SUPERBIKE

POWER

HORLE

REMUS

MICHELIN

Cal DID Carembo

Bu yazıya başlamadan önce oturup biraz bugüne değin hangi motosiklet yarışlarını oynadığımı düşündüm. PC'de hatırladığım kadarıyla ilk oynadığım Road Rash'dı. O tarihler yanlış hatırlamıyorsam CD oyunlarının daha yeni yeni piyasaya hakim olmaya başladığı dönemlerdi. Gerek bölüm aralarında çıkan animasyonları, gerek hareketli müzik parçaları ve gerekse hızlı atmosferi ile oyun gayet hoşuma gitmişti. Ondan beri güzel bir motosiklet oyunu oynadığımı hatırlamıyorum. Şimdi burada bu güne kadar diyeceğimi sananlar çok büyük bir yanılgıya uğradılar. Çünkü hala daha ondan daha güzel bir motosiklet oyunu oynamadım. Bu açıklamaya çalıştığım Castrol Honda Superbike World Championship bence son derece vasat bir oyun. Zaten eğer 3DFX kartınız yoksa hiç almayın oyunu. Nedenini aşağıda bir yerlerde yazmış olacağım okursunuz. Oyun gördüğünüz veya anladığınız gibi bir motosiklet yarışı. Ama tek ilginç yanı

3DFX'de grafiklerinin biraz güzel olması onun dışında hiçbir enteresan tarafı yok bence. Zaten oyun CD'de topu topu 250 MB yer kaplıyor. Kalan yerler ise hiç de güzel olmayan müzik track'ları ile dolu. Evet sizin de fark ettiğiniz gibi oyun hakkında hiç de olumlu şeyler söylemiyorum çünkü elle tutulur pek bir yanı yok. Zaten neden verirlerse bana hep motosiklet yarışlarını, hiç anlamam doğrusu. Yok yani insan yazacak bir şeyler bulamıyor. Şimdi ben ne yapacağım oturup menüleri açıklayacağım... Vay demek buraya kadar bu yazıyı okudunuz he! Bravo vallahi size, yani ben olsam oyunu bu kadar kötüleyen bir girişin ardından buraya kadar hayatta da okumazdım bu yazıyı. Ama madem kaşınıyorsunuz ya da ben illaki bu oyunu tanımak istiyorum diyorsunuz işte size oyundaki menülerin açıklamaları buyurun okuyun efem. Game Setup: Buradaki ilk seçenek olan Players kısmından oyunu tek başınıza veya two seçeneği ile ekranı ikiye bölerek sevdiğiniz bir arkadaşınızla (olabilir) beraber oynayabilirsiniz. Bu seçenek bana zamanında Amiga'da zibil gibi oynadığım

