Gameshow sayı 40, sayfa 37

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 37

ONAL ART-OF WAR

olsam düşmanı yener miymişim, iyi de bunu anlamanın pratik yararı nedir" oyunu (elalem üç kelimeli cümlelerin patent hakkını alıyor, ben ayakta uyuyorum). Birincisi, Talonsoft oturmuş az önce bahsettiğim yıllar arasında geçen bütün savaşlardaki teçhizatları, birlikleri falan istatistiki verilere çevirmiş. Yani normalde sizin elinizde herhangi bir silah varsa onun üzerinde bunun zırha karşı vuruş gücü beştir falan gibi bir bilgi yoktur. Ama oyunu yaparken oturup bunların hepsini hesaplamak gerekmiş. Sonra herhangi bir teçhizata sahip olan herhangi bir birliğin ne kadar hızda hareket edebileceği falan hesaplanmış. Bir de bunun üzerine savaşta aynı anda saldıran iki birliğin ne ölçüde başarı ile yan yana savaşabilecekleri gibi bir bilgiyi oyuna sokmuşlar. Mesela bir topçu birliği açık alandaki bir piyade birliğine saldırdığında gösterdiği başarının aynısını, aynı anda tanklar da aynı birliğe cepheden taarruza geçmişlerse gösterebilir mi, gösterirse daha iyisini mi gösterir, gösteremezse daha kötüsünü mü gösterir falan gibi bir çok veri ile uğraşmışlar. Ayrıca hava durumunun bütün savaşı etkilemesi gibi bir de durum var. Bunun üzerine birliklerin yetenekleri (ki bu üzerinde sadece 9625 oynama yapılabilen bir veri. Yani xp ile artmıyor. Birliklerin yeteneğinin savaş içinde çok az artabileceği - ya da düşebileceği- düşünülmüş) gibi çok da garip bir veri koymuşlar. Birliğin yorgunluk durumu olmazsa eksik kalır zihniyeti ile bu konuyu da elden geçirmişler, ki bu bilgi "savaşa hazırlık" manasında çevrilmiş. Kusur kalmasın diye bir de deneyim faktörünü eklemişler. Vah vah yani. Oyunu yaparken zaten temel sorun yapımcıların bağırsak düğümlenmesi geçirmeleri olmuş herhalde. Ayrıca bu veriler kendi içlerinde tekrar ele alınarak "Unit Morale" falan gibi yeni istatistikler de oluşturulmuş. Ayrıca bütün teçhizat verileri, asker sayıları, onların yetenekleri, deneyimleri, cephaneleri, cepheye ulaştırılan cephane ve diğer ihtiyaçlar, komutanlar, savaşların geçtiği mekan, buradaki köyler ve onlardan elde edilebilecek malzemeler falan da tamamen tarihi bilgilere dayanarak, çooook uzun bir araştırma ile elde edilen verilere dayanıyor. Pastanın en üstünde ise, sizin başarı düzeyinize göre savaş sonunda çıkan bu başarının (ya da başarısızlığın) dünya tarihini nasıl etkilediği yorumu var. Mumların da üstünde ise benim kullanmadığım bir senaryo river, frozen.

Location 37,51:

German Turn 1 11/15/1941

editörü (ki bundan çok övgü ile bahsediyorlar) ve de yine benim kullanmadığım bir tarihi gerçekleri değiştirip "ya böyle olsaydı" durumu yaratma şansı var. Daha hepsini anlatmadım; anlatayım mı?. Şimdi ise bu duruma genel yorumumu yapıyorum: — Yuuuuuhhhhhn. İyi duyulmadı ise bir kez daha yapabilirim: Çüüüüşşşşsş. Hayır, adamlar niye kaşınmışlar onu anlamıyorum. Real-Time Stratejilerin en adilerinin bile müthiş sattığı, harbi stratejilerin ise meteliğe kurşun attığı bir dönemde adamlardaki amatör ruh herhalde GameShow yazarları ile kapışabilecek seviyede. Ki ayrıca bu kadar kasmışlar ama oyun güzel olmamış, neden diye soranlara önce şunu hatırlatıyorum ki bu dergiyi okuyorlar, yani neden demelerinin hiçbir pozitif yararı yok. Diğerlerini ise ilgisizlikleri için kınıyorum.

