PLANE CRAZY

Eski günlere bir dönüş yapayım, yazımın girişine oyun ile alakası olmayan, "edebi" (!!) cümleler yazayım dedim. Sanki hiç yapmazmışım gibi. Sonra vazgeçtim. Aslında bu cümlelerin en başında yazmak üzerine bir iki kelime şey ettirmiştim. Ama yukarıda olmayan satırların "Plane Crazy" ile alakası olmadığından vazgeçtim. Peki Plane Crazy ile neyin alakası var, ondan bahsetseydim: Uçmak. "Plane" ya. Uçmak deyince kuş, martı ve Richard Bach geldi aklıma. Neyse alakasız giriş cümleleri uzadıkça uzuyor. Plane ile başlarsak belki girebilir dedim konuya ama o da olmadı. İyisi mi babadan kalma yöntemler: Arkadaşlar, elimde bir CD'lik "Plane Crazy" adında bir oyun var. Oyun hakkındaki ilk gözlemim P100'de bile kastırarak oynanması. Hatta Levent'in oyunu 233MMX'de gördükten sonra "aaa, meğer ne güzel oyunmuş!" diye haykırdı. O zaman al sen açıkla diye şansımı bir denedim ama yemedi, maalesef. Maalesef de olsa devam ediyoruz görüldüğü gibi. Maalesef Plane Crazy Pilot olmakla kalmadık efsanevi Crazy Aces olayına da girdik yani. Kendimizi hıza, uçmaya yani tehlikeye aç birer

PLANE ORA

pilot olarak hayal ederek oyuna başlarsak daha bir zevk alabiliriz. Aces2 Sky Ranch'deki 8 uçaktan birini seçmekle işe başlıyoruz. Her bir uçağın kendine göre ivmelenme, manevra, aerodinamik ve maksimum hız özellikleri var. Şimdilik çömez olduğumuz için bunları pek anlamıyoruz ve sadece renklerine bakarak tuttuğumuz takımın rengindeki uçağı seçiyoruz. Aslına bakarsanız uçakların rengini de değiştirebiliyoruz ama bu sadece göstermelik bir durum. Fanatikler için yani: Ne uçaktan vazgeçerim ne takımdan! Hangardan çıkış pistlere olacak. Fakat burada bir kaç seçeneğimiz var: Time trial ile zamana karşı yarışabiliriz ki klasik CheckPoint mantığı, Ghost Race ile ilk yarışımızı Ghost olarak kaydettirir sonra ona karşı yarışırız. Yani bir nevi kendi kendini aşmak olayı. Quick Race'de "elim alışsın, şöyle çabucak bir yarış çevirek" mantığı. Tabii yarışların en yarışı Championship! 5 pistlik bir şampiyona. "Para Para Para" Kapitalist dünyada maddi çıkarın olmadığı bir işe girmek salaklık sayıldığına göre biz boşu boşuna mı yarışıyoruz burada? diye kendi kendinize sorular sormayın. Yarışlarda en iyi CheckPoint zamanını yaparak ya da tabii ki yarışı kazanarak dolar üzerinden bir geliriniz oluyor. Parayı mezarıma götüreceğim sorusunun cevabı da hayır, uçağınızı upgrade etmek için kullanacaksınız. Sadece upgrade için değil bir sonraki yarışa

Plane Crazy'nin plane kısmını bir şekilde çaktırmadan anlattık. Peki neden Crazy? Değil mi ama. Bir oyun yaptınız isim vereceksiniz ve oyun uçak yarışı olduğuna göre bir şekilde Plane olacak ismin içinde. Demek ki Crazy denmesinin de var bir anlamı. Ben ilk oynadığımda gerçekten delirecek gibi oldum ve sanırım oyunun yapımcıları da bunu hedeflemiş olacaklar ki Crazy'nin anlamı Crazy'ye! Delirmek dediğim yönü bulmaya çalışırken yaptığım manevralardan, sağa, sola, yukarı ve aşağı doğru dönmekten başımın dönmesinden sanırım. Bir de renk cümbüşü ki sormayın gitsin. Tabii bunlar pistleri anlatmaya tam yeterli olmadı biraz daha açalım konuyu: 3D motor ile yüksek gerçeklikteki 3D ortamlarda uçuyoruz. Doğa ise dağ, kent ise bina hepsi var maşallah. Yalnız girebilmek için de dolara ihtiyacınız olacağı düşünülürse dikkatli yarışmakta fayda var demektir. Pist Ne Tarafta Kalıyor Kardeş bunların arasından yön bulmak ayrı bir ustalık. Uçuş esnasında arada sırada "Keep Low" gibi yazılar ya da çeşitli yön okları çıksa da bir pisti ilk uçuşta yoldan çıkmadan tamamlamak neredeyse imkansız. Mavi power-up'ları gözünüze kestirmek en güzeli. Ama şimdi pist zamanı power-up'lar birazdan. Monument Rush, mesela. Doğa dediğim tepeler, küçük ırmaklar ve göller. Diğer yandan City Run ise tam bir kaos; gökdelenler, kuleler, üst geçitler, alttan geçememeler, binalar binalar... Rain Forest'da ormanlardan göz gözü görmüyor.