ERBIKE

Lotus II'yi anımsattı. Aslında gayet güzel bir özellik niye diğer bütün yarış oyunlarında da kullanmazlar anlamıyorum. Böylece bir bilgisayarda iki kişi aynı anda oyun oynayabiliyor. Neyse Game Type'dan da oyuna başlamadan önce alıştırma yapabiliyorsunuz. Yine buradaki Championship kısmından asıl oyuna girebilir veya Weekend'i seçip istediğiniz bir pistte yarışabilirsiniz. Buradaki diğer seçenekler ile yarışacağınız pisti seçip tur sayısını ayarlayabiliyorsunuz. Oyun içinde 10 değişik ve birbirinden güzel pist mevcut. Bütün pistleri görmek için Weekend seçeneğini seçip hepsinde training yapın derim ben. Ana menüdeki Realism başlığı altında da değişik ayarlar mevcut. Buradan oyunun zorluk derecesini (difficulty) ayarlayabilir ve diğer seçenekler yardımı ile oyunun gerçekçilik seviyesini kendinize göre belirleyebilirsiniz. Mesela oyun içinde motosikletinizin hasar alıp almamasını, yarışacağınız havanın sisli mi yoksa açık mı olacağını ve bunun gibi birçok şeyi buradaki seçeneklerden ayarlıyorsunuz. Üçüncü seçenek olan Bike Setup da motosikletinizle ilgili değişik ayarlar yapmaya yarıyor. Oyuncu ismi, vites otomatik mi yoksa manual mi, motosiklet numarası v.b. gibi şeyleri de buradan kafanıza göre ayarlayabilirsiniz. Controller seçeneği sizin de tahmin edeceğiniz gibi oyunu ne ile oynayacağınızı seçmeye yarar. Oyun klavye, mouse, joystick, joypad ve hatta Racing Wheel denilen direksiyonlu özel joysticklere kadar destek veriyor. Display seçeneğinden oyunu hangi ekran çözünürlüğünde oynayacağınızı ayarlayabilirsiniz. Makineniz yavaş kartınız da yoksa en düşük çözünürlüğü seçip, detayları düşürün derim ben. Çünkü oyunu dergideki Hitit'lilerden kalma P120 16 MB RAM'li bir makinede düşük çözünürlükte bile oynamaya kalktığımda bayağı bir kastı. Son seçenek olan Network Game ile de oyunu yerel bir ağ üzerinden rahatlıkla oynayabilirsiniz. Evet bütün ayarlamaları kafanıza göre yaptıysanız artık Race seçeneği ile oyuna başlayın. Aslında oyun ilk bakışta o kadar da fena gözükmüyor yani 3DFX kart sahipleri için fena gözükmüyor. 3DFX olunca az biraz grafiklerinden kurtarıyor işte. Eğer henüz bu tür bir kart alacak kadar zengin değilseniz ve benim makinem iyi bu oyunu alayım mı diye bana soruyorsanız. Cevabım tabii ki hayır olacak. Çünkü oyun bence sadece 3DFX'de biraz güzel. Normal bir makine ile oyundan zevk alabileceğinizi pek sanmıyorum. Aslında o kadar da ilginç bir oyun değil zaten. Hatta almasanız bile pek bir şey kaybetmiş sayılmazsınız. Son olarak bu oyunu sadece 3DFX sahibi yarış tarzı oyun hastalarına tavsiye ediyorum. Diğerleri gitsin Road Rash oynasın :). Ha! bu arada unutmadan geçen sayıda çıkan Sanitarium açıklamamda maze bölümünü yetiştiremediğim için

atlamıştım. Önce bunun için bütün okuyuculardan özür diliyorum. Biraz gecikmeli de olsa eksik bölümü bu yazımın sonuna koymaya karar verdim (Böylece Ankara'lı okurumuz Çınar CULFAZ'ın istediğini de yerine getirmiş oluyorum). Önce Güneybatıya doğru gidin ve köşeden kuzeybatı tarafındaki merdivenlere gelin. Merdivenlerden aşağı ve bu sefer de güneybatıdaki merdivenlere doğru gidin. Önce Kuzeybatı sonra kuzeydoğu yapıp ilk kavşaktan güneydoğuya doğru gidin. Güneydoğuya doğru devam edin ve merdivenlerden çıkıp kilit mekanizmasını ittirin. İki elmasa da basınca ortaya çıkan sağ taraftaki mavi düğmeye dokunun. Şimdi kuzeydoğuya gidin ve buradaki ilk merdivenlerden yukarı çıkın. Elektrikli yolu takip edin merdivenlerden aşağı inip güneybatıya doğru gidin. Buradaki merdivenlerden çıkıp heykelin üzerindeki kolu çekin. Şimdi Kuzeydoğuya doğru merdivenlere kadar devam edin ve Güneybatıdan aşağı inin. Yolu takip edip duvardaki kolu indirin. Böylece kapı açılacak. Merdivenlerden çıkmadan önce kuzeydoğuya gidin ve buradaki merdivenlerden aşağı inin. Buradaki kolu çekin ve açılan ağzın içine girip maskeyi alın. Haydi geçmiş olsun. Özgür "unREAL" GÜLTEKİN