Gameshow sayı 40, sayfa 44

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 44

OF ALL THE ALIEN SPECIES ENCOUNTERED, THEY ARE PERHAPS THE MOST

THE FIRST ALIEN WAR. AS PILOTS, THEY USE BOTH THEIR DEVELOPED MENTAL CAPACITY AND THEIR SUPERIOR PSIONIC SKILLS TO

| “Mover men ARE AVERAGE.

iz kendinizi ne sanıyorsunuz ha... Bu lafım mutlak gücü, daimi huzuru, insanlığın kurtuluşunu kendi varlığının potansiyel kıymetinde aramak varken gözlerini gökyüzüne ya da yerin altına diken, oralardan gelecek olan (o neyse artık) kurtarıcılara bel bağlayan o lüzumsuz tiplere. Yaşadığınız dünyadaki tüm sorunları hallettiniz öyle mi? İçinde bulunduğunuz cemaat için yerine getirmek zorunda olduğunuz görevlerinizin üstesinden gelebildiniz mi? Elbette hayır. O halde ne hakkınız var ha. Oyulası gözlerinizi bilinmeyene dikerek, küçük beyninizin kaldıramayacağı mefhumlarla uğraşarak ve namuslu, üretken insanları kandırarak elinize ne geçecek. Bununla tatmin oluyorsanız eğer yönteminizin sapkınca olduğunu söylememe izin verin lütfen. Bu şekilde size atfedilen yükümlülüklerinizden sıyrılabileceğinizi umut ediyorsanız düşündüğümden daha da bayağı ve bencilsiniz demektir. Zaten sorumluluklarınızı seve seve yerine getirmediğinizde size ve sizin dümen suyunuzdakilere zoraki yöntemler kullanmaktan çekinilmeyeceği günler elbet birgün gelecektir. O dönemler geldiğinde sığındığınız o kanunlar, demokratik prensipler, özgürlük anlayışı da olmayacak. Kaçacağınız delikler tıkanacak, olanlara şahitlik etmesini ümit ettiğiniz gözler kapanacak, savunmalar anlamsızlaşacak, karanlıklardan yükselen tek ses boğazlanırken gırtlağınızdan yükselen hırıltılar olacak... Gereksiz varlığınızla bizlerin teneffüs ettiği havaya, içtiği suya, bastığı toprağa ortak olamazsınız, izin vermeyiz, veremeyiz. Örneğin benim açımdan insan harici varlıkların mevcudiyeti anlamsız bir tartışmanın ötesine geçmez. Asıl mühim olan oralarda bir üzerine arcade-sim özentisi sahneler eklenirse o oyunu beğenme olasılığım sıfıra düşer. Microprose kusura bakmasın onun için dahi olsa bu kuralımı bozamayacağım... Ve benim bu tarzdaki ilk ve son deneyimim bu. Bize öyle patron emretti hikayesi sökmez. Bir daha ASLA uzayda geçen strateji oynamam ve yazmam olası değil muhterem şefim benim. Tamam mı? Saygılar sunarım size... Hah! Bu tarz oyunlar oynayarak kendilerini taktik üstadı zeki çocuklar olarak görenlere de aşağıdaki iddiasız yazıya çabucak bir göz atıp daha iyi oyunlara geçsinler derim ek olarak... Kötü, klasik, sıkıcı intro geçti gitti bile işte. Sadece basit bir tanıtım yazısı yazmak arzum beni menülere yönlendiriyor... Exit: Out Of This World diye bir dizi vardı. Tutardım, kısa sürmüştü. Sizde bu seçenekle bu oyunun dışına zaplanırsınız. Credits: Son dönem kepazelikleriyle kredi limitini çoktan aşmış Microprose'daki tüccarları görün ve sorun bakalım onlara Red Storm Rising benzeri gerçekçi yapımlara imza atmayı yeniden düşünebilirler miymiş? Play Intro: Milyon kere milyon defa izlediğim Yıldız Savaşları özentisi sahneler. Klasik patlama efektleri, tuhaf dizayn edilmiş gemiler falan filan. İzlemeyin. Setup: Ciddiyet arzeden bir seçenek. Tekrara gerek yok. Yamalı pantolonla dolaşanlardan iseniz mütevazı olun, açılmayın. Combat Simulator: X-COM serisinde ilk kez karşılaştığınız uzay savaşı hikayesi. Bunu mutlaka deneyin. İlerde çok işinize yarayacak kesin. Ayrıca sandığınız gibi training falan da değil. Harbi görevler içeriyor. Strateji kısmına bulaşmadan single mission mantığıyla simulo-arkeyd muharebelere çıkıyorsunuz. Bu görevler mission objectivelere saldırı ya da onları koruma biçiminde olabileceği gibi alien fighterlarıyla doğrudan dogfight tarzı çatışmalara da sokabilir sizi. İsminizi girip görevinizi belirleyin. Ooo yalnız değilsiniz. Kendisinden kat kat iyi olan benzerlerinde yerlerde bana ve yarattıklarıma karşı mütecaviz hissiyatlar besleyen yaşam formları var mı? Varsa ne ölçüde güçlüler. Dostluk afaki bir kavramdır. Bana benzemeyenin benimle dost olmasını beklemek safdillik olur. Yabancılar Adem'in çocukları için ancak düşman bazında incelenebilir. Halihazırda ayaklarının dibinde olan toprağa küfredip sonrada göklerden bir yerlerden gelecek olanlardan medet umanlar işbirlikçi sıfatı kazanırlar o zaman. Kimbilir, belki birgün dünyadaki insan kılıklı aşağı varlıklara karşı yürüttüğümüz hiç bitmeyen savaşımı bu yeni düşmanlara karşı da veririz. Kimbilir... İşte bu ay tanıttığım ikinci "X" li oyun X-COM Interceptor bu kısmi paranoyayı (paranoyaklık iyidir, ben ona savunma içgüdüsünün tezahür etmesi diyorum. Öyle anlar gelir ki agresifliğe iltihak eden paranoya kendi yaşamınızı ve size ait olan insanların yaşamını kurtarıverir) bilgisayar ekranına taşıyor. Enemy Unknown, Terror From Deep ve Apocalypse'in ardından MicroProse dördüncü kez anten kafalılarla bizi buluşturuyor. Ancak bu X-COM uzayın karanlık ve sıkıcı atmosferinde geçiyor, Wing Commander benzeri sahneler içeriyor, Apocalypse'de gördüğünüz gibi bütünüyle olmasa da real time öğesi taşıyor. Bu aşamada hemen belirteyim ben real time strateji oynamam, hele uzayda ve ucubik yaratıklara karşı olursa hiç oynamam, bir de bulunduğu gibi burada da wingmanleriniz mevcut. Car car konuşup kafa ütülemenin harici ara sıra işe de yaramıyor değiller. Hatta (ehem) şöyle söyleyeyim aslında her işi onlar yapıyor çoğu zaman. Özellikle zorluk derecesi düşük seviyedeyken adamlar etrafı silip süpürüyorlar. Size bir şey bırakmıyorlar. Bana kalırsa ekmeğinizi ağzınızdan kapmaya çalışan bu lanet wingmanlerinizi haklayın önce (kolay levılda ve combat simulator'de oynuyorsanız) sonra pörtlek gözlü uzaylıların icabına bakın. Böyle taktik olur mu demeyin. Ben yapmaya çalıştım olmadı, bir de siz deneyin bakalım. Eski ilahım olan Cinemaware'ın Wings'inde bu yolla bayağı bir zafere imza atmıştım. Hain mi? Ben mi? Yok canılıım! Neyse fazla konuşmayın da klavye örtüsünü vereyim bari; Oofff çok da fazlaymış. "Enter" ve "Space" ateş, "T" ve "Y" önceki/sonraki hedef belirlenmesi, "R" en yakın hedef tespiti, yön tuşları istikamet, "S" kalkanlara tam güç verir, "F9" ateş gücünü ayarlar, "F10" kalkanlara ne kadar yükleneceğinizi, "—" ve "-" hızı azaltıp FİRMA: MICROPROSE TÜR: UZAY SIM. SİSTEM

Pentium 133 16 MB RAM 1CD 85MB HARDISK

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.