Pour

Volkanlar ve her tarafı kaplamış bulutlar... Diğer pistler de bunlardan aşağı kalmıyor, hepsi bir alem anlayacağınız. Müsait Bir Yerde İnecek Var Eğer şampiyonada diğer uçaklara biraz olsun yaklaşabilirseniz fark edeceksiniz ki havada roketler uçuşuyor. Anlayacağınız her şey serbest. Yarışın başında size verilen üç roketinizi sağa sola savurmadıysanız rakiplerinizi alaşağı etmek için kullanabilirsiniz. Yolunuzun üzerindeki power-up'lar da biten cephanenizi karşılamanın bir yolu.

Power-up'lar sadece cephane değil tabii!

Hızınızı arttırıcı speed-up'lar, zırhınızı güçlendirici armor'lar, kasanıza dolar ekleyici $'lar, ek zamanlar filan. Siz sakin sakin uçarken bir anda karşınıza hedefi vurabilirseniz yolu kısaltacak ve size zaman kazandıracak tüneller. Bu tünelleri kullanmanızı şiddetle tavsiye ederim. Bilmem Anlatabildim Mi dergisini alacaksınız. Sayfalar arasında gezinirken yeni çıkmış oyunların ne menem bir şey olduğunu anlayacaksınız. Resimlerden zaten oyunun grafiklerini daha da çok merak edenler yazıyı oynamış yazarımızdan oyun hakkında anlatabildim mi! Hayır Plane Crazy'yi anlatabildim mi! Anlamanız gereken bu fazla laf düşmemesi. Olay gözünüzde biraz olsun canlansın. Bu arada bir iki oynamış aydınlı: Şe ANlatabildim. anlatabildim falan pistinizde hedef işareti gelirsen şaşırmayın. Bu

Amaç bu değil mi zaten. Siz Gameshow resimlere de bakın tamam işte. Diyeceksiniz ki o zaman bu oyun açıklamasının dergide işi ne! Ama önce füçır olayına bakıyoruz. Over 75 Feature Biraz abarttım tabii de Plane Crazy'ye biraz da üretici firma zihniyeti ile bakalım dedim. Mesela grafik özellikleri nasıldır:

3D ortamdan bahsetmiştim, 320x240 çözünürlükte minimum frame rate 15 iken

3D hızlandırıcı kart ile 640x480 çözünürlükte 25 frame. 16 bit'lik renk kalitesinin yanında perspektife göre değişen gölge olayları da hoşuma gitti doğrusu. Oyuncunun, yani pilotun performansına göre değişen "adaptive gameplay" diye bir özellikten bahsediyorlar ama bunun pratikte ne kadar etkili olduğunu söyleyebilmek çok zor. Yavaş yavaş tabii. Son dönem oyunların olmazsa olmazı Network özellikleri Plane Crazy'de de eksik kalmamış. Internet üzerinden veya network ile sekiz kişiye kadar birbirini parçalayabilme şansınız da var demektir bu. denen tür joystickleri de destekliyormuş. Sinclair 48K ile başlayan bilgisayar oyunları hayatımda

(Thomson's Dailly Decathlon da bile) ne joystick ne de pad kullandım (Amigam hiç olmadı). Ama bu tür joystick'lerin uyguladığınız güce göre kontrol edilebildiğini tahmin ediyorum. Çok da önemli değil zaten. Neden Peki, Neden GameShow, Overdose'u tükürerek (!!) ek halinde bünyesinden dışarı attığı geçen aydan beri 18 oyun açıklamasına yer vermeye başladı. Her ay 18 yeni oyun! Oldukça iddialı bir durum bu. Çünkü her ay bu kadar çok yeni ve güzel oyunun çıkması ya da diğer bir deyişle Türkiye'ye gelmesi durumu söz konusu olmayabilir. Bu durumda Gameshow açıklanacak oyunlar listesine, içeriği pek de önemli olmayanları da ekleyecektir. Plane Crazy, asla eften püften bir oyun değil ama ekşın işte. Gameshow'un alıştığı ve alıştırdığı türden açıklamalar gerektirmeyecek bir oyun. Ama oyun sayısındaki artış sebebi ile bundan sonraki aylarda bu tür oyunlara da yer vermek durumunda kalabiliriz ki bu da umarım sizin için anlaşılabilir bir durumdur. Sözün Sonu Uzun lafın kısası olmazmış ama kısa lafın uzunu oldu galiba. Yazımın yazmaktan vazgeçtiğimi söyledi. çıkarmak içime oturdu doğrusu. Allahtan "delete" değil de "cut" yapmışım. O zaman bir "paste" ile bitiriyorum yazımı. planladıklarım kafamda uçuşurken, önümdeki bomboş, bembeyaz sayfaya bakmak, tarif edilmeyi bekleyen garip bir his doğuruyor içimde. Çünkü yazmanın sağladığı ve CD hali bittikten sonra yazdıklarımı tekrar okuyuncaya kadar geçen sürede yazdıklarım, kelimelerim benden ayrı ve bağımsız varlıklar haline dönüşüyor. Doldurulmayı bekleyen boş sayfa bir rahim sanki. Neler yazacağım ne kadar da önemli. Veya ne kadar da önemsiz..." ElMert" 1 4 1 - 1" Topçu

SOLDIERS CAT WAR