Siyah beyaz görüntüler ile oluşturulmuş klasik bir “Yüzyılın ilk yarısında geçen harbi ve zor strateji" demosu da seyrettik. Bu görüntüler sizin de içinizde de bir çeşit "keşke orada olsaydım", ya da "ne günlermiş be" duygusu uyandırmıyor mu? "Acaba" demiyor musunuz, "ben orada olsaydım, o ordu ile Rusya'ya girer miydim", ya da "Orada ortam nasıldı, kimse itiraz ediyor muydu, bir şehre ordun ile girmek nasıldır, hele bu şehir senin kurtarmak için girdiğin şehir ise, ani bir manevra ile aldığın tepe sayesinde yendiğin düşman komutanı ile karşılaşınca ne ölçüde konuşursunuz, ohhh nasıl geçirdim der misiniz..." demiyor musunuz. Demiyorsanız bu oyun size göre değil (ben bazen diyorum, sonra uyuma lan, kalk ders çalış diyorum). Diyorsanız o zaman yazıya devam edelim. Daha sonra klasik bir ana menüye geldik. E- Mail ile oynama seçeneği özürlü olduğum bir konu. Onun dışında Options Menüsü var ki buradan oyun ile ilgili yapacağınız bir sürü ufak tefek ayarlamalar dışında önemli olan bir bilgisayarın zeka düzeyi var, ki bunu en yükseğe getirin derim ben (yoksa önünüzde ekranın üstünlüğünü kabul etmiş oluyorsunuz), bir de Handicap - Cheat bölümü var. Burada ise oyundaki istatistiklerin sizin lehinize ya da aleyhinize bir hale getirilmesini ayarlayabilirsiniz. Tabii ki bunu "normal"de bırakın diyeceğim. "Load a Saved Game" falan gibi seçeneklerin dışında bir de "Edit Scenario" ile oyunun Editörüne girme durumu var. Play New Game ile oyuna iyi bir başlangıç yapalım diyorum. Sonra karşımıza çıkan ekrandan bir senaryo seçmemiz doğru olabilir. Hani ilgilenenler olur diye senaryoları da sıralayayım: Rusya- Kharkov, Korsun Pocket, Operation Typhoon; Kuzey Afrika'da- Operation Crusader, Kasserine Pass; Batı'da- France 1940, Invasion of Crete 1941, Invasion of Sicily 1943, D-Day 1944, Arracourt 1944, Patton vs. Zhukov 1945. Pasifik'te (ne demek istemiş olabileceğimi düşünüyorum derin derin. Çeviri yapmak kolay değil)- Fall of Bataan; İsrael 1948, Korea 1950-1951; Nato vs Warsaw Pact 1955. Şunu da söyleyeyim, ben bu senaryoların hepsini oynayıp da yazmadım. Elimde bir liste var, bu savaşlar ile ilgilenenler varsa diye yazdım. Çünkü açıkçası beni çok tatmin etmediler. Sonra bir senaryo seçip, kim bilgisayar kim siz olacaksınız onu da belirleyin. Sonra girin bakalım oyuna. Girin, ben bekliyorum. Hah girdiniz mi. Yok hayır yanlış gelmediniz, Excel'de değiliz, oyun bu!! Ne güzel değil mi. Excel Fobisi olanlar grafikleri Options menüsünden 3D'ye ayarlayabilirler. Bence yine de grafikler güzel değil. Hatta arada çıkıp biraz Word'de yazı yazayım de gözüm gönlüm açılsın demeniz olası. Şu anda aldığım bir karar ile yazının kalanını maddeler halinde anlatacağım, yoksa - çok dağılacağız.

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.