yemek de istemem. Ben tutmadım işte, hepsi o. Hadi şimdilik bana eyvallah.

Burak

APOCALYPSE

X-COM3: Real time kısmı hikaye, ama aslında fena oyun değil. Oynadım kaç kere, 4. çıksa dedim kendi kendime. Ne bilem çıka çıka uzay simi çıkacağını ya, uhu